📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

TYT TARİH (3. GÜN) İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası - Sadettin Akyayla

Sadettin Akyayla56:08

Transcription

Değerli arkadaşlarım, yeni bir üniteyle beraberiz. Hangi üniteye geldik? İlk ve orta çağlarda Türk dünyasına. Biz bu ünitede Türklerin yaşadığı coğrafyayı, bu coğrafyanın Türkler üzerine etkisini, buralarda kurulan Türk devletlerini, özelliklerini ve Türklerin oluşturduğu kültür ve uygarlığı işleyeceğiz. İsterseniz başlayalım. Hadi bakalım.

Türklerin ilk ana yurdu neresi arkadaşlarım? Orta Asya. Orta Asya'da yaşamışlar. Bu coğrafya Türklerin yaşam biçimini etkilemiştir. Bu dersleri her biriniz başka bir coğrafyadan izliyorsunuz, değil mi arkadaşlar? Mesela Karadeniz'den izleyen var, Doğu Anadolu'dan, Güneydoğu'dan, Ege'den. Hepimizin yaşadığı coğrafya farklı. Hepimizin yaşadığı coğrafyanın özellikleri de farklı. Peki o coğrafya bize etki yapıyor mu yaşam tarzımıza, kıyafetlerimize, giymemize? Tabii ki de kültürümüze etki yapıyor arkadaşlar. İşte Orta Asya bu koşulları, daha doğrusu Türklerin yaşam biçimini etkilemiştir.

Orta Asya nelerden oluşur arkadaşlarım? Bozkırlardan oluşur. Dolayısıyla sen burada tarım yapamazsın. Ne ile uğraşacaksın bozkırlarda? Hayvancılık ile uğraşacaksın. Bu sert karasal iklim senin yaşam tarzını ciddi anlamda etkileyecek ve göçebe yaşam, konar-göçer yaşamı benimsemek zorunda kalacaksın. Çünkü arkadaşlar Türkler bu sert iklimde hayvancılıkla uğraşmışlar, hayvanlarını otlatabilmek için yer değiştirmek zorunda kalmışlar mevsimlerine göre yaylak ve kışlak şeklinde. Bu da konar-göçer yaşamı ortaya çıkarmış.

Aynı şartlar arkadaşlar Türklerin askerlik alanında da ileri gitmesine neden olmuştur. Çünkü bu coğrafyada atı kullanan Türkler bu alanda ileri gitmişlerdir. Artı o iklimin sert şartları, yer değiştirmeleri, artı göçebe yaşamdan dolayı şehirlerin etrafına sur yapamıyorsunuz, şehirler kuramıyorsunuz. Bu da Türkleri her an savunmaya hazır halde beklemelerine yol açmıştır arkadaşlarım.

Bu konar-göçer yaşam ve Orta Asya'nın özellikleri Türklerde üç ana gelişmeye yol açmıştır. Buna çok dikkat edin. Bunlardan bir tanesi teşkilatçılık. Türklerin teşkilatçı yapılarının gelişmesine yol açmıştır. Bir tanesi kadim bir Türk kültürünün ortaya çıkmasıdır. Türk kültürünün ortaya çıkması diyelim. Bir tanesi de bağımsız yaşama duygusu, bağımsızlık duygusunun gelişmesine yol açmıştır. Buradan TYT'de özellikle şu teşkilatçı yapıdan bir soru çıkabilir arkadaşlar.

Şöyle dikkat edin. Şöyle ortaya geleyim anlatayım. Türkler arkadaşlar Orta Asya'da yaşıyorlardı ve Orta Asya erken boylardan oluşuyor, değil mi? Karluk boyu, yağma boyu, basmil boyu. Bu boylar bir araya gelip bir devlet kuruyorlardı. Kurulan bu devlet güçlendi, güçlendi, zayıfladı, dağıldı. Bakın boylar yok olmuyor, boylar gene varlığını devam ettiriyor başka yerlerde. Çünkü bağımsız yaşama duygusu var ya, bu boylar tekrar başka boylarla bir araya gelip başka bir devlet kurabiliyor arkadaşlar. Bakın Türklerde böyle bir yapılanma var. Boylar bir araya gelip devlet kuruyor, dağılırsa başka boylar gene devlet kurabiliyor. Bu Türklerin teşkilatçı yapıya sahip olduğunu gösterir. O zaman lütfen dikkat edin, sorularda eğer çıkarsa arkadaşlar, Türklerin birden fazla devlet kurabilmesi onların hangi özelliğinin göstergesidir? Teşkilatçı yapılarının göstergesidir.

Peki Orta Asya'da kültür çevreleri var arkadaşlar. Burada ana hatlarını bilmeniz yeterli. Güzel kodlamalarla yapacağız burasını beraber. Anav Kültürü, Kelteminar Kültürü, Afanesyova Kültürü, Andronova Kültürü, Karasuk Kültürü ve Tagar Kültürü. Bunlar Orta Asya'daki kültür çevreleri arkadaşlarım. Peki burada neye dikkat edeceksiniz? Anav, Orta Asya'nın en eski kültür çevresi. Tagar ise Orta Asya'nın en gelişmiş kültür çevresi.

Şimdi biz bu sene videolarımızı Furkan ve Erdem'le beraber çekiyoruz. Şuraya Furkan'ı koyayım. Şu Furkan olsun. Şöyle kısa boylu, çirkince bir şey. Videolarda size göstermeyeceğim. Bu sefer daha önce Mehmet'i gösterdik. Furkan'ı merak edin. Şu Furkan çirkin, küçük, kısa boylu bir şey. Şu da Erdem. Onu da şöyle işte idareden bir şey çizelim Erdem'e de şöyle arkadaşlar. İkisi de rakipler, ikisi de mücadele ediyorlar hayatla ilgili diyelim arkadaşlar ve sıkılmış burada çekim yapmaktan. Şöyle Furkan'a şimdi ortaya aldı. Des almaz artık beni kızar da. Furkan dönmeyeceğim merak etme arkadaşlar. Orta Asya'da daha doğrusu Ankara'da çekim yaparken sıkılmış, çıkmışlar gitmişler Orta Asya'ya kazı yapmaya. Hem Furkan hem de Erdem. Ve kazı yaparlarken hani ailelerde rekabet vardır ya, mesela YKS çok vardır. O benim oğlan hukuk kazandı, seninki ne yaptı diye sorarlar mesela. Değil, kazanamadı. İnsanlar ezer böyle böyle vıcık vıcık ezerler. Sen orada konu komşu muhabbetleri çok fazla olur. Takılmayın bunlara arkadaşlar. Ve o konu komşu muhabbetlerinde rekabet oluşu aralarında bizim şu Furkan kazı yaparken arkadaşlar inanamazsınız yapmış, kazı yapmış yapmış. Orta Asya'nın en eski kültür çevresini bulmuş. Bu Göbeklitepe'yi Klaus Schmidt bulmuştu ya, tarihe geçti adamın işi. Mesela arkadaşlar Furkan da tarihe geçecek. Hemen annesini aradı ve mutlu çığlık atacak tamam mı? O telefon sırasında burada anasını aradı. Tam çığlık atacak, "Oley!" diyecekken, şuradaki eski bıçak parçası Furkan'ın ayağına battı. Telefonda "Anam!" dedi. Ne dedi? "Bak Anam!" dedi. Annesi, "Ne oldu oğlum?" O da dedi ki, "Anne dedi, artık bozun vermedi, en eski kültür çevresini buldum dedi." Bizim Erdem üzgün. Onun bulduğu bir şey. Konu komşu konuşmaya başladı. "Bizim oğlan dedi, Furkan'ın annesi en eskiyi buldu, anamı buldu." Dedi, "Senin oğlan ne yaptı?" Bizim Erdem üzgün. Hemen kazıları hızlandırdı arkadaşlar. Hızlandırdı, hızlandırdı, hızlandırdı. O da en sonunda en gelişmişi buldu. Bak en gelişmiş ne demek arkadaşlar? Günümüze en yakın. Orta Asya'nın günümüze en yakın kültür çevresi. Daha fazla buluntu var burada. O da şöyle bir laf etti. "Aman dedi, Furkan'ı kim takar? Ben neyi buldum? En gelişmişi." O zaman Furkan bunu unutmuyoruz. Kardeşim, bak şimdi şuraya dikkat edin. Orta Asya'nın en eski kültür çevresi Anav kültür çevresi arkadaşlar. Furkan arkadan bana sataşıyor arkadaşlar. Ekrana bir şeyler gönderip duruyor, dikkatimi dağıtıyor. Ve Orta Asya'nın en gelişmiş kültür çevresi ise hangisiydi? Tagar. Kim takar en gelişmişi? Anav unutmuyorsun arkadaşlar.

Peki Kelteminar. Bunda bir şey yok. Daha çok avcılık ve balıkçılık özellikleri görülmüş. Avcılık ve balıkçılık özellikleri görülmüş. Orta Asya kültür çevresi ismini bilin yeterli. Afanesyova arkadaşlar Orta Asya'da bakın bunu öğreniyorsunuz. Türklere ait en eski kültür çevresi Afanesyova arkadaşlar. Afanesyova başında "af" var. Buna şifre sizle beraber aradık. Güzel şifreler geldi. Şunu sevdim mesela. Türkler yayılıyor ya arkadaşlar, ötekiler bizden ne yapıyor? "Af" diliyor. "Af"la başlasın bu şifre. Güzel. Sizden birisine gelmişti galiba. Orta Asya'da Türkler yayılıyor, her yeri ele geçiriyor. Onlar bizden "af" diliyor. Afanesyova. Türklere ait en eski kültür çevresi. Anav, Orta Asya'ya ait en eski kültür çevresi. Andronova. Sonunda "ova" var arkadaş. Bak "ova"ya dikkat et. Kodlamalarla öğrenmeye çalışıyoruz. O da Orta Asya'da en geniş alana yayılan kültür çevresi. Karasuk. Sadece kara su mu kaldı? Kara su ise arkadaşlar demir madenin işlendiği kültür çevresi. Akılda kalması kolay. Demiri nasıl işlersin? Demiri ateşte döversin, değil mi? Ateşe koydun, ne yaptın? Ateşe dövdün, dövdün, şekil verdin. Daha sonra aldın bunu suya soktun. "Cas!" diye söndü. O zaman dikkat et, su kirlendi, su karardı. Su kara. Neden su kara? Çünkü içine sıcak demiri sokmuşlar. Karasu. O zaman biraz dağıtır gibi olduk ama hemen toparlayalım. Şuraya geldik. Hazırsanız, hatta şurayı kapatabiliyor mu Furkan? Şöyle kapattım. Güzel. Hatta şöyle yapayım. Dur, dur. Kendimi ayarlayayım. Şöyle ayarladım. Evet, şu an iyiyiz. Şu an iyiyiz. Orta Asya'nın en eski kültür çevresi hangisiydi? Anav. Orta Asya'nın en gelişmiş kültür çevresi? Tagar. Orta Asya'da Türklere ait en eski kültür çevresi? Bizi affedin diye yalvardılar Türklere. Afanesyova. Orta Asya'da en geniş alana yayılan kültür çevresi? Ova olacak. Ova geniş düzlük. Andronova. Demir maden işlendi kültür çevresi? Su karardığı için Karasu kültürü. Sadece özelliklerim arkadaşlar yeterli. Sürpriz soru gelirse diye. Bir de sevgili arkadaşlarım şöyle bir soru gelebilir mesela der ki sana, "Turuva", "Göbeklitepe", "Anav" der. 1, 2, 3 der. Bunlardan hangileri Orta Asya'yı aydınlatan kültür çevrelerinden biridir veya değildir tarzı soru gelebilir. İsimleri zaten öğrendik mi? Öğrendik. Gelelim bu tarafa arkadaşlar.

Şimdi "Türk" kelimesiyle "Türkiye" tabirini konuşalım arkadaşlar. "Türk" kelimesi, sevgili arkadaşlarım, tarihte ilk defa hangi kaynaklarda geçmekte? Çin kaynaklarında. Bunun nedenini bilmenizde fayda var. Çünkü arkadaşlar, neden Çin kaynaklarına geçiyor ilk defa? Çinliler bizden bahsetmiş. Biz niye bahsetmemişiz kendimizden? Çünkü biz yazıyı geç kullandık. Peki bizde nerede geçer ilk defa? Bizde de ilk defa arkadaşlar Orhun Kitabeleri'nde geçer. O zaman dikkat edin, "Türk" kelimesinin geçtiği ilk kaynaklar Çin kaynaklarıdır. "Türk" kelimesinin geçtiği ilk milli kaynak ise Orhun Kitabeleri'dir. Peki neden bize ait bilgileri Çin'den öğreniyoruz tarzı soru gelirse arkadaşlar, yazıyı geç kullandık. Bunu da aklınızdan çıkarmayın. "Türkiye" yani Türklerin yaşadığı yer anlamında "Türkiye" tabiri arkadaşlar ilk defa Bizans kaynaklarında geçer. 6. yüzyıl. Orta Asya için kullanmış. Bakın o zaman Türklerin ilk anayurdu neresi? Orta Asya. Orta Asya için "Türkiye" tabiri hangi kaynaklarda geçmiş? Bizans kaynaklarında geçmiş. Buna dikkat ediyorsunuz. Yeterli.

"Türk" kelimesinin anlamı ve kökeni. Şimdi arkadaşlar, "Türk" kelimesi, biz birden fazla milletle etkileşim içerisine girdiğimiz için farklı farklı milletler bizimle ilgili farklı ifadeler kullanabilmiş. Kaşgarlı Mahmut, "Türk" kelimesinin arkadaşlar olgunluk çağı anlamına geldiğini söylemiş. Olgunluk çağı anlamına geldiğini söylemiş. Sorulabilir mi? Sorulursa bunlardan gelir arkadaşlar. Bir kere dinliyorsunuz, çok da takılmıyorsunuz ama hep kitabınız önünüzde açık, hep kulağınız bende. Tamam mı arkadaşlarım? Şimdi Kaşgarlı Mahmut olgunluk çağı demiş. Nasıl hatırlayabiliriz? Nasıl aklımızda tutabiliriz? Ben bunu "Kaşı Garlı Mahmut" yazıyorum. Kaşı garlı Mahmut. Yani kaşık, karlı. Kaşında aklar var, düşünün. Kaşarlı Mahmut canlandır kafanızda. Oturmuş, yaşlanmış, kaşları ağırmış, olgun bir adam. Bak, kaşı garlı olgun adamda olgunluk çağı diye düşünelim.

Çin kaynaklarında "Miyue" diye geçer arkadaşlar. "Miyue". Türkler Altay Dağı eteklerini yaşadıkları için arkadaşlar, Çinliler de o Altay Dağını miğfere benzetiyorlar. Türkler orada Altay Dağı'nı miğfere benzetiyorlar. Benim aklıma da şöyle bir Çinli geliyor. Furkan çizmeye çalışayım mı Çinliyi? Bak şöyle bir Çinli. Siz daha güzel çizersiniz ama ben de şöyle. Bu Çinli'ye benzedi mi? Benzeme de idare edin arkadaşlar. Şöyle başında bir tane de miğfer var. Tamam mı arkadaşlar? Bak Çinliyi pirinç tarlasında düşünün. Google'a yaz, "pirinç tarlası Çinli". Bu çıkmazsa adımı değiştirmem. Değiştirmem arkadaşlar. Pirinç tarlası için niye düşünelim? Kafasında bir tane böyle ne var? Miğfer, şapka. Öyle düşünün arkadaşlar. Çin kaynaklarında "Miyue" diye geçer.

Ziya Gökalp'e göre arkadaşlar, kanun ve nizam sahibi olarak geçiyor. Sevgili arkadaşlarım, kanun ve nizam sahibi olarak geçiyor. Onu da şöyle düşünelim arkadaşlar. Ziya Gökalp yazar ya. E yazarken de belli bir kanun, belli bir düzen olması lazım. Rastgele kafana göre yazamazsın. Büyük başlayacağım, nokta koyacağım, virgül koyacağım, değil mi arkadaşlar? Ziya Gökalp, kanun, nizam sahibi demiş.

"Türk" kelimesi anlamı için Uygur kaynaklarında ve bugünkü anlamı genel geçer. Güç, kuvvet anlamında olduğu söylenmiş. Van Berye göre arkadaşlar, "türeyen, çoğalan" demek. Türeyen, çoğalan demek. Burada da eğer benimle beraber Van Bery'yi "vampir" benzetebilirseniz, söyleyeceğiz. İngilizce nasıl söyleriz? Buraya şifre yapacağım. Yüzüm dağılıyor farkındayım gençler. Bak siz öğrenin diye ben burada kendimi dağıtıyorum. Yapmayın böyle şeyler. Orada kapatma ekranı, kapatma ya da gülme, kaçma. Bak "vampir"i İngilizce söyleyeceğiz. Vampir, vampir, vampir, vampir, vampir, vampir, vampir. Vampir'e geliyoruz. Gel. Müzik de önemli değil ama gelirsek vampir, vampir, vampir. Birisini ısırsa, o da vampir olur. O da bak vampir ne yapıyor? Türiyor, çoğalıyor. Vampir'e göre Türkler, türeyen, çoğalan. Dofur'a göre devlete bağlı halk. Devlete bağlı halk. Arkadaşlar genelde hepimizin bir hayali vardır. Benim de bir hayalim var. Muğla'da şöyle denizin kenarında 300-400 dönüm bir arazi alıp içine bahçeli bir ev yapmak. Benim büyük hayalim böyle arkadaşlar. Deniz kenarında başka evde olmayacak. Etrafında zeytin ağaçları olacak. İçine bir tane köpek alacağım, böyle çok seveceğim bir köpek olacak. Adını da Dofur koyacağım. Ne koyacağım? Dofur. Şimdi adama da hakaret eder gibi olduk ama sonra çağıracağım, "Dofur, neredesin Dofur?" diye bağıracağım. Bunu yapacağım, videosunu çekeceğim. Tabii evi alamam da muhtemelen öyle bir ev mümkün değil arkadaşlar. O şakası işin ama köpek alması sıkıntı değil, onu yapacağım. Adını Dofur koyacağım. Çünkü nedir arkadaşlar, köpekler gerçekten çok güzel varlıklar, değil mi? Hani en ve can varlıklar, insana bağlı, sevgisini hiç çekinmeden gösterenler. Bak insana bağlı. Bu da arkadaşlar Dofur demiş ki Türkler için devlete bağlı halk demiş. Yani bu Türkler devletine bağlı demiş arkadaşlar. Aklınızda kalabilir. Peki saçma şifreler istemeyen, şifreyi kullanmayabilir. O zaman şimdi ben soruyorum, siz söylüyorsunuz. Hazır mısınız? Şöyle tahtamı kapatayım. Bazen yapıyor Furkan. Diyorum ki, "Hadi tahtayı kapattım." Diyorum, "Söyleyin." Üstte cevap yazıyor falan. Böyle ekranda görüyor arkadaşlarım. Sanki şöyle kapattım. Peki arkadaşlar, Kaşgarlı Mahmut'a göre neydi? Söyle. Ekranda söyle. Hatta bana kayıt al, gönder. Görmek istiyorum söylediğini. Kaşgarlı Mahmut'a göre Türk kelimesinin anlamı neydi? Güzel, olgunluk çağı. Ziya Gökalp'e göre? Güzel, kanun, nizam sahibi. Uygur kaynaklarında? Güç, kuvvet. Peki Dofur'a göre? Dofur, devlete bağlı halk. Peki Van Bery'e göre? Van vampir, vampir, vampir, vampir. Aa, türeyen, çoğalan. Öğrendiniz mi? Tamam, bir daha artık unutmazsınız arkadaşlar.

Hadi gelin Orta Asya Türk göçlerine. Türkler bulunduğu coğrafyadan başka coğrafyalara göç yaptı arkadaşlar. Bak bu konar-göçer yaşam, bu ise Türk göçleri. Arkadaşlar neden göç etti? Bir kere iklim değişti, çölleşme yaşandı, kuraklık ortaya çıktı arkadaşlar. Nüfus arttı, nüfus artışıyla beraber orası yetersiz kalmaya başladı. Özellikle otlaklar, otlakların yetersizliği arkadaşlar ortaya çıktı. Bak başka salgın hayvan hastalıkları, salgın hayvan hastalıkları ortaya çıktı. Başka boylar arası mücadele ortaya çıktı arkadaşlar. Bilerek böyle yapıyor. Onu da söylemiş olayım size. Beni bazen zorluyor. Aslında baş harflerini hani böyle yazıyorum ki sizin kitap sırasına uygun gitsin diye. Yani kitap kullanmanızı istiyorum arkadaşlar. Zaman kaybetmeyeceksiniz. Bir sene boyuna hep oraya bakıp duracaksınız. Zihninizde yer edecek o iyice, orası oturacak kafanızda. Bazen böyle mesela "kur" yazmışım ya, "kuraklık" söyleyeceğim ya, aklıma "Kur'an-ı Kerim" geliyor, başka şeyler geliyor. Beni zorlayabiliyor ama bunu yapma nedenim tamamen sizin kitabına bağlı olarak diye gitsin diye. Oradan lütfen takip edin. Dış baskılar. Türkleri kimler zorlamıştır arkadaşlar? Moğollar ve Çinliler. Çinliler. Bağımsız yaşama, bağımsız yaşama duygusu. Türkler arkadaşlar bağımsızlığına düşkünler. Yeni yurt bulma düşüncesi. Anlatacağız. Türklerde Türk cihan hakimiyeti, Nizam-ı Alem gibi düşünceler var. Şuraya zaten cihan hakimiyetini eklemişim. Cihan hakimiyeti, yani dünyaya hükmetme anlayışı. O zaman bu coğrafyadan ne yapacaksınız arkadaşlar, başka coğrafyalara gitmek zorundasınız. Zaten boyların birbirine birbirine bağlılığı arkadaşlar. Bu nasıl etki yapar? Ben mesela şu boya bağlıyım. O boy göç ederse ben de ne yaparım? Onunla birlikte göç ediyorum.

Sonuçları. Bir kere ıssızlaşma söz konusu. Orta Asya ıssız. Hem din konusunda hem de dil konusunda etkileşim yaşandı. Özellikle Avrupa'ya göç eden Türkler orada Hristiyanlığı kabul edip benliğini kaybetti arkadaşlar. Bozkır kültürü Avrupa'da ve göç edilen yerlerde yayılmış oldu. O zaman arkadaşlar başladık. Ne yapıyoruz? İlk bölümde tahtada ne yaptık? Onları gözden geçiriyoruz. Size sırtımı tahtaya dönüyorum arkadaşlar. Hadi beraber bakalım. Hazır mısınız? Neyi anlattık? Türklerin ilk ana yurdunu, etkisini, orada teşkilatçı yapıyla arkadaşlar, kadim Türk kültürüne dikkat edin ve bağımsız yaşamaya dikkat edin dedik. Türk kültür çevreleri, daha doğrusu Orta Asya kültür çevreleri diye öğrendik. Anav'ın en eski, Tagar'ın en yeni olduğunu söyledik arkadaşlar. Türklere en eski olan da Afanesyova var. Burada "Büstün Şarkısı" güzel gider. "Affetmeni bir akşamüstü affet, affet." İza gelsin arkadaşlar. Türklere "af" diliyorlar. "Türk" kelimesiyle "Türkiye" kelimesinin geçtiği yerleri söyledik. "Türk" kelimesi Çin kaynaklarında, "Türk" kelimesi Bizans kaynaklarında geçiyor. Dikkat edin arkadaşlar. "Türk" kelimesi anlamlarını konuştuk arkadaşlarım ve göçlerin nedenlerini ve sonuçlarını.

Şimdi sevgili arkadaşlarım, bu sene bizim gidişatımız şu. Zaten anlatmıştım en başında da bir daha söyleyeyim. Dersi dinliyorsunuz, konu anlatımında seviye tespit soruları var. Onları çözüyorsunuz arkadaşlarım. Soru bankamızı çözüyorsunuz ve Saadettin Raşit YouTube kanalında, yani bu kanalımızda sevgili arkadaşlarım, ne yapıyoruz? Bol miktarda kamp yapıyoruz. Tekrar kampları. Yani başka hiçbir şeye gerek yok. Size beşte beşte kaç soru varsa hepsini yaptıracağız arkadaşlar. Hem TYT'de hem AYT'de. O zaman çalışmaya devam sevgili arkadaşlarım.

Şimdi İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde neyi göreceğiz? Devletleri göreceğiz. Tahtamın sol tarafında devletleri zaten göreceksin. Bakın İskitler, Asya Hun, Kavimler Göçü. Burayı hiç kaybetmeyeceğiz. Dersi anlatırken burası hep değişecek. Haritasına uygun şekilde ve sürekli şunda şu vardı, bunda bu vardı tekrar edeceğiz. Fakat bu tahtamda bir de ben Türk göçleri ile ilgili kısa bir bölüm aldım. Onu da konuşmuş olacağız arkadaşlar. Hadi başlayalım. Şimdi İskitlere geçmeden önce Türk göçleriyle ilgili şu uyarıyı yapmak istiyorum arkadaşlar. Diğer hatayı bölmek istememiştim. Türk göçleri belli bir lider öncülüğünde gerçekleşmiştir. Buradan size bir paragraf sorulabilir diye düşünüyorum. Hani paragrafta bunlar bahsedilir. O yüzden Türklerin göçleri rastgele yapmadığını, belli bir lider öncülüğünde, belli bir amaç, hedef dahilinde göç ettiklerini yorumlatabilir. Böyle bir TYT sorusu gelebilir. Dikkat edin. Yani Türk göçleri arkadaşlar rastgele gerçekleşmemiştir. Belli bir lider öncülüğünde belirli amaç ve hedefler için yapılmıştır. Bunu bileceksiniz arkadaşlar. Peki Türk göçleri Türk tarihini nasıl etkilemiştir? Arkadaşlar Türk tarihinin incelenmesini, incelenmesini ne yapmıştır arkadaşlar kolaylaştırmıştır. Türk incelenmesini kolaylaştırmıştır arkadaşlar. Pardon, özür dilerim. Derim kolay. Şunu okudum herhalde. Türklerin incelenmesini zorlaştırmıştır. Çok özür dilerim. Neden? Çünkü Türkler bir coğrafya yaşamıyor ki. Buradan oraya göç etti, buradan oraya göç etti. Sen de tarihçi olarak geldin buraya. Tarih inceleyecek. Aman, o oraya gitmiş, oraya gideceksin. Kayboldum. Buraya gelmiş, buradan oraya gitmiş. Ne yapacak? Türk tarihini incelemek zorlaşacaktır arkadaşlar. Peki göçleri kolaylaştıran unsurlar nelerdir? Arkadaşlar bir kere Türkler neyi kullanıyor? Atı kullanıyor. Peki başka? Neyi kullanıyor? Tekerleği kullanıyor. Tekerleği kullanıyor. Başka at arabalarını kullanıyor. Başka arkadaşlarım at arabalarını kullanıyor. Cihan hakimiyeti anlayışı. Bakın buna da lütfen hiç soru işareti koymayın sorularda. Cihan hakimiyeti, yani dünyaya hükmetme anlayışı. Türk göçlerini kolaylaştıran unsurlardandır arkadaşlarım. Konar-göçer yaşam. Türkler nasıl etkilenmiştir? Son bir şöyle bütünsel bakalım arkadaşlar. Türklerde bağımsızlık duygusunun güçlenmesine katkı sağlamıştır. Türklerde mimari gelişir mi arkadaşlar? Mimari gelişmez. Çünkü göç edeceksin, çadırlarda bir yaşam süreceksin arkadaşlar. Hapis cezaları, yani hukuki yapıları etkilemiştir. Hapis cezaları kısa ömürlü, kısa süreli olmuştur arkadaşlar. Yani ne yapacaksın, göç edeceksin, onu taşıyacaksın. Hapsettin, yıllarca taşıyamazsın arkadaşlar. Yazı gelişmemiştir arkadaşlar. Yazıyı geç kullanmıştır diyelim. Gelişmemiş belki yanlış ifade olabilir. Sonuçta gelişecek yazılarımız var. Yazı geç gelişmiştir arkadaşlar. Dokumacılık ön plana çıkmıştır. Dokumacılık. Sonuçta hayvancılık var. Hayvan kılı, yünü dokumacılığı geliştirmiştir arkadaşlarım. Hayvancılık zaten söylemiştik. Az önceki videomuzda da dersimizde de. Ordu-millet anlayışı ortaya çıkmıştır arkadaşlar. Her Türk asker doğar anlayışı ön plandadır. Hafif silahlar kullanmıştır. Süvari birlikler ön plandadır arkadaşlar. Hatta biz atlarımızla Çinlilere saldırıyoruz arkadaşlar. Çinliler de ordusunu bize göre düzenlemek zorunda kalmıştır. Çünkü arkadaşlar Çin ordusunda işte tekerlekli arabalar bağlıdır atların arkasına. E biz seri hareket edip seri saldırıp seri kaçıyoruz. Bizi yakalayamayınca o arabaları çıkarmak zorunda kalmışlar mesela arkadaşlar. Başka sosyal sınıf ayrımı gözükmez arkadaşlar, görünmez. Buradaki en önemli nedenlerden bir tanesi arkadaşlar mülkiyet kavramının, mülkiyet kavramının gelişmemiş olmasıdır. Şimdi şunu da şöyle ortada uyarayım. Burası çok önemli arkadaşlar. Türklerde mülkiyet kavramı gelişmemiştir arkadaşlar. Çünkü neden? Toprak mülkiyeti yok. Otlaklar var. Otlaklar herkesin, değil mi? Ama mülkiyet kavramı yoktur diyemezsiniz. At benim, çadır benim, silah benim. Mülkiyet kavramı vardır ama gelişmemiştir. Toprak mülkiyetinin olmayışı sınıf ayrımının ortadan kalkmasına neden olmuştur. Daha doğrusu sınıf ayrımının ortaya çıkmasını engellemiştir diyebiliriz arkadaşlar. O zaman bu göçle ilgili notumuzu verdikten sonra şimdi neye başlıyoruz arkadaşlarım? Devletlere başlıyoruz. Bakın İskitler, arkadaşlarım, Asya Hun, Kavimler Göçü. Bu sırayla göreceğiz. Hadi o zaman buyurun arkadaşlar. Nereye gidelim? İskitlere gidelim.

Şimdi sevgili arkadaşlarım, İskitler. Biz şuraya bir yere ben İskit haritası koyacağım. Nasıl göstereyim onu? Şuraya Furkan, nereye? Şuraya bir harita koyalım diyeceğim arkadaşlar. Haritada dikkat edin. İskitler Karadeniz'in kuzeyinde yaşamışlar. Yunanistan'a doğru uzanıyor ve de arkadaşlar İran'a doğru uzanıyor. O zaman dikkat edin. Yunanlılar İskit ismini verirken, arkadaşlar İranlılar ise bu devlete Saka ismini vermiştir. İkisiyle de etkileşim halinde yaşamışlardır. Tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur Sevgili arkadaşlarım. Tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur. O zaman İskitler için ne diyeceğiz? Tarihte bilinen ilk Türk topluluğu. İlk Türk devleti dersek Asya Hun Devleti'dir arkadaşlar. O zaman şuna dikkat edelim. Bilinen ilk Türk topluluğu ise arkadaşlar, bunlar boy teşkilatı, boy teşkilatı halinde kalmışlar, devlet kuramamışlardır arkadaşlarım. En ünlü hükümdarları Alper Tunga. Burada arkadaşlar bu devletleri anlatırken bazı şeyleri özellikle böyle mavi yazacağım ki iskeletini iyi anlayın ve bu kafanızda fotoğraf olarak kalsın tamam mı? Alper Tunga bilinen ilk hükümdardır. Bu dönemde Sevgili arkadaşlarım Anadolu'ya, Anadolu'ya neler yapılmıştır? Akınlar yapılmıştır. Şimdi ben size şuraya bir tane harita çizeyim arkadaşlar. Şöyle şurası Anadolu olsun. İskitler Karadeniz'in kuzeyinden Anadolu'ya geldiler. Anadolu'ya gelen bir abimiz var. Bak bunu kimse bilmez, hep anlattığım derslerime siz de öğreneceksiniz. Arkadaşlar adam adını atını atlamış, şöyle çizeyim. Atını arkadaşlar atına atlamış, Anadolu'ya gelmiş. Anadolu'ya gelen bu ilk abimizin adı ne olacak arkadaşlar? Bilen var mı? Ben hemen şöyle yapayım. Bizim abimiz bu. Bunu unutmayacaksınız. İhsan abi. Bak bunu unutma arkadaşlar. İhsan abi. Anadolu'ya gelen ilk Türk'tür. Atına atlamış arkadaşlar, tek başına nereye gelmiş? Anadolu'ya. Kim arkadaşlar o? İhsan abi. İhsan abi arkadaşlar. Peki harflere dikkat edin. İ harfi, İskitler. Anadolu'ya akın yapan ilk Türk topluluğu diyelim. Devleti demeyiz. H harfi, Hunlar. Ama hangi Hunlar? Anlatacağım derslerde zaten Avrupa Hunları. Anadolu'ya akın yapan ilk Türk devleti diye söyleyeceğiz. Bunu. S harfi, Sibirler. Sevgili arkadaşlarım. Peki bu daha çok nerede çıkacaktır? AYT'de. Ama Sevgili arkadaşlarım, biz de şunu bileceğiz. Demek ki bu dönemlerde Türk akınları var. İlk akınları kimler yapmış? İskitler yapmış arkadaşlar. Alper Tunga, Şehname tarafından kaleme alınan, daha doğrusu özür dilerim, Firdevsi tarafından kaleme alınan Firdevsi'nin eseridir. Firdevsi tarafından kaleme alınan Şehname. Konulmuştur. Şeyhnamesi arkadaşlar İranlıların milli destanı olarak kabul edilebilir. Zor bir soru sorayım mı? Aslında Firdevsi Şehnamesi'ni kim yazmıştır? Hangi Türk hükümdarı Firdevsi Şehnamesi'ni yazmıştır? İlerleyen derslerde bunu anlatacağım. Bakalım kimler biliyormuş merak ettim. Zor bir sorudur arkadaşlar. Firdevsi'nin Şehnamesi İran'ın milli destanıdır ve bakın Alper Tunga bu destana konulmuştur ve orada Afrasyab olarak geçmektedir arkadaşlar. Bu da gene AYT'ye doğru geçer ama biz şunu bileceğiz. Parça olarak verebilir bize. Demek ki İskitler kimle etkileşim halinde? İran ile etkileşim halinde. İran destanına konulmuştur arkadaşlar. Hangisine? Şehnamesi konulmuştur. Tomris Hatun ise arkadaşlar ilk Türk kadın hükümdar olarak kabul edilir arkadaşlar. Adın hükümdar kimdedir? Sevgili arkadaşlarım, Tomris Hatun İskitlerdedir. Bileceğiz. Sonra Amazon denilen kimler vardır? Kadın savaşçılar vardır. İskitlerde. İskitler arkadaşlar at üzerinde yaşamışlar. Evleri bile arkadaşlar tekerlekli arabalar üzerinde. At onların hayatında çok önemli. Başka arkadaşlarım koşum takımları. İskitlerde çok fazla kullanılmıştır. Ceket, pantolon, arkadaşlar kemer, tekerlek ve üzengiyi ilk defa İskitler kullanmışlar. Üzengi nedir arkadaşlarım? O ata binilirken ayak basılan demir var ya, ayağa basıp atlıyorsunuz ya, üzengi ilk defa kim kullanmış arkadaşlarım? Gene İskitler. Hayvan üstü bu Sevgili arkadaşlarım. O nedir? Bir sanat tarzıdır. Bakın şöyle yazalım. Süslemelerde, süslemelerde hep neyi kullanmışlardır? Hayvan motiflerini kullanmışlardır. Sevgili arkadaşlarım. Hani bu da yaşanan coğrafyayla alakalı değil mi? Neden? Çünkü neyle uğraşıyorlar arkadaşlar? Hayvancılıkla uğraşıyorlar. Her şey hayvancılık. Dolayısıyla bütün süslemelerde arkadaşlar hayvan üstü denilen bir motif kullanmışlar. Peki bunlarda ahiret inancı var mı? Ahiret inancı var arkadaşlar. Şu destanı, Şu destanı Türklere ait ilk destan olarak kabul edebilirsiniz arkadaşlar ve Alper Tunga Sagusu arkadaşlar en önemli edebi eserler diyebiliriz arkadaşlar. Şu da aklınızda kalsın. Günümüzdeki Yakut Türklerinin atalarıdır. TYT unutursanız da çok takılmayın arkadaşlar ama AYT'de bunun çıkma ihtimali yüksektir. Sadece söylemiş olalım. O halde sevgili arkadaşlarım, neyi hallettik? İskitleri hallettik. Gelin hadi tekrarımız yapalım. Size sırtımı tahtaya yönümü dönüyorum. Beraber bakıyoruz. Sol tarafta devletleri göreceğiz. İlk neyi öğrendik arkadaşlarım sizle? İskitleri öğrendik. İskitlerin Türk topluluğu olduğunu söyledik. Niye devletleşmiş? Ve o İskitlerde Alper Tunga'yı öğrendik arkadaşlar. Alper Tunga ilk hükümdarları, ilk önemli hükümdarları. Tomris Hatun, kadın hükümdarları. Amazon kadın savaşları. Süslemelerde hayvan üslubunu kullanmışlar. Ah şunu söyleyeyim, unuttuk. Bozkırın kuyumcuları olarak bilinirler. Bu da maden işlemeciliğinde çok ileri gittiklerini gösterir. O ikisine çok dikkat edersin arkadaşlarım ve şu destan da bilinen ilk Türk destanı olarak kabul ediliyor dedik arkadaşlar. Genel anlamıyla. O halde İskitleri hallettik. Şimdi kime geçiyoruz? Asya Hun Devleti'ne arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlarım, şimdi geliyoruz devletlerimiz nereye geldik dedik? Asya Hun Devleti'ne geldik dedik. İskitleri konuştuk. Tarihte bilinen ilk Türk nesi dedik? Topluluğu. Şimdi hangisindeyiz? Asya Hun Devleti'ndeyiz. Tarihte bilinen ilk Türk nesi arkadaşlarım? Devletidir. O zaman şuraya ben bir şablon çıkardım. Bu şablonda Sevgili arkadaşlarım, sizle ne yapalım? Konuşalım. Şimdi önce şu cümlemizi yazalım mı? Tarihte bilinen ilk Türk nesi arkadaşlar? Devletidir. Orta Asya'da arkadaşlar en uzun süre hüküm süren Türk devletidir arkadaşlar. Zaten Hun derken Hun uar uzun ya arkadaşlar. Ua da uzunda da uğular var. Akılda kalabilir mi? Belki kalabilir. Ötüken şehri arkadaşlar, Ötüken şehri başkenttir. Eee Ötüken arkadaşlar Türkler için kutsal bölge olarak kabul edilir arkadaşlar. Kutsal bölge veyahut da Toprak Ana diye arkadaşlar bahsedilir Ötüken şehrinden. Bunu duymuş olduk. Hun kelimesi insan, halk anlamında kullanılmıştır. Duymuş olun. Çinliler de arkadaşlar bu devlete "Hunnu" ismini vermiştir. Hani bu tarz soru AYT'de de çıkabilir. Hani Çinliler şu isim vermiştir, bunlar bu özelliğe sahiptir falan. Birkaç özellik verilir, hangi devlet diye sorabilir. Ama TYT'de de arkadaşlar paragrafta bunlar verilebilir. Neyi sorabilir bize? Çinlilerle ilişki içerisinde olduğumuzu sorabilir arkadaşlar. Asya Devleti'nin bilinen ilk hükümdarı Teoman'dır arkadaşlar. Teoman, Şanyu veyahut da Tanhu gibi unvanlar kullanmıştır arkadaşlar ve kimle savaşmıştır? Çinlilerle savaşmıştır. Bu dönemde Çin'le savaşmanın temel nedeni hangi ticaret yoludur? İpek Yolu'dur. Peki size bir soru sormak istiyorum arkadaşlar. Şöyle bir soru gelse ne dersiniz? Bir, İpek Yolu. İki, Kürk Yolu. Ve üç arkadaşlar, Baharat Yolu. Baharat Yolu. Soru şu: İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde yukarıdaki ticaret yollarından hangileri için mücadele verilmiştir diye arkadaşlar sorsam ne dersiniz? Cevap verin bakalım. 1, 2, 3. İpek Yolu var mı? Zaten şimdi söyledim, var. Kürk Yolu var mı? İslamiyet öncesinde var arkadaşlar. Anlatacağım. Hazar ve Bulgar ülkesine geçer arkadaşlarım. Baharat Yolu ise İslamiyet öncesinde yok arkadaşlar. Türk İslam devletlerinde Mısır, Akdeniz bölgesinde faaliyet gösterdiği zaman Baharat Yolu bize gelecek. Bunu unutmayınız. Burada Baharat Yolu söz konusu değil. Peki İpek Yolu mücadele yapıldı ve Çinliler Türk akınlarını durdurmak için arkadaşlar neyi yapmak zorunda kaldılar? Çin Seddi'ni yapmak zorunda kaldılar. Sevgili arkadaşlarım. Peki başka kiok hükümdarları var arkadaşlarım. Burada Hohanyeh ve Çiçi de var. Birer özellik öğreteyim size. Kiok dersek arkadaşlar, Kiok Çinli bir prensesle, prensesle evlenmiş. Çinli prensesle evlenmiş arkadaşlar. Çin prensesle evlenme gereğini başlatan Kiok olmuş arkadaşlar. Şu oka odaklanın. Şuraya bir Çinli prenses çizeyim şöyle güzelce bir şey olsun. Çinli prenses. Şu da bizim Kiok arkadaşlar. Çinli prensesi görünce onun kalbini şöyle çizeyim. Şöyle masum masum atıyor. Prensesi görünce küt küt küt küt küt küt küt küt. Buradan atılan bir ok, aşk oku olsun. O da kimden atılan bir ok arkadaşlar? Çinli prensesten geliyor. Kiok'un kalbine saplanıyor. O oku unutma. Kimin kalbine saplanmış arkadaşlar? Kiok'un kalbine saplanmış. Bize nasıl çıkar arkadaşlar soru? Burada artık Çinliler o prensesle beraber bir sürü elçi gönderecek arkadaşlar, bir sürü devlet adamı gönderecek ve bizim iç işlerimize ne yapacaklar karışacak. O zaman Çinli prensesle evlenme geleneği Asya Hunlarında var arkadaşlar ve Kiok bunu başlatmış. Kalbindeki oku unutma. Ok atılmış, tak diye kalbin kalbine saplanmış. Kimin kalbine? Kiok'un kalbine. Hohanyeh ise arkadaşlar, ben bu adamı hep anlattığımda muhakkak soğan yediğimi hissediyorum. Yani düşünün şu anda siz uzaktasınız ama derslerimizi burada yapıyoruz. Ön sıraya dizilmişsiniz, arka böyle komple siz dolursunuz arkadaşlar. Ben de sabah ciğeri, böyle soğanı falan basmışım, gelmişim yemişim. Size Hohanyeh anlatıyorum. Hohanyeh dedikçe önde siz çiçek gibi soluyorsunuz böyle baştan aşağı doğru düşüyor. Hohanyeh bir kötü koku var burada. Çünkü arkadaşlar Hohanyeh, devletin kötü gidişatı durumunda diyor ki, "Devlet kötü gidiyor. Biz kime bağlanalım? Çin'e bağlanalım." O zaman bak dikkat et. Asya Hunlarında Çin'e bağlanmayı kim söylemiş? Hohanyeh. Biraz kokane. Çiçi ise bu teklifi kardeşidir arkadaşlar. Gülünç ve utanç verici bulmuş. Kendisi gayet cicci cicci olmuş. Gülünç ve utanç verici olmuş. Hohanyeh ise Çin'e bağlanan veriş. Kiok, Çinli prensesle evlenmiş arkadaşlar. O zaman Çiçi için biz ilk Türk milliyetçisi diyebiliriz arkadaşlar. O zaman milliyetçi kelimesini "eko" yaptıralım. Milliyetçi, çi çi, çi çi. Bak içinde zaten gizli. Milliyetçi eko yaptıralım. Milliyetçi, çi çi, çi çi arkadaşlar. Çiçi ilk Türk milliyetçisi kabul edildi arkadaşlar. Tabii en önemli hükümdar arkadaşlar Mete. Biz şuradan gittik ama arkadaşlar Teoman sonra kim geçiyor başa? Mete. Metehan arkadaşlar Teoman'ın oğlu. Önce bir kavme esir olarak veriliyor arkadaşlar. Sonra oradan kurtulup gelince Teoman oğluna bir ordu vermek zorunda kalıyor arkadaşlar. Metehan da arkadaşlar Metehan'a ıslık çalan oku yapıyor. Şuradan başlayayım arkadaşlar anlatmaya. Islık çalan oku yapıyor. Bu okun özelliği atıldığı yöne doğru ses çıkarması ve askerlere yön göstermesi. Metehan askerleri özel arkadaşlar ne yapıyor eğitiyor. Askerleri eğitiyor diyor ki, "Ben diyor oku nereye atarsam siz de oraya doğru ok atacaksınız." Ve bunu test etmek için de arkadaşlar en sevdiği ata doğru atıyor. İlk defa okunu attığında arkadaşlar en sevdiği ata doğru atıyor ok. Karıştı ve askerler de söz dinliyorlar ve Metehan'ın atına doğru okları atıyorlar arkadaşlar ve at öldürülüyor. Daha sonra Metehan'ın bir av sahnesi sırasında, av sırasında arkadaşlar babasının olduğu yere doğru atıyor okunu ve bu sefer de bütün askerler oklarını arkadaşlar babasının olduğu yere doğru atıyorlar ve babası öldürülüyor. Babasını öldürerek kim geçmiş arkadaşlar tahta? Metehan geçmiş arkadaşlar ve Metehan ilk Türk devlet teşkilatını yapmış. Bak o zaman buradan başlayalım mı? Metehan ilk Türk devlet teşkilatlanmasını ne yaptı? Oluşturdu arkadaşlar. Tamam mı? İşte devleti merkez, sağ ve sol diye bölümlere ayrıldı. İkili teşkilat olarak karşımıza ne yapıyor arkadaşlar çıkıyor. Ona dikkat edersiniz arkadaşlarım. Başka Çin'le savaştı, İpek Yolu için mücadele etti, Moğollarla savaştı arkadaşlar. Bunları söyleyelim ve ilk kez düzenli ordu kurdu. Neyi kurdu arkadaşlar? Bunu renkli yazayım. Onlu sistemi kurdu. Onlu sistemi kurdu. Düzenli orduyu kurdu ve Metehan'dan arkadaşlar toprak isteyenler oldu. Metehan dedi ki, "Kardeşim, benden at istediğiniz verdim, silah istediğiniz verdim ama toprak veremem. Toprak benim değil." Dedim, "Toprak benim değil. Toprağı sana veremem." Hangi kavram ortaya çıktı? Vatan sevgisi kavramı ortaya çıktı. Buna dikkat edersiniz. Tamam mı? O zaman dikkat edin, onlu sistemi kim kurmuş arkadaşlar? Metehan. O zaman bu sistem Türklerde ilk düzenli ordu mu? Evet. Ve şunu da uyaralım. Günümüz Kara Kuvvetlerinde bu sistem kullanılıyor mu? Kullanılıyor. Onbaşı, yüzbaşı, binbaşı tarzı arkadaşlar bu sistem kullanılıyor. O yüzden günümüz Kara Kuvvetlerinin kuruluşu Metehan'ın tahta çıkışı olan MÖ 209 yılıdır. Ne kadar köklü bir devletimiz var görüyorsunuz arkadaşlar. O zaman bak buradan TYT sorusu çıkabilir. Bu neyi gösterir? Türk devletlerinin birbirinin devamı olduğunu. Bugünün Kara Kuvvetleri arkadaşlar Metehan zamanına bağlı kuruluşu. Metehan'ın tahta çıkış tarihi. Bak dikkat edin. Anlaştık mı? Burası önemli. O zaman onlu sistemi söyledik. İkili teşkilatı söyledik. İlk Türk devleti teşkilatlanmasını söyledik arkadaşlar. Metehan ile ilgili Türk ordusunun arkadaşlar Çin ordusunu, Moğol ordusunu, Roma ordusunu, Bizans ordusunu etkilediğini bilelim arkadaşlar. Hunlar zamanla zayıflayacak, Kuzey ve Güney Hunları diye arkadaşlar ne yapacaklar? İkiye ayrılacaklar. Bazıları Sevgili arkadaşlarım, Çin egemenliğine girmektense ne yapacak? Göç edecek. Bu da Kavimler Göçü'nü ne yapacak? Başlatacak. O halde arkadaşlar, hadi gelin sizle ne yapalım? Hunlara bakalım. Asya Hun Devleti'ni ne yaptık arkadaşlar? Konuştuk ve dedik ki halk anlamına geliyor anlamı. Bu Çinliler "Hunnu" olarak söylüyor. Bilinen ilk Türk devleti olduğunu söyledik. İskitlerin topluluk olduğunu söylemiştik zaten arkadaşlarım. İlk hükümdarı Teoman, sonra kim geçti başa? Metehan. Teoman Çinlilerle savaştı dedik arkadaşlar. Metehan zamanında onlu sistem, vatan sevgisi, ilk Türk devleti teşkilatlanmasının temelleri atıldı. Islık çalan oku söyledik arkadaşlar. Kiok ve Çiçi birer özellik duymuş olun. Zaten şifreler aklınızda kalacaktır. Çin prensesle evlenme geleneği, Çin'e bağlanalım ve gülünç ve utanç ver muhabbetlerini söyledik arkadaşlar. Ve şimdi ne yapıyoruz? Devam ediyoruz. Kime geliyoruz arkadaşlar? Kavimler Göçü'ne derken daha doğrusu hangi olaya geliyoruz? Kavimler Göçü'ne geliyoruz. Değerli

Arkadaşlarım geldik Kavimler Göçü'ne. Şimdi bu tahtamda Kavimler Göçü'nün nedenlerini ve sonuçlarını konuşacağız. Nereden geldik peki? İskitleri gördük, bilinen ilk Türk topluluğuydu. Asya Hun Devleti'ni, bilinen ilk Türk devletiydi. Bunu gördük ama Hunlar Çin egemenliğine girmektense göç ettiler ve bu göç neyi başlattı? Kavimler Göçü'nü. Hadi buyurun başlayalım.

Şimdi Kavimler Göçü'nün tarihi kaç arkadaşlar? 375. Kaçıncı yüzyıl? 4. yüzyılın artık sonlarına doğru gidiyor arkadaşlar. Bakın, hani adam size bir paragraf verir, paragrafta der ki, hani bu bilgiler verir, doğrudur, yanlıştır şıklarda da olurdu arkadaşlar. Der ki, 4. yüzyılda şunlar şunlar yaşandı tarzı bilgiler gelebilir. Lütfen dikkat ediniz.

Şimdi o zaman şuraya geldiğimizde arkadaşlar, Kavimler Göçü'nü şunu söyleyebilir miyiz? Çin egemenliğine, Çin egemenliğine girmek istemeyen, girmek istemeyen kimlerin arkadaşlar? Hunların nereye doğru? Batı'ya doğru hareketi Kavimler Göçü'nü başlatmıştır. Şu kısmı arkadaşlar karalama olarak kullanalım. Hatta Şurayı sileyim şöyle. Şuraya bir tane şöyle Anadolu haritası gibi bir şey uydur. Benim haritamı zaten biliyorsunuz arkadaşlar. Ve göçler nereden yaşandı? Orta Asya'dan. Orta Asya'da Hunlar göç edince diğer kavimleri de arkadaşlar ne yaptı? Göç ettirdi ve göç hareketi büyüdü. Büyük bir Kavimler Göçü başladı.

O zaman Kavimler Göçü'nün nedenleriyle başlayalım arkadaşlar. Nedenleri dersek, şununla başlayalım: Asya Hun Devleti'nin, Asya Hun Devleti'nin ne yapması arkadaşlar? Batı'ya doğru göç etmesi diyebiliriz arkadaşlar. Peki başka ne diyebiliriz arkadaşlar? Bağımsızlık duygusu. Bağımsızlık duygusu. Hani orada Çin egemenliği yaşamaktansa arkadaşlar, değil mi? Başka ne diyebiliriz arkadaşlar? Çin baskısı. Çin baskısı. Ekonomik nedenler. Ekonomik nedenler. Buna tabii ki arkadaşlar, Ostrogot, işte Vizigot, Vizigot, Vizigot, Alanlar, Vandallar, Franklar gibi arkadaşlar diğer kavimlerin de ne yapması? Göçlere katılması, yer değiştirmesi ne yaptı? Kavimler Göçü'nü başlattı.

Peki gelelim biz Kavimler Göçü'nün sonuçlarına arkadaşlar. Kavimler Göçü dersek arkadaşlar, şurası çok çok önemli. Bir kere sevgili arkadaşlarım, İlk Çağ sona erecek. Hangi çağ başlayacak? Orta Çağ başlayacak. O zaman bu anlamda baktığınızda arkadaşlar, İlk Çağ'da Türk devleti var mı arkadaşlar? Var. Hemen şu köşeye gidelim. İlk Çağ'da bilinen ilk Türk devleti hangisiydi arkadaşlar? Asya Hun Devleti'ydi. O zaman burası Orta Çağ başlattı. Artık şurası arkadaşlar, Orta Çağ'daki Türk devletlerine doğru ne yapıyoruz arkadaşlar? Geçiyoruz.

O zaman gel buraya. İlk Çağ sona erdi, Orta Çağ başladı. Burada sayacağım özellikler nereyle ilgili olacak? Zaman arkadaşlar Orta Çağ ile ilgili olacak ve bunlar nerede yaşandı? Kavimler Göçü Avrupa'da. Avrupa'daki özel etkileri olacak. Bunlardan bir tanesi arkadaşlarım hangisi? Roma İmparatorluğu ne yaptı? Parçalandı. E gelelim buraya. O zaman şurada arkadaşlar kocaman bir Roma yazalım. Roma İmparatorluğu burada büyük bir imparatorluk olarak vardı ama eski gücünü kaybetti. O kadar büyük göç hareketi yaşandı ki arkadaşlar, gücünü koruyamadı ve Roma ikiye ayrıldı. Ne diye? Doğu Roma ve Batı Roma diye ikiye ayrılmış oldu.

Devam ediyorum. Merkezi krallıklar ne yaptı arkadaşlar? Zayıfladı. Zaten orada ne dedik? Şimdi arkadaşlar Roma parçalandı. Roma parça çalsa, Roma neyi ifade eder? Merkezi krallıkları. Ve o topraklarda arkadaşlarım Feodalite ortaya çıktı ya da diğer adıyla arkadaşlarım Derebeylik rejimi ortaya çıktı. Bu bizim için çok önemli bir kavram. TYT için arkadaşlar. Gelin bir burada onu yapalım. Şimdi göçler gerçekleşti, Roma İmparatorluğu parçalandı ve Roma topraklarına gelen kavimler arkadaşlar oralarda tutunabilmek için ele geçirdiği toprakları nelerle çevirdiler? Surlarla. Başka birisi burayı ele geçirdi, orayı surlarla çevirdi. Başkası burası burayı ele geçirdi, orayı surlarla çevirdi. Yani herkes aldığı bölgeyi, alabildiği toprak parçasını arkadaşlar ne yaptı? Surlarla çevirdi. Bakın bu surlar onu koruyacak. Neden arkadaşlarım? Surlarla çevirdi çünkü daha henüz surları yıkacak bir top teknolojisi yok. O teknoloji İlk Çağ, Orta Çağ, Orta Çağ'ın sonunda Yeni Çağ başladığı zaman arkadaşlar karşımıza çıkıyor. Fatih'in İstanbul'u almasıyla bu surlar yıkılabilecek. O zamana kadar bütün çağı boyunca surlar en önemli arkadaşlar güvence bedeli diyebiliriz.

Peki bu toprağı ele geçiren kişiye biz ne dedik arkadaşlar? Orada Derebeyi dedik ve sisteme de arkadaşlar Derebeylik sistemi dedik. Yani arkadaşlar ne ortaya çıktı? Feodalite ortaya çıkmış oldu. Şimdi arkadaşlar feodalitede şuna dikkat edin arkadaşlar. Şu o'dan gideyim arkadaşlar. Ne etkili? Bakın dikkat edin. Feodal sistemde toprak etkili. Toprak senin zenginlik kaynağın. Ne kadar toprağın varsa o kadar güçlüsün. Küçük toprak sahibi, büyük toprak sahibine bağlı vassal ve süzeren diyoruz. Küçük toprağa toprak sahibi vassal diyoruz arkadaşlar. Çok detaya orada Orta Çağ Avrupa'sına gireceğiz zaten. Orada konuşacağız bunları.

Peki toprak zenginlik kaynağıysa, sur güvenli kaynaksa, burada nasıl bir ekonomi söz konusu? Kapalı ekonomi söz konusu. Yani dışarıya açık ticaret gelgi söz konusu değil. O zaman Orta Çağ'da ticaretle uğraşan burjuva sınıfı mı güçlü? Hayır. Kim güçlü? Siyasi güç elde eden derebeyleri. Toprak elde eden derebeyleri. Peki merkezi krallar bunları yok edebiliyor mu? Edemiyor. Çünkü surları yıkacak topları güçleri daha henüz söz konusu değil. O zaman derebeylik olan yerde arkadaşlar, merkeziyetçilik zayıf. Merkezi krallıklar zayıf. Zenginlik kaynağı toprak, kapalı ekonomi var. Güvenliği sağlayan şeyler de surlar diyebiliriz arkadaşlar.

Peki bu ortamda kilise. Furkan sana bağlanalım. Sence bu devirde kilise güç mü kaybetti, güç mü kazandı? Güç kaybetti. Güç mü kazandı? Furkan yanlış verince nasıl mutlu oluyor, nasıl mutlu oluyor tahmin edemezsiniz arkadaşlar. Niye yanlış? Çünkü insanlar Furkan dar zamanlarında neye sarılırlar? Dine sarılırlar. Mesela ben hep anımı anlatırım, bu anımı burada anlatsın. Sınırlar neye yaradana sığınırlar? Yaradana sığınırlar. Bak ben üniversitedeyken eski videolar anlattım, burada da anlatacağım. Çünkü arkadaşlar Allah izin verse bundan sonra hep kampları sizle daha farklı sistemler yapacağız. Bu tahta videomuz burada kalacak. Burada anımız kalsın. Üniversitede okurken Furkan ben Denizli'de okudum ve çok sık depremler oluyordu. Günümüzde de maalesef biliyorsunuz acı depremler yaşadık arkadaşlar. Ben 2000'li yıllarda Denizli'deyim, öyle sallanıyor ki günde 30 defa sanıyorduk. Yani bir de 7 kattaydı, eski bir binaydı. Bina böyle geldi gitti falan arkadaşlar. Ben evde duramıyordum yani diyorduk ki ya insan ömrü o kadar uzun değil yani ben şimdi okul okuyorum ama öyle düşünüyordum zamanlar ölsen diyordum. Hiçbir şeyin kıymeti yok. Hani insan ölümü düşünüyor ya o zaman yani hayat yani bak o kadar emek veriyorum, çalışıyorum, ders çalışıyorum falan filan. 30 yıl öğretmenlik yapacağım, yaşlanacağım, öleceğim. Hep ölüm hakkındaydı. Hep dışarıdaydım. Yerden Furkan bir vuruyordu, küt diye ses geliyordu ve arkadaşlar ondan sonra sürekli ben tövbe ediyordum. Hani tövbe Allah'ım tövbe tövbe. Bütün şeylerim, kötü şeylerim düşünüyordum. Yaptım kendimce tövbe tövbe tövbelerim sabaha kadar sürdüğü oluyordu bazen. Ne kadar çok şey yaptıysam artık. Sonra arkadaşlar Bodrum'a geliyordum, köye armut çuvalı, bizim köye günlük güneşlik. Nerede tövbe eden çocuk? Çünkü bak coğrafya, o anki şartlar seni ne yapabilir arkadaşlar? Etkileyebilir. Güneş, ne bileyim deniz, kumsal, sahil falan filan. Tövbeleri unutuyoruz arkadaşlar. Şimdi dar zamanda hakikaten dine daha çok sarılır ama eğer hani kafan rahatsa orayı unutabilirsin maalesef değil mi?

Bak şimdi şöyle düşünün. Şuradaki kargaşayı görebiliyorsunuz çizimim değil mi? Zaten o çizim yansısın diye böyle yaptım arkadaşlar. Bakın Roma parçalanmış, derebeyler ortaya çıkmış, sığınacak büyük güç yok. Herkes birbirini öldürüyor, vuruyor, savaşıyor. İnsanlar kiliseye sığındılar ve kilise gücünü arttırdı arkadaşlar, arttırdı ve hangi düşünce ortaya çıktı? Skolastik düşünce ortaya çıktı. Esnek olmayan düşünce. Akılda kalması kolay. Lastik nasıldır? Esnektir ama nasıl lastik? Sıkı lastik esnemiyor. Kilise ne derse, iğrenç dedim mi? Farkındayım, çaktırmadan devam ediyordum arkadaşlar. Kilise ne diyorsa o doğru. Aksini tartışamıyorsun, direkt kellen gidiyor. E bu noktada arkadaşlar, Hristiyanlık da yayıldı. Göç eden barbar kavimler arasında arkadaşlar Hristiyanlık yayıldı. Avrupa'da bir Türk devleti kuruldu, Avrupa Hun Devleti. O zaman arkadaşlar Türkler Avrupa'da yayılmaya başladılar ve bizim bozkır kültürümüz Sevgili arkadaşlarım nerede yayılmış oldu? Avrupa'da yayılmış oldu ve göç eden kavimler işte Ostrogotlar, Vizigotlar, Franklar, Vandallar diyoruz ya, bugünkü İngiltere'nin, Fransa'nın, Almanya'nın altyapısını oluşturdular. Yani arkadaşlar Avrupa'nın, Avrupa'nın bugünkü etnik yapısı oluşmuş oldu arkadaşlar. Yani Kavimler Göçü dünyayı etkileyen önemli bir olay.

O halde hazırsanız tahtamı elden geçirelim. Sırtımı döndüm tahtaya, döndüm arkadaşlar. Beraber bakıyoruz. İlk kimi konuştuk? Size İskitleri konuşmuştuk. Türk topluyordu. Asya ilk bilinen Türk devletiydi. Hunlar Çin egemenliğine girmektense ne yaptılar arkadaşlarım? Göç ettiler. Neyi başlattı? Kavimler Göçü'nü. Nedenlerini söyledik, sonuçlarını söyledik arkadaşlar. Burada önemli kavramlar ortaya çıktı. Özellikle arkadaşlar Derebeyi kavramına dikkat ediyorsunuz, feodaliteye, kiliseye çok dikkat ediyorsunuz, skolastik düşünceye ve de sevgili arkadaşlarım ne var burada? Skolastik düşünce, derebeylik, merkeziyetçiliğin kayboluşu, merkezi otoritenin olmayışı arkadaşlar ve parçalanmışlık. Anlaştık mı Sevgili arkadaşlarım?

O halde son bir şey yapayım mı? Furkan gitmeden son bir şey yapmak istiyorum. Arkadaşlar lütfen dikkat edin. Derebeylikle ilgili konuşacağız ama Kavimler Göçü ile Derebeylik ortaya çıktı. Orta Çağ'da da konuşacağız. Daha sonra Haçlı Seferleri'nde Derebeylik arkadaşlar zayıfladı. Çünkü birçok derebeyi öldü, toprak kaybetti, güç kaybetti falan filan. Coğrafi Keşifler'le Derebeylik zayıfladı. Çünkü zenginlik kaynağı topraktan altına kaydı. İstanbul'un Fethi ile Derebeylik arkadaşlar sona erdi. Çünkü surlar yıkılabilecek. Anlaşıldı? Kısaca vermiş oldum bunu. Daha ne yapacağız? Konuşacağız. O zaman arkadaşlar ne yapıyoruz? Devam ediyoruz. Kime geldik? Köktürkler ve Uygurlar dönemine geçiyoruz arkadaşlar.

Şimdi Avrupa Hun Devleti'ne arkadaşlarım geldik. Şimdi Avrupa Hun Devleti'ne peki nereden geldik? Hatırlayalım. İlk Türk topluluğu İskitler'den bahsettik. İlk Türk devleti Asya Hun Devleti'nden bahsettik ve Türkler Kavimler Göçü yaşatarak Avrupa'ya göç etmişti. Avrupa'da ilk Türk devleti kurmuştu. Hangisi? Avrupa Hun Devleti. Gelin halledelim şimdi. O halde Avrupa Devleti'nin başlığına ilk adım attığımızda diyeceğimiz ilk cümle arkadaşlar ne olacaktır? Avrupa'da kurulan ilk Türk devleti. Hemen en başa bu cümleyi yazalım arkadaşlar. Avrupa'da kurulan kurulan ilk Türk nesi dedik arkadaşlar? Devleti dedik. Bu tahtayı hazırlarken arkadaşlar özellikle hükümdarları mavi yazıyorum ki şablonsuz olarak gözümüzde ne yapsın? Kalsın arkadaşlar.

Peki merkez neresi? Orta Asya'da Ötüken artık Orta Asya yok. Etzelburg, arkadaşlar bugünkü Macaristan, Budapeşte bölgesine denk gelir. Bilinen ilk hükümdarı Balamir arkadaşlar. Avrupalılar Balamir öncülüğünde nereye göç etmişlerdir? Avrupa'ya göç etmişlerdir. Yani Balamir biraz ballı, şanslı diye düşünebiliriz. Bunlar ballı arkadaşlar. Niye? İlk geldiler Avrupa'ya, en güzel yeri kapabilir Sevgili arkadaşlarım. Öyle düşünebilirsiniz. Balamir'in sonra Ulduz, Ulduz'dan sonra Karaton, Karaton'dan sonra Rua, Rua'dan sonra yeğeni Atilla başa geçmiş. Bunları ezberlemenin. Atilla, Rua'nın yeğeni ise demek ki babadan oğula değil, ülke hanedanın ortak malı. Yani aileden olan herkes arkadaşlar ne yapabilir? Başa geçebilir. Buraya dikkat edeceksiniz. Uldız'la devam edeceğiz arkadaşlar. Uldız döneminde şunu bileceksiniz: Anadolu'ya, Anadolu'ya ilk Türk nesi yapıldı? Akınları yapan devlet diye düşünebiliriz arkadaşlar. İlk Türk akınları yapan devlet. O zaman şuna dikkat edin arkadaşlarım. Şöyle ortadan göstereyim Furkan. Şu tablomuzda İskitler'den bahsederken, İskitler'den Anadolu'ya akın yaptıklarını söylemiştik değil mi arkadaşlar? Ama Türk topluluğu demiştik, devlet demedik. Devlet dersek kim olur? Avrupa Hun Devleti olur. Kim yapmış? Ildız yapmış olur. TYT'de unutabilirsiniz ama akılda kalması gayet kolay. Anadolu'da parlayan ilk yıldızımız o Türk yıldızı kim? O Uldız. İlk parlayan yıldız Uldız arkadaşlar.

Peki şunu hatırlıyor musunuz? Anadolu'ya gelen bir abimiz vardı. Hangi abimizdi o? İsmini ben size söylemiştim. İhsan abimizdi değil mi arkadaşlar? Bak bunu da unutmayın. İhsan abiyi unutmuyorsun. Anadolu'ya akın yapan devletleri söylüyordu bize. İskitler, Hunlar ve Sibirler veriyor idi. Peki o zaman Uldız arkadaşlar gaza gelmez mi? Düşünsene Anadolu, Anadolu'ya kadar gelmiş. Orada parlayan yıldızımız dedik ve diyor ki arkadaşlar, "Güneşin doğduğu yerden, doğduğu yerden battığı yere kadar her yeri zapt edebilirim." Arkadaşlar bize tabii bu sözü kim söylemiş diye sormazlar ama akılda kalması kolay. Şöyle ortada konuş arkadaşlar, şöyle kolay. Sonuçta o bir yıldız demiştik ki arkadaşlar değil mi? Anadolu parlayan yıldız demiştik. Güneşin doğduğu yerden diyor, battığı yere kadar. Güneş de bir yıldız olduğuna göre söyleyin ki arkadaşlar Uldız gibi düşünebilirsiniz. Ama bize soru şöyle çıkabilir arkadaşlar. Uldız'ın bu sözünden bahsederler. Hangi anlayışı gösterir? Türk cihan hakimiyeti anlayışını gösteren kavramdır. Bunu unutmayacağız arkadaşlar.

O halde Uldız döneminde bunu söyledik, yeterli. Doğu Roma üzerine de arkadaşlar seferler yapmışlardır. Doğu Roma seferlerini yapmışlar. Unutabilirsiniz, önemli değil. Peki Atilla'ya unutabilirsiniz derken arkadaşlar, çok da hani ezber yapayım diye uğraşmayayım. Bu var, şu var diye uğraşmayın. Atilla arkadaşlar en parlak dönemi başa geçtiğinde ülkeyi kardeşi Bleda ile birlikte yönetmiş arkadaşlarım. Bunu da ezberleme ama şunu gör. Kardeşiyle birlikte yönetiyorsa demek ki ülke hanedanın ortak malı Sevgili arkadaşlarım. Doğu Roma üzerine sefer yapılmıştır arkadaşlar. Bu seferlerde, daha doğrusu Margos ve Anatolios anlaşmaları imzalanmıştır. Şimdi şuna dikkat edin. Eğer Hunlar Bizans ile, Doğu Roma ile anlaşma imzaladı ise arkadaşlar, bu bize yorum olarak çıkabilir. Demek ki diplomatik ilişkiler ne yapılmıştır? Kurulmuştur arkadaşlar. Burada Bizans vergiye bağlanmıştır. Her anlaşmada ödediği vergi artırılmıştır. Bazı kasabalarda serbest ticaret pazarlarının kurulmasına arkadaşlar ne yapılmıştır? İzin verilmiştir ve bu da ticaretin artırmasına yönelik önemli gelişmeler arasında görülebilir. Batı Roma üzerine seferler yapılmıştır arkadaşlar. Bu Atilla döneminde ve bu seferde arkadaşlar Roma yenilgiye uğratılmıştır. Hatta Roma ordusu Atilla'nın karşısına çıkmaya cesaret edememiştir. Karşısına kim çıkmıştır? Papa çıkmıştır. Papa 1. Leo ilk defa bir Türk hükümdarı karşısında aman dilemiştir arkadaşlar ve Atilla da onu kırmamış arkadaşlar ve Roma üzerine yaptığı seferleri durdurmuştur. Bunun bir nedeni de arkadaşlar, Roma'nın tarihte kutsal bir merkez olarak kabul edilmesi ve Atilla'nın burayı yağmalamak istememesi. Başka bir neden arkadaşlar, buraya gelen Got Kralı Roma'yı yağmalıyor. Roma'yı yağmaladıktan sonra ülkesine geri döndükten sonra, geri döndüğünde arkadaşlar sonra vefat ediyor. Kısa bir süre sonra lanetlenme endişesi var ama asıl neden doğudan gelen bir Sani tehlikesi var. Batı Roma üzerindeki seferi durduruyor. Atilla nereye geri dönüyor arkadaşlar? Doğu'ya geri dönüyor Sevgili arkadaşlarım.

Atilla'nın ölümünden sonra İlek, Dengizik başa geçmiş ama o kadar başarılı olamamışlardır. Devlet yıkılma sürecine girecektir. Atilla için kullanılan tabirlere dikkat edin. Tanrının Kırbacı, Cesur Kavimlerin Efendisi ve Etzel olarak geçer. Atilla sevgili arkadaşlar, şuradan bir ok daha çıkartayım. Atilla Almanların bak dikkat edin, Almanların hangi destanına konulmuştur? Nibelungen Destanı'na konulmuştur arkadaşlar. O zaman hani ben size sorsam desem ki, Atilla hangi destana konu oldu? Siz ne dersiniz? Ne bileyim ben hocam. Ne dersin? Ne bileyim ben. Ne bileyim ben. Var mı siz öyle yörenizde konuşma? Biz de deriz, ne bileyim ben, bilmek durum gibisinden konuşuruz arkadaşlar. Mesela ne bileyim ben, Almanların Nibelungen Destanı'na konulmuştur arkadaşlar ve orada Etzel diye geçer. Cesur Kavimlerin Efendisi olarak geçer arkadaşlar ya da Tanrının Kırbacı olarak geçer. Avrupalılar arkadaşlar, İsa'yı çağırmaya geldiklerinden dolayı Tanrı'nın Atilla'yı kendilerine cezalandırmak için gönderildiğini düşünmüşlerdir. O kadar Atilla karşısında ürkmüş diyebiliriz Sevgili arkadaşlarım.

Şurada şu bilgiyi verelim. Hun sarayında Latin ve Germen dilleri konuşulmuş arkadaşlar. Burada şöyle bir sıkıntı var. Eğer sen dilini değiştirirsen arkadaşlar ve dilini de değiştirirsen benliğini kaybedebilirsin. Zaten Hunlar Avrupa'ya göç ettikten sonra sevgili arkadaşlarım, şöyle anlatayım. Arkadan göçler devam etmediği için, göçler devam etmediği için arkadaşlar orada nüfusa sayıca az kalmışlardır ve zamanla Hristiyanlaşarak benliğini kaybetmişlerdir arkadaşlarım. Ona dikkat etmek gerekir. Avrupa'ya özellikle ceket konusunda arkadaşlar, pantolon konusunda, işte at koşum takımları konusunda etkilemişlerdir kimler? Avrupa Hunları. O zaman bu şekilde halletmiş olalım.

O halde ne yapıyoruz? Size sırtımı tahtaya, yönümü dönüyorum ve tekrar ediyoruz. Bilinen ilk Türk topluluğu kimdi arkadaşlarım? İskitler'di. İlk Türk devleti Asya Hun Devleti'ydi. Avrupa'da kurulan ilk Türk devleti Avrupa Hun Devleti'ydi ve kimin öncülüğünde göç etmişlerdi? Balamir öncülüğünde göç etmişlerdi arkadaşlarım. Sonra Uldız, Atilla dönemlerini konuştuk. Uldız'ın Anadolu'ya akın yaptığını bilin dedik arkadaşlar. Atilla'nın da hem Doğu Roma hem de Batı Roma'yı etkisi altına aldığını bilin yeterli Sevgili arkadaşlarım. O halde Avrupa Hun Devleti de arkadaşlar ne yaptık? Halletmiş olduk. Şimdi hangisine geçiyoruz? Köktürkler ve Uygurlar dönemine geçiyoruz arkadaşlar.