📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

59) KPSS / AGS Tarih - Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi - Yumuşama Dönemi II - Ramazan YETGİN - 2026

Benim Hocam2:34:49

Transcription

Değerli arkadaşlarım, hepinize merhabalar. Yumuşama dönemi. Kaçıncı videodayız Nazım? İkinci videodayız. Ve yine kameramanımız Murat kardeşimizle beraber İsveçre Çakımız Nazım Yaşar'la yolculuğumuzda son iki diyoruz. Bu videodan sonra son videomuza geçeceğiz.

Tabii. Eee, geçen videoda da oğlum şeyi söylemiş. Ekmelettin'in insanoğlu ölmemiş ki lan. Allah'ım, ben şeyle karıştırdım. Fuat Sezgin'le bir an kafam oraya gitti. Eee, kendisine Allah uzun ömürler versin. Ölmeden adamı mezara koyduk. Tövbe estağfurullah. Kendisi 82 yaşlarına kadar falan gelmiş herhalde. Evet. Yani kaç doğumlu? 47 doğumlu yani. Allah hayırlı uzun ömür versin hocamıza diyelim. Çok kitabını okudum Ekmelettin Bey'in. O yüzden diyorum. E, çok önemli birisi. Bir an Fuat Sezgin'le bir an gittim geldim herhalde. E, o kadar şey konuşursan ölüyü diri diri de ölü yapabiliyorsun bazen. Olabiliyor. Kendisine Allah'tan hayırlı uzun ömürler diliyoruz.

Şimdi geleceğiz dış politikaya. 610 arası Türk dış politikası demek. Türk Yunan münasebet demek. Hocam, biz bu Yunanlılarla aramız iyiydi. E, iyiydi. Dünya Savaşı çıktı hemen bitti. Hatta NATO'ya beraber girdik. Doğru mu? Ta 1930'da çözdüğümüz ahali meselesinden 1954'e kadar aramız iyiydi. Ama 1954'ten bir yıl önce de hatırla, Balkan Paktı'nı Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya birlikte kurdu. 54'te Kıbrıs sorunu çıktı. Bitti hocam. 54'te Kıbrıs sorunu çıktı da la, Kıbrıs bizim miydi? Şimdi gelelim buraya arkadaşlar. Kıbrıs, hatırlayın bakalım değerli arkadaşlar. 1571'de doğru mu kardeşim? Selim zamanında hepimizin bildiği bir adam. Ne? Hatırla bakalım. Sokullu Mehmet Paşa. Heh.

Sakal. Sakal muhabbeti. Çok güzel. Çünkü onlar Kıbrıs'ı geri almak istediler. Venedik, Venedik'in elinden biz aldık ama onlar Kıbrıs'ı elinden almak istediler. Haçlı ittifakı düzenlediler. İnebahtı'da gemilerimizi yaktılar. Hatırlayın eski videolarımızda. Yani bayağı bir oldu. Peki 1571'den 1878'e kadar burası tamamen bizim. Ha, 1878'de de bizim ama Berlin Konferansı'na katılmak isteyen Osmanlı Devleti buranın yönetimini kime verdi? İngiltere'ye verdi. Ada fiilen, resmen işgal edilmesin de fiilen işgal edilmiş gibi oldu. Çünkü 1914 senesinde İngiltere adayı ilhak ettiğini yani kendisine kattığını duyurdu. O zaman 1878'e kadar ada bizde. Daha doğrusu resmi olarak da 1914'e kadar bizde. 1914'te İngiliz işgali kaç sene sürmüş? Yani resmi işgalden bu tarafa 14'ten 54 kaç sene yani? 40 yıl. Lazım. 14'ten 54 yıl. 40 yıl ya. He. Yok yok, oradan hesaplama. 14'te adam ilhak ettiğini açıkladı. 54'te geri çıktı. Bakın bir daha söylüyorum. Tamam da sorma sahip de bu İngilizler adada kimleri yönetiyor bizden? Özellikle Niğdeliler, Aksaraylılar, Mersinliler, Adanalılar, Antalyalılar, Nevşehirliler, Yozgatlılar. Kıbrıs'ta kimlerin yaşadığını çok bilmiyoruz. Ha, biliyor musun? Kıbrıs sonuçta ne olmuştur? Hep Osmanlı yurduna iskan edilmiştir. İskan edilen yerleri de söylüyorum işte. O yüzden Kıbrıs'tan göç eden bütün ailelerin yemekleri ortaktır, kültürleri ortaktır. Dilleri e, kardeşim sen iki toplum yönetiyordu İngiltere. Türkler ve Rumlar. Ama 1954'te ben buradan çıkıyorum dersen ne olur? Adada iki tane grup var. Ya Türk ya Rum. İkisinden birisinin olacak ada. E, başladı mı çatışmalar? İngiltere'nin çekileceği haberi Rumlara daha evvelden gittiğinden dolayı Rumlar 1952'de temellerini atmış olduğu bir gizli örgüt kurdular. Bu örgüt İngilizlerin önce gidişini hızlandırmak için kuruldu. Biliyor musun? Aslında Türkiye'de göre değil. Bu örgütün adı EOKA. Bu kısaltma adlı işte etnik organizasyon böyle gider. Bu ne? Bunlar, bunlar değerli arkadaşlar Kıbrıslı. Özellikle Kıbrıs'ta yaşayan önce İngilizleri oradan defetmek. Daha sonra İngilizlerden sonra başa kalacağı Türkleri ise terör yoluyla yok etmek amacıyla kurulmuş Rum terör örgütünün kısaltmasıdır. E, hocam ben bir yerde bir şey gördüm. Ne gördün oğlum? Şöyle bir şey görmüş olabilirsiniz hocam. EOKA var. Doğru. Bir de EOKB var. Doğru mu? Sana şöyle bir şey denk geldi mi kardeşim? EOKA. EOKB. Soru şu. Bir dönem İngilizleri kovmak için kurulan EOKA daha sonra Türkleri adadan göndermek için İngilizlerden para desteği alacaklar. İsmini de ne olarak değiştirecekler? O zaman dikkat. İki taraf birbirinin eylemlerine. Yani biz şu şu zamana kadar 70'lere kadar EOKacıydık. Şimdi ise İngilizlerin desteğiyle Yunanlıları yok, Türkleri yok etmek istiyoruz. O zaman ismimiz de ne oldu? EOKB. O B ne? Buna A yazmadığıma göre bu B neymiş? British'in bir isim. Olabilir mi kardeşim? Sonuçta bu terör örgütlerinin kurmuş oldukları isimlerde bazen açıklama yapmazlar. Yani onun B'nin ne olduğunu sadece Kur'an bilir. Doğru mu? Hah. Burayı tamam mı? Şimdi EOKA, EOKB aslında aynı şey. Sadece bir tarafta önce İngilizleri kovmak için kuruldu. Sonra tabii Türklere yöneldi. Daha sonra İngiltere'den destek alıp EOKB kurdu. Ver kardeşim bir şey. Hadi bir yazalım. Önce Kıbrıs sorunun bir başına geleceğiz. Bir başını yazalım. Ondan sonra yavaş yavaş. Bizim için çok önemli. Soru için çok önemli. Doğru mu Nazım? En çok sorunun geldiği ünitedir Kıbrıs meselesi. Ya bir de Kıbrıs meselesi iyi anlamak lazım. Yoksa anlamazsak bu sefer de Türkiye'den adaya bakmakla adadan Türkiye'ye bakmak arasında da farklar oluşabiliyor. Yani onu baştan söyleyeyim. Hadi başlayalım bakalım. Yıl 1878. Dur, siyah kalemi bir çıkarayım önce Nazım.

Şöyle bakayım. Bu mavi. Heh. Bu mu siyah? Tamam. 78 Nazım. İngiltere. Adanın Evet. Osmanlı yönetimini Osmanlı Devleti'nden devraldı. Geçici olarak devraldı. Çünkü Osmanlı Devleti 1878 Berlin Anlaşması'na katılabilmek amacıyla zaten dikkat edin. O zamanlarda da burayı yuvarlak içine almıştım. Çok kıymetli bir şey. Yıl 1914 İngiltere adayı ilhak ettiğini açıkladı. Adayı ilhak ettiğini açıkladı. 1914 neyin başlangıcı? 1. Dünya Savaşı. 52. Bak 40 yılın neredeyse yaklaşıyor. Bu arada İngilizler iki Dünya Savaşı'ndan Londra'sı yıkıldığı için ya biliyorsunuz Alman Hava Kuvvetleri kartal hücumunda İngilizleri özellikle şehirlerini bombaladı. Artık İngiltere biraz da kendi kabuğuna çekilip bu şehirlerini imar ve kalkındırmak istiyor. O yüzden dünyanın yönetimini Amerika'ya vermişti. Hatırlayalım. Bunu da Truman 1947'de bir radyo konuşmasında dünyanın ikiye ayrıldığını doğu, batı diyerek Soğuk Savaş dönemini başlatmıştı. Dikkat. Burada da bir cümlesi daha var Truman'ın. Artık dünyayı yöneten İngiltere değil kim olacağını söylemişti? Amerika'nın olacağını söylemişti. Dikkat 52'de temelleri atılmıştı. Bunun şimdi bazı terör örgütleri kuruluş yılları net değildir. Mesela bende Kıbrıslılara ait Milli Eğitim Bakanlığı dağıttığı Kıbrıs Tarihi diye bir kitap var arkadaşlar. Ben Kıbrıs tarihini Kıbrıs'taki Milli Eğitimin ders kitabından da anlatıyorum. Yani orası çok geniş. Şöyle bir kitap. Oradan da anlatıyorum. Bazıları 1952'ler, bazıları 1955'ler, bazıları 1954'ler. Ama bütün araştırmaların temelleri ne zaman atılmış? Rum örgütünün 52'de ne kurulmuş? Rum terör örgütü EOKA kuruldu ya da temelleri atıldı diyebiliriz. Sorun değil. Bunlar tarihlere bu arada takılma. Tamam. Burası biraz karışık ya. Tarihsel değil. Olayların tam bir şeyi, başlangıcı bilinmiyor. 54'te ne oldu? İngiltere adadan çıkma kararı aldı. Yazalım Nazım. İngiltere Nazım şey sesli adadan çekilmiştir.

Türkler ve Rumlar arasında çatışmalar. Türkler ve Rumlar arasında çıkan çatışmalar sonucunda konu nereye götürülmüş? Konu Milletler Cemiyeti olmaz. Birleşmiş Milletler'e götürüldü. Evet. Peki 55'te ne oldu? Hadi bakalım. Nazım. Volkan teşkilatı. Evet. Bir teşkilat kuruyoruz değerli arkadaşlar. Sonuçta onlar bir teşkilat kurduğu zaman Türkler de bir araya geliyor. Bir teşkilat kuruyor. Teşkilatımızın adı ne? Volkan teşkilatı kuruldu. Bu arada dikkat. Volkan deyince hemen akla hani günümüzdeki volkan kelimesi geliyor. Hayır. Bu da nedir? Bir şeyin kısaltmasıdır. Hadi bakalım. Bulun. Volkan. Neyin kısaltması? Kısaltması bize uzun hocam bizimkinin. Evet. O yüzden Volkan da aslında bir şeyin kısaltmasıdır. Biraz sonra kurulacak olan Türk Mukavemet Teşkilatı. TMT. Yani aslında iki tane teşkilatımız var. Aslında çok teşkilatımız var da ikisi çok ön plana çıkmıştır. Biri Volkan, diğeri de TMT. Evet. 1956. Nazım Menderes. Dönemin başbakanı Adnan Menderes ne demiş? Kıbrıs için Taksim. Kıbrıs için Taksim görüşünü ortaya atmıştır. Normalde neymiş? Taksim görüşünü ortaya attı. Hemen anlatayım. Taksim ne demek arkadaşlar? İkiye bölünmek. Yani günümüzdeki aslında Kıbrıs gibi istedi ama daha sonra süreç onu nereye götürmüştür? Birleşik bir Kıbrıs'a. Devam et.

58. İngilizler plan. İngilizler MacMillan planını ortaya attılar. Planını ortaya attılar. İki taraf da kabul etmedi. Bakın bakayım bu MacMillan planında niye iki taraf birden kabul etmemiş? Belki de İngiltere burada adadan çekilse dahi haklarını devam ettirecek birçok şey istedi. 58 devam. Rıza Vuruşkan. Bunların bu arada hepsi şey kodlarıdır bunların. Evet. Vuruşkan diye. Yani bir insanın atıyorum soyadı Vuruşkan olup tam da böyle bir teşkilat kurması değil mi? İlginçtir yani hani ne demek istiyorum Nazım. Ya Nazım Yaşar'ın yani Yaşar'ın normal şartlarda adı soyadı gibi yaşaması yani 100 yıla kadar. Şimdi bu isimlerin veya isimleri gördüğünüz kişiler Türk devleti tarafından özel istihbaratçılardır. O bölgede Türk milletini bu EOKA'cılara karşı korumak amacıyla teşkilatlar kurulmasını sağlamıştır. O yüzden birçoğunun adı takmadır. Aynı Mustafa Gazeteci Şerif Bey, gazeteci Mustafa Şerif Bey gibi yani Mustafa Kemal Trablusgarp'a giderken kullandığı takma isim gibi. Rıza Vuruşkan neyi kurmuştur? TMT'yi kurdu. Peki TMT'yi açıyorum. Türk Mukavemet Teşkilatı. Mukavemet etmek ne demek? Karşı koymak. Evet. Var mı sıkıntı kardeşim? O zaman iki teşkilat mı kurduk? Biri Volkan, biri de TMT. Onu da söyleyeyim.

Şimdi gelelim 59'a. 59. Adnan Menderes'in darbeden önceki son senesi. Doğru mu? 57 seçimlerinde güven tazeleyen ama ekonomik sorunlar gitgide artan ülkemizde bir de nur topu gibi bir sorunumuz olan Kıbrıs sorunu ortaya çıktı. Tabii Kıbrıs sorunun çözümü İngilizlerin elinde. Çünkü İngilizler adayı terk ettiğinden dolayı İngiliz olmadan çözülemiyor. Ve İngilizler, Yunanlılar ve bizler bir masaya oturacağız. Bu masa değerli arkadaşlar önce Zürih. Bak önce bir oturduk. Kim var? Murat, İngiliz, Nazım, Yunan. Ama adam da kabul etmiyor. Ben ne birinizden birini yapmam lazım. Neyse üçümüz oturduk. Amacımız ne? Ne yapabiliriz? Konuşmak. Zürih'te ne konuşulmuş? Ne yapabiliriz? En son alınan karar bir anayasa yapalım ve birleşik bir Kıbrıs kuralım. Ha tamam. Bunu da Londra'ya geçme kararı var. 8 gün sonra Londra'da da ne imzalanıyor? Londra Anlaşması. Hatta Adnan Menderes Londra'ya giderken uçağa düşmüştür değerli arkadaşlar. Biliyor muydum? Hiç bilmiyordum değil mi? Adnan Menderes uçağa düşüyor. Bazıları oraya gidip gitmeden önce suikast düzenlendi söylüyor. Bazıları gerçekten de uçağın ama kurtulmuştur. Şimdi uçağa düşen bir insanı çok duydun mu sen kardeşim? Çok kurtuldu. Ormanlık bir alana düştüğünden dolayı ağaçlar o uçağı yavaşlatmıştır. Evet. Asılı kalmıştır. Yani o yüzden zaten uçakta tabii ki ölenler de var mı? Bir araştırıyorsun. Tamam. Evet. Adnan Menderes'in uçağa düşmesine rağmen yine de gitmiş Londra anlaşmasını imzalamıştır. Bunu da söyleyelim. Zürih anlaşmasıyla maddeler belirlendi. Londra'yla da Kıbrıs Krallığı diyorum, Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Bak şimdi günümüzde biz Kıbrıs nasıl iki tane. Biri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bir diğeri Güney Kıbrıs Rum Yönetimi. İki tane. Eskiden düşünün 1959-60'larda yapılan Zürih ve Londra anlaşmaları ne olmuştur? Tek bir Kıbrıs devleti kurulmuştur. Anlaştık mı? Bilmeyen arkadaşlar için söyle. Başlayalım kardeşim.

59. Zürih ve Londra anlaşmaları imzalanarak. Zürih ve Londra anlaşmaları imzalanarak. Evet. Kıbrıs. Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Tek devlet mi? Şimdi bakın. Bir yerde cumhuriyet varsa o ülkenin cumhurbaşkanı vardır. O ülkenin başbakanı vardır. O ülkenin meclis başkanı vardır. Doğru mu? Doğru. Çok güzel. Değerli arkadaşlarım, Kıbrıs'ın Cumhurbaşkanı Rum Makarios oluyor. Şimdi eğer yukarısı Rumsa yardımcısı muhakkak ne olacak? Türk. 10 yıl sonra değişecek. Ne olacak? Bu sefer Türk geçecek başa. Bu sefer Rum yardımcı olacak. O yüzden ilk defa Kıbrıs Cumhuriyeti'nde Makarios aldığına göre şeyi ne derler ona? Cumhurbaşkanlığı yardımcısı Türk olmak zorunda. Bu adamın adını herkes bilsin kardeşim. Bu adam o kadar önemli bir adam ki hem Kıbrıs tarihi açısından çok çok önemli hem de ileride mücadelenin içinde de bizzat yer alacak. Doktor Fazıl Küçük. Öğrendik mi başkan adamın adını? Doktor Fazıl Küçük. Cumhurbaşkanı baş yarımcısıdır. Cumhurbaşkanı Makarios, yardımcısı Fazıl Küçük. Onu da yazalım Nazım.

60. Cumhurbaşkanı Makarios hatta 3. Makarios diye geçer. Yardımcısı ise kimmiş? Yardımcısı ise Doktor Fazıl Küçük. Şimdi ben şurayı anlatmak istiyorum arkadaşlar. Genellikle ülkemize Kıbrıs sorunu deyince ilk akla gelen insan Rauf Denktaş oluyor. Doğru. Ama Rauf Denktaş'tan önce de bazı siyaseten öne çıkan insanlar var. Bakın bunlardan bir tanesi Fazıl Küçük'tür. Bir defa KPSS'de, iki defa da farklı sınavlarda direkt sınavda soru olarak geldi. Nasıl geliyor? 1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı yardımcılığını yapan Türk siyasetçi kimdir? Kimmiş kardeşim? Herkes Adana'ya Rauf Denktaş koyarlar. Bizim öğrenci Rauf Denktaş yapmayacak. Fazıl Küçük yapacak burayı. Tamam mı?

Yukarıya yazalım. Yaz. Yazar. Kolay. Geldik 63'e. Bak buraya. Burası bundan sonra işte filmin başladığı yerlere geliyorsun. Şimdi arkadaşlar normalde anayasa ortaklaşa kabul edilmemiş miydi? Sen, ben, İngiltere, herkes kabul etti. Doğru mu? Bu anayasanın bazı maddelerini Makarios değiştirmek istedi. Niye? Amacı ney biliyor musun? Amacı Türk milletinin adadaki mallarına el koymak. Bunun yolunu açıyor. Bunu kabul ederler mi? Ya etmedik tabii ki. Peki biz etmeyince ne oldu biliyor musunuz? 1963'te bunlar ayrıca bu EOKA'cılar Akritas'çılar diye de ayrıldılar ya da ayrıldılar demeim de yeni bir grup ortaya çıktı. Akritas'çılar EOKA'cılardan da beter. Ne diyorlar biliyor musun? Bir gecede öldürelim Türklerin hepsini. Yani sabah dünya bir uyansın adada sadece Rum var. Hiç Türk yok. Şimdi bir gecede adanın bir kısmını öldürebilmen için senin o adaya bir şey yapman lazım. Ya nükleer atacaksın. Doğru mu kardeşim? Kimyasal gaz atacaksın. Toplu ölüme sebep olan bir silah. Bu planı ortaya koymuşlardır Akritas'çılar ve Akritas'çılar inanılmaz derecede Makarios'a baskı yapıp önce değerli arkadaşlarım o 13 tane maddeyi değiştirmek istediler. Bizimkiler karşı çıktı ve olayların başlaması ise tarihte Kanlı Noel diye geçen bir olay var. Bakın arkadaşlar, Kanlı Noel'i çok duymuş olabilirsiniz ama bir de bilinçli olarak dinleyin. Şimdi Kanlı Noel. Şimdi Noel günü ne zaman? Bir kere ondan başlayalım. Aralık işte o şeyinden itibaren 24'ünden itibaren Noel başlar. İşte neredeyse 27'sine 28'ine kadar kutlamalar devam eder. Şimdi Noel'in 2021 Aralık'ta başlayacak bu olaylar. Onu da hemen anlatayım. Normalde bir Kıbrıs polisi yani bir Rum devriyesi bir kişiyi durdurduğu zaman muhakkak ki bir Türk polisi de gelip anca yanında arama yapabilir. Şart bu. Peki bu planı devreye sokmak isteyenler, bu Akritas'çıların oluşturduğu birlikler, bu EOKA'cılarla birleşip önce yoldan geçen bir vatandaşımızın aracını indirdiler, aramak istediler. Aracın içinde kim var? İşte hanımı var, çocuğu var. Adam arattırmadı dedi ki kardeşim benim anayasal hakkım ne? Bu dedi ki anayasa mı? Anayasa yok. Bu olayların yarısı Baf denilen yerde geçiyor. Baf ki Rauf Denktaş'ın da 11'dir. Burada bir başladı olaylar. Ne Makarios yatıştırabildi ne Fazıl Küçük yatıştırabildi. Ama bunlar öyle şeyler yaptılar ki bizlerin 103 tane köyüne art arda art arda baskın yaptılar. Hatta bu baskınlardan bir tanesinde alay tabip binbaşısı Nihat İlhan. Binbaşı Nihat İlhan. Çok acıklı bir olaydır. Bugün Kıbrıs'a gidenler görüyor. Barbarlık Müzesi altında sergileniyor. Nihat İlhan tabii ki nerede? Alayda. Bu esnada Rumlar geliyorlar ve orada Nihat İlhan'ın eşini ve çocuklarını küvette öldürüyorlar arkadaşlar. Biliyorsun fotoğrafları var. Artı o küvetten kan izleri de bilerek silinmedi. Bugün orası ne müzesi diye geçiyor? Barbarlık Müzesi. Barbarlık. Kıbrıs'a giden arkadaşlar benim şu an ne demek istediğimi gayet iyi anlıyorlar. Senin Kanlı Noel dediğin bir kere bu Türkiye'de çok yanlış anlaşılıyor. Sanki bir gün iki günlük bir olaymış gibi. 20'sinde başlamıştır. Ateşkesi 27'sinde olmuştur. Doğru. Ama olaylar hep devam etmiştir. Hep devam etti. Yani Kanlı Noel sadece 4 günlük 5 günlük bir olay değil arkadaşlar. 30.000'e yakın insanımız göç etti. Kaç tane insanımız şehit edildi? Kaç tane köy ateşe verildi? Doktor Nihat İlhan'ın eşi ve çocukları vahşice katledildi. Kanlı Noel olayı bizler için değerli arkadaşlar Türkiye'ye gelince infial yarattı. İnfial. E tabii ki bu infialin sonuçları da elbet olacak. Artı tabii bazıları hemen devreye girdi. Dediler ki arkadaşlar bu sorunu çözemeyiz. İki taraflı ya toplum birbirine alışacak yaşayacak ya da bu toplumlar bir gün birbirlerine silah çalışarak birbirlerini öldürecekler ve zaten ikinci aşamadalar. O yüzden ne yapalım? Bir tane yeşil bir kalem aldı. İngiliz Lefkoşa'yı ikiye böldü. Bu yeşil kalem tarihte biz bu hatta ne isim veriyormuşuz kardeşim? Yeşil hat. Ha, sınava girdin. Derste öğrencilerine e, virgül Kanlı Noel, virgül Yeşil Hat'ı mı kullanan Nazım öğretmen derste hangi konuyu anlatmaktadır? Cevap Kıbrıs. Bir kere senin şu yeşil hattı bilmen lazım. Lefkoşa'yı ikiye ayıran hattın adı Yeşil Hat. Niye yeşil bir kalemle çizildi? E, bu Kanlı Noel durmuyor ki. Devam ediyor sürekli. Kumsal baskınları var efendim, o tarafta öbür tarafa geliyorlar. Bir bölgemizi daha işgal ediyor. Dönüyorlar öbür bölgeyi işgal ediyor ve sürekli plan yaparak gidiyorlar. Bunun üzerine Türkiye bir uçağını aslında birden fazla uçağını havalandırdı. Uyarı uçuşu yapıyoruz. Niye? Onların baskın yaptığı köylerden geri çekilsin diye alçak uçuşta yapıyoruz. İşte bu alçak uçuş yaparken Eskişehir'de eğitim gören ve kalkan bir uçağımızın pilotu Cengiz Topel bir Rum uçaksavarı tarafından vuruluyor. Bunun üzerine Cengiz Topel atmayı biliyorsunuz basıyor, fırlatıyor ama o rüzgarın etkisiyle normalde bizim tarafın doğru paraşüt düşecekken Rum tarafına doğru düşüyor ve Rumlar tarafından esir alınıyor. Tarihimizin en acı olaylarından bir tanesi. Neden? Çünkü Cengiz Topel'in sorgulanışı, sorgulanıştan sonra bize günlerce aylarca iade edilmemesi cesedinin değil mi? Amerika'nın baskısıyla o cesedimizin, naaşımızın, cesetlerin, naaşımızın, şehidimizin naaşını almamız. E aldık. Ondan sonra biz bir otopsi yaptıydık. Aman Allah'ım. Gözü mü çıkarılmamış? Şakakları delinmemiş mi? Ayak tırnakları mı, diz kapakları mı, kırılmadık kemik mi bırakmamışlar? Öyle işkenceler yapmış ki Cengiz Topel. Allah rahmet eylesin bütün bu Kıbrıs mücadelesinde şehit olanlara. O yüzden Türkiye'de bugün gidin her yerde ne var kardeşim? Ya Cengiz Topel Sokağı, ya Cengiz Topel Caddesi, ya Cengiz Topel İlkokulu, ya Ortaokulu, ya Lisesi efendim ya Cengiz Topel Kültür Merkezi, ya kardeşim Cengiz Topel bu millete mal oldu. 64'teki bu olay Türkiye'de infial yaratmaz mı? Şöyle düşünün. Peki Türkiye es yani uyarı uçuşunu yapmak ne demek? Seni vuracağım'la aynı şey demek. O zaman Türkiye aslında 1974'ten önce tam 10 yıl önce Kıbrıs'a harekat yapmayı düşündü. Düşündü de o zamanlar Amerika'nın bir başkanı var. Başkanın adı Len Bin Johnson. Ben öyle diyorum. Bin Johnson diyorum ona. Normalde B. Johnson. Yani bu adam bir mektup yolladı Türkiye'ye. Sayın Bay Başbakan diye başlayan bir mektup yolladı. Ya kime? Ecevit olur mu lan? 1964-64'lerde kimmiş başbakan? Bak bakayım. Kimmiş? Hadi bak bakayım. Kime yolladı? Yaz bakayım. Johnson mektubunu kime yolladı? Nazım Yaşar ve hızlı araştırmalarıyla ekranlarda devam ediyoruz. Değil mi Murat? Evet. Johnson mektubunu hangi başbakana yolladı? Şaşıracağım. Niye bulamadın? Nazım. İsmet. İsmet İnönü. Tabii ki. Niye şaşırdın? İsmet bir daha gelmedi zannettim değil mi? İsmet 1964 ülkenin başbakanı. Sonra gelmiyor mu? Tabii 60 darbesinden sonra tekrar geliyor. Heh. İsmet İnönü'e yolladı. Sayın Baybaşbakan. E, biz size o kadar Marshall yardımlarıyla uçaklar verdik, yedek parçalar verdik, onu bunu verdik. Siz yani resmen ben hani bu soru bankamda da o mektubu vererek sorusunu sordum. Siz bizim iznimiz olmadan açıkçası mektup söyleyeyim siz bu uçakları kullanamazsınız. Siz bu uçaklardan ateş edemezsiniz. Siz bizim mühimmatı kullanamazsınız. Bizim size verdiklerimi ancak bizim iznimizle kullanırsınız. O yüzden, o yüzden tekte bak. Yani diyor ki zaten hava savunma sistemimizi ve kara savunma sistemlerimizi biz verdik. O yüzden sen de bunları kullanmana izin vermiyorum. Ne demek? E, benim askeri operasyon hakkım elimden alınıyor demektir. Peki bu görünen mektup. Bir de o zamanlarda konuşulan kırmızı telefon hatlarıyla neler konuşulmuştur neler. O yüzden biz bilmiyoruz ama harekat'tan vazgeçildi. 1964'teki Johnson mektubu Amerika'ya karşı Türkiye'deki infiali bir düşün. Mektup tehdit çünkü. Sen diyor benim malımı kullanamazsın. Anladın mı? Milli Savunma Sanayinin ne kadar önemli olduğunu, kendin yapma elin adamı verdiği zaman ne zorluklar çekildiğini, yazılımı sana ait olmayan, motoru sana ait olmayan veya başka bir şekilde başka şeyde çok önemli parçalardan bahsediyorum. Senin olmazsa ne oluyor arkadaşlar? Çok sıkıntı çekiyorsun. Biz bunu yaşadık. Kıbrıs ya Kıbrıs harekatı yapıldı. Nasıl yapıldı ya? Aç 32 gün belgeselini izle bakalım neler göreceksin neler. Paraşüt yok. Libya lideri Muammer Kaddafi gönderiyor, diğeri gönderiyor. Bir yerlerden kaçak göçek buluyoruz. Çok zor. O yüzden hafife alınmayacak bir konudur Kıbrıs meselesi. Onu da bahsen söyleyeyim. Ha bu arada şunu da söylemek lazım. Tabii bu Johnson mektubundan sonra biz 10 yıl boyunca hareketledik ama 10 yıl boyunca elin adamı duruyor mu? 1966'da Akritas'çıların planının ne olduğunu biliyoruz sözel olarak. Ama Allah'tan Patris diye bir Yunan gazetesi 66'da Akritas planını yayınladı. Bazı kaynaklar bilerek yayınlandı. Bazı kaynaklar casusların bizimkilerin girip onları yayınladığını bazıları ise gerçekten yanlışlıkla bastıklarını söylerler. Böylelikle sabah bir açtı ki millet Yunanlıların planı yazıyor. Adaya şuradan gireceğiz. Buradaki Türkleri komple imha edeceğiz. Akritas planlarını yayınladılar yanlışlıkla. Ve bütün dünyanın adadaki Türklerin bir anda yok ediliş hikayesini görmesi sağlandı. Lan sen OSAN tepki vermem mi? Ortalık yıkıldı Türkiye'de. 66. Çünkü Türkiye'nin en önemli dış politika meselesi artık ne? Kıbrıs ve Akritas planından sonraki bu 66'daki olaydır değil mi Nazım? Şimdi 8 yıl boyunca aslında biraz sükunet vardı. Gene kavgalar, dövüşler var ama yani eskisi gibi değil. Ama 74'te işte adanın işte o Akritas'çılar o kadar sıkıntılar ki EOKA lideri, EOKA'nın o zamanlar bir lideri var. Nikos Sampson diye bir adam. Sampson. Bu adam ne yaptı biliyor musunuz? Hani Makarios tekrardan hani ortalık duruldu, muruldu, bir şeyler oldu. Biraz daha ılımlı davranmaya başladı ya. Sen nasıl ılımlı davranırsın Türklere diye gitti herifi indirdiler. Hadi bakalım buyur. Bir daha söylüyorum. Makarios'u indiren EOKA'cılardır. Bunu yapan Nikos Sampson diye bir adamdır. Bu adam bir terör örgütünün lideridir. Düşünebiliyor musun? Şimdi size hepinize sorun. Bir terör örgütünün lideri o ülkenin cumhurbaşkanını indirirse, terör örgütü başa geçerse bizim Türklerin hali ne olur? O saatten sonra topyekün imhaya girilmez mi? Türkiye artık bu saatten sonra durabilir mi? E duramadı. Garantör dediğimiz 59-60 Zürih ve Londra anlaşmalarında garantör devletlerden biri Türkiye. Bunun üzerine Türkiye adaya müdahale kararı. Şimdi adaya müdahale edeceksin ama uluslararası tepkiler var. Lan müdahale edeceksin askeri şey lazım. Efendim bir taraftan oradan Türk milleti oradan çığlıklar içinde çağrı yapıyor sürekli gelin gelin diye. Bir taraftan değerli arkadaşlar Amerikan ambargosunu yemek var. Rusya bakalım bu duruma ne diyecek falan birçok şey var. Dönemin cumhurbaşkanı Fahri Korutürk. Başbakanı ise Bülent Ecevit'tir. Başbakan Yardımcısı ve hükümet ortağı ise Profesör Doktor Necmettin Erbakan'dır. Özellikle Bülent Ecevit ve Erbakan'ın büyük gayretleriyle değerli arkadaşlarım ne olmuştur? "Ayşe tatile çıksın" parolasıyla ne başlayacaktır arkadaşlarım? Kıbrıs Barış Harekatı başlayacak. Şimdi burayı anlamayanlar için hemen anlatayım. Şimdi Kıbrıs şöyle değil mi kardeşim? Şöyle değil mi? Şimdi biz adadan buradan ilerlemiyor muyuz? Diyelim ki şuraya kadar ilerledik. Hop. Dediler ki sen öyle ilerleme. Gel bakalım bir toplanalım. Cenevre'de bizi topladılar. Topladılar ama bize diyorlar ki oradan çıkacaksın, buradan çıkacaksın. Bunu yap. Biz kabul etmedik. O yüzden 1. Kıbrıs Barış Harekatı burası mı kardeşim? Bura. Biz bunu kabul etmedik. Masadan kalktık. Neye devam ettik başkan? Kaçıncı Kıbrıs harekatına? Hah? Kıbrıs'ta demek ki Kıbrıs harekatı iki harekatmış. Birincisinde ilerledik. Cenevre'de toplandı. Sonuç anlamadı. Neye devam etmek lazım? Kıbrıs Barış Harekatına. Sonuç Amerika Birleşik Devletleri'nden öyle bir tehdit aldık ki hem ABD'den değil SSCB'den de aldık. Eğer daha fazla ilerlersen hayır İstanbul'u vurursun. Bakın bir daha söylüyorum. Eğer biraz daha ilerlerseniz İstanbul'u vururuz tehdidinden dolayı biz harekatı burada bitirmek zorunda kaldık. Niye adanın tümünü alamadığımızı anladınız mı? Peki bizi tehdit eden Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'ye ne uygulamaya başlamıştır? Ambargo. Ne demek ambargo? Hiç ambargo yedik mi biz? Bu arada bazen Türkiye Cumhuriyeti Türk Devletlerine bazı ambargolar geliyor. İran yıllardır ambargoyla. Venezuela, Küba ambargo kardeşim. Ambargo ne demek ya? Onu satamıyorsun. Yeraltındaki zenginliği satamıyorsun. Yer bir başka devletten bir şeyi çok az miktarda alabiliyorsun veya alamıyorsun. O devletle ilişki kuramıyorsun. Bu devletle bir şey yapamıyorsun. Resmen içine kapanık kendi ekonomisiyle yaşamaya çalışan bir ülke haline getirmeye çalışıyorsun. Ticaret yapamıyorsun. Artı birçok Amerika menşeli ürün artık sana gelmediğinden dolayı zamanında o menşeli ürünler sektörü ele geçirdiğinden dolayı yok sayılıyor. Yok oluyor. Yok. Yok olursa ne olur ya? O yüzden 1975'ten 1979'a kadar dikkat edin bizim bir önceki neslimiz olan annelerimiz, babalarımız hep ömürleri gaz, yağ, tüp kuyruklarında geçmiştir. Bunu birçok filmlerde görmüşsünüz. Kemal Sunal filmlerinde görmüş. Her filmde vardır. Yani benim amcam anlatır. O da az subaydı o zaman. Oğlum derdim ben evde ekmek yok gidiyorsun bulabilirsen alıyorsun. Zaten asker olduğumuz için veriyorlardı. Gaz kuyruğu yok sen asubaysın yok albay'sın yok general'sin. Hiçbir önemi yok. Herkes gibi sıraya gireceksin. O sıra sana gelirse alacaksın. Biz diyor asubay kıyafetlerimizi arkada binbaşı arkada bilmem ne var hep beraber sıraya giriyordu diyor ya. Hani bazıları erleri dikiyordu üstü şeyler. Düşünebiliyor musunuz memlekette asubaylar subaylar şeye gaz kuyruğunda, tüp kuyruğunda. Ya oğlum almazsan biz de açtık de. Tüp yok. Hani o anlatılan hikayeler var ya oğlum bizim zamanımızda şu yoktu ya. Yoktu gerçekten yokluk var bu arada. Var olan da çok azdı ve pahalıydı. İnsanlar birbirlerine sıralarını satmışlardı mı? Mesela ben ağzımı sabah 5.30'da gönderiyorum. Tüp kuyruğuna. Nazım tüp kuyruğuna giriyor. Diyelim ki 30. Ben gelmişim. Ben gelmişim. Tüp kuyruğu 130'da. Nazım sırasını bana satıyor veya benim yerime alıyor. Bir de ben Nazım'a sıra parası veriyorum. Kesin yap. E, niye? Ben kesin yapardım. %100. Nazım o kadar. Videoyu kim çekecek? Nazım bak öğrenci bekliyor. Anlaşıldı mı? Kesin ben Nazım'ı 30, Gökhan 29, Merve 28, Murat 27 diye. Biz onların üçünü satardık. Tek başına herkese dedi. Kaç hakkı var? Bir hakkı var. Öyle kafana göre ben bir alayım, çay alayım, 5 kilo gideyim. Yok kardeşim. İşte annelerimizin, babalarımızın hani oğlum şimdi var da kuyruk var. Bak şimdi mal var. Tamam gene kuyruk var. Mal var yine pahalılık var. Ama eskiden bir de mal yoktu. Lan tüp sıra amcam diyor ki tüp sırası bana geliyor. Tüp yok diyor. Hadi bakalım buyur. Bir de ertesi gün sıraya yazdırıyorsun kendini. Öyle yok yani. O kadar zor yıllar ki 75-79 zaten onun sonu darbe oldu. Millet birbirini yedi. Birbirini sağ sol. Bir insanda, bir memlekette para olursa birbirini yer mi? L İsviçreliler niye birbirini yemiyor? Sana soruyorum kardeşim. Yiyorlar mı birbirlerini? Gördün mü? Görün. Norveçliler niye birbirlerini yemiyor? Norveçliler niye birbirlerini yemiyorlar? Adam para var ya. Bir tane manyak vardı eskiden biliyor musun? Bu Norveçli bir tane eleman adaya gitmiş. Eğlenen gençleri taradı biliyorsun. 77 tane genç müzik festivalinde öldürdü. Sordular. Oğlum sen manyak mısın? Ne oldu da bu kadar yani bu kadar insanı öldürmenin sebebi ne? Hani hemen şeye radikal İslamcılara güya suç atacaklardı. Baktı kendi adamlarından biri. Vallahi diyor canım çok sıkıldı ya. Heyecan yok. Oğlum gelsene Türkiye manyak. Gel bakayım. Heyecan. Her gün bir olay var bu ülkede. Sen ne yapacaksın Norveç'te? Canı sıkılan buraya gelsin. Adam öldürdü la. 77 insanın canını kıydı la. Neymiş? Canı sıkılıyormuş beyefendinin. Millet huzur bulmaya yer arıyor. E Norveç'te niye yok? İsviçre'de niye yok kardeşim? Kuveyt'te niye yok? Dubai'de niye yok? Anladın mı? O parasızlık, o yokluk, o sinir, o insanların birbirlerine girmeleri. Sen sağ, sen sol, sen laik, sen antilayik, sen başörtü, sen başörtüsü, sen bilmem ne. Lan millet birbirine girdi ya. O yüzden 74 Kıbrıs harekatının sonuçları Türkiye açısından olumlu olmamıştır. Neden? Eskiden bir de SSCB normalde Amerika neye karşıysa onun normalde karşısında olması gerekmiyor muydu? Ama Amerika biz NATO üyesi olmamıza rağmen bize ambargo koydu. SSCB de gitti ona destek verdi. Biliyor musun? Normalde SSCB'nin ne yapması lazım? Bize yapması lazım. Hani soğuk savaşın ilkesi bu ya. Amerika kime destek veriyorsa ona karşısında olacak veya tam karşısında onun yanında olacak. Yok arkadaş SSCB de destek ver SSCB olayı bizim tarafımıza yıktı. Kıbrıs Barış Harekatı bitti. Şu ikili yapı ortaya çıktı ya. Yani şöyle oldu. Biz dedik ki kardeşim biz burada neyi kuruyoruz? Kıbrıs. Hayır hayır Kıbrıs. Federe devletini kuruyoruz. Önce kurulan neymiş? 1975'te Federe Devleti. Daha sonra bunun başkanı bu arada Rauf Denktaş. Yıl 1983 oldu. Bu sefer de biz neyi kurduk? KKTC. Doğru mu? Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Onun da gene başkanı kim? İlk başkanı tabii ki Rauf Denktaş. O zaman dikkat. Önce kurulan neymiş Nazım? Kıbrıs Federe Devleti. Sonra kurulan ne? KKTC. Burayı anladık mı? Burası çok önemli. Peki devam ediyorum. Bitmedi arkadaş. Bu ikili yapı değil mi? Şu an bu ikili yapıyı tekrar birleştirmek için birçok çaba sarf edilmiş midir? Elbette ki sarf edilmiştir. Bak sarf edilmeme durumu yok. Özellikle 2004 senesinde bir adam burayı anlatmam lazım. Burası çok önemli. Tabii 2004 aranızda muhakkak 2000 doğumlular vardır. Onlar 4 yaşındadır. 98 doğumlu olsan 6 yaşında. 92 doğumlu olsan bile 12 yaşında. O günleri hatırlayamazsın. Ben gene televizyondan izliyorum. Her sabahki gibi artık buralara vakıfız. Yani Birleşmiş Milletler'in bir genel sekreteri vardı. Çok sevilen bir adamdı. Kofi Annan. Duydun mu kardeşim? Biliyorsun. Siyahi bir lider. Çünkü siyahi Birleşmiş Milletler başkanı da olmak kolay değil. Bu adam ya dedi ki kardeşim ben sizi barıştıracağım dedi ya yine eskisi gibi ikili değil de tekli bir Kıbrıs devleti kuralım mı? Kuralım. Gitti geldi o tarafa bu tarafa bizim tarafa, oraya buraya. Adam gerçekten çabaladı ve en sona bir plan doğrultusunda kalındı. Bir plan, bir plan var. Ve bu plana, bu plana değerli arkadaşlar oylamaya sunulmak zorunda. Çünkü bu Birleşmiş Milletler'in teklifi olduğu için bir tarafta bizler, bir tarafta Rumlar. Değerli arkadaşlarım bu arada plan her gün açıklanıyor ama o planda bir bakıyorsun lan Kıbrıs'ın %65'i resmen Rumların eline gidiyor. Birçok tazminat ödeme maddesi var. Birçok bilmem ne var. Yani muğlak ifadeler var. Aynı Mondros gibi her yere çekilebilir. Tabii bizim e medyada inanılmaz karşılık bulduğu için Kıbrıs meselesi ta başından beri bilinen bilindiği için o meseleye ömrünü adamış adamlar var. plana öyle karşı çıkıyorlar ki asla diyor bu plan kabul edilmez. Kıbrıs'a bir tane tüp bırakmazlar diyor. Çünkü işin bir de o tarafını bilen insanlar da var. Şimdi soralım dediler. Soralım. Referandum yapın diyor akşam. Dikkat referandumda bizim taraf Kıbrıs'a katılmayı %74'te kabul etti. Yani biz bu plana evet diyoruz dedi. Rumlara sordular. Rumlar ise hayır dedi. Hah. Bizle birleşmek istemeyen kimler oldu? Rumlar. Ertesi gün manşetlerde ise bu olay tabii ki Türklerin barışçıl bir çabada olduğunu, Rumların birleşmek istemediklerini gösterdi. Bir taraftan ise Kıbrıs meselesi içinden beri gelen bazı yazarlar tabii ki bu olaya çok sevindi. İyi ki Rumlar hayır dedi dedi. İyi ki Rumlar hayır dedi dedi. Yani demek ki orada bazı şeyler de sezinlemiş olabilir. Günümüzde Kıbrıs'la alakalı birçok şey görüyorsunuzdur. Hatta geçen sizler de biliyorsunuz ki bayrağımıza yapılan çirkin bir saldırı var. Şu bayrak meselesiyle alakalı bir daha bir daha bir daha konuşuyorum. Beni herkes dikkatin arkadaşlar bu bayrak hepimizin bayrağı. Bakın bu bayrağın içindeki kırmızılık hepimizin kanlarından, atalarımızın kanlarından oluşan bir bayrak. Bu bayrak değerli arkadaşlarım bizler için gökyüzüne asılır ki kimse ulaşılamasın, kimse edilemesin diye. Ama zaman zaman bu bayrağı provokatif yani eylemler hep olmuş. Türkiye'nin ta zamanından beri olmuştur. İleride de olacaktır. Bak ileride de olacaktır. Eskiden bu bayrak olaylarına genelde vur emri verilir. Çünkü bayrak namus kabul edilir. Çünkü o bayrakla uzanmak bir devletin egemenlik haklarını zedeler. Bugün bile hala dünyada ülkeler arasında bayrak krizleri olur. Duymuşsunuz. Senin bayrağın biraz üstte. Bizimki niye biraz aşağıda? Yan bayraklar vardır biliyorsun. Yan taraflara konulan. Bazı bayraklar bilerek arkaya konulur. Bir bazıları öne çıkarılır. Hala günümüzde bu bayraklar çok önemlidir. Hatta genellikle bazı önemli toplantı ve organizasyonlarda bayraklar yere yapıştırılır. Yere yapıştır. Mesela bizim çoğu liderimiz nereye gidersek bizim o bayrak yerde bizle hoş karşılanmadığı için ne yapılır? Hemen ayak basılmasın diye alır. Cebe konulur veya verilir. Şimdi zamanında yine televizyonun başındayım. Evet ama canlı olay bu kardeşim. Bu yine televizyonun başındayım. Olayları izliyorum. Kıbrıs'ta bir tane eleman o sınır kapısının olduğu yere geldi. Oradan sıyrıldı. Ağzına da bir tane Evet. Evet. Ondan sıyrıldı. Gitti bizim bayrağımıza doğru tırmanmaya başladı. Lan dedim ki acaba ne olacak? Arkadaşlar canlı izliyorsun ya. Bizim askerlerden bir tanesi ateş etti. Şuradan vuruldu ve düştü. Solomon, Solomon adını dahi o günlerde bütün dünyaya haber olduğundan dolayı bir bayrağa teşebbüs eden insanın hazin sonu oldu. Bu indirmek istenen bizim bayrağımızdı. Tabii ondan sonra o adamın da başına sonradan hep okudum lan dedim bu adam ne oluyor? Vuran kimdi? Bizim askerlerden vurduktan sonra başına bir şey geldi mi? Çünkü uluslararası bir toplumsal olaya dönüştü. Çünkü Kıbrıslılar ileride Kıbrıslılar yani Rumlar o kadar şeyler yapıyorlar ki tetik diyoruz. Tetik hareketleri motorlarla mesela motorlarla geliyorlardı sınırı geçmek için falan. E, şimdi bu olaylar kolay değil. Bakın bu Annan planı değerli arkadaşlar belki de son şanslardan biriydi. Doğru mu kardeşim? Kofi Annan çok uğraştı. Bizim taraf evet dedi. Bu taraf hayır dedi. Hatta o dönemde bir gazete bir gazete şimdi bu süreç ya mesela Annan planı hazırlarken ne zaman hazırladı? 2004'te sundu değil mi? Ama planın hazırlanması 2002'den itibarendir. Şimdi her uzlaşılan konudan sonra o yayınlanıyordu arkadaşlar. Şimdi öyle maddeler var ki şimdi ben hala Annan planını okuyorum. Birçok şeyde birçok kaybımız var. Bak Türkiye onu bile göze aldı ama Rum tarafı yanaşmadı. Artık bir gazete dayanamadı. Her gün Yunan'ın lehine hepsi bizim aleyhimize. Maddelere bakıyorsun. Yunan'ın lehine bizim aleyhimize. Artık gazete dayanamadı. Kofi Annan'ı kastederek, "Senin annen güzel mi?" dedi. Hatırlıyor mu? Nazım. "Senin annen güzel mi? Gerçek böyle maddeler mi olur?" dedi ya. Siz resmen Kıbrıs'ı verelim diyelim geçelim dediler. Yani o yüzden ben bu manşetlere kadar hatırlıyorum. Kıbrıs meselesi özel dava, özel ilgi alanı olan insanlar vardır. Bunların tabii ki başında rahmetli, bu sefer rahmetli yani kesin Rauf Denktaş vardır diye arkadaşlar. Birçok konferans var Türkiye'de. Birçok konferans ver. Birçok filmde oynadı. Birçok dizide oynadı. Yardımcı rol ol. Efendim. İlgili film var. Tabii canım var. Benim mesela Kıbrıs'la alakalı hepimizin bildiği film hepiniz biliyorsunuz. Sezercik. Küçük Mücahit değil mi? Hatır EOKA'cılar geliyor bak. EOKA'cıların lütfen Sezercik filmini bir daha izleyelim. Sezercik filmini bir daha izleyelim. Küçük Mücahit filmini. Şimdi Küçük Mücahit filmini gerçekten küçükken izledik ama büyüdükten sonra bir daha izleyelim. Bak EOKA'cıları göreceksiniz. Belki bu nesil izlemedi. Bu nesil hiç belki de izlemedi. Evet doğru söylüyorsun. Küçük Mücahit hiç yayınlanmıyor ki. Ben yıllardır bak abi öyle kanallar var ki bizde de kanal 979 ya onlar da.

almış. Eski Türk filmlerini biliyorsun yayınlar. diyor ya her pazar babam sabahın körü Türkiye'de bulunmayan bir kanaldan eski televizyon filmi şey Türk sineması izliyor diye. Küçük mücahit filmi mesela bu filmi de hemen ne yapıyorsunuz? Literatürze ekliyorsunuz ve izliyorsunuz. Ne zaman? Tabii ki bu işler bittikten sonra sö bayodaki ödü sahneleri var onde >> tabii var var. O eokacılar geliyor evi basıyor küçük mücahit kurtarıyor falan. Çok önemli. Bir postayı bir yere yetiştirmeye çalışan bir çocuğun hikayesi Kıbrıs olaylarını anlatıyor. Herkesin tabii ki ne yapması lazım? İzlemesi lazım. Aranızda izleyenler de var. İzleyenler muhakkak vardı ya. Zaten orada iki tane adam var. Sezercik, Ömercik. Doğru mu? Var mı kardeşim başka küçük çocuklar arasında? Var. Bir tane daha vardı. Sezercik, Ömercik. Sonra cip de bitmiyor. Allah Allah. L. Bir tane küçük çocuk vardı gözlüklü. >> A Alican. >> Alican değil canım ya. Değildi ya. Neydi? Küçük Abdurrahman diyeceğim. Değil lan. Neydi ya? >> Hayır. Hüdai. >> Hüdai. Hüdai. Hüdai. Hüdai. Benim adam ya. Gözlüklü vardı ya. Hidayı >> Hüdai ya. Hüdaiydi mesela yani vardı yani o küçük çocuk bizim zamanlarımızda küçükler meşti. Küçük Emran falan yani. O yüzden Kıbrıs meselesiyle alakalı anladınız mı bütün durumu? Buradan size bir adet soru var. Hayırlı uğurlu olsun. 4 sınavdan birine gelme ihtimali ya 2026 ya da 2027 tek senedeki KPS ve AGS'lerden bir tanesine Hadi Nazım yazmaya devam edelim kardeşim o artık düşsün onunla artık çok işimiz kalmadı artık halay mendili olarak kullanırız başlı >> Noal >> kutlamayınca nazım nasıl da bilmiyorsun değil mi kanlı Noel yaşandı devam 6 >> 63'ün devamı mı burada mı? >> Şurada değil mi? Evet. Yeşil hat çizildi. Lefkoşa ikiye ayrıldı. Devam. Kıbrıs'ta kanun olayından sonra not kısm >> söyle. Kıbrıs'ta Kanlı Noel olayından sonra >> Kıbrıs'ta Kanlı Noel olayından sonra ülke. >> Üç garantör ülke. Evet. >> Tamam. Devam et. >> Barış koruma kuvveti. Evet. >> Olu >> kuvvetleri oluşturuldu. Evet. İngiliz generalin çizdiği >> İngiliz generalin çizdiği >> yeşil kalemleş >> yeşil kalemle lefkoşe ikiye ayrılmıştır. İkiye ayrıldı. O yüzden bu yeşil hat soruları son zamanlarda fena gelme geliyor. Bu arada iki tane hat öğrendiniz aslında. Bunlardan bir tanesi söyleim yakın zamanda. Biri Brüksel hattı. Türkiye Irak sınır sınırı sorunu eee da Haliç konferans falan anlatıyordum ya. Orada bir de ne vardı değer arkadaşlar? Birleşmiş Milletler konu gittiği zaman eee orada çizilen hattın adı Brüksel hattıydı. Bu Musul meselesiyle ilgilidir. Yeşil hat neyle ilgilidir? Kıbrıs. Hemen notunuzu alın. Al şimdi notunu. Brüksel hattı Musul sorunuyla ilgilidir. Diğer adıyla Türkiye Irak sınır sorunu. Yeşil at ise Kıbrıs sorunuyla ilgilidir. Bunu yazdık mı arkadaşlar? Sınavda gelirse yapar mıyız? Brüksel hattı ve yeşil hat. Güzel. Evet. 64 lazım. >> ABD Başkanı. >> ABD başkanı. Dur onu ben bir tam yazayım. Len Bin Johnson ne yollamıştı? Türkiye'ye mektup yolladı. >> Evet, Türkiye'ye mektup yolladı. Devam et Nasım. Zaten anlattım. >> 64 pilot Cengiz Topel. Evet. >> Uçağının vurulması sonucunda. Evet. >> Düştü ve şehit edildi. Vermediler. Bayağı bir vermediler ama en sona aldık. 66. EK lideri. >> EOK lideri 66'dayız. Nazım >> Nazım. 1966'dayız. Kurban oldum. Ne? 1966'da Akitas planı olması lazım >> ya. Nazım efendi >> denedim abi. >> Beni denedin. Hadi bakalım. >> Patris Gazetesinde. >> Patris gazetesinde. Akritas planı yayınlandı. Ben planı söyleyedim bir kere daha. Son Türklerin bir anda yok edilmesi yayınlandı. Türklerin imha edilme planıdır. >> Türklerin imha edilme planıdır. Evet. >> İzmir'e gelen gem >> İzmir'e gelen geminin adıydı. Mahşeri okuyanlar bilir. Evet. 74 Nazımid. >> EOK lideri Nikos Samson. Evet. Kıbrıs Cumhurbaşkanı >> Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios'u devirdi. Makarios'u devirdi. Evet. Bunun üzerine Türkiye >> Evet. Türkiye adaya müdahale kararı aldı. Adaya müdahale kararı aldı. Doğru mu? Doğru. Devam. Şuradan çekim bir. Devam lazım. 74 >> 1. Kıbrıs Barış Harekatı baş >> 1. Kıbrıs Barış Harekatı başladı. Devam. >> Harekatın sonunda Cenevre konferans >> harekatın sonunda Cenevre'de konferans toplandı. Cenevre konferansı toplandı. >> Sonuç çıkmayınca. Doğru mu? Sonuç çıkmayınca devam. Kıbrıs >> Kıbrıs Barış Harekatı başladı. Barış harekatı başladı. Evet. >> Cumhurbaşkanı >> dönemin cumhurbaşkanı kimmiş ona bakacağız. >> Dönemin cumhurbaşkanı Farih Korutürktür. >> Korutürk başbakanı değerli arkadaşlarım Bülent Ecevit. Hükümet ortağı >> Bülent Ecevit ve hükümet ortağı Başbakan Yardımcısı ve Başbakan yardımcısı kimmiş? Necmettin Erbakan'dır. Erbakan Parolamız ne? >> Bu harekatın başlangıcı Ayşe tatile çıksınır. Peki bu Ayşe kimdir? Şimdi mesela böyle bir şey varsa bir şeyin olması lazım. Dışişleri bakanımızın kızının adıdır. Tamam. Ayşe tatil çıkındaki Ayşe kimmiş? Dışişleri bakanımızın kızının adıdır. Peki bu dışişleri bakanı kim? >> He soralım işte sen. Bir de ben de sana soruyorum. >> Oğlum Ankara'da çok büyük bir caddenin adıdır. Yapma lazım ya. Her gün de aslında her gün geçmiyor da tabii ismini bildiğim bir cadde Çankaya demek o demek. Çankaya'da iki tane cadde vardır. Biri Natun Caddesidir. Filistin Caddesidir. İşte bu tarafa doğru geldin. Neydi onun ismi? Muhammed Ali Cinnah. Cinnah Caddesidir. Yukarı doğru çıktın. Oran sitesine doğru. Ne bulvarı? >> Harp olabilir miyim? >> T >> yok. Söyleme sen. Adam zaten orada oturuyor. İkinci harfi U. T u tu. Sen var ya adamsın. Tunalı ilmi dedin. Tabii ki yanlış. Turan Güneş'in kızı ya. E biliyor musun Turan Güneş'in? >> Oğlum Ankara'daki kafayı kaldırdığın her yer tarih ya. O isimler boş yere mi vermiş? Doğru mu kardeşim? Murat sen orada oturuyorsun. Çankaya'da oturuyorsun. Elit ya. Yemin ediyorum elit. Evet biz de Şente. Devam. Necmettin Erbakan'dır. >> Ayşe tatile çıksın. Doğru mu? harekatın parolasıdır. harekatın parolasıdır. Devam et. >> Bu harekettan sonra >> bu hareket >> ABD 1975'ten >> 1978'e kadar değil mi? 1975'ten 78'e kadar Türkiye'ye ambargo uygulamıştır. Türkiye'ye ambargo uygulamıştır değerli arkadaşlar. Onu da söyleyeyim. Şimdi dikkat. Şimdiye kadar gelen sınav sorularını Kıbrıs'tan birazdan sonra yazacağım. Çok şaşıracaksınız. Niye biliyor musun? Sorulmayan sadece üç şer kaldı. Onu da sorarlarsa Kıbrıs defterinin tamamen bilinmesi açısındaki olayı kapatıyorlar. Anlaştık kardeşim. Şurayı bir sileyim. >> Şurayı bir sileyim. >> Reklam yapmıyoruz ya. >> Vallahi ya. Şimdi şunu bir sileyim. Gelelim 1975'e. Kıbrıs ne kurulmuştu önce? >> Evet. Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Söyle bakalım lazım. >> Kıbrı Türk Federe Devleti kuruldu. >> Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Başında kim var? Rauf Bektaş var. Evet. 83'e gel lazım. Buyurun. Rauf Denktaş önderliğinde. >> Rauf Denktaş önderliğinde. Evet. Ne kurulmuştur? Kuzey >> Kıbrıs. >> Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmuştur. Hepimizin bildiği KKTC. >> Devam edelim. Buradan devam edelim. >> 1924'te >> şimdi Rauf Denktaş'ı açıklıyoruz. 1924'te Evet. >> Kıbrıs'ta doğan Rauf Bektaş >> Kıbrıs'ta doğdu. Devam. Burası avukat ve savcı >> avukat ve savcıdır. Evet. >> 1955'te karşısında >> 1955'te EOK karşısında >> TMT'nin kurucuları arasında yer aldı. Kurucuları arasında. Ya bu arada tek kurucusu yoktur yani Rıza Burşkan'ın başkanı gibi gözükür ama bir de kurucuları var. Fazıl Küçük de bir kurucudur. Rauf Tektaş da bir kurucudur. Daha bilinmeyen kaç tane adam var. TMT kurucular arasında yer almıştı. Devam >> Murat. Kalem gidiyor kardeş. Görmüyyorunuz mu ya? Kalem verin bakalım. Devam. >> 1975'te >> 1975'te Evet. >> Türk Federe Devletiin >> Türk Federe Devleti'nin >> başkanlığı >> başkanlığı. Evet. >> 1983'te >> 1983'te Evet. KKTC'nin cumhurbaşkanlığı >> KKTC'nin cumhurbaşkanlığını yapmıştır. İlk cumhurbaşkanı cumhurbaşkanlığını bir kere daha sonra ilk yani yapmıştır. Evet. >> 13 Ocak 2000 tarihinde >> 13 Ocak 2000 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybetmiştir. Evet. 96'da benim televizyondan canlı izlediğim olay. Söyle bakalım. >> Solomo >> Solomos. Evet. >> Solomov. >> Solom. >> Adadaki Türk bayrağını >> Türk bayrağını indirmek isterken >> öldürür. İndirmek isterken öldürüldü. Evet. 2004 ne planıydı? Bir kere daha söylüyorum. Birleşmiş Milletleri Genel Sekreteri Kofi Annan Annan planını sundu. Anan planını sundu. Bir kere daha söyleyeyim. Bizim taraf kabul ederken karşı taraf ise kabul etmedi. Peki Türk dış politikasının başını söyle Nazım. Neler var burada? >> Kıbrıs. >> Kıbrıs var. Evet. >> Ege sorunları. >> Ege sorunları. >> Arap İsrail savaşları. Arap İsrail savaşları. >> Ermeni terörü. >> Ermeni terörü. >> Evet. 2. madde >> ayrıca. >> Evet. >> Amerikan Küba. Türk Amerikan ilişkilerinde Küba füze krizi. Evet. mektubu. >> Johnson mektubu. >> Kıbrıs Barış Harekatı ve Kıbrıs Barış Harekatı etkili olmuştur Türk Dış politikasında. Var mı sıkıntı? Yok. Şimdi gelelim bir başka olaya. Bu arada dikkat sınava girdin. Aşağıdakilerden hangisi illa yumuşama demek zorunda mı? Hayır. 1960 1980 der. 1960190 der. Doğru mu? Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan sorunlardan biri deydir. Yazar oraya. A patikan patikane mi kaldı? B mesela yazan kapitülasyon. Kapitülasyon mu kaldı? Tal ozan da çözdük mesela. C nüfus mübadelesi. Var mı? Nüfus mübadelesi kaldı mı? Bak ne var? Kıbrıs var. Ege adalarının silahlandırılması var. İşte e kıta sağanlığı var. Karasuları var ve fırtlı sorunu var. Azınlıklar sorunu var. Batı Trakya. Bak bunlar var ama kapitülasyon var diyebilir miyim? Diyemem. Nüfus mübadelesi var diyebilir miyim? Diyemem. Doğru mu Razım? Evet. Ege Adaların silahlandırması. Hangi Ege Adasını Yunan silahlandırmak istedi de Türkiye silahlandırmasına karşılıklı dikkat. Çünkü güya bu adayı NATO'ya verecek. Daha sonra NATO'dan, NATO buradan ayrılınca da kendisi adada silahlanacak. Böylelikle Türkiye'ye yakın bir ada olacak ki çünkü Lozan'a göre Ege adaları silahl silah lanamaz. Hele Türkiye'ye yakın olan adalar hiçbiri silahlandırılamaz. O yüzden böyle bir sıkıntı var. Limne adasıdır mesele. Başlayalım kardeşim. Ege Adaların silahlandı. >> Yunanistan Ege Adaların >> Yunanistan Ege Adalarını Evet. NATO tatbikatları kapsamında >> NATO tatbikatları kapsamında >> silahlandırılmak ya da silahlandırmak istemiştir. Doğru. Özellikle hangi adaydı? >> Limni adası >> en büyük aramızda sorun oluştur. Aramızda sorun olan ada olmuştur. Ada olmuştur. Kıta sağlığı karasuları. Çok karıştırılan iki kavramdır bu. Hala da çok da netle belli değil. Zaten belli olsaydı bu kadar sorun olur muydu? Olmazdı kardeşim. Şimdi arkadaşlar deniz milleri vardır. Şimdi bir kara mili var. Hani diyoruz ya uçuş milif bilmem ne mili. Kardeşim havada farklı lazım. Denizde farklı, karada farklıdır. Bir deniz mili 1 1852'dir. Neredeyse o civarlarda 1852 metredir. Şimdi karasularını ve kıta sahanı meselesini meseleyi anlatmak yani mantığınızı anlayacak şekilde anlatıyorum kardeşim. Bu Türkiye değil mi? Peki Türkiye Türkiye'den mi ibarettir? Türkiye'de deniz yok mu? Var. Peki denizi boşaltalım bugün. E bu gıtanın devamı yok mu? Gıtanın devamı neyle kaplı? Üstü suyla kaplı değil mi arkadaşlar? Şu bir kalem buraya koydum. Bu da bir kalem. Bunu da yan yatırdım. Şuranın üzerine su geçirdim. E tamam da burada da benim aslında bir kalemim var. Ama bu kalemim suyun altında kaldığı için ne olmuyor? şu suyun altında kaldığı için gözükmüyor. O yüzden bu 200 deniz mili de olabilir. Yukarıdan aşağı 200 metre de olabilir. 350 deniz mili de olabilir. Ama bu neye bağlıdır? Karşısındaki uzunluğa yani bir Akdeniz'e, Akdeniz önünde hiçbir şey yoktur. Gidebildiğin kadar git. Ama şimdi Ege'yi düşünün. O kadar sıkışık ki. O kadar sıkışık. O yüzden ne oluyor değerli arkadaşlar? Kıta sağlığı sorunu vardır. Kıta sağanlığı sorunu 200 deniz minliği geçmeyecek. Bazı yerlerde daha fazladır. Bazı yerlerde derinlik esas alınır. Bazı yerlerde uzunluk esas alınır. Anlaşıldı mı kardeşim? Bu hala günümüze sorun mu? Hala sorun. Başla bakalım. 200 deniz m açmayacak şekilde >> 200 deniz milini aşmayacak şekilde Evet. >> Belirlenmiş kara devamında. Belirlenmiş kara devamına >> belirlenmiş kara devamına denir. Devam. >> Yunanistan petrol çalışmaları >> Yunanistan petrol çalışmalarını Evet. >> Türkiye çalışmalarına >> çalışmalarına çalışmaları yapmak için Nazım kesik kesik söylediğin zaman böyle oluyor. Bak çalışmaları yapmak için ne yapmıştır? Türkiye kara sularına saldırmıştır ya da Türkiye karasularına girmiştir. Kara sularına girmiştir. Devam. 1976 yılda >> kaç? >> 1976 yılda. >> Evet. >> Sismik 1 adında. >> Sismik 1 adında. >> Türk araştırma gemisi. >> Türk araştırma gemisi. >> Evet. >> Evet. L Nazım kurban olum ne yapıyorsun? >> Tamam ama senin bu cümleyi kesik kesik söylememen lazım. Bak >> oğlum sen normal söylesene be. >> Ben yazarım oraya. Sen b merak etme. >> Türk araştırma gemisi ne yapmak istiyor değerli arkadaşlar? Burada petrol aramak istemiştir zaten. Ondan sonra sorun çıkıyor. Evet. >> Lahye göre >> konu LahE'ye gönderildi. Evet. devamında Bern deklarasyonu imzalandır. >> İki devlet arasında ben deasyonu imzalandı. >> Evet. >> Her iki devlet kıta sağanlığıyla ilgili >> Her iki devlet kıta sağanlığı ile ilgili >> hiçbir girişimde >> bulunmamayı bulunmamaya karar vermişler. Şimdi gelelim karasuların 12 mile çıkartılması. O ne demek? Bak buraya. Şurası Yunanistan. Burası Türkiye. Doğru mu? Şimdi bunun kara suyu nereden başlar kardeşim? Burası değil mi? Kara parçası bur değil mi? Şimdi üstten. Bu alttandı. Bu da üstten. Peki bu adam normalde kaç mile çıkarttı bunu? 3 mil. >> Buradan 3. >> Eee, burada da kaç bizimki? 3. Peki dikkat şurayı esas alarak söylüyorum. Şimdi dikkatli dinleyin. Burası Yunan karasuları. Yunan diyor ki benim diyor burada bir adam var diyor. Ben diyor mantıken benim karasuyum burada bitiyor diyor. Anladın mı? Sonuçta adayı esas alıyor. Böylelikle diyor ben diyor bunu kaça çıkarttım diyor? 6'ya. Bunun üzerine Türkiye'de kaça çıkarttı? 6'ya. Şimdi gelelim 3üncü ve en önemli mevzuya. Yine Yunan karasularını çizdim. Yunan diyor ki ben buradan esas alacağım. 6'yı kaça çıkaracağım? 12 mile. Peki 12 mile çıkarttığı zaman dikkat 12 mil diyelim ki şöyle oldu. Şurası 12 mile geldi. 6 3 doğru mu Nazım? Dikkat edelim. Türkiye'nin neresine geldi? E o zaman bizim Ege Adaları başta olmak üzere bırak Ege Adasını. Ege'in tüm illeri Marmara'da dahil olmak üzere ne olur? Yunan'a dibinde yer alır. Doğru mu? Allah nazım soru gelecek. Millet iyi yaşayır. Ben de soru yakaladım diye sevindim. Evet. Burayı anladık mı? Şu Karasuların 12 mile çıkarılmasına. Lozan'da kaçmış? 33. Sonra kaç olmuş? Hem Yunanistan hem Türkiye kaça çıkartmış? 6'ya. Peki Türkiye 6ının 1 milimine dahi çıkarırsa kaç yaparsa yani 7 yaparsa ne sayıyor? Savaşta niye biliyor musuz mu lan? 12 mile çıkarırsan ne olur? Yunan diyor ki ben buraya kadar geldim diyor. E bundan sonra savaş değil mi? Sevmediğin ot burnunda biterin diğer adı neymiş? >> 12 bile çıkarılma sorunmuş. Doğru mu? Ha bu arada bir şey söyleyeceğim. Yunan son açıklamalarında git gide bu meseleyi tartışıyor. Büyük bir ihtimal 12 bile çıkartma kararı alacaklar. Eee, bu ne demek lazım o zaman? >> E tabii savaş nedeni artık oluşmuş demektir. Evet. Türkiye ile Yunanistan muhakkak ki bir kere daha milli mücadele döneminden sonra karşı karşıya gelecek. Doğru mu Nazım? Çünkü bizim Yunan'dan çok alacağımız. Anlaşıldı mı? Yani bundan korkacak herhangi bir durum yok. Hep beraber göreceğiz. Bakalım Limni senin mi olacak bizim mi? 12 adı. Ege adalarında aldığınız yerler, silahlandırdığınız yerler. Şu an insan yerleşimine açık olmayan yerler. 1996'da küreselleşen dünya ünitesini anlatacağım. Kardak kayalıkları meselesi var. Ulan ufacık bir kayalık su çekildi de yukarı çıktı diye size vermedik. Bugün sizde olmasının bazen bize devletlerimiz bazı işleri emanet gözüyle bakar. Balkan Savaşlarında da öyledi. Biz aslında İtalya'ya biz bunu ne olarak verdik? Emanet. Ama 1947 Paris anlaşması Dünya Savaşı'nı bitiren anlaşmanın adı Paris'tir. Bu anlaşmada İtalya gitti. Nereye verdi bunları? Yunan'a. Aslında bazı kaynaklar bize teklif edildiğini söyler. Bizim kabul etmediğimizi söyler falan. Birçok hala şey dönen şeyler vardır. Evet. Dönen şeyler. Ama biz bunu bilebiliyor muyuz? Bilemiyoruz. Burayı anladık mı? Kıbrıs meselesinde bir neyi işledik? Limne adası. 2. Suyun altı. Bu ne kardeşim? Suyun üstü. Başla bakalım. >> Lozan'da kabul edilen >> Lozan'da 3 mil kabul edilen >> karasuları >> edilen karasuları >> 1936 yılında >> 1936. Bak Mustafa Kemal Atatürk'ümüz yaşıyor o zamanlar. Mustafa Kemal dostluk olsun diye bir şey sesini çıkarmadı. Çünkü 6 milim bizi çok tehdit eden bir şey değil. 36'da neyi çıkartmıştır? >> 6 mile çıkardı. Biz de zamandan neyi çıkardık zaten? 6 mile çıkardık. Devam. >> Daha sonra Yunan 6 mil 12. >> Daha sonra Yunan 6 milden kaça çıkarma talebi var? 6 milden 12 mile çıkarma girişimlerinde bulundu. Biz de bunu ne saydık? Türkiye ise bu durumu savaş nedeni sahiştir. >> Savaş nedeni sahib. Söyle önemli boğazı ve batı >> e yani zaten amaç ne? Evet. Ege havası fır hattı. Helikopter nasıl gider kardeşim? Fır fır fır fır. E senin aklına ne gelecekmiş önce o zaman? Fır hattı demek uçuş hava bölgesi. Bakın değerli arkadaşlar kuleler yok mu? Şimdi biz bu kule yapımlarını çok hafif alıyoruz. Şöyle düşünün. Türkiye'nin eskiden kule yok, kulesi yok. Kule olmadığı için Türkiye'nin üzerinden geçen uçaklar Yunanistan'a bilgi veriyor. Şaka gibi geliyor değil mi size? Bir daha söylüyorum. Hani böyle kule mule yapılıyor ya günümüze. Biz sadece onu ne olarak düşünüyoruz? Bir yapı yapıldı değil mi? Koy içine de 2ü tane dil bilen bir tane kule operatörüne o uçakları yönlendir. Ya uçak yönlendirme işi ne kadar önemli bir şey ya. Onun yapacağı bir tane ufak hağbirine girer. O yüzden bizim bir kulemiz yoktu. O zaman neredeymiş? Atina yönlendiriyor. Türkiye'nin üzerinden geçen uçakları. Türkiye 1974'te aklı başına geldi. Nazım 1974'e kadar neredeyse kim yönetiyormuş? Türkiye'ye giren hava uçaklarını. Yani uçakları bile şey Atina yönetiyordu. Sonra biz de kurduk. Biz de dedik ki bize havada 50 mil kala herkes Türkiye'nin eee üstünden uçacağını bize haber vermek zorunda. Biz buna notam diyoruz ve bu olay sonucunda Türkiye tabii ki şu an Türkiye'nin üzerinden hava sahasını kullanacak herkes neye haber vermek zorunda? Yani şunu demek istiyorum. Türkiye esen bir hava sahası yoktu. Hep duyuyoruz ya işte bazen duyarsınız. İran tüm uçuşlara hava sahasını kapattı. Lan havanın sahası mı olur diyorsun değil mi? Kendisinin yukarısındaki de hava o devlete aittir. Kafana göre gidebilir mi ya? Peki hava uçuşuna kapattığın halde şimdi kapatmak havayı nasıl kapatacak? Şimdi mantık insanın aklına gelmiyor değil mi? Bir kavanoz değil ki bu kapağını kapatsın. Havayı nasıl kapatacaksın ya? Uçları kapatmak ne demek biliyor musun? Gelen herhangi bir cisim artık benim düşmandımdır. İster yolcu uçağı olsun, ister jet olsun, ister savaş uçağı olsun >> vurulacak demektir. Türkiye İsrail'e karşı tüm hava uçuşlarını kapattı. Böyle bir haber duyduğun anla Türkiye neye girmiştir? Savaşa girmiştir. >> Çünkü oradan gelebilir. Çünkü demek ki oradan Türkiye'ye doğru bir İsrail'den uçak gelmek üzeredir. Türkiye onu ilan eder. Bu ne demektir? Geleni vururum indiririm. Bu saatten sonra indirmekten başka neyin kalıyor zaten? Ha uluslararası bazı şeylerde bazı şeyleri duyurmak lazımdır. Bunlardan bir tanesi de not alır. Evet başla bakalım. Kıbrıs >> bu sorun >> Kıbrıs Barış Harekatı Evet. >> Sonrasında ortaya çıkmıştır. >> Sonrasında ortaya çıkmıştır. Ortaya çıktı. Evet. >> Harikat sorusun notu okumuştur. Türkiye harekat sonrası neyi kurdu? >> Notam >> kurup. Evet. >> Fırh hattını oluşturdu. Fırh hattını oluşturdu. Evet. >> Kıyılar 50 mil >> Türk kıyılarına 50 mil kalaumunu >> durumunu. Nasılsın? İyi misin yani? Ve >> uçuş planını ne yapmak zorunda? >> Türk yetkililere bildirmek zorunda. Evet. >> Yunan Kıbrıs Barış Harekatı sırasında >> Yunan Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Evet. >> Ege deniz olarak >> Ege Denizi'ni tehlikeli bölge olarak şimdi anlatacağım şimdi bu size bambaşka bir şey anlatacağım. Tehlikeli bölge olarak Evet. ilan edip >> hava sahasını kapat >> hava sahasını kapattı. Şimdi buranın size bambaşka bir olayını anlatacağım. Dünyada durkak vardır. Ne demek durkak? Çok uzak mesafelerden bazıları bir yerde dururlar. Orada bir başka uçağa binen insanlar giderler. Örnek Türkiye'den Uzakdoğuya gideceksin. Mesela Ürdün veya Katar veya İran nonstop bölgeleridir. Yani o bölgelerde bir durursun bir başka uçağa binersin ve gidersin. Uluslararası anlaşma. Bunun nedeni ne biliyoruz mu? Jeopolitik konum açısından normalde bütün uçakların nerede durması lazım? En mantıken Türkiye özellikle Avrupa'ya gidendir. Yıllarca Ege'nin hava sahasını kapattığı için mantı uçaklar Türkiye'den dikine geçecek derken çok dolanmak zorunda veya şey yapmak zorunda ve tehlikeden olduğu için Türkiye'yi kullanmadılar. Bakın ne yaptılar. Türkiye burada değil mi kardeşim? >> Efendim? >> Görünmüyor. >> Ha gözükmüyor. Dur o zaman şöyle yapayım. Şurayı yapayım. Lazım kral bur Türkiye değil mi? Çok güzel. Burası da Yunanistan değil mi? >> Peki şu hava sahası kapalıysa şuradan kalkan bir uçak nasıl gidecek oraya? Avrupa'ya nasıl gidecek? Lazım >> gidebilecek. O yüzden ne yapıyorlardı? Hop yukarıya. Nereye? Örnek Kazakistan. Örnek nere? Rusya. Buradan gidiyordu. Anladın mı? O yüzden Türkiye yıllarca neyi kaçırmıştır? jeopolitik kullanımını yani durumunu kullanamamıştır. Ama sebebi kim? Yunanlılardır. Şimdi İstanbul'a biliyorsunuz ki İstanbul Havalimanı yapıldı. Bu havalimanının bu kadar büyük yapılmasının bir temel sebebi bu durak olabilme sebebidir. Doğru mu kardeşim? Şimdi hocam durak olunca ne oluyor? E oraya duran uçaklar yer kirası ödüyor. Bilmem ne ödüyor. Oradan inenler 45 saat bekliyor. O ülkeye döviz kazandırıyor. Sigara içmiyor. Lazım. döviz kazandırıyor. Senin bilmem nerenden alışveriş yaparak. Doğru mu? İçeri mağazaları dolaşıyor sana para kazandırıyor. O kadar önemli. Artı e yapamadığın reklamı yapıyorsun. Havalimanının güzel olması bile insanlar ne intiba bırakıyor kardeşim? İntiba bırakmıyorum kardeşim. Türkiye'nin her tarafında havalimanı var. Her havalimanı bir mi? İstanbul ayrı, Esenbo ayrı, İzmir ayrı, Bodrum ayrı, eee Alanya'daki şey Gazipaşa'daki ayrı. Her yere gidiyorum ben. Bazıları var iki uçak anca sığıyor. E bazıları var sadece İstanbul'a seferi var. Bazıları var sadece askeri amaçlı kullanılıyor. Zafer Havalimanı gibi Kütya'da. E kardeşim ben neyi anlatmaya çalışıyorum? Türkiye işte bu Nan meselesi ve bu İstanbul Havalimanı meselesi nedir? Çok önemlidir. Şu yukarılara gidenler yerine nereye gidecektir? Bütün mantık bize gelecektir. O yüzden zaten onun içinde ne oluyor? Türk Hava Yolları dünyanın birçok ülkesine, birçok ülkesinde neredeyse tamamına sefer düzenliyor arkadaşlar. Bu çok önemli milli gurur meselesi bir şeydir ama maalesef ki çok pahalı. Eee işte bu süper analizler falan var ya onların günlük girdikleri ilk 10 firma. Türk Hava Yolları dünyanın ilk 10 firmasından biri. Hatta ilk 10 firması de ya birincidir ya ikinci bazı yerlerde lutans geçiyor. Bazılarına biz geçiyor bazılarına başkaları geçiyor. Ama genel manada ikramdır, şudur, budur, bilmem nedir biz öndeyiz. Bunun önemi ne? Sen oraya girdiğin an fiyatları düşük yapamazsın. O yüzden böyle Anadolu jeti kurdurmak zorundasın. Şey için, iç at için. >> Heh. A jettir, bilmem nedir işte. Anlaşıldı mı durum? Şu meseleyi anladık mı başkanım? Şu mesele çok kıymetli mesele. Biz yıllarca bundan mahrum kaldık. Bir de ASALA bunu da engelledi. Her yeri patlata patlata havalimanlarını Türkiye uçuş için güvenli bir bölge olmaktan zamanda çıkardı. Yani Türk Hava Yolları şurada kaç seneden beri başarmıştık? Belki de en fazla altyapısal anlamda 25 30 yıldan itibaren anca yani o kadar çalışıldı. Birinci olundu ama nasıl olundu yani? İyi mi? Anladık meseleyi öyle kalsın ya. Bir sıkıntı yok. Buranın genel tekrarı. Hadi başlıyoruz. Bir bu dış politikada özellikle Türk Yunan ilişkileri çok kıymetli ama bilmemiz gereken ilk mesele ne? Kıbrıs soru gelme ihtimali çok yüksek. Dikkat. Rum terör örgütü. Bazı kaynaklarda kuruluş tarihi kaç verilir? 55 verilir. Ama bana göre araştırmalarım 52'de temellerin atıldı veya kurulu. 55 de yazsa sınavda fark eder mi? Rum terör örgütü deyince aklımıza ne gelecek? EOKa. Burada bir şeyi anlatmadım. Orayı bekledim. Şimdi her terör örgütünün bir amacı vardı. Amacı neydi? EOK'a ilk kurulduğu amacı İngilizi oradan çıkarmak. Bak dikkat ama İngiliz oradan çıkarıldıktan sonra adadaki Türkleri imha etmek tam da ne yapacaksın? Adayı ilhak edeceksin. Kime? Yunan'a. İşte o Yunan'a verecek ya ilhak ettirilecek ya onun bir ismi var. Neymiş? Eskiden Megalida derlerdi. Şimdiki adı neymiş bunun? Enosis. EOKA'nın Kıbrıs'ı Yunanistan'a ilhak ettirmesine biz ne isim veriyormuşuz? Enosis. sınava girdin. Murat öğretmen dersinde enosis, yeşil hat, bak bu çok önemli ve doktor Fazıl Küçük gibi kelimeler kullanmışsın. O zaman hangi konuyu anlatıyor? Kıbrıs, Atlitas planı. Bu değil mi? McMillan planı ve annan planı dedi. Bak anan planı bir gün sorulacak. Ben sana söyleyeyim. O anlam planının neyle ilgili olduğu sorulacak bir gün. Çünkü sizin doğduğunuz zamanlarda bu planlar yapıldığı için o yaşlarda onları hatırlamamanız gayet normal. Doğru mu >> efendim? Benim canlı izlediğim şeyleri sen daha yeni >> öğreniyordun ya. Hayır yeni doğmuştun yani. Bugün 2004'ü girmiyor mu KPS? Kardeşim >> hay bir şey söyleyeceğim. 2004'ler girmiyor mu? 22 yaşında ön lisansa giriyor. Bazıları lisanstan giriyor. Bazıları orta öğretimden giriyor. >> 2006'a giriyor. 2008'ler mi giriyor? 2008'lerde giriyor. Kardeşim sen ne diyorsun? Millet bulduğu sınava giriyor. >> La adamın yaşı tutsa LGS'ye girecek ya. Yeter ki sınav olsun. Kurban olayım lazım. Anlaşıldı mı? Geldik buraya. EOK neyi de öğrendik? Enos. İki teşkilatımız var. Neydi? Volkan bir şeyin kısaltmasıdır. Volkan direkt olarak değil. Kısaltması bile buzun. Geldik buraya. Volkan var. Bir de neyi kurmuştuk? TMT arkadaşlar. TMT'nin genel baş şey genel başkanı mı diyeyim, genel müdürü mü diyeyim? Yok kurucu üyesi mi diyeyim? Kurucu başkanı mı diyeyim? Rıza Vşkar. Görünüşteki resmi başkan. Ama kim var içinde? Fazıl Küçük var. Ne var başka? Rauf Dtaş var. Geldik buraya. Geldik geldik. Geldik geldik. Dikkat. İki tane anlaşma. Zürih, Londra. Ne olmuştu Zürihte? Ne yapalım, ne edelim? Üç devlet konuştu. Karar verdiler. Neye karar verdiler? Birleşmiş bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurmaya. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı kim? Makarios ve ilk yarımcısı ise doktor Fazıl Küçüktür. Çok sorulur. Sen bir şey söyleyeceğim. >> Volkan öğrendin mi? Neymiş? Hadi söylesin. Hadi size araştırdır mıayım son videolarımız? >> Var olmak lazımsa >> Var olmak lazımsa >> kan akıtmamak niye? >> Kan akıtmamak niye? Anlaşıldı mı? Volkan teşkilat. Orada volkan diye böyle yazılıyor da öyle değil. Bakın çok ilginç kısaltmalar vardır Türk tarihinde. Hani sen onu okuyunca aa Volkan Volkan dersin hani patlayıcı fay alakası yok. Volkan bir kısaltma. Devam ediyorum. Hazır mıyız? Kanunu öyle öğrendik mi başkan? 103 köy 35.000 insanımızın ne olması değerli arkadaşlarım? Evet buraya da şey yazalım mı hemen bir? Eee doktor Nihat İlhan'ın eşi ve üç çocuğu. Dikkat. Şimdi buraya dikkat. Geri gelmiş şey anlatayım. Bu üç çocuğunun şehit edilen üç çocuğun Türkiye'yi unutmadı. Bugün bir şeye, bir şeylere bu üç çocuğun adı verildi. Ben o üç çocuğu söylemeyeceğim size. Tamam. Eşi Müvet Hanımdı. Mürivet ya da Münevver. Bir bakar mısın? Doktor planına saygısı olmasın. Üç çocuğu. Bu üç çocuğun isimleri var. Bir tanesini söyleyeyim. Kutsi. Bu diğer ikisiyle beraber toplam 3 tane çocuğu var. Küvette öldürülen. Bu çocuğun ismi bir şeylere verildi. Neye verildi? Türkiye Cumhuriyeti >> Mürvet Hanım değil mi? Evet. Anlaşıldı mı? Buraya dikkat mı lazım? Doktor Nihat İlan eşinin ve üç çocuğun isimleri nereye verildi? Hadi bakalım. Çok şaşıracaksınız. Binbaşı >> tabii. Binbaşı tabii. Tabii doktor. Yeşil hatla anladık mı? Yine bir İngiliz general Lefkoşaı ikiye ayırdı. Yeşil hatla dikkat. Bize tehdit eden Amerika başkanı kim? Kim? Lden bin Johnson. Türkiye'ye mektup yolladı. İsmetin ön nasıl başlıyordu? Sayın Bay Başbakan iki defa sınav sorusu oldu. Evet. Cengiz Topel iki defa sınav sorusu oldu. Akritas planı daha gelmedi. Bütün Türklerin bir anda yok edilme planı dikkat daha gelmedi. Hemen buraya devam edelim. Bunu devam edelim. Kıbrıs Barış Harekatı bir ikisi de geldi. Başbakan kim diye sordular. Hükümet ortağı ve başbakan yardımcısı kim diye sordular. İkisini beraber soruyorlar. Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan. Ayşe tatile çıksın. Neyin parolası? Kıbrıs'ın harekatı. Peki bize şey yapan, ambargo uygulayan devletin adı ne? ABD. Çıkan bir KPSS sınav sorusudur. Kıbrıs Türk ve Deri Devleti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı aynı kişidir. Kim yani? Bravo Tektaş. Şimdi gelen bir sınav sorusunu söyleyeyim arkadaşlar. Kronolojik sordular. Aşağıdakilerden hangisi Kıbrıs Devleti ile ilgili kronolojik olarak yanlıştır diye sormuş. Ya ben niye bunları böyle zaten mecbur kırçayım onu ama niye tek verdim? Neyin ne olduğunu önce bilmeniz lazım. Önce bir Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Sonra kanlı Noel yaşandı. Sonra Cengiz Topel şehit oldu. Sonra Johnson mektup yolladı. Doğru mu? Harekattan vazgeçildi. 66'da Akritas planı yayınlandı. 74'te Kıbrıs Barış Harekatını yaptık. 75'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'ni kurduk. Israrla söylüyorum. 83'te KKTC'yi kurduk. Senin bu sıralamayı bilmen sınavda sana ne yaptırıyor? İşte soru yaptırıyor. Anlaşıldı mı kardeşim? Geldik buraya. Hangi adayı silahlandırmak istiyorlar? En büyüklerinden Limniye kıta sağanlığını anladık mı? Kıta sağanlığı ne yani? Deniz altı meselesi. Karasuyu ne peki kardeşim? Deniz üstü meselesi. Hayır. Bir denizin altı, bir denizin üstü, üst tarafı yani o anlamda söyle. Anlamanız için. Geldik buraya. Fır fır fır fır fır. Evet. Bu neyle alakalı? Uçmakla alakalı. Doğru mu? Bunu da sizlere söylemiş olduk. Söyle kardeşim. Heh. Anlan. Anan. Doğru söylüyor. Anlan planı bir gün ne olacak? Muhakkak gelecek. Anlana dikkat. Size anlan planının neyle ilgili olduğu sorulacak? Cevap Bey. >> Kıbrıs. Nazım öğretmen dersinde 2004 senesinde yapılan bir referandumda, referandumda işte anlam planı gibi planı söyleyecek. referandumda işte Türk heyet Türk tarafının işte evet verdiğini, Rum tarafında ise hayır verdiğini söyleyerek bu planın uygulamaya geçilemediğini anlatmıştır. Bir ya o planı sorar size ya da o planı verir. O planın ne ile ilgili olduğunu sorar. Cevap ne kardeşim? >> He Ankara Halk Ekmek Referandumu değil. Neymiş kardeşim? >> Kıbrıs sorunuyla alakalı mı? >> Bir de Kıbrıs'ı sadece biz tanıyoruz. >> Evet. Hayır. Normalde biz tanımıyorduk. üç devlet birden tanıyordu. Zamanla onlar da geriye doğru çekiler. Hala Türkiye'nin en büyük hedeflerinden bir tanesi nedir? >> Dünyaya tanıtmaktır. Ama hala Kıbrıs'la ilgili sorun devam eder. Hele bir de şu Doğu Akdeniz'deki petrol gaz olaylarından dolayı Türkiye Kıbrıs'la alakalı bütün o bizim sonuçta oraya açılan kapımız. Orayı kaybedersek güney sınırlarımız deniz açısından söylüyorum tehdit altına girer. Bunun şakası yok. Kıbrıs önemli. İşte Kıbrıs'ta sürekli seçim oluyor. Seçimler yapılıyor. Geçen de seçimler yapıldı. İşte birçok üniversite var orada. Ben Kıbrıs'a çok gittim. Benim halam orada subaydı. Eee, eniştem orada subaydı. E, Kıbrıs'ta biliyorsun üniversite var. E, Kıbrıs neyle alınıyor şimdi? Kumarhanelerle alınıyor, otellerle alınıyor. Halbuki çok güzel bir yer yani. Tatil insanlar çoğu oraya gidiyor. Ünlü sanatçılar oraya gidiyor. Otellerde çıkıyorlar. Sizler de biliyorsunuz. Anamur'dan oraya su gitti biliyorsunuz. Çok önemli. borularla gitti. Suyla alakalı bir çok sıkıntıları vardı yıllarca. Ben taş ucundan biniyorum. Bizim taş yok mu? Taş ucundan binersin başkan Kıbrıs'a doğru gidersin. Esen askerler taşından binerdi. Esen uçakla gitmezler. >> Anıtlar var değil mi savaşta? Beş parmak dağları >> tabii. Beş parmak dağları var. Anıtlar var. Sen hısı gezdin mi? >> Gezmedim ama gezmiş kadar oldu. >> Nasıl gezdin? Google'ten mi geziyorsun? >> Çok fazla okudum. >> Ha okuduğundan dolayı. Yok ama gezmek bambaşka bir şey. Gezdiğin zaman özellikle eee bu şey anıtı var ya o Niat'ın neşinin falan. Orada bir oray >> tank var ya tankı var. >> Tank var. O var yani. Kıbrıs'ta gezilecek çok şey var. Kapalı Maraş bölgesi vardı işte o açıklık açılı var ya. Birçok yer var. Gezilebilir. Çok da güzel bir yer. Evet. Kıbrıs bu. Niye bur detaylı? E çünkü ben değil ÖSYM soru sorduğundan dolayı devam ediyoruz. Neyle peki? Azınlıklar sorunuyla. Geldik azınlıklara. Ne demek azınlık? Hatırla. Batırak azınlık sonu ta Balkan Savaşlarından bu tarafa var. Kardeşim Yunanistan ve Bulgaristan içinde azımsanamayacak kadar bir Türk nüfusu var. Hala var mı? Hala var. Bugün seçim çalışmaların liderleri gidiyorlar biliyorsun Batı, Gümülceneye şeye ne derler ona? Eee, hepizin bildiği bir yer var. Gümücün aklına geliyor ya. Diğeri vardı ya Nani Süleymanoğlu da oralardan çıktı. Bulgaristan'da gidiyorlar. Yunanistan'da ya. Yok, Sofya değil. Hayır, hayır. Batı Trakya'nın içindeki şeyler var. Şehirler var. 13 tane şehir var. Batı >> Deliorman var. >> Deliorman var da ona benzer bir tanesi aklıma gelmedi. Şimdi Gümülcine en bilinenlerden daha da var. Peki oradaki Türkler sizce Yunanlılarla yapılan bu Kıbrıs muhabbeti yüzünden gerilmiş midir? Gerilmez oğlum. Bir, Türkleri topladılar, kamplara gönderdiler. İki, mallarına el koydular. 3. Türk ibaresi çıkarıldı. Türk ibaresi çıkarıldı. Radyoları, televizyonları bütün hepsi kapatıldı. Mallarına el konuldu. Tapuları devredildi. E bu da neyi ortaya çıkardı? Azınlık sorunu tekrardan Yunanlılarla yaşanmasın. Doğru mu kardeşim? Yazalım. Türk Yunan münasebetlerinde bir de ne sorunu varmış? Azınlık sorunu var. Haydi bakalım Nazım. Orayı da bize yazdır. >> Yunan'ın >> Yunan'ın >> Yunan'ın Evet. 1965'te >> 1965'te >> Batı Trakya Türklerinin >> Batı Trakya Türklerinin >> mallarına el >> Batı Trakya Türklerinin mallarına >> el koymuştur >> ya da el koymasıyla başlamıştır. Olaylar başladı. Evet. Devam. >> Türk okullarındaki Türk ifade çıkartır. >> Türk okullarındaki değil mi? >> Türk ifadesi çıkarıldı. ifadesi ne olmuştur? Çıkarıldı. Başka? >> Basın, yayın, haberleşme. >> Basın, yayın, haberleşme. Evet. >> örgütlerinde >> ve sivil toplum örgütlerinde >> Türkiye >> Türkçe >> isimler yasaklandı. Nazım. >> Evet. Devam. Türkçe yayın yapan radyolar yasaklanmış. >> Türkçe yayın yapan radyolar yasaklandı. >> Evet son olarak >> Batı Trakya'da >> Evet >> Türk esnaflarının dükkanlarına mal dükkanlarına el bulmuş. >> Devam et Nazım devam et oku. >> Malları yağmalanmış. Esnafları kadar ağır cezalar verilmiştir. >> Esnaflara cezalar verildi ve tüpler >> toplama kamplarına gönderildi. Toplama kamplarına gönderildi. Evet. Bu anlattıklarım neydi? Hangi sorummuş bu? Azınlık sorunu. Şimdi dikkat. Burada bizim bilmemiz gereken en önemli eserlelerden biri. Bu olay Türkiye için yani birçok 1970'lerde haber izliyorum, birçok belgesel izliyorum ama bu asala kadar eee canımızı acıtan bu kadar önemli bir dış politika olayı yok. Asala Ermeniler için kurulan Ermeni Kurtuluş Gizli Örgütün'ün kısaltılmış adıdır. Örgütün ambleminde Ararat vardır. Ararat ne kardeşim? Ağrı Dağı. Hedef değişiyor mu? 6 il yani görünüşlü 6 il dediğim gibi tüm Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesi. Örgütün tek bir amacı var. Sansasyonel eylemler yapacak. Bu meseleyi dünya gündemine taşıyacak. Bir soykırımı önce dünya devletleri tanıyacak. Tanıyor mu? İşte Amerika'dır, Fransa'dır, Kanada'dır. Bazı ülkelerde biliyorsunuz Ermeniler soykırım yapmadı demek ne? Suç kabul ediliyor. Okuldan atılıyorsun. 2. Bunu Türkiye'nin tanıması sağlanacak. Şu an kaçıncı aşamadılar? Bu 3. Türkiye'den bunun üzerine tazminat isteyecekler o ölenler için. 4. O göç ettirilen yerdeki Ermeniler için tekrardan toprak talep edecekler. Biz bu plana 4T planı diyoruz. Neymiş kardeşim? >> 4T say. Yabancı ülkeler soykırımı tanıyacak. Sonra yani tanıtılacak. Sonra Türkiye bu soykırımı tanıyacak. Sonra Türkiye'den tazminat ve en son toprak alacak. Bunlar ne yaptı biliyor musun? Yapmadıkları eylem mi kaldı ya? Esen havalimanını patlattılar. Early havalimanını patlattılar. 35 tane diplomatımızı şehit ettiler arkadaşlar. Aslında ilk eylemleri

De eee Beyrut'ta bulunan Dünya Kiliseler Birliği'dir. Hani bir kamuflaj yaptılar. Bakın sadece oraya değil, Hristiyan bir birliğe de şey yapıyoruz dediler. Ama sonraki tüm eylemler Müslüman Türkleri üzerine oldu. 35 diplomatımızın şehit olduğu bir olay. Limanlarımızın, özellikle Esenboğu Havalimanı'nın patlatılması önemli bir olaydır arkadaşlar. Düşünsenize havalimanına gidiyorsunuz, bilet alacaksınız. Nereden alacaksın başkan? Diyelim ki Türk Hava Yolları'ndan. Alamıyorsun ki. Türk Hava Yolları'na ne zaman sıraya gidersen kesin bir eylem var. Ya bir rehine eğilimi var, ya bir patlama eylemi var, ya bir bagaj kontrolü sırasında Ermenilerin olay çıkarması var. Sürekli o zaman sen de ne yapıyorsun? Yıllar. Evet. Türk Hava Yolları'nın yıllarca gerilemesinin bir sebebi de neymiş? Bunlardır. Buraya dikkat. ASALA bu arada hiç gelmedi ama bir gün gelecek. O bir gün neden 2026 olmasın? Doğru mu kardeşim? Neden olmasın? Bunu bilemeyiz. Allah bilir. Başlıyoruz bakalım.

Türk Ermeni ilişkileri >> Ermenilerin kurduğu bu örgütte ASALA denmiştir. >> Ermenilerin kurduğu bu örgüte ne isim vermiş değerli arkadaşlar? ASALA adı verilmiştir. >> Gerek yok. ASALA desek olur. Evet. >> İlk ey >> olur böyle. Evet. >> İlk eylemleri. >> İlk eylemlerini >> karşı sun >> bize karşı ilk eylemi onu da söyleyeyim. Beylik eylemini Los Angeles. Evet. >> Başkosu. >> Başkonsolosu. Kim? >> Mehmet. >> Mehmet Baydar. >> Yardımı Bahadır Demir >> ve Bahadır >> Demire >> Demiri şehit etmişlerdi. Evet. Devam. Dış temsil, >> dış temsilcilikler >> ve diplomatlarımızı şehit etmeye devam ettiler. Devam. >> 1994'e kadar. 1994'e kadar >> 35 diplomat >> ASALA tarafından şehit edilir. Doğru mu kardeşim? Değerli arkadaşlar, ASALA bitirilmiştir. Türkiye'nin istihbarat faaliyetleri ve Türkiye'nin bölgeye gönderdiği kibi hepiniz de biliyorsunuzdur. Abdullah Çatlı ve ekibi tarafından tek bulunarak imha edilmiştir. Çünkü paramiliter bir örgüte karşı siz düzenli bir örgüt de olmaz. Yani bazen ne yapmak lazım kardeşim? Onların gibi onlar gibi davranmak lazım. Türk istihbaratı, MİT ve birçok operasyonla Avrupa'daki ayağı kırılmıştır ASALA'nın. Yoksa diğer türlü bu şehitlikler, şehitler devam edecektir. Onu da söyleyeyim. Sadece Abdullah Çatlı mı yaptı? Elbette ki hayır. Türkiye'nin birçok eee istihbarat elemanları, bizim bilmediğimiz nice kahramanlar vardır bu ülkede değil mi? İsmi soy bilmeyen, çocuk yurtlarında yetiştirilen, devlet kademesi tarafından yetiştirilen. Hani bizim zamandaki Osmanlı'daki devşirme, devşirme gene belli. İsmi kim, cismi kim, hangi milletten alındı, yaşı kaç, boyu kaç. Orada hiç bellidir. Hiçbirimizin bilmediği nice isimsiz kahramanlar var ülkede. ASALA'ya bunları dar ettiler Avrupa'da. Devam.

Not 4T planı. Bir daha söyleyelim. Ermenilerin 4T planı vardır. Şimdi bu 4T'yi açıklayayım. 1. Bak yazıyorum. 1. Soykırım güya sözde ne yapılacakmış? Dünyaya tanıtılacak. Bu bir. 2. Soykırımı Türkiye tanıyacak. Türkiye ne yapacakmış soykırımı? Tanıyacak. 3. Türkiye'den ne talep edilecek? Tazminat. 4. En son ne talep edecek toprak. Şu an hangi aşamaya geldiler? Şunu başardılar. Bak bunu başardılar. İki, Ermeni meselemizi inceleyen bakın akademisyenlerimizin bir hatası var. Ya bunu kabul etmezsek akademisyen akademik dilde sadece akademik çevreye bilgi verdiği sürece ve konferans verdiği sürece iki gün sonra bizim çocuğumuzla ya hocam ya bizimkileri biz biliyoruz kesin 60 lira getirir. Bu büyük tehlikedir. Ben isterim ki YouTube'da üniversite hocaları daha aktif olsun. Lazım. Bak ben bunu hep söylüyorum ama Türkiye'de akademisyenlik yazarlıkla eşleştirilmiş. Kitap yazmak, bilimsel makale. Yani yazma, yazma dünya öyle değil. İkiye ayrılması lazım akademisyenlerin. Bir anlatıcılar, iki yazıcılar bu sistemi kurmadı. Yani derse giren ile bilimsel yayın yapanı ayırt etmemiz lazım. Ya adamın anlatım gücü çok güçlü. Adam tez okumaktan, doğru mu kardeşim? Tahsiye yapmaktan, makale yazmaktan ve unvana giden yolda da bunları bir zaman içerisinde yapmak istemesinden dolayı ne oluyor? O anlatım gücü gidiyor. Ya kardeşim bu öyle olmaz ya. Derse giren akademisyenler ayrı, yazıcılar ayrı olmak. Bu benim görüşüm kardeşim. Doğru mu? Destekler misin? Ya gerçekten bak yıllarca ben de lisans eğitimi aldım. Allah'tan benim zamanda benim tarih öğretmenlerim, tarih üniversitedeki akademik hocalarım müthiş bir anlatıcıydı. Hem iyi yazıcıydı hem müthiş anlatıcı. Ama şu an görüyorum ki öyle değil mi? >> Adamın anlatım gücü olmayınca, yazım gücü güçlü olunca yazıyı slayta veriyor. Slayttan da okuyor. E ne anladım? Slaytı ver hoca bana. Ben evde de okurum. Bilimle ilimi ayırt etmemiz lazım. Bilim herkes tarafından oradaki yazı, oradaki bulgu, bulunan bir şeyin yansıtması ama ilim onun içeriğinin anlatılması, duygunun verilmesi, insanı etkileme gücü. Biz tarih ilmindeki en büyük olayımız ne? Duygusallığı karşıya geçirebilmek, empati yeteneği kazandırmak. Bizim akademisyenlerimiz Ermeni meselesine sen bana anlatıyorsun, ben sana anlatıyorum. Tamam ben de biliyorum. Yapmadık. Sen de diyor. E kim biliyor başka? Sen çocuğa indirgeyebiliyor musun? Yani 8. sınıfa giden, LGS'ye giden bir çocuk Ermeni meselesini bilebiliyor mu? Peki ben seni Ermenistan'a götüreyim 5. sınıf çocuğa. Hadi bakalım bir şey yapalım. Bak bakayım nasıl bile? E ben benim çocuğumu lisede bile veremiyorum Ermeni meselesinin eğitimine. Çocuklar Ermenistan'da 5 yaşında. Fransa'da, Kanada'da yasa çıkmış ülkelerde. Sen çocuğa Ermeniler bize soykırım yapmadı kardeşim. Onlar bize yaptı de. Yani Ermenileri biz yapmadık. Onlar bize yaptı de. Okuldan hatırlıyorsun. O yüzden Türkiye dış politika esasında Ermenilerle yazılı şeyde yani yazılı bilimsel çalışmalarda yani körler sağırlar birbirini ağırlar. La kardeşim akademik çevre akademik çevreye hitap ettiği sürece biz buradan hiçbir şey elde edemeyiz. Geniş çaplı konferanslar yapılmıyor. Yapılan konferanslara katılım yok. Çünkü adamın anlatıcı gücü yok. İki dakika sonra herkes arkada uyuyor. La böyle olur mu? Akademisyenlerimizin ses tonları aynı. Bak benim şu an sesim kısık. Niye? Çünkü yükselip alçaldığım için sesi iyi kullanamıyorum. Bu yani ses terminolojisine göre konuşuyorum. Normalde ben nasıl bir insanım? Yani bir kulak burun boğazcıya gideyim. Ne diyecek bana? Oğlum niye alçalıyorsun çıkıyorsun? Çünkü onlar bizim dersten, öğretmen niteliğimizden çok konuşma niteliğimize bakıyor. Yani bir insanla ben konuşurken bir anda ne yapıyorsun kardeş demiyor. Adam diyor ki niye normal? Ya tamam da öğretmenlik öyle bir şey değil ki ya. Öğretmenlik kendini bitirme sanatıdır. Ama bir taraftan bitirirken de milyonlarca insana da ne yapmadır? O insanları yetiştirme sanatıdır. Benim bugün boğazım ağrıyor. Ben hala burada ders çekiyorum. Hala yukarı çıkıp aşağı iniyorsun seste. Ama bizim akademis kardeşim aynı tonla bir başlıyor, aynı tonla bitiriyor. La oğlum seni kim dinlesin? Onu ben bile dinlemiyorum ya. Şu işi muhakkak başaracak bu ülke. Anlatıcı ayrı, bilimsel makaleci ayrı karar. Bir de her ikisinin birbirine yeteneği çok az insan var. Naz yani. Hem yazan hem anlatan çok az dünya Türkiye'de insan var. Bir de onları da bulmak lazım. O yüzden akademisyenlerimizin daha çok televizyon programa çıkması lazım. Akademisyen TV kurulması lazım. Bu TRT akademisyen diye kurulması lazım. Bak bunları hep söylüyorum. La ben şu planlarımı şu devleti anlatsam var ya bu memleket 5 senede kalkılır ya. >> TRT akademisyen 2 değil kardeşim. >> Yaptılar. >> Tamam yaptılar ama bak gene akademisyen seçimde de yanlışlık var. TRT akademisyen kuracaksın abi. Konu ne? Ermeni meselesi. Konu ne? Millet anlamıyor. Mavi vatan meselesi. Korun karasuları. Korun azınlıklar. Ya sen milleti, bir milleti cihata, kafa cihatına hazırlamak önce onu bilgiyle doldurmakla olur. Orayı alacağım. 82 Musul olsun. 80 la. Oğlum o öyle olmaz lan. Önce onun bir neyi lazım senin için? Önce Musul'un önce senin olduğunu bir kere kabul ettirmen lazım beyine. Sen onu bilmiyorsun ki çocuk. Ermenilerin altı vilayetini biz sayamıyoruz ki. Bir şey önce zihinde şekillenir. Bu bir kuşak atlar gider orada iyice oturur sonra harekete geçer. Senin zihnine harekete geçiren ne? Seni harekete geçiren ney? Senin beynindeki düşüncelerin yetiştirme tarzı. Bugün siyasetçiler nasıl yetiştirilmişse aslında o dönemin sorunlarını çözerek geliyor. Ama bu dönemdeki sorunları çözümü de bir sonraki döneme kalıyor. Bugün akademi bir sorun. Muhakkak ki bu sorunu bir sonraki nesil çözecek. Ama tamam da e bu zamana kadar giden gençler ne olacak? Hadi buyur bakalım. O yüzden şu olayı bir anlamamız lazım. Ermeni meselesini anlatamıyoruz. Anlatamıyoruz. Çünkü Ermeni meselesini sadece ne yapıyoruz? Yazıyoruz. Anladın? O yazılarını da ben okuyorum. Nazım okuyor. Akademik çevreler okuyor. Bu kadar. E bunu anlatacak kimse yok mu arkadaş ya? Ta o Kafkasya cephesien başladım anlatmaya. La oğlum ne biliyorsun da o bildiklerimi sana anlatmaya kalksam sadece Ermeni meselesi 100 video olur bende bizim bilmekle alakalı sıkıntımız yok. Anlatımla alakalı sıkıntımız var. Bir anlatım yapacak kanal bulamıyoruz. İki bu TRT akademisyenin muhakkak açılması lazım. Açılması lazım ya. 1 bir daha 2. TRT 2 değil o. Kültür kanalı. TRT akademik. TRT akademisyen. Bak bakalım yapalım. Dünyadan önemli adamları çağıralım, Göktürkleri tartışalım. Siz ilgi çekmeyecek falan mı zannediyorsunuz? Bir tek Tarih TV ile olmaz bu iş ya. Şu planları bir yapabilsek memleketi zihinden bir sonraki kuşağa bir aktarabilsem ondan sonrası kolay olacak. Çünkü zihin berrak olacak orada. Şimdi zihin karışık. Çocuk diyor ki yaptık mı yapmadık mı? Bu bununla sen hiçbir yere varamazsın. Doğru mu kardeşim? Hiçbir yere varamazsın. Ermeni ne diyor? Türkler bize soykırım yaptığı topraklar bizim biz alacağız. Diğeri ne diyor? La yapmış kesin bizimkiler. Bizim atalarımızı ben biliyorum lan. Oğlum sen böyle tarih anlayışla nereye gideceksin ya? O yüzden şu mesele sıkıntılı. Bak güçlü olmazsan üçe gider. Güçlü olursan burada kalır. Hatta daha güçlü olursan burayı tekrardan yok edersin. Anlaşıldı mı? Güzel. Yok edemiyorsun ki. 60'la 80'i anlatmak zaten Türkiye'de bir sıkıntı. Bunalımlı yıllar. Niye bunalım ya? 1960'a darbe olmuş. Ülkenin başbakanı asılmış kardeşim. Ve bunu yapanlar sizler de biliyorsunuz. Neydi kardeşim bunları yapanlar? İsimleri vardı. Milli Birlik Komitesi MBK mı yapmıştı? Peki bu Milli Birlik Komitesi'nin yapmış olduğu bu darbeden sonra bir anayasa hazırlandı mı? Hazırlandı. Hatta en özgürlükçü anayasa derler. E tekrardan değerli arkadaşlar hani anayasa hazırlandı, kabul edildi. Sonra ne oldu? Ülke genelinde tekrardan seçimlere gidildi. Ancak seçimlerde bir kere Demokrat Parti gitti. Demokrat Parti'nin devamı sayılan Adalet Partisi kuruldu. Şimdi Adalet Partisi deyince aklımızda değerli arkadaşlar geçmiş bilgilerimizden belki Süleyman Seba diyeceğim. Allah rahmet eylesin. Kim? Süleyman Demirel. Dikkat. Süleyman Demirel değildir. Partinin kurucusu Ragıp Gümüş Pala'dır. Ben bunu 2022 videolarımda anlattım arkadaşlar. Bakın Süleyman Demirel değil Ragıp Gümüş şey Gümüş Pala sınavda nasıl geldi başkan? >> Adalet Partisi'nin kurucusu kimdi? Cevap deyin. Başka sınavda Ragıp Gümüş Pala. Herkes ne yapmış? >> Süleyman Emir ama bizim öğrenci ne yaptı? Ragıp Gümüş Pala. Buray bu kadar önemli yani. Peki ne oldu? Söyleyim mi? Hani Demokrat Parti tek başına iktidara gelmiş de bir daha gelme ihtimali var mı? Yok. Zaten Demokrat Parti var mı? Yok. Millete Cumhuriyet Halk Partisi'nin şeye eee darbeye destek verdiği için şey yapmadı. Ama yapılan genel seçimleri hiçbir parti tek başına kazanamadı. Peki şimdiye kadar 27 sene CHP tek. E 10 senede Demokrat Parti tek. İlk defa Türkiye'de koalisyon hükümeti kuruldu. Kimle kimin arasında biliyor musun? Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet Partisi, CHP AP arasındaki ilk koalisyon hükümet kurulu çıkan sınav sorusudur. Türkiye'nin ilk koalisyon hükümeti hangi partiler tarafından kurulmuştur? Neymiş? >> CHP ile AP. Evet. Anlaşıldı mı kardeşim? Sonuç ne oldu? Daha sonra Adalet Partisi'de başkan Süleyman Demirel getirildi. Parti büyük bir sıçrama gösterdi. E kendisi biliyorsun DSİ'de çalıştığı için Türkiye'de baraj yapımında ve köprü yapımında Süleyman Demirel'in bayağı bir memlekete katkısı var arkadaşlar. Bu yatsınamaz. Kimi sever kimi sevmez. Baba lakabı taktı biliyorsun millet ona. Şapkası vardı onun. Şöyle bir şapkası vardı. >> Koysam kazanılır mı >> efendim? >> Çatkalı koysam kazanılır muhabbet var >> ya. Birçok at at mason dediler adama. Birçok şey dediler ama Süleyman Demirel zamanında yapılanlar da bayağı var gerçekten. Ama talihsiz günler de yaşamıştır Süleyman Demirel niye? >> E çünkü 68 kuşağı ODTÜ da bilmem neyin yakılması oradan o olması sağ sol çatışmaları 6 fil olayı. En sona asker ne verdi? Muhtıra verdi. Muhtıra ne demek istiyor? Bu işleri düzeltiyorsan düzelt düzeltmiyorsan ben el koyacağım idareye. Yani askeri darbe tehlikesi. Bunun üzerine Süleyman Demirel de istifa etti 1971'de. Onun yerine ise Nihat Erim hükümeti diye bir teknokratlar hükümeti kuruldu. Yani meclis dışındaki insanların girdiği teknokratlar hükümeti derler ona. Nihat Erim başkanlığında kurulur. Nihat Erim Bülent Tsun baksana 71'de Nihat Erim olması lazım. Tamam lazım bak. Vallah Nihat Erim. Nihat Terim Nihat Terim kurdu. Sonra ne oldu biliyor musunuz mu? 73'e gelindi. Dikkat. 73'te değerli arkadaşlar bir şey oldu. Milli Selamet Partisi Necmettin Erbakan'da Cumhuriyet Halk Partisi Bülent Ecevit ittifak oldular. Kıbrıs harekatını beraber yaptılar. Sonra bu ittifak çok uzun süreli olmadı. Dağıldı. Koalisyon, koalisyon, koalisyon. E ondan sonra da 12 Eylül 1980 darbesi. E darbeye gidene kadar neler oldu neler? 1 Mayıs işçi bayramında, Kazancı Yokuşu'nda eee insanların üzerine ateş açılması mı? Efendim o Maraş olayları mı, Çorum olayları mı? Sağ sol Alevi, Sünni artık ülke karıştı. Sağ şu mahalle sağcı, şu mahalle solcu. Benim annem anlatır. Oğlum Silifke'de babanı yakaladılar. Babamı yakalamışlar. Kafaya çuvalı geçirmişler arkadaşlar. Çuval dediğim bir şey ya. Bir tane bir şey geçirmişler arkadaşlar. Öldürmeye götürüyorlar. Öldürmeye. Öyle şakası yok. Ne olduğu da belli yani sormamışlar bile. Sen sağcı mısın? Solcu musun? Ortacı mısın? Değil misin? Sormamışlar. Çuvalı çekmişler. Bakmışlar ki benim babam hani babamı tanımışlar. Yani babam o zamanın Sivilisesinin en birincisi yani hani kimseyle iş yok, güç yok. Hani şey birisi okul birisi ya demişler bu şey Zeynel olur mu demişler. Bu bırakalım adamın bize ne iş var. Ne bu adam ne Sacit ne Suzcu bırakın bu adamı demişler. E şimdi düşünebiliyor musunuz? Bu ülkede ya 10cu olacaksın ya 10cu olacaksın. Hadi bakalım. Ortada olsan bile sıkıntı. E kardeşim beden eğitimlerde sağcı hoca giriyor solculara sıfır veriyor karnelerine. Çünkü öğrenciler de belli ne olduğu solcu hoca giriyor sağcı öğrencilere sıfır veriyor veya dayak atıyor veya disipline gönderiyor. E sonra ne oldu? Liselerde üniversitelerde olaylar bir patladı. Hayırlı uğurlu olsun. Ya şu memleket şunları yaşadı ve biz bunların hiçbirini görmedik. Gören nesil kim? Gören nesil anneleriniz, babalarınız. O nesil o yüzden çok sıkıntılı çekti. Hangi seneden itibaren? 70 81 arası. İnanılmaz sıkıntı. Yokluk, darbe tehdidi önce sonra darbe, Kıbrıs, ambargo. La kardeşim ömrden bak insanın ömründen 10 yıl, insanın hayatından belki de 50 yıl çalır. Şimdi ne diyeceksin? Nasıl hocam? Görünüş 10 yıl. Sen şimdi KPSS'lenden bir yıl mı çal zannediyorsun? He sen öyle mi zannediyorsun? Oğlum KPS'ye başlamadan önce bir fotoğrafını çekim de KPS'de bir fotoğraf çek bakalım. Aynı mısın sen? Lan oğlum ben bu videolara başladım saçım vardı lan. Göbeğim yoktu lan. Ne güzel adamdım ben ya. Abi bu KPS dert ya. Vallahi dert ya. Ama bir taraftan da derman. İşte bunu yapınca da atanıyorsun kardeşim. Hayatta bir yıl dediğin şey bir yıl değil. Senden ne götürüyor bugünkü yaşadıkların hepsi hastalık olarak belki 3 sene sonra ortaya çıkacak. Var mı kardeşim? Berat görünüş 10 yıl, insan hayatından çalınmış 50 yıl. Niye? Çocuğu öldürülmüş sağ sol davasında annenin ömrü bitmiş. 50 yıl boyunca gitmiş. Doğru mu kardeşim? Üniversiteye gitmiş çocuk okuyamamış. Ömrü gitmiş. Üniversite okusa belki de devlet memuru olacak. Üst kademelere gelecek gitmiş. İdama mahkum edilmiş. Darbeden sonra kimi yurt dışına kaçmak zorunda kalmış. Kimi yargılanmış Diyarbakır'da. A ne işkenceler. Ankara'da, Ulucanlar'da ne işkencelere maruz kalmış. E yakındakinin ömrü gitmiş. Sadece o kişinin mi ömrü gidiyor? Yaşı büyütülmüş, idam edilmiş. E bir sağdan asalım, bir soldan asalım anlayışı. Ve işin ilginç tarafı bir anda da olaylar sona ermiş. Allah'ın hikmeti. Yoksa darbenin yapılmasının ortamını hazırlayan darbenin planlayıcıları olmaz. Hiç bu açıdan düşündünüz mü? Çünkü bir anda sokaklar sadece askerin alabilmesiyle bu sokaklar böyle asker geri çekil geri başlar. Başlamadı. >> Evet. Ben söylüyorum zaten. 61 anayasası tekrar bir anayasa yapıldı. Anayasa darbe anayasası. Profesör Doktor Orhan Aldıkaçtı önderliğinde bir anayasa yapıldı. 82 anayasa hala kullanıyor muyuz? Her tarafı yama. Onu oradan değiştirmişiz. Öbür taraftan onu değ kardeşim şu darbe anayasasıyla devam edilir mi ya? Hala söylüyorum bunu. 2000 yılında da söylüyordum. Geri geldi. 2025-26 gene söylüyorum. Darbeyi bu kadar karşısak. İlk yapacağımız nedir kardeşim? Anayasa. E Türkiye devleti lan 3 4 yılda iki tane anayasa yaptı. 21 24. Evet. Belki birincisine tam anayasa değilmiş gibi deseniz de en azından bir ne var? Azim var. Adam neyin neyden başlanacağını biliyor çünkü. O yüzden Türkiye'de bunalımlı yıllar 80'li yıllar tüm partiler kapatıldı darbeden sonra. Tüm parti gece 4'te darbe yapıldı. Gece 4'te darbe yapılınca şimdi darbelere hep alışmışız ya. Gece 4, gece 3, gece 4. Millet uyurken sabah bir kalkıyorsun şey ne derler ona? >> Asker sokakta. Hadi bakalım. İşe gideceksin. İş yok yürü eve. Dükkanı açacaksın. Yok dükkan mükelit. Gir eve. Çık bakalım. Sokağa çıkma yasağı var. Çıkanı ya tutuluyorsun ya vuruyorsun. 12 Eylül bu ülke için yüz karasıdır kardeşim. Ama bazen de işte o zamanı yaşayanlara soruyorum. Diyor ki oğlum diyor o zaman eğer asker de sokağa inmeseydi diyor yemin ediyorum kan gövdeyi götürecek ülke diyor karıştı. O günleri yaşamadınız diyor. Memlekette kaldırım taşı kalmamış. Her iki tarafta kaldırım taşlarını depolamış birbirlerini atmak için. Evet Nazım >> kaldırım yok. Lan ben annem anlatıyor. Ankara'ya geldim kaldırım yoktu diyor. Ankara'ya geldiğinde annem kaldırım yoktu diyor. E neden? O olaylar yüzünden var olan da sökülmüş. Yani yaşamadığımız bir şeyi anlatması çok daha kolay değil mi? Ama yaşananı anlatmak acılarla oluyor. O yüzden ben yaşı özellikle 55'i geçen her insana büyük saygım var. Niye? Çok zor zamanlardan geç. Anlamak lazım diye düşünüyorum. Empati yeteneği tarih dersinin birinci kuralıdır. Annelerimizi, babalarımızı anlayalım. Bazen kızıyoruz onlara. Bazen niye bunu atmadı diyor, kızıyoruz. İşte biriktiriyor musun cimri diye kızıyoruz. Ama hepsinin bir neyi var? Atamamasının da bir nedeni var. Atmasının da bir nedeni var. Kızmayın arkadaşlar. Kızmayın. Bu nesiller Allah korusun çok kötü bir şeyi gördükten sonra yıllar sonra aynı hareketleri biz de yapmaya başlayınca bir sonraki nesil de aynısın lafı bize diyecek ve biz şunu kullanacağız. Bu nesil bizi anlamıyor. Onlar da bize diyecek ki bunlar bizi anlamıyor. Doğru mu? Anlaşılmaz bile. Orta nesil ortaya çıkıyor. Yani bütün siyasi partiler kapatıldı. Mesela Alparsan Türkeş, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit hepsi yasaklı. E o zaman üç tane önemli adam yasaklıysa mantıken kim Süleyman Demirel de yasaklı kim gelecek? Bir tane adam o zamanlarda Hazine Müsteşarlığı görevinde bulunuyordu. Turgut Özal Anavatan Partisi'ni kurdu. Üstünde arı var. Eski şeylerden birisiniz. Anavatan Partisi 1983 seçimlerine girdi ve tek başına iktidar oldu. 87'de e Turgut Özal cumhurbaşkanı oldu değerli arkadaşlarım biliyorsunuz. Ondan sonra zehirlenerek hayatını kaybetti. Doğru mu kardeşim? Zehirlendi. Niye diyorum? Keyfimden değil. Çıkan otopsi raporuna göre zehirlendi. Gayet ortaya çıktı. Portakal suyunun içine zehir enekleyerek Turgut Özal öldürülmüştü. Birkaç kez açıldı mı? >> Açıldı işte. Şey alındı tabii. E çünkü kimse inanmadı bu ülkede. Ben normal ölündüğüne inanmıyorum. Ben hiç kimsenin normal öldüğüne inanmıyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ümüz de dahil olmak üzere çoğu kişinin normal öldüğüne inanmıyorum kardeşim. Çünkü bu yıllar sonra ortaya çıkıyor. Belki de 100 yıl sonra bambaşka şeyler konuşacağız. Tamam. Hiç bilmediğimiz normal yatağında öldü zannedilen insanların değil mi kardeşim? Haberleri duyuyorsun. Bilmem ne yolunda kaza oldu diyorsun. Kaza oldu. Sen olanın sonucuna bakıyorsun. Kaza nasıl oldu bilen var mı? Hiç kimse onu bilmiyor. Çok az kişi biliyor. Doğru mu? Ben oraya bakarım. Ölüm onun sonucu. Ölüme neden olan ne? O yüzden Turgut Özal öldürülmüştür kardeşim. Sonra ülkenin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olacak. Sonradan Süleyman Demirel gittikten sonra kim olacak? >> Hadi bakalım. Süleyman Demirel'den sonra kim oldu? >> Ben bilmem. >> V >> ben bilmiyorum. Süleyman Demirel'den sonra ülkenin Cumhurbaşkanı kim oldu? 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. 10. Cumhurbaşkanı kim? Ulan ulan yaşadığım günü unutturdun bana diyorsun hocam. Anladın mı kardeşim? Türkiye'de bunalımlı yılları da yazacağız. Sonra sars darbeden sonra 12 Eylül darbesi Türkiye'de sosyal bir >> kim? >> Ahmet Necdet Sezer. 11. Abdullah Gül. 12. Recep Tayyip Erdoğan. Doğru mu? Var mı sıkıntı? Yok. Hadi başla bakalım. Türkiye'de bunalımlı yıllar >> söyle. >> Demokrat Parti. >> Demokrat Parti. Evet. >> Bir takım subaylar tarafından. >> Bir takım subaylar tarafından. Evet. >> 27 Mayıs. >> Evet. >> 1960 yılında. >> 1960 yılında Nazım kendine gel. >> Askeri müdahalede bulundular. >> Askeri müdahalede bulundular. Bir daha evvelden de anlattım zaten. Bulundu. Devam. Tamam. Nazım hızlı. >> Başbakan Menderes. >> Başbakan Adnan Menderes. Zaten daha anlattım. Sadece geri dönüş yapıyorum biraz. >> Dışişleri >> Adnan Menderes. Evet. >> Dışişleri >> Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu >> Bakanı >> ve Maliye Bakanı ve Maliye Bakanı kimdi? Hasan Polatkan idam edildi. Bir kişi daha aklında idam kararı vardı. Niye uygulanmadı? Nazım ne yapıyorsun? Ha kendine gel. Celal Bayar. E Celal Bayar idam edilecekti de niye idam edilmedi? >> Yaş, yaş ve milli mücadeleye katkıları yüzünden. Devam. Not >> darbeden hemen sonra >> darbeden hemen sonra >> Milli Birlik Komitesi MBK kuruldu. Evet. Darbeyi yapan kuruluş ne olarak geçiyor? Evet. Kaç subay tarafındandı? 38 alt rütbeli değil mi? Subaylar tarafından bu darbe gerçekleşmiştir. >> Taraf bu darbe gerçekleşmiştir. Efendim kardeşim. >> Evet gerçekleşmişti. Evet Alparslan Türkeş şeyi okumuştu. Darbe metnini okumuştu. Daha sonra Alparslan Türkeş ne oldu? Darbeden sonra bu yargılamalara karşı çıktığı için ne oldu ama? Sürgüne gönderildi. Nereye gitti >> ya? Nazım sen de maşallah şu Türkiye'nin bu tarafı hiç yok. >> Ben kuruluşta gel bir Osmanlı kuruluşta kalmış Murat ondan beri Osman oranı var. Oğlum darbeden sonra Alparslan Türkeş bir yere gönder bak darbeden sonra karşı çıkıldı. Bilmem birçok olay var orada. Sonra kendisi sürgüne gönderildi. Tamam. Onu da bil yani. Nereye gönderildi? Bul. Evet. 1961 darbesinden sonra ne oldu? 1. Anayasa ilan edildi. 2. HSK Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu kuruldu. TÜBİTAK kuruldu. Efendim Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu. Bakın bunların hepsi darbeden sonra. TRT dediğimiz TRT kuruldu. 61 darbesinden sonra. İşte bunları yazacağız tek. Kısaltarak yazdır bakalım. Nazım 1961 darbesi. >> Anayasa Mahkemesi kuruldu. >> Bir Anayasa Mahkemesi kuruldu. Devamında >> mahkemesi kuruldu. >> 1961 anayasası il >> 1961 anayasası ilan edildi. Evet. >> Milli Güvenlik Kurulu, >> MGK kuruldu >> ve DPT Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu. Evet. >> TRT kuruldu. >> TRT Türkiye Radyo Televizyon Üst Kuruluşu TRT kuruldu. Evet. TÜBİTAK >> Madde madde mi gidiyorsun? >> TÜBİTAK. TÜBİTAK'ın açılımı ne? Türkiye >> güzel devam. >> HSYK normalde HSK'ydı bu. Daha sonra HSK oldu. HSK kuruldu. Bir kere daha söylüyorum. İlk adı neymiş? HSK değil mi? İlk adıdır. Devam. Tekrar >> siyasi partilerin çalışılmasına ya da çalışmasına izin verildi. Devam. >> Darbeden sonra yapılan ilk seçimlere bakalım. Hangi partiler katılmış? İlk seçimlere >> bakalım. İlk seçimlere CHP katıldı. >> Adalet Partisi katıldı. Bir tane daha var ama >> C K >> lazım. Zor >> CKB >> Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Nazım. >> Yeni Türkiye Partisi katıldı. Doğru mu? >> Peki dikkat. Şu iki parti arasında Türkiye'nin ilk neyi oluşturuldu? Bu çıkan bir sınav sorusudur. Dikkat. Türkiye'nin ilk koalisyonu Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet Partisi Başbakan kim oluyor? İsmet İnönü CHP kazandı. >> CHP kazandı ama tek başına iktidar değil. Mecbur koalisyon oluyor. Ha >> ha. Madde miydi? Söyle ben de sana karşı çıkıyorum. Söyle bakalım. >> Seçimi CHP kazanmış. >> Seçimi CHP kazanmasına rağmen değil mi? >> Tek başına iktidar olamadı. >> Tek başına iktidar olamadı. Tek başına iktidar olamadı. Devam. >> 1965 seçim. 1965 seçimlerini kim kazanmış? Adalet Partisi kazandı. Kazandı. Başkanı kimdi? Adalet Ağaoğlu mu? He >> he. Süleyman Demirel. Devam. >> Süleyman Demirel. >> Süleyman Demirel başbakan oldu. Evet. >> Tamam sen devam et onu oku. Tam oku. Ö si fikir ve daha fazla >> siyasi fikir ve hareketler çoğalmaya başladı. Şimdi 71'e doğru gidiyoruz. Çoğalmaya başladı. Özellikle hangi hareket başladı Türkiye'de? 68 kuşağı. Devam. 1973 seçimlerde hiçbir parti >> 1973'teki seçimlerde tek başına ne olmamıştır? Parti iktidar olamadı. İktidar olamadı. Ama ne geldi? İki tane parti gene koalisyon yaptı. CHP, MSP, Milli Selamet Partisi Necmettin Erbakan, Cumhuriyet Halk Partisi Bülent Ecevit. O da neye sebep oldu zaten? İkisi başlarken Kıbrıs Barış Harekatı İnönü vefat etmiş. >> İsmet İnönü vefat etti ve Anıt Kabir'e nakledildi. Vefat etti ve Anıt Kabir'e nakledildi. Biliyorsunuz İsmet İnönü'nün oğlu da bir dönem siyasetteydi. Kendisi fizikçidir. Erdal İnönü. Evet. Çok büyük bir beyin ama siyasetçi değil. Çok nazik, çok kibar bir adamdı. Az çok biliyorum ama parçalar otur. >> E tabii elbet yani öyle hatırladıklarım muhakkak var. Nota gel kardeşim. Buyur. >> 12 Mart 1971'de >> 12 Mart 1971 bu askeri muhtıradır. 71'de >> askeri muhtıra yayınlandı. >> Muhtıra yayınlandı ve bunun üzerine Ve bunun üzerine kim istifa etmişti? >> Süleyman Demirel Başbakanlıktan istifa etti. Çünkü darbe olacak yani. Başbakanlıktan istifa etti. O kadar çok başbakan oldu ki şey >> aynen öyle şey vardı >> bizim bir e 9 kere şey bir dönemin ünlü ne diyeyim ya bayağı bir ünlü şey adamın ismini unutuyorum bak bende de o şey başladı. >> Spoy >> yok çok önemli bir adam ben de çok dinlerim şarkılarını da. >> Cem Karaca. Yok Cem Karaca değil. O dönemin gene şeyi Süleyman hep başbakan, başbakan hep Süleyman. Onun şarkının şey Fikret Kuzluk. >> Bir baksana Fikret Kuzluk mu? >> Sen Fikret Kuzlu'u hatırlama şansın yok. Nazım >> hep başbakan değil mi? >> Süleyman hep başbakan. Başbakan hep Süleyman. Aynen öyle. Çünkü ne zaman seçim olsa gene başbakan kim oluyordu? Süleyman Demirel, Fikret Kızılğ olması lazım. Evet. >> Dinlesinler ya. Güzel mi? >> Çok güzel de dinlesinler. He dinlesin. Onanın da altına yorum yapsınlar. Evet istifa etti. Devam edelim. Bunun yerine ne kuruldu? Kuruldu. >> Nihat Erim hükümeti kurdu. Bir sınavda geldi. Söyleyeyim. 71 muhtırasından sonra teknokratların hangi başbakan dediler? Nihat Erim. Nihat Erim hükümeti kuruldu. >> Ulan yemin ediyorum 58. Videoya geldim. Kaça geldim? 59'a geldim. Hala şu tahtaya bir takoz koyamadınız ya. La ana neymişsiniz lan siz? Vallahi bıktım. Yem şuna bak şuna. Sallanıyor bak. Ayıp >> Murat gerçekten ayıpla. >> Teknokrat hükümet alabilir miyim? Ver. Evet. Bunlar necilerdir? Teknokrat hükümetler. Teknokrat kelimesine bakın bakalım neymiş teknokrat neymiş. Hocam diyor zaten videoda 2,5 saat bir de araştır diyorsun diye oluyor be 7 saat ama bir kere öğreneceksin. Ömür boyu akılda kalacak. Evet. 12 Eylül 1980 darbesi kısaltarak yazıyoruz arkadaşlar. Hala şu an o darbeden etkilenip hayatta kalan birçok insan var yargılaması yapılır. Birçok insan da yurt dışına çıkarıldı. Vatandaştan çıkarıldı. Başla. >> Hı hı. >> Saat 00 ya da 04'de yapıldı. Evet. Bayrak harekatı >> Bayrak Harekatı ismini almıştır. >> İsmini almıştır. Evet. Yapan kim? Orgeneral değil mi? Kenan Evren tarafından yapılmıştır. Taraf yapılmıştır. Devam lazım. olarak >> tüm partiler kapatılmıştır. >> 650.000 kişi göz >> 650.000 kişi o zamanki tabii bir de nüf anlayacaksın değil mi? Büyük rakam gözaltına alındı. Gözaltına alınan çoğu işkence gördü. Alındı. Evet >> devam. >> 14.000 kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. >> 14.000 kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. >> Önemli çıkarıldı. Evet. 517 kişi idama mahkum edildi. >> 517 kişi idama mahkum edildi. >> 30.000 kişi ne olmuş? Mülteci oldu, değil mi? Mülteci olarak ülkeyi terk etti. Ülkeyi terk arkadaşlar hala günümüzde de bir ülkede darbe olduktan sonra siyasi mültecilik kabul edilir. Hatta size şöyle bir örnek vereyim. Bunu denemeyin ama sonra Ramazan hoca örnek verdi. Bugün bazı ülkeler mülteci kabul ederken dahi bak mülteci kabul etmek öyle kolay. Şimdi zannediyorsunuz ki herkes biz adamlar kılıkırk yarıyor bakın. Ama bazı ülkeler hala mesela ebeveynlerden şiddet gördüğü için bazı Avrupa ülkeleri hala kabul ediyor. İsmini vermeyeyim mesela git beni anam babam dövüyor kardeşim. Bunlar beni öldürecek. Ben o yüzden size mülteci olarak katılmak istiyor kabul ediliyor. Çok ilginç. >> Evet. Ben şu partiden zarar görüyorum. Bu parti benim özgürlüklerimi kısıtlıyor diyorsun. O da kabul ediliyor. Beyefendi hala şu an Türkiye'den kaç kişinin mülteci başvurusunda bulunduğunu söylemek daha istemiyorum. Çok var. Ama millet açığı bulmuş onu da söyleyeyim. Babam beni dövüyormuş. Ulan babam vallah burada köye yol olur lan. Yediğimiz dayağın nereye mülteci olacaksın? Bizim en yakın mülteci komşu. Yani o da mülteci değil. Sığıntı sığınma yani. He >> o da verdi >> la. Bir de o da verdi. Babam dövmez ver. Nereye mülteci oluyor? Mültecilik ne demek ya? He başkan. Allah hiç kimseyi vatandan şey yapmasın. Devam. Kenan Evren başkanlığında >> Kenan Evren başkanlığında Evet. >> Milli Güvenlik Konseyi kuruldu. >> Milli Güvenlik Konseyi kuruldu. >> Evet. >> Bülent Ulusu başkanlığındaydı. >> Bülent Ulusu başkanlığında. Evet. >> Bakanlar kurulu oluşturuldu. >> Bakanlar kurulu oluşturuldu. Bakanlar kurulu oluşturuldu. Sonra seçimler yapıldı. Değil mi? >> Önemli değil. Oran aldık açar. Yazarım onu bir yere. 1983 seçimlerini Anavatan Partisi Anavatan Partisi arı yazmama gerek yok herhalde. Anavatan Partisi Turgut Özal liderliğinde kazandı. Liderliğinde kazandı. Tek başınakidir bu. >> Yok gerek yok. Kazandı. Burada bir şey daha söyleyelim. Şuraya yazayım. Profesör Doktor Orhan Aldıkaçtı. değil mi? Liderliğinde veya önderliğinde 1982 anayasası yazıldı. >> Yazıldı ve kabul edildi. Ve kabul edildi. Efendim kardeşim >> Aldıkaçtı >> Aldıkaçtı. Güzel isim bence soyismi. Nazım Aldıkaçtı. Neyi var? >> Ramazan Aldıkaçtı. Murat Aldıkaçtı. Efendim >> ülkeden bir şey aldık >> yazdı açtı olsa olur. >> Evet. Türkiye'de sosyal ve kültürel hayatta bu arada bu kadar bunalım yıllarda insanlar herhalde oturup pop dinleyecek hali yok. Doğru mu kardeşim? Herkes burada ne dinliyor? Arabeskçıları evet var. Gene Müzeyyen Senar var. Ajda Pekkan var. Bunlar zaten ne dedim ben size? Her dönem var. Bülent Ersoy var ama Bülent Ersoy 80 darbesinden sonra kaçmıştır. Kaçmıştır derken yurt dışına gitmiştir. Çünkü vatandaştan çıkarılmıştır. Daha sonra tekrardan Özal affetti çoğunu. Kardeşim o kadar çok sanatçının, Türk vatandaşının ilişkisi kesildi ki hepsi yurt dışına gittiler. Sonra tekrardan Özal af getirdi de geri geldi. Bugün gördüğünüz o büyük sanatçıların hepsi aslında bir dönem yasaklıydı. La bu ülkede yasaklı plaklar, yasaklı kasetler var. Hiç dikkatinizi çekiyor mu? Duydun mu sen yasaklı kaseti? Mesela bende Emrah'ın yasaklı kasedi vardı. Müslüm Gürses'in yasaklı kasedi vardı. >> Evet. Evet. Ya ç mesela onu dinliyorsun. Bak düşünebiliyorsun. Şimdi bu Türkiye'de bugün böyle bir şey yas yani ya yasaklı CD'ler ya şarkıcılar CD doldurmuşlar bu ya da yasaklı klipler. La ülkede bir tane izlenecek adam bir şey kalmasın. Haksızsam söyle. O zaman asker denetti. Düşünsene askerin denetti. Asker dinliyor şarkıyı, şarkıyı ya da türküyü beğenmiyor. Yasaklı, >> zararlı bu. Topluma zarar bitti. Ondan sonra Emrah falan çok yasaklı şey var. O başka yasaklanan filmler var bu ülkede. Yasaklanan film mesela burada yasaklanmış. Gitmiş Berlin Film Festivali'nde ödül almış. Suz işte 1961 darbeden sonra. Ya o yüzden çok yasaklı yıllardır. Ha bizimki de çok özgürlükçü. O da bir ayrı konu da o da çok yasakçı. Bizde ne yok o zaman? Bir ara yok. Bizim arayı bulmamız lazım. Tamam. Türkiye'de sosyal kültürel hayatta Yeşilçam zaten biliyorsunuz ki işte Rıfat Ilgazlar, Hababam Sınıfları işte Metin Akpınar, Zeki Alasya hepimizin yıllarca Kemal Sunal, Adile Naşit, Münir Özkul. Efendim o zamanlarda bu o ses Türkiye gibi yarışmalar vardı. O zamanlarda yapılan ses yarışmasında mesela Yıldırım Gürses. Annelerinize sorun, anne veya babalarınıza sorun. Yıldırım Gürses'i çok severler. Hatta eee Yıldırım Gürses'in herhalde hayatı film olacak. Film olacak yani. Çünkü bizim zamanımızda bizim yani şu an bizim için bir şey ifade etmiyor ama annelerimiz babalarımız için çok önemli insanlardır. Yıldırım Gürses. E zaten Müslüm Gürses söylemeye gerek yok. Ferdi Tayfur değil mi? Yavaş yavaş yavaş yavaş artık 80'li yıllarda eee yeni ilk kasetlerini falan ve ilk filmlerini çekmeye başlayacaklardır. Bunları da söyleyeyim. Edisun hepimizin bildiği Fatma Girik. Girik diyorum. Girik Hülya Koçyiğit değil mi kardeşim? İnanılmaz. Türkan Şoray. Hep bunların filmleriyle büyüdük değerli arkadaşlar. Onu söyleyebilirim. İşte Deve Kuşu Kabare tiyatroları. Tiyatro inanılmaz seyrediliyor arkadaşlar. Tiyatro Türkiye'de tutmuştur. Bak söyleyeyim size. Tiyatro günümüzde de tut ama tiyatroda şöyle bir şey var. >> Yer bulamama değil kardeşim. Bir eee il bazında var. İlçe bazında çok az var. O yüzden Gez tiyatrolar vardı eskiden zamanında. Hatta Kazım Karabekir şehit çocuklarına şarkılı ibret oyunlarını oynatmak için her yere o şehit çocuklarını şeye gönderdi. Gezici tiyatrolar. Seyyar sahne kurmak basit bir şey. Takasa kuruyorsun hemen yapıyorsun. Ama Türkiye'de işte tek bilet al, onu yap, oraya git. Zaman, mekan. O yüzden insanlar tiyatrodan son zamanlarda sadece en Türkiye biliyorsun dünyada en fazla televizyon izlenen ülkelerden hala birinci. Birinci veya ikinci Amerika'dan sonra çok izliyoruz arkadaşlar. İnanılmaz televizyon izliyoruz. Yani >> efendim >> 8. >> Oğlum bende Allah bir tut ben 80'li yılları karıştır oğlum. Bende televizyon vardı da >> televizyon vardı. Tamam vardı. Bir tane kanal vardı. Nazım sen ben kumandan hikayeni biliyor musun? Kumandan biliyorum. >> Ben bizim eskiden televiz yani herkesin televizyonu sadece bizim değil. A bu televizyon ya şu bak şu televizyon zaten 37 ekran veya en fazla 40 ekrandır. Şurada tuşlar vardı. Kumanda yok Nazım. Biz yedi kardeşten birimiz her gün kumanda olurduk. Gülüyorsun değil mi? Babam derdi ki bas. Buna basardık. Bas buna bas. Yani özel televizyonlar yeni yeni start TV falan. Bas. Bir birimiz televizyonun yanında kumandaydık ya. Şaka gibi geliyor değil mi sana? Bütün televizyon markaları aynı. Grundig herkes bu kumandaydı. Benim adım o yüzden kumandandı. >> E bir de ne var? Sesi kız. Ses aç. Babam beğenmez. Ajansa geç. Ajansa geç. Lan kumanda yok. Kumanda. Kumanda olması birisi kumandan olması lazım. İşte ben kumandan oluyordum. Yedi kardeş her gün haftada bir gün yedi kardeş olunca bölünüyorduk. Anladın mı kardeşim? >> Siz ne yaşıyorsunuz şimdi? Zırt diyorsun kanalı değiştiriyorsun. Bir de düşünsene böyle olduğunu. Bir de bunlar tek basıyorsun. Bazısı elinde kalıyor. >> Evet. TRT benim elimde kaldı bir gün. TRT insanın elinde kalır mı ya? TRT elimde kaldı diyorum sana. Basılmıyor. Ondan sonra şurada televizyon çekmez. Şurada bir tane çatal >> arka tarafa çatal. Çatal takıyoruz ama herhangi bir bağlantı yok yani. Çatalı takıyorsun da televizyon en bir uyduyla bağlantısı yok ya. >> Ya oğlum çok sıkıntılı günler ya. Ya nasıl televizyon izlediğimi anlatıyorum. Her şey siyah beyaz. Renkli televizyon. Daha sonra renkli televizyona geçişler. Yani Türkiye için zor yıllar. E ben bunun bir kısmını yaşadım.

Ama benim bir önceki savaşını, şunu bunu, hepsini kumandayı, anladın mı? He ya, TRT elimde kaldı lan bugün. Sen ne konuşuyorsun? Evet, devam edelim. Bakın Singer dikiş makinesi. Bir taraftan annem orada dikiş yapar. Babam orada televizyon, kumanda, televizyondan bir şey izlemek ister. O onu şeyinden dolayı şöyle basıyorsun ya, sin, o ses çıkarır. La oğlum, vallahi çok sıkıntılıydı ya. Lan sabah yatacağım, okula gideceğim, haberlerin bitmesini bekliyordum ya o yüzden. Anladın mı? Ben haberlerin yanında büyüdüm.

>> Yi kardeş, aynı odada değil mi?

>> Bir de gözümüz de bozuldu. Ben şimdi buradan bakardım. Anladın? Hepsi sıkıntılı yani. Devam et bakalım. Sosyal kültür hayatı.

>> Gece kondulaşma.

>> Gece kondulaşma ve çarpık kentleşme özellikle İstanbul'da ve İzmir'de ve Ankara'da devam etmiştir. Çünkü buralar oy potansiyelidir. Devam.

>> Toplumculuk adı verilen.

>> Toplumculuk adı verilen ne ortaya çıkmış? Edebi akım ortaya çıktı. Ortaya çıktı. Devam.

>> Necip Fazıl Kısakürek.

>> Çile adlı kitabını yayınlamıştır. Çile adındaki kitabını yayınladı. Sadece o değil. Birçok kişi var. Adalet Ağaoğlu var. Evet. Devam et.

>> Adalet Ağaoğlu ve Türk.

>> Adalet Ağaoğlu çok kitabını okudum. Ve Vedat Türkali. Bunlar önemli edebiyatçılar kral.

>> Tabii toplumsal sorunları ele aldılar. Sorunları ele aldılar. Devam. Orta.

>> Yusuf Ziya Ortaç.

>> Nurullah Ataç.

>> Lazım. Sesli.

>> Cemil Meriç. Bir tanesini atladın. Kaplan.

>> Ne?

>> Mahmut Kaplan.

>> Mahmut Kaplan. Bu kimmiş? Bir araştır bakalım. Tamam.

>> Devam.

>> Devam devam. Sonra.

>> Dormen.

>> Dormen.

>> Birleşik Sanatçılar Topluluğu.

>> Birleşik Sanatçılar Topluluğu.

>> Deve kuşu kabare.

>> Deve kuşu kabare. En çok bu bilinir. Kabare tiyatrosu. Ünlendi. Devam.

>> Ne kadar? Alasya.

>> Zeki Alasya.

>> Metin Akpınar. Evet.

>> Adil.

>> Adil Naşit bildiğimiz insanlar. Evet.

>> Şener Şen, Kemal Sunal.

>> Evet, hepsini yazabiliriz arkadaşlar. Münir Özkul'u yazmaya gerek yok bundan sonra. Ediz Hun, Fatma Girik, hepsi var. Devam. Yeşilçam'ın.

>> İşte burası çok önemli. Metin Erksan'ın.

>> Yönetmenliğinde.

>> Yönetmenliğindeki Susuz Yaz filmi dikkat. Türkiye'de yasaklanmıştır bir dönem. Filmi Berlin'de ne oldu?

>> Berlin'de Altın Ayı ödülünü aldı. Altın Ayı ödülünü aldı. Peki şu an bu film serbest. Sizlerden ricam, boş vaktiinize canınız sıkıldığı zaman bu filmi izleyin. Niye yasaklandığını anlayacaksınız. 1964'te.

>> 1964'te.

>> Antalya Film Festivali düzenlemeye baş.

>> Antalya Film Festivali düzenlenmeye başlandı. Düzenlenmeye başlandı. Evet.

>> Arab kadını verilen.

>> Damar yani.

>> Arabesk adını verilen.

>> Yeni.

>> Yeni bir anlayış ortaya çıktı. Peki sana sor. Arabesk'in kurucusu kim?

>> Ferdi mi diyorsun? Evet. Murat Arabesk'in kurucusu kim?

>> Üstüm güç diyorsun. İkisi de değil. Ben söylemem. Araştır. Arabesk'in kurucusu Türkiye'de kim? Taverna müziğiyle çok karıştırılır. Yanlıştır. Arabesk'in bir kurucusu var Türkiye'de. Çok bilmem. Popun da kurucusu var. Popun kurucusu kim? Pop deyince aklına hemen Tarkan geliyor. Tarkan mı sence?

>> Kim?

>> Kadın söyle. E biliyorsun o kadarını.

>> Söyle şarkıyı söyle.

>> Oğlum anavut kaldırma. Çok yakın lan. Pop diyorum. Pop. Ben saksı değilim deyip masaya vurdum. He.

>> Ediz Hun.

>> Ediz Hun.

>> A değim. Dur bak. Ona benzeyen bir adam.

>> Ona benzeyen bir adam. Evet. Popun kurucusu odur Türkiye'de. Evet. Devam et bakalım.

>> Yani Arabesk'in kurucusunu bilmiyorsunuz ya. Hakkı Bulut. Vallahi billahi.

>> Gençliğe vedaş. Ben söyledim. Sen duymadın.

>> Yıldırım Gürses'lenmiştir. Tabii bu zamanlarda soy isimler neye göre veriliyor kardeşim? Mesela Hamiyet Yüceses. Mesela Hamiyet yücedir. O ses son. İbrahim Tatlıses. Normalde ne oluyor? Tatlı ses oluyor. Müslüm Gürses mesela Gür ses değildir. Başka bir şey oluyor. Ferdi Tayfur'un gerçek adı Ferdi Tayfur mu? Ne?

>> He işte Cüneyt Arkın. Fahrettin Cüreklibatur mesela değil mi? Tarkan Tevetoğlu. Normal Tarkan'ı kullanıyor sadece. Cem Karaca, Erkin Koray.

>> Cem Karaca tabii ki çok önemli bir insan. Ve.

>> Erkin Koray. Bak hep aslında dinlediklerimiz işte bunlar var ya şu saydıklarım inanılmaz bir yani 60-80 kuşağı müthiş sanatçılar çıkartmıştır. Erkin Koray.

>> Önemli sanatçılardır. Evet, yazalım. Başka?

>> Barış.

>> E yani Barış amca değil mi? Allah rahmet eylesin hepsine. Barış Manço. Evet.

>> Anadolu Rock adı altında.

>> Anadolu Rock adı altında. Evet.

>> Bir müzik grubu. Bir müzik türü. Ayriyeten hangi grup var? Çok dinlerdik zamanında. Hangi grupmuş? Moğollar. Tabii. Devam.

>> Bitti.

>> Bitti mi? Fazla mı yazmış? Önemli değil.

>> Bir şey alt mikrofon yaz.

>> Neymiş altın mikrofonu da?

>> 1965'te Altın Mikrofon. 1965'te Altın Mikrofon yarışması düzenlendi zaten. Yıldırım Gürses kazandı. Doğru mu?

>> Ferdi Özleyenler var. Taverna müziği başladı. Müzik ve özellikle sinema, eee, edebiyat inanılmazdır 60-80'de. O yüzden annelerimizin kuşaklarıdır. Zeki Mürenler burada, sanat güneşi ya ne insanlar var. Ferdi Özbeyenler falan. Kardeşim bura acayip bir yer ya burada ya şu günkü kalite yani plak dediğimiz olaylar daha 50'ler 60'lar taş plak da bundan sonra plağa geçildi ya inanılmaz yani. Ya şuranın müzik kalitesi veya şey ses kalitesi hiçbir şeye benzemiyor kardeşim. Bu bir gerçek yani. Tamam. Şimdi burayı bir de ne yapalım? Genel tekrarını yapalım. Sonra soruya geçeceğiz. Hazır mıyız? Nazım. Türk Ermeni ilişkilerinde 4T planı Ermenilere aittir. Ermenilerin kurduğu örgütün adı ne? ASALA. Türkiye'de bunalımlı yıllar. Bakıyorum, bakıyorum, bakıyorum. Biliyorsunuz ki MBK yaptı. Milli Birlik Komitesi hapış darbesini yaptı. Şurası çok kıymetli. Burası o kadar kıymetli ki çünkü bir öğrencinin yapma ihtimali bilmediği sürece mümkün değil. Aşağıdakilerden hangisi 1961 darbesinden sonra Türkiye'de meydana gelen gelişmelerden biridir. Bu kadar basit. Ben de size diyorum ki 3 ve 4 harfli çoğu kuruluş burada kuruldu. Devlet Planlama Teşkilatı DPT 3. HSK sonra HSY kaldı 3. Efendim TÜBİTAK, TRT bak hep bu zamanlar kuruldu arkadaşlar. O yüzden şurayı bir bilmemiz lazım. Doğru mu lazım? Türkiye'nin ilk koalisyon hükümetini bileceğiz. Kimmiş kardeşim? Evet. Peki Adalet Partisi'nin kurucusu kimdi? Ragıp Gümüşpala'dır. Bunu da biliyoruz. Öğrendik mi şimdi? Evet. Geldik buraya. Geldik buraya. Geldik buraya. Buraya geldik. Buraya geldik. Buraya geldik. Darbe darbeyi yapanı biliyoruz falan. Devam ettik. Türkiye'de. Evet. Bur burasını yapar mıyız acaba?

>> Bayrak hareketi.

>> Yok önemli değil. 12 Eylül sorulmaz kardeşim. Çok sıkıntı çünkü hala yaşama devam ediyorlar ya insanlar. Metin Erksan eğer buradan soru gelirse ne geliyormuş? Evet bu çok kıymetli ve herkesin izlemesini de öneririm. Ondan hariç burada gelebilecek herhangi bir soru yok desem inanır mısın? Çünkü Türk buradaki soru Kıbrıs'tan gidecek. Kıbrıs'tan veya diğer Yunan muhabbetlerine. Peki hep beraber yapalım. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye ile Yunanistan arasında 1960-80. Bakın burada size yumuşama demek zorunda değil. Size ne de verebilir arada? Tarih de verebilir. Hadi 60-80 arasında Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan bir gelişme değildir. A) Kıta sahanlığı sorunu var mı? Var. B) Azınlıklar sorunu. Batı Trakya azınlıkları var mı? Var. C) Kıbrıs sorunu var mı? Var. D) Kardak Kayalıkları krizi yok. 90'larda orada sana 60-80 diyorsa hemen kafayı çalıştıracaksın. Ya öncesi yani nüfus mübadelesi ya da sonrası ne? Kardak Kayalıkları. O yüzden genellikle bu iki cevaptan birini vermesini bekliyoruz. Bitti mi ya? Promosyon da biter mi ya? Hadi 27 adet soru. Evet geldik sorulara. Yumuşama deme dene. Yumuşama dönemi. Sonra 2,5 saat ders anca 2,5 saat dedim lan. Demek ki 2,5 saat civarına falan geldik herhalde. Evet yine süre tutuyoruz. Toplam 27 sorunuz var. Yaklaşık 7 dakika süreniz var. Başlıyoruz. Hadi bakalım. Ben de 7 dakika içinde çözeceğim. Hazır mıyız? Süre başladı. Arap zirvesinde Filistin Kurtuluş Örgütünün liderliğini yapan, El Fetih'i kuran 1929-1992 yılları arasında yaşayan kişiyi soruyoruz. Zaten Filistin'le alakalı burada bir Mahmut Abbas var. O hala yaşıyor. Doğru mu? Dur Nazım.

>> Geri gel. Buradan bir önce şeyi bir yapalım da ondan sonra şöyle yapalım ya. Tamamdır. Burada kim var kardeşim? Yaser var. Bird bir başladık. 69 yılında üye devlet arasında dayanışmayı geliştirmek, eşsiz ve sömürgecilere karşı durmak. İslam beldelerini özellikle Filistin haklarının mücadelesine destek vermek amacı. Arkadaşlar İslam diyor zaten burada İslam olarak bir tane var ama bunu kısaltıp da verebilirler. Doğru mu? İKÖ. Günümüzdeki adı İİT değil ya. Tamam. Cevap İslam Konferansı. Dünyanın diyor ilk paket dağıtım ağı yani en yakın kullanılmasını sağlayan olay ne? Tabii ki ARPANET. Devam. El Hac Malik El Şahbaz dedi ki ben hiçim. Ve kendisinin soy ismini ne verdi? Soy ismi değildi takısı olarak Malcolm oldu. Afrika özellikle Amerika'daki Afrikalıların siyah simgesi iki kişi var. Martin Luther King ve Malcolm X. Peki SSCB ile ABD neden yumuşama dönemine geçti? Çünkü nükleer kuvvetlerin hepsi eşit hale geldi. İkisini de birbirine nükleer atma ve dünya için Dünya Savaşı'na sokma ihtimali var. Kennedy-Kruşçev görüşmesi var. O zaman üçü de yumuşama dönemine geçilmesini sağlar. 33 Avrupa ülkesi Amerika'yla Rusya'yı masaya oturtturdular 1975'te ve Helsinki Nihai Senedi'ni imzalattılar. Dikkat. Ve bu Helsinki Nihai Senedi'nden sonra bu kuruluşun adı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT'e döndü. Cevap ne? Helsinki Nihai Senedi. Bağlantısızlar hareketinin diyoruz hangi konferansta? Ben size dedim ki bağlantısızların bağ bağlı bulacağım. Nerede bağ? Bandung Konferansı Endonezya. Cevap Adana. Öğretmen EOKA diyor, Enosis diyor, Megali İdea. Doğru mu kardeşim? Özellikle EOKA ve Enosis'ten zaten ben bunun hangi mesele olduğunu anlıyorum. Kıbrıs. Siz bile reddeceksiniz kendinizi. Rahat olun. Bazen çağdaş size zor gibi gelebilir ama soruları çözdükçe bak işte soru çözmek başka bir şey. Evet. OEY'in kurucu ülkelerinden biri değilim. Sayalım. Suudi Arabistan. Doğru mu? İran, Irak, Kuveyt ve Venezuela. Suriye var mı? Yok. O zaman cevabım Edirne. 1955'te beyazların oturduğu yere kendisinin oturup kalkmamasıyla beraber olayları başlatan bir kadın vardı. Bu kadını bilelim. Rosa Parks hayatını YouTube'dan da izleyebilirsiniz. 80-88 İran-Irak Savaşı'nda Yarbay Oliver North hatırlayın bakalım her iki tarafa da silah satıyordu. Tarihte biz bu skandala İran-Gate olayı veya İran-Gate skandalı diyoruz. İran-Irak Savaşı'ndan Irak güçsüz çıkınca ekonomisini toparlamak amacıyla gitti Kuveyt'e saldırdı. 1. Körfez Krizi'ne sebep oldu. Cevap ne? Kuveyt. 1954'te Kıbrıslı Rumlar tarafından, bu 52 de olabilir bak dedim size 55 de olabilir önemli değil. Kıbrıslı Rumlar tarafından kurulan terör örgütünün adını soruyorum. EOKA. Tık tık nasıl gidiyor değil mi?

>> Efendim Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama fikrinin adı Enosis. Doğru mu? Türkiye 75-78 yıl arasında ambargo uygulayan devlet Amerika. Çıkan sınav sorusu bu arada KPS'de. 1963 21 Aralık'tan 27 Aralık'a kadar daha sonra 64'ün devamında da devam eden tüm olaylara verilen isim Kanlı Noeldir. Doğru mu? Tamam. 1964'te şehit edilen pilotumuz kimdir diye sorduk, anlattık. Hatırladınız. Hemen buradan bildiğiniz kişi Cengiz Topel. Çok iyi gidiyorsunuz. Hatırla nükleer savaşın eşiğinden dönülen gündü. Küba Krizi'nde, füze krizinde. Diğer adı Ekim Füzesi Krizi'ndeydi. O zaman cevabımız ne? Bu neye sebep oldu? Başlangıç sayıldı. Küba Krizi'nin sona ermesi. Bana Vietkong'lular bir şey yapmadı ki. Ben onlarla niye savaşayım dediği için hapse atıldı. Madalyalar alındı. Daha sonra ise hapisten çıkarıldı. O çıkarken Müslüman oldu. İlk adı Cassius Clay döndü. Ne oldu? Muhammed Ali oldu. Bu arada tarihte iki tane Muhammed Ali var. Bir Muhammed Ali, bir de Muhammed Ali Cinnah. O Pakistan Devleti'nin kurucusu. Masal Bilge Nazım'ın kızının adı. Doğru mu? Yumuşama döneminde Türk dış politikasına 5 tane sorun yazıyor ama hangisini yanlış yazdığını soruyoruz. Ege hava saha sorunu var. Ege Adaları var. Kıta sahanlığı var. Kıbrıs var ama Patikane sorunu diye bir sorun artık kaldı mı? Kaldı. Devam. Uzaya çıkan ilk insanı soruyoruz. Uzaya çıkan ilk insan Yuri Gagarin'dir. Valentina Tereshkova ilk kadındır. Sayın Bay Başbakan ısrarla söyledim çünkü size cümle böyle başlayacak. Böyle bir şey yapmadan önce bize danışmanız lazım. Bizim silahlarımızı kullanamazsınız. Lyndon B. Johnson. Doğru mu? Hangi mesele? Kıbrıs.

>> Çok merak ettim.

>> Git bak. Belki buştur. Metin Erksan'ın yapmış olduğu bir filmdir. Necati Cumali'nin eserinden Ege'de bir köydeki suyun tekelleştirmesi üzerindeki toplumsal adalet ve sınıfsal mücadeleyi işler. Erol Taş, Hülya Koçyiğit oynar ve bu film 1964 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı'ya layık görüldü. Cevap ne? Susuz Yaz. Kıbrıs Harekatı başladığında ülkemizin başbakanı Bülent Ecevit'tir. Hükümet ortağı ve başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan'dır. Dikkat. Bu CHP, bu da MSP Milli Selamet Partisi'dir. İkisi koalisyondur. Kanlı Noel olaylarından sonra hemen sonra değerler İngiliz bir general eline bir yeşil kalem aldı ve Lefkoşa'yı ikiye ayıran sınırı yaptı. Cevap ne? Yeşil Hat. Dikkat edin. Dikkat. Bağlantısızlar ve tarafsızlar olarak ne demiştim? Mert, Hakan. Yandaş demiştim ama ne diyordum ben buna? Asla yandaş değil. Mısır, Hindistan, Yugoslavya. Nerede? Mısır, Yugoslavya, Hindistan. Cevap Denizli. Çin ile ABD hatırlayın Japonya'da düzenlenen masa tenisi turnuvasından sonra Çin Amerikalı sporcuları nereye davet etmişti? Hatırla. Eee, Pekin'e. Ondan sonra da bu diplomasi tekrardan özellikle Çin'i ne yapmıştı değerli arkadaşlar? Birleşmelere tekrar üye yaptı. Evet. Kaç dakikada çözdünüz? E sınav da böyle olacak işte. Geçiyorum yerimi. İşte bu kadar. Korktuğunuz çağdaş korkmayın arkadaşlar. Belki de inanın Osmanlı'dan daha kolaydır. Sadece olayın mantığını çözmeniz lazım. Neydi mantığımız? Mantığın olmamasıydı. Yani her konuyu kendi içinde bağımsız düşünecektik. Var mı sıkıntımız? Yumuşama dönemi ikinci videosuyla tamamen bitti. Artık diyoruz ki askerde çok söylenir değil mi?

>> Şafak olmuş.

>> Johnny Mon kim takar? Uni muni. He. Evet. Şafak doğan güneş diyoruz. Son videoda görüşmek üzere.