Transcription
Herkese merhaba, videoma hoş geldiniz. Tempra Töreleri video serimin ikinci videosuyla karşınızdayım. İlk videoda düz dünya çevresini ele almıştık, hatırlarsanız. Bu videomuzun konusuysa gelmiş geçmiş en büyük kongre iddialarından biri olan İlluminati.
Şimdiye kadar İlluminati adı altında yüzlerce videoya akıl almaz iddialar, asla mısınızdır? Konu alengirli olunca YouTube içerik üreticileri de sağ olsun, bundan olabildiğince yararlanmak adına size bu konuda verebileceği kadar çok bilgi vermekten geri durmadı. Haliyle İlluminati denilince kafamızda olağanüstü şeyler canlanıyor. Gelin birlikte bu konuyu enine boyuna inceleyelim ve gerçekten ne olduğunu anlamaya çalışalım.
12021 yılında yaşayan insanlar olarak uzun bir insanlık tarihini geride bırakmış bir eyleriz. Elbette dünya üzerindeki varlığını süresince birçok farklı kültür, medeniyet ve uygarlık geliştirdik. Topluluğumuz büyüdükçe haliyle ayrışmalar da başladı. Toplumları ayıran en başlıca şeylerden birisi ise dindi. Daha doğrusu inanç vardı. İnsan doğası gereği kendisi gibi inanan insanlarla birlikte yaşamak ister. Günümüzde her ne kadar kozmopolit bir yaşama adapte olmuş olsakta, yirminci yüzyıla kadar din toplumları ayıran belirleyici buluşturdu. 20. yüzyıl boyunca da bu ayrımlar ekonomik kavramlarla tanımlandığı. Günümüzde ise ayrım yeniden dini kavramlarla ve bu kez dünyayı yönettiği iddia edilen gizli ezoterik cemaatlerle birlikte yapılmaya başlandı.
Şimdi İlluminati deyince bağlantılı olarak bazı kavramlar da beraberinde geliyor. Bunlardan en popüler olanı dünya genliği kavramı. Tarihte dünya egemenliği kavramı 19. Yüzyıl gel bu içinde ifade edilmiş bir dönemki siyasi, ekonomik ve askeri açıdan üstün olma durumunu ifade eder. Dünya egemenliği 19. yüzyılda kavramsal aşmış olsa da öncesinde Park Romana ve Nizam Alem gibi çeşitli isimlerle de anıl dıt. Roma İmparatorluğu'ndan sonra ikinci defa batının eline geçmesinden sonra özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren farklı şekillerde tanımlandığı görünüyor. Egemenlik aynı zamanda farklı tarafların varlığıyla birlikte bir tarafın diğerine üstünlüğünü ifade eder ve üstünlük kavramının vurgulanması için bir ayrımın olması gerekir. Paris el süreçte bu aldım Uygar Barbar kavramlarından sonra uzun bir süre bin Temelli açıklamalar buldu. Yirminci yüzyıla kadar bu biçimde bayramlaşma mevcuttu. Bu yüzyıldan itibaren yerini ekonomik ve sosyolojik Temelli tanımlamaları bıraktı.
Şimdi İlluminati konusunda yavaş yavaş geleceğim. Fakat öncesinde bilmemiz gereken şeyler var. Bize sunulan bilgiler kimi zaman saklı bir gerçeğin üstünü örten örtü, kimi Ya aslında sonuç olmasına rağmen gerçeğin nedeni olarak ileri sürülen somut bir görüntü, kimi zaman da mevcut gerçeğin aksinin anlaşılmasını sağlayan yanıltıcı ipuçlarıdır. Bu sebeple çeşitli şekillerde önümüze konan bilgileri mutlaka sorgulayarak kabul etmek, bu bilgilerin ne anlama geldiklerini ve genel kuramsal çerçeve de hangi sonuçları doğuracaklarını görerek ele almak sağlıklı bir sosyolojik değerlendirme için şarttır. Özellikle kitle iletişim araçları belli merkezlerden çıkan bilgileri yine bu merkezlerin yorumuyla veriyor. Kitleler bu merkezlerin istediği doğrultusunda bilgi sahibi ediliyor. Ayrıca çoğu bilimsel iddia taşıyan yayınlar belli bir bilgi türünün ve belli tezlerin savunuculuğunu yaparak insanları tek bir kabulün etrafında toplamaya çalışıyor. Çoğu zaman istenilen yönlendirme çerçevesinde çarptırılmış, hatta tersyüz edilmiş bilgiler verilir. Bu nedenle sunulan bilginin arkasında aslında farklı gerçekler olabilir. Var olan gerçek ve sunulan gerçek arasındaki bu ilişki birbirine tezat görüntüle ve dolayısıyla bize yansıtılan bilgilerin arkasında başka gerçekler olabileceğini düşünmek bu konuyu araştırırken temel metodumuz olmalı. Böylesine şaibeli bir konu hakkında hükme varmadan önce bütün bunları düşünmeli ve ona göre hareket etmeliyiz, değil mi?
Yeryüzünde sınırlı sayıda seçilmiş üyesiyle ortaya koyduğu değerler ve prensipler etrafında örgütlenmiş çok sayıda gizli veya yarı gizli topluluk var. Bunu görebilmek için dahi olmaya gerek dahi değil. Çünkü bu su götürmez gerçek diyebileceğimiz bir oldu. Ancak öncelikle biz bu videoda dünya egemenlik ilişkilerinde söz sahibi olduğu iddia edilen bu cemaatlerden belli başlı olanlarını bize tanıdıkları şeklinde bir tanıyalım.
Masonluk bu gizli cemaatlerin en bilineni, yarı gizli şekilde örgütlenen ancak kendine özgü gizemleriyle gerçekte pek çok sırrı barındırması sonudur. 11. yüzyılda duvar ustaları arasında kurulmuş olan cemaat, kendisine Süleyman Mabedi'nin şahsında payı olan Hiram Ustayı başlangıç noktası almıştır. Bu şekliyle kendine inşa ettiği çok yıllık manevi ve geçmişte birlikte Yahudilikten, Kavala'dan, hatta eski Mısır ve öncesine giden pagan inançlarından semboller taşıdığı belirtilir. Masonlukta üyeliğe kabul mistik törenlerle yapılır. Üyeler birbirlerine özel işaretleriyle tanır. Local örgütlenmeleri de yine aynı gizlilik çerçevesinde gerçekleşirken, dibe yanlarında dünya üzerinde barış ve kardeşliği tesis etmek, tüm dünyayı insanlığın ortak değerlerinde buluşturmak ve insanı yüceltmek temel amaçlarıdır. Bu amaçla dünya üzerinde loca sistemi şeklinde çok geniş bir örgütlenme ana sahipler. Ancak asıl amaçlarının Siyonizme hizmet etmek olduğu, dünyadaki birçok zararlı faaliyetlerde onların parmağın bulunduğu, dünyayı kaosa götüren gelişmeleri onların tezgahlandı ığı, gerçekte de kullandıkları sembollerden hareketle şeytana tapındıkları iddia edilir.
Masonluğun duvar ustalığından nasıl gizli bir örgüte dönüştüğü noktasında karşımıza Tapınak Şövalyeleri çıkar. Bu örgüt Kudüs'e gelen Hıristiyan hacıları korumak ama 2118 yılında dokuz şövalyenin kendi isteği ve dönemin Kudüs Kralı'nın izniyle kurulmuştur. Bu kutsal hizmetleri için Süleyman Mabedi'nin kalıntılar üzerinde bulunan Kudüs Sarayı'nın bir bölümü kendilerine ayrılmıştı. Ancak iddiaya göre gerçek amaçları sarayın temelinde olduğu sanılan Ahit Sandığı'nı bulmak ve mavi yeniden inşa etmekti. Bu amaçla kalıntılarda başladıkları kazılarda buldukları şeyler onları bambaşka yönlere sevk eder. Birincisi, Hristiyanlık öncesine ait bakan öğretileri ve büyü teknikleri ki örgütü tam anlamıyla mistik ve ezoterik yapan da budur. İkincisi, Hz. İsa'nın evlendiği ve bir çocuğu olduğu iddiasını kanıtlayan belgeler ve hatta Hz. İsa'nın karısı olduğu iddia edilen Magdalalı Meryem'in mezarı. Bu iki unsur örgütün Katolik Kilisesi'nin aksine farklı bir Hristiyanlık yorumu ortaya koymasına ve Tanrı İsa öğretisi yerine evlenip çoluk çocuğa karışabilen insani sayı belgeler ile birlikte ortaya koymak Kilis'e karşı bu çok önemli bir koz elde etmelerini sağlamıştı. Ancak Hz. İsa'nın Valisi kavramı Katolik Kilisesi'nin otoritesinin şiddetli bir biçimde sar sıcağından papalık verdikleri imtiyazlar la zaman içerisinde güçlenen örgütü daha fazla güçlenmeden dağıtır iyilerini ve üyelerinin büyük çoğunluğunun öldürür. Bu tarihten sonra örgüt, daha doğrusu askeri kanat Tapınak Şövalyeleri tasfiye olursun. Siyasi kanat Sion Tarikatı yeraltına iner. Örgütün bundan sonraki amacı Hz. İsa'nın aslında daha geriden Hz. Davut'un soyundan gelen Valisi Katolik Kilisesi'nin kıvrımından korumak ve zamanı geldiğinde kurulacak olan birleşik bir Avrupa devletinin başına Kral olarak geçirmektir. Sion Tarikatı bu amaçla yeraltında faaliyet gösterirken, bir yoruma göre masonluğa dönüşür. Başka bir yoruma göre ise masonluğun içine farkedilmeden eklenir ve örgütü kendi çıkarları doğrultusunda biçimlendirerek ey olmasını sağlar. Örgütün nihai hedefinde kurulacak olan sistem eski pagan inançlarından etkiler taş Allah. Hz. İsa'nın soyunu korumalarına rağmen asıl gerçek eski putperest inanç ve geleneklerine çok bağlı olmaktadır. Bu düşünceye göre Yahudi felsefesi diye bilinen Kavala'da gerçekte ritüel ve sembolleriyle eski pagan inançlarının bir tezahürüdür. Bir çekim Tapınak Şövalyelerinin idamına bir gerekçe olarak da keçi kafalı ve ayaklı Bafomet adlı bir pagan tanrısı da takılmaları gösterilmişti. Tapınakçılar tüm semavi dinlere düşmandırlar. Kurmak istedikleri sistemde ye getirecekleri Kral sonuçta bir anti Messi yani Deccal olacaktır. Tüm örgütlenmeleri bu sonuca yöneliktir. Tüm dünyada örgütlü ve etkilidirler. Avrupa Birliği projesinin altındaki gerçek güç de aslında Sion Tarikatı'dır. Avrupa'yı ve dünyayı bu geleceğe adım adım hazırladıkları iddia edilir.
Kurukafa Kemik Örgütü ABD'de 1832'de kurulmuştur. Sembolündeki kurukafa ve kemik aynı zamanda masonluğun sembollerinden biridir. Ancak masonluğun içine yerleşmiş daha elite v2 selam götür temel amacı gizli değerler doğrultusunda dünyanın yönetiminde kritik yerlere adam yetiştirmek ve yerleştirmektir. Her sene 15 kişiyi seçer, yetiştirir ve ileride önemli görevlere getirir. Küresel gizli örgütlenmenin tepesindeki mekanizmaya adam devşirme örgütü vazifesi görür.
1843 yılında ise 12 Alman Yahudisi tarafından New York tabelayı biri tadında bir örgüt kurulur. Bir Yahudi örgütüdür ve genel kabule göre Yahudilerin dünya üzerinde egemen güç olma yolundaki faaliyetlerini yürüten ve kontrol eden unsurdur. Masonları ve diğer gizli ezoterik örgütleri kontrol eder ve Yahudi çıkarları doğrultusunda kullanır. Yahudi haklarını koruma örgütü olarak lanse edilmelerine rağmen tüm dünyayı Siyonist emellere hizmet eden bir sisteme dönüştürmeyi amaçlayan bir kuruluş oldukları iddia edilir. Dünyayı Yahudiler yönetiyor teyzenin ileri sürme nedeni de bundan kaynaklanır. Bir yandan gizli örgütlerle ilgili küresel egemenlik algısı tesis etmeye çalışırken, diğer yandan ve bu durumu Yahudilere bağlama eğilimi vardır. Bu algıya göre dünyadaki birçok işin arkasında Yahudiler vardır.
Bu hemen Kulübü ise 1872'de kurulmuş yara gizli bir örgüttür. ABD'nin Batı yakasındaki elitleri ve özellikle Cumhuriyetçi başkan ve başkan adaylarının tümü bu topluluğun üyesidir. Faaliyetleri son derece gizli olan topluluğun özel Vadisi'ne giriş ABD devlet güçleri tarafından özellikle engellenir. Bu hemen Kulübü hem çok zengin hem de en kilit noktalardaki eleklerin oluşturduğu daha üst ve çok daha gizli seçkinlik kulüptür. Sayıları bine yakın ABD'li elit insan her yıl belli bir dönemde Kaliforniya'da veya diğer eyaletlerdeki çiftliklerde ayın için toplanırlar ve gizli ritüeller uygulanır.
1973'te gelindiğinde Trilateral Komisyon örgütü ortaya çıkar. Tasarlanan yeni dünya düzenini tüm Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya'ya daha iyi anlayabilmek için oluşturulmuş ve devlet bırakılır. Hem de iki seni bu ve Zignago Braginsky tarafından kurulmuş bir örgüttür. Tam anlamıyla gizli bir cemaat olmayan Trilateral Komisyon, küresel güçlerin dünya egemenlik ilişkilerini ön planda yer alan organizasyonlarından biridir ve Dış İlişkiler Konseyi ve bir de bölge birlikte üçlü sacayağı bir parçasıdır. Masonik sistemin yeni bir uyarlaması olan komisyon ilk olarak Kartal hükümetinde büyük güce ulaşmıştı. Hükümette kartların kendisi dahil 20 önemli kişi komisyona üye olup diğer üyeleri önde gelen finans orlar, sanayiciler ve akademi uzmanlarıdır. Kartını izleyen hükümetlerde de komisyonun etkisi sürmüştü. Örneğin Boş ve Clinton birer Trilateral Komisyon üyesi Diler.
Bir çok önemli gizli ve ezoterik örgütten bahsettiğim e göre gelelim videomuzun konusu olan örgütü. İlluminati bu işin neresinde? İlluminati çoğunluk tarafından gizli ve tehlikeli bir örgüt olarak bilinir. Peki, eğer bu örgüt bu kadar gizli bir falan Maysa nasıl oluyordu hakkında binlerce blok, video ve hatta yayınlanmış kitap değil? Bu soruyu bir komple çevresine sorduğumuzda hakkında bu kadar bilgi olması gizlediklerini korumanın başka bir yolu şeklinde bir yanıt alabilirsiniz. Haklılık payı da var gibi duruyor, değil mi? Yani siz bir örgü kursaydınız ve örgüt hakkında pek çok gerçek dışı bilgiye ulaşma soğukmuş olsaydınız, bu sizi arka planda asıl işlerinizi yönetebileceğiniz bir kalkan görevi görebilirdi. Fakat böyle düşünmeye başlarsak her şeyin arkasında gizemli bir takım güçler aramaktan gerçeği ulaşacak vaktimiz olmazdı. Komplo teorileri videomda ne demiştim? Eldeki verilerle ve ispat yükü boş hipotez gibi kavramlarla ilerlemeliyiz. Aksi halde her duyduğuna inanan bir hayalperest olmaktan öteye gidemeyiz.
İlluminati kelime anlamı olarak Latince illumina tuz sözcüğünden gelir. Çoğul bir kelime olan İlluminati "aydınlanmışlar" anlamına geliyor. Günümüzde gizli cemaat testlerine göre dünyaya yön vermeyi dünyasındaki ezoterik örgütlerinin en gizlisi ve tehlikelisi olarak görülse de, kuruluş amacına baktığımızda bu tanıma uyan bir ör bu zor. 1776'da Bavyera'da akılcılığın, din özgürlüğünün ve evrensel insan haklarının yeni idealleri Katolik Kilisesi'nin kamu işlerindeki ağır etkisiyle karşı karşıyaydı. İlluminati'nin hikayesi bir Mayıs 1776'da Ingolstadt Üniversitesi hukuk profesörlerinden biri olan filozof Adam Weishaupt tarafından beş kişiyle kurulmasıyla başlıyor. Weishaupt öncesinde sökülen felsefeyi üretme çabasında olan biriydi. Bu çabaları sonuç vermeyince o da kilisenin ideolojilerine karşılık gelecek olan fikirlerini gizli bir cemiyet aracılığı vermeye karar verdi. İlk olarak beş kişiyle kurulan bu cemiyete İlluminati adını verdiği örgütün kurulma amacı batıl inanca, önyargıya, dinin sosyal hayat üzerindeki etkisine, iktidarın kötüye kullanımına karşı bir yapılanma oluşturmaktı. O dönemde kilisenin kamusal alanı üzerindeki etkisini ve bilimin ilerlemesine ket vurduğunu düşünecek olursak, aklı başında olan herkesin desteklemesi gerekecek bir cemiyet. 6 bu. Fakat böyle olmadı. Weishaupt görüşlerini masonlardan örnek alıyordu. Aslen Orta Çağ'ın seçkin taş işçilerinin cemiyeti olan masonlar, masonluk sanatını aktarmaktan çoğunlukla bilgi ve aklı liderlerin desteklemeye geçtiler. Zaman içinde birçok varlıklı ve elit bireyleri içeren yara gizli seçkin bir cemiyete dönüştüler. Weishaupt Böylece masonlardan da devşirdiği İlluminati eklenen yeni üyelerle kendi paralel cemiyeti'ni yaratmış olduğu ve kendisine Roma köle isyanı'nın meşhur lideri olan Spartaküs kod adını verdi. İlluminati'nin ilk üyelerinden biri olan Baron Adolf von Knigge aynı zamanda bir masondu. Örgütün büyümesinde büyük rol oynadı ve aynı zamanda masonik hainleri örgüte getiren de oydu. Bilimin eti masonlukla birleşmiş olmasaydı, belki günümüzde anladığından çok daha farklı bir yapılanma olarak tarihe geçebilirdi. 1784'te gelindiğinde artık seçkin Bilginler ve politikacıların yer aldığı 600'den fazla üyesi olan bir örgüt olmuştu. Bu 76 yılında mama ver ya da kurulan bu örgütle ilgili simya, büyü, astroloji, eski Mısır gizemi ve her metin uğraştıkları söylenir. Gizli bir şekilde örgütlenen İlluminati özellikle masonlar arasında yerleşir ve masonlarla e tırnak gibi olurlar. Kurmak istedikleri yeni dünya düzeni eski inançlara dayanır ve öncelikli hedefi Katolik Kilisesi'dir. Bu nedenle örgüt on yıl sonra 1786 yılında dağıtılmış, ancak yer altına inerek daha gizli ve güçlü şekilde örgütlenerek hedeflerini büyütmüşler dir şeklinde iddialarla karşı karşıyadır. Doğruluğu kesin olarak teyit edilmemiş bilgilerden bahsettiğim için "iddia ediliyor" şeklinde ifadeler kullanıyorum. Bu anlatılanlar arasındaki bağlantılar kurmak ve kendi doğrularımızı ulaşmak bize kalmış.
Nerede kalmıştık? İlluminati'nin üyeleri hızla artarken bir yandan da Amerikan Devrimi hız kazanmıştı. Hatta Amerika Birleşik Devletleri'nin 3. Başkanı Thomas Jefferson İlluminati topluluğunun bu adam Weishaupt'tan örgütle söz edecekti. Böyle olunca Avrupalı hükümdarlar ve Ruhban sınıfı kendi topraklarında da benzer bir isyandan çekilmeye başladılar. Yönetimdeki ve kilise tarafındakiler her iki grubun da yani İlluminati ve masonların insanların dini inancını zayıflatmaya kararlı olduklarına inanıyorlardı. Ancak gerçekte bu grupların asıl amacı doğrudan dini yok etmek değildi, sadece dinin yönetimden ayrılması gerektiğine inanıyorlardı. Yani bir nevi laiklik. Çok geniş kapsamlı bir kavram olan sekülerizmin bir parçası olan rahiplik, ateizm veya dinsizlik demek değildir. Laiklik dini kişi ve kurumların devletin işlerine ve devlet kurumlarına müdahale etmemesi, devletinde din işlerine karışmaması anlamına gelir. Gelgelelim Bavyera hükümeti bununla ikna olmadı ve İlluminati üyesi olan kişileri izlemeye başladı. Üyeler üniversitelerde ve yerel yönetimlerde önemli makamlar elde etmeye başladığında Bavyera dökük artık 11 784'te bir kararname yayınladı ve böylece tüm gizli cemaatleri yasakladı. Böylece kuruluşundan dokuz yıl sonra İlluminati topluluğu dağıldı ve Weishaupt sürgün edildi.
Tarihte buna benzer gizli yapılanmaların sayısı ve izdüşümleri bir hayli fazladır. Orta Çağ'ın başlarında Haçlı Seferleri'nde katkısı olacak yeni ve güç sahneye çıktı. Her simpara torunun çökmesine ve eski Roma İmparatorluğu topraklarının da büyük bölümünün ele geçirilmesine neden olan Arapların bu büyük gelişmesinin ardındaki itici güç Hz. Muhammed'e yedinci yüzyılda vahyedilen İslam diniydi. Özünde İslam yeni bir din olduğunu iddia etmiyordu, insanlığa zamanın başından beri İncil'deki peygamberler ve İsa yoluyla da yollanmış olan çağrıyı teyit ediyordu. Ancak zamanla İslam'da Avrupa'yı etkilemekte olan gizemli etkileyen kurtulamadı ve bugünkü Türkiye'nin güneydoğusundaki Haramda Sabirler olarak bilinen topluluk ortaya çıktı. Onların etkisiyle de tıpkı İlluminati gibi gizli bir yapılanma Haşhaşiler oluştu. Haçlı Seferleri döneminde Tapınak Şövalyeleri ile temasları gizemci geleneklerin batıya aktarılmasına önayak oldu. Yakında Diamond tema Hasan Sabbah ve Haşhaşiler hakkında kapsamlı bir video yayınlayacak. O videoyu izlediğinizde bu konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olacaksınız. Yine aradaki bağlantıları kurmak size kalmış tabii.
Sonuç olarak, varsa tutun sürgününden sonra İlluminati topluluğu ortadan kalktı. Fakat daha sonra var oldukları dönemde olduklarından daha fazla anılmaya başladılar. On yıl sonra Fransız Devrimi'nin akabinde muhafazakar yetkililer İlluminati'nin sürgünden kurtulduğunu ve monarşinin yıkılışını planladıklarını iddia ettiler. Amerika Birleşik Devletleri'nde vaizci detaya Mors devlete karşı İlluminati komplosunun benzer bir fikrini öne sürdü. Ama gizli bir cemiyetin siyasi bir devrimi planladığı düşüncesi günümüzde hala var olsada, İlluminati'nin hayatta kaldığı, büyüdüğü ve faaliyetlerini gizli olarak sürdürdüğünü bir kanıtı yok. Bu filmin etinin kısa süreli varlığı Bavyera hükümetinin kayıtlarında, hala aktif olan masonların kayıtlarında ve özellikle de bu iki kaynağın arasındaki kesişimde iyice belgelendi ve o zamandan bu yana sesleri de çıkmadı. İlluminati'nin artık var olmadığı kuvvetle muhtemel. Fakat varsa ewtewb İlluminati kurmaya iten fikirlerin her yerde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta o fikirler günümüzdeki birçok Batı ülkesinin temellerini oluşturuyor. Bu fikirler illuminatiyle başlamadı ya da onunla sona ermedi.
Sonuç olarak, günümüzde dünyayı yöneten küçük bir topluluk var mı sorusunu akılcı bir cevap vermemiz gerekirse, kalabalık bir şehri yönetmenin bile çok zor olduğu dünyamızda 7 milyar nüfusu kontrol edecek bir güç hayatın doğal akışına ters. Bugün İlluminati benzeri veya onun ismini kullanan gizli ezoterik örgütler var mı? Evet, var. Fakat bunların ilk kurulan illuminati ile arasında dağlar kadar fark var. Yaygın görüş, Doların üzerindeki gözün İlluminati'nin bu olarak yorumlar. Oysa bu göz Ay of Providence yani Tanrı'nın her şeyi gören gözü anlamına gelir. ABD'nin ürün tasarımı bir yerdir. Simit yer tarafından ikinci ABD Başkanı Johnson, 3. ABD Başkanı Thomas Jefferson ve Benjamin Franklin komitesine sunulmuştu. Aralarındaki tek Mason üyesi olan Franklin'in de tasarım fikirleri komite tarafından kabul görmemişti. Üstelik onun istediği tasarımda göz simgesi yoktu bile. Bu gözle ilgili iddia öyle bir yayıldı ki, eski Mısır döneminde Kiram'ın göz sembolüne kadar geriye gidip ilişkilendirmeleri kurulmaya çalışıldı ve sanki ortada çok eskiden beri süregelen bir komplonun olduğu imajı yaratılmaya çalışıldı. İslam dininde Ahir Zamanı geleceğine inanılan Deccal adlı kötü figüründe tek gözü olduğu söyleniyordu. Sonuç olarak, ayrıca piramit simgesi dera ile ilişkilendirmek için oldukça yeterliydi. Öyle değil mi? Yani her şeyde bir tesadüf olamazdı. Üstelik günümüzde birçok sanatçının da booker bu atılması iddiaları destekler nitelikte. Günümüzde neredeyse var olan bütün kötü olayların çoğu doğrudan illuminati ile ilişkilendiriliyor. Pornografik içerikleri yaygınlaşması, hastalıkların yayılması, zihin kontrolü, savaşlar, soykırımlar, yoksulluk, ırkçılık, suyu kaslar, emperyalist güçler, ülkeler arası anlaşmazlıklar vesaire. Hepsinin illuminatiden kaynaklandığı iddia ediliyor. Adeta üstün bir kudrete sahip bir tanrı rolünde bizleri her daim her şeyi gören göz gibi izleyen bir örgütün bütün politik, ekonomik ve ideolojik meselelerin arkasında yer aldığı fikri gün geçtikçe birçok farklı olaydan destek alıyor. Elbette bazı sistemlerde aksaklıklar olabilir. Dolandırıcılık yapan şirketler, gerici düşüncelere sahip insanların yönetici konumlarda oldukları, ülkeler arası anlaşmazlıklar ve çatışmalar görülebilir. Ancak bunların tek vennihaye sebebini küresel bir kukla efendisine bağlamak birçok gerçeği de görmezden gelmek demektir. Çünkü bu ideoloji, o ülkelerdeki insanlar arası ilişkilerin hepsi çok uzun bir geçmişe, psikolojik ve sosyolojik etmenlere, dini doktrinlere, kültürel etkileşimlere ve pek çok faktöre bağlı olarak değişmiş, gelişmiş ve şekil almıştır. İlluminati kurulmadan önce de her şey dört dörtlük değildi ki. Kuruluş amacı seküler ve rasyonel prensiplere dayanıyordu ve günümüzde geçmişe oranla birçok haklara ve olanaklara sahip olmakla birlikte, illuminati hakkında en ağır sözleri bile başımıza bir şey gelmeden özgürce dile getirebildiğimiz platformlara sahibiz. Günümüzde gizli toplantılarda bulunan örgütlerin var olmadığı söylenemez. Kapalı kapılar ardında devlet sırları veya yönetimsel kararlar gibi birçok şeyi iyi veya kötü nedenlerden dolayı genel halktan gizleniyor. Ancak bu örgütleri affettiğimiz güç sandığımız kadar da abartılı olmamalıdır. Çünkü söz konusu dünyayı yönetmek s, herkesin güç arzusu ve yönetme şekli farklı olacağından üyeler ve liderler arasında her zaman tartışmalar olacaktır. Bu Bu sebeple hepsini tek bir masanın etrafında oturur halde bütünüyle hemfikir olacak şekilde hayal etmek abestir. İnsanları kandırmaya çalışan kişi ve kurumlar eninde sonunda tıpkı eski büyük imparatorlukların artık olmadıkları gibi başarısız olacaklardır. Çünkü bilimsel araştırmalar, eleştirel düşünce ve kanıt Temelli düşüncelerin yaygınlaşmasıyla özgür düşünce ve ifade hakların olduğu bir dünyada gizlenen veya saklanmaya çalışılan şeyleri ifşa edenler her zaman görülecektir. Semboller kendi başına önemsizdir. Önemli olan onlara atfedilen anlamlar ve bağlantılarımızdır. Her şeyi gören bir sembolden korkmak yerine, her şeyin zıttıyla kaim olduğu bir sembolden ilham almak daha iyi. Eğer bir kötülük varsa iyilik ona baş kaldıracaktır. Bunu yapamıyorsak zaten başımıza gelen her şeyi hak ediyoruz demektir.