Transcription
Bu şeytanın veli edinenler. Yani Allah'ın kitabına sorumlu gözle bakarak, Allah'ın kitabını yetersiz görerek, şeytanların vahyettiği vahiyleri din edinerek Allah'ın yolundan sapanlar, müminleri de işte onlarla korkuturlar. Nasıl mesela? Zümer Suresi 36. ayete bakalım. "Sağ üst o şeytanları kendi dostlarıyla, velileriyle korkutur, müminleri korkuturlar." Şimdi örnek verelim. Nasıl korkutuyorlar? Seni Allah ile aralarına koyduklarıyla korkuturlar. Zümer 36: "Allah kuluna yetmez mi?" Allah s**** dediğini kimse doğru yoldadır diyemez.
Evet, peki. Selam. Bugün topluma baktığı zaman, o kimse bana Allah yetmez. Genel, öyle değil mi? Kimse bana Allah yetmez. Sokak, bir sürü Allah arasında aracı koymuştur. Dün çok Allah ile arasına ilahlar koymuştur. La İlahe İllallah. İlahi ne demek olduğunu bilmediği için Allah'ın yanı sıra birçok ilahlar edinir. Bana Allah yeter derken, Allah ona yetmez. Birçok aracısı vardır. Ama sorsan, Allah bana yeter. Peki, bana Allah yeter demek ne demektir? Bu treni ne kadar ilginç. Yani çok ilginç. İnsanlar ağzından çıkan "Hasbinallah" ve "Ey bana Allah yeter, bana Allah yeter" la katil eylemez. Buraya geldiğin zaman yetmiyor. Allah onlara şeytanın yüzüne girenler epey tanı, veli edinenler. Evet, şeytan olanları Allah yetmiyor. Bu Türkiye'nin doğrusunu Allah bilir derler. Bu cümleleri herkesin ağzında sakız gibi. Sırlar. Şimdi sakız gibi çiğner. Kimisi de bunu söyler ve eylemiyle de bunu gerçekleştirir. Fakat eylemiyle gerçekleştirme yenler ne yaparlar? Her şeyin doğrusunu Allah bilir derler. Fakat ilk Allah'ın kurallarındaki kabına geldiğinde, kitabından başka bir çok kaynağa bakarlar. Kitabını sadece ölüler okurlar. Önüne kitabına çevirirler. Her şeyin doğrusunu Allah bilir diyen, neden ihtilafa düştüğünüz konuları Allah'ın kitabına götürmüyorsunuz? Neden dinimizi Kur'an'dan öğreniyorsunuz? Her şeyin doğrusunu Allah bilir. Sen doğrusunu Allah bilir geliyorsa ki biliyordu, ona iman ettim zaten. Ama sen de öyle diyorsan eğer, neden Allah'ın kitabından başka kaynakları edinmişsin? Allah'ın hüküm verenlerin en iyisi Allah. Kim Allah'tan daha güzel hüküm verebilir? Maide Suresi 51. ayet ve Fil Suresi'nin sonunda "Enes Allah'u biraz kemiği hakimin." Sen etmiyor musun? Allah'ın hakimiyetini mi beğenmiyorsun? Allah'ın hükümlerini beğenmiyorsun. Olsun, Allah bilir diyorsun. Ama Allah kitabından başka her şeye bakıyorsun. Allah'ın kitabını anlamadan okul gezilerine gönderiyorsun. Oysa bu kitap ölüler kitabı değil ki.
Evet, onlara göre Arapça olan Kur'an anlaşılmıyor. Şeytanın gücüne girenlere göre. Allah'ın kitabı, Allah kim diyor? Arapça ama aynı dildeki hadisler, İzmir kitapları anlaşılabiliyor. Ve kişi Arapça sen hadi alıyorsun. Sevgilim dediğimizde isnad edilen rivayetleri, daha doğrusu hadis. Beni bana göre hadis, Allah'ın kitabıdır. Aslanın hadi. Zümer Suresi 23. ayeti anlayabiliyorsun. Arapça yazılan ilmihal kitaplarını anlayabiliyorsun. Kur'an'ın neden anlamıyorsun? Etmeyen Mekke, Mekke toplumlar ya Medine toplumu ihmal eden veya etmeyen Bedevi Araplar alıyor bu kitabı. Yani Yunus Suresi 15. ayetteki "Sevgilin evimizde ya bu bunu sözlerini değiştir ya da bize başka bir kitap getir" diyenler anlamışlardı o kitabı ki beğenmiyorlardı. Ve toplumun büyük bir çoğunluğu bu Bedevi, yani okumaya, bir okuma yazması olmayan, bilgi sahibi olmayan insanlardır. Onlar anladı da. Bugün bilgi çağında, ise teknoloji çağındayız. Bilgiye her türlü ulaşabiliyoruz. Mazeretimiz yok. Sen neden anlamıyorsun Allah kitabını? Neden anlamıyorsun? Yani Şafii, Malik, Hanbel, Cafer vesaire. Onları anladığı sana göre. Onları anladım. Çünkü sen onlara uyuyorsun. Onlar anladı sana göre. Peki yoksun musun? Onların imkanları bugünkü bizim sahip olduğumuz imkanları kadar yoktu. Onların senin zekan ondan daha mı az ki sen onu ilahlaştırmak ıssız? Doğrusunu o bilir, ben onun peşinden gidiyorum diyorsun. Bu şahıslar de çok zeki ve aytürk seviyeleri senden üstünüm. Önce sen onu ilave edilmiş, onun yolundan. Peki niye gidiyorsun? Yani onlar anlamışsın, anlayamıyorsun ne diyor? Yani bu aşağılık kompleksi nedir? Yani bu yanlış tasavvur nedir? Onlarında aykü seviyesi bizim ayşe istediğimizde ortalama aynıydı. Bugün bizim imkanlarımız daha fazla. Biz bugün onlardan daha iyi anlayabiliriz Allah'ın kitabını. Çünkü imkanlarımız daha fazla. Yani rivayetlerde söylenir, İmam Şafii Mısır'a gittiğinde o zamana kadar yazdığı kitapların hepsini yakmış. Bugün biz bu sıradakinin böyle bir yaşantınıza söylediği sözü Amerika'daki Avrupa'daki ne ne söylediğini bugün anlayabiliyoruz. O imkanımız var demek ki Şafi yanılmış, yazılmış ki bu sıra gitmeden önce kitaplarını yaptırmış. Ama bu aşağılık kompleksinden kurtulmalıyız. Oysa mümin ne yapar? Mümin şunu yapar. Müminler için Kuran hayat kitabıdır. Rabbinin kitabından ders alıp kendini geliştirir. Bari şahsiyet olur. Rabbânî şahsiyet demek, rabbinden gelen ilim ve kendisini terbiye eden gerektiren demek. Ali İmran 79. Sevgili dediğimiz, bize öyle sevgili Resul Muhammed öyle söyler. Ali İmran 79'da "Ya Allah'ın yanı sıra bana kulluk etmeyin." Allah'ın kitabından ders alıp rabbi şahsiyetten olurlar. Ali İmran 79'da. Turkesin anlama kabiliyeti farklı olabilir. Herkes anladığı kadarıyla sorumludur. Yeter ki anlamaya çalışsın. Bu kitabı kendine rehber evimiz anlayabildiği kadarıyla sorumludur. Eğer yani Türk'ü akli melekeleri olmayıp daha bu anlamayanların anlamayanlar ya bugün toplumda deli derler ya onları sorumlu olmadıkları gibi. İnsanları korkutma bir alemi yok. Ben çok anlayamam, anlayabildiğin ve sorumlusun. Sen önce şunu yaptığın zaman, "Yarabbi, bana yalnız sen bulabilirsin. Dünyamız senindir. Ben senin üzerine uygulayacağım. Ya Rabbi, benim rehberim senin kitabı mıdır?" diye eline aldığın zaman zaten sen bir süre ne geçiyorsun? Yani rabbim tekil olarak kabul ediyorsun. Ondan sonrası bu kitabı samimi bir şekilde anlamaya çalıştım, uygulamaya çalıştım mı? Yanlış anladığın yerler olabilir. Allah Allah senin samimiyetine bakar. Onu ortak koşmam ana bakar. Sen yanlış anladın ama en azından şunu diyebilirsin, "Hesaplıyor, yarabbim ben senin böyle buyurduğunu düşündüm ve senin buyruğunu uyguladım. Rabbimden yanlış yapmışsın, beni affet." Bugün akıl var ama akıllı derken rabbimiz olmanız buyurmuş Kur'an da neymiş olmayan biz ileri gelenlerimize sanatlarımıza uydular videodan saptırılmış. Ashab 66-67-68. Altı yok. Arap 38. Bu şeytanların peşinden gidenlerin af yok. Zuhruf 36, 37, 38. Yine aynı şekilde af yok. Furkan Suresi 27, 28, 29. Af yok. Yani Allah'ın kitabını bırakıp da ben bu kitabı anlamam değil, başkalarının peşinde gidenler hesap hapur yoktur. Bunu aklımızdan çıkarmayalım.
Evet, öncelikle demiştik, Allah ile aralarına koydukları korkuturlar. Türkiye Büyük Millet devam edelim o zaman. Kafalar yani şeytanın yüzüne girmeyenler. Eğer o kişi der, Allah Allah yeter. Kur'an'ın yetersiz gelmez. Neden demez? Ve biriyle tartıştım, hadisleri inkar mı ediyorsun? Dedi. Dedim ki, hadise imanın şartını dedim. Yani rivayetten, onlar olmadan kullanan yazmazdı. Bana söyle, yazmayan bir şey söyle bana. Cevap vermedi ve devam ettiğini tutturduğu. Yine Allah'ın kitabı eksik söyledi. Çok teşekkür ederim. Sen namaz kılıyor musun? Kuruyorum dedi. Tesbih çekiyor musun? Çekiyorum dedi. Sübhaneke okuyorsun? Evet dedi. Sübhanallah çıkıyoruz? Evet dedi. Ne diyorsun dedim? Yani anlamı ne? Cevap veremedi. Önce cevap veremedi. Aslında anlamını bilse kendi kazdığı kuyuya düşecek. Bilmezse daha büyük bir sorun. Çünkü bu Sübhanallah ne demek olduğunu bilmiyorsun. Daha büyük alay mı ediyorsun dedim. Ne alakası var? Bana böyle basit sorular sorma dedi. Dedim, basitçe cevap versene. Basit cevap ver. Benim demek istediğim de, Sübhanallah diye tespit şekerler, Sübhaneke okurlar. Ne demek? Ya Rabbi, sen bütün eksikliklerden münezzeh etsin. Sana eksiklik isnat edilemez. Sana noksanlık izafe edilemez. Sesi var. Allah diyorsun ya, Rabbi sen bütün eksikliklerden münezzehtir diyorsun. Sonra ama işte eksik kitap gönderdi. Yani ne dediğinizi bilmiyorsunuz. Ya ne dediklerini bilmiyorlar. Bir insan ya Allah der, Allah'ın kitabını yeterli görür. Yani Allah'ın kitabını eksik dönemde insanı Sübhanallah boş laftan ibarettir. Boşuna kendini kandırma. Az. Evet, Allah'ın kitabından başla yol ver. Kabul etmez. Allah bana yeter. Bir insan neden? Çünkü Rabbimiz diyor ki, bu yol göstermek bana aittir. En 71. Yol göstermek bana aittir. Gösterdiği yolda sadece Kur'an olduğuna göre, Allah'ın gösterdiği yolu beğenmeyi başka yollara oyalarım. Bana Allah Yeter demesi WhatsApp'tan ibarettir. Allah'tan başkasını verir. Resim koruyucu şefaati kabul etmez. Baş Allah'tan başkasına sığınmaz da olsa her University Allah dur bakarak 157. Her mimikleri Allah dur. İftira atmıştır. Bizi koruyan Allah dur. Bakara 255. Bize şefaat edecek olan Allah dur. Güven Suresi 44, 21. Allah yeter diye bir mim dualarını aracı bilmez. Dualarını Allah'a halis kılar. Çünkü dualarına cevap verecek olan sadece Allah'tır. Müflis 60-65 ayetler. Şu kesindir ki, kendisini Allah yetmeyen şeytanların güdümüne girer ve şeytanların belirti olur ve onun şeytan olur. Yani bana Allah yeter deyip Allah kitabı size geçmiyorsa, Allah'ın gösteriyor size yetmiyorsa, Allah'tan başka kendinize veliler ediniyorsanız, içlere bilmiyorsanız, dualarınızı aracılar ediniyorsanız, sizin Allah bana yeter demeniz boş ibarettir. Siz artık şeytanların yüzüne girmişsiniz, fakat farkında değilsiniz. Yani Arap 30 ve Zuhruf 37 ayette belirtildiği gibi.
Gelelim Ali İmran 175'e. Bu Ali İmran 175. Belki ilk o şeytan ancak kendi dostlarıyla, yani onların adını kullanarak kendi dostlarıyla sizi korkutmaya çalışır. Eğer mümin iseniz, yani iman etmişseniz, onlardan korkmayın, benden korkun. Al-i İmran 175. Demek ki şeytanlaşan varlıklar velileriyle bizleri korkuturlar mı? Ne yani beni korkutmuş lazım. Mesela böyle konuşurken böyle yaparsam, e-tuhim seni çarpar. Bana Allah yeter 36 diyor. Allah ile aralarına koydukları aracılarla korkutulan adam bana söylediği her şeyim seni çarpsın dedim. Çarpsın, çarpsın. Yani ben Allah, Allah, Allah görüyor, ona söylüyorum. Çarpabilir, satarsın. Yoktur zaten azdır. Kuran'ı bugün Allah bir aralarına aracı edilenlerin kuyruklar acılara son. Metal sevgiliniz gaybı bilmez 188. Ben galiba Enam Suresi 51. ayet. Ben galiba bilmem. Hatta gaybı bilseydim, yani önümü görebilseydim, hayırlı işler yapardım vurgusu var. Ar-688 ayette. Etrafındaki münafıkları da istemez. Muhammed Aleyhisselam tövbe Suresi 101 ve etrafındaki münafıkları da seçemez. Akça 900 akşam 9'da ver. Ben bana ve size ne yapılacağını bilmem de ama onlar bilir. Ve onların velileri, onlar yok ki. Bir onları gördüklerini inanırlar. Hatta rabıta dedikleri, ben ona takılma diyorum, düzenlerler ve onlarla iletişime geçtik, aracılığıyla iletişime gittiğine inanırlar ve elektriğimiz Dede şehir seni çarpar diye tefsir ederler. Sorarsanız sevgiline bir yarın kendisine bulacağını bilmez. Ama onlar kendilerini kurtarıp da cennete götüreceklerine inanırlar. Yani baktığınız zaman sevgiline günümüzün çok çok üstünde. Yani sevgili yediğimizde onların velilerinin nasıl fları özelliklerinin yarısını yazısı bir sevgilin dediğimizde yok ilahla kırıklarının farkında değildir. Hani demiştim ya az önce, sadece kendilerine kendi kurtuluşları garanti görürler. Şehrin beni mi? Evet, kutusuna cennete götürecek derler. Çünkü onların velileri onları yalnızlık sözleri uzatmıştır. Evet, yalnız kalır, bizimle gelen kurtulur sendromu var ya, kurtulmuştur sendromu. Ahirette bizim şehitlerimize şefaat edecek, bize gelirseniz kurtulursunuz. Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır diyorlar ya. Şey olmayanın şeyhi şeytandır. O zaman şeyhin şeyh de şeytandır diyorum ben de. Yani aynı mantıkla, onların mantığıyla gittiğin zaman mekanları, onların yalnızlık sözleri azaltmıştır ve kendilerinden olmayanları cehennem, cehennemle tehdit ederler. Korkutuyor vardı ya. Ve böylece bu korku, korkuyla insanların atkını severler. Aklını kullanmayanlar da yine onların görünümüne girerler. Hani fırka-i Naciye uydurmuşlar ya, kurtulmuştur Kay, yani okul kadınlar, diğer düşene bir ilk duyduğumuzda ümmetin yetmiş iki fırkaya dönecekmiş. Onların içerisinden bir tanesi kurtulacak mı? Sorsanız hepsi o fırka-i Naciye imiş. Hangisini sorsan Sultan diye biz isterler. Kendilerini kandırırlar ki uydurdukları kurtulmuş tuked sendromudur. Hani o Rum Suresi 31-32'de buyurur ya Rabbimiz, önce dinle biberler grup grup olurlar, sonra da her grup kendi gittiği yolu. Ömür benim gittiğim doğru yol, falanca giden tapı karşı tarafa gidiyorsunuz. O diyor, benim gittiğim doğru yok. Kapı karşı taraf düştüğümüz konuları, hani Allah ve Resulüne götürüyordu ya, götürelim. Allah'ın ucuna hangisi sapı, hangisi doğru? Ve Allah'ın Resulüne götürdüğümüz zaman ne diyor? Allah'ın Resulü, "Allah rabbimiz'in indirilene uyun, bu Allah'a yakın düz diye velilere uymayın." Bak bak, Allah ve Resulü aynı bunu söyledi. Araf Suresi 3. ayet. Buyurun. Bir de müminleri görünce de onlarla alay ederler. İşte bunlar sapıtmış yerler. Mutaffifin 32. Aynen öyle. Bugün böyle müminlere, yani yalnız Allah'ın kitabına, bunlar tapık derler. Dün de böyleydi, bugün de böyle. Peki Rabbimiz nedir? Rabbimiz nedir? Suresi 32. Kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu yalnızca Allah bilir de. Nisa Suresi 123. ayet önemlidir. Nisa 123 önemlidir. Bu kurtulmuştur sendromu. Özkul. Christianlar, biz kurtulduk. Yahudiler, biz kurtulduk diyor. İzniyle şiirler. Hangisini postanız? Biz kurtulduk. Rabbimize bugün insan 120/3 ne sizin kuruntuları hızla nereyi kitabın kuruntuları ile dur. Bu kurtulmuştu kötü için yaparsa cezasını görür. Böylesi kendine ve Allah bir arasına girecektir ve ne de bir yardımcı bulamayacaktır. Bir hali hesap günü hiç sizin Esad ettiğiniz gibi olmayacak buyuruyor Rabbimiz. Rabbimiz işte mü'minler mü'minleri gördüklerinde s**** derler ya, korkutur var ya şeytanlarıyla korkuturlar. Müminler ne demeli? Ve her zaman olarak şunu söylerim, yani bana sen sapıttı diyen hep şu ayet aklıma gelir. Mülk Suresi 129. ayet. Ben de ki, "Bu iyiliği sonsuz olan olur, Rahman olan odur. Kullara Rahman amenna." Peki o Rahman olan O'dur. Biz ona inanıp Güvenlik ve onu kendimize vekil epik açık bir sapıklık içinde kimin olduğunu, bu kimin yolunun yolunun taşırmış olduğunu yakında bileceksiniz, öğreneceksiniz. Bugün suresi 29.