📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Hz. Mariye (R.Anha) Hayatı - Prof. Dr. Mustafa Karataş'la Sahur Vakti

Kanal 715:57

Transcription

Var Medine-i Münevvere'de Aliye bölgesinde a Valide Hazreti Mari annemizi, ümmetin annelerinden Hazreti Mari annemizi konuşacağız. Mari annemizin hayatı ilginç. Mısırlı kendisi. Hazreti Maria babası Kıpti, yani Mısır'ın yerlisi. Annesi Rum. Hz. Mariye annemizin annesi anne tarafından Rum ama Mısır'da doğmuş. Hazreti Maria Maria annemizin doğum yeri İskenderiye yakınları.

Fakat o zaman Mısır Meliki, Mısır Kralı Mukavkıs'ın sarayında, sarayda hizmet eden, sarayda çeşitli görevler üstlenen, temizlikten misafirlerin ağırlanmasına, yemeklerine, onların karşılanmasına, onları gezdirilmesine, Mısır'ın tanıtılmasına birçok insan oluyordu. Erkek bir yanımız sarayların hizmetçisi ve saraylara böyle hizmetçi olmak için insanlar can atıyorlardı. Çünkü hayatlar kurtuluyor, anasının babasının hayatı kurtuluyor, ailesi kurtuluyor. Maddi anlamda Mari annemiz ve kız kardeşi Sirin de işte bu şekilde de Mısır Meliki'nin sarayında hizmet eden hizmetkârlardan.

Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm Hicret'in 7. senesi çeşitli ülkelere, çeşitli topraklara mektuplar gönderdi. Onları hidayete çağıran, onları İslam'ı anlatan, onları İslam'a davet eden mektuplar gönderdi. Bu mektuplardan birisini de Hatip bin belki Aaa Radıyallahu An Efendimizle Mısır'a gönderdi. Hz. Hatip Mısır halkının dilini konuşabilen ve Resulullah Aleyhisselam'ın mektuplarını güzelce anlatan, izah edebilen bir bilgiye sahip. Aynı zamanda ve biraz sağbundandır.

Hz. Hatip bin Vertia Hatip, Resulullah'ın mektubunu Mukavkıs'a verecek. Mukavkıs okuyacak mektubu. Bu Hatip'le mütalaa edecek, görüşecekler. Öyle diyecek ki: "Ben doğrusu son peygamberin Şam'dan çıkacağını biliyordum. Dolayısıyla yani Muhammed'in söyledikleri güzel şeyler, şanı yüce şeyler ama ben yine de bunu halkıma izah edemem." dedi ve Peygamber Efendimiz'e bir mektup yazdı. Hatip'in belki Ha ya da dedi ki: "Benim sana karşı böyle yumuşak davrandığımı, yeni bir dinle geldiğini ve bir İslam'a davet ettiğini duyarsa halk seni öldürmem gerekir. Bu aramızda kalan bir konuşma olsun. Benim Muhammed O'da içimde doğrusu hiç görmediğim halde bir sıcaklık, bir muhabbet hasıl oldu." Belki düşmanlarını çoğaltmak istemiyordu. Adam belki gerçekten Peygamberimize karşı Rüya bunda bir muhabbet doğmuş da olabilir.

Çok kıymetli hediyeler mesela beyaz bir katır, Düldül ismi, bunu Peygamberimize göndersin. Yine bir tane çok iyi cins deve, yine iki tane de Maria ve Sirin'i insan ediyorlar. Düşünebiliyor musunuz kardeşlerim, şu mübarek günde anlaması bile çok zor geliyor insana. Sirin ve Maria annemiz de Peygamberimize hediye olarak gönderdin. Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm ikisinide gördüğünde "Sizi azad ediyoruz" dedi. Ama bu arada hani yolculuk bu, yaklaşık Mısır'dan Medine nereden baksanız bir 15-20 günlük bir yol. Hatip binler tiao arada Kur'an'dan, sünnetten, Peygamberimizin ahlakından, kendilerinin eski dinlerinden, İslam'ın neler anlattığından anlatınca bu iki hanım kızımız İslam'ı sevdiler. Korkulacak bir yere gitmiyoruz, Peygamberimizin ne kadar nazik, ne kadar merhametli olduğunu anlatınca içinde sevgi doğdular.

Yani Mari annemiz ve Sirin Medine'ye gelip de Resulullah efendimiz aleyhissalâtü vesselâm tabi onları azad etti, hürriyetine kavuşturdu, onları İslam'a davet etti. Allah Resulü İslam'ın kadına, o günkü cahil dünyada ezilmiş zayıflara bakışını anlattı. Ve Resulullah'ın etrafındaki insanlara bir baktı ki mağaraya hakikaten Afrikalı, RF bir anlı, efendim Yemenli, çeşitli yerlerden gelmiş çok fakir, köle, garip insanlar. Hz. Muhammed'in etrafında şerefli, güçlü, saygın insanlar olmuş. Bilal-i Habeşi, şehir düşünün mesela, abi nerede düşünür mesela.

Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz onları hürriyetine kavuşturur, İslam'a davet edince onlar Müslüman oldular. Geri Mısır'a dönmediler. Allah Resulü Sirin'i Hasan bin Sabit, peygamber şairi var ya o Hasan bin Sabit'le evlendirdi. Hani Medine'de bir aile olsun sonuçta genç bir bayan, öyle yalnız başına yaşayamaz. Her türlü kötü insanlar da olabilir, kötülük düşünen olabilir ama bir aile, bir yuva kurmuş bir hanıma kimse kötü gözle bakamaz. Ailenin böyle bir koruyucu özelliği var. Allah yuvalarımız muhafaza eylesin.

Allah Hz. Mariye'da hani böyle kralın emaneti ya, kralın emaneti bu taraftaki bir numara liderin kontrolünde olması, onun himayesinde olması bir denklik esasına da uygundur. Allah Resulü'nün evlilik teklifini kabul etti. İslam'a girince tabi kapanacak, güzel bir Müslüman hanımefendi olacak. Öyle 3 üst tarafta yalandan bir başörtüsü, ucundan kıyısından, alt tarafta daracık kot pantolon, bulaşık Müslüman tesettürlü diyorlar. Hadi oradan, öyle tesettür mü olur? Allah'tan korkmak lazım. Daha dün Müslüman olmuş Hazreti Maria tepeden tırnağa İslam'ın tesettürüne büründü. Allah'ım annemizin şefaatini bütün hanım kardeşlerimize ve bizlere nasip et Yarabbim.

Anneannemiz Resulullah'la evlendikten sonra hızla Peygamberimizin, Peygamberimizin dinini, Kur'an'ı merak bir araştırmaya, sormaya başlar. Allah Resulü bir şeyi çok ilginç bir strateji uyguladığı bir konuda hanımlarından mesela Safiye anamız bir Yahudinin kızıdır. Mari anamız bir Rom ve Mısırlı bir ailenin kızıdır. Yani Rum kökenli, var Hıristiyanlıktan gelme. İbrahim Peygamberin de yıllarca çocuğu olmamıştır. Hacer Hz. İsmail'i yıllar sonra evlendiği zaman doğurmuştur. Hacer annemizin Hz. İbrahim'in, Hz. Muhammed'in de soyundan aleyhissalâtü vesselâm'ın büyük dedesi olan İbrahim Peygamberin hanımı oluşu, Mari annemiz kendi kaderini Hacer annemizin kaderine benzetmeye başlamış.

Hz. Peygamber Mari annemizin hem başka kültürden, başka dinden hem başka milletten, başka ırktan geldiği için ona çok Safiye anamıza böyle yani iman onların kalplerine iyice yerleşsin diye Allah Resulü onlarla çok sohbet etti. Annemiz Maria Hz. Muhammed Mustafa ile evliliğinden kısa bir zaman sonra hamile kaldı. Bunu da üç dört ay kimseye söylemedi. Ta ki karnındaki bebek annesinin karnında hareket edip onu rahatsız etmeye, ona tepki vermeye başlayınca ancak o zaman Hz. Muhammed'e haber verdi. Baba yani Rasulullah efendimiz ne derdi acaba? Acaba Hz. Muhammed çocuğunun olmasını nasıl karşılardı? Bir Hıristiyanlıktan dönen Rum kökenli bir kızdan bir çocuğunun olmasını Medine nasıl karşılardı merak içindeydi. Çünkü insanların garip garip adetleri var.

Hz. Maria Hz. ben de işte bu gördüğünüz kardeşlerim av.ali bölgesinde hamile olduğunu söyledi, bir bebek bekliyorum. Ya Resul Allah! Allah Resulü öyle sevindiği, öyle sevindi, öyle sevindi ki. Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâm çok neşelendi. Mari annemiz şaşırdı. Hani bu kadar sevineceğini beklemiyordum. Öyle Hazreti Muhammed isteyebilir ki Zeynep Binti Cahş'tan çocuğu olsun isteyebilir ki Ümmü Seleme'den çocuğu olsun isteyebilir ki Hz. Muhammed Ebubekir efendimizin kızından bir çocuğu olsun, Hz. Ömer'in kızı Hafsa'dan çocuğu olsun isteyebilir.

Hz. Maria annemiz çocuğu doğurdu. Medine'de bir bayram, Medine'de bir bayram. Rasulullah onu Hz. Havva isminde, Ümmü Bürde diyeceğimiz künyesi ömürde annemize bir de de mi bu burası vardı onlara emanet etti süt annesi olarak. Yaklaşık bir buçuk yıl yaşadı bu çocuk. Allah Resulü'ne kadar sevindi, ne kadar bayram etti. Hatta bir gün çocuğu aldı Ayşe'nin evine getirdi oğlunu. Hani Hz. İbrahim de Hacer'in oğlunu Sare annemizin evine götürüyordu. Yasağı annemiz ona anası gibi bakıyordu ama bir yerde kıskançlık başladı.

Hz. Ayşe anamıza da götürdü çocuğu. İbrahim'i, oğlunun adını da İbrahim koydu. Hz. Muhammed Resulullah'ın şu nezaketine bakarmısın, Hz. Muhammed Mustafa'nın şu inceliğine, ne şu güzel ahlakına bakar mısın? Hristiyan bir anne olan Maria annemiz İslam'a döndü, Müslüman. Şimdi Hıristiyanlıktan gelen Rum kökenli ve Mısırlı Maria'nın oğluna, Mısırlıların, Rumların ya da veren ve Hıristiyanların da çok sevdiği İbrahim Peygamberin ismini verdi oğluna ortak isim. Peygamberimiz uzlaşmacı, Rasulullah Aleyhisselam anlayışlı mı insandır? Allah'ım o merhameti bize nasip et Yarabbim.

Şimdi ailelerde ne kavgalar oluyor, benim dediğim olacak, çocuk benim babamın adını taşıyacak ya kavgalar duyuyoruz. Allah Resulü çocuğun ismini Mari yanında çok sevdiği bir isim olan İbrahim ismini vermiş. Ayşe Hanımı'za götürdü İbrahim'i dedi ki: "Ayşe, şuna bak" dedi. Hz. Ayşe de tabi üzülse de belli etmez. Çocuğu olmayan bir kadının yanında çocuk sevmek hani çok hoş değildir ama Hz. Ayşe de Rasûlullah'ın çocuğunu aldı, öptü dedi ki: "Peygamberimiz bir anda insan işte Hz. Muhammed hata yapar mı? Tabii yapar, insan. Bak Rasûlullah efendimiz kendi ifade ediyor, keşke söylemeseydim diyor."

Hz. Ayşe 12 Ayşe bak bak dedi, "Nasıl babasına benziyor" dedi. Hani biz de deriz ya şimdi, "Aslan oğlum aynı babasına benziyor, aslan oğlum aynı anasına benziyor" der ya anne babalar. Ha Hz. Muhammed de onu söyledi aleyhissalâtü versin. Ayşe annemiz kucağındaki çocuğu Hz. Muhammed'e hızla verdi. Dedi ki: "Hayır, dedi, anasına benziyor." Yani Resulullah'a benzetmek hoşuna gitmedi, kıskançlık. Allah Resulü birden diyor ki: "Ayşe, diyor, çocuğu olmadığı için üzüldüğünü anladım. Onu üzdüğüm için diyor Ayşe'yi incittiğim için hatamı anladım. Çocuğu aldığım gibi gittim, bir daha getirmedim" diyor.

Hz. İbrahim bu çocuk iki yaşına değmeden ölecek biliyor musunuz? Aslanlanacak, daha sütten kesilmemiş. Allah Resulü buyurdu ki: "Maria annemiz çok ağladı, çok ağladı. Bu havalide sabahlara kadar gözyaşıdır." O Hz. Mariye annemiz Radıyallahu Anha ağlayınca Rasulullah dedi ki: "Var ya üzülme. Allah'a yemin ederim ki Allah ona cennette iki tane melek tahsis etti. Şu anda süt emme sürelerini o melekleri emerek dolduracak." Varmış Allah iki tane Huri, cennet hurisi, göğüsleri sütle dolu Huri tahsis etmiş Allah'a zorluk olur mu? Haşa, onlar diyor o iki anneyi emerek süt emme süresini dolduracak. Maria üzülmedi.

Di Maria annemizi teselli. Allah'ım şu anda Suriye'de, Filistin'de, Doğu Türkistan'da, Arakan'da dünyanın birçok yerinde Müslüman küçücük çocuklar suçsuz yere şehit oluyorlar. Allah'ım sen onlara da cennette süt anneleri tahsis eyle ya Rabbim. İbrahim yavrumuz vefat edince güneş tutuldu. Mezardan dönerken bir baktılar gökyüzü kapkaranlık. Bu Medine'nin gülü, Medine ne der ki Müslümanlar, sahabe efendilerimiz, Rasulullah üzüntüsüne gök bile dayanamadı bak, güneş tutuldu, ortalık karardı. "Evlat dedi, insan için Allah'ın bir imtihanıdır. Dünyanın süsüdür, meyvesidir evlat. Onların ölümüyle insanın gözleri yaşarır, kalp hüzünlenir. Bu Allah'ın bize verdiği merhametinden bir parçadır ama bizim ağzımızdan kötü söz, kadere isyan eden, Allah'a isyan eden ağır kötü söz çıkmaz ama gözlerimiz yaşarır" dedi.

Allah'ım bir cenazemiz olduğunda bizi haddi aşanlardan etme, itikadını yıkanlardan etme, amel defterini günahla dolduranlardan etme ya Rabbi. Hele hele hanım bacılar aman aman böyle genç men cenaze olunca ağzımızdan çıkanı bazen duymuyorsunuz. Çok ağır laflar onlar, çok günah laflar onlar. Allah'ın bize güzelce sabır nasip et. Gözlerimiz yaşanabilir, ağlayabiliriz. Yavrum, yavrum diyebilirsiniz ama "Nereden öldü, başka ölecek kimse yok muydu?" diyemeyiz.

Allah ya annemizin mekanında ziyaret ettik. Havali'de sizlere de buraya misafir ettik. Medine'de Hz. Mariye annemizin kabri ve Musa Kazım Hazretlerinin hanımı Necmi annemizin kabri ziyaret ettik. Allah onlara rahmet eylesin. Cenabı Hak hazır azze ve celle onların şefaatini bize nasip eylesin. Hacer annemizin kaderine kaderini benzetmiş Mari annemizi. Hacer annemizi cennette ziyaret etmeyi, ellerinden öpmeyi Allah hepimize nasip eylesin. Daha fazla video izlemek için kanalımıza abone olabilir, ilk izleyen olmak isterseniz bildirimleri açabilirsiniz. Abone ol.