Transcription
[Müzik] Savaşın sisi, Kusevich'ten bu yana savaş zamanında bilgi eksikliği ve yanlışlığı nedeniyle karşılaşılan belirsizliği tanımlamak için kullanılmış bir kavramdır.
Klausevits savaşın sisini, friksiyonu arttıran ve savaş çabasının rasyonel biçimde yürütülmesini engelleyen unsurlardan biri olarak görür. Günümüzde konvansiyonel ve politik harbin bir arada yürütülmesiyle ortaya çıkan hibrit savaşlarda ise yeni bir tür sis söz konusudur.
Hibrit savaşın sisi, politik harbin bir parçası olarak yürütülen bilgi alanı operasyonları yani bilişsel savaş sonucunda ortaya çıkmakta ve maruz kalan kamuoyunun gerçeklikle ilişkisini zedelemektedir. Bilişsel savaşı yürüten taraflar, rakiplerinin düşünce ve davranışlarını kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirebilmek için insan beyninin temel işleyiş mekanizmasındaki bazı yapısal özellikleri suistimal ederler.
Konvansiyonel harbin ağırlıklı olduğu eski tip savaşların sisi genel olarak bilgi eksikliği ve yanlışlığından kaynaklanırken, hibrit savaşın sisi bilginin savaş çabasının bir parçası olarak manipülasyonu yüzünden oluşur. Bu manipülasyonu mümkün kılan şey genel olarak rasyonel olan insan düşüncesinin korku ve nefret gibi duyguların yoğunlaşması sonucu raydan çıkması değildir.
Duygular Carl von Klausevits'in de ifade ettiği gibi savaşın taraflarca algılanmasında önemli bir rol oynar. Ancak bilgi alanı operasyonlarının hedefi sadece duygular değildir. Daniel Kheman, insan bilgi ekonomisinin ve rasyonelliğinin sezgisel ve içgüdüsel eylemleri yöneten bir otomatik pilota benzetilebilecek bir sistem tarafından gürülendiğini belirtir ve buna sistem 1 adını verir. Eleştirel ve analitik düşünmeyi sağlayan şey ise bilinçli kişiliğin de temeli olan ve sistem 2 adını verdiği süreçtir.
Algı süreçlerinde Kaneman ve Amontwerski'nin ifadesiyle sistem 1 ve sistem 2 arasındaki iş bölümünün yarattığı üç temel zaaf, bireylerin ve toplumların savaşa dair algısının manipülasyonunu mümkün kılar. Bunlar örtülü benlikçilik, hazırlama yani priming ve sistem 1'in buluşsal kanaat oluşturma eğilimidir. Bu üç zaafın bilgi alanı operasyonları yoluyla suistimali, kamuoyunun savaşın nedenleri, sonucu ve savaş konusunda ne yapılması gerektiği hakkındaki kanaatini yönlendirmeyi mümkün kılar.
David Eaglement'ın örtülü benlikçiliği şöyle tanımlar: İnsanlar kendi yansımalarını başkalarında bulmayı severler. Psikologlar bu durumun bilinç dışı bir öz sevgi olarak, başka bir deyişle yakın ve aşina gelen şeyler karşısında duyulan bir rahatlık düzeyi olarak yorumlar. Kendimizle özdeşleştirmemiz kişi, kurum, yer ve olaylara daha olumlu bakarız. Bu bizimle ilgili özelliklerin herhangi birini taşıyan şeyler için geçerli olabilir.
Politik harp çerçevesinde yürütülen bilgi alanı operasyonları bu zaaftan yararlanmaya çalışır. Savaşan taraflar, kendilerini mümkün olduğunca kanaatini yönlendirmeye çalıştıkları kamuoyu ile özdeş, karşı tarafı ise yabancı göstermeye, karşı tarafın içeriğinin genel kamuoyuna ulaşmamasına gayret etmeye çalışırlar.
Kanaat manipülasyonu için kullanılabilecek bir diğer yapısal zaaf da hazırlama yani primingdir. Eaglement, insan beyninin küçük hilelerle davranışlarınızı etkileyecek biçimde manipüle edilebileceğini söyler. Bunun nedeni insan beyninin aşina olan görüntü, ses, kavramlarla daha kolay çalışması ve Sistem 1'in ürettiği otomatik tepkilere temel olarak bunları veri almaya meyilli olmasıdır. Savaşan taraflar kendi mesajlarını sürekli tekrar yoluyla tanıdık hale getirmeye çalışırlar. Sosyal medyada oluşan yankı odası etkisi bu tekrarın etkisini de arttırır. Buna ek olarak kendi imajlarını olumlu yüz, kavram ve kurumlarla eşlemek için kitle medyası ve sosyal medya araçlarını kullanarak kamuoyunun kanaatini şekillendirmeye çalışırlar.
Düşünce süreçlerimizdeki üçüncü yapısal arıza, beynin buluşsal kanaat oluşturma eğilimidir. Eaglement'ın deyimiyle, insanın hayatta kalmak için hızlı ve doğru tepkiler vermek için sezgiye ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Beyin çözümü güç bir problemle karşılaştığında, eğer yeterli yetenek, bilgi ve tecrübeye sahipse isabetli bir sezgisel tepki geliştirebilir. Ancak değilse, yine de sistem bir yoluyla sezgisel bir yanıt bulmaya çalışır. Bunu da elindeki çözemediği zor soruyu çözebildiği daha basit bir soruyla ikame ederek yapar. Böylece karşılaştığı duruma verecek bir cevap bulmuş olur ve bu cevaba göre hareket etmek mümkün hale gelir. Problem, bu cevabın durumun özünü oluşturan sorunun cevabı olmamasıdır.
Politik ARP sırasında yürütülen bilgi operasyonları açısından buluşsal kanaat oluşturma eğiliminin suistimal edilebilirliği aşağı yukarı ticari suistimal edilebilirliğiyle aynıdır. Bir savaş sırasında A tarafı kamuoyunun aşina olmadığı, uluslararası hukuki kurallar, anlaşma şartları gibi nedenlerle haklı olduğunu öne sürerken, rakip olan B tarafı ise genel imajının olumluluğu ve aşinalığı üzerinden destek toplamaya çalışırsa, B tarafının başarı şansı çok daha yüksek olacaktır. Kamuoyu taraflardan hangisinin hukuken ya da nesnel koşullar açısından haklı olduğuna değil, hangisiyle özdeşleştiği ve hangisini daha tanıdık, kendine yakın bulduğu hissine göre tavır belirleyecektir.
Özetle denilebilir ki, hibrit savaşın bir parçası olarak yürütülen bilişsel savaşta ofansif amaç, rakibin ordu, devlet ve halkının savaş çabasının amacı, içeriği ve gidişatı konusundaki duygu ve düşüncelerini, insan zihninin yapısal özelliklerini suistimal ederek kendi çıkarlarımız doğrultusunda manipüle etmektir. Bu bağlamda hibrit tehditler, hibrit savaş yöntemleriyle halk, ordu ve devletin hem kendi aralarında hem de kendi içlerinde çatlaklar oluşturmayı, bu çatlakları genişletmeyi ve onlardan faydalanarak savaş amaçlarını gerçekleştirmeyi kapsar. Buna karşılık hibrit güvenlik de halkı, orduyu ve hükümeti hibrit tehditlerden korumayı amaçlar. Bu nedenle hibrit güvenlik tek başına bireylerin ya da devlet altı aktörlerin sağlayabileceği bir şey değildir. Hibrit tehditlerin önemli kısmının kaynağı devlet aktörler olduğu için hibrit güvenlikten de başat olarak devletler sorumlu olmalıdır. Ş. [Müzik]