Transcription
Anlamak için soran program, gerçek fikri neden? Herkese merhaba. Bu akşam ABD-İran geriliminden Trump'ın Irak'ta yarattığı Maliki krizine, Türkiye'nin arabuluculuk rolünden İsrail'in perde arkasındaki konumuna kadar her şeyi konuşacağız. Ortadoğu yeni bir savaşa mı sürükleniyor, yoksa yeni bir dengeye mi eee sürükleniyor sorusunu tartışmaya açacağız. Kimlerle? İstanbul stüdyoda Nevzat Çiçek, Independent Türkçe genel yayın yönetmeni. Hoş geldin Nevzat.
>> Hoş bulduk.
>> Profesör Doktor Mehmet Özkan, akademisyen. Hoş geldiniz hocam.
>> Hoş bulduk efendim.
Habertürk Güvenlik Politikaları koordinatörü Çetin Çetin. Hoş geldin Çetiner.
Hoş >> ve Ankara stüdyoda İran Araştırmaları Merkezi araştırmacısı Oral Toğa. Hoş geldiniz.
>> Merhabalar. Hoş bulduk. İyi yayınlar diliyorum.
>> Çok teşekkürler. Çok sağ olun. Şimdi eee, aslında tansiyon gittikçe e yükseliyor. Bu coğrafyada gerilim artar, tansiyon yükselir ama tansiyon her yükseldiğinde mutlaka sıcak bir şeye dönüşür diye bir kural yok. eee, bir anda onlar diplomasi masasında pazarlık ögüşebilir ama aynı Ortadoğu'da İran'la Irak savaşır, aynı Ortadoğu'da, eee, vekalet savaşları olur. Aynı Ortadoğu'da eee silahlar bir çekildi mi uzun süre tekrar kılıfına girmeye debilir. İkisi aynı anda olan bir eee coğrafya ve çok aktif bir şekilde ABD sürecin içerisinde. Hatta eee diğer eee Batı ülkeleri de sürecin içerisinde. En son Avrupa Birliği İran'da eee Devrim Muhafızlarını terör örgütü eee ilan etti. Ve bize şunu da tartışıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri ile birçok konuda bu şekilde çatışan bir Avrupa Birliği mesela böylesi bir konuda bir anda senkron ve aynı eee hizzada oldu. İşte bu taşlar nasıl eee yerine oturacak? Eee bunları anlamaya çalışacağız.
Peki şöyle yapalım mı? Eee, şu 1 nolu grafiği bir alalım. Nevzat da rica edeyim hemen şeye. Eee, bu arada >> Oral hocayla başlarız dedim. Ankara'da tek kalmıştır diye. Oral hoca bence şey, biz biraz dağıtalım. Eee, Oral Toğa da o dağıttığımızı eee mı? Eee, oradan eee bakalım. Şimdi Trump ve BAKÇI'yı yan yana eee koydu arkadaşlarımız. Büyük bir donanma hızla İran'a doğru ilerliyor. Bu büyük uçak gemimiz Abraham Lincoln önderliğinde Venezuela'ya gönderilenden daha da büyük bir filo. Tıpkı Venezuela'da olduğu gibi görevini gerektiği takdirde hız ve şiddetli süratli yerine getirmeye hazır, istekli ve muktedirdir. Umuyorum ki İran hızla masaya oturur ve herkes için iyi olan, adil ve hakkaniyetli bir anlaşma, nükleer silah yok, müzakere eder. Zaman tükeniyor. Zaman gerçekten çok kıymetli. İran daha önce de söylediğim gibi anlaşma yapın. İran'a daha önce de söylediğim gibi anlaşma yapın. O zaman yapmadılar ve İran'ın büyük bir yıkımı olan gece yarısı çekici operasyonu gerçekleşti. Bir sonraki saldırı çok daha kötü olacak. Bunun tekrar yaşanmasına izin vermeyin.
İran Dışişleri Bakanı, "Silahlı kuvvetlerimiz saldırıya karşılık vermeye hazır durumda. Parmaklar tetikte. İran her zaman adil ve eşitlikçi bir nükleer anlaşmayı memnun karşılamıştır. Bu anlaşma eşitlik temelinde İran'ın barışçıl nükleer teknolojiye sahip olma hakkını güvence altına alan ve nükleer silah edinmemesini garanti eden bir anlaşma olmalıdır. Nükleer silahların güvenlik hesaplarımızda yeri yok."
Şimdi bir dakika. Yani bu tablo gerçek mi? Hakikaten nükleer eee program mı yani asıl sorun, yoksa biz bunu bir şey gibi mi görüyoruz? Dünya kamuoyuna meşrulaştırıcı argüman olarak mı görüyoruz?
>> Biraz önce bir şey söyledin ya bu çatışmalarda bugün eee bir analiz vardı, arkadaşlarla analizi çevirdiklerinde eee anahtar bir cümle vardı. Stratejik sürpriz olabilir mi İran'da?
>> Stratejik sürpriz.
>> Stratejik sürpriz. Ben ilk defa duydum. Ben ilk defa duydum. Dedim ki ya bu e yazan yazarın künyesini de yani altyapısı kuvvetli bir yazar şunu söylüyor. Diyor ki böyle tam çatışmalar falan kesin olacak derken tam senin söylediğin işte o savaşırlar mı?
>> Ha oldu olacak derken.
>> Diyor ki tam da orada aslında hiç beklenmeyen bu stratejik eee şeyler olabilir, sürprizler olabilir. Peki bunu kim talep eder? Eee sorusunun cevabı diyor ki genelde bu stratejik sürprizleri zayıf olan taraf şey yapar. Nedeni şu. Artık şimdi böleri görmeye başlarlar karşılıklı. Diğer taraftan eee masa arkasından konuşmalar olur, aracılar girmeye başlar ama baktı ki olmadı. Belli argümanlar strateji üzerine sokulur. Mesela burada stratejik sürpriz nedir diye arkadaşlara sorduğumuzda işte Basra stratejik sürprizlerden bir tanesi. İran stratejik sürprizlerden bir tanesi. Hizbullah stratejik sürprizlerden bir tanesi. Yani şu söylenebilir ya sürpriz değil zaten bunlar İran'a şey ama bunların bir an farklı bir tavır sergilemesi, bir şey ifade etmesi mesela bunun örneğini, bu stratejik sürpriz örneğini eee Haman'e karşı 12 gün savaşlarında Amerikalılar ve İsrailler Haman'i de hedef yaparız dediklerinde Sissan'in kullandığı cümlelerdi. Mesela o tam stratejik sürprizdi. Şimdi bu anlamda Türkiye'nin işte bu üçlü mekanizmayı devreye koyması, Türkiye, Katar, Mısır, Suudi Arabistan'ın temasları, uluslararası anlamda gelen baskılar veya rejimin içerisinden gelebilecek farklı yaklaşımların stratejik sürpriz olabileceği söyleniyor. İkincisi söylediğin şey. Şimdi birincisi Amerika Birleşik Devletleri.
>> Bu arada 4 nolu grafiği de versin arkadaşlarımız.
>> Amerika Birleşik Devletleri İran üzerinden hegemonyasını güçlendirmek mi istiyor? Batı yanlısı yani İranlılara göre kukla bir hükümet mi getirmek istiyor? Rejimi mi değiştirmek istiyor? Bu birinci soru.
>> Ya da uranyumun zenginleşmiş uranyumla ilgili, füze sistemleriyle ilgili, vekalet savaşı yürütülen güçlerle ilgili ve İsrail'in güvenliğini bertaraf edecek meselede bir düzenlememiz istiyor. İki gündür en çok tartışılan mesele bu. Yani birincisi mi ikincisi mi? Yani gerçekten Amerika Birleşik Devletleri sadece nükleeri, füzeyi, vekalet gücü savaşlarını eee ve İran'da biraz tırnak içinde normalleşmeyi mi istiyor? Buna petrol de koyabiliriz. Yoksa uzun vade içerisinde stratejik anlamda işte Ortadoğu'da yeniden dizayn, hukukla bir hükümet eee ve Batı ile ilişkiler meselesi mi?
>> O zaman 8 gelsin. 8 no'lu grafik gelsin. Mesela bu söylediklerini bu grafikteki eee perspektifte karşılıyor mu? ABD İran'dan ne istiyor? Nükleer tesislerin kapatılması. zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmesi, İran'ın uzun menzilli füzelerden vazgeçmesi, İsrail'e yönelik tehditlerden vazgeçmesi. Hani başat birkaç şey ama sen daha fazlasını saydın.
>> Evet. Bu bu birinci kısmı bu. Yani şu an eee bize 12 gün savaşlarını 13 güne dönüştürmemek istiyorum ama nedeni dediği şey bu. Fakat bunun arkasında sadece bunlar mı yoksa h >> gerçekten bir rejim değişikliği mi? Gerçekten yeni bir hükümet getirme mi? Gerçekten Batı'ya entegrasyon altında bir sistem mi? Bu niye ifade ediliyor? Şimdi uzun yıllardır Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'da en çok uyguladığı mesele nedir? Oral hocamların merkezleri bunları çok iyi yazdılar. Yani ekonomik mesele. Şimdi bu ekonomik mesele üzerinden İran halkı cezalandırıldı mı? Cezalandırdı. Burada sistem de cezalandırıldı mı? Cezalandırıldı. Şimdi normalde bu dört mesele İran açısından bir varoluş meselesi mi? Evet. Kendisine göre bir varoluş meselesi. Çünkü ve bunları yaptığın andan itibaren senin güvenlik doktrini değiştirmen gerekiyor. Güvenlik doktrinini değiştirdiğin andan itibaren kendi içerisinde bir yeniliğe doğru gitmesi gerekiyor. O nedenle en çok tartışılan mesele bu şeyi şunun için açtım. İki başlığı burada Amerika Birleşik Devletleri'nin önceliği mi, İsrail'in önceliği mi olacak sorusu belki de en önemli meselelerden bir tanesi. Çünkü şöyle İsrail'de tartışılan üç tane senaryo vardı. Birinci senaryo aslında biz 12 günlük savaş bitmemişti. Amerika Birleşik Devletleri üç merkez dışında bir yere vurmamıştı. Bizim açımızdan caydırıcı değildi. Ama o günün şartları itibariyle ABD dünyaya bir şey söyledi. Biz de Gazze'de çok sıkıştık. Bizim işimize geldi ve biz o günü kabullendik. Dolayısıyla birinci senaryo bu 13. günü tamamlayalım. Yani eksik bıraktığımız işi tamamlayalım. İkinci senaryo aslında biz bu noktaya doğru geldik. Amerika Birleşik Devletleri ekonomik anlamda İran'ı çok sıkıştırıyor. Şu an bir rejim değişikliği bölge açısından uygun değil. Dolayısıyla da biz şunu söyleyebiliriz. İran bize saldırmadığı sürece biz saldırmayacağız. Bu da ikinci senaryo İsrail'deki. Üçüncü senaryo, biz Amerika Birleşik Devletleri zaten bir ittifak yaptık. Dolayısıyla da ağırlıklı olarak Amerika Birleşik Devletleri sağlasın. Biz gelen saldırıyı belki de eee karşılamaya çalışırız ve dolayısıyla işin maliyet büyük bir kısmını ABD'ye sunarız tarzı bir üçüncü yaklaşım var. Ama bunun karşısında İran'da şöyle bir şey duymuyoruz. Yani en azından şu ana kadar yansıyan. Ben işte 10 yıllık bir moratoryum ilan ederim. Zenginleştirilmiş uranyumu Amerika Birleşik Devletleri'de değil ama Rusya'ya götürebilirim. eee yani bir çıkış yolu açmıyor, vermiyor ve bir varoluş meselesi olarak görüyor. O nedenle en çok merak edilen, belki de bu gece en çok tartışılan, her yerde tartışılan Amerika Birleşik Devletleri bir saldırı yaptığında limanları, petrol sahaları dahil olmak üzere İran ekonomisini yerle bir edecek bir saldırım yapacak. Hayatı daha da kaos hale getirip insanların orada daha da ayaklanmasını önü mü açacak? Ya da Devrim Muhafızları gibi, nükleer meseleler gibi, füze sistemleri gibi belli yerleri bombalayıp onunla yetinecek mi? Şimdi bu iki şey aslında ilk başta söylediğim şeye de geliyor. Yani burada bir rejim değişikliği mi, bir hükümet değişikliği mi yoksa bu bahsedilen dört madde üzerinden bir kontrolün sağlanması mı?
>> Peki Çetin'e de buraya rica edeceğim. Eee
>> Birimiz oturalım mı? Biri ayakta.
>> Yok bence oturmayın bir müddet sonra herkes burada olacak. Böyle şey gibi olacak. Oturmaya mı geldik gibi olacak yani. Eee 4 nolu şeyi de alalım. Tekrar eee grafiği de eee çünkü şu dedin ya işte bu vurma meselesi bu bir gövde gösterisi mi, bir caydırıcılık hamlesi mi yoksa ciddi ciddi bir hazırlığın geldiği son aşama mı? Yani onun için hep şöyle yazılıyor ya bu akşam mı vurur, yarın mı vurur? Ben soruyu şöyle sorayım. Hakikaten vurma söz konusu mu?
Şimdi ben bu gemiye, Abraham Lincoln gemisine 2008 yılında bindim. Gazeteci arkadaşları >> Irak'tan götürdüler. Bizi bu gemiye bindirdiler.
>> Niye binmedin? Çünkü binmediğin için oturmak istiyorsun. Ayrı şey.
>> Eee, o zaman bu geminin komutanı eee şöyle bir açıklama yapmıştı. Amerika'nın donanması içerisinde nükleer faaliyetle çalışan ve 25 yıl boyunca hiçbir limana uğramadan eee okyanuslarda hareket edebilecek ender eee donanma filolarından biridir. Bu geminin temel özelliklerinden biri Amerika'nın donanmasındaki diğer gemilerden farklı olarak bu gemiye herhangi bir saldırı gerçekleştirdiği takdirde bunu vatan eee Amerikan devletine doğrudan vatana bir saldırı niteliği taşıyacak özelliği var. Yani diğer gemilere mesela Yemen'de Amerikan gemilerine saldırı oldu. Hatta birkaç tane gemi El Kaide saldırdı. Yemen'den saldırı olduğu o gemiler hatta birkaç tanesinin kullanılamaz hale geldi. Ama bunların hiçbiri vatana eee doğrudan saldırı sayılmadı. Ama Abraham Lincoln gemisi doğrudan bir vatan parçası olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla
>> Büyüklüğünden kaynaklı.
>> Büyüklüğü ve eee kendi kapasitesinden kaynaklı. Şimdi bu geminin
>> Yani yüzen Amerikan toprağı.
>> Aynen öyle. Tam bir tanım bu. Evet. İkinci özelliği bu geminin temel mantığı şu. Şimdi bakın biz bu savaşı konuşurken, tartışırken eee bir şeye pas geçiyoruz. İsterse arkadaşlar eee Körfez'in bir görüntüsünü verirlerse oradan daha kolay tarif ederim.
>> Eee, burada Abraham Lincoln gemisinin teknik olarak Hürmüz Boğazı'nı geçmesi mümkün değil. Yani uzunluk çap itibariyle, dönüş manevra kabiliyeti itibariyle yani şuradan şöyle tarif edeyim. Hı. O zaman da bize bunu anlatmışlardı. Şuradan teknik olarak mümkün değil. Dolayısıyla zaten Abraham Lincoln gemisi hiçbir zaman şu görmüş olduğunuz alana girmedi. Boğaza girmedi.
>> Girmedi.
>> Dolayısıyla eee bu gemi hep burada bekleyecek.
>> Hı hı.
>> Ama zaten bu geminin kapasitesi de İran'ın ta ortalarına içine en tepe bölgelerine kadar gidebilecek kapasitede ve kabiliyette. Şimdi bu geminin teknik özelliği şu. Kuveyt'te, Katar'da, eee, Birleşik Arap Emirlikleri'nde, Umman'da, Suudi Arabistan'da Amerikan üstleri var. eee ve eee bu gemi bu üslerden herhangi bir kara üstünden destek almadan doğrudan siber saldırı gerçekleştirebiliyor. Eee, doğrudan siber saldırılar gerçekleştirirken elektrik elektronik bütün aksanı durdurabiliyor ve herhangi bir kara parçasından destek almadan operasyon merkezi olarak operasyonları yönetebiliyor. Şimdi Amerika daha önce 12 gün eee savaşını başlattığı zaman bu üstlerden teknik destek aldı. Yani işte havadan ikmal yapıldı. Uçakların geçiş süreçleri koordine edildi. Ama eee bu gemi başlı başına bir caydırıcılık eee unsuru olarak görülür. Yani dünyadaki tüm ordular, tüm askeri birimler Abraham Lincoln'in herhangi bir ülkeye yaklaştığı andan itibaren onu bir caydırıcılık ya da Amerika'nın gücünün bir eee kapasitesinin yansıması olarak görürler.
>> 11 alalım. Yani bu harita üzerinde görünen Amerikan bayraklarıyla sembolize edilenlerin içi ne? İçinde ne var?
>> Deniz gücü. Eee, Abraham Lincoln amiral gemisi eşliğinde 3. uçak gemisi taarruz grubu. Eee, Çetinler Nevzat sizden rica edeyim. Okuyun mu bizi? Bir anlatın.
>> Şöyle, Amerika'nın tabii Ortadoğu'daki askeri gücü eee, birçok ülkede, bizim ülkemize de dahil olmak üzere askeri üstleri var. Eee, sonuç itibariyle bizim ülkemizde hem İncirlik'te hem de NATO kapsamında bulundurduğu personeli var. Ama eee, şurası bir gerçek. Eee, Amerika eee bu savaşa girerken eee kendi kabiliyet ve kapasitesiyle bunu yapmaya çalışacak. Neden bunu kendi kabiliyeti ve kapasitesiyle yapmaya çalışacak? Çünkü Körfez ülkeleri şu anda bu durumun ortaya çıkaracağı maliyetin farkında. Sadece şunu söylemek yeterli olacaktır. Eğer Körfez'de yani Hürmüz Boğazı'nın içerisinde bu savaş sıçrarsa, örneğin Dubai'de ekonominin %66'sı İran şirketlerinin elinde. Yani İran'ın şu anda her 100 şirketten 66 tanesi Dubai'de İran şirketleri. Katar keza aynı şekilde yani bir şöyle aklımızda, hafızamıza yenileyelim. Katar'a Körfez ülkeleri ambargo uyguladığı zaman eee ilk yardıma koşan ülkeler Türkiye ve eee İran olmuştu. Şimdi Katar her zaman Körfez ülkeleriyle problemli yani sıkıntılı. Özellikle Suudi Arabistan'la sıkıntılı. Yani böyle bir tabloda direkt kendi üstlerini kullandırtarak yani El Udeyd üstünü doğrudan kullandırtarak kendisini bu topun içine sokmak istemeyecektir. Ama daha büyük bir bilanço var önümüzde. İran Hürmüz Boğazı'nın ağzını kapatırsa ki bu kapasitesi var. Günlük 21 milyon varil petrolün dünya piyasasından çekilmesi demektir bu. Yani bu matematik olarak ben yayına gelmeden önce Chevron'un Ortadoğu masasının başkanıyla görüştüm. Daha önce Irak masasının başındaydı. Şöyle bir ifade kullandı. Eğer Hürmüz'ü kapatırsa ve 21 milyon varil petrol kesildiği andan itibaren petrol 150 dolar varil başına fiyat sıfırlamasına neden olmuş.
>> Mesele o yani artan maliyet. Bir de şey söyleyeyim Çetineler.
>> Şimdi bu üstlerin ABD açısından bir avantajı var ama dezavantajı var. İran'da bize herhangi bir topyekün saldırı olduğunda bütün bunları hedef yaparız. Yani bir o avantaj kısmı var ama diğer taraftan da hedef olma kısmı var. Onu da görmek gerekiyor.
>> Bunların hepsi de birer hedef. Peki bu yığınak şimdi mesela şurayı şurayı kapatma kapasitesi var İran'ın. Çünkü şu görmüş olduğunuz Körfez İran'ın zaten donanma körfezi. İran zaten çok önceden daha eee 79'daki Şii devrimi ile beraber şu Körfez alanını donanma körfezine çevirmişti. Yani burayı kapatabilecek eee alan. Hatta
>> Eee, bir İranlı yetkili ben e 2012'de o bölgeye gitmiştim. Şöyle bir ifade kullanmıştı. O zaman da yine böyle bir gerilim süreçti. Böyle bir saldırı olursa biz de Çanakkale gibi burayı mayınlarız.
>> Çanakkale Savaşı'nı örnek göstermişti. Çünkü yakın mesafe.
>> Eee ve yakın mesafe olduğu için biz burayı kapatırız demişti. İran yaptı onu zaten.
>> Eee ve bur kapandığı andan itibaren Katar, Kuveyt, Bahreyn, eee Suudi Arabistan bütün bu ülkelerin 21 milyon varillik eee petrol piyasası kitlenir.
>> Şimdi şöyle üçünüzü birden görüyorum. Arada Oral Toğa, eee Oral Toan'ın sağında, Nevzat solunda Mavi Kravatlılar, eee, ekibi.
>> O yüzden Mehmet Hoca aramıza oturdu.
>> Mavi Kravatlılar ekibi. Oral Doğa bu kadar yığınak.
>> Evet. Bu güç yığımı sadece İran hele ya İran halkı biraz daha müreffeh yaşasın. Bu nedir? Ekonomide çok kötü. Bunun için midir? Yoksa bu kadar yığınak bugün İran hatta belki daha öncesinde Irak çünkü onu da konuşacağız daha sonra. Irak genel bir dizayn için mi geldi buraya? Ya bu yığınak, bu gemiler mesela
>> Masayı güçlü kılmak için mi? Masada konuşulacak şeylerde kozları yükseltmek için caydırıcılık olsun diye mi yoksa hepsi ateşlenmeye eee hazır ve cehenneme dönecek bir coğrafya için hazırlık mı?
Üstatlar konuşurken o kadar çok not aldım ki nereden başlayacağımı bilemedim bir an. Şimdi ben şeyden başlayayım önce Çetnary Bey'in bıraktığı yerden başlayayım.
>> Buyurun.
>> Eee, haritayı gösterirse hatta ekranda ben bir şey göstereceğim harita üzerinden. Çetiner Bey'in gösterdiği yerde.
>> Evet onu ekrana verelim. Üstüne konuşsun. Oral Toa.
>> Eee, şimdi burada özellikle Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden tabii ki bir savunma hattı düşünülüyor. Fakat zaten Çetiner Bey'in de söylediği gibi bu geminin oralara yanaşmayacağı aşikar. Kaldı ki Diego Garcia'dan, Guam'dan ve Whiteman'dan Amerika'daki bir üstten kalkacak B2'leri de burada hesaba katmak lazım. Bombalama söz konusu olduğunda dolayısıyla İran'ın menzilinin biraz uzağında kalıyor.
>> İran buna karşı eee Deniz Kuvvetleri Komutanı Devrim Muhafızlarının eee tenksiri ses geri geliyor bana ama ondan biraz yavaş konuşuyorum. Kusura bakmayın.
>> Arkadaşlarımız hemen halleder.
>> Çok teşekkür ederim. Hindistan'dan Afrika boynuzuna kadar bir hat var görüyorsunuz orada hemen Hindistan'ın altından Afrika boynuzuna bir çizgi çekin. Buraya uzun el stratejisi adına verdikleri bir strateji üzerine planlama yaptılar. 2021'lerin başında başladılar. Çin'den de SİHA'lar bundan aldılar. Hatta bu son propaganda videosunda bir sürü SİHA görüntüsü de var. Böyle yığmışlar bir sürü yan yana. Satürasyon saldırıları, balistik anti-gemi füzeleriyle saldırılar, seyir anti-gemi füzeleriyle saldırılar şeklinde orayı tamamen e yani karşılamayı, savunma anlamında karşılamayı o hattan yapacaklar. Yani Afrika boynuzundan eee Hindistan altına kadarki olan bölgede savunma planlıyorlar. Bununla alakalı da ne kadar işlevsel olur bilmiyorum ama Yemen'de 300 kadar yanlış hatırlamıyorsam eee Husi Milisi eee Haman Deniz Üniversitesi Gilan'da olması lazım. Burada eğitim görmüşlüğü falan var. Yani, eee, Afrika boynuzunda da bazı örgütlerle İran'ın temasları söz konusu. Yemen'de de aynı şekilde temaslar söz konusu. Yani İran'ı sadece kendi coğrafi sınırlarıyla bakarak bir savunma kurgularını düşünmememiz gerekiyor. Öte taraftan bir de eee, ne denir onun adına? Eee, tankerlerin içerisine bu SİHA'ları yerleştirdiğine dair ciddi tevatürler var. Bu tankerlerden dönüştürdüğü gemilerden bir tanesi de şov yapmak adına 2024 ya da 23 yılında Diego Garcia'ya kadar yaklaşık işte Afrika boynuzunun çaprazında 3.000 km civarı yapıyor İran e kara deniz sahasından 3.000 km mesafeye kadar gemiyi getirdi. Diego Garcia'da Amerikan üstünün önünden göstere göstere geçirdi. Bak ben buralarda dolanabiliyorum gibi bir orada bir şov da yaptı Amerika'ya karşı bundan 2-3 yıl kadar öncesinde. Dolayısıyla deniz savaşı meselesine dönerse konu İran'ın karşılayacağı yer Körfez'den öte eee bu hat olacaktır. Buralarda bir şeyler göreceğiz. Eee, bu bir stratejik sürpriz meselesine ben değinmek istiyorum çok kısa.
Hı hı.
>> Şimdi ben stratejik sürpriz meselesi demek yani bir stratejik sürpriz ne demektir? Stratejik sürpriz bir aktörün tehdit algısını temelden eee yanlış olduğunu ve hani bunu ben yanlış yapmışım demesi ve bunu tamamen alttan değiştirmesiyle bir yani bu ben yanlış yapmışım, yanlış algılamışım bu tehdidi. Dolayısıyla benim stratejim çöktü anlamına gelir. Yani dolayısıyla bu da istihbarat başarısızlığı anlamına gelir ki bir tane CIA'deki vatandaşın Trump'a gidip de efendim biz tehdit analizini yalnız yanlış yapmışız. Kusura bakmayın işte eee stratejimiz çöktü. İran'dan geri çekilelim diyecek ben bir analist olduğunu zannetmiyorum CIA içerisinde. Bir de bununla ilgili Ariel Levit şey der. Ulusal çıkara yönelik tehdidi okuyan okuyamamış anlamına gelir. Yani başlı başına istihbarat başarısızlığı anlamına gelir. Eğer stratejik sürpriz söz konusu olursa yani Amerika bir anda buradan çark ederse. Şimdi esas soruya gelirsem Eren Bey, sizin sorduğunuz. Şimdi ben iki konu söyleyeceğim burada. Birincisi biz İsrail'i niye hiç konuşmuyoruz? Niye İsrail bu şinit dışındaymış gibi konuşuyoruz? Bir Haziran saldırılarında da niye Amerika bu işin içinde değilmiş gibi şey yapıyoruz? CENTCOM'un daha yeni Tel Aviv'de değil miydi? Yani mesela niye İsrail'i hiç konuşmuyoruz? İsrail'in stratejik hedeflerini, İsrail'in İran hakkındaki eee tehdit algılarını vesaire bunları niye hiç tartışmıyoruz? Bu bir. İkincisi askeri konularda hususen ki eee büyüklerim çok daha iyi bilirler. Yani söylem analizlerinin ben çok çalıştığını düşünmüyorum. Yok Trump öyle söyledi, Netanyahu böyle söyledi, Arakçı buna karşı bunu söyledi şeklinde değil. Daha çok ülkelerin doktrinleri, tehdit algıları, neyi neyi önceliklendirdikleri, buna göre nasıl pozisyon aldıkları ve geçmişte bu doktrinlere yönelik ve bu tehditleri geçmişte hissettiklerinde nasıl refleksler verdiklerine bakarak bir saha okuması yaparsak bence şu an ne olduğunu görebiliriz. O da benim nazarımca şöyle. Şimdi bu insanlar, bu işi organize eden eee güvenlik elitleri, İsrailliler hususen bu bağlamda önemli. 12 günlük çatışmada stratejik hedef koydular ortaya. Burada daha önce de sizle konuştuk birkaç kez. Nedir? Üç tane stratejik hedef ve bir ana hedef. Balistik füzeleri yok edeceğiz. Nükleer programı durduracağız. Vekil güç ağını çözeceğiz. Bunların üzerine temel olan şey neydi? Eee, ideoloji yani rejim. Dolayısıyla rejimi değiştirmek için de seçtikleri isim neydi hatırlarsanız? Yükselen Aslan. Hem kendi Tevrat'taki ayetlerine eee itafen işte o aslan yükselecek, yerinden kalkacak ve düşmanını eee yok etmeden yerine oturmayacak minvalindeki olan, mealindeki olan ayetlerine itafen hem de İran bayrağındaki Şir-ü Hurşid olan işte o güneş aslan eee sembolünün yeniden yükselmesine ithafen seçtikleri bir isimdi. Yani biz rejimi değiştireceğiz dediler. Bunun için iki tane konuda başarısız oldular. Üç konuda özür diliyorum. Bir tanesi Hamenei'yi öldüremediler. İkincisi Pezeşkiyan'ı öldüremediler. Üçüncüsü balistik füze kapasitesini tamamen yerini tespit edemediler. Bu istihbarat başarısızlıklarını bizzat İsrailli güvenlik elitleri geçtiğimiz 7 ay içerisinde zaten basına demeç olarak verdiler. Yani CIA'in ve Mossad'ın eee İran'daki balistik füze kapasite sayısını yanlış hesapladığı, bundan dolayı da İsrail'in hava savunma sistemlerinin 6 günden sonra zafiyet göstermeye başladığı, stokların kritik seviyeye düştüğü bizzat İsrail basında yazılmış konular. Şimdi stratejik hedef gerçekleştirilemediyse ve konu burada bırakılacaksa şayet o zaman bu kadar maliyet niye yapıldı? Bu kadar tantana niye çıktı? Yani sadece taktik hedeflere ulaşıp 30 komutanı öldürüp 3 tur atıp İran hava sahasında çeşitli binaları havaya uçurup geri dönmek miydi bütün konu? Hayır değildi. Şimdi protestolar başladığında eee İsrailliler de, Amerikalılar da olaya çok hazırlıksız yakalandılar. Çünkü gerçekten İran'da bir sefalet durumu söz konusu. Ekonomi çok kötü durumda. Bunu da daha önce konuşmuştuk. Çok net hatırlıyorum. Dolayısıyla burada bu protestolar hızlı geldi ve ilk 3 güne bakarsanız hususen açın bakın İsrail basınını da İsraillilerin tavırları şu: "Biz müdahil olmayalım ki tam Osor Net Amerika'daydı hatırlarsanız. Biz müdahil olmayalım dış mihrak diyerek bu protestoları baskılamasınlar" dediler. Ocakın 2'sinden sonra da bir baktık silahlı gruplar hususen balistik füze ki geçen hafta da konuştuğumuz hatırlıyorum. Balistik füze silolarının olduğu şehirlerde özellikle PAK gibi aslında kifayetsiz olan ama terörize etme kabiliyeti olan marjinal örgütlerin eee sahayı terörize etmeye başladığını yani o genç öfkeli işsizlerin içerisinde bu örgütlerin harekete geçirildiğini gördük. Bu 12 günde İsrail'in yapmak isteyip de başaramadığı bir başka konuydu. Neydi? 12 günde protestolarda çağrılar yapıldı. Rıza Pehlevi çıktı işte çıkın sokaklara dediler. Örgütlere gittiler. Hadi şimdi tam zaman dendi. Fakat örgütler belki sonra konuşacağımız sebeplerden dolayı sahaya inmek istemediler. Özellikle Kürt örgütler ve Beluç örgütler. Bu 7 aylık süreç içerisinde buna bir organizasyon çekildi ve Pejak veya IKDP'den eee umut kesmek demeyelim ama ilk başta harekete geçmeyeceğini bildiği için İsrailliler PAK'ı ön plana çıkardılar ki daha geçen gün Jerusalem Post'un lideriyle alakalı bir söyleşi yapıldı. Uzatmak istemiyorum. Protestolar şiddetlendiği zaman burada iki şey gösterildi. Bir tanesi istihbari bağlamda hükümet ile İran hükümetiyle halkı arasında makası açabilmek için İran'ı katliama zorlayacak şeyler yapıldı. Mescitler yakıldı. Ufak çocuklar öldürüldü. Bir sürü bir sürü hikayeler anlattık bunları da. Bunlar yapılarak İran'ın bir tehdit algısı nice yükseltildi. İki, Pompeo gibi isimler dedi ki işte Mossad yanınızda buyurun sokaklar sizin gibi böyle şehirleri ele geçirin gibi tweetler atıldı. Şimdi bu tweetler niye atılır? İran sistemini, hükümetini sokaktaki insanlarla arasındaki mesafeyi açmak için yapıldı. Ve nitekim 89'unda da biz bunu gördük. Ne sonuç verdiğini. Bu ikinci kısmı da bu işin, bu operasyonun ikinci kısmıysa Trump bir anda özgürlükçü oldu. Madem bu kadar ilkesel olarak Trump bu konuyu destekliyor, halkların masum, masum insanların ölümünü destekliyor. 70.000 kişi Gazze'de ölürken neredeydi? Ya da Sudan'da insanlar cayır cayır yıkılırken neredeydi? Öteki taraftan madem bütün dünyadaki antiamerikancı, olası Çin işbirlikçisi ülkeleri yok etmek istiyor. Dünyadaki çiçek antiamerikancı hükümet, otoriter hükümet İran'da mı? Dolayısıyla ortada başka bir şey var. Trump gerçekten iki hafta önce İran'ı vuracaktı ama Türkiye'nin diplomatik hamleleri, Körfez'in baskısı ve en önemlisi bence Pentagon'un gelip de efendim bu plansız, programsız bir şekilde çünkü tekrar hatırlayalım eee aniden yakalandılar meseleye. Bunu tekrar söylüyorum. Plansız, programsız bu işe girişirsek bunun maliyeti yüksek olur dediği andan itibaren bu gemiler yolda. Şimdi eee neden bu gemiler yolda o zaman? Yani çok basit bir soru. Stratejik hedef ulaşılamamış. E SCOM komutanı daha çok yeni bu hafta içerisinde İsrail'e gitmiş. Bir şeyler konuşulmuş orada gemiler yolda geliyor ve Trump ikide bir diyor ki, "Çok sert vuracağız. Çok sert vuracağız. Çok sert vuracağız demek zaten Amerikan askeri doktrininde, hava kuvvetleri doktrininde zaten başkentleri felç etmek üzerine kurulu bir doktrin var. Kafalarındaki şey de şu. Benim gördüğüm kadarıyla Tahran'ı çok yoğun bir şekilde vurarak elektrik altyapısından köprülerine işte karar alma merkezi mekanizmalarını tamamen çalışamaz tırnak içerisinde hale getirerek bir yandan İlham'da, Kirmanşah'ta, Loristan'da füze silolarının da bulunduğu Batı, İran, Zagros hattında isyanlar çıkartmak suretiyle şehirleri kendilerince kurtarmak gibi bir hedef güttüklerini ben düşünüyorum. Ama eee bunun stratejik olarak ulaşılabilir olduğunu düşünmüyorum.
Peki hocam şimdi dedi ki Oral Toğa aslında iki hafta önce Amerika İran'ı vuracaktı ama Türkiye'nin girişimleri bunu durdurdu. Ben arkadaşlarımdan 2 nolu grafiği istiyorum. Hocam da o grafikle birlikte grafiğin yanına rica ediyorum. Şimdi Türkiye'den İran diplomasisi. 5 Ocak Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump'la görüşüyor. 13 Ocak Hakan Fidan >> Arapçı görüşmesi >> geliyor. 13 Ocak Hakan Fidan Tom Barak görüşmesi. 14 Ocak nasıl bir trafik? Hele >> 13-14 bile arka arkaya Hakan Fidan tekrar Arapçı görüşüyor. Muhtemelen bu görüşmelerin yansıması >> yarın geliyor. En son >> 20 Ocak Hakan Fidan Rubio görüşmesi. Yine 20 Ocak Hakan Fidan Barak görüşmesi ve yarın da yine eee Dışişleri Bakanı Türkiye'ye geliyor. Şimdi bu trafik bu trafik bir İran meselesinde Türkiye'yi nereye oturtuyor? İki, Türkiye bu konuda nerede duruyor? Üç. Buraya kadar eğer Türkiye taşıdıysa yani Oral Toğa'nın söylediği gibi bir saldırı olacaktı ama durdurulduysa Türkiye'nin bu trafiği bundan sonra da aynı sonucu almaya devam eder mi? Yoksa bir yerde Türkiye'nin şeyi de biter mi?
>> Şimdi şöyle Eren Bey öncelikle şunu söyleyeyim. Eee ben buradan büyük bir savaş çıkacağını düşünmüyorum. Bir büyük bir savaş çıkmayacak.
>> Çıkmayacak.
>> Çünkü bu kadar yani eee bu kadar riskin çok olduğu bir yerde böyle bir savaş başka bir şey. Bütün Ortadoğu'nun yıkımı demektir. Yani biraz önce konuşuldu işte Hürmüz'ün kapatılmasından, enerjiden, Amerikan üstlerinin saldırıdan. Ben böyle bir şey yan çıkacağını düşünmüyorum. Bunu çok net söyleyeyim. Yani
>> O zaman Çetiner ve Nevzat'la burada konuştuğumuzdaki fotoğraf, panorama, yığınak, o büyük gemi, o büyük askeri yığınak müzakereye zorlamak için. Aynen.
>> Peki.
>> Çok büyük bir şey çık ya büyük bir savaş çıkacağını düşünmüyorum. Yani hatırlayın Küba, Krizm vesaire. Çünkü şeyler risk, riskler çok yüksek olunca zaten
>> Aslında en son adımları daha dikkatli atıyor devletler. Onun için işte aracı, aracılar önemli. Türkiye burada önemli. İşte diğer ülkeler kısmen Pakistan işte eee yani görüştüğü zaman İran'la benzer bir şeye girmeye çalıştı. Burada kritik önemli. Şimdi burada şunu anlamamızda fayda var. ABD ne istiyor? Yani ABD şunu istiyor. ABD diyor ki en azından kendi açısından kendi açısından yani İsrail'e tehdit oluşturmayacak. Bunun altını çiziyorum net bir şekilde tekrar.
>> Yani İsrail'e tehdit oluşturmayacak ve bunun için de tehdit oluştur oluşturmamız için ne var? Balistik füzeleri, nükleer konusunda eee nükleer konusunda geri atmadım bir İran istiyor. İşin özü bu.
>> Bunun üzerinden bir düzen kurmak istiyor zaten. Y başka yaptıklarla beraber ABD Ortadoğu'da. Dolayısıyla hem İsrail'i bir nevi yani eee geri çekmek istiyor hem de bir düzen kurmak istiyor. Temel mesele bu. Ama gelen nokta öyle bir şey geldi ki bakın üç aşamalı bir şeye geldi. Önce ekonomik, ekonomik meseleler ki sıkıştırdı. Protestolarda böyle başladı zaten. Yılların getirdiği bir şey. Şimdi askeri yığınak. Bunun son aşaması, 3. aşama bir pazarlık oturup sorun çözme. Burada arabulucular kilit yani net bir şekilde. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üç telekonferans önerisi Trump'ın yani pozitif bak yönelik basına yansıdığı hocam. Ne pazarlık edecekler?
>> Nasıl?
>> Ne pazarlık edecekler?
>> Eee, muhtemelen şöyle eee ben İran'ın iki konuda da yani eğer bunu varlık meselesi yapmazsa geri adım yoksa yani bir şekilde İran'ın geri adım atılacağı bir süreç yapmaları lazım. Eğer İran bunu varlık meselesi yaparsa, yaparsa ben nokta atışı saldırı bekliyorum. Büyük bir savaş değil. Nokta atışı o da kontrollü ve muhtemelen öyle bir saldırı olduğu zaman arabulucular İran'ı dizginlemeye çalışacaklar. Şimdi
>> O konuda soruları vardı. Onları bir daha sorsana çalışan dizin çalış.
>> Yani şey soruluyor ya hocam. Eee Oral hocam da bahsetti ya. Şimdi bu savaş bahsedildiği gibi gerçekten nükleer tesisler, zenginleştirilmiş uranyum, vekalet gücü, İran petrolü vesaire mi yoksa ABD'nin bölgeye hegomonik olarak yerleşmesi, rejimin değişmesi, kukla hükümetin oluşturulması mı? Öyle ifade ediyor İranlılar. Hangisi mesele? Çünkü ikisinin farklı sonucu var. Hangisi?
>> Şöyle bunlar hepsi bunların hepsi üst üste çok maksimalist sonuçlar. Yani rejim değişmesi hepsi bence burada bir pazarlık oturulduğu zaman onun için Hakan Fidan'ın söylediği dosya >> dosya meselesi önemli. Yani tek tek gitmek lazım. Şimdi total koyunca olaya rejim değişikliği koyunca İran hemen diyor ki bu varlık meselesi haklı olarak yani hiçbir konuda adım atmaz. Yani adım adım gitmek lazım. Benim kanaatim yani nükleer konusunda ve balistik konusunda belli bir zemine gelinirse burada bir şey olur.
>> 10 yıllık moratoryum konuşuluyor. Yani 10 yıllık bir şey verelim. 10 yıllık şu an mevcut durum olsun. Bir şekilde bir yere teslim edelim. Sonra 10 yıllık bir kesinti olsun ve biz bekleyelim, görelim kim ne yapıyor modlu. Ama bu tartışılıyordu. Yani Türkiye bu konuda da aracıydı ama esas soru herkesin sorduğu tabii. Ben de izleyici sorusu yani birden ne oldu da Amerika Birleşik Devletleri Venezuela'den sonra hadi bakalım İran >> ki Venezuela İran arasındaki dayanışma ve işbirliğin de altını çizmek lazım. Yani >> çok dayanışma biraz kesildi ama şöyle yani Trump Trump şöyle bir şey var. Hatta Putin'den de hiç saldırmamasıyla alakalı bir talepte bulundular. Dolayısıyla biraz eee İran'ı şey bulmuşken bu meseleyi artık çözmek istiyor bence. Yani >> zayıf bulmuşken belli bir aşamaya getirmek istiyor. Bir adım atmak istiyor. Bu da böyle bir anlaşma sağlanırsa, bir sonuca gelirse bu Trump için bir bakay. O zaman şu dört madde midir esas öncelikli olanlar Amerika açısından? Yani maksimalist olmayan bu. Tabii tabii. Bun eee buna bir de büyük konuşanlarda rejim değişikliği yani bunları diyorsunuz. O maksimalist onu geçin diyorsunuz. Bunlar maksimalist buradan buradan >> olmayacak iş mi bu?
>> E bunlar olabilir. Bunlar da bunlar şu demek değil yani İran'ın bunlardan vazgeçmesi değil. Bir ara yol bulunur. İşte 10 yıl meselesi olur, başka bir mesele olur. Yani bir orta yol bulunma meselesi var.
Peki.
>> Zaten temel müzakere orada olacak zaten.
>> Peki bu İsrail'de Netanyahu'nun seçim öncesi istediği hani bir başarı hikayesi için yeterli mi?
>> Eee, sadece İsrail değil. İsrail de yeterli olur. ABD de ara seçimler geliyor. Ona da yeterli olur.
>> Yeterli olur. Yani bir anlaşma zemini yeterli olur. Şimdi bu bence Avrupa Birliği'nin de bu sürece katılması işte bugün yani hem eee şöyle okumak lazım. Artık süreç öyle bir şey gidiyor ki Avrupa Birliği oyun dışında kalmak istemiyor. Yani >> Devrim Muhafızları terör örgütü.
>> Ama İran Dışişleri Bakanı şimdi biraz önce açıklama yaptı.
>> Avrupa olumlu katılmıyor dedi. Körüklüyor dedi. Yangını körüklüyor dedi.
>> Evet aynen öyle dedi. Yangın.
>> Muhtemelen şöyle orada şöyle oldu diye düşünüyorum. Eee Görland vesaire konularından eee Trump dedi ki benim yanımda durmanız lazım. Yani bence bir bir orada başka bir yani kapı arkası diplomasi kapı arkası diplomasi olduğunu düşünüyorum ki Görland konusunda da eee Trump biraz Avrupa'nın Avrupa'yla bir makul çözüme gelecek. Belki de bunu işte Ankara'da belki imzalanacak NATO zirvesinde bunun yansıması yani işi böyle okumak lazım yani.
>> Peki ama hala diplomasi kesilmiş değil.
>> Değil.
>> Hala aracılar devam ediyor. Yani yarın Dışişleri Bakanı buraya geliyor. O önemli. Evet. eee Hakan Bey şu an Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan şu an uluslararası bir eee değerlendirme yapıyordu. Onun biraz sonra bilgileri gelir büyük ihtimalle.
>> Eee, o nedenle şeyin altını çizmek lazım.
>> Yani her şey bitti. Savaşıyorlar. Topyekün şey falan.
>> Eee, öyle bir şeyin olmadığını biliyoruz. Orası kesin.
>> Valla ben sizin gibi sizler gibi düşünüyor bizim gibi düşünmüyor.
>> Şöyle gelelim o zaman. Bitti mi her şey?
>> Ben sizin gibi düşünmüyorum. Bence Amerika'nın hiç böyle İran'dan bu dört tane maddeye dair beklentisi falan da yok yani. Amerika
>> Peki.
>> Önündeki tablo net. Amerika vuracak.
>> Hım.
>> Amerika vuracak.
>> Tamam. Ne için vuracak? Sonuç.
>> Ya zaten bu dördünü kabul ederse İran dükkanı kapatsın gitsin durumu olduğu için.
>> Şimdi şöyle bir durum var.
>> Bu dördü bile maksimalist mi yani?
>> Yani Amerika'nın Amerika'nın bu saatten sonra Ya şimdi İran nükleer tesisi diye bir şey mi kaldı ya? Vurdular gitti ya. Nükleer tesisi diye bir şey mi kaldı? İran şu anda propaganda yapıyor da bu propaganda İran'ın propagandası.
>> Amerikalılar da aynı şeyi söylüyor. İsrail'e diyor ki sen vurmadın diyor. İsrail diyor onu. İran'dan ziyade İsrail Amerikalıları söylüyor.
>> Şimdi bakın burada iki tane temel problem var. Şu anda Trump iki tane istihbari faaliyet içerisinde. Birinci istihbari faaliyeti eee öncelikle bir eee taviz masası oluşturmaya çalışıyorum. Hı hı.
>> Ama bu taviz masası bu böyle demin bahsettiğimiz 4 madde şu 20 madde falan bunlar değil. Rejim kendisinden ne taviz verecek? Rejim kendisinde ne taviz verecek? Tamam mı? Bunu verebilecek durumda mı? Yani diyorsun ki Amerika'nın derdi İran'daki insan hakları mı?
>> Bakın.
>> İran'daki özgürlükler mi?
>> Hayır. Bak aynı şey değil.
>> Rejimi evcilleştirme buy zaten.
>> Hayır. Bak bahsettiğimiz şey bambaşka bir şey. Trump Trump Trump bak şunun farkında. Trump böyle İsrail'in oyunuyla falan böyle hareket edecek. İsrail'in e tabii şu anda Genelkurmay Başkanı gidiyor geliyor falan filan ama şu anda Cumhuriyetçilerin içerisinde de bir İsrail karşıtlığı başladı. Dolayısıyla böyle her İsrail'in söylediğini yapan bir başkan konumuna gelmek de istemiyor Trump. O yüzden Filistin meselesini el attı bir an önce çözmenin derdine girmiş durumda. Yani eee Filistin meselesini çözmeye çalışan bir Trump var karşımızda. İkincisi İran'da rejimi eee değişti. Bak şöyle bir sıkıntı var. Bir eee bir.
Yerel dinamiklerle lider arayışı vardı. Fakat bu çok olumlu bir senaryo değil. Trump bunun farkında. Yani işte Şah Rıza Pehlevi'nin oğlunu getirdiğin zaman Şah Rıza Pehlevi'nin oğlu Amerikalılara şu taahhütte bulunmuş. "Siz üst yapıyı vurun, hemen 50.000 tane spa pastan bizim yanımıza geçecek. Biz içeride gerekli darbe yaparız."
Şimdi Trump dediğin adam Venezuela'da desteklediği muhalefet liderini Venezuela'da operasyonu yaptığı günün saatlerinde yerin dibine soktu. Yani Şah Rıza Pehlevi'nin bunu başaramayacağının farkında.
Şu anda Trump'ın tek derdi rejimi vurmak. Rejimin içerisinde bir değişime zorlamak. Bir değişimden kasıtlı. Bu değişim ben sana söyleyeyim. Hamanei vurmak. Bak sana ben listede söyleyeyim. Amerikalıların Amerikalıların listesi hazır.
Hamane 1. Devrim muhafızları komutanı Muhammed Pakpur 2. Besesi komutanı Gulam Rıza Süleymani 3. Kudüs Gücü komutanı İsmail Kani 4. Dini liderin en son danışmanlığını yapan yaralanan ama ölmeyen Ali Şehvani. Bu d bu isimlerin hepsine hedef alacak.
Tamam. Tamam. Ama başka bir isten sonra hedef aldı da sonra yani orada o zaman bu isimlerden sonrası bir kaos mu? Devri muhafızlar içinde yeni bir askeri birliktelik mi? Muhalefet lideri yoksa ne orası?
Bir muhalefet yaratmak da değil. Çünkü içerideki muhalefet, içerideki dinamikler şu anda bunu getirecek durumda değil. Cevat Zarifi gibi daha batıya yakın, daha batıyla diyalog kurabilecek bir yönetim modeline İran'ı zorlamak.
Peki bunlar öldürüldüğü zaman İran'daki rejim böyle bir şeye geçer mi? Geçer. Aksine daha savunmaya ve daha şeye geçer. Bir şey söyleyeyim. Biz burada şunun tahlilini yapmıyoruz. Yanlış anlaşılmasın. Ya İran yerde yerin dibine batsın işte şu olsun falan değil ama Amerika'nın karşısında yani şimdi bakın Trump o hedefe ulaşabilir mi di ulaşabilir mi yani daha rejim geriye çek o sonucu verir mi İran'da da İran'da da dün itibariyle bu bahsettiğimiz komuta zincirinde gerek devletin içerisinde gerek devletin dışındaki diğer aktörlerin hepsini yedeklediler. Yani isimleri açıklamadılar ama çünkü birinci o 12 günlük savaşta bunun çok kötü şeyini yaşadılar. Onu yedeklediler.
Ama şöyle de bir durum var. Şimdi arka arkaya bu kadar durumla karşı karşıya kalırlarsa şimdi ben bir önceki yayınımızda da söylemiştim. Hamane'nin öldürülmesi bambaşka bir şey. Yani Haman'in hedef alınması bambaşka bir şey. Amerika böyle bir çılgınlık yapar mı? Vallahi görünen tablo onu da hedef alacak gibi. Çünkü dertleri şu: Hamane'yi de ortadan kaldırıp oğlu Müşteba artık iktidarı, yönetimi, istihbaratı, devleti yönetebilme kapasitesini elinden tamamen kaldırmak. Ama Amerika da şunun farkında. Yani içerideki dinamikler. Bakın İran'da yıllardır ayaklanmalar çıkar. Yıllardır olaylar çıkar. Siz İran'daki herhangi bir ayaklanmada bir tane sembolik lider görebiliyor musunuz? Kadınlar sokaklarda haklarını talep ediyorlar. Gençler sokaklarda haklarını talep ediyorlar. Bu arada ben şeye de karşıyım. Yani böyle Türkiye'de çok böyle bir şeye dönüşüyormuş. Yok İran bölünecek, Kürtler bir devlet kuracak, Azerler. Yok abi öyle bir şey olamaz. İran'da İran'da hiç kimsenin özellik talebi de olmaz. İran'da hiç kimsenin bir bölünme korkusu da olmaz. İran öyle bir devlet değil.
Beluşların var ama abi. Beluşlar ayrı bir şey. Beluşlar zaten şu anda Beluşların olduğu bölgeye İran şu anda bile gidemiyor.
Şekler Oral Toan'ın bir katkısı ya da şeyi var. Yani İran'ın İran'ın Belucistan bölgesinde her gün iki tane İran askeri öldürülüyor. İran'ın Belucistan bölgesi uyuşturucunun ticaretinin geçiş noktası ya. Oral hocam orada daha iyi aydınlatır ama Tebriz Tebriz Türkleri dışında herkesin durumu fark.
Tebrü Türkleri ne yapacaklar? Çerk tüpleri mesela şeyler gibi değiller, Kürtler gibi değiller, Avaz Arapları gibi değiller. Onlar zaten sistemde şu an duruyorlar. Ama Beluşlarla zaten temel sorun oydu. Muhalefetin istekleri aynı değil. Yani Tebriz Türkler bak Belçistan. Yani muhalefetin bir isim Belüç meselesi. Belüç meselesi bambaşka bir şey. Onu konuşursak Belcistan meselesini konuşsak Pakistan'ı konuşacağız. Afganistan konuşacağız ama Belüçler de bölünmek istemezler. Niye biliyor musun? Çünkü abi bak birincisi İran'da yaşayan Beluşların hepsi o sınır hatlarında adamların tek işi var abi dünyada Beluşların dünyadaki tek bir işi uyuşturucu ticareti. Başka bir iş yapmazlar Beluşlar ve İran'ın İran'ın bütün kara parasını Beluşlar ilerine taşırlar. O yüzden de İran onlara karışmaz. Onların bulunduğu bölge tamam mı? Kurtarılmış bir bölgedir. Elektriği yoktur, suyu yoktur, devlet uzaktır. İran askeri içine girmez.
Bu soruyu o zaman ortaya atayım. Oral cevap. Oral Toa gülüyor. Oral Toğa neden gülüyorsun?
Oral hoca cevaplasın sonra. Oral hocam şu soruyla cevaplayın. Çetine'nin çizdiği bu tabloda yani kimse ayrılık istemiyor, özelklik istemiyor vesairesi. O zaman muhalefet niye bir araya gelemedi?
Abi bir şey daha söyleyeyim. Bu arada İran'da İran'da ayrılık isteyecek grup kim isteyecek abi? İran'daki bütün muhalif liderlerin hepsini tanıyorum. Hiçbirinin böyle bir kapasitesi yok.
Hayır muhalif partiler de örgütleri de silahlı örgütleri de biliyorum. Hiçbirinin buna ne İran KDP'sinin ne Azadi grubunun ne halkın devrimi gruplarını hiçbirinin gidip İran'ı parçalayacak İran'da yeni bir devlet kuracak ya da öz sistemde özelklik anlamında bunları yapacak bir kap şey öncesi bir ön tartışma değil de yani ön şey şöyle bir şey eğer o büyük savaş olursa kontrolden çıkarsa her ihtimal dikkate almak lazım yani o o şey olursa o yani en kötü senaryo güzel bir tartışma bu güzel bir tartışma şey yaps başka bir sevi olur Yani orada orada da şunu kaçırıyoruz bakın. Orada da şunu kaçır onun için öyle bir aşama geleceğimi ben düşünmüyorum ve onun için orada orada açık konuşalım o zaman orada mevzu bayis tartışılan konu Kürtler meselesi. Kürtler özelklik aldırmıyor.
Yok mikronu da söylemiyorum. Hayır, ort doğu ort doğu yani ABD büyük bir bir savaş olsaydı şey ne kadar bir şey olur PKK herkes dünya alem biliyor Türk istihbaratı biliyor herkes biliyor ki PKK İran istihbaratının bir aparatıdır. Yani PKK şu anki mevcut rejimin karşısına çıkıp onlara karşı savaşacak gücü de yoktur. Kontrolündedir. İran'ın yani PKK'nın üst düzey yönetici kadrolarının dünyada yaşadığı en medeni şehir Urmiye kentidir. Tedavilerini orada olurlar ve pajak her şeyi bunlar göstermektir. İran'a karşı böyle bir şeye yani İran'a karşı bir şeye kalkışmazlar. Ama daha önemli bir şey var. İran'da yaşayan Kürtlerin %80'i Şiidir. Sadece bizim Van Hakkari Ağrı sınırında yaşayanlar geri kalanlar hepsi Şiidir. Yani orada o tablo da güzel bir yere girdik de Oral Hoca'ın hakkı girmesin diye şey yapmıyor ama çok güzel bir tartışmaya girdik. Hı hı. Oral Toğan'ın söyleyerek tartışma derinleşebilir. Derinleşsin, derinleşsin. Ben sizin tartışmanızdan yanayım. Bak saat uzar ama söyleyeyim sana. 12 1 Y güzel olur. Güzel olur. Ben bike zaman bitiririm. Rahat ol. Evet. Oral bu tartışmaya dair eee 2009 Yeşil Hareket Mir Hüseyin Musevi liderdi. Eee hatırlarsanız Mir Hüseyin Musevi yeşil hareketin lideri durumundaydı. Bugün de bir açıklama yaptı. Bayağı da sert bir açıklama yaptı. Bayağı bu yükü hiç kimse taşımaz. Halkı öldürüyorsunuz, katlediyorsunuz ve bu ilginç bir açıklamaydı. Mürüseyin Musevi uzun süredir sessizliğini koruyan, ev hapsi yaşamış, eee, yeşil hareketten beri de siyaseten biraz pasif kalan bir isimken bugün bayağı bayağı hani artık halk size ne desin çekilmeniz gitmeniz için gibi bir açıklamada bulundu ki bu yeşil hareketin lideri olan bir isim olduğunun tekrar altını çiziyorum. Yeşil hareketin önemini de bilmeyenler için tekrar söyleyeyim. İran tarihindeki belki en kalabalık protestoların yaşandığı hareketti. Yani Mahseminden beri daha kalabalıktı. Hani şöyle söyleyeyim insanların çıplak elle üst geçitleri sökebilecek kadar kalabalık. Hocam bir şey söyleyeyim siz yine devam edin. Yani Musevi de sistemin içinden biri yani seküler bir isim değil ya da işte İran solunun içinden gelen bir isim değil. Sistemim içinden sistemi eleştiren birisi. Yani o da Cevaz Zarifi gibi. Evet. Bir liderlik yaptı şu anda içeride ama onun gibi birçok isim de yani rejim muhalifi mi değil demek istiyorsun? Rejim muhalifi değil. Rejim içinden rejimi eleştir. Hizip yani. Tabii. Hayır, hizip demeyelim. O da biraz elbette öyle. Elbette öyle. Ama şu an Çetiner Bey doğru söylüyorsunuz. Elbette öyle. Ancak şu an Venezuela'nın başında da rejimin içinden birisi oturuyor başta. Hı. Ya zaten Venezuela'daki olay böyle ben hani anlatıyorlar yok işte özel bir silah kullandı falan filan. Anadolu'da güzel bir söz vardır. Evde hırsız tutuyorsan kapı kilit tutmaz. E başkan yardımcısı zaten kendisi kapıyı açtı adamlara. E kardeşiyle beraber orduyor. Oraltuğa da diyor ki aynı model İran'da belki olabilir. İşte ben de bahsettiğim şey o yani kapı kilit şu anda. Bu isimleri bu isimleri vurduğu zaman Oralın dediği doğru. Bu isimleri vurduğu zaman bu isimleri vurduğu zaman eee içeriden yine rejimin içinde bir yumuşama olacak. Bu seast tezine ne diyorsun Oral Toa? Rekapitasyon zaten ilk 12 günde yapmaya çalıştıkları şeydi. İstedikleri şey buydu yani. Eee, evet. Yani tabii ki karar alma mekanı felç edeceksiniz, yok edeceksiniz ki aşağısı kolay dağılsın, çözülsün ve ona göre de bir pozisyon alın. Ama yani ben bu arada Mir Hüseyin Musevi adaydır demiyorum fakat bugünkü çıkışı enteresandır diyorum. Ben bunu çok net söylüyorum. Çünkü çok sert bir çıkış yaptı. Bağımsızlık isteyen gruplar noktasında da birkaç söz söylemek isterim müsaadenizle. Buyurun. Elbette Çetin Bey'in söyledikleri doğrudur. Yani Pejak konusunda Urmiye'de hastanesi de var. Eee, yıllarca al gülüm ver gülüm de yaptılar ki Çetin Bey çok daha hakim sahaya bu noktada. Eee, ancak Tahrı'nın karar alma mekanizmasının felç edildiği bir noktada Pejak kendi kaderini çizmek ister mi? Bu birinci soru. Bir de biz niye sadece Pejak üzerinden okuyoruz? İran'da sadece Pejak yok. İKDP'yi de söylemiyorum. Evet. İKBDP de eee özellikle MBAT tecrübesinden sonra daha böyle özerklikçi gene de tam böyle pak kadar marjin olmayan bir durum. Az önce bir saat önce Oral bir saat önce bir saat önce onların başkanıyla bir telefon görüşmesi yaptım. Emin ol onun da öyle bir kapasitesi yok. Yani onlar da o kapasiteye sahip değiller. Yani eee o da Fransa'da Paris'te Paris'te Fransa'da, Paris'te eee o kadar kalmış ki o Kürt grupların hepsini bak Azadi olsun, diğerleri olsun, halkın mücahitleri olsun, bunların hepsi o kadar diasporada o kadar uzakta kalmışlar ki ve İran bunları zaman içerisinde Irak'a teslim edip eee Irak'a teslim edip resmen onları böyle hani artık siz orada kendinize bir fantezi dünyası kurun. Eee uzak durun buraya da gelmeyin moduna getirmiş. Yani bunların hiçbirinin hakikaten öyle bir kapasiteleri yok. Bunlar içerisinde ideolojik kodları bile kopların bakın ben şu senaryodan bahsediyorum. 12 günlük çatışmada ne gördük biz? Devrim Muhafızları ordusu oradaki besiç güçlere silah vermeye başladı. Bu silahlı örgütlerle birlikte çatışırsa eğer oradaki masum Türkler ve Kürtler ölmeye başlarsa ortam ne kadar hızlı bozulur ve ne kadar hızlı yani oradaki sağın kayganlığını hepimiz biliyoruz. Günün sonunda kapasite var veya yok ayrı bir konu ama hızlı değişebilecek, hızlı tutuşabilecek orada yanıcı bir madde var. Geçen Nevruz'un başında Kürtlerle Azerilerin birbirlerine nasıl girdiklerini gördük. 2022 yılında Batı Azerbaycan vilayetinde iki tane çocuk grubunun kavgasının etnik çatışmaya dönüştüğünü gördük. İki tane çocuk geldi sanayi bölgesinde, tamirhane bölgesinde birbirine girdiler ve bu çocukların kavgası Kürttürk çatışmasına dönüştü orada Urmiye'nin ilçelerinde. Şimdi böyle bir yanıcı bir madde var orada. Diğer taraftan Ahvaz bölgesi. Ahvazlılar direkt Ahvaz Kurtuluş Örgütü doğrudan İran'ı işgalci görüyor. Direkt kovmak üzerine görüyor. Diğer taraftan lor aşiretleri özellikle büyük lorlar, büyük lor aşiretleri konfederasyonları ahvazıları, Huzistan'ı a 50 yıl önce gelmiş ve araplaştırmaya çalışan işgalciler olarak görüyor. Yani burada ciddi bir lor Arap çatışması çıkabilecek potansiyele sahip. Beruç örgütler tamamen paradigma değiştirdi. Mobarizini kurdular. Üst çatı örgüt şeklinde ve şu an burada hedefli suikastlerine devam ediyorlar. Eee ve Beluç örgütler enteresandır hep biz Belcistan'da arıyoruz ama Gorgan'daki olaylarda, Meşet'teki olaylarda Beruç örgütlerin ciddi eseri var. Çünkü susuzluktan dolayı Sistan havzası boşaldığından kuzeye doğru bir göç akını durumu söz konusu. Ve şu an Meşette e Gorg'da ciddi anlamda ki Gorgan Türkmen nüfusun olduğu yerdir temelde ciddi bir Beluç nüfus söz konusu ve bunların içerisinde keza ciddi bir Afgan nüfus da söz konusu. Afgan nüfus artı Beruç nüfus. Bunlar zaten Sünni ekseriyeti kenara koyuyorum ama ciddi bir IŞİD Horasan yapılanması söz konusu şeyde Horasan bölgesinde ve o bölgedeki IŞİD Horasan yapılanmasının bir yıldır İran istihbaratı operasyonlar gerçekleştiriyor. Şimdi Tahran'da olası bir hikaye gerçekleşirse ki Allah korusun bu senaryo bizim için istenmeyen bir senaryo ama böyle bir hikaye gerçekleşirse şimdi evet İKDP belki harekete geçmez ilk adamın adımda belki Pejak da geçmez ama Pak kapasitesi olmasa bile 3 kişi 5 kişi bile olsa saldırılar düzenlediği noktada Ahvaz Kurtuluş Örgütü ki bu protestolarda neredeyse hiçbir şey yapmadı. Enteresandır. Sanki 3 sene önce, 5 sene önce şeyi askeri geçidi taramamışlar gibi. Nihayetinde Belistan keza aynı şekilde. Bu örgütler Meşette ne kadar terörize etti olayları? Biz hep Meşed'i konuştuk hatırlarsanız protestolar boyunca. Gürgan'ı konuştuk Gorgan'ı ya da yani buraları şey yapanlar sadece işsiz fakirlikten protesto eden gençler değildi. Bizzat silahlı örgütlerdik ki bizzat İranlı karar vericiler dedi bunu. Kafa kesme olayları yaşandı. İtfaiyecileri canlı canlı yaktılar. 3 yaşındaki çocuğu canlı canlı yaktılar. Bunu normal protestocular yapmadı. Az önce söylediğim gibi hükümetle halk arasındaki mesafeyi açmak ve hükümetin halka olabildiğince sert davranmasını isteyen taraflar bunu sahaya sürdüler. Bu 12 günlük çatışmada yapılmak istenen bir şeydi. Başarılamamıştı. Şimdi başarıldı ve bu gruplara yardıma geliniyor uçak gemileriyle. Hikaye bundan ibaret.
Peki bir araya gideceğim. Aranın ardından şunu soracağım. Eee oradan devam edeceğiz çünkü. Peki Türkiye bunu engellemek konusunda neden ısrarlı? Hangi tehdidi, hangi sıkıntıyı görüyor Türkiye? Burada çekindiği şey ne? Oral dedi ya, "Allah korusun istemediğimiz seçenek" dedi ya. Türkiye'nin buradaki hassasiyeti ne? Türkiye bundan nasıl etkilenir? Ve bu anlamıyla da şimdiye kadarki trafik içerisinde aldığı sonucu yani en azından barışın şu anki ortamın bozulmaması konusundaki sonucu almaya devam edebilir mi yoksa koşullar daha da sertleştikçe Türkiye'nin de kaldıramayacağı bir ağırlığa mı çıkar? Araya veriyoruz şimdi. Aranın ardından bunları tartışacağız. Vallah Çetinler Nevzat hocam şu arada konuştuklarınızı programda konuşacaksınız. Yani şey demeyin. Konuştuk bunu tekrar ediyoruz diye sanmayın. Onu arada konuştunuz arada. Çünkü konuyla ilgili başka noktalar da konuş.
Ben o zaman söyleyeyim bir şey önemli. Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan Elcezile'de Resul Serdar'a konuşmuş. Evet. Tam da aslında bizim konuştuklarımızın cevabını veriyor. Hı hı. Eee, neler var? İran'a yönelik olası askeri müdahale hakkında bence İsrail'in öncelikli amacı İran ordusunun bazı kritik yeteneklerini yok etmek olacaktır. Muhabir diyor ki, "Peki, rejim değişikliğimi amaçlamıyorlar mı?" Sayın Hakan Pidan'ın cevabı, "Bu yapmak istiyorlar ama yapıp yapamayacaklarından emin değilim. Çünkü bu halkın elinde. Dışarıdan asgari müdahalenin elinde değil. İran halkı savaş zamanlarında ve özellikle İsrail'den gelen dışlılarda her zaman liderinin etrafında birleşir." diyor. Ve açık bir şekilde de İran'a saldırmak yanlış. Bir bölgesel savacın sonuçları yıkıcı olur diyor Sayın Hakan Fidan'ın. Bence bu mesajları çünkü yarın kendisi de İran Dışişleri Bakanı ile görüşecek. Ve bu dört mesaj şu an El Cezire'ye verip yayınlanan röportajında bu dört mesajı çok net söylüyor. Yani diyor ki bu dört mesaj Türkiye'nin bu konudaki temel politikası mı?
Şöyle politikası şu. Türkiye çok net söylüyor. Biraz önce sorduğun soru çok anlamlı çok doğru soru. Türkiye niye İran'da bir rejim değişikliğidir, askeri müdahaledir vesaire zayıflamasını fırsat olarak görmüyor da aksine durdurmaya çalışıyor. Tamam. Normalde komşuluk ilişkisini gerçekçi olma anlamında söyleyeyim. İran'ın politikalarına baktığında öyle düşünmen lazım. Daha fırsatçı düşünmen lazım. Ama Türkiye öyle düşünmüyor. Sebebi şu. Çünkü sadece İran'da olanın İran'da kalmayacağını biliyor. Bu birinci mesele. İki, bölgesel anlamda işin şey kısımları var. Yani biraz önce Oral hocam da söyledi. Şimdi işin Belucistan kısmı var, Ahvaz var, Kürt kısmı var. Rejimin kendi meselesi var. Bunun Irak'a yansıması, bunun hatta körfeze yansıması meselesi var. İşin ekonomik boyutu var. Yani Türkiye şuna bakıyor. Şimdi hocam hatırlatıyor reklam arasında doğru söylüyorsun. Yani reklam arasındaki şeyleri aslında bant olarak vermek lazım. Şimdi onun için tekrar söyleyeyim. Orada yani mesela Brezilya ile Türkiye'nin yaptığı hamle o dönem 2010 yılında 2010 yılında son derece önemliydi. Yani bütün dünya yine İran'ın karşısındayken Türkiye Brezilya ile birlikte geldi bir uzlaşı zemini oluşturdu ve bir anlaşma masasına çekebildi. Tahranlaşması bir anlaşma imzalandı. Yani Evet. çekebildi. Şimdi burada bence esas mesele şu. Şimdi Sayın Hakan Pidan çok doğru söylüyor. Hep programlarda onu anlatmaya çalışacak. Şimdi İran halkı, ben biraz daha çeyim. Ben geçen İranlı yetkililerle uzun uzun bir görüşme yaptım. Görüşmemin sebebi de şu. Siz nasıl bakıyorsunuz bu olaya? Yani biz dışarıdan okuma yapıyoruz ama sizin bakışınız ne? Dediler ki yani bizim bakışımız kısaca şu. Biz bu olayları dört aşamaya ayırdık. Bu birinci aşamada işte halkın protesto meselesinin ikinci aşamada sokağa çıkması 3üncü aşamada silahlı grupların devreye girmesi, 4üncü aşamada da rejim yanlıların devreye girmesi olarak okuyabiliriz. Peki neydi bu sıkıntı? Dediler ki ya bizim sıkıntımız şuydu. Biz ambargoya tabiyiz. Dolayısıyla temel maddeler konusunda biz devlet bazı şeyleri finanse ediyor ve şirketler ithalat yapıyor. Bu ithalat yapılınca bazı şirketlere, bu ithalatı yapan şirketlere dolar ucuz veriliyor ve bunlar da ne yazık ki suistimal ettiler. Suistimalini nasıl ettiler? Naylon patrolar getirdiler. Bir şekilde bunu kötüye kullandılar ve devlet bu uygulamadan vazgeçti. Devlet bu uygulamadan vazgeçtiğini ifade edince dolar olarak da piyasadaki, temel gıda maddeleri artmaya başladı. Dolar karşısında tümen değer kaybetmeye başladı ve esnaf çok haklı biçimde protestosunu dillendirdi. Cumhurbaşkanı bakanları görevlendirdi. Toplantılar yaptılar. Fakat bir sonuç alamadık. O sonucu alamama üzerine protestolar başladı. Daha sonra işte bu 3üncü aşamada şiddet dalgasını gördük. Yani orada mesela sayı çok konuşuluyor. Benim tahminim 5.000'in üzerinde. Sadece 130 polisin, İran polisinin resmi olarak öldürüldüğünü biliyorum ben. Onlar rakamı 3117 olarak açıklıyorlar ama 3117 değil. İnsan hakları örgütleri bu rakamı 5.000 üzerine falan da çıkarıyorlar. 30.000 40.000 50.000 söyleyenler mi var? Yok. Ben yani 5.000 ile 10.000 arasında bir rakam şeyinde olabileceğini düşünüyorum. Çünkü tablo çok büyük. Yani baktığında tablo çok büyük. Hakikaten çok büyük. E peki bu ekonomik kriz başladı. Şu an diyelim ki rejim bunu yönetemedi. O da bir gerçek. E şu an Amerika Birleşik Devletleri de buradan fırsattan istifade burada bir dizayn yapmaya çalışıyor. Hani biraz önce konuştuk ya hani İsrail falan. Tamam. Rejim savunma bakanı demiş ki İran anlaşma yapmak için ABD savunma bakanı İran anlaşma yapmak için tüm seçeneklere sahip başkan Trump'ın bizden İran içinde başarmamızı istediği her şeyi yapmaya hazır olacağız. Şimdi bu şu Mehmet hocamın bahsettiği şey son derece ben o stratejik fırsat olarak arkadaşlar veriyorum stratejik fırsat dediğim mesele var ya yani şimdi en üst seviyeye getirecekler. Gemileri de getirecek caydırcılığı da geçecek silah namluları da oraya dönecek. O olacak bu olacak. Fakat üç temel soru var. O üç temel sorunun cevaplandırılması lazım. Bir bölge İran'da bir rejim değişikliğine hazır mı değil mi? En temel soru. Değil. İki değil. Bölge İran'da rejim değişikliğine hazır değil. Niye değil hocam? Öt gide gidersek şey olur yani daha açıklanır. Tabii net. Çünkü onun getireceği yan etkileri bölge absorb etmeye hazırdır. Mesela göç meselesinden nasıl bir şey olacak? Bölgesel etkilerinden, oluşturacak ekonomisinden, enerjisinden yani çok boyutlu. Çünkü e sonu görülmeyen bir şey görü yani diyelim rejim de yarın ne olacak yani şunu da görelim çöp ülkeleri de Türkiye'de İran'ın bundan daha yani İran'ın bu durumda kalmasını ister şöyle istiyorlar işte onun için yani öyle bir şeye hiçbiri hazır değil ve böyle bir şeyin etkilerini bölge zaten bölge şu an şunu istiyor aslınd çok net bölge aslında bölgedeki ülkelerin geneli artık düzen bozucu ülke istemiyor buna İsrail dair İsrail İran düzen az çok bir düzen oluştu zaten 10 küsur yıldır zaten. Yani ciddi bir mücadele oldu. Vekalet savaşları vesaire yavaş yavaş bir düzene girerken yani Suriye'den birçok yere kadar İran'ın da belli bir şekilde bu yeni düzene entegre etme derdi var. Yani bu bölgenin bakışında bir rejim değişikliği, perspektifi yok. Peki komşu ülkeler hazır mı? Yani Pakistan, Türkiye, Irak, Türkmenistan vesaire hazır mı? Hazır olan bir ülke var mı? İran dağılsın diye mi var mı? Hiçbirisi hazır. Onu da görmüyoruz. Onu da görmüyoruz. E peki bölge ülkeleri İran'da bir rejim değişikliğine hazır değil. Herkesin kendi güvenlik paradigmasında sorun yaratır bu rejim değişikliği. E İran ya da ABD bir rejim değişikliğinin bölgedeki bu etkisini önemsemiyor mu? Önemsiyor. İstiyorsa önemsiyor. Onun için bu Hakan Fidan cevap versin. Sayın Dışişleri Bakanı cevap versin bu akşamki şeyinde. Türk hakimiyeti yok, Arap hakimiyeti yok, Fars hakimiyeti yok. Başka bir hükümdarlık yok. Bölge ülkeleri bir araya gelerek sorumlu davranıyor. Anahtar cümle. Hım. Net. Net. Yani eee bu akşam Dışişleri Bakanı'ın söylemlerine baktığında aslında bölgenin Türkiye'nin meseleyi nasıl okuduğu, nereye doğru getirmeye çalıştığı yani bundan önce Venezuela örneği vardı. İran Venezuela olmamalı. İran Venezuela gibi değildir. Ve burada halkın talepleri noktasına bak dikkat edersen şöyle bir noktaya geldik. Özgürlük, demokrasi, insan hakları vesaire falan insanlar sokağa çıktı. Biz buradaki yayınlarda onu yapı ifade ettik. Yani bunu çalacaklar. Hı hı. Ve gerçekten çalındı. Ya İsrail çalacak, ya Amerika çalacak, ya rejimin kendisi kendi içinde çalacak ve orada ölen insanların talepleri ikinci plana atıldı. Yani mesela şu an Amerika Birleşik Devletleri İran'a demokrasi gelsin, özgürlük gelsin, insan hakları gelsin diye bir şey duyuyor muyuz? Avrupa Birliği'nden duyduk mu bunu? Sayın Hakan PAN orada halkın altını çizerken aslında o noktaya geliyor. İranlılarda Çetinler söyledi. Şah'ın oğlu niye olmuyor? İranlı Amerikalılar bir araştırma yaptılar. Dediler ki biz bunu alsak getirsek uçağı bindirdik getirdik. Burada da uygun ortamı sağladık. Bunun meşruiyeti yok. Meşruiyeti yok. Yani o nedenle mesela Tebriz Türkleri Kaçar hanedanlığı üzerinden başka bir arayışa girdiler ve bir muhalefet lideri oluşmadı. Yine aynı noktaya geliyoruz. Tam da kilit nokta orası. Amerika Birleşik Devletleri gerçekten bir rejim değişikliği mi istiyor yoksa batıya entegre edilmiş, kontrol altında tutulmuş sistemle entegre edilen şey bu Musavinin ben hocamın bahsettiği Oral hocamın bahsettiği bildirisi çok uzun. Ben o bildiriyi de o yeşil harekatın sırasında ben İran'ı takip etmiştim. O seçim döneminde orayı takip etmiştim. Şu ana kadar Hatemi'den, Musevi'den diğerlerinden çok fazla sesin çıktığını görmüyoruz. Aslında bunlar da batıya entegre noktasında bunu savunanlar. Yani biraz daha reformcu dediğimiz tayfa içinde bunu savunanlar. Şimdi işte sorun bu rejim içerisinde bir batıya entegrasyon noktası nasıl olacak? Bunun üç ayağı var. Birinci ayağı gerçekten bunun güvencesi ne olacak? İki askeri anlamda Amerika ve İsrail açısından güvenliği ne olacak? Üçüncüsü de özellikle 18-30 yaş arasında halkın talepleri noktasında nasıl bir şey getirecek? Şimdi bütün bunlar iç içe geliyor ama çok açık söyleyeyim yarını düşünülmemiş bir İran operasyonu yani işte 13 gün sonrası düşünülmemiş bir İran operasyonunu kolay kolay kimse yapmaz. Çünkü bunun bölgede ne olacağını bilmiyoruz. 2 3 4 Öyle çok net aslında yani. Yani ABD için ya da İran konusu en iyi opsiyonu ne? Rejimi dönüştürmek. 9 sorum var benim. Nasıl? Ensu 9 tane sorum var benim. 9 tane soru. Tamam müsait. Hemen alacağım. Hemen 9 soruyu alacağım. Tartışacağız tanesini. En en iyi opsiyon yani Trump açısından eee Venezuela formatında yani mümkünse rejim için bir rejim dönüştürme hikayesi. Rejim değiştirme değil rejim dönüştürme hikayesi. Hı hı. En kötü opsiyonda bütün bölgenin savaşa girdiği yani bütün artık kontrolden çıktığı bir süreç. Hı hı. Muhtemelen bunun ikisi de olmayacak. İkisi de iki ideal. Hı hı. E bu ikisine hangi yakın bir opsiyon işte bir anlaşma mı olur? Bir süreç mi olur? Nokta atışı bir atış mı olur? Sizin sınırlı sınırlı vuruşiniz var. İran tarafı diyor ki sınırlı saldırı diye bir şey yok. Her müdahale savaş ayrı bir konu. Ama şöyle burada şu an yani şu an önce ABD saldırmadan önce herkes ABD'yi dizginlemeye çalışıyor. ABD saldırdığı an bütün bölge ülkeleri İran'ı dizginlemeye çalışacak bu sefer. He. E tabii yani vereceği yanıtla durumun daha kontrolün çıkmaması için dolayısıyla her iki süreçte de her iki süreçte de bir orta yol bulmak, bir anlaşma bulmak için bölgelere çalışacak. Çünkü her iki senaryonun da kontrolünün çıkması yani durumun eskale edilip durumun bir şekilde tırmandırılması hiçbir lehine değil. Hoc katkı sunayım. Senaryolara baktık bugün. Evet. Eee ya 78 senaryo. Ben onu da söyleyeyim. Sonra hoca oradan da devam edebilir. Birincisi deniyor ki AVED hava ve deniz kuvvetlerinin İran devri muhafızlarının ve belli yerleri komple vurması. İkinci senary rejim varlığını sürdürür. Anca politikaları yumuşatıyor. Buna uygun hamlelerin yapılması. Üçüncüsü rejim çöker yerine askeri yönetim geçer. Devrim muhafızları içinden birileri geçebilir ki ben çok olasılık vermiyorum ama senaryo olarak konuşuluyor. Dördüncüsü İran bütün ABD şehit saldırıları karşısında bölge ülkelerinin komple işte bir saldırı içerisinde çekecek bir mekanizma üretir. Beşincisi İran körpezama döşüyerek Çetinim biraz önce ifade ettiği kısmı yapar. 6ı e İran misillemeyi yapar ama misillemeyi savaş gemileri üzerinden yapar. Biraz önce Çetin'in o bahsettiği şey önemli. Yani ABD toprağı meselesi orada devreye girer. Yedincisi rejimci çöker yerini kaos alır. Bu yi tane senaryo zaten en çok şu an uluslararası medyada her yerde konuşulan çek. Tamam. Benim sorularım var ama ondan önce Oral Toğan'ın sorularını alacağım. Çünkü o sorularda kendisinin de yanıtı vardır. Sizlerin yanıtlarıyla birlikte iyi bir güzel bir tartışma çıkabilir. Evet Oral ama Oral bir dahaki sefere şimdi önce şuradan başlayayım sorulardan önce ah oin değiştirdi artık Oral bir dahaki sefere buraya gelsin ama biz Oral'dan çok güzel ve müjdeli haberler bekliyoruz. Onun için orada olmasını şimdilik tolere edebiliriz. Evet. Çok teşekkür ederim. Çok sağ olun. Hayırlısı olsun diyelim. Hayırlısı olsun. E şimdi İran doktrin değiştirdi. Bu bir. İran artık kılıcı sıyırdı. Bunu daha ne kadar söyleyebilirim bilmiyorum. Bu şu anlama geliyor. Sınırlı vurmuşlar, tam vurmuşlar, yarım vurmuşlar, çeyrek vurmuşlar. Bir anlamı yok artık İran. Her 6 ayda bir gelip sen beni vuracak mısın kardeşim noktasındalar. Şu an İran'ın geldiği nokta bu. Bu da şu demek. Total War yani topyekün savaş. Ne anlama geliyor İran? İşte az önce bahsettiğim ileri savunma pardon uzun el stratejisiyle denizlerdeki meseleler, sidaların aktivasyonu e halic diğer şey neydi? Hürmü bakayım hatta notlarımda vardı hemen söylüyorum. Eee tabii hürmüz 12 bunlar 300 km menzilli anti gemi arkadaşlar 5 ve 6'yı Oral Toayya da şey olsun. Eee ne derler? Asistanlık yapayım ben. Mesela bu İran'ın balistik füzeleri ve menzilleri. Eee, Oral To'dan görebilecek mi acaba bilmiyorum ama ekrana verdiğimizde Şahap 1 300 km, Fatih 110 300. Benim bahsettiğim bunlar değil. Bunlar değil. Bir de, eee, bunlar karadan karadan karaya füzeler. Karadan füzeler. Bir de İran'ın askeri kapasitesi var. Oradaki belki 6 numaralı grafiktekiler belki bahsettiklerinizdir. Balistik seyir füzeleri seyir füzeleri hürmüz boğazı anti gemi, antigemi füzeler var. Balistik antigemi füzeleri var Eren Bey. Doğrudan gemileri vuracak şekilde. Yani eee bu muhtemelen Armada'ya da böyle bir saldırı düzenler İranlılar böyle bir durumda. Şimdi ben sorulara gelmek istiyorum çok kısa. Evet. Şimdi Farz-ı Mahal İsrailli bir güvenlik elitisiniz. Farz-ı Mahal. Bu programda İsrail'de çekilen İsrail'in güvenliğini konuştuğumuz bir program. Farz-ı Mal. Şimdi şöyle bir düşündüğümüzde, baktığımızda ben şu soruları sormak istiyorum. Bir geçmiş 20 yıl 30 yıllık süreçte İran'ın ideolojik olarak işte vekil güçlerini aktif ettiği, işte silah kapasitesinin yüksek olduğu vesaire vesaire bir senaryoda bunun ABD maliyeti kaç milyar dolar olmuştur? Bu birinci sorum. İkinci sorum ABD'nin pardon şimdi gelinen noktada İran'ın baristik füze kapasitesi her geçen gün yükseliyor mu yükselmiyor mu? Ve İran 12 günde tecrübe ettiği üzere İsrail'in hava savunmasını artık vurabilecek şekilde üretim içerisinde mi değil mi? Ki bu haftanın İsrail basınındaki tartışmasıydı. Bu ikinci sorum. Yani balistik yüze kapasitesi artıyor mu artmıyor mu? 3üncü sorum. İran'ın nükleer tesisleri vuruldu. Doğru. Peki İran'dan nohow alınabildi mi? İran kendi santrajlerini üretebiliyor mu hala daha? Evet üretebiliyor. İran hala fizikçi yetiştirebiliyor mu? Evet yetiştirebiliyor. Uluslararası bağlantıları koptu mu? Hayır kopmadı. 3üncü soruydu bu. 4. İran'ın ideolojisi ayakta mı? Velayeti fakih olsun. Taklit merciliği olsun. Yezitlere karşı Hüseyni bir tavır gösterme olsun. Ayakta mı değil mi? 4. 5. soru. Etki kırıldı mı? Yani bugün Lübnan sahasına gittiğinizde hala telefonunda Kasım Süleymani fotoğrafı olmayan birileri görebilir miyiz? Tamamen bitti mi? Yani Irak'taki milisler içerisinde İran'a gönül veren veya İran taklit merci olarak Haman'yi gören mil ortadan kalktı mı şu an? Bu diğer soruydu. Diğer başka bir soru. Sizin bir İsraill olarak askeri doktrinleriniz ve tehditlerinizle bu durum çelişiyor mu çelişmiyor mu? Şu anki resim diğer soru. İran'a güveniyor musunuz? Yani bir anlaşma yaptınız. İran dedi ki, "Tamam ben her şeyi bırakıyorum." dedi. Yani 15 yıl sonra konjonktür değiştiğinde İran bunlara geri döner mi dönemez mi? Elinden bu kapasiteyi alabiliyor musunuz, alamıyor musunuz? Diğer soruyu soruyorum. Güvenliğinizi konjonktüre emanet eder miydiniz? Yani 10 yıl sonra Trump'ın olmadığı bir senaryoda 15 yıl sonra, 20 yıl sonra İran'ın tekrar 2010'lardaki gibi sahaya geri dönebileceği bir konjonktüre siz İsraillı olarak, Amerikalı olarak ki maliyet harcadığını tekrar hatırlatıyorum. Güvenliğinize emanet eder miydiniz? Son soru, tekrar edeceğim bunu. A ve D maliyeti çok konuşuluyor da yani Huzistan'daki petrolden tutun da Belcistan'daki altınına, kromuna, bakırına kadar muazzam kaynakların olduğu bölgelerden bahsediyoruz. Sadece şu kısımlar bile koparılsa İran'dan. Yani Belcistan'ın bir kısmı küçük bir kısmı ile efendime söyleyeyim Huzistan'ın bir kısmı koparılsa İran'dan ki uzak periferi Tahran uzak geldiler buralar. buradaki madenlerin işletme hakkı bile bu operasyonu fazla fazla finanse eder. Yani şimdi geldiğimiz noktada bütün bunlara baktığımızda bir İsrailli baktığında sahaya ve bir pro İsrail Amerikalı güvenlik bürokrasisi içerisindeki birisi baktığında sahaya İran'a ne yapılması gerekiyor ve nasıl bir şey yürütülmesi gerekiyor? Operasyon uzun uzun tartışmaya gerek yok ki. Güvenliğinizi konjonktüre emanet etmekten bahsediyorsunuz burada siz.
Peki şu mudur? Oralta şunu söylüyor diyebilir miyim? ABD ve İsrail için İran'ı vurmak ve akabinde buradan koparacağı ekonomik, iktisadi, siyasi her şey iştah kabartıcı ve bu yüzden de yaparlar. Bu mu demek?
Eren Bey, bu işin bir tarafı bunun için yapıyorlar demem çok iddialı olur ama bu fazlasıyla şeyi kopartır yani. Ne denir? Hikayeyi kopartır. Bir şey daha vardı bununla alakalı ama şu an çıktı aklımdan direkt şey yapınca. Ama uzun lafın kısası benim burada söylemek istediğim şey şu. İsrail perspektifini bence çok azımsıyoruz. Bence İsrail perspektifini çok yani 2007'de bir kitap yazı hatırlarsınız İsrail lobisi diye meşhur yani Irak savaşı nasıl sürüklendiğini Amerika'nın kendi savaşları olmamasına rağmen nasıl bir şey yapıldığını unutuyoruz. Yani Osto sürecinin daha önce de bu ekranda hatırlattım. Monica Levinsky ile nasıl sabote edildiğini unutuyoruz. Yani bütün bunları niye unutuyoruz? Daha yani sanki bunlar hiç yaşanmamış. Bugün Trump sanki Eston'la vesaire avuçlarında değilmiş. Sanki hiç böyle bir hikaye yokmuş da Amerika'yla İran arasında protestocular öyle davrandı da Trump işte barış güvercini olarak müdahale etmeye çalışıyor gibi bir durum söz konusu. Ha hatırladım şimdi söyleyeceğim şey de. Bakın sadece balistik füze konusunun 2 aydır Netanyah'un ağzında olduğunu hatırlatmak isterim. Bu ne demek? Balistik füze konusunda her kaybettiğiniz gün, her kaybettiğiniz hafta hasmınız kapasitesini yükseltiyor demektir. Dolayısıyla olası bir mücadelede Ocak ayında girmek yerine Haziran'da girerseniz çok daha fazla sayıda basistik füzeyle hava savunma kapasitenini yormak zorunda kalacaksınız. Ve bu hikayede İsrail'in sanki hiçbir rolü yokmuş gibi kendisini kenara ayırmış olması büyük başarıdır. Yani şu an hala diyorlar ya gözlemliyoruz, görüyoruz gibi açıklamalar geliyor İsrail'den. Çünkü iki gün bile geciktirseler, bir gün bile geciktirseler İsrail şey İran füzelerini hava savunma maliyetinden yüz binlerce dolar kar edecekler. Milyonlarca dolar kar edecekler. Bu geçen süre içerisinde de belki Amerikan Hava Kuvvetleri Batı İran'da yapacağı vuruşlarla zaten kapasiteyi oldukça aşağı çekecek. Dolayısıyla bunun bir Amerikan İran gibi gösterilmesi stratejik bir perdelemedir. Maskelemedir. Yani bu işin kısm hocam bir soru sorabilir miyim? Yanlış okuyoruz.
Oral hocam bir soru sorabilir miyim? Sonra alalım tartışmal sizin bilgilerinize göre yani çalışıyorsunuz diye söylüyorum. İran'ın elinde şu an balistik füze yani karşı vuracak balistik füze var mı yok mu? Menzil var mı çalışmalarınızda? Yani biliyor musunuz?
Var fazlasıyla var. Fazlasıyla var. Ne kadardır menzili? Fazlasıyla var. Menzili 700 ketreye kadar çıkıyor. Daha kapasitesi denenmemiş füzeler de var. Mesela bir tanesi geçen 12 günde denedi. Siccili denedi. Mesela İsrail hava savunması tamamen işlevsiz kaldı sicile karşı tek bir kere attı. Attığı da vurdu.
Peki ABD İran'ı vurduğunda İran ABD'nin üstlerini mi vurur? İsrail'e mi? Karşılığı İsrail'e mi verir? İsrail'e mi vurur? O saatten sonra hepsinin hedef olduğunu bizzat kendileri açıkladılar. Bunlar benim laflarım değil. Ulusal Savunma Konseyi deklarasyon yaptı. Açıp bakabilirsiniz. Yani Ulusal Savunma Konseyi dedi ki bu saatten sonra önleyici saldırı da dahil olmak üzere her türlü şey ülkemizin bekası için mübahtır dediler.
Mehmet Özkan'ın katılmadığı kısımlar var. Mehmet Özkan'ın katılmadığı kısımlar var. Onları alalım. Buradan çıkacak tartışmadan yaralım. Son bu balistik füze, İran balistik füzelerin yani bu kadar çokluğu ve varlığı bile aslında bu tırmanışın savaşta sonuçlanmayacağının net göstergesidir. Bunun altını çizeyim ben şeye mesela şimdi Özür hocam anlaşılsın diye yani davet mı? Bu kadar yani tırman yani karşılıklı çünkü ciddi bir güç var ve bu e tırmancılık gibi bir caydırcılık var. Mümkün değil yani bir kere bun yani
Çünkü bu karşılığı yıkım demektir. Yani bu bunu bunun >> yani bu her iki ülkenin de hem İsrail için söylüyorum hem ABD için söylüyorum hem de İran stratejik akıllarını kaybetmiş olmaları lazım. Ben bu anlamda Oral Bey'in bahsettiği bu total savaş şeyine İran'a katılmıyorum. Yani İran tamam küçük saldırı anlıyorum ama İran total savaş konseptine geçtiğini söylem olarak söyleyebilir. Ama bunu eyleme geçtiğim bu eee >> intihar demektir. Açık konuşayım. Bu bu sonu olmayan başka bir şeydir. Bunun nereye gideceği ve nasıl sonuçlanacağını kimse öngöremez.
Bu ya aynı ABD'nin >> İran'da bunu göze alamaz mı diyorsunuz? >> Alamaz. >> H >> e çünkü bunun nereye gideceğini kimse bilemez artı. Eee bir de şöyle bir şey var. Herkes şunun farkı yok. ABD içine geç. Şimdi önümüzde örnekler var. Afganistan var. Irak var. Bir çıkışı olmayan bir savaşa artık ülkeler girmek istemiyor. Ve bu konuda da ben ABD'nin özellikle artık Trump öncesi ve Trump sonrası diye ayırmak lazım. Önceden ABD çok daha maceracıydı. Bu dış eee militare şeyler konusunda, askeri şeyler konusunda.
>> Ama dedi ki güvenliğinizi konjonktüre emanet eder misiniz? >> Ya Trump her şey eder yani şu an şu an ABD için İran'da ne tehdit var? İran'dan İsrail'e ne tehdit var? Şu an doğrudan yani İran demiyor ki ben sabahleyin ya da işte bir ay sonra İsrail'e saldıracağım. Yani ya biz aslında bir güvenlikleştirme üzerine bir >> ş bir soru sorabilir miyim? Çok kısa >> sor. Buyur. >> Bir cümle bir şey söylemek istiyorum. Çok kısa araya girdim. Özür dilerim. Biraz ses karşılıklı konuşmanız daha iyi.
>> Eee ya bir şey unutuyoruz gene. İran bu çizgiye dayak yiye yiye geldi. İran biz başkentler yönetiyoruz çizgisindeydi hatırlarsak. Yani İran dayak yiye bu noktaya geldi. İran eee sahalarda kaybede kaybede bugün bu noktaya geldi. Bu kadar anlaşmacı, uzlaşmacı noktaya geldi. Şimdi gene aynı şekilde bölgede istikrar isteyen bir Amerika ve eee İsrail eee güvenlik bürokrasisinden birisi olsanız İran bu daya yedikten 20 yıl sonra tekrar daha güçlü bir şekilde sahaya dönme ihtimali var mı yok mu? Yani nükleer konuda şu an şu sesler çok yüksek çıkıyor. Bizim nükleer silahımız olsaydı biz bu eee saldırıyı yemezdik. Şimdi bu sesler bir gün fiiliyata döküldüğü zaman tekrar sıfırdan istihbarat hücreleri kurup da bilim adamı mı avlamaya başlayacaksınız? Ya da sıfırdan gelip de eee sahada tek eee Hizbullah'ta yaptıkları gibi, Haçlı Şab'de yaptıkları gibi tehditle veya doğrudan öldürme yoluyla insan mı öldürmeye çalışacaksınız? Daha kaç yıl daha bu savaşı sürdüreceksiniz? Adamların eee zaten söylediği şey şuydu. 2019'da ahtopot doktrini. Kolları kesmek yerine başla uğraşacağız. Kollar zaten felç olacak diyorlardı. Şimdi diz çöktürmüş noktadasınız. Başa kılıcı vurmak üzeresiniz. Vurur musunuz, vurmaz mısınız? Bütün hikaye bu zaten İsrail perspektifinden.
>> İşte işte işte o vurmanın o eee yani başı vurunca eee vücudun nasıl dağılacağını öngörmek çok zor. Kolay değil. Onun için eee yani bir de şu değil >> şüphesiz o maliyet konusuna sonuna kadar katılıyorum. Sonuna kadar katılıyorum.
>> Bur bakın şimdi eee Kasım Süleymani ile beraber yani İran öncesinde ciddi şekilde agresif bir güçtü Ortadoğu'da. Şu an hepsi işte kolları kesildi, geri çekildi. Eee, şu an İran'ın, İran'ın anlaşmaya ve şeye ihtiyacı var. Yani İran eğer şu an geri çekildi ve total savaş konseptine söylem olarak geçebilir, eylem de geçerse bu başka bir hikayedir. Yani bu başka bir hikayedir. Ben o kadar İran'ın strik aklını kaybettiğini düşünmüyorum. Onun için yani işte yarın dışişleri bakanıın gelecek olması önemli. İşte hala Amerikan Dış savunma Bakanlıının söylediği biz her türlü opsiyona hazırız. minvalinden barış yani anlaşma dahil yani biz belki de 2010'daki Türkiye ve Brezilya'nın aynı Tahran anlaşması yaptığı benzer bir süreci gördük.
>> Şi >> bir de şunu söyleyeyim bitiriyorum. Yani kategorik sorular sorup eee kendimizi cevaplara mahkum etmememiz lazım. >> Yani bu Ortadoğu'daki krizde birçok konuda biz bunu gördük. Eee cevaplar kategorik soruların cevapların değil. Daha gri alanlarda yani hele Trump gibi. Yani Trump yarın dese ki biz bir anlaşma sağladık. Bilmiyorum ben atıyorum ya da 35 gün sonra bizim için sürpriz olur mu hiçbirimiz? Hiçbirimiz sürpriz olmaz. Öyle değil mi? >> Ya da ne üzerine anlaştıkları planlamayız. >> Ya bir onu bile anlamayabiliriz yani. Eee yani dolayısıyla kategorik soru sorup kendimizi eee yani cevaplara mahkum etmemize gerek yok. Ben >> bu programı izleyenler, bu konuyu takip edenler burada bu y >> bu programı izleyenler şöyle diyor ya vuracaksanız vurun vurmayacaksanız vurmayın artık. Hayır, mesele şu ama daha şu net değil ki neyi ciddiye alacağımızı anlayamadık daha. Uluslar dair yok. Yani şöylesi bir şey değil mi? Mesela futbol izlesen gol olunca işte gol oluyor. 1-0 öne geçiyorsun. Buradaki somut durum ne? Nükleerden vazgeçmesi mi? >> Abi yanlış tartışıyoruz. İsrail'in ve pardon İsrail'in ve ABD'nin kendi seçimlerinde içeriye İran şöylesi bir şey verse, kullanabilecekleri bir malzeme verse pratikte hiçbir şey değiştirmese de kullanabilecekleri malzeme verse iş kesecek mi, yetecek mi? Aldık diyecek mi? Neyi ciddi al? >> Ve üçüncü soru bütün bunlar oldu. Çetinen dediği gibi hepimizin deği biz bir şey söylediler. >> Evet. >> Tamam dedik. E bu kadar insan niye öldü? Bu kadar reform, bu kadar açıklama, bu kadar gemi. Ya 12 gün savaşında. Şimdi biz 12 gün savaşı'an sonra neyi dediler bize? Dediler ki bu iş bitti. Biz her şeyi vurduk. Dediler mi? Yeraltına en büyük bombaları gönderdik dediler mi? Dediler. İran dedi ki ben burayı açtım dedi. Biz ne dedik? Tamam artık bunlar şey yaptılar. Karşılıklı olarak birbirlerini vurdular. Bir noktaya doğru geldiler. Şimdi ne diyorlar? O iş öyle değilmiş.
>> Ama şöyle >> bence bence işin bir yerine yanlış bir tarif yapıyoruz. Yani ben kişisel kanaatimi bir daha söyleyeyim. Amerika'nın yani bir şeyi doğru tarif etmek bence kendi açımdan söylüyorum eee önem kazanıyor burada. Birincisi Amerika'nın buradaki amacı nükleer İran'ın nükleer gücünü ortadan kaldırmak mıdır? İran'ın nükleer bir güç olması Türkiye için de iyi bir şey değildir. Yani bunu sadece hep İsrail penceresinden bakarak değerlendirmek yanlış olur. Yani İran'ın nükleer bir güç olması, ben kendi adıma söyleyeyim. Benim ülkem bir nükleer güç olmadığı sürece İran'ın nükleer bir güç olmasını ben İslam bölgede İran'ın İsrail'in diğer ülkelerin olması iran'la ilgili her mevzuyu, her konuyu biz İsrail İsrail endeksleyerek tartışıyoruz, konuşuyoruz. Yani biz İran meselesini coğrafyanın içerisindeki gelişmelerden kopuk sadece İsrail mevzusu üzerinden tartışırsak yanlış ve eksik tartışırız. İkinci nokta şu. Amerika İran'dan beklentisi nükleer tesisler, nükleer zaten vurdu bunları. Şu anda İran'ın elinde nükleerle ilgili tek kalan şey Oral Hoca'ın da demin ifade ettiği gibi sadece ve sadece navow kaldı. Onun dışında bir şey kalmadı. İran'ın şu anda yapabileceği, taviz verebileceği bir şey kaldı mı? Bakın bazen diplomasi masasında oturursunuz, taviz istersiniz. >> Hı hı. >> Amerika'da bunun farkında. Yani Amerika'da şunu biliyor. İran demin URC güzel bir şey söyledi. Diz çöktür diyor bir İran var. Samuray kılıcı elinde ve bu samuray kılıcını eee koluna mı saplayacak, gövdesine mi vuracak? Eee, ya da kendi eline verip al bu kılıcı kendi kendine mi intihar et diyecek. Bunun tarifi şu an hiçbirimizin elinde yok. Ama ama >> yarın Hakan Fidan'la İran Dışişleri Bakanı neyi konuşacak? Ya şimdi bakın dediğim mesele. Şimdi şimdi bakın Amerika'nın istediği şey >> bir kez daha söyleyeyim yani yarın Hakan Fidan eee tarafları yumuşatıp bir diplomasi masası kurabilir mi? Tarafları bir araya getirip ya da üçüncü bir ülke olarak arada diplomasi trafiğini kurgulayabilir mi? E bu ayrı bir şey. Ama buradaki kaçırdığımız bir çok stratejik nokta var. Kaçırdığımız stratejik nokta şu. Amerika İran'da işte nükleer tesisleri yok etmek yok. Zaten nükleer tesis yok İran'da. NOW Hubavı kaldığında ona zaten 20 yıldan önce bir daha ayağa kaldıracak durumda değil. Burada buradaki amaç şu rejimi >> değil de çözüm bulmak olarak bakmak lazım. Yani o çözüm nasıl olaca rejimi diz çöktürmüşken, rejimi diz çöktürmüşken >> rejimin içinden yeni bir kaynak çıkarmak, yeni bir kaynak çıkarmak yani rejimin içerisine yeni bir güç çıkarmak ya da ya şu anda İranda velayet fakir sistemi, demokrasi sistemi değil ki >> ya. Velayet-i fakihin ötesinden gidiyorum. Adam velayet-i fakih değil adam. Velayet-i fakih mutlak. Yani bugüne kadar ayetullahlar içerisinde Hayetullahlar içerisinde sözü mutlak kabul edilen tek adam >> konüler bir şey mi çıkacak? Nasıl çıkmak nasıl çıkacak? >> Bunu İsrail istiyor. Yani şimdi İsrail şunu istiyor. İsrail diyor ki işte Şah Rıza Pehlevi'nin oğlu gelsin. Arkadaş Rıza Pehlevi'nin oğlu 6 ay öncesine kadar dünyanın gündeminde bile yoktu. Şah Rıza Pehlevi'nin oğlu çok iyi bir eee pilott. İran Irak Savaşı'a gelmek istedi. Ben o ülkem için savaşayım dedi. O zaman bile İran halkı bunu kabul etmedi. Şimdi ne zaman Şah Rıza Plevi'nin oğlu sahneye çıktı? kızı iman gitti Amerika'daki Yahudi lobisinin tepesindeki adamın oğluyla evlendi. O vakit itibariyle Foxist'te, CNNational'da, BBC'de bir anda biz Şahrıza Pehlevi'nin efsanelerini seyretmeye başladık. Yani İsrail bunu istiyor diye Amerika getirip eee Şahrıza Pehlevi'ye İran'ı mı teslim edecek? O kadar yani. Amerika'da bakın Amerika'da tamam eee İsrail'e bir partnerlik ilişkisi var, stratejik ortaklık ilişkisi var. eee her şeyi kurguluyor. Amerika Genelkurmay Başkanı bir hafta içerisinde kaç sefer İsrail'e gitti. İstihbarat bilgilerini almaya çalışıyor. Ama Amerika'da da Cumhuriyetçiler içerisinde Kars gibi isimler şu anda bir İsrail karşıtlığı geliştirmeye başladı.
>> Teci anlasın diye söyleyeyim. Lariani geldi, Musavi geldi, reformcular geldi. Sistem içinde. Ne yapacaklar yani? >> Bu sistemden farklı ne yapacaklar? >> Şimdi bak sana bir şey söyleyeyim. Şimdi İran sistemi içerisinde İran sistemi içerisinde geleneksel aileler vardır. Mesela Lari daha geçen gün internet kestikti Oral hatırlar. İnternet kesikti hiç kimse ulaşamıyordu. Bir baktım Larcani tweet atmış. Tamam mı? Larcani tweet atmış. Larani ailesi dediğin aile İran siyasetinde tamam mı? İran siyasetinde ve İran yargı sisteminde güçlü bir ailedir. Sen şimdi bir böyle İran'daki geleneksel ailelere bak. Eski cumhurbaşkanının kızına bak. Eski cumhurbaşkanlarına bak. Şimdi İran'da asıl tartışılan konu gündem. Bambaşka bir gündem. Nedir biliyor musun? Hamane hasta kemoterapi görüyor. Yani yarın öbür gün ölecek. Bunu herkes biliyor. Bütün herkes de bunu artık sistem içerisinde kabul etmiş. Ama aynı ha bir Şii monarşizmi yaratmaya çalışıyor. O Şii monarşizminde de oğlunun okullarını, oğlu okullarını kapattı. Müşteba Ayetullah oldu. Kendisi olduğu gibi yani kendisi çünkü hak etmeden geldi Hayatullah oldu. Oğlunu da kendisi gibi kendi yerine tayin etmeye çalışıyor. İran bunu konuşuyor >> ve İran sistemi bunu kabul etmiyor. Yoksa İran'da kimsenin derdi şu anda İran Amerika'da o kadar saf değil. Amerikan istihbaratı o kadar salak değil. Yani burada sen rejimi devirdiğin zaman ülkenin başına neler geleceğini, besişlerin ne yapacağını, kadın kollarının nasıl hareket edeceğini, içerideki paramiliter güçlerin nereye gideceğini, Kudüs ordusunun nelere başvuracağını farkında değil mi Amerika? Bunlar İsrail'in paradigmaları mı? Değil. Herkes bunu görüyor. Biz de bundan etkileneceğiz. Yani bunun Azerisiyle biz etkileneceğiz. Bunun türküyle biz etkileneceğiz. Ahvazıyla biz bununla etkileneceğiz. sınır hatlarımız bizim en uzun sınır hatlarımızın ikincisi sonra inan sınır hatları.
>> Yani şöyle anlamaya çalıştığımız izleyicinle baştan beri söylediğimiz var ya yani senin de söylediğin şey rejim içerisinden birini çıkaracaklar. Yani bir monarşinin oluşmasını engellemeye çalışıyorlar ve rejim içerisinde de Venezuela'da nasıl kapıyı içeriden birileri açtıysa burada da birileri kapıyı içeriden açma hazır. Bunu Trump görüyor. Ama o kapıyı açacak yerel dinamikler kimler şu anda? >> O kapıyı açtı. Bir dakika. Bir dakika. Kapıyı açtı. Tamam. Kapıyı açtı. Venezuela. Sistem devam etti. >> Tamam. Orada da edecek. Burada aynı >> ama bir şey değişti. >> Petrol. Ha bak bir şey söyleyeyim. Son dakika bilgisini söyleyeyim. Eee bizim meslektaşımız eee Rusya Dışişleri Bakanıyla bir röportaj yapmış Türkiye Gazetesi'nden. >> Hı hı. >> Eee bu konuyla ilgili cevabı şu: "İran petrolü de aynı mantıkla dönem taşı önce Venezuela'ya anlatıyor. Zira İran bu kaynağa sahip ülkelerin başında geliyor. Eee neredeyse eminim ki Amerikalılar bu petrol akışını kontrol etmek ister. Hele ki açık okyanusaki Veleza'dan farklı olarak burada Hürmüz Boğazlı gibi petrol otalarının güvenliğe asan kritik coostratejik bir nokta var. Dolayısıyla da özellikle Trump yönetimi açıkça çıkarlar söz konusu olduğu için burayı istiyor.
>> H >> şimdi bu Lavrov'un şimdi eee ortaya çıkan şeyi şuraya geleceğim. Eğer mesele sistem içerisinde birilerinin kapı açmasıysa o zaman biz nükleer mesele diğer meselelere falan boş konuşuyoruz demek. >> E tabii ki ben onu ben de onu söylüyorum. İran'ın nükleer gücü mü kalmış arkadaş? Yani İran görüş olarak söyle güç navh'ı var ama İran'ın şu anda nükleer gücü yok arkadaş. >> Tamam ben hayır ben boş konuş ben boş konuşuyoruz derken yani bu konuşulma anlamında o zaman şu yani bütün mesele rejimin tırnak içinde söylüyorum ehlileştirilmesi. >> Aynen. >> Tamam. Şimdi rejimi siz ehlileştirdiğinizde temel sorulara gelelim böyle anlayacağımız şekilde. Şimdi rejimi ehlileştirdiniz. O zaman buradan gelecek olan kişinin Haman'den farklı olarak üç şeyi yapması lazım. Bir, İsrail'le düşman tanımından çıkması lazım. Tanımıyorsa bile ilişki kurması lazım.
>> Oraya gelmeden önce bence bir rejim ehleştim. Bir bir soru bir şey soru şey yapayım >> ya. Şimdi bakın >> ben sorularımı tutayım. >> Tutun. E Venezuela'de üç tane güç vardı. Belliydi. Çok belliydi yani. Az çok >> Ordu. >> Hayır. Ordu ideolojik taraf Delsi, Rodriguez ve Maduro. Üç bitti. >> Üç odaktan bir tanesini aldı. Eee, dolayısıyla ideolojik kanatlı askeriyle bir işbirliği şu >> rod eskiden ne iş yapıyordu abi? >> Dışişleri bakanıydı. >> Hayır, ondan önce hangi petrol şirket? >> Evet. Enerji vesaire. Hayır ama onlar ideolojik kanadı geliyor. Abisiyle beraber. Şimdi üç orada. Şimdi İran'da kaç odak var ki hangi odağı alırsa ya da elimine ederse ABD orada bir rejim dönüştürme hikayesi yaşayabilir. >> Şimdi bence onun için Venezuel karşılaştırmalarda odak var. >> Tamam. O zaman size onu izah edin ki hangisini yaparsa, hangisini elimine ederse olur. Yani daha pratik anlamda >> şöyle bir İran'da rejim içerisinde bir kere eee şunu söyleyeyim. Eee Oral da bu konuda destek verirse sevinirim. Cumhurbaşkanıyla eee dini lider Hamane yani Hamane'in İran'daki rolü velati fakhi mutlak. Bakın daha öncekiler için velati fakih diyoruz ama bu velat fakih velat fakih mutlak. Yani bunun sözü hiçbir şekilde tartışılmaz. Ama onla onun arasında beş tane kurum var. Rejimin bekçileri var. Ayetullahlar Meclisi var. Bir sürü arada. Şimdi düşünün eee İran'daki rejim sistem paralel bir devlet sistemi. Siz hastaneye bir tane başhekim atıyorsunuz ama aynı zamanda Spaanın da orada bir tane temsilcisi oluyor. Siz Kültür Bakanlığına birisini atıyorsunuz. Bakanın yanında hemen spa pastlarında bir adam var. 1118 tane spay pastan'ın şirketi var. >> Spar Pastaran eee >> İran'ın paramiliter güçleri yani besişler. Besişler onun altında >> tepe kuruluş spa pastarandır. Yani eee İran'ın yatay yapay yapay pastoran Enkılabı islami. >> Efendim hafızları ordusunun parçası. Seha paster enk sepa paster enkabı islami. >> Evet. Yani eee ordunun paralelir ve bütün şirketler onun evrindedir. >> Eee bütçeden belli bir yüzde para alır. Petrol ithalatından, ihracatından para alır. Altın ithalatından, ihracatından para alır ve o sistem devletin dışında paralel bir şekilde beslenir. Mesela spa pastaran çökertebilecek mi? Bu birinci kanat. Tamam mı? >> Evet. Soruyu şöyle genişleteyim. Venezuelde dör tane kişi vardı. Yani ikisi bir Rodriguez kardeşler, Maduro ve Dias Cabeo. Kişi vardı. Kurum da yoktu. çözülü çözdü. Burada mesela kurup burada şimdi ha işte burada dolayısıyla burada rejim dönüştürmek kolay mı zor mu hiç hiç kolay san burada da temel soru şu hocam >> yani biz bunu bu benzer bak yanlış bir anlaşılma oluşmasın yok bir beyin böyle hani tinktank gibi düşünen şey gibi düşünmeyin yani Venezuela'da Amerikan uçakları indi gitti adamı aldı getirdi burada amır aslında bir yolu var şu >> aslında bu rejimin dönüştürme yolu var şimdi insanlar özgürlük talep ederken ne dediler? Ya biz bir cumhurbaşkanı seçeceğiz ama önce senin süzgeçinden geçeni seçiyoruz. Oysa getir bizim karşımıza. Sen süzgeçten geçirme. Dolayısıyla da ben kimi seçeceğime ben karar vereyim. İki tane kurum var oradan. Yani bir tanesi işte bu cumhurbaşkanı, bir tanesi de o uzmanlardan oluşan meclis. Şimdi deniyor ki İran'da velev ki sistem dedi ki Amerika yok, İsrail yok. Ben kendimi dönüştürmek istiyorum. Evet. Bir ekonomik kriz var. Uluslararası şey var. Ve benim biraz önce bahsettiğimiz başkent teorilerim çöktü ve benim kendimi dönüştürmem lazım. Benim kendimi dönüştürmem için benim ne yapmam lazım? Şimdi ben velayet fakihen vazgeçemiyorum. Çünkü bu İran İslam devrimin temel argümanı ve her ne kadar itirazlar olsa da özellikle Necep >> buradaki itiraz şuna. Buradaki itiraz şuna. Vayeti fakih zaten İran'daki sistemin temel taşı ama bunu bir monarşiye çevirme. Yani monarşiye çevirme derken mesela reisinin uçağının düşmesi. Yani şimdi aklınız alıyor mu? İran'da cumhurbaşkanı uçağa düşüyor. Türk gazeteciler dahil olmak üz dünyadaki bütün medya ki İran vizesiz bir tek gazeteci sanatçı sokmaz ülkeye. Gelen herkes gelsin çekim yapsın diyor. Ondan sonra Türk siyahlarını sokuyor. Herkese izin veriyor. Şuna getireceğim. Reisi gibi bir adamın eee ölümünü üstlenmemek için eee kapıyı açıyor ama aynı hafta oğlu medresesini kapatıyor. Ayetullah oluyor ve oğlunun monarşi >> yani İran'ın kendi sistemi mi reisi? Tabii bunu dünya alem biliyor artık. Yani bunu >> şimdi şöyle yani buradaki temel yaklaşım diyorlar ki işte birincisi biz böyle bir sistem yaptık. Velayeti fakirten vazgeçmiyoruz. Bahsettiğimiz monarşi de olmayacak. Oğlu da gelmeyecek bu sistem devam edecek. Ama bu sistemi biz nasıl devam ettirelim? Şimdi tartışmalardan biri Rafsanc döneminden itibaren de oydu. Acaba burada Haman sonrasında biz belli ayetullahlardan oluşan bir konsey mi buraya kuralım? tek kişi değil, birden fazla kişinin karar verdiği bir sürecim oluşturalım. Ve bu karar verme süreci içerisinde de biz farklı kişiler buraya gelirsek etnik kimlikleri de göz önüne aldığımızda buraya entegre ettiğimizde birincisi bu halkın dediği bu mekanizmaların bir kısmı yumuşatılmış olur. İki sistem içerisinde ekonomi üzerindeki hegomonya farklılaşmış olur. 3. %30 mu 40 mı Oral hocam daha iyi bilir onu Humusta yani Hamane kontrol ettiği o zekat müessesindeki fonları da başka bir noktaya aktarırız. Fakat şimdi geldiğimiz nokta itibariyle sadece bu da yetmiyor. İki kararı da vermek gerekiyor. Birinci karar Hizbullah'ı açtı söylediklerini Rafsancı Rafsancından sonra kızı da savundu. Kızı halen >> hayır hayır olduğuyor yani. Dolayısıyla da şimdi ikinci kısım ama yine çarşı karıştı. Şuradan karıştı. Bu çizdiğin çerçeve İran'ın kendi eş tartışması. >> Tamam oraya geleceğim. Dışarı yakıma gel. da İsrail ABD bakıyor. Hayır işte mesele mesele orada geliyor. Bak o da geliyor. İkinci soru >> deniyor ki >> tamam biz bunu yaptık ama bu yetmiyor. Bu niye yetmiyor? Biz İran halkının parasını aldık bir şiil oluşturacağız dedik. Başkentleri harcadık. Savaşı kendimizden uzak tutacağız dedik. Bunu başaramadık. Ve dolayısıyla da halk sen güvenliğimizi garanti ediyordun. Ben ekmeğe muhtaç olay biliyordum. Sıkıntı yok ama anladık ki sen güvenliği de garanti edemiyorsun. Peki biz bu vekalet savaşı derdirdiğimiz örgütleri ne yapacağız? Yani Hizbullah'ı ne yapacağız? >> Husi'yi ne yapacağız? Haçlı Şabi'yi ne yapacağız? Afganistan'dan getirdiğimiz Fatimileri ne yapacağız? Vesaire vesaire. Şimdi burada da deniyor ki uluslararası işbirliği yaparsak bu sadece İran içi işbirliği olmaz. Aslında bunlara da bir alan açarız. Yani nasıl bir alan açarız? Biz Lübnan'da anayasal garantilerle hareket ettiğimizde, Hizbullah Lübnan'da bir siyasi parti haline geldiğinde, Lübnan'daki orduyu daha da farklılaştırdığımızda bir kurtuluş yolu açabilir. >> İşte tam da Amerikan istediği bu. >> Ama bir geleyim bak dur bitireyim. Amerika bil >> bunu yapabilir miyiz? Şimdi bunun karşısında bir güçle 79'dan itibaren savunma güvenlik doktorunü oluşturan güçte diyor ki ya bizim temel taşımız bu. Biz bunu oynattığımız andan itibaren esasında tırnak içinde söylüyorum. Biz İran İslam devriminin esas şeylerini de oynatıyoruz. Dolayısıyla da burada bir durmamız lazım. >> Üçüncü kısım. Üçüncü kısım İsrail ve İran meselesinde bizim en büyük sıkıntımız aslında Amerikalıların çok açık söyleyeyim İran petrolünün Çin'e gönderilmesiyle ilgili bir dertleri yok. Petrolün düşük fiyatla gönderilmesiyle bir derdi var. Yani Amerikalılar diyor ki petrol fiyatını normal fiyatından gönder. Piyasayı al aşağı etme. Hani oyun bozma, fiyat kırma. Sen ne yapıyorsan yap. Ama şimdi ne yapıyor? >> İranın orada zararı var. İki tane zararı var. >> Ama işte onun olması için İran'ın ambargolardan çıkıp sisteme entegre olmuş. 4e de gelsem. >> Şim İran'ı Venezuela'da ayıran nokta. Venezuel yıllarca dışarıya petrolünü pazarlayamadı ama İran oraya buraya bir şekilde gönderiyor. Menşeyi değiştiriyor. Ama sıkıntı şurada. Brend petrol fiyatlarının altında petrol satıyor. >> Bir de parayı getirirken %10. Tam bununla bağlantılı. Şimdi İran'da yolsuzluktan şikayet ediliyor. İran'da ekonomiden şikayet ediyor. Bunun temel gerektirisi olarak da uygulanan ambargo gösteriliyor. Ve İranlılar diyorlar ki bu aynı zamanda bir yolsuzluk ekonomisini oluşturdu. Haklılar. Yani biraz önce bahsettiğim bu ithalat kalemleri üzerinden bu oluştu. O zaman Batı bize şu garantiyi versin. Biz evet petrolü fiyatına satalım. Batı ambargosunu kaldırsın. Dolayısıyla da İran halkı üzerindeki ekonomik ambargo kalktığında İran'daki özgürlüklerin büyük bir kısmı kendiliğinden gelir savı var. Şimdi esas soruya geldik. Biraz önce sorduğumuz soru da o. Yani Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail bir saldırı yaptığında temel mesele gerçekten rejimin dönüştürülmesi mi yoksa rejimin tırnak içinde söylüyorum uluslararası anlamda ehlileştirilmesi mi? Temel soru bu. Şöyle bu senin saydıklarından hareketle soruyu şu şekilde soracağım. E soruyu Oral Toay'ya soruyorum. Eee sözü ona paslamak açısından ama hepinize sorulmuş bir sorudur. Hep birlikte tartışalım. Nevzat'ın çizdiği fotoğrafta iki tane İran var. Biri sınırlarının ötesinde İran İslam Devrimi'in uzantısı bir mücadeleyi sınırların ötesinde, İran topraklarının ötesinde veren militer bir İran. Bir de bu toprakların ötesinde verilen çok cepheli savaşı sürdüremeyeceğini düşünen eee ve bu militer programdan bir şekilde çark etmeyi düşünen diğer İran, ABD, İsrail'de diğer İran'ı aslında destekliyor. Ama ortada bir sorun var. Bu militer yapı gerek İran içerisinde ve İran dışında nasıl tasfiye edilecek? >> Dizginlenecek. >> İzginlenecek. tasvir edilecek o zaman >> yani HTŞ tarzından >> bahsettiği Mehmet Hoca'nın bahsettiği o nokta atış şöyle bir şey olur mu? İçeride tasfiyeden yana olan İran tasfiye edecekleri kendisi tasfiye edemediği için ABD'ye, İsrail'e hedef olarak gösterip istihbaratını da verip tasfiyesini kolaylaştıran ama kendisine dokunmadığı bir işe dönüşür mü bu? Yani Kasım Süleymani'nin yerini de söylemiş bir İran olabilir mi? Tam bu son >> başka tasviyelerin başka tasfiyelerin eee adresini koordinatını veren içeride bir İran olabilir mi? Kapıyı içeriden açanlar denilecek. >> Oral hoca cevaplayacak tek cümleyle Oral Hoca'ya pas atayım. O zaman bu dediğimiz sistem içerisinde 12 gün saldırısında ölenlerin, öldürülenlerin sayısı 500'ün üzerindeydi. Ve bunların büyük bir kısmı devrim muhafızlarından tut üst düzey komutanlardan tut rejimin en önde gelenleri de Haman ve Cumhurbaşkanı hariç neredeyse tamamını öldürdüler. Rejim de ne yaptı sorusuyla Oral Hoca'ya bırakayım.
>> Evet Oral Toğa >> bir parantez de açayım. Kasım Süleymani de Venezuela'da Haçlı Şahabi gibi bir yapı kurmaya kalkışmasaydı Amerikalılar onu da vurmaya kalkışmazlardı yani. >> Ya hayır. Peki yerini ve lokasyonunu söyleyenler içeriden olabilir mi mesela? >> Hayetin tamam. >> Evet. Oral >> yumağı kucağıma bıraktınız Eren Bey. Yani yumak gibi bir soru sordunuz. >> Yumağı kucağa bıraktınız diyor. Kucağıma >> ona pimi çekip elime ver. Şöyle bir sloganla başlayayım mı? Direkt >> buyurun. >> Eee, Yeşil Hareketten bahsettik malum 2009. Yani bayağı bir zaman olmuş. 20 yıl yakın bir zaman var. Eee, 171 yıl falan. Şimdi, eee, burada atılan sloganlardan bir tanesi şuydu. Yani tarihin 2009 olduğunun altını çiziyorum hususen. Moçtaba bemiri rehberiro nebini yani Moçtaba ölin, rehberliği görmeyesin. 2009'da bu sloganı otyordu insanlar. Hatta isterlerse e YouTube'a vesaire de yazabilirler. 2009'da tam olarak bu sloganı bu videolar var. Şimdi bu ne demek? Bu şu demek. Moçtava Hamaney meselesi yeni bir mesele değil. Ve o dönemlerde devrim muhafızları istihbarat örgütünü zaten var olan ve gayet de efektif çalışan İstihbarat Bakanlığına paralel bir şekilde kurduran bizzat kendisidir. ve Devrim Muhafızları istihbaratı eliyle de Laricane ailesi başta olmak üzere birçok siyasi rakip olabilecek veya önünü kesebilecek veya itiraz edecek insanların yolsuzluklarını, istihbarat kabiliyetlerini de kullanarak halkın önüne sermek suretiyle gözden düşürmek gibi hamleler yaptı 2010'lu yıllar boyunca. Dolayısıyla Mustafa Haman'in böyle bir yönü var ve bunu yaparken de eee beyt-i rehberin ben altını çizmek istiyorum. Beyt-i rehberi nedir? Rehberlik Ofisi yani Hamene'in bütün işlerin döndüğü aslında İran'daki bütün kararların alındığı dış politika, iç politika, güvenlik, ekonomi bütün kararların alındığı yer. Hamenein danışmanları diye ortaya çıkan isimler de beyti rehberi de zaten muhimdirler. Orada şey yaparlar, çalışırlar. Şimdi bu insanların sözleri önemli. Burada şöyle bir ekip var. Devrim muhafızları ordusu dediğimiz o ordu eee milis güçlerden oluşturulmuş. Yani ülkeniz işgal altına girmeye başlamış. Irak ordusu içeri girmiş ve şehir şehir örgütlenmek suretiyle eee hısım akraba konusunun çok çalıştığı bir şeye dönüşmüş zaman içerisinde. Yani Tebrizliler orada Tevrizler ayrı bir ekip oluşturmuş. İsfahanlılar ayrı bir ekip oluşturmuş. Zencanlılar ayrı bir ekip oluşturmuş. Bütün bunların içine başka işte il, ilçe vesaire buralarda eee şeyler var, ekipler var. Bunlardan bir tanesi de 27. Muhammed Resulullah tümenine bağlı Habip bin eee Mezahir Taburu. Burada 1718 yaşında birkaç tane isim var ve bunlar hat Şiken denilen hattı kırma üzerine kurulu olan bir şey. Yani doğrudan cephe savaşı veren bir ekip bunlar. Bu ekibin içerisinde birinci isim eee Muçtaba Hamanek. İkinci isim Hüseyin Tayip. Kimdir Hüseyin Tayip? Hüseyin Tayip, az önce bahsettiğim devrim muhafızları istihbarat örgütünü kuran, Moçtaba Hameney'in de yakın arkadaşı olan sır küpü olarak bilinen fakat Türkiye'de başta olmak üzere gerçekleştirdikleri başarısız istihbarat faaliyetleri sebebiyle görevden alınan bir isimdir. Güvenlik bürokrasisinde oldukça önemli, oldukça etkili, devrim muhafızları istihbaratının oluşumunda zaten doğrudan formasyonda görev almış bir isimdir. İkinci kisim kim? Vahit Hakanyan. Bu da beyti rehberinin icra e direktörü, icra işlemi yani güvenlik birimleri ile rehber arasındaki köprünün adıdır bu adam. Yani bütün İran'ın güvenlik birimlerini düşünün. Rehberi düşünün. İşte Haman'yi düşünün. Bu ikisler arasındaki eee köprüyü sağlayan kritik görevdeki bir insandır. Gene bu tabur içerisinde Hamana ile birlikte siper arkadaşlığı yapmış, omuz omuza savaşmış bir başka isim. Diğer isim kim? Eee Hasan Muhakkik ve İbrahim Cabbari. Bunlar da devrim mufızları istihbaratı ve rehberi koruma yani bizzat ham koruyan kadronun başındaki insanlar bunlarda. Ve Moçtaba Hamene'in elinde besiic var. Bütün besiç teşkilatları Moçtaba Hamana'e dolaylı olarak bağlıdır. Bu da ne demek? Besic aşağı yukarı 20 milyon besiçten bahsediyor. Bunların birçoğu işte kolay kredi almak gibi falan böyle toplumsal olarak hani e akredite olmak, onaylanmış olmak için besiç olmuş durumda. Ama gerçekten sadakatle devrime bağlı bir 20 milyondan sadece 500.000 kişi düşünsek bu şey içerisinde 500.000 kişi bir emirle sokaklara çıkabilecek. elinde 8'inde 9unda gördüğümüz gibi aynen 8 Ocak'ta 9 Ocak'ta gördüğümüz gibi elinde biksilerle kamyonetin arkasında saldırı gerçekleştirebilecek insanlardan bahsediyoruz. Dolayısıyla tarih bize şunu söylüyor. Diyor ki elinde silah olan iktidarı alır. Jul Sezer'e bakın. Napolyon'a bakın. Yani kimin elinde silah varsa o bir şekilde iktidara alır. Haliyle burada silah ekseriyette devrim muhafızlarının elinde. Devrim muhafızlarının da temel kontrolü Mtaba'nın elinde. Şimdi ben burada komplo teorisine girmek istemiyorum. Komplo okuması da yapmak istemiyorum ama devrim muhafızları içerisindeki klikleşmelerde, çatışmalarda şöyle bir hikaye var. Mesela genç nesil ile veteran nesil arasında ciddi bir şey var. Yani 80'lerin sonunda 89'da savaş bitti. Yani 89 doğumlu bir çocuk bugün 36 yaşında. 36 yaşındaki bir insan da aşağı yukarı işte 100 başı bin başı arası bir rütbede oluyor İran'da. Şimdi yüzbaşılar ve altındaki olan jenerasyon dünya görüşü perspektifi ile e Kalibaf'ların temsil ettiği veteranlar işte Pakpurların, Kalibafların efendime söyleyeyim işte öldürülen 30 generallerin yani Bagerilerin aklınıza kim geliyorsa Şemhanilerin, Tanksirilerin hepsinin temsil ettiği şey arasında ideolojik ayrışmalar da söz konusu. Şimdi bu veteran neslin öldürülmesi ve temizlenmesi birilerinin de önünü açtığı gerçeğini burada eee söylemek gerekiyor. Ama bunu komplo teorisi olarak söylemiyorum. Altını çiziyorum. Bunun altını çiziyorum. Dolayısıyla buradaki hikaye eee neye evrilir söylemek çok zor. Çünkü burada ciddi bir açmaz var. O da şu. Biz zaten şahı devirdik. Tekrar ikinci bir şah niye seçelim? Niye Moçtabayın meşruiyetine onay verelim durumu var. Ama eee saldırının yaratacağı olağanüstü koşullar sebebiyle parçalanmış bir İran ve iç karışıklık görmüş Suriye'ye dönüşmüş bir İran yerine Moçtaba gayet güzel bir tercih olabilir. Eee bir arada tutabilmek adına. Dolayısıyla bu insanların siperden beri 171 yaşından beri omuz omuza savaştığını unutmazsak ve siyasi rakiplerini elimine etmek için 2010'lu yıllarda devrim muhafızlarının verdiği gücü aktif şekilde kullandıklarında göz önüne alırsak ortada Moçta Bahamen hakkında ciddi bir soru işareti olabilir. Ama bu şu demek değil. Bu adam işte İsrail'la çalışıyor. Bu adam işte eee şey yapıyor. Bu bunlara hiç şey eee bunlar komplo teorisi ve bu yani bu ekranlara da yakışmaz bu şekilde üstten üstten konuşmak. Ama demek istediğim şey şu. Sahadaki gerçeklik bu. Şu an bu adamlar bu görevlerde bulunuyor. Moç tabanlıının resmi hiçbir görevi yok. Bunu da söyleyeyim. Özellikle bunun altını vurguluyorlar. Özellikle bunu savunanlar da diyor ki kardeşim sen Mteaba hamele ediyorsun ama bu adamın herhangi görevi yok ki. Bu adam ilim irfan peşinde diyorlar. Ama bütün siper arkadaşları şu an kritik görev yerlerinde. Güvenlik bürokrasisinin kritik noktalarındalar. Yani tekrar ediyorum, devrim muhafızları, İstihbarat Örgütü şu an İstihbarat Bakanlığı'nın hiyerarşik olarak üstündedir. Devrimları söyler, İstihbarat Bakanlığı uygular gibi bir şey döndü artık mevzu. Dolayısıyla Devrim Muhfızları istihbaratının personel alımından tutun da sınav süreçlerine, personelin değerlendirildiği yere kadar 10 küsur sene bunun başkanlığı yapmış bir insan. Moçtaba Ham'in sır küpü olarak en yakınında duran isimlerden bir tanesi. Şu an geri hizmette, geride duruyor.
>> Bütün bunların hepsini total baktığımızda >> eee yani bir resim ortaya çıkıyor. Fakat ben şunu söylemiyorum. İşte Amerika vuracak, Mustafa gelecek gibi değil ama bu şeyi de göz önünde bir kenara not düşmek, tarihe not düşmek gerektiğini düşünüyorum. >> Peki, çok aydınlatıcı oldu. Çok teşekkürler. Şimdi bir araya gideceğiz ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bütün konuklarımızın eee kıymetli yorumları, önemli soruları ve önemli analizleriyle aslında bu konu belki şu anda birçok yerde eee tartışılıyor. Birçok televizyon kanalında, platformda tartışılıyor ama herhalde şu masada, şu programda tartıştıklarımızı bazıları deşifre edip not almaya >> başladı. Ben onu söyleyeceğim. Sorular eee hani biz soruyoruz ama soruların bir kısmı uluslararası ilişkiler öğrencilerine gelen sorular. Onlar izliyorlar şu an. Eee, şöyle dedik. Yani biz konuşuyoruz ama siz ne merak ediyorsunuz? Aslında konuşmalar üzerine interaktif ders gibi gidiyor. >> Harika. >> O soruları da eee, sormadıklarımızda >> chatin de çok soru sormuşlar. Ben hepsini sormuyorum. >> Eee, ama dediğim gibi eee, konuyla ilgili olan hemen hemen herkes ve her yer bu programı deşifre ediyordur diye. Zat her şeyi sorabilirsin. Hiçbir sorudan kaçmam. >> Aranın ardından şimdi araya gidiyoruz. Aranın ardından bu Irak'taki Maliki krizine eee geçeceğim. Süreyi eee şey kullanmamız lazım. Verimli kullanmamız lazım. Çünkü bu ABD İran diye gördüğümüz çekişimi aslında Bağdat'a mı taşınıyor? Türkiye bu konuda da hassas. Oranın da dengeleri var. O anlamıyla aslında Malki, İran, Suriye bunlar birbirinden ayrılmayan kritik konular mı? Bunu aydınlatmaya çalışacağız aranın ardından. Evet, devam ediyoruz. Şimdi eee bir de eee Maliki meselesi var Irak'ta. Şimdi bir ket Trump kendisi eee dedi ki böyle her şeyde müdahim. Her yere ve herkese. E arkadaşlar 9 numaralı grafiği e verirse 9 numaralı grafik orada Trump'ın e bu Maliki konusundaki ifadeleri var. Ben buradan okuyorum. Arkadaşlar ekrana verirler. Irak'ın Nuri Elmaliki'yi yeniden başbakan olarak seçerek çok kötü bir karar verebileceğini duyuyorum. Maliki son iktidar döneminde ülke yoksulluğa ve tam bir kaos sürüklendi. Bunun tekrar yaşanmasına izin verilmemeli. Eğer seçilirse akıl almaz politikaları ve ideolojileri nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri artık Irak'a yardım etmeyecek ve biz yardım etmesek Irak'ın başarı, refah veya özgürlük şansı sıfır olacaktır. Irak'ı yeniden büyük yapalım. Yani Amerikalılar dese ki ya Trump Şam'dan, Irak'tan, eee, İran'dan başını kaldırmadın. eee hepsine müdahilsin. >> Nedir bu ABD'nin ABD İran çekişmesinin Bağdat'a yansıması mı bu yoksa daha büyük bir fotoğraf mı? Türkiye Maliki krizine, Maliki meselesine nasıl bakıyor? İran'daki bu şey Irak'taki bu süreçte içeride ne oluyor? Kim kimi destekliyor? Mesela Kürtler eee gerek Talebani gerek Barzani Maliki'yi destekliyor deniyor. Öyle mi? Öyleyse niye? Bütün buraya bir girizgahla Nevzat eee bir başlar mısın? >> Eren herhalde senin programındaydı. Daha Maliki böyle konuşulmuyordu. >> Eee Irak'ta çerçeve koalisyonu eğer Malikiliğe aday gösterirse biz Irak'ı çok farklı tartışırız demiştim. Açıkçası bunu söylerken de herhalde dedim bunlar bu kadar da siyaset öngörmezliği falan değildir. Herhalde göstermezler. Sonra programdan çıktık bir kaynağım aradı. dedi ki gösterecekler. >> H >> ya dedim ki ama bu reel okuma değil ki. Hani İran Suriye ile bu şey eee İran Amerika'yla bu kadar gerginlik açarken içeride bu kadar sorun varken niye gösterecekler? gösterecekler dedi. Ben dedim ki ihtimal vermiyorum dedim ya yani evet konuşuluyor. E en önemli adaylardan bir tanesi hani diğer adaya nispeten içerideki dengeler farklı ama şu an mevcut başbakan süreci daha iyi götürüyor. Yani taraflar içerisinde iyi vesaire falan derken gösterildi ve gösterildiği andan itibaren de herkes Çetinenin o söylediği güzel. Türkiye'de bir şeyin gündem olması için ya batının yazması lazım ya televizyon programında konuşulması lazım. Yani mesela SDG içindeki Arap aşiretleri biz yazdığımızda 45.000'e olmu ama Ruttus geçince o iş oluyor. Yani bu Maliki meselesi öyle oldu ve Maliki meselesine uluslararası basın Maliki'i yazmaya başladı ve açıkçası iki sorunun cevabını arıyoruz. Birinci soru şu. Şimdi Malikiye aday göstermen demek yani çerçeve koalisyonu Irak'ta zaten Şii koalisyonu ve bu çok açık Haman'den izin almadan bir başbakan göstermez ve Maliki aday olduğu andan itibaren bütün siyasi kulislerde şu konuşuldu. Haman olur aldı ve dolayısıyla aday oldu. Peki şimdi bu gerginliği daha da tırmandıracak bir hamle mi yoksa Amerikalıların istediği Haçlı Şabi'yi sistem içine entegre görevini Maliki üzerinden mi sağlayacaklar? >> H >> eee bu son derece anlamlı ve önemli. Sebebi şu. Şimdi biz İran'da konuşurken mesela 12 gün savaşlarında eee bana göre çatışmayı bitiren nedir sorusunun cevabı bana göre sistanın müdahale etmesidir. Ben onu söylerim. Yani ne zaman ki Amerikalılar ve İsrail Hamanen can güvenliği meselesini ortaya koydu. Sissani çıktı dedi ki müzakere edebilirsiniz, her şeyi yapabilirsiniz ama Ham'in şeyi kırmızı çizgidir.
Şimdi bu bunu anlayabiliyorsunuz. Yani dolayısıyla da şimdi İran üzerinde Haman'in öldürülmesi işte bunun Necep Kum ekolü üzerindeki etkisini ayrı bir tartışmak gerekiyor. Bölgedeki vekalet güçleri üzerinden ayrı bir tartışmak gerekiyor. Oradaki azınlıklar üzerinden ayrı bir yani bu bu geniş bir şey. Hani bunu hesap ettiğinizde ben işte Madurov gibi alıyorum etkisiz hale getiriyorum ve bir Kasım Süleyman'ı getirdim bunu getiriyorum diyebileceğiniz bir şey değil. Ve reisinin uçak helikopter kazasını eee sonuçta kaza diye tırnak içinde yutturuyorum. Bu öyle bir şey de değil ya. Bu bambaşka bir şey.
Şimdi Maliki meselesine döndüğümüzde burada temel soru Mesut Barzani liderindeki KDP bunu niye destekledi? Yani daha doğrusu niye hızlı biçimde destek açıklaması verdi? Orada da bu-212'deki koalisyon şeyine bir atıf yapılıyor. Eee, orada, eee, kendilerinin güçlü olacağı ifade ediliyor. Ama ben çok açık söyleyeyim. Yani sonuçta Çetinler de çok iyi bilir ki mesela hatırlayın, eee, bu 6 12 gün savaşlarında İran'da fırlatılan füzelerden bir tanesi Erbil'deydi değil mi? Giriş adamının evini Mossat şeyiyle vurdular. Yani, eee, hedef haline o getirildi. İran KDP'si zaten sürekli İran tarafından vuruluyor. Eee, burada birincisi o ifade ediliyor. Ama ben çok açık söyleyeyim. Eğer arkada bir gizli anlaşma olmazsa, eee, ben bunu söylerken komp teorisi üzerinden söyleyemiyorum. Mesela Suriye meselesinden hep bunu ifade ediyordum. Eee, ve nihayetinde Esad'ın çöküşünde biz o anlaşmaların sonra nasıl ortaya çıktığını gördük. Çünkü uluslararası meseleler biraz böyledir. Yani siz dışarıda kavga edersiniz ama içeride müzakereler olur, anlaşmalar olur, güvenlik garantileri istenir, çıkarlar olur, o olur, bu olur.
Şimdi birinci temel soru Amerika Birleşik Devletleri'nin nasıl bir Irak istediği sorusunu cevaplandırmak. Maliki gelirse şu çok tartışılıyor. Yani Sayın Hakan Fidan'ın da orada bazı açıklamaları vardı. Hani Irak'taki sistem üzerinden de. Şimdi eski başbakan Mustafa Kazim'i istihbarat başkanıyken sonra başbakan olurken de birçok yerde Irak'taki federatif sistemin Irak'taki bütün sorunların kaynağı olduğunu ifade ediyordu. Ve hepimiz biliyoruz. Yani bölgeyi bilenlerin birçoğu aslında bu federatif yapının Irak üzerinde Kürtlere sağlanan hak üzerinde karşı çıktıklarını Arapların biliyoruz. Yani fırsat olsa da bir şekilde bunu halletsek tarzı bir yaklaşımın olduğunu biliyoruz.
Amerika'nın zoruyla bunu yaptık ama devam ettirmek istemiyoruz diyenler mi var orada?
Çok fazla. Çok fazla. Yani zaman zaman işte biz bu gerginliği merkezi hükümet bütçesinde görüyoruz. Zaman zaman bu gerginliği petrol anlaşmaları üzerinden görüyoruz. Zaman zaman bu gerginliği diğer şeylerden görüyoruz. Ama bu bir çatışmaya dönüşmüyor.
Üniter Irak isteyenler var.
Evet. Bu bir çatışmaya dönüşmüyor. Ve şimdi acaba Maliki böyle bir noktaya geldiğinde şimdi Kürtlerin desteği kendi koalisyon ve cumhurbaşkanı meselesi üzerinden anlaşılıyor. Gerçekten bu politikayı yapan bir malik ki çünkü geçmişini hatırlamak lazım. İki defa başbakanlık yaptı. IŞİD'in en güçlü olduğu dönemdi. Musul'un işgal edildiği dönemlerdi. Eee ve sonuç itibariyle o bölgede kendisine en büyük eleştiri oydu. Zaten gitmesinin temel sebebi oydu. İran ekonomisi şey Irak ekonomisini İran'a bağlamıştı. Eee neredeyse İran'ın bir şubesi gibi yapılmıştı Irak. Eşi Kasım Süleymani'nin oradaki şeyini söylemeye hiç gerek yok. En büyük ihalelerden tutun bakan yardımcılarına kadar sistem İran lehine kitlenmişti vesaire.
Şimdi burada iki ihtimal ya gerçekten ABD Maliki'ye karşı çıkar ve mevcut başbakan gibi daha liberal, daha diğer taraflarla uzlaşan uluslararası sisteme de entegre olan, İran'la çatışmadan İran'ı dizginleyebilen bir liderlik ister ya da gerçekten Maliki getirerek İran şey Irak içerisinde bu bahsettiğim senaryoların bir kısmını devreye girer. Yani iki senaryo olur. Siz Maliki getirdiğinizde ya Haçdı Şabii sistem içine entegre edersiniz. Bunu Maliki eliyle yaparsınız. Çünkü ancak bunu bir şi eliyle yapabilirsiniz. Yani Haçlı Şabi de hatırlatmak lazım 2014'te.
E Maliki Haçlı Şabi sistemi entegre ederse bu Amerika'nın isteyeceği bir şey değil mi?
E tam isteyeceği tam oraya geliyorum ben. Ön taraf.
Maliki'nin inandırıcılığını artırmak için mi karşı çıkıyor?
Bak ön ben tekrar altını çizeyim. Eee yani şimdi o zaman şöyle konuşalım. Şimdi Amerika Irak'taki siyasetin her zerresinde nüfuz etmiş bir yapıdır. Uzun yıllar orayı işgal altında tutmuş bir yapıdır. Hangi grubun ne olduğunu çok iyi bilen bir yapıdır. Yani dolayısıyla da Amerika Birleşik Devletleri.
Amerika Irak'ta yabancı değildir diyorsun.
Yabancı. Güzel. Peki Amerika Birleşik Devletleri Maliki'nin adaylık sürecini bütün temaslarda öngörmemiş midir? Tekrar altını çiziyorum. Aynı noktaya geliyorum Mehmet hocamla. Yani ben 24 saat içerisinde Irak'ta, İran'da, Ortadoğu'da çok şeyin değişebileceğine inananlardanım. Burada birini düşmanlaştırman bazen bir meşruiyet kazandırmana yol açabilir.
Maliki bir Amerikan projesi bile olabilir. Bazen savaşı savaşı çatışmayı çok şiddetlendirmen senin müzakere masasını güçlü kılman anlamına gelebilir. O nedenle diyorum ki şu an benim İran'la olan münasebette Amerika Birleşik Devletleri'de bu kadar gerginlik varken, İran'la bir sistemi tartışıyorken, İran'ın en etkili olduğu bir ülkede İran'a yakın birini getiriyorsan bunun üç tane sebebi vardır. Gerçekten istemiyorsundur ve buna gücün yetmemiştir. Ben bunu anlayabilirim ama bu birinci seçenek. İkinci seçenek görevler verilmiştir. Görevler kabul edilmiştir ama meşruiyetini sağlama noktasında düşmanlık üretirsin. Üçüncü mesele bir diğer tarafları bir araya toplama noktasında onların tepkisine bakarsın. Bu ben buna Sayın Bahçeli takdiği diyorum. Mesela Sayın Bahçeli zaman böyle seyreder. Kim ne diyor, kim ne yapıyor sonrası çıkar bir açıklama yapar. Ya da üçüncü kısım odur. Ama geldiğimiz nokta itibariyle temel soru aynı sorudur. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail vekalet gücü saydığı örgütler içerisinde Haçlı Şabi'yi sayıyor. Eee ama burada temel bir mesele var. O noktaya geldik. Amerika'nın son bu Pentagonun savunma doktrininde Irak ve Suriye yok.
H.
İran var.
Yani Irak ve Suriye ile ilgili bir değerlendirme yok. Dolayısıyla kendi içinizde çözün mü diyor yoksa başka bir şey mi var? Göreceğiz bunu.
Ne diyor?
Şöyle ben şöyle okuyorum. Eee, şimdi Ortadoğu'da vekalet savaşlarının sonuna geldik. Yani bu gözüküyor. Bu aynı zamanda örgütlerin.
Ama vekiller duruyor.
Vekiller ama yavaş yavaş etmişti Hizbullah'ın yavaş yavaş kay etkisini kaybediyor. Şimdi Malik'in başbakanlığa adaylığı meselesini eee birçok ülke bence bölgede eee belki Türkiye dahil şöyle okudu. İran tekrar bir ülkeler üzerinden bir vekalet şeyi mi açmak istiyor? Yani mı açmak istiyor?
Ya daha önce dört başkent meselesi vardı. Benzer bir şeye mi geçmek istiyor? Böyle okudu. Onun için insanlar bir de 10 yıllık başbakanlık yapmış Maliki var. Bir hikayesi var. Herkesin bir ilişkisi var. Tanıyor, reflekslerini biliyor vesaire vesaire. En kritik durumlarda ilişki kurmuş ve eee insanlar istersemez burada dedi ki ne oluyor? Yeni bir geri geri dönmek istemiyoruz. Zaten onu geride bırakıp yeni bir devletlerin bizati birbirle konuştuğu, herkesin bir kendince kendini konumlandırdığı bir süreç var. Dolayısıyla eee birincisi bu. Yani temel mesele ve karşı çıkma refleksini anlıyorum. Tabii ikinci meselesi, ikinci mesele diğer bir konu yani Suriye'den IŞİDlerin Irak'a taşınma meselesi ve eee daha önceki Maliki'nin şeyinden dolayı da eee bu tek bu başka bir soruna döner mi tekrardan? İster istemez yani ABD için yani ABD açısından ve birçok aslında bölge için de geçerli bir şey.
Diğer bir konu bu. Artı eee yani Irak'ta tekrar yani o dengeyi yönetemeyen daha İranvari bir şeyin etkili olmasının bölgedeki diğer şeyler etkisi nasıl olacak? Yeni bir düzen kuruluyor. Bu Suriye'den işte kısmen Irak'tan işte Türkiye kalkınma yolu projesiyle Irak'ı sisteme yani Irak'la yeni bir ilişki tarzı kurmaya çalışın Irak'a eee taşınmasıyla Irak'ta Maliki'nin başbakan olması birbirini tamamlayan bir şey olmaz mı?
Olur. Ha olur. Orada olur.
Şöyle o olabilir ama şu var yani bölgedeki.
Amerika'da tercih etmez mi?
Bu.
Şöyle bir şey var ama yani düşmanlar.
Şöyle et onu diyorum.
Evet. Yani IŞİD'in oraya taşınması bir tek başına bir olay makro bir planın parçası olarak oraya gidiyor. Şimdi eğer eee Maliki'nin makro planı destek vereceği alakalı bir şüphe varsa tek başına bir konudaki uyumun çok bir anlamı yok.
Hocam sözünüzü unutmayın.
Dolayısıyla böyle görmek lazım. Buyur.
Bu bu çok önemli. Şimdi ilk bu IŞİD meselesi gündeme geldiğinde ilk karşı çıkan Muktadel Sadro oldu. Daha ne Irak Genelkurmay Başkanı sınıra gelmişti ne başbakan sınıra gelmişti. Muhteler Sadır iki açıklama yaptı. Dedi ki ya bakın bu Suriye'deki gelişmeler üzerinden sınırı kontrol etmemiz lazım. Bunlar buraya geliyorlar. Fakat biz mesela Maliki'den bu konuyla ilgili ben şahsen bir değerlendirme duymadım.
Hım.
Ben istersen biraz konuya katılayım. Bir uzun süre.
Bitti mi? Bitti. Tamam. Çok uzun süre Irak tecrübem olduğu için söyleyeyim. Bir dinleyelim.
Şimdi birincisi bence eee Maliki'nin ben fotoğraflara özen gösteririm. Yani birisi bir açıklama yaparken ya da biri bir hamle yaparken yanında kim var? Ya da bir şeyler konuşulurken o şehrin otellerinde hangi lobiler var? Hangi eee kimler lobilerde ne konuşuyor? Bu çok önemlidir. Şimdi Nuri El Maliki'nin eee başbakan adaylığı açıklandığı saatlerde yanında Hadi Amiri vardı.
Evet.
Kimdir?
Hadi Amiri dediğimiz adam Bedir örgütünün lideri. Yani eee Haçdi Şahabi'nin temel omurgasını oluşturan eee hani Irak'taki herhangi birine sorduğunuz zaman Hadi Amiri kimdir dediğiniz zaman size söyleyeceği cümle İran'dır. Yani İran eşittir Hadi Ali Amiri. Şimdi bak bu fotoğrafta olan ortada sakallı beyaz kazak giyen kişi Hadi Alamiri karşılayan, yolcu eden.
Yani bu şu anlama geliyor. Hadi alamiri belli ki İran'dan şey almış. E mazbatayı almış. Y bu böyle yorumlanırak da mazbatayı almış. Maliki'ye vermiş.
Çetin izleyici bilsin diye bu Şii çerçeveyi de bir anlatmak lazım. Yani bunlar kimdir? Niye bunlar şey yapıyor? Adayı çıkarıyorlar. Şimdi öncelikle tabii bunu tarif edebilmek için bir şeyi daha tarif etmek lazım. Irak'taki seçim sistemini. Irak'taki seçim sistemine göre eee bu bir yasal düzenleme değil ama bir eee retorik ya da bir artık oturmuş bir sistem oldu. Eee Kürtler cumhurbaşkanı oluyor. Dör tane cumhurbaşkanı yardımcısı var. Tabii Irak'taki sistem biraz da Cumhurbaşkanlığı konseyi gibi bir yönetim. Yani çok önemli kararlarda Cumhurbaşkanı yardımcıları da imza atmak durumunda. Başbakanlık Şiilerde kalıyor. Başbakanın da dör tane yardımcısı var. Bunlar da yine eee ülkedeki etnik mezhep gruplarına dağılıyor. Bakanlıklar bonus sistemine göre eee dağıtılıyor. Yani eğer siz İçişleri Bakanlığı alıyorsanız dışişlerinden feraget ediyorsunuz. Öbürü Milli Savunma Bakanlığından feraget ediyor.
Bu Amerika'nın kurduğu düzen mi?
Bu oturdu. Bunun aslında oturmasındaki bu geleneksel şeyler var.
Bunu oturttular. Bu da oturması iyi oldu. Şundan dolayı iyi oldu. Meclis başkanlığı da e Arap, Sünni Araplara kalıyor. Tabii şimdi normal şartlarda Kürtler eee meclis başkanlığına belki Cumhurbaşkanlığı Araplara kalabilirdi. Fakat burada sorun Şiilerle Sünniler arasında çok büyük kan davaları olduğu için Kürtler hem Şiiler arasında hem Sünniler arasında bir katalizör. Her iki tarafla da görüşebiliyor. Her iki tarafı bir araya getirebiliyor. Eee mesela örnek vereyim. E, Nüüceyifi ailesinden tutun Irak'ta siyaset yapan tüm sünni aşiret liderleri ve sünni siyasal sistem içerisinde yer alanların tamamının ama tamamının güvenliği ve koruması peşmergidedir. Bağdat'ta ve Irak parlamentosunun güvenliği de peşmergidedir. Bakın çok net bir cümle kullandım. Böyle hani Irak parlamentosunda güvenliği eee genel itibariyle özel bir güvenlik şirketi sağlar. O da Kürtlerden oluşur ve Irak'taki sünni siyasetçilerin çok büyük bir bölümünün güvenliği de onlardadır. Bunun nedeni de eee Tarık Al-Hşimi'nin olayını hatırlarsanız Tarık Al-Haşimi olayı da Malik'in dönemine denk gelir. Yani eee o yüzden eee Tarık El Haşimi eee Erbil'e kaçtı. 67 ay Erbil'de kaldı. Sonra Barzan dedi ki ben artık o Maliki'nin basıncıyla uğraşamam. Sen kendine başka bir ülke bul. ve Tarık Ali Haşimi onun üzerine çıkıp eee Türkiye'ye geldi. Şimdi tabii Malikis çok sert bir isim. Eee ve eee burada bence tabii içeride işte Bedir örgütü dediğimiz Bedir eee ta Saddam Hüseyin döneminden beri eee genel itibariyle Irak'ta Saddam'a karşı mücadele vermiş. Ve Şii hareketinin en baş yapılarından biri. Eee ama şunu da hemen hatırlatalım. Şiilerle Kürtler arasında da bir diyalektik ilişki var. Şimdi Maliki ile Barzani arasındaki ilişkiler çok sertti. Hatta Maliki bir Dicle operasyon birimi kurdu. Ta Kerkük'ün kapılarına kadar geldi. Hatırlayalım. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir açıklama yaptı. Kabul etmeyiz dedi Kürtlere karşı siz harekete geçerseniz. Türkiye hemen korumacı bir rol üstlendi ve o zaman ilişkiler düzelmeye başladı.
Şimdi niye destekliyor?
Şimdi oraya geleceğim. Fakat Kürtler.
Trump'la ve ABD ile karşı karşıya olmayı göze alarak mı destekliyor? Karşı karşıya oluyor mu?
Kürtlerle Şiiler arasındaki ilişkilerin de diyalektik bir geçmiş süreci var. Eee Maliki hariç, Maliki hariç Elhekim ailesi dahil tüm Şii siyasi aktörler istisnasız Maliki hariç. Maliki de çok kısa bir süre Erbil'de kaldı. Onun dışındaki Dava Partisi üyeleri yani Maliki'nin partisinin dava partisi dahil olmak üzere hatta 1996'da Saddam Dava Partisi üyelerini toplamak için Erbil bir baskın düzenledi falan filan ama tüm Şii, siyasi aktörler Süleymaniye ve Erbil'de yaşadılar. Hatta Süleymaniye'de bir Hüseyniye vardır. Talebani geçmişte sırf bu Şii liderler orada ibadetlerini yapsınlar. Oradaki varlıkların siyaset.
Ya bu tarihçeyi şunun için mi anlatıyorsun? Bu tarihçeden buradaki vefadan kaynaklı her zaman.
Talebani Barzani gerekirse ABD ile karşısına alır mı? Bozuşurlar ama eee yine de örnek veriyorum Kerkük'te Şiilerle eee Şi ordusu paramiliter güçleriyle Irak ordusuyla peşmergeler çatıştılar. Türkiye'de hatta şöyle oldu işte artık bu iş bitti şöyle oldu. Ben dedim bekleyemedim bir ay sonra Hadi Ali Amiri'i havalimanıa Mesut Barzay'ın kırmızı alıda bekleyecek. Öyle doğru bir şey ek yapayım buna. Bu vefanın bir şeyi de Saddam.
Kürtlere karşı fetva istediğinde Helekim ailesi başta olmakta Şii ulema vermedi.
Vermediler.
O o şey.
Tam da bunu soracağım. Yani bu bahsettiğiniz arka plandan kaynaklı mı ABD ile de karşı karşıya olmayı göze alarak destek veriyor? Yok durumu farklı.
Suriye'deki denklem oraya geleceğim. Suriye'deki denklem.
Ya biz ABD'de yalnız kaldıysak gider İran'a yaklaşırız gibi bir denklem var. X.
Değil şöle olay şu.
Şimdi burada Maliki'nin başbakan olup olmayacağını mesela şu an iki tane aday var. Sudan de çıksak çünkü bu seçimlerden Sudani birinci parti olarak çıktı.
Yani Kürtler Kürtler dese ki ya biz Maliki istemiyoruz.
Biz Sudaniyi destekleyeceğiz. Bir de Sünni kanadın da desteğini alırsa Sudani çıkartırlar ama.
Çıkamıyor.
E çıkıyor. Matematik.
Hay hayır çıkıyor da aday olmuyor.
Sorun o.
Kuramadı.
Şöyle bak. Şimdi aday şöyle şiiler kendi içinde genelde şöyle bir şey vardır. Kürtler kendi arasında toplanıyorlar. Diyor ki bizim cumhurbaşkanı adayımız bu. Şiiler çıkıyor. Diyor ki bizim başbakan adayımız bu. Şimdi Hadi Ali amir'i mazbataya götürüp Maliki'ye verdi. Fakat bu zinciri kırmak eee mümkün mü? Bu zincir nasıl kurulur? Eğer Sudani'ye biraz cesaret verirlerse, Sudani Amerikalılar, Türkiye derse ki kardeşim sen Barzani'nin ve Talebani'nin de desteğini al. Biz Sünni kanadı da organize edelim. Sen böyle bir geniş kanatlı bir hükümet kur. Ama bu da uzun ömürlü olur mu? Olmaz.
Bizim programı herhalde Iraklılar da izliyor. Tam bu şöyle katkı.
Irak İslam Yüksek Konseyi Başkanı Humam Hammudi, ABD Büyükelçiliği ile ilk teması kurmuş. Yani bu Şiilerin Trump'ın itirazından sonraki ilk teması uzun bir görüşme. Son paragrafı okuyayım. Herhalde hakikaten izleyebiliyorlar. Belki de izlemeyeceğim.
Ben dedim size.
Amerika ile olumlu ilişkilere büyük önem veriyoruz. Ancak içi işlerimize yönelik her türlü müdahaleyi reddediyoruz. Ortaya konulan çekincelere Trump'ın uyarısı dair anlayışımız var. Ancak her iki tarafın çıkarını gözetmek için en iyi yolun diyalog ve müzakere olduğuna inanıyoruz. Yani demiyor ki ben gösterdim kesin bu olacak demiyor.
Şimdi biz pazarlığa açığız. Konçıklama açığız. Evet. Yani Maliki'den geri adım atılabilir demek mi bu?
E bu açıklama öyle.
Trump'ın Trump'ın zaten açıklamasından hemen bir saat sonra Dava Partisi hemen toplandı. Bir toplantı gerçekleştirdi. 6 saat toplantı sürdü. Sabaha kadar da toplantı yaptılar. Eee, bir yol haritası oluşturması konusunda. Ama ha eee.
Türkiye nasıl bakıyor?
Türkiye Maliki istemez. Niye istemez?
Eğer Maliki başbakan olursa bizim Irak'la ilişkilerimiz eee çok kötü bir yere gider. O aklımızdaki Basra'dan İstanbul'a gelen yol haritaları, şunlar hepsi gider. Maliki bu konuda şeydir. Yani Türkiye ile ilişkileri çok sıcak bakan, çok.
Niye giden? Maliki Maliki olduğu için mi? Maliki İran politikası uygulayacağı için mi?
Maliki'nin şahsiyetinden kaynaklı da bir durum var. Maliki'nin eee İran'dan alacağı destekle de ilgili bir şey. Ama bir şey atlamayalım. Oral To'ya döneceğim.
Bir şeyi atlamayalım. Bütün bu Şii liderler Erbilde Süleyman'a da ikamet ederken Maliki Suriye'deydi.
H.
Ve Suriye'yi çok iyi bilir.
Şimdi Maliki aynı zamanda sünni aşiretlerle de çok problemlidir ve Sünni aşiretlerle neredeyse Saddam'dan kaynaklı kan davalıdır. Eğer Barzaniler araya girmeseydi birçok Sünni lideri çok kötü bir şekilde ilk Türkiye'yi de suçladı konuşmaları var. Çok meşhur konutmayalım. Felluca Cezaevi Musul Cezaevi ve Ahmet Elşara bu cezaevlerinden kaçtılar. Tam da Maliki'nin başbakan olduğu dönemde duvarları yıktılar. Eee, öyle Suriye'ye geçtiler ve Barzanilerin ya da Talebani'nin normal şartlarda ikisi son zamanlarda kriz halinde olmalarına rağmen, eee, Suriye'de yaşananlardan kaynaklı, Amerika'nın oradaki Kürt politikasından kaynaklı bir tavır ortaya koyduklarını görüyoruz. Yani Amerik Maliki çağ karşıdır. Doğru mu?
Karşı mı? Düşmandır. Yani düşmandır.
Ki.
Barzani şu an çaareye karşı mı?
Barzani çaareye karşı değil. Pazarlık yapıyor.
Son süreçte karşı mı? Yani.
Pazarlık yapıyor.
Çağareye karşı Suriye'deki şareye karşı Irak'ta Barzani Maliki koalisyonu olur mu?
Yok. O pardon yanlış anladım. Bir daha tekrar eder misin?
Suriye'deki çareye karşı Irak'ta Barzani Maliki koalisyonu.
Şöyle eee ben şunu söyleyebilirim. Eğer Suriye'de, Suriye'de Kürtlerin şöyle bir kötü bir şeyi var. Bazen kendi kaderlerini e böyle bu şekilde şeylere kurban edebilirler. Ben o kadar ileri gitmeyeceklerini zannetmiyorum. Zannetmiyorum. Amerikalılarla bu kadar kafa kafaya gelmeyi göze almazlar ama eee Ankara'yla ve Washington'la bir pazarlık masası açarlar. Yani Ankara'dan eee tamam biz Malik'yi desteklemeyelim. Eee Dava Partisi'ni desteklemeyelim. Eee bir yol haritası oluşturun. Siz yine liderleri bir araya getirin. Amerika getirsin. Bu zaten en az bir yıl sürer. Yani bu böyle hani söylendiği gibi bugünden yarına değil. Irak'ta zaten en erken hükümet 2 yılda kuruluyor.
2 yıl 4 sene gidiyor zaten. Bir seçim oluyor, bir daha kuruluyor falan filan. 2 yıl böyle söy.
Eee, burada bakın mesela Buffle Talabani'nin de görüntüleri var. Evet.
Buradaki temel şey eee ki bugün zaten az önce Amerika'da da Graham ve arkadaşları demokratlar ve Cumhuriyetler bir özel yasal tasarı düzenlemesi için hazırlık yapmışlar.
Onu da vermişler. E o yasal tasarı geçerse.
Bu da işte Suriye'deki Kürtlerin korunması. O zaman eee Kürtler hem KDP hem KYB Maliki yönündeki aldıkları karardan geri adım atabilirler.
Evet.
Ha bunu da söyleyeyim. Eee, Suriye sınırındaki ve Irak sınırındaki tüm Arap aşiretleri, 17 tane Arap aşireti vardır. Bunların hepsi akrabadır. Aynı ilişkiler içerisindedir. Eee, bir anlamda eee, hani siz Rakka'da Derilzor'da Kürtlere yönelik herhangi bir şeye kalkışırsanız Irak'taki Sünni Araplar da eee, Şiilerin eline kalır mesajını da aslında net veriyorlar. Kür.
Mukteda Sadır da Maliki'ye karşı. Muktedanın şöyle bir özelliği var.
Mukteda eee daha doğrusu Necef Kerbela ekolünden geliyor. Öbürleri kum ekolünden geliyor. Yani şu anda Şii dünyasında Arapların Şiiliğini önceleyen bir bakış açısı var. Bu Suudi Arabistan'ın desteklediği bir şey. Örneğin Kasım Süleymani ölmeden önce bir toplantı gerçekleştirmişti. Bütün Hadi Ali Amiri'den Maliki hepsi yanında oturmuş. Görüntü vermişlerdi. Bir baktım mueda yok. Aynı gün Mukteda Suudi Arabistan'da görüntü verdi. Mukteda biraz daha Arap şiizmini sembol eden bir isim. Diğerleri ise doğrudan kum ekolünün temsilcileri.
Oralaya döneceğim ama mesela Ramazan Bursa Elcez'den İsrail medyası İsrail askeri istihbarat şefi İran'a yönelik saldırıyı koordine etmek için Washington'a geldi.
Washington'da zaten de şöyle Washington'da o.
Eee.
Bak dün Hadi Ali Amiri'ye sormuşlar. Amerikan canı cehenneme.
Bence Hadi Ali Amiri'nin en önemli mesajı şu: "İran'a saldırı olduğunda biz tarafız" cümlesi. Şimdi bak mesele tam oradan kaynaklanıyor. Sen Irak ordusu içerisindesin. Çok ciddi bir gücün var ama yan tarafta İran'a bir saldırı olduğunda senin devletin taraf olduğunu ilan etmemiş. Senin başbakanını söylememiş. Ama sen ben tarafım diyorsun. Yani tam da aslında İran'ı, Irak'ı, vekalet savaşlarını falan anlamanın tam şeyi tam şey.
Örneğim.
Ya Oral hocam burada olmayınca işte mecbur duruyoruz.
Oral Toay'ya dönüyorum. Oral Toay'ya dönerken de mesela Levent Kemal de gazeteci arkadaşımız yazmış. Maliki'nin geri dönüşü sadece Bağdat'ı sarsmakla kalmaz. Türkiye'nin Irak stratejisinin tamamında altüst edebilir. Irak'ın İran ABD çatışmasına geri dönmesiyle barış süreci PKK ticaret ve kalkınma tehlikeye.
O zaman şu soru şu soru akla gelir. Yani Türkiye Suriye konusunda Amerika Birleşik Devletleri hareket ederken Amerika Birleşik Devletleri Irak konusunda Türkiye'yi bir yere mi koyuyor? Bence değil.
Bence değil dedi. Oral Toan diyor.
Asıl bence şunu da Oral şuna da cevap versin.
Oral bütün yükleri yine senin üstüne yüklüyoruz. Suudiler, Suudiler, Suudiler de Suudiler de bu konuda artık öyle eskisi gibi değil. Suiler de çok proaktif siyaset izliyorlar ve işte Birleşik Arap Emirlikleriyle çatışıyorlar. E İsrail meselesinde çok şeyler proaktifler ve Kürtlerin Yahudilerle her an bir şey kurabileceği endişesiyle onlara karşı da bir tutum izlemeye çalışıyorlar ve Suudiler Maliki'yi istemiyorlar.
Bu arada şey Suriye İs Suudi Arabistan Savunma Bakanı da Amerika'ya gitti. Yani Amerika'da da ayrı bir temas noktası. Lobiler çalışıyor.
Lobiler çalışıyor.
Peki 16 Oral.
Ben eee şeyi çok sevdiğim bir sözle başlamak istiyorum Eren Bey. Şimdi bir konu hakkında fikir sahibi olmak bilgi sahibi olmak demek değildir. Haliyle Irak iç siyasetini ben üstatlar gibi, Levent hocam gibi, işte Levent Kemal hocam gibi, işte Ramazan Bey gibi eee ve hatta Orsam ekibini de belki burada zikretmek gerekiyor. oradan sahada temasları olduğu için onlar kadar detay detay, aşiret aşiret, aktör aktör takip edemiyorum. Haliyle İran yeterince zamanımı alıyor. Ama şunu söyleyebilirim. Ben genel olarak bir okuma yapmak gerekirse, eee, bir kere bölgede konjonktür ve paradigma baştan başa değiştiğini ben görmekteyim. Ne demek istiyorum? Özellikle AK Parti'nin iktidara geldiği yıldan bu zamana geçen 25 yılda Türkiye'nin Ortadoğu politikaları hakkında çokça kez konuşuldu. Bunun üzerine bir şey söylemeye gerek yok. Ama bugün gelinen noktada artık bu işin kemaline erdiğini ben düşünüyorum. Yani birler ve sıfırlarla oyun oynanmıyor. Ne demek istiyorum? İşte bunlar Şiir, İran'la çalışıyordur. Demek ki kötüdür. Bunlar Sünnidir. İşte Türkmendir veya işte neyse iyidir. Hani iyi kötü 1-0 bu şekilde ilerleyen bir dış politika izlenmiyor Türkiye tarafından. Haliyle ben Türk iç Türk dış politikası bağlamında meselelere İran meselesi de dahil olmak üzere Irak meselesi ve Suriye meselesi dair iç dinamiklere çok müdahale etmeden içeride gelen bir aktör varsa bir şekilde seçilmiş bir aktör bir şey söylüyorsa bununla çalışmanın yollarına bakan, işbirliklerinin yoluna bakan ve buna göre bir düzen kurmaya çalışan bir Türk dış politikası var. Bu bir. Ki zaten yanlış eee görmediysem eğer az evvel sosyal medyada gördüm. Sayın Fidan da şeyden bahsetmiş. bir Ortadoğu NATO gibi bir şeyden bahsetmiş galiba. Buna benzer bir şeyden eee yanlış görmüş olabilirim. Yani bir birlikten bahsetmiş.
Şimdi Suriye'ye bakalım. Ahmet Aşara artık motosiklet arkasında devrim kovalayan bir milisten fazlası ve artık Rusya'da saygınlıkla karşılanan ve bir şekilde bir senede ülkesin birliğini yolunda Suriyelilik yolunda önemli işler başarmış. Kendisini de devlet adamlığını bir şekilde kanıtladığını gösteren bir isim. Şimdi bu ikinci bir paradigma değişimi Suriye açısından. İran açısından zaten sürekli olarak sizin programlarda da çok konuştuğumuz üzere İbrahim Reisi öldüğünden beri birçok siyasetten vazgeçildi ve İran sınırları içerisinde işbirliği arayışları, komşularla işbirliği arayışı çok ciddi şekilde yükseldi. Pakistan'la ciddi bir entegrasyon ve işbirliği durumu söz konusu ki bundan bir buçuk yıl önce birbirlerinin topraklarını bombaladıklarını tekrar hatırlatayım. Azerbaycan'a yönelik söylemsel olarak tamamen tansiyon düşürüldü. Zaten Sayın Fida'nın yaptığı dış politika ekibinin yaptığı İran ziyareti de Tahran ziyareti oldukça verimli ve doğrusu sömek isse bereketli diyebileceğimiz şekilde çok fazla işbirliği konusu konuşuldu. Şey yapıldı. Bütün bunların ben toplamına baktığımda bölgesel olarak bölge ülkelerinin kendi içindeki dinamiklerle birlikte az önce de söyledim yani işte Maliki Şiidir, Şii koordinasyon çerçevesi destekliyordur. Demek ki kötüdür gibi değil. Eğer bu dinamik bu şekilde gerçekleştiyse Türkiye bununla da çalışır, istikrarı bozmaz. Çünkü günün sonunda İran etkisinden bahsediyoruz ya. Şimdi 1 ve sıfırlarla okursak ya Türkiye'nin etkisindesin ya İran'ın etkisindesin gibi bir şey çıkıyor ortaya. Ya da işte başka Amerika'nın etkisindesin. Ama gri bağlamda baktığımız zaman bizim gördüğümüz şey ne oluyor? Şimdi orada İran, Irak sınırı devasa bir sınır. Muazzam uzun bir sınırdan bahsediyoruz. inançsal birlikten tutun da kültürel aşiret bağları bir sürü bir sürü şey sayılabilir. Dolayısıyla İran'ın jeopolitiğini mi ortadan kaldıracağız da İran'ın Irak'taki etkisini kıralım? Yani bu çok olabilecek bir şey değil. Haliyle bununla birlikte nasıl çalışılabilir ve herkesin kazanacağı yani win win olacak. iki tarafında, 4 tarafın, 5 tarafında kazanabileceği ortak çıkarlar üzerine inşa edilmiş ve karşılıklı bağlantısallıklar karşılıklı işbirlikleriyle bir güvenlik anlayışına İran da bugün dönmüş durumda. Irak'ta da ben şu an böyle bir şey görüyorum. Özellikle su meselesinin Türkiye ile ilgili noktasındaki üstatlar çok daha açacaktır meseleyi. Atılan adımlar olsun. Yani İran ne diyeyim? Türkiye ile alakalı duyduğu şüpheleri giderme noktasında son ik senede ben çok yol katedildiğini gözlemliyorum uzaktan bakan biri olarak. Suriye meselesi zaten sürekli konuşulan bir konu. Haliyle günün sonunda bütün bu e ortaklığın bir noktada meyve vereceğini ve ben Ankara'yla Maliki'nin de pekala güzel bir şekilde çalışacağını hatta Şahara ile Maliki'nin hatta Şaharala İran'ın bile bir noktada karşılıklı eşitler olarak ama bunu çok net söyleyeyim. Yani vekil güçler vesaire değil. Yani bir gün geldiğinde Tahran'ın Şam'da, Şam'ın da Tahran'da büyükelçilik açtığı, iki tarafın da eşit aktörler olarak masaya oturduğu günlerin ben çok uzak olmadığını düşünüyorum.
Hım. Yani düş düşman ve çatışmalı e kadrolar olmayacak diyor Oral Toa. Yani bunlar artık bir gerginlik şeyi olmayacak yani. Şarayla yani Şam'la Tahran uyumlu olur. Hani dediniz ya ben sorduğumda düşman dediniz ya yani öyle olmayacak diyor.
Evet hocam çok özür dili. Tamam da.
Tamam.
Fiili olarak bir devlet idaresi için her şey tamam olsa buna tamam dersiniz. Bizim konuştuğumuz Irak'ta parçalı bir yapı söz konusu. Bu parçalı yapı içerisinde ordu içerisinde ordudan bahsediyoruz ve komşu ülkenin bu hem güvenlik hem ekonomik hem siyasal anlamdaki baskılamasından bahsediyoruz ve sorun tam da iki yerde düğümlenecek bence. Birincisi gerçekten Haçlı Şabi Irak içerisine entegre edin. Çünkü İsrail açısından Haçlı Şabi de Husiler de Hizbullah da aynı. Bunu bir görmek gerekiyor. Yani bu.
Tamam devlet dışı olmasınlar, devletlere entegre olsunlar. Peki.
Hocam bir kesin o zaman Süveyda üzerinden konuşalım onu. Güzel.
Hocam şu soruyla yani noktanızı söylüyor ama şu soruyla devam edelim. Türkiye'den bakalım. Çünkü çok az da bir süre kaldı. Türkiye'den bakalım. Türkiye'nin mesela nasıl bir Suriye istediğini biliyoruz artık. Üniter toprak bütünlüğü olan bir Suriye cumhuriyeti istiyor. Toprak bütünlüğü olan bir Suriye Cumhuriyeti istiyor. Peki Türkiye bu anlamıyla nasıl bir Irak istiyor ki? Maliki mi, başkası mı, diğeri mi? Nasıl bir Irak istiyor Türkiye?
Şöyle eee öncelikle şunu söyleyeyim. Yani bu liderlerin birbirine çalışması ilkesel olarak güzel gözüküyor ama bunlar test etmeden kolay değil. Bunun bir hikayesi var. Onun için insanlar ister istemez bir şüpheyle bakıyor. Yani bir geçmişi var. Bu bir anda olursun kişisel vesaire vesaire bir sürü hikayesi var.
Şimdi Türkiye nasıl bir Irak istiyor? Çok net aslında. Türkiye'nin bölgeye baktığında Suriye konusunda pozisyon net. Yani kendi ayakları üzerinde duran, güvenliğini sağlayan, toprak bütünlüğünü sağlamış, ekonomik anlamda bölgeye maliyet üretmeyen, bu göçmen olsun, diğer tür olsun maliyet üretmeyen ve bölge ekonomisinde entegre olmuş bir ülke istiyor.
Hı hı.
Net. Şimdi Irak konusunda ise şöyle terörü barındırmayan, en temelinde Türkiye için söylüyorum terörü barındırmayan, kendi içine bir denge kurmuş ve İran'ın yani İran'ın bir aparatıymış gibi hareket etmeyen ve kendi kimliğiyle ama İran'la ilişkiler doğal olarak sürecek bir yapı istiyor ve o da Suri Irak'ın da bir bir neve entegre olmasını istiyor. Onun için Türkiye mesela son yıllarda Irak konusunda çok öne çıktı biliyorsunuz. Kalkınma yolu projesinden birçok şeye kadar hı.
Çünkü ekonomik kalkınma entegre olması yani oradaki hem petrol diğer konulardaki işbirliği hem de terör terörist Türkiye meselesiyle bağlantısı var. Dolayısıyla iç politikada Türkiye'ye bir şey üretmeyen, maliyet üretmeyen yani güvenlik anlamında vesaire böyle bir genel bir çerçeve var. Aslında en makroda da ise istediği şu bölgede bir düzen kuruluyor. Bu düzende bu düzende daha önce olduğu zaman iki ülke burada düzen oldu. Hep açık konuşalım. Yani birisi İran'dı, birisi şimdi İsrail.
İsrail.
Yani agresiflikleriyle yani biz buna ne derseniz de inadın. Yani Arap baharı sonrasında net bir şekilde biz İran'ı gördük. Şimdi de işte Arap baharın sonuna geldiğimiz zaman da İsrail'in agresifliğini görüyoruz. Şimdi iki fark etmez. Yani Türk açıdan baktığımız zaman iki agresifliğin yani bölgesel düzene zarar vermesi anlamında söylüyorum. Yani doğası şeyi farklı. Dolayısıyla bir elbette soykım yap. O tabii o ayrı bir konu. Onları çok konuştuk burada. Dolayısıyla agresif olmayan ve agresif yani İran agresifliğinin etkisinde kalmayıp yani bölgede sürece katkı veren süreçteki düzenle uyumlu bir şey istiyor. Yani güvenlik tehdidi oluşturmayacak. Bölgesel düzende elbette onun hakkı verilecek. Onun için bugün Hakan Fidan'ın mülakatta söylediği yani Türk dominasyonu değil, Arap dominasyonu değil, Fars dominasyonu değil. Herkesin birbirle konuştuğu bir düzen. Şu an bunun ilk modelini biz Suriye'de görüyoruz. Aslında kısmen de Trump da bu modele doğru, bu sürece doğru çalışmaya, katkı vermeye çalışıyor. Burada oyun bozuyor olmasıyor. İşte onun için Malik'in aday göstermesi meselesi bir anda insanların zilinde şunu oluşturdu. Tekrar geri mi dönüyoruz?
Ama Nevsat orada bir soru attı ortaya. Ev.
Dedi ki.
Bu Trump'ın bu tavrı belki Maliki'ye inandırıcılık katar ve Maliki bir misyonla Haçlı Şabi'nin entegrasyonu vesaire konusunda başarılı bir şekilde rol üstlenebilir.
Ya da ya da.
H.
E Cevat Gök programı izliyor. O da İran konusuna iyidir. O da katkısı. Ya da diyor ki biraz önce okudun açıklamada zaten amarelekim meselesinde de yani biz Irak'ın çıkarlarını gözetiriz mi diyecekler. Yani kırılma noktası bence o.
Yani sonuçta Irak'ta bir başbakan lazım.
Tabii.
Bunun güçlü olması ile ilgili bir yaygın kanaat var. Tamam. Şimdi burada test edilecek şey bence Trump çok yani müthiş bir öngörüyle bir teste tabi tutuyor. Diyor ki siz Irak mı sizin önceliğiniz? İran mı sizin önceliğiniz?
Maliki'yi siz ortaya attınız. Şu da olabilir. Yani belki kandırdılar da şey bilmiyorsun ilk başta evet deyip sonra bu teste de tabi tutular. Bilmiyoruz bunu. Yani bu da mümkün. Gerçe mümkün ama bu test neticesinde biz onu görmüş olacağız. Yani çünkü en büyük eleştiri nedir? Yani hem bu Bedir Tugaylarına hem Haçı Şabiye hem Malikiye neydi bu kısım? İkinci şeyi de unutmamak lazım. Çetinen yanılmıyorsa Maliki seçilirse bağımsızlık ilan ederiz demişti değil mi Barzani o dönem?
Tabii.
Y mesela onu da unutmamak lazım. Şimdi sen hatırlattığın için.
Yani onu da bir şeye şimdi burada da şu soru da akla gelebilir.
Bir manipülasyon var mı burada?
Nasıl bir manipülasyon? Amerika'nın Suriye üzerinden biraz önce sordun ya.
Barzanilerinin tavrından tut Amerika'nın tavrından tut ve Şii çerçeve tavrından tut.
Herkesin bir manipülasyonu var mı yok mu bir de ona bakmak lazım.
Ama kontekst jeopolitik kontekst çok yani biraz daha İran hamlesi gibi görüntü.
Hocam İran hamlesi de şimdi.
Yani jeopolitik kontekst yani.
Tamam İran mesela biz buradayız konuşuyoruz teksi bu.
Evet biz buradayız konuşuyoruz İran hamlesi ya şimdi sorun ne sorun bir seçim yapılmış tabii Sorun İran'ı dizginleme noktasında Amerikalılar ve İsrail İran'ın en kötü dönemi yaşadığını düşünüyorlar.
Bu arada Trump da hani İran'ın tehdit ettiği şeyi paylaşımını sabitlemiştir.
Evet. Devam ettiriyor.
Yani donanma şeyi meselesini devam ettiriyor. Peki o zaman biz bunları burada görüyorsak, bunları tartışıyorsak şimdi hep SDG için ne dedik ya? 3 aydır biz konuşuyoruz bunları. Amerikalıların terk edeceği çok belli niye bunu görmediler kısmına girdik. Şimdi burada bir ideolojik körlük mü var yoksa bir hamle üzerinde tarafları bir görme meselesi mi var? Ya üç şey aklıma almıyor. Çok asit. Amerika'nın Irak'ta konuşulan birçok meselede yani şimdi biraz önce konuştum. Başkan nereye gidiyor? Amerikan Büyükelçiliğine gidiyor. Bak yani bu bile tamam bu bile karar verme sürecinin Amerika'nın dışında olmayacağını çok net gösteriyor.
Uyarı sonrası gidiyor ama.
Tam hama tamam. Şimdi pek çok peki o Şii çerçeve Şii çerçeve İran'la ilgili Amerika ve İsrail'in bu tavrı varken Maliki gibi bir adayın bu noktaya geleceğini hesap etmiyor mu?
Bu da pazarlığın partisi olamaz mı? ABD İran arasında.
O zaman manipülasyon manipülasyon mes.
Nasıl diyor? Ama bu da bu da bu da şeyin yani belki görüş konuşulan pazarlıklardan parçası yani.
Bu da mümkün. Yani bir şey diyemiyorsun çünkü o zaman ben sıcak bir haber vereyim. çevirerek söyleyeyim de.
Bizim bir arkadaşın bir ceviz cevizci hikayesi var da sonra anlatırım.
Ona çok benziyor yani cevizin hikayesine çok benziyor.
Amerikal Amerikalılarla özel bir toplantı yapılmış.
Bu toplantıda Şii blokuyla Kürtler.
H.
Toplantı yapıyorlar. Diyorlar ki Maliki'ye karşı yine dava partisinden yani hem sistemi bozmayalım çünkü sonuç itibariyle Maliki de çok devre dışı bıraktığınız zaman da işler yürümeyecek. Demin söylediğim sistem yani şimdi Sudani'yi ikna edebilirsin. Buna Arapları da dahil edersin. Kürtler de destek verir. Yine bir koalisyon sayı olarak kurabilirsin ama bu yürümez. Bir yerden sonra patlar. Çünkü o bonus sistemi uygulanmaz. Hadi Amiri'i bir yerden müdahale eder. Onları da kapsayan yine Dava Partisinden yani Maliki'nin partisinden Hamit Elşatri'yi aday gösterelim. Buna ne dersiniz? Amerikalılar bunu değerlendireceğiz demişler. Hamide Hamit Elşatri de bu konuda hazırlık yapıyor. Fakat.
Şöyle bir sıkıntı var. Eee Maliki'ye bu konuyu söyledikleri zaman Maliki, "Ben çekilmem" demiş. Şimdi bir formül bulmak için, eee, cuma, pardon, pardon, pazar günü cumhurbaşkanı seçecekler. Yani başbakanlığı daha sonra bırakacaklar. Cumhurbaşkanı pazar günü Kürtlerden biri seçilecek. Dolayısıyla yine burada Kürt aday kime, eee, bak, hükümeti kurma yetkisi verecek? Bu zaten şöyle değil mi? Cumhurbaşkanı seçiliyor. 15 gün üstüne başbakanı ataması yeri. Onun için cumhurbaşkanlığını biraz ertelediler yani.
Yok yok, bunu şöyle yapıyorlardı genelde. Eee, taraflar hani şeylerini belirliyorlardı. İşte, "Şiilerin adayı bu. Eee, Kürtlerin adayı bu, Sünnilerin adayı bu" deyip böyle hani kategorik olarak gidiyorlar. Sonra da birer hafta, birer hafta arayla seçimleri yapıp eee sistemi kuruyorlar. Sonra bonus sistemiyle bakanları belirliyorlar. Burada eee muhtemelen cumhurbaşkanını seçip eee biraz zaman kazanıp çünkü 15 gün sonraya atmışlar şeyi, Maliki'yi ikna edip çekilmeye. Ama Hamit Elşatri şu anda Şii bloku, eee, hani bu krizi aşalım, bu krizin üstesinden gelelim diye eee bir yol bulmaya çalışıyorlar.
O zaman soruyu şöyle söyleyeyim. Trump'ın İran'a yönelik yaptığı tehdidi sosyal medya profiline sabitlediği bir konjonktürde İran ABD'ye Irak'ta Maliki ile cevap veriyor olabilir mi? Yani Maliki o anlamıyla kendi iradesi veya Irak'taki iç dengelerinin dışında hakikaten İran merkezli bir telkinle mi hareket ediyor? Bu bu kadar organik ve içe mi? Yoksa Irak tamamen kendi iç dengelerindeki parametrelerle mi görünüyor?
Yok. Kendi Irak'ta siyaset kendi iç parametrelerle yürümez.
Hı. Irak'ın içindeki her etnik mezhep grubunun dışarıda başka bir eee ilişkisi var.
O zaman biz şu an Irak'ta ABD-İran kavgası mı görüyoruz? Maliki meselesinde?
Yani Irak'ın kurulduğu günden beri. Irak'ın kurulduğu günden beri yani 2005'ten itibaren diyelim. Çünkü 2005'e kadar kurucu konseyi tarafından yönetildi. 2005'ten bu yana zaten demin de ifade ettim, bir hükümetin kurulması 2 seneyi buluyor. Dolayısıyla 2 seneyi bulan bir ortamda görüşmeler olacak. Daha bunların üzerinde konuşmalar olacak. Bakan, yani hükümeti kurma yetkisi kime verilirse verilsin, onun bakanlar kurulunu kurması, ilan etmesi falan filan. Bu bir zaman alacak. Dolayısıyla o bakanlar kurulup kurulurken bile işte dışarıdan, örnek veriyorum Amerikalılar gibi, kanaatin ne burada İran'ın? Mesela örnek vereyim, Amerikalılar, Amerikalılar, aday olmasında veya çekilip çekilmemesindeki etkisi nedir?
İransız aday olamaz orada.
İransız aday, İran'ı bertaraf edemezsin.
Türk, sen dedin ya Maliki "Ben çekilmem" demiş.
İşte onun yerine Maliki'nin çekilmeyeceğini bildikleri için, yine Dava Partisinden, oradaki ısrar, Irak'ın ısrarı mı? Irak'ın bir ısrarı mı?
Şöyle, İran'ın ısrarı mı?
Şimdi bakın, Maliki konusu net. İran'ın işte yanındaki fotoğraf zaten açık.
Tamam.
Hadi Elamiri'nin o fotoğrafta yer alması çok net bir şekilde, yani Bedir örgütü diyor ki, "Biz diyor Maliki istiyoruz." Nokta. Sudani başbakan olarak cesaret edip çıkıp diyemiyor. Ya kardeşim, sen kimsin bunu ilan ediyorsun diyemiyor. Yani çünkü Bedir Tugayları'nın ya da Bedir Örgütü'nün onun başına ne getireceğini biliyor. Yani İran, İran'ın Irak'taki etkisini küçümsememek lazım.
İran'ın bugüne kadar Irak'ta kurulan her hükümet İran'ın ve Amerika'nın uzlaşısıyla kurulur dedin ya.
Hı hı. Bu yapı, bir önceki bölümde dedik ya, hangi İran? Bu yapı hangi İran'la?
Kudüs Ordusu.
Hı. Han. İran içerisinde Hamile, Trump'ın aslında mesajı çok net. Yani buradaki aslında ABD'nin burada İran'a, Irak'a diyor ki, "Yani İran'la benim aramda bir gerginlik var. Sen arada tost olma." Yani sen arada pozisyon alma. Ama işte bu Maliki ısrarı ve belki de işte Çetner Bey'in şimdi söylediği o gelen bilgi, çekilmemesi vesaire, yani o konuda şeyler, muhtemelen o da pazarlığa geçecek bir şeye dönüyor. Yarın İran Dışişleri Bakanı ile Hakan Fidan konuşurken bir anda Maliki de konuşuyor olma ihtimalleri var mı?
Zaten Hakan konuştu. Şöyle konuştu. Konuştular.
Eee, 26 Ekim 2025 tarihinde, Hım, Haşdi Şabi'nin lideri buradaydı. Dışişleri Bakanı davet etmişti. Eee, ve o mesela açın Google'a bakın. O açıklamayla ilgili dış sayfasında bile çok resmi bir açıklama yoktu.
Eee, senaryolar üretilmişti.
Yani İran dış işleri ve Türk dış işleri Irak'ın başbakanı meselesinde konuşma ihtimali var.
İhtimal değil. Kesin. Kesin konuşulur.
Yani masada, masada on, bölge jeopolitiği konuşulurken konuşulur. Normal ikili ilişkilerde belki çok söylenmez.
Eren Bey.
Efendim? Bu meselenin, bu gerçekten meselenin Türkiye'nin bilgisi ve eee en azından zımni onayı dışında gerçekleştiğini düşünmüyoruz diye düşünüyorum. Yani Türkiye zaten, az önce Nevzat Bey'in de dediği gibi, bu gruplarla uzun süredir görüşüyor. Az önce de gene söylediğim gibi, birlerle sıfırlarla okuma değil. Eee, böyle bir hikaye gelişecekse, doğal yolla gelişecekse, en azından bilgisi ve zımni onayıyla gerçekleşecek bir şey. Yani hı. Tamamen Türkiye'yi denklem dışı görüp de İran-Amerika eksenine kaydırmak da çok doğru olmaz.
Hak. Y. Türkiye'nin arabuluculuk ve diplomasi trafiğinin yelpazesi.
Ben şöyle bir şey söyleyeyim. Bu çerçevede çok daha geniş olmak. Irak'ta bir başbakan belirleme konusunda Türkiye tek başına etkili olmaz. Ama eee başbakan konusunda, yani açık ve net söyleyeyim, Irak'ta bir başbakanın netleşebilmesi için İran'ın ve Amerika'nın uzlaşısı gerekiyor. Ama Türkiye şu rolü üstlenebilir. Türkiye İran'ı daha yumuşak bir zemine çekme noktasında uzlaştırabilir. Ama Türkiye, eee, yani bölgenin realitesini, gerçekliğini görmek lazım. Yani adamın elinde Haşdi Şabi gücü var. Adamın elinde Bedir örgütü var. Nüfusun %60'ı zaten Şii ülkenin. Yani bir de oradan bakmanız gerekiyor.
Şimdi üçüncü bir şey daha var. Ve eee burada bir başka bir şey var. Hiç beklemediğimiz bir anda, hiç beklemediğimiz bir anda Kürtler de yani Maliki ile Kürtlerin arası normalde şu anda kanlı bıçaklı ama hiç beklemediğimiz bir anda Kürtler de Maliki'ye destek verdiklerini açıkladılar.
O zaman İran ve Suriye'de Türklerle Araplar arasında mı kötü?
Burada birkaç tane parametre yan yana görmek lazım. Bunlardan biri Ankara hem Erbil nezdinde diplomasi yürütecek hem Bağdat nezdinde. Yani şimdi Haşdi Şabi'nin komutanının Dışişleri Bakanlığı'na gelmiş olması, Haşdi Şabi'nin komutanının Ankara'daki teması şudur. PKK ile mücadele kapsamında Sincar bölgesinin, çünkü Haşdi Şabi gücü bir paramiliter güçtür ama ordudan maaş alıyor ve kendi içerisinde PKK ile olan ilişkilerinden dolayı Türkiye'nin çeşitli defalar rahatsızlık duyduğunu ilettiği bir yapıdır. Hadi El-Amiri Bağdat'ta hatırlayın, görüşmelere katılan isimlerden biriydi. Dolayısıyla güvenlik perspektifi üzerinden yapılan görüşmelere katılır. Ama Türkiye Haşdi Şabi'ye bir siyasi perspektif verirse, Hadi Ali Amiri'nin ben İran'ın söylemlerin, ya bir kere Hadi El-Amiri dediğimiz kişi İran'ın kendisidir. İran'ın emri, İran'ın kölesidir. Yani o İran'ın söylediği sözün dışına çıkamaz. Öyle bir yetkisi yoktur. Yani dini liderden gelecek bir talimata karşılık gelip Türkiye ile pazarlık yapabilecek bir pozisyonda değildir. Bedir Tugay'ın ya da Bedir Örgütü'nün böyle bir yapısı vardır.
Ama eee burada şunu unutmayalım. Belli ki araya şimdi bir isim girdi. Bu isim yine aynı şekilde Maliki'nin yardımcısı. Maliki'nin partisinden biri. Yani burada amaç şunu gösteriyor. Maliki'yi de kırmadan, Maliki'yi de dökmeden hem İran'ı, İran'ı ikna etmek hem Amerika'yı buna razı etmek. Çünkü Amerika şuna kızmaz. Amerika Maliki olmasın. Çünkü artık ağzından çıkmış Trump'ın. Yani Trump bu saatten sonra ağzından çıktığı halde Maliki'yi yeniden gösteriyorsa bu büyük bir probleme dönüşür. Dolayısıyla, yine Dava Partisinden, yani Maliki'nin partisinden bir ismi ön plana çıkartıp, bir taraftan da Amerika'yı da razı edip ama burada tabii muhtemelen şöyle bir şey olacak. Bakanlıklar oluşturulurken Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, bunlar çok önemli bakanlıklar. Bu bakanlıklarda da İran'ın rolünü düşürecekler. Yani Dışişleri Bakanlığı'na örnek veriyorum Kürtlere verirler. Hı hı. Maliye Bakanlığı Şiilere verirler ama İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı daha farklı bir formülü izlerler. İçişleri, pardon Milli Savunma Bakanlığı yine Şiiler alır. Onu vermezler ama orada da İran yalnız bir isim değil, daha ortada bir ismi tercih ederler. Yani bunlar bile tercih edilirken çok detaylı konuşulur.
Bir ek yapayım.
Süremiz bitti. Bir ek yap.
Bir ek yapayım. Şimdi bizim tabii bu ayrıntılar çok fazla da unuttuğumuz bir şey var. Irak'ta başbakan seçiyorsanız, İran'da belirlersiniz. Necef ile istişare edersiniz. Biz Necef'i es geçtik. İran, 2014'te Sistani Maliki istemedi ama buna rağmen sonuçta istişare edilir. Onu söylüyorum. Yani Sistani'yi atlayarak siz Irak'ta başbakan seçemezsiniz. O yüzden bu yeni başbakanda, bu yeni krizlerin hepsi de tekrardan Maliki'nin gücü nedir? Maliki'nin gücü sadece İran değildir ki. Maliki'nin, yani hepimiz şunu biliyoruz. Irak'ta Sistani'nin siyaseti domine etme kısmı hani Haziran kadar geçerlidir.
Yalnız bir şey daha söyleyeyim. O yüzden Sistani de öldü ölecek. Yani bunlar aynı, bak bunlar ayrı. Yani siyasi karar verecek bir başka programa şey, işin magazinsel kısmı şey değil ama bu bir realitedir. Yani siz İran'da bir siyaset belirlersiniz. 2014'te Sistani dedi ki, "Maliki başbakan olmayacak." Buna rağmen Maliki başbakan oldu.
Peki, bak bu ayrı mesele de olmadığı bir denklem olma şansı yok. Peki. Nevzat Çek, teşekkür ediyorum. Profesör Doktor Mehmet Özkan, teşekkür ediyorum. Çetner Çetin, teşekkür ediyorum. Oral, teşekkür ediyorum. Güzel haberleri aldıktan sonra sağlıkla buralarda da ağırlamak isteriz. Efendim, ben konuklarıma teşekkür ettim ama kısa bir ara. Aranın ardından da veda edelim. Aradan gitmeden önce konuklarıma teşekkür ettim. Şimdi size teşekkür ediyorum izlediğiniz için ve tüm ekip arkadaşlarıma, çalışma arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Bir sonraki gerçeklerde görüşmek üzere. Hoşça kalın.