📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

HALUK LEVENT'İN MİLYARLIK SIRLARI | KARGA KAHVALTISINI YAPMADAN | 16 TEMMUZ PERŞEMBE | TİMUR SOYKAN

Onlar40:40

Transcription

Günaydın güzelim memleketin güzel insanları. Karga kahvaltısını yapmadan hoş geldiniz.

Bugün 16 Temmuz 2026 eee Perşembe ve bugün aslında gündemin önemli bir kısmını dünden kalan 15 Temmuz tartışmaları yani 15 Temmuz darbe girişiminin tartışmaları devam ettiriyor. Şimdi aslında şunu söyleyebilirim. Dün 10. yıldönümüydü. Yani darbe girişiminin 10. yıl dönümüydü ve biliyorsunuz resmi tatil ama etkinliklere baktığımda yani böyle törenlere baktığımda, anmalara baktığımda katılımın genel olarak düşük olduğunu, katılımın az olduğunu gözlemledim ve aslında bunu şöyle söyleyebiliriz. Yani sonuçta bir yeni kapı ruhundan bahsedildi darbe girişiminden sonra biliyorsunuz bu darbe girişimine bütün siyasi partiler büyük ölçüde birlikte mecliste karşı koydular. bir yeni kapı ruhundan bahsedi. Sonra o siyasi hedefler için, siyasi ikbal için AKP, MHP yani o Cumhur İttifakı 15 Temmuz'u kendi siyasi malzemeleri haline büyük ölçüde çevirdiler. Ve bunun sonucu olarak da toplumda bakın yani 10. yıldönümü sonuçta bu darbe girişimi Türkiye için her anlamda bir dönüm noktası olan bir gün. Baktığımızda toplum tarafından çok sahiplenilmediğini ve tartışmalı olduğunu görüyoruz. Bunun nedenlerinden bir tanesi de mutlaka siyasi ayağının ortaya çıkarmaması ve siyasi iktidarın bu darbe girişimindeki sorumluluklarının toplum tarafından bilinmesi. Bunu bilindiği için de toplum buna bir reaksiyon da gösteriyor. Ama 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye'de büyük değişimlerin yolu açtığını hatta başkanlık sisteminin yani bu ucube rejimin kurulmasının en kilit noktası olduğuna hiç şüphe yok.

Ama şimdi dün bu kutlamalar işte kutlama diyorum yani bir yanıyla tabii darbe girişim püskürtülmesi kutlanıyor ama bir tarafıyla da 251ı kaybettik. Anmalar var, törenler var ama o etkinliklerden bir tanesine Bekir Bozdağ katılmış. Şimdi Bekir Özdağ biliyorsunuz şu an Türkiye Büyük Millet Meclisi başkan vekillerinden biri. Bu etkinlikte konuşuyor. Etkinlikte konuşurken bu 17-25 Aralık sürecinden bahsediyor sanırım. İşte Cumhurbaşkanı biliyorsunuz Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'la telefon konuşmaları filan Fethullahçılar tarafından eee servis edilmişti. Yani o operasyonlardan kaynaklı servis edilmişti. O telefon konuşmalarının servis edildiği günü anlatıyor ve diyor ki ben diyor emniyet müdürüne o zamanki görev verdim. Git dedim diyor işte Erdoğan'ın evin önünde işte eee Bilel Erdoğan'ın evin önünde tedbir aldırdım ve bir kahramanlık hikayesi anlatıyor. Ya Bekir Bozdağ sana mı kaldı ya? Yani bunu demeden de olmuyor işte arkadaşlar. Hafızasız zannediyor, balık hafızalı zannediyorlar ve kendi geçmişlerini kendileri bu darbe girişiminin taşlarını döşemiş adamlar çıkıp ekranlarda, toplantılarda böyle ya gerçekten utanmadan konuşuyorlar. Gerçekten yani Bekir Bozdağ dediğiniz kişi Fethullah Gülen'e övgüleri arşivde duran bir kişi ve çıkmış bir kahramanlık gel. Bir de meclisteki konuşmasını da öyle anlatır. Kahramanlık kahramanlık anlatır. Ya sen önce şu görüntülere bir şey versene. Cevap versene. Eren verir misin o görüntülerden? Hangisini şeyinde ya o kadar çok ki >> şey bir başka şey Fethullah Gülen bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymettir. Seversiniz sevmezsiniz ama değerli bir insandır, bilge bir insandır. Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine bağlı nesillerin yetişmesi için hizmetini yapıyor. Her şeyi de açık. Devletin denetimi, gözetimi altında açık. Her şey gözünün önünde olan yapılan >> bu adam ya bu kişi bu Bekir Bozda FETÖ'ye karşı savaşı kahramanıymış [kahkaha] gibi 15 Temmuz kahramanıymış gibi ortalıkta geziyor. Bunları anlatıyor. Ya Fethullah bak bu olay ne biliyor musunuz? Mecliste CHP'li milletvekili hani Kamer Genç Fer anlatmıştı ya bu Fethullahçılar sizin de gelecekte başınıza bela olacak bunlar çete demişti ya. İşte aynı zamanda CHP'li milletvekilleri orada Fethullah Güller'in nasıl bir çete olduğunu, bunların nasıl bir yapı olduğunu anlatıyorlar. Bekir Beyzard da kürsüye çıkıp Fethullah Gülen'i övüyor. Yani şimdi sen bu adam bize akıl veriyor ya. İşte 15 Temmuz kahramanı gibiyimiş takılıyor. Bakın başka bir videosu daha var. Onu da Eren verirsen. >> Örneğin polisle yargıda bir cemaat yapılanması var mı? >> Ya hayır. Öyle bir şey olabilir miyiz yani şimdi? >> Ya bakın yani şimdi yani sana mı kaldı ya? Bakın bir de bu adam bakın bu adam çok milli iradeci göya işte halk onu anlatıyorlar. halk kahramanlığı filan onlardan bahsediyorlar. Bu adamın yönettiği oturumda halkın seçilmiş milletvekilliği Hatay'ın bir de yıkılmış kentin seçilmiş milletvekil Canat milletvekilliği düşürüldü. Ya geçtim Fethullahçı olmanı, Fethullahçılara övgülerini, Fethullahçılara yaptığın bütün bu şeyleri arşivde duran övgüleri senilmiş bir milletvekilini mecliste oradan haksız Anayasa Mahkemesi karar çıktı. Ona rağmen bakın almış bir kişi milli iradeden sen mi bahsedeceksin ya? Bu bahsedecek milli iraden. Ya sadece o değil ki. Bakın hepsi yani bunların hepsi Fethullahçılarla birlikte bir düzen inşa ettiler ve şu an mağdur olduğumuz bir düzen inşa ettiler. Bakın diğer bir videomuz daha vardı. Eren onu da verecek şimdi. Orada konuşanların bir kısmını yani bir kısmını verebileceğiz sadece. O kadar kalabalık ki o bir >> hoca efendinin yerinde olsam Türkiye'ye gelirim. Eee eğer elimde imkan olsa, eee, gelmesini sağlayacak altyapıyı hazırlarım. Fethullah Gülen Hoca Efendinin dilidir. >> Sayın Fethullah [müzik] Gülen, yüreğimiz buruk. Siz olmadan burada eğlenemiyoruz. Yeterince coşamıyoruz ve kalben onları coşkuyla alkışlayamıyoruz. Dönün artık. Özledik. >> Cemaat dediğimiz, Fethullah Hoca cemaati dediğimiz kişiler bizim kardeşlerimiz. Bu ateşi yakan, bu yolu açan ve bu fikri veren ve bu yolda yürüyenlere destek olan her türlü katkıyı Gülen hocamıza da sonsuz teşekkürler ediyoruz. >> Yani işte bu yani şimdi bunlar yani şey kahramanıymış gibi geliyorlar. Ya siyasi ayak diyoruz ya. Siyasi ayak niye araştırılmıyor filan. Nasıl araştırılsın siyasi ayak ya? Nasıl ortaya çıkartılsın? Ya bir de bunlar sağa sola gidip millete Fetöcü diyorlar ya. Millet de Fetöci diyorlar. Erdoğan da bugün konuştu. Erdoğan'ın konuşması. Bak Erdoğan da geçmişte söyledi. Bunlar dedi bizim dönemimizde güçlendiler. Biz bunu kabul ediyoruz dedi. Allah affetsin dedi. Yani ve bunlar şimdi hiçbir sorumlulukları yokmuş. O 2501 insan hayatını kaybetmiş. Bunlar hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi bu şekilde devam ediyorlar. Bu şekilde şey yapmaya, çalışmaya, konuşmaya bir de kahraman geçinmeye devam ediyorlar. Şimdi burada yani bunun için ekran o ekrandan o videoyu alabiliriz Eren artık. Yani bütün bunlarla ilgili Erdoğan da çıktı şey dedi işte artık FETÖ şeyi yoktur ya artık yani çok özür dilerim artık FETÖ tehlikesinin bittiğinden bahsedemeyiz dedi. Yani öyle bir tehlike devam ediyor. Bu konudaki hassasiyetlerimiz de devam ediyor dedi. Ama işte o hassasiyet bu kadar mı yani? Ondan sonra toplumda neden böyle bir şey oluyor yani? Ve bakın bununla da yetmiyor. Şunu da söylemek gerekiyor. Şimdi her tarafta milli irade deniyor. Egemenlik kayıtsın milletindir diyor. Devlet işte o darbecilerin girişimleri anlatılıyor filan. Ya şimdi ya biraz şey olmaz mı? Şu gerekmez mi ya? Yani İstanbul'un belediye başkanı cezaevinde Türkiye'nin yani CHP'li 26 tane belediye başkanı cezaevinde halkın oylarıyla seçilmiş insanlar. yerlerine kayyum atanmış CHP'li, Den partili şey dolu belediye dolu yani hani nerede milli irade? Hani halkın iradesi halkın iradesine duyduğunuz saygı nerede diye sormazlar mı? Bir şey gördüm. Ceyhan Belediyesi kayyum şey atanmış yani belediye başkanı tutuklu hala cezaevinde. Belediyedenin üzerine Erdoğan'ın 15 Temmuz nedeniyle resmini asmışlar. Bu mu demokrasi? Milli irade bu mu? Yani Özgür Özelde konuşmasında bunlara dikkat çektim.

Şimdi aslında ülkenin gündeminde evet bu bunlar var ama bir yanıyda da en çok konuşulan konu Haluk Levent ya çünkü çok gerçekten de hassas bir konu. Haluk Levent Ahbap Derneği'nin kurucusu olan bir sanatçı şarkıcı ve Ahbap eee yani Türkiye'de binlerce kişinin bağış yaptığı özellikle 6 Şubat depremlerinde 2023 senesinde binlerce kişinin bağış yaptığı bir kurum. Yani Haluk Levent Türkiye'nin en güvenilir insanı seçildi yıllarca ve şimdi onun ahbap paralarıyla kumar oynadığı iddiaları, bayis oynadığı iddiaları vardı veya o paraları kullandığı kendi şahsi işleri için kullandığı iddiaları vardı. Eee ve bununla ilgili de bir gözaltı süreci var. Ama sadece o değil. Haluk Levent'in para trafiğine, daha doğrusu Ahbap Derneği'nin diğer yöneticileri üzerinden para hareketlerine baktığınızda milyarlarca büyük bir sır ortaya çıkıyor. Yani bilmiyoruz kaynağı ne, bu para kimin parası ama korkunç bir şey yani hesaplardan onlarca milyon dolarlar gidiyor, milyarlar gidiyor ve bütün bunlara baktığınızda kocaman bir soru işareti oluşuyor. Şimdi bununla ilgili Haluk Levent'in emniyetteki ifadesi biliyorsunuz Süleyman Soylu'nun adını verdiği için yarıda kesilmişti. Bu ifanenin detaylarına ulaştık. Bu ifanenin detaylarını öğrendik. Ayrıca diğer eee yani sanıkların ve şüphelilerin de ifadelerine ulaştık. Ve şimdi biz buradan bu yayında bu Haluk Levent'in milyarlık sırrının peşinden gideceğiz. Yani bunu çözmeye çalışacağız. Şimdi birincisi şunu söyleyelim. Haluk Levent ifadesinde olayı yani tabii o kronolojik olarak farklı anlatıyorlar ama biz onu olayın ilk başladığı andan anlatmaya çalışalım. Haluk Levent şunu söylüyor. Diyor ki ben diyor deprem ben diyor ahbapı kurdum 2017'de. 2017'de ahbapı kurduktan sonra hep kendi cebimden harcadım diyor. O bağışları şunları bunları işte iş adamlarıyla buluşturarak insanlara yardım ettim. eee Elazığ deprem olduktan sonra ben bir bağış toplama yetkisi aldım ahbap olarak diyor ve diyor işte 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra ise 4 milyar TL'lik 4 milyar 300 milyon TL'lik bir bağış topladı ahbap diyor bunları anlatıyor ve diyor biz o 4 milyar önce şunu söyleyeyim 4 milyar topladık bağışlı diyor 4 milyarını da dağıttık diyor yatırımlar yaptık diyor evler yaptık tesisler yaptık okullar yaptık filan şunu şunu anlatıyor. Yani bağış paralarını ben şeye yaptım. Depremler için kullandım. Deprem için gelen bağış paralarını depremciler için kullandım ben diyor. Bağış parayla abbapun bağış paralı hiçbir şey yapmadım diyor. Ama şunu söylüyor. Ondan sonra diyor ki ben diyor deprem olduğu dönemde maddi olarak ekonomik olarak tükendim diyor. Çünkü her şeye yetişmeye çalışım. Kendi cebimden de harcadım diyor. Kendimden de harcadım diyor. Onun iddiası bu. Onun iddiasından bahsediyorum. kendi cebimden de harcadım diyor ve parasal olarak çok sıkıntılı, ekonomik olarak çok sıkıntılı bir duruma düştüm diyor. Bu ekonomik olarak sıkıntılı duruma düşmemden dolayı zaten diyor bakın ifade aynen şu orada bir itiraf aslında bu zaten diyor ben böyle bir eee duruma düşünce benim diyor borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var diyor. Depremin ilk iki yılında bana getirdiği ekonomik maliyetler nedeniyle ben borsada daha da fazla oynadım diyor. Ve bu bu beni diyor eee çok daha büyük bir çıkmaza sürükledi. Çok daha fazla risk almaya sürükledi ve bu paralara hep borçlandım diyor. Ama diyor yine vurguluyor. Hiçbir zaman ahbap derneğinden oraya kullanmadım diyor. Ama borsada bu forex gibi sistemleri düşünün. Yani işte şu euro yükselecek, dolar düşecek diyorsunuz. İşte kaldıraçlı oynuyorsunuz. Aslında bir çeşit kumar. oradan para kı para muhtemelen or Forex'e girmiş ya da coin Bitcoin'ler olabilir ya da borsada ki işlemleri olabilir ama diyor ki ben diyor orada battım diyor ama diyor asla ahbapın parasını kullanmadım iddiası bu hatta diyor eğer ahbabın parasını kullandıysam içişleri bakanlığı başfettişler istifa etsin diyor. Yani sonuçta 2023'te 2024'te 2025'te ben dernek faaliyetlerini denetlediler ve bana temiz raporu verdiler diyor. Ben 4 milyar TL'yi topladım. 4 milyar TL'yi dağıttım diyor. Şeyi bu ama diyor işte kendim de deprem için para harcadığım için battım diyor. Ondan sonra Forex'e girdim daha fazla oynadım daha fazla battım. İşin özü bu. Sonra diyor bakın burada ilginç bir şey. Şu lafı söylüyor Haluk Leventen. Ben ne kendim ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemem. Yani yine bir itiraf. Ahbab çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Şimdi borçlanıyor ya. Ahbab'ın şeyini kullanmadım diyor. Bağışları kullanmadım diyor ama ahbap çeklerini diyor yani senetlerini diyor kimi yerlerde teminat olarak kullandım diyor. Yani borçlandı ya işte sağa sola para almak için ahbap da güven veriyor. Borç verenler için onları veriyor. Senetler veriyor ve bir şekilde kendini döndürmeye çalışıyor. Anlattığı bu. Sonra bakın bu ifade sırasında tabii ona soruyorlar. Kayıtlı mal varlığım var mı diyorlar. Hiçbir kayıtlı mal varlığım yok diyor. Yelis Kaya isim bakın şimdi paralar gidiyor ya bu sırada. Şimdi bu borçlandım dediği kimler? Birazdan daha detaylı anlatacağız. Borçlandım dediklerinden bir tanesi önü Ece Güner. Avukat Ece Güner. Ondan borç alıyor. Diğeri yine işte Globus ve Kanat Savunma Sanayi gibi şirketlerin de sahibi olan Esin Önder Çağlayan. Şimdi bir de o var. Onlardan böyle çok yüklü miktarda para aldığını biliyoruz. Ama sadece onlar değil. Belli ki pek çok kişi var böyle. Şimdi o paraları alıyor ama hiç benim diyor ki o paralar hesaplarda gözüyor. Benim hiçbir üzerime kayıtlı hiçbir şeyim yok diyor. Şimdi Yeliz Kaya isimli şahsın üzerine kayıtlı Vakıf Bank ve Halkbank bankalarında bulanan hesapları ben yönetmekteyim diyor. Yani Yelis Kaya biliyorsunuz asistanı onun hesaplarını almış. Onları ben kullanıyorum diyor. Bunu kabul ediyor ve diyor Zafery isimli şahs üzerine kayıtlı olan borsa aracı kurumlarında hesabı var. İşte borsada oynuyor ya ama onlar da Zaferya Yay üzerinden oynuyor. O da Ahbap'ın yöneticilerinden dediğim gibi bak burada diyor ki Ahbap iktisadi işletmesi adına Vakıf Bank'ta çek karnesi vardır. Bak yine Vakıf Bank bak kamu bankaları hep dikkatinizi çekiyorum. Onun çeklerini kullandım diyor. Y o kişisel olarak teminat çeki olarak kullandığım olmuştur diyor. Onu da kabul ediyor. Diyor ki, "Ahbap derneği adına çalışanları çek düzenlemedim diyor. Diğer kuruluşlara 2026 yılında mülk alımları karşılığı senetler verilmiştir diyor. Bakın ahbap'tan senetler vermiş. Mülkler için 2026 Kasım ayında aktarımlar yapılacaktı" diyor. Şimdi aslında oradan sonra şuna geliyoruz. Bakın dedim ya ahbap gelen paraları anlattım filan şey hatta diyor ki ahbapa gelen paraları valilikleri de bildirdik o çıkış şeylerini filan orada kendini savunuyor ama diyor benim bu durumlara düşme nedenim depremin ilk iki yılı ben bu şeye başladım ama diyor bu sıkıntıya asıl bu duruma düşme nedir mi 2026'da başladı diyor 2026 yılında diyor benim diyor 80 milyon TL param vardı diyor şimdi 80 milyon TL nasıl vardı bir soru işaret evet ama diyor bu 80 milyon TL ile bir diyor Çerkezköy'de 20 tane daire buldum diyor. Herhalde bir site gibi bir yer. Orada diyor 150 milyon TL tutarında olan 20 adet taşınmazı almak istedim diyor ve bunları diyor ahbap alacaktım diyor. Yani ahbap derneğini vermek için kendi paramla alıyordum diyor. Ve anbap derneği yorum yani yönetim kurulu kararı da aldık bunun için diyor. Ben bu daireleri teslim almak için arkadaşımı gönderdim. tapu dairesinde bekliyoruz diyor. Onlar dediler ki siz böyle alamazsınız bu daireleri tapuun üstüne alamazsınız. O 20 dairenin teslimini yapmalılar. Genel kurul yapacaksınız işte sonra eee bununla dernekler masasına başvuracaksınız sonra geleceksiniz filan diyor. Bu da diyor ki ben topu işlemci yapamayacağım söylendi. Biz iki gün önce ben gözaltına alınmadan iki gün önce de almak için başvurduk diyor. Ama diyor eğer yetişseydi bu diyor yani biz bunu yapsaydık diyor 10 Temmuz Cuma günü bu işlemi yapsaydık diyor bir yıldır gelen 80 milyon TL yasal faiziyle şeklinde kapanmış olacaktı diyor. Şimdi burada ne anlıyoruz? Bu 80 milyon TL nedeniyle ben bir sıkıntıya girdim. Yani teslim edilmeyince ama ben bunları ahbaba alınca hesabı benim anladığım bu. Ahbaba alacaktım ben bunları verecektim. Böylece ahbapta eksik olmayacaktı. Böyle anlaşılıyor ama bu yanlış anlaşı olabilir bu. Çünkü ahbap'tan hiç bağışları kullanmadım diyor. Senetleri kastediyor olabilir. Yani ahbap senetlerini, şeklerini kastediyor olabilir. Ama diyor fakat yetiştirilmedi bu diyor 80 milyon Tal yani benim param aylar içerisinde nerelerde kullanılmışsa onlarla ilgili şu anda örgüt üyesi muamelesi yapılıyor diyor. Ama diyor yani gözaltına alınmasaydım şu an Ahbap derneğinde hiçbir para çıkışı olmayacaktı diyor. Ama şimdi gözaltına alın diyor. Muhtemelen o çiçeklerle ilgili Ahbap derneğinden çıkış olacak diyor. Şimdi bir de diyor ki operasyon kasıtlı diyor. Bilerek diyor beni pazar günü hayatın olan akışına aykırı diyor pazar günü beni bilerek aldılar diyor. Şimdi savcılık kaçtığını kaçma hazırlığı yaptı. Telefonunu kapattığını filan iddia etmişti. Haluk Levent diyor ki hayır diyor ben bu işlemi yapacaktım. Böylece ortada örgüt kalmayacaktı. Bir sorun kalmayacaktı. Bir sorun olması için beni pazar günü aldılar ve böylece diyor bu şeyi yapamadık. Bu devri yapamadık Ahbap derneğine ve diyor böyle bir soruna düştük. insanlar gözaltına alındı. Bu bilinçli kasıtlı yapılan bir operasyondur diyor. Yani kendisine bir çeşitte bir şekilde bunun bilinçli yapıldığını söylüyor. Yani tapu dairesinde o devri bilinçli yapılmadığını ve bu operasyon zamanlamasının ayarlandığını söylüyor. Şimdi tabii bunları söyledikten sonra yani onun için tabii pek çok soru var yani yani o hep 2026 vurgusu yapıyor ama 2025'te gayrimenkuller alınıyor. Yani hesaplarda milyarlar geziyor filan. Bu anlattıkları onu açıklamıyor. Ama bak şöyle bir şey demiş ifadesinde. Bu 80 milyon TL'lik borç karşılığı vereceğim 20 daire ne hikmetse bir el tarafından tapu devrine bir gün kala engellendi diyor. Diyor bununla ilgili bu detay bunu detaylarıyla sosyal medyada açıklayacağım diyor. Bak sosyal medyada açıklayacağım diyor. Süleyman Soylu adını vermişti ya. Yani burada acaba Süleyman Soylu'ya mı bir ithamda bulunacak ya da başkalarına mı ithamda bulunacak onu bilmiyoruz ama sosyal medyada şey yapacağım diyor, açıklayacağım diyor. Bakın bu ifadenin devamı çok enteresan. Bak diyor ki öncelikle kendim sonrasında ise Ahbap derneği'nin ekonomik krizi nasıl gelişti onu anlatacağım diyor. 2023 yılını bak tam ifade kesilmeye gidiyor burada. 2023 yılının şubat ayında meydana gelen deprem sonrasında ülkede çok büyük tartışmalık konusu oldu. Ahbaba gelen bağışlar 4 milyar TL'yi buldu. Burada ifadeye ara veriliyor. Burada ifadeye bir ara veriliyor ve önce bir saat ara veriliyor. Belli ki orada isim verildi. Artık Süleyman Soylu dedi ya da çeşitli devlet kurumlarından bahsetti. Çünkü onu açıklamasına göre sadece Süleyman Soylu değil bazı siyasiler ve şey devlet kurumlarından bahsetmiş. Yani sadece bir kişiden bahsetmemiş. Burada diyor tam burada bir saat ara veriliyor. Sonra belli ki orada tartışma tekrar bir saat daha ara veriliyor. Uzatılıyor anlaşma sağlanamıyor. Sonra geldiğinde şunu söylüyor. Bu konuda az önce tutanağa geçirmesini istediğim politikacılar, devlet kurumları ile ilgili cevap vermek istediğim konuların soruyla alakalı olmadığı söylendiğinden parantez içinde benim için konuyla alakası var. Hem de çok var. İfademi veremiyorum. Bundan sonraki sorulara suma hakkımı kullanıyorum. Şimdi savcılıkta bunları açıkladı mı? Öğreneceğiz bugün. Öğreneceğiz onları. Ve su y savunma hakkında engellendiğini söylüyor. Avukatım da ya arkadaş gerçekten de bu acayip bir şey ya. Yani şimdi ben gitsem herhangi biri gitse herhangi bir vatandaş AKP'li bir siyasetçi tarafından mağdur edilse Haluk Kement'ten bahsetmiyorum. Herhangi bir ifade vermeye gittiğinde hop ifadeyi kes. Yani böyle mi polisler çalışıyor artık? Yani AKP'li MHP'li birisi söyleyeceksin. Hop ağzını kapatıyorlar falan süslü ya. Devlet bunu yapar mı ya? Devlet ifadeyi alır mahkemeye sunar. Eğer bir iftira varsa karşı dava açılır değil mi? Şikayetçi olur. Süleyman Soar ki şikayetçiyim kardeşim benim adımı and dedi. Ama ülke öyle bir şey olmuş ki yani öyle bir şey olmuş ki ifadeniz sansürleniyor. Yani sen haşa diyorlar yani sen Süleyman Soylu nasıl suç işledi dersin yani çok acayip bir olay bu. Bakın bu ifadeyi veriyor. Bu ifadeyi verdikten sonra bu ifadeyi 15'te filan bitiriyorlar. 14 Temmuz günü saat 17'te mi o sıralarda bitiriyorlar. Sonra yeni bir ifade alma süreci başlıyor. O da şu Başaran Holding'le ilgili ifade. Biliyorsunuz anlatmıştık burada. Başaran Holding'den 22 tane gayrimenkul yani böyle çok ultra lüks Göktürk'te, Kadıköy'de böyle o daireler çok sayıda daire, ultraalüks daire, fabrika değil mi? Böyle karavan'da dev araziler böyle güneş enerjisi şeyiyle ilgili böyle dükkanlar filan öyle bir şey. 22 tane gayrimenkul ve Başaran Oldig'de şikayetçi olmuştu Haluk Levent'ten. Haluk Levent'ten şikayet olmuş demişti ki o da çok kısa bir sürece şikayetçi olmuştu. Ben 60 milyon dolarlık gayrimenkul verdim. Bana paralarım vermedi demişti Hüseyin Başar'a. Hüseyin ama önce öyle de anlatmadılar hikayeyi. Orada da büyük çakallık vardı. Hüseyin Başarı'nın kızı Mina Başaran bir uçak kazasında hayatını kaybetmişti. Dubai'den Türkiye'ye dönerken İran üzerinde uçak düşmüştü. Bana kızım konusundaki hassasiyetimi bildikleri için kimsesiz üniversite öğrencisi, kız çocukları için yurt yapacaklarını söyledi. Ben de ya hayatın o akışına tamamen aykırı tabii. Görevlendirdim bir çalışanımı, 16 yıllık çalışanımı. Bütün bu malları da 22 gayrimenkulü bir kuruş para almadan devretmiş benim elemanım diye bir abuk subuk bir şikayet dilekçesi. Şimdi onunla ilgili soruluyor Levent yani 19.01'de aynı gün tekrar ifadeye alınıyor ve orada diyor ki ya diyor evet bu gayrimen ticar alacak meselesi ile ilgilidir diyor. Bu alacak verecek meselesi diyor. Herhangi bir dolandıcılık eğilimi yoktur diyor. Konunun hukuki uyuşmazlığa giren konulardan olduğunu değerlendiriyorum diyor. Ayrıca diyor bakın çok önemli. Ayrıca şikayet hukuk gayrimenkuller iddia olunduğu miktarda değildir. Tarafımca bir kısmı ödeme yapılmış. Yani diyor ki 60 milyon dolar değil diyor. Şimdi burası çok kritik. Bak burayı unutmayın. Çünkü 60 milyon dolar değilse ki daha sonra bu gayrimenkuller biliyorsunuz şeye de satılacak. Başka birine satılacak. Y savunma şirketi sahibi olan Esin Önder Çağlaya satılacak. O da diyor ki birazdan hatırlatacağım tekrar bunu. O diyor 60 milyon dolar değil ya. 25 242 milyon dolarlık gayrimenkullerdi bunlardı. Şimdi o aradaki para ne? Yani o 60 milyon arada neredeyse değil mi? Yani 35 30 milyon dolardan fazla para var. O 30 milyon dolardan fazla para nasıl oluyor? İşte bu enteresan. Şimdi ama baktığımızda eee bunları açıklanması gerekiyor. Onunla ilgili de kabul etmiyor Haluk Levent ama asistanı Yelis Kaya'nın hesabını kullandığını söylemiş. Yelis Kaya haberi yoktu bunlardan diyor. Yelis Kaya da ifade vermiş. Diyor ki ben sürekli diyor benim hesaplarımı kullandı. Bana tapuları benim üstüme aldırdı. Ben bankalara borca battım. Kredi kartlarım iptal edildi. Beni de yaktı diyor. Yani özetle onu söyledi. O her şeyim tükendi diyor. O da öyle ifadelerde bulunuyor. Tapuları da benim üzerime alıyordu da kendi üzerine hiçbir şey almıyordu diyor. Şimdi bakın burada süreç şöyle işliyor. Geldik değil mi? Ortada hesaplarda dönen büyük bir para var. Büyük böyle milyarlar var değil mi? 4 milyar TL toplanmış bir bağış var. O diyor ki o bağışlar ihtiyaç sahiplerine gitti. Ama ortada bir 80 milyon TL ile başladı değil mi? 150 milyon TL değerinde ama 80 milyon TL'ye alınacak daireler var. 20 daire var. Bir yandan da bakın hesaplara baktığınızda yani Yelisaya adına kayıtlı ama Haluk Levent'in kullandığı hesaplardan milyarlar gidiyor. Milyarlarca lira gidiyor. Şimdi o milyarlarca giden kişilerden bir tanesi yani çok ilginç 70 milyon dolarlık bakın 3.2 milyar TL'lik para ve varlık hareketi olan Esin Önder Çağlayı. Şimdi şöyle düşünün. Aslında tam şöyle düşünebiliriz. Haluk Levent o bahsettiğimiz borç batağına girdiğinde bir yerlerden bu Başan'ın Holding'e gidiyor ve senet vermediğini söylüyor Hüseyin Başal'a veya işte başka bir şey kabul etmediğini söylüyor ama oradan gayrimenkulleri Yelis Kaya'nın üzerine alıyor. O 60 milyon dolar dedikleri ama aslında 242 milyon dolar olan muhtemelen gayrimenkulleri üzerine alıyor. Ama bu sırada Haluk Levent'in borçluları kapısına dayanmış vaziyette. O borçluların yani çok ciddi borçlanmış vaziyette 70 milyon dolarlık para hareketinden bahsediyoruz. Borçlandığı, en çok borçlandığı kişilerden bir tanesi de biraz önce bahsettiğim Esin, Önder, Çağlayan. Şimdi o ikisinin fotoğrafını iriskaleyla Esin'in hanım fotoğrafını böyle yan yana verdiğimizde yani sağdaki hanımefendi bakın orada 1 milyarlık transfer 58 şu şaibe y şüpheli tapu devri var. Tapu devri var. Şimdi Esin Önder Çağlayan da kara para suçlaması, kara para aklamak suçlamasıyla gözaltında. Onun da ifadesi ortaya çıktı ve o ifadesinde onun ifadesini aldığımızda Haluk Levent'in nasıl borçlandığını ve ona borcunu nasıl ödemeye çalıştığını göreceğiz. Nasıl borçlandı, nasıl ödeme göreceğiz. Şimdi mali incelemelerde Çağayan'an Yeliskaya'ya 1 milyar26 milyon lirayı aşan para transferi var. Bir bu aklınızda bulunsun. 70 milyon dolar borç verdiğini söylüyor Çağlayan Al yani Aluk Levent'e bunun karşılığında 68 taşınmaz devre aldığını söylüyor. Bakın 68 taşınmaz. 22 tanesi diyelim başaran holdingen. Fabrikalar içinde arsalar var işte lüks daireler filan var. 70 milyon dolar borç arkadaşlar ya. 68 taşınması devre aldım diyor. Bunun karşılığını hatırlarsanız dün de anlatmıştık. Yeliskaya'nın üstüne geçiriliyor bu mallar. Yeliskaya aynı gün Esin Önder Çağlayan'a gönderdi. Şimdi bu taşınmazları hatta bakın bu yani ve diyor ki Çağlayan ifadesinde orası aslında her şeyi bitiriyor. Bize diyor borçlandı. benim bana ve aileme borçlandı diyor ve karşılığında bize şöyle bir senet y böyle bir tutanak verdi diyor. Önder ailesine 2 milyar 100 milyon lira borcum bulunmaktadır. İyi niyetlerini kullanarak onları kandırdığım için çok üzgünüm. Bu parayı borcumu 2 Haziran 2026 tarihine kadar ödeyeceğim. Böyle bir tutanak hazırlamış. Yanında işte Yeliska'ya menajeri filan hepsi imzalamışlar aileye vermişler. 2.100 bak 2.1 milyar yani 2 milyar1 milyon TL böyle bir şey imzalamış. Tutanak imzalamış. Yani aslında bu parayı toplayıp eee ona vermeye çalışıyor Haluk Levent. Hareketlerden de onu görüyoruz iddiaya göre. Tabii şimdi o 22 sayfa ifade verdi Esin Önder Çağlayan. Eee ve dediğim gibi kara para aklamakla suçlanıyor. Yani ilişkimiz arkadaşlık ilişkisiydi diyor. Borç ilişkisiydi diyor. Kara para yapma olmadığını savunuyor. Ama tapu devlerine baktığınızda, ödemelere filan baktığınızda böyle acayip paralar çıkıyor. Şimdi diyor ki bu biraz önce bahsettiğim tutanak da bakın 17 Mayıs 2016 2026 tarihli. Yani 3 hafta sonra ödeyeceğim diyor 2.1 milyar TL'yi. Ama o da anlatıyor hikayeyi. Kendice anlatıyor tabii. Onu da eee şey yapmak lazım. Akıl süzgeçinden çok ciddi geçirmek lazım. Şunu yapmış bu arada böyle çek fotokopyileri vermiş. O tutanağı vermiş. Yani delil olarak bir şeyler vermiş. Yani bana bu adamın bu kadar borcu var diye. Diyor ki 2025 yılı haziran ayında bana geldi Haluk Levent diyor. Haluk Levent'in yanında diyor Mügeser Özen Küçük Hüseyin Küçük vardı diyor. Ondan sonra Levent'in diyor bir yapım şirketinden 10 milyon dolarlık alacağı olduğunu söylediler diyor. Belki 8 milyon dolar borç istediler benden diyor. 10 milyon dolar ya gitmiş 8 milyon dolar yani. Siz şimdi 8 milyon dolar arkadaşlar 8 milyon dolar borç bilmiyorum ya yani 10 milyon dolar alacağım var diyor bir yere eee 8 milyon dolar tak diye çıkartıp veriyorsun. Sonra diyor ki işte diyor bir kısmı nakit verdim. Bir kısmını çekle verdim diyor. Sonra ilk borcu geç daha ödenmemiş. Bak 8 milyon dolar ödenmemiş diyor. Muzaffer Köse'ye güvendim diyor. O kefil oldu. 8 milyon daha verdim diyor. 8 milyon dolar daha verdim diyor. Sonra diyor bak bir kripto para kuracaklarını söylediler. O coin var ya HLK coin filan bir de sosyal yardım platformu. Ona da diyor yaklaşık 6 milyon dolar gönderdim diyor. 8 milyon 8 milyon 6 milyon. Yani akıl alır gibi değil gerçekten. Ve bunları verdim diyor toplamda diyor ek dönemlerde diyor bu 70 milyon dolara ulaştı verdiğim para diyor. Ama diyor bunun karşılığında bana taşınmazlar getirdiler diyor. O bahsettiğimiz taşınmazlar ama bu taşınmazlar sadece başaran holdingen değil. Bakın 62 63'e çıkıyor. 68 taşınmaz getirdiler dün. Bir Yelis Kaya üzerindeydi bir kısmı diyor. Bir kısmı yani 62 63'ü diyor Yelis Kaya üzerindeydi. 56'sı diyor Zafar Yay üzerindeydi diyor. Ama diyor onların ekspertiz raporu var diyor toplamda diyor bunların hepsini topladığınızda diyor 35 milyon dolar oluyordu diyor. Yani diyor benim 35 milyon dolar alacağım kalıyordu sadece. Ben o 70 milyon dolar vermiştim. Yarısını alabildim diyor. Yarısını alabildim diyor. Şimdi sonra diyor aldım diyor. Bende kaldı diyor. Yani onları sonra diyor şey yaptım diyor. Yani benim üstümde hala diyor ama bakıyorsunuz başkaları kişilere de geçmiş. Satılanlar da var işlerinde. Sonra hesap hareketlerine bakıyorsunuz. 22 Aralık 2023 ile 24 Şubat 2026 arasında toplam 136.900.000 L gönderilmiş. Yani Çağlayan Yelisaya arasındaki yüksek tutarlı para trafiği Yeliskaya'ya gönderiyor bu parayı 136 milyon hatta 137 milyon TL gönderiyor ama diyor bak Çağend'den Yelisaya'ya 21 Kasım 2023 ile çok daha eskiye gidiyoruz Haziran 2026 arası tarihler arasında 1 milyar26 milyon 70.952 L aktarılmış. Ya bu para transferinin tamamını Haluk Lement'e gerçekleştirdim diyor. Ha o şey yaptı diyor yani. Ve bu bunları anlatıyor. Bak başarana şeye gidiyor. Bunlar diyor sonra baş arandan aldım üstüne geçiyor ya. Bak bu taşınmaz hareketlerin büyük çoğunluğu 2025 ile Mayıs 2026 arasında oluyor. Y yoğunluk o dönem taşınmazlar arasındaki yoğunluk. Yani çok enteresan. Bak soruşturmada en dikkat çeki bölümlerden biri de soruşturmayla ilgili söylüyorum bunu. Başaran yatırım Holding'e bağlantılıdır. Şirketlere aleti olduğu söylenen 22 taşınmaz. Bu taşınmazlar hep Esin Önder'e, Esin Önder Çağlayana'a ya da onun sahibi olduğu Globus ve Kanat savunma şirketlerine devredilmişti. Bunlarda hiç tapu devri yok. Tapu devri yok. Satış sözleşmesi yok bunlarda. Pardon tapu devri var. Çok özür dilerim. Tapu devri var. Satış sözleşmesi yok. tapular devrediliyor. Yeni kayın üzerinden ona geçiyor. Ama satış sözleşmesini soruyorsunuz. Yok para göndermesi o da yok. Sadece borç ödeme, borç ödeme diye geçiyor. Şeyde diyor ki Esin Önder Çağlayanda, "Bunlar da borçlu zaten" diyor. "Borç bana, borcumu ödemek için bu gayrimenkulleri veriyorlardı" diyor. Yani baktığınızda gerçekten çok acayip para hareketleri. Gerluk başka bir hareket var. Taşınmazların bir günde el değiştirmesi var. Ama o da söylüyor. Esin Önder Çağl yani diyor o 22 gayrimenkul diyor şey değildi diyor. Öyle 60 milyon dolar filan değildi diyor. 242 milyon dolarlıktı diyor. Yani bazılarının üstüne de gerçekten geçirilmiş yani. Bir de bakın esin Önder Çağlay'ın çok şeyi var. Habulik Levent'i çekler vermiş ve o vadelerin çeklerin Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım eee 2026 toplamda 13 milyon dolarlık çek vermiş. Şimdi o çeklerin de vadeleri geliyor. Yani bu diyor bak çok enteresan bir şey söylüyor orada. Çok ilginç bir şey söylüyor. Çağlayan çeklerin kimlere ciro edildiğinin tespit edilmesini istedi. Bu işlemlerin araştırılması halinde suçluların ortaya çıkacağını savundu. Bak diyor ki 13 milyon dolarlık çek verdi. Bu 13 milyon dolarlık çeki kime ciro ettiyse orada suçları bulabilirsiniz diyor. Yani bu bizim bu milyar milyar liralık milyarlık sır için önemli bir bulgu. Buradan yürüyor. Gayrimenkuller de çok önemli veriler ama bu çektörün ciro edildiği yerlerde önemli yerler. Aynı zamanda Başanoldik'ten de işçiyor. Haluk Levent'ten vicdanım istismar edilerek bir sarmalın içinde bırakılarak dolandırıldım diyor. Haluk Levent'ten de şikayetçi oluyor. Yani baktığınızda bakın bildiğim bir şey varsa burada çok ciddi bir kara para trafiği bir tefecilik hikayesi var. O dosyalarda çok belirgin böyle olur. Yani Haluk Levent sonuçta bir tefici ağına düşmüş. O belli bir kara para ağına da düşmüş. Ama zaten suçlamalardan önemli bir kısım para aklamak. Bu isimler ne kadar bu işin içinde ne kadar diye bilmek mümkün değil. Ama burada bu para hareketlerine baktığımızda yani çok ciddi bir dolandırıcılık faaliyeti de olabilir. Oradan gelmiş olur kara para. Kara para başka suçtan da gelmiş olabilir. Çünkü kara para öncül suçlardan gelir. Öyle kara para durup dururken gelmez. Şimdi aynı zamanda biliyorsunuz avukat Ece Güner aynı zamanda bu dosyada tutuklu. O da diyor ki bana geldi diyor. Yani şeyle ilgili çok kötü durumda olduğunu söyledi diyor. Acayip duygu sömürüsü yaptı bana diyor ve diyor benden borç istedi diyor. Ben de diyor borç verdim diyor Haluk Levent. Benim bununla hiçbir ticari ilişkim yok diyor. Hiçbir zaman olmadı ticari ilişkim diyor. Bana 300 400.000 dolar parayı Levent'e verdim diyor. Ondan sonra alamadım bir türlü diyor. Eee sonra diyor 570.000 dolar karşılığı TL olarak bana şey yaptı diyor. 1 milyon dolar da veriyor. Sonra 1 milyon dolar veriyor toplamda. Sonra 570.000 dolar daha veriyor. Yani toplam 1.570.000 dolar borç veriyor. Sonra bu parayı geri aldım diyor ama çok zor aldım diyor. Bir yıl uğraştırdı beni diyor. Öyle aldım diyor. Benden de bu paraları diyor çok kötü durumda olduğunu, sağlık sorunlarının da olduğunu söyleyerek eee şey yaptı diyor. Bana da diyor bağışlar da yaptım diyor. Paraları da başkalarının hesaplarına göndermemi söyledi diyor. Ben bunları sorgulamadım diyor. Çünkü borç olarak gönderdim diyor. Bana ödeyecekti diyor. Bir yıl sonra da ödedi diyor. Paramı aldım ben diyor. Şimdi buraya baktığınızda bakın dediğim gibi bak bu paralar dönüyor. Şimdi burada muhtemelen işte eee hem avukat Ece Güner hem eee Essin Önder Çağlayan. Şimdi bu isimlere baktığınızda, bu ailelere baktığınızda hem Başaran Holding'e baktığınızda bir tablo ortaya çıkıyor. Bakın burada soru işareti Süleyman Soylu nerede? Y Süleyman Soylu olan iddiaları nereye gelecek? Kalpent veya devlet kurumları diyor. O politikacılar diyor. Sadece Süleyman Soylu demiyor. Çünkü bu kadar paranın döndüğü bir yerde bunların fark edilmemesi mümkün değil arkadaşlar. Yani bu işte devletin olmaması, devletten politikacı, bürokratların olmaması mümkün değil. Çünkü para çok büyük. Para çok çok büyük. Yani nerede bakın 70 milyon dolar, bir 70 milyon dolar daha. Yani ortada para ya milyarlarca liralık transferler. Şimdi buraya bakıyorsunuz değil mi? Yelis Kaya'nın hesaplarından yapıyor Halik Levent bunları. Yeliskaya'nın hesapları hangi bankalarda bakıyorsunuz? Vakıf Bank ve Halkbank'ta. Ya bu Vakıf Bank ve Halk Bankta şüpheli işlem bildirimi diye bir şey yok mu? Burada bu paraların hareketlerini görüp Yenüz Kaya'nın çapı belli. Yani geliri belli, gideri belli, şeyi belli. Bir tane bu kamu bankası görevlü demiyor mu ya bu paralar nereye? Kime gidiyor? Kimsiniz siz ki? 290 milyon TL'lik ki savcılık önce 990 milyon TL dedi. 290 milyon TL sadece kaybettikleri bahis dedi. Sonra da 290 milyon T'ye indi. Savcılık nasıl öyle bir açıklama yaptı? O da hayret bir şey. Ama şimdi burada görüyorsunuz Vakıf Bank, Halkbank hiç bildirmedi mi bu paralar böyle gezerken? Çok acayip. Gerçekten çok acayip. Olmaz işte. Birileri var bu işin içinde. Haluk Levent de diyor, "Söyleyeceğim ben o birilerini" diyor. Politikacılar, devlet kurumları diyor ama konuşturmuyorlar. Şimdi bir de şöyle bir şey var. Bakın böyle tablolar gördüğünüzde şunu bilin. Burada mafyasız olmaz bu iş. Ortada bu kadar kayıt dışı para dönüyorsa, kara para dönüyorsa orada çok büyük mafya grupları vardır. Çok büyük mafya grupları vardır. O mafya grupları bu paralar için her şeyi yapar. O işi çözer o paranın büyük kısmını da onlar alırlar. En sonunda bu mafya iklimi işte Türkiye'deki mafya iklimin en beslendiği nokta işte bu işlerdir. Borç alacak ve büyük paraları olduğu zaman orada o iş çocuk onlar mahkemeyle çözmezler o işleri çoğu zaman. O paranın kirli para çünkü sonuçta ortada olan ve o anlamda başka neler çıkabilir? Ne tehditler çıkabilir, ne ölüm riskleri var, ne ölüm tehditleri çıkar. Yani çok acayip, çok karmaşık işler çıkar buradan. buradan çok mağdur olur. Yani şimdi bu yani tabii bugün savcılık ifadesini Haluk Levent'in bekliyoruz. Yani orada belki de bu sefer açıklayabilecek, anlatabilecek belki de sosyal medya hesaplarından anlatacak. Ama şimdi siyasi gündeme de kısaca bakmak istiyorum. Siyasi gündemde de şunu görüyoruz. Özgür Özel önemli bir açıklama yaptı. eee yeni parti partinin adı olacağını ve muhtemelen Ağustos e yani başı Temmuz sonu gibi eee partiyi açıklayacaklarını söyledi. Kulis bilgiler geliyor. Kulis bilgilere göre böyle Ali Mahir Başarır, Veli Ağ Baba eee pek çok böyle şu an eee soruşturmalarla da böyle hedef alınan isimlerin yeni partide olmayacağı söyleniyor. Bilmiyorum tabii iddialar ne kadar doğru ama Özgür Özel artık böyle hukuki sürecin devam ettiğini ve hukuki süreçte eee bitmesinin ardından eee şey yapılacağını direkt eee bunun sağlanacağını ifade etti. Aynı zamanda bakıyoruz eee yani bütün bu süreci ilerlerken arkadaşlar şeye gitmemiş ya. İsnaf Mahkemesi 55 gündür kararı göndermemiş Yargıtaya. Yok izin almış tatile gitmiş şey hakim. Yoksa ora NATO zirvesi var diye göndermiş. Özgür Özel açıkladı. Yargıtay karay versin deniliyor ya. Yargıtayı gitmemiş dosya istinafta tutuluyor. Ya bu kadar artık yani bu kadar olur yani. Oyalanıyor, şey yapılıyor filan. Aynı zamanda e Özgür Özer Kemal Kılıçdaroğlu'nun Hüseyin Can eee belediye başkanı Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'inile ilgili Kılıçdaroğlu sezonuna tepki gösterdi. Ya onu da izleseniz gerçekten gerçekten çok kötü yani şu kuşkularım vardı diyor yani. Bir olay olaydan haberi bile yok emin olun. Yani böyle kuşkularım dediği şey top çevirmek için söylediği bir söz. bir siyasi şey yapıyor ama Türkiye Çankaya gibi milyon nüfuslu bir ilçenin belediye başkanıın tutuklanmasına karşı bile duyarlılığını yitirmiş. Duyarlılık kalmamış. Yani o bile gündem olamıyor artık. CHP'li belediye başkanlarının tutuklanması bu kadar gündem olamıyor ama CH hiçbir şey yok gerçekten. Dosyaya baktık, okuduk, hiçbir şey yok dosyada. Buna rağmen o hedef alınıyor. Eee, yani evet ülkenin gündemi çok yoğun. çok çok yoğunluğu da devam edecek muhtemelen. Biz programlarımızda size özetlemeye devam edeceğiz. Hoşça kalın. >> [müzik]