📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

58) KPSS / AGS Tarih - Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi - Yumuşama Dönemi I (1961-1990) - Ramazan YETGİN

Benim Hocam2:33:48

Transcription

Değerli arkadaşlarım, hepinize merhabalar. Yine kameramanımız Murat kardeşimle beraber, doğumu gerçekleşen Nazım gibi oldu da Nazımcığım, hayırlı uğurlu olsun. Allah analı babalı büyütsün.

Gökçe, durumumuz da geldi. Sağlık sıhhat yerinde, inşallah sağlığı sıhhati yerinde, keyfi de yerinde. O yüzden Nazım dedi ki, "Hocam, kalan sonuç videoda da ben yer almak istiyorum. Çileği ben çektim 9 ay," deyip Allah. Yengem nasıl? İyi mi? İyi.

Aman iyi olsun inşallah. Tabii, süre içinde hayatın insanları nereye getireceği belli olmuyor. Bugün sınava hazırlanan birçok hamile kadınımız da var aynı anda. Hatta doğuma, sınava denk gelenler de var. Sınav zamanları artık belli olmuyor. Düşünün ki öyle bir Türkiye'de sınavlara giriliyor ki, onu bile ayarlamak zorunda bırakılıyor. Doğru mu kardeşim? Öyle olmuyor yani. İnşallah Rabbim isteyenlere nasip eder.

Geldik son üç videodan iki videoluk olan yere, yani yumuşama dönemi. Değerli arkadaşlar, yumuşama döneminden %100 sorunuz var. Bakın, sadece son üniteden gelip gelmeyeceği belli değil ama bu ünite, dört sınavdan tahminim ikisine. Bak, bir daha söyleyeyim. Dört sınavdan tahminim ikisine. Belki AGS buraya kadar gelmeyebilir. Peki, hocam, üçünden de gelebilir mi? Evet. Üçünden de gelebilir. Yani ön lisans, ortaöğretim, lisans. Niye peki bu kadar önemli? Aslında günümüze doğru yaklaşanları sormak daha mantıklı gibi.

Aslında insanın doğduğu yılları bilmemesi kadar ilginç bir şey yok. 82 doğumluyum. Sallıyorum, 90'a kadar, belki de 95'e kadar bilmiyorsun dünyayı. Doğru mu? İzliyorsun ama ne olduğunu bilmiyorsun. Bak, ben 89'da Berlin Duvarı'nın yıkılışını izledim televizyondan. Daha ben neleri izledim ya! İran-Irak Savaşı'nı izledim. Bir tane kanal var ya, başka kanal yok ya. Mecburen ne gösteriyorsa. O yüzden ajans dediğimiz haber kanalları, hani TRT'nin saat başı haberi vardı. Bilmiyorum, şu an var mı? Saat başı var mı?

Şeyde var. Radyolarda var.

Radyolarda var. Normalde saat başı haber vardı. Öylelikle gün içinde olan hiçbir şeyi kaçırmıyordum, biliyor musun? Saat başı haber olduğu için. Çünkü saat 10'da bir olayı, 20'de hemen şey yapılabiliyordu, bahsedilebiliyordu.

Ferit haber yapıyor.

Ferit haber yapıyor mu? Saat başı. Yani eskiden öyleydi. Bilmiyorum. Şimdi haber izlemeye fırsat kalmıyor. Twitter'dan zaten oradan buradan haberler sürekli son dakika diye bir yere hani hashtag yap, bas zaten belli oluyor.

En son Türkiye'de de dünyada şu Amerika'da yaşanan rezillikleri görmüşsünüzdür hepiniz. Oraya da zaten ayrı değineceğim ama bir önceki videolarımda hatırlayın, İsrail meselesinde İsrail'in niye bu kadar güçlü olması ve Amerika Birleşik Devletleri dahil olmak üzere birçok Avrupa ülkesini esir almasının sebebi işte bunlar. O adaya götürülen ve insanların çekilen videoları ve onlara yapılan şantajlar, kabul etmeyenlerin öldürülmesi, doğru mu? Uyuşturucuya bulaştırılması, insanların kendilerine bağımlı hale getirmesi. Rabbim korusun çocuklarımızı, korusun. Özellikle her deprem sonrası bu memlekette, bu ülkede bu konuşuluyor kardeşim. Doğru mu kardeşim? Konuşuluyor. Biz bunları önlemek için ne yapacağız kardeşim? Çocuklarımızı koruyacağız. Veya hemen bazı çığırtkanlar oluyor bu ülkede şu anlamda, işte uluslararası acil yardım. Bakın değerli arkadaşlar, uluslararası acil yardım da gelenler öyle yerlere, öyle şeylere kuruyorlar ki, çıkarılan çocukların size geri teslim edilmediğini bilmiyoruz, devletimize teslim edilip edilmediğini bilmiyoruz. Hani biz bunu yapıyoruz belki, hani belki vicdanen yapıyoruz. Bir yangın söndüremediğimiz zaman ne yapıyoruz, hemen çağırıyoruz veya bunu ama birçok işin de bir yurt dışı ayağı olduğunu, yangını söndürmede birçok şey yok ama depremlerden sonra Allah korusun, büyük sellerden sonra gelen yardım kuruluşlarına biraz ihtiyatlı davranmak lazım. Yani ihtiyatlı davranmazsak ne olabiliyor? Çocuğu ebeveyni şeyden çıkarıyoruz, enkazdan ama bu sefer de geleceğini ne yapamıyoruz, göremiyoruz. Mesela Allah korusun, yani olmuyor desem yalan olur. 99 depremde çok konuşulmuştu mevzu. İşte 2023 Şubat depreminde de aynı meseleler gene bu memlekette konuşuluyor. Demek ki Ortadoğu, Avrupa ve Amerika için bir insan deposu. Bizi kimse kara gözümüze, kara kaşımıza sevmiyor. Organlarımız için seviyor.

Doğru mu kızım?

Organlarımız için ve maalesef ki bu şeytani ayinler için. Rabbim korusun çoluğumuzu, çocuğumuzu, memleketimizi korusun. Gerçekten çok üzücü, verici hadiseler. Birçok videoyu bakıp izleyemiyorsunuzdur bile. Hani açılıyor videolar. O yayınlanan belgeleri görmüşsünüzdür. Hepiniz okuyorsunuz. Bunlar demek ki hayal mahsul değil. Sco Game gibi bir filmde demek ki hayali değil. Doğru mu kardeşim? Belki de o adadan esinlenerek yapılan bir filmdi. Bunu bilebilen var mı aramızda? Yok. Ama oradaki maske takan insanları hatırlayın. Bu insanların ölümlerini zevk alan, bunu yarışma haline getiren, bir de bunun üzerine tecavüz ve pedofili de birleştiği zaman ne oluyor derse, işte Türkiye dünyanın halini görüyorsunuz. Avrupalı liderler niye? Sadece Avrupalı liderleri mi gördüğümüz? Ünlü sanatçılar, yönetmenler, yönetmenler toplumun örnek alacağı kitlesel peşinden giden insanlar. Amerika olsun, Avrupa olsun veya Türkiye olsun fark etmiyor. O yüzden ne yapmıyormuşuz? Her gördüğümüzü takip etmiyormuşuz. Bilinçaltına yerleştirilen kliplerdeki birçok obje var. Bu 1990'lardan itibaren televizyonun büyük bir güç haline geldiğini gören Avrupa ve Amerika sektörünün, özellikle film ve endüstrisinde ele geçirmesiyle beraber ortaya koyduğu bir şey. Biz farkında olmadan ne yapıyoruz kardeşim? Belki de birçok şeyi zihnimize, bilinçaltımıza verip, o bilinçaltıyla beraber tüketim alışkanlığı kazanabiliyoruz. O bilinçaltıyla mesela bir amblemi gördüğümüz zaman kesin güvenilir deyip gidip alıyoruz. Yani aslında bizler yaşam sürerken birçok tecrübeyi edinmeden bilinçaltımızda hareket edebiliyoruz. Bunu kimse bilmiyor. Rabbim korusun diyoruz. Yapılanları kendimiz gözümüzle gördük. A videolardan birkaçını izlemeye yürek dayanmaz. Hele burada orada Türk çocukları da var, belli yani. Öyle ya da böyle bağıranlar, çağıranlar. Rabbim kahrı perişan eylesin. Şu Berat Gecesi'ndeyiz. Ben bu gece, bu gece çekiyorum bu videoyu. Siz yarın izleyeceksiniz ama Rabbim, yani bu insanlara iyi ki cehennem var diyorsun yani. Yoksa ne olacak yani? Düşünsene, yapan yaptığıyla kalsa bu dünyada ne olur? Nazım, yapan yaptığıyla kalsa ne olur? Ama sadece öbür tarafta değil, bu tarafta da, bu dünyada da çeksin istiyoruz.

Geldik yumuşama dönemine değerli arkadaşlar. Diğer ismi detant diye geçen bir kelime. Acaba deterjan ismi oradan mı geliyor? Nazım, ne diyorsun?

Oradan geliyor.

Yumuşatıcı lan! Hemen yedin lan gene. Evet. Detant kelimesi yumuşama diğer ismidir. Bu arada yumuşama, dikkat edin lütfen tarihe bir dikkat. Herkes tarihe baksın. 61-90. Halbuki 47-90 soğuk savaştır. Soruya göre bakacağı öğrenci, soruya bakmazsak sınavda atarım. Mesela sınava girdin. Aşağıdakilerden hangisi yumuşama dönemi? Sen yumuşamanın 61-90 olduğunu tarihsel anlamda bilmek zorundasın. Ama ben dedim, ne dedim size? MEAP bunu ne yapmalı? A) 47-61 restleşme, işte B) 61-90 yumuşama şeklinde ikiye bölüp anlatabilir. Çünkü çok mantıklı. En azından çocuk bunun ikisinin de soğuk savaş mantığında olduğunu anlamış olur diye düşünüyorum. En azından soru mantığına. Ben Milli Eğitim Bakanı olsaydım, Talim Terbiye'ye bu emri verirdim. Çünkü soğuk savaş dönemi demek 47-90'dır kardeşim. Bunun adı budur. Ama maalesef ki araya böyle bir yumuşama geçiyor. Peki, bir şey söyleyeceğim. Yumuşayınca her şey düzeliyor mu? Hayır. Hayır. Bak buranın ikinci başlığına. Yumuşama dönemi. E ne anladım ben bu işte? Soğuk ama soğuk savaş. O ilk başı var ya, 47-61. Teşkilatlar sürekli kuruluyor. O ona, o ona, o ona, o ona, o havaya gidiyor. 57'de Sputnik, hemen NASA kuruluyor, Apollo atılıyor, bilmem. Bayağı bir ne var orada? Sürekli hızlık var. Hızlık, hemen yapıyor, hemen yapıyor. Çünkü cevap vermezsen ne oluyor? Dünyanın gerisinde kalıyorsun. Daha sonra onların gerisinde, batı doğunun ya da doğu batının gerisinde kalıyor. Bunu engellemek amacıyla çok sert geçen ve dünyanın neredeyse nükleer savaşın eşiğinden döndüğü gün bile vardır. Bak, bir daha söylüyorum. Dünya nükleer savaşın eşiğinden dönmüştür. Haberiniz var mı? Bunu yeri gelince anlatacağım. Ama önce tabii ki yumuşamanın sinyalleri var. Ve bu sinyalleri yapan Avrupa'dır. Avrupa, özellikle iki blok arasında, iki blok arasında. Bir de biliyorsunuz arada kalanlar vardı, bağlantısızlar. Daha yeni şey olmuşlar, ne derler ona? Daha yeni bağımsızlıklarını kazanmışlar. Kardeşim, doğuya gitse batı saldıracak, batıya gitse doğu saldıracak veya ticaretleri kesilecek. O yüzden üç devlet öncülüğünde, dikkat, devlet var ama o devletler hepimizin biri. Zip, Bamppe, Gine, Kongo. Hani hep duyduğunuz 3. sınıflı Afrika'nın aşağıdaki orta ve Güney Afrika'daki devletler var ya, onlar Tanzanya, şu bu, hepsi daha yeni sömürgeden kurtulmuş. Hangi sömürgelerden? İşte atıyorum Fransız sömürgesinden. Atıyorum Belçika. Şu Belçika çok az işleniyor. Bir gün de onu anlatacağım. O Belçikalıların yaptıkları kimse yapmadı. Kongo'da Belçika mesela, onların büyük sömürgeleri. Almanya sömürgeleri vardı. İtalya sömürgeleri vardı. Bu sömürgelerden kurtulanlar bağlantısızlara geçti. Ne senciğim, ne batıcığım, ne doğucum. Biz bunlara 3. dünya ülkeleri veya tarafsızlar diyorduk ama üç kurucusunu bilmek zorundasın. Bak, bir önceki videomda söyledim aslında. Kuruluşu 1955 Bandung, Endonezya'nın Bandung kentinde yapılan konferansla kurulmuştur. İki defa sınav sorusu olmuştur. Bir, bağlantısız hareketini başlatan konferans dedi diye sorular. Cevap, Bandun Konferansı. Dikkat soruya. Bandun Konferansı ile ne kuruldu? Bağlantısızlar hareketi. Yani konferansı verip bu sefer de hareketin ismini soruyor. O yüzden bağlantısızları bir bilelim. Hangi devletler tarafından kurulduğunu, hangi konferansla kurulduğunu, şu bağlantıların bilirsek o zaman yaparız. Daha sonra birçok yerde ne yapmışlar? Konferans. Biri Belgrad'da yaptı, Zahire'de yaptı, Gine'de yaptı, Kahire'de yaptı. Böyle böyle yaptılar konferanslar. Onları da söylemiş olalım. Hadi bakalım. Bağlantısızlarla başlıyoruz. Diğer adı tarafsızlar. Söyle bakalım kardeşim.

Hareketin liderliği.

Bu harekatın, hareketin liderliğini dikkat. Ben size Mert Hakan Yandaş demiştim. Doğru mu? Mert Hakan Yandaş ama yandaş mıydı? Hayır. Tam aksine değildi. O zaman söyleyelim. Mısır, Hindistan ve hangi devletti hatırlayalım. Kominform'dan çıkarılan ilk ülke Yugoslavya yapmıştır. Yugoslavya'nın başında Tito var. Hindistan'ın başında Nehru var. Mısır'da kim var? Mısır devlet başkanı kim o zaman? Cemal Abdül Nasır tabii. 59-65'te zaten 56'da hatırla İsrail-Mısır savaşı sebebi Süveyş Kanalı'nın millileştirilmesi. O zaman kim var başta? Cemal Abdül Nasır var. Devam.

1955.

1955'te az mı Allah'ını seversen? Kaç ülke? 24 ülkenin katılımıyla dikkat. Endonezya'nın hemen akla Bali geliyor. Bali değil, Bandung şehrinde ne olmuştur? Bir araya gel...

Bir araya geldiler. Bir araya geldiler. Anlaşıldı mı? O zaman hangi konferansta kurulmuş? Bandung. Devam.

Amaçları her iki bloğun dışında kalmak.

Amaçları ne? Her iki bloğun dışında kalarak varlıklarını sürdürmek. Her iki bloğun dışında kalarak ne yapmakmış?

Varlıklarını sürdürmek.

Sürdürmek. Bu arada çıkan bir sınav sorusudur. KPSS'de geldi. Aşağıdakilerden hangisi yumuşama dönemine geçilmesinde üçlü öncül verdi. Durumlardan hangileri etkili olmuş? Demek ki sen yumuşama dönemine geçilemesindeki etkileri bileceksin. Neyi yumuşattı? Mesela bağlantısızlar ikide bir ne diyor? Savaşmayalım. Aman yapma. Doğu batıya saldırma. Sen onu dövüşmen kuzum. Hep bu şekilde hareket etmişlerdir. Anlaşıldı mı kardeşim? Bağlantısızların amacı bu. Peki bunların bir beş ilkesi var. Doğru mu? Barış içinde...

Arayın.

Barış içinde bir araya, bir arada yaşamanın kaç ilkesi? 5 ilkesini belirlemişlerdir. 5 ilkesini belirlemişlerdir. Nedir mesela? Askeri ittifaklara katılmamak. Hiçbir batı veya doğu bloğu ülkelerine kendi topraklarında üs kurdurmamak. Mesela bak bunlar hepsi ne oluyor? Barışı bozmaz. Adam kuramazsa ne olur? Öbür taraf kursa öbür tarafa saldıracak. O yüzden askeri ittifaklara kapılmayalım, üs kurmayalım, birbirimize ticareti geliştirelim, şunu yapalım, bunu yapalım. Hepsi değerli arkadaşlar bu beş ilkenin içindedir. Barış içinde yaşamanın beş ilkesini kim yapmıştır? Bağlantısızlar yapmıştır. Anlaştık mı? Peki bağlantısızlar ama bu arada bir şey söyleyeceğim. Bağlantısızlar 55'te başlayıp çok uzun süre gittiği için başlangıcı soğuk savaş döneminin başıdır. Yani aslında yumuşama değil. Çünkü 55'te başladı. 47-55 arası, 47-61 arasına ne diyorduk biz? Soğuk savaş. E bu da soğuk savaş mı? Evet. Direkt olarak yumuşama diyebiliyor muyuz? Hayır. Ama sonraki yaptıkları tüm hamleler yumuşama döneminde de devam ediyor. Şey gibi düşünün. Müzeyyen Senar gibi. Neyde var? 20. yüzyıl başlarında dünyada var. Dünya Savaşı'nda var. Soğuk Savaş'ta var. Yumuşama döneminde de var. Küreselleşen dünyada var. Yani çağdaşın tümünde Müzeyyen Senar var. Anlaşıldı mı kardeşim? Ha onun gibi düşün. O yüzden aslında başlangıcı nedir? Bir soğuk savaş gelişmesidir. Yumuşama döneminde de devam etmiştir. Bütün meselesi budur. Ama en önemli görüşme ne? Viyana'da bir araya gelen Rus devlet başkanı Kruşçev ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Kennedy. Hani vardı ya rahmetli Kennedy diye Şener Şen'in repliğinde dinlenen o adam suikaste kurban gitmiştir. Bu arada Kennedy-Kruşçev görüşmesi önemli bir görüşme ama görüşme derken siz sakın şöyle zannetmeyin. Geldiler, tokalaştılar, kafa tokuşturdular. Ya biz ne yapıyoruz, gel oturalım falan. Öyle değil. Birbirlerine dünyanın önünde laf soktular. Ama gene de eskiden bir doğuluyla bir batının, hele bunların başlarındaki Amerika devlet başkanı ile Rus devlet başkanının bir araya gelmesi düşünülemez bile. O yüzden Kennedy-Kruşçev görüşmesi yumuşama döneminin başlangıcı sayılır. Anlaştık mı kardeşim? Viyana'da da bir araya geldiler. Demek ki Avrupa ülkeleri ne istiyor? Üçüncü kez bir Dünya Savaşı istemiyor. Neden biliyor musunuz? Lan ikisi de nükleer güce sahip. İkisi de birbirine atarsa ne olur? Dünya sona erer, yok olur. Dünya sona erer. O yüzden onlar da diyor ki, "Gelin bir bakalım" diyor. Avrupa zaten bak Viyana'da gösterir. Sonra ileride Avrupa ülkeleri iki tarafa da çağrı yapıp Helsinki, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de Helsinki Nihai Senedi'ni imzalatacaklar onlara. Çok önemli gelişmeler. Düşünebiliyor musunuz arkadaşlar? Soğuk Savaş döneminde her iki ülkenin uçuşları birbirine yasak. Her iki ülkeden evlenmek yasak. Yani bir doğulu bir batılıyla evlenemiyor. Bir Amerikalı bir Rusla evlenemiyor. Başkan kız olsun, erkek olsun fark etmez. Evlenemez. İki ülke birbirine seyahat edemez. Kaçak girmişse iade edilir, alınmaz. O kadar sıkı yani. Ben bir doğulu sevdim. Nereye seviyorsun? Yok öyle bir şey. Doğru mu kardeşim? Hah. Devam et bakalım.

Kennedy'nin bu...

Bu dönemin...

Bu döneme yumuşama, diğer adıyla neymiş? Detant dönemi denilmesinin başlangıcıdır. Hangi olaymış? Kennedy-Kruşçev görüşmesi. Devam.

John F. Kennedy.

John F. Kennedy, doğru mu? Ve neymiş?

Ve Nikita Kruşçev.

Ve Nikita Kruşçev görüşmüştür. Nikita Kruşçev Viyana'da bir araya gelmiştir. Viyana'da bir araya geldiler. Değerli arkadaşlar, bu önemli bir olaydır. Tarihler kaçı gösteriyor? 61. Bakın dikkat edin. Bize ne yazdık zaten? 61 yazdık. Anlaştık mı? Peki dünyada sadece Rusya ile Amerika arasında sorun yok ki. Birçok doğu ülkesiyle gene birçok batı ülkesine gene sorun var ama başı çeken Amerika. Ha, onu baştan söyleyeyim. Peki aslında bir devlet var hatırlayın. Birleşmiş Milletler'in kuruluşunda da güvenlik konseyinin içindeydi. Hatırladınız mı? Fırça. Fırçadaki o Ç kim? Çekoslovakya mı? Kim kardeşim? Çin. Çin. Ama Çin belli bir süre Birleşmiş Milletler'den ayrılmıştı. Çin ile SSCB birbirlerini komünizmden, daha komünist olmamakla suçlamışlardır. Bu arada kendi sınır problemleri de vardı, onu da söyleyeyim. Ama o ona diyor ki, "Sen daha az komünistsin." Ben diyor ki, "Hayır, ben daha komünistim. Sen daha az komünistsin." Komünizm kavgası bitirmiştir. Çin ile SSCB'nin arasını açmıştır. Bir de yaşanan bir olay var ki bu size sınavda gelme ihtimali yüksek diplomasi türlerinden biridir. Geçen sene üçgen diplomasiyi soran adam tutar, ping-pong'u da sorar kardeşim. Ama ping-pong ne demek? Ping-pong bildiğiniz masa tenisi. Ya peki Japonya'da düzenlenen bir masa tenisi turnuvasında Amerika Birleşik Devletleri, Çin karşı karşıya gelir. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu o zamanlar dünyanın birinci sırası ve bir masa tenisi. Bugün çok önemsemediğimiz bir turnuvadır belki de. Hani bir futbol gibi değil, bir basket değil, bir voleybol değil. Masa tenisinde bir doğu bloğundan ile bir batı bloğundan bir araya gelmesinin ne demek olduğunu şöyle anlatayım. 1994'tü ya, öyle hatırlıyorum. Belki de 96 da olabilir veya 92 de olabilir. Hatırlayamıyorum. Dünya Kupası'nda İran ile Amerika eşleşmişti. Bak, gene televizyondayım. Allah'ım ben de hep televizyon izliyorum. Bak, bakıyorum 1994'te gene televizyon izliyorum herhalde. Amerika-İran var. Bizim ev molla dolu, bildiğin gibi değil. Bütün şimdi bizim akrabalar, komşular falan hep beraber izleniyor maç. Ki benim babam böyle çok maç izleyen de bir adamdır.

Ama mesele İran Müslüman ülke, öbürü baş şeytan olunca oturup o maç izlenmişti. He, İran yenmişti 2-1 ama sevinci yok. Türk yok asra böyle sevinmesi. Neyse, o günü çok iyi hatırlıyorum. O zaman algılayamıyorsun. Evet, İran ile Amerika'nın bir düşmanlığı var, anlıyorum ama o günkü o bir araya gelmeleri var ya, Türkiye'de hayat durmuştur. İnanmazsınız. Türkiye'de sanki Türkiye'nin bir final maçı varmış gibi Türkiye'de hayat durmuştu. İran-Amerika maçının sonucu ne olacaktı? İran yenmişti, Ali Kerim atmıştı golleri. Bak, orada bile hatırlıyorum yani. Ya da öyle bir isim atmıştı golleri hatırladığım kadarıyla. Anlaşıldı mı? İşte masa tenisi turnuvasında, bak çok ufak bir turnuva ama karşılaşana bak ABD-Çin. Amerikalılar yendiler Çinlilere ama bak Çinliler ne yaptı dedi kardeşim, biz bu masa tenisi sonuçta bu spor. Sporda bir şiddet olması ihtimali yok. Buyurun dedim, sizi Pekin'e davet ediyorsun. Çinliler Amerikalı sporcuları Pekin'e davet etti. Amerikalı sporcular da sonuçta kafasına göre gidemezler. Onlar onay aldılar ve Amerikalı sporcular Çin'e geldiler. Bak, çok büyük olaydır. Sonra Çinliler Amerika'ya davet edildi. Amerika başkanı Çin'e davet. E ne oldu bak, bir tane masa tenisinden ne çıktı kardeşim? Dünya barışı. Bak, spor neye getiriyormuş? İnsanları barıştırıyormuş. Peki bu sportif faaliyetten sonra tekrardan Birleşmiş Milletler'e Çin geri girmiştir. Anlaşıldı mı? Çin'in tekrar geri girmesi bu hadisedir. Artı bu diplomasi türünün adına da tarihimize ping-pong diplomasisi diyoruz. Bir gün sınavda gelecek. Aslında farklı iki sınavda soruldu. KPSS'de gelmedi daha. Çünkü KPSS'de çağdaş inanılmaz konular var. Yani neredeyse 500 tane başlık var, alt başlık. Herhangi birinden soru sorabilir. 33 sorulduğu için daha sıra gelmedi ama gelebilir mi bu sene? Elbet gelebilir. O zaman biz de şöyle yazıyoruz. Çin ile ABD'yi birbirine yakınlaştıran olaydır. Yakınlaştıran olay. Sen bunu bileceksin sadece. Sınavda da ne gelecek sana? Uzatabilir bu arada. Ha, işte Japonya'da düzenlenen masa tenisi turnuvası. Ama masa tenisi derse öğrenci, ping-pong oradan yapar. Yani herhangi bilmeyen bir öğrenci yapar mı Nazım? Bence yapar. Hayır canım, niye yapamazsın? Ping-pong kelimesinden yapamaz mısın? Sen masa tenisinin diğer adı ping-pong değil mi? Ne diyorsun? Başka bir şey mi diyorsun? Stopu mu diyor? Ne diyorsun o? Masa tenisinin diğer adı o. O yüzden diyorum, yapabilir. Onu engellemek amacıyla çok uzatmazlar. 1903'te derler, 70'lerin başında Çin ile ABD'yi birbirine yakınlaştıran diplomasi türünün adı nedir derler. Cevap, ping-pong diplomasisi. Anlaştık. Salt 1, Salt 2. Hah, bak bu da çok önemli. Stratejik silahların azaltılması anlaşması. Özellikle savunma füzelerinin azaltılması anlaşması. Şimdi iki taraf, iki taraf kim? Amerika ile Rusya. İkisi de çok aşırı derece silahlanıyor mu? E peki bu aşırı derece silahlanmaya neye sebep olacak? Ya ikisinin arasında savaşa ya da farklı bölgelerdeki diğer ülkelere bu silahları verme, verip savaştırma. Çünkü her silahın bir ömrü vardır. Bakın burayı kaçırdığınız sürece, yani şunu demek istiyorum. Soğuk savaş döneminde üretilen silahlar hala günümüzdeki yaşanan savaşlarda kullanılıyorsa eğer, mantıken bu dönemde üretilen silahlar da 2030'larda, 2040'larda, 2050'lerde yine bazı savaşlarda kullanılacak. Çünkü üretim yılı doluyor. İşte tüketim yılı doluyor.

E miat ya. Sen şimdi eve gidiyorsun, marketten bir şey aldın kardeşim. Yoğurt aldın. Hani en kısa sürelilerden bahsedelim. Yoğurda bakıyorsun, 3 gün kala başlamıyor musun yemeye lan atılmasın diye? Ulan sen yoğurdu bile 3 gün kala yemeye başlıyorsun da biraz ekşimesine rağmen yiyorsun da, koca adam milyon dolarlık füze üretmiş de sen zannediyor musun ki bunu birine satmadan bırakır? Her şeyin bir ömrü olduğu gibi silahın da ömrü vardır. Barutun da ömrü vardır. Tamam. E o zaman mantıken şöyle düşünelim. Dünya Savaşı'na atılan birçok bomba aslında... Dünya Savaşı'ndan hemen sonra üretildi ve... Dünya Savaşı'ndan üretilen birçok bomba atılmasına rağmen patlamadı. Doğru mu? Patlamadı. Öyle kaldı. Bugün hala dünyanın dört bir tarafında bulunmuyor mu başkan? Mayınlarla patlat...

Mayınlarla patlatılıyor. Bulunuyor. Adam kocaman füze toprağa saplanmış, patlamamış Allah'ın işi. Ama ne zaman üretildi onlar? Dünya Savaşı'nın hemen bitiminde. Bugün Dünya Savaşı'ndan sonra soğuk savaş döneminde üretilenlerin hepsi de 90'larda hangi savaşlar çıkmışsa, bakın hepsi orada kullanılır. O zaman 90'dan sonra üretilen tüm füzeler, tüm mühimmatlar, tüm gördüğünüz şeyler, şu anki üretilenlerin hepsi bir başka savaşa hazırlık. O zaman bu dünyada savaş bitecek mi? Bitmeyecek. Savaşın şeyleri, süreleri, şeyleri hep böyle olacak. Dünyanın dört tarafında barışın süresi kısalacak. O yüzden dünyada barış içinde kalabilmek çok zorlaşacak. Her yerde savaş var zaten. E bir de bunun bazen kıvılcımı olup dünya savaşına sebep oluyor. O yüzden Salt 1 ve Salt 2 görüşmeleri önemlidir. Stratejik silahların azaltılması anlaşmasının Salt 1'i yapıldı. Dikkat ve bağımsız denetim kuruluşları her iki tarafı da inceleyerek gerçekten her iki tarafın da silahları azalttığını gördü. O zaman Salt 1 başarılı oldu ki ne yapıldı? Salt 2. Bir şey söyleyeceğim. Niye ben buraya Salt 3 yazmadım? He, bir şey olmuş ki Salt 3 olmamış. Ne olmuş? Çünkü SSCB gitmiş Afganistan'ı işgal etmiş. Bunun üzerine Amerikan Senatosu önüne gelmesine rağmen Salt 2 anlaşmasını, dünyayı tekrardan ateşe veriyor diyerek SSCB suçladı ve ne yapmadı? İmzalamadı. O zaman size sınavda Salt 2 Antlaşmasının Amerikan meclisinden geçmemesinin temel sebebini sorarlar. Cevap, Afganistan'ın SSCB tarafından işgal edilmesi veya SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi diyebiliriz. Evet, başlayalım bakalım.

Stratejik silahların azaltma.

Stratejik silahların azaltma antlaşması veya görüşmesi anlamına gelir. Devam.

1972'de.

1972'de nerede imzalanmış? Moskova'da imzalandı. İlki bu imzalanan ne? Salt 1'dir. Bu iyi bir şey mi o zaman dünya için? İyi. Ne kadar çok silah, bir de biliyorsun bir önceki, bir sonraki, bir sonraki, bir öncekinin mantıken tahrip gücünü geçecek ki silah olsun. O yüzden dünyada bu an silahlanmanın sonu var mı? Yok. İşte atomu yaptım. Dur bakalım şimdi hidrojen, bir bakalım. İki gün sonra başka bir şey. Bilemiyorsun ki. O yüzden bu imzanın dikkat, dikkat, dikkat, direkt sınavda gelir. Salt 2 antlaşması ise değil mi? SSCB'nin dikkat, Afganistan'ı işgal etmesi üzerine değil mi? İşgal etmesi üzerine uygulanamamıştır. Çünkü Amerikan Senatosu kabul etmemiştir. Uygulanamamıştır. Buraya dikkat edeceğiz. Zaten şey kısmında da Nazım ne yapacağız? İşaretleme kısmında da yapacağız. Helsinki Konferansı, sene 1975. Avrupalılar özellikle, özellikle iki tarafın silahlarının hem azaltmak, iki tarafın birbirine saldırılarını engellemek, iki tarafın iç ve dış politikalarına birbirine karışmamasını engellemek, daha doğrusu güvenilir ve barışçıl bir dünya için bir araya geldiler. Avrupa devletlerinin isteğiyle masaya geldiler. Kim geldi? Amerika ile Rusya ve ona bağlı devletler geldi. Dikkat, yapılan görüşmeler sonucunda her iki tarafa da bir senet imzaladılar. Şimdi senet normalde bugün senedi imzalasan mesul müsün? Ne? Ama bu böyle bir şey değil. Yani burada iki taraf da senete imza atmıştır ama şey, senet bağlayıcı hükümleri yoktur. Ama maks mesele. Masaya masaya oturtturuldukça yavaş yavaş sorunlar da çözülmeye başlıyor. Yani konuşa konuşa. O yüzden Helsinki Nihai Senedi tarihimize de bugün Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı'nın kuruluşudur. Helsinki Senedi önemlidir. Bir gün bir sınavda gelir. Tarih kaç? 1975. Doğru mu Nazım? Yazmıyorsa kesin doğrudur. Nazım, devam edelim. Her konferansı ile başlayalım.

Her iki...

Her iki blok ülkeleri. Evet.

Bir araya gelerek.

Hemen şöyle bir araya gelerek. Evet.

Çözüm aramak için.

Çözüm aramak için. Helsinki'de...

Helsinki'de bir araya geldiler. Helsinki Finlandiya'nın başkentidir. Helsinki'de bir araya geldiler. Zaten erkekler iddia oynaya oynaya bütün başkentleri ezberlediler canım. Allah razı olsun. Evet.

Yapılan görüşmeler sonunda.

Yapılan görüşmeler sonucunda dikkat. Evet.

Helsinki Nihai Senedi imzalandı.

Helsinki Nihai Senedi imzalandı. Şimdi buranın içeriğine girmemiz lazım arkadaşlar. Senedi imzalandı. Buna göre değil mi Nazım?

Buna göre.

Şimdi dikkat, bir ben parça parça yazayım. Hatta 5 tane yazayım. Lazım. 3, 4, 5 tane yazayım. Hadi bir...

Söyle.

Tamam. Birbirlerinin toprak bütünlüğüne...

Ve egemenliğine saygı duyacak.

Bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyacak. Saygı duyacak. Devam.

Tehdit ve kuvvet kullanmayacak.

Tehdit ve kuvvet kullanmayacak. Bak bunlar çok önemli. Kullan... Kuvvet kullanmayacak. Evet.

Ve barışçıl yönden çözüm arayışında olacak.

Barışçıl yönden çözüm arayışında olacak. Yani bir soru mu var? Direkt silaha sarılmayacak. Evet.

Birbirlerinin iç ve dış politikalarına ne yapmayacaklar?

Müdahale etmeyecekler.

Müdahale etmeyecekler. Devam.

Irk, dil, cins diyeceğim de cins var mı?

Cinsiyet.

Cinsiyet. He.

Ve din ayrımı...

Ve din ayrımı yapılmayacak. Evet.

Temel hakik...

Temel...

Hak ve özgürlüklere saygı duyulacak.

Hak ve özgürlüklere ne yapılacakmış? Saygı duyulacak. Değerli arkadaşlar, bir kere daha söylüyorum. Günümüzde not olarak şuraya yazayım. Bu hangi kuruluşmuş? AGİT. AGİT dediğimiz ne? Açalım. Avrupa Güvenlik...

Değil mi?

Ve İşbirliği Teşkilatı'dır. İşbirliği Teşkilatı neyle kurulmuş aslında kardeşim? Helsinki Konferansı'nda kurulmuştu. Yani günümüzdeki adı AGİT diye geçer. Demek ki bu boş yere toplanmış bir konferans değil. Ha, bağlayıcılıkları yani bağlayıcılıkları var mı? Bağlayıcılıkları yok. Niye yok? Çünkü iki taraf da senete de imza atsa da hala biraz sonra göreceksin, birçok savaşta yine karşı karşıya gelecektir. Geldik yumuşama dönemi çatışmalarına. Casus uçak krizleri. Yani aslında casus uçak krizi dediğimiz belirli bir fitten o zamanlar için tespit edilemeyen, radarlara yakalanamayan, doğru mu? Radar sistemleri yeni gelişiyor. O yüzden U2 casus uçak krizleri var. Kimler peki nerede uçuyor? Amerika muhakkak onu haber almak için Rusya'nın üzerine, Moskova'da uçuruyor. Diğer nerede uçuruyor? Amerika'da uçuruyor. Ama bir gün ne oldu? Bir olay patlak verecek. Şimdi olay neymiş Nazım? Bir oku bakalım.

ABD'ye ait casusların SSCB tarafından düşürülmesi.

ABD'ye ait olan bir casus uçağın Rusya tarafından düşürülmesi olayıdır. Bak, normalde biz bu olayın adına ne diyoruz? U2 casus uçak. U2 bu arada uçağın ismi, oradan geliyordu arkadaşlar. Bugün mesela öyle bir uçak olsa SİHA krizi deriz, İHA krizi deriz. Doğru mu? Bir isim konulur yani. O zamanlarda uçağın adı U2 olduğu için U2 casus uçak krizi. Hatta Amerikalı pilot yaralandıydı o uçakta. Evet, aynen öyle. Demek ki U2 uçak krizi aslında olayları yavaş yavaş başlatan olay. Dikkat edin tarihini. 1 Mayıs 1960. Diğeri ne? 17 Nisan 19. Bir yıl sonra ise dünya bambaşka bir şeyle uyanacak. Amerika'nın planlamış olduğu Küba'daki Fidel Castro rejimini devirmek amacıyla Fidel Castro'ya muhalif olanlarla beraber bir çıkarma yapmak istedi. Ama Küba'nın istihbaratı bunu evvelden bildiği için değerli arkadaşlar, bekledi, bekledi, bekledi, bekledi. Tarihe Domuzlar Körfezi Çıkartması olarak çıkartmak yapılan yere Amerikan askerleri ve onlara bağlı yani Castro karşıtı muhalifler ve Latinler bu çıkarmadan tabii ki başarısız oldular. Yani Castro bu olaydan güçlenerek çıktı. Halkın gözünde çok büyük bir devrimci olarak yerini alacaktır. Domuzlar Körfezi Çıkartması, Amerika Birleşik Devletleri'in özellikle Küba'da ki Küba biliyorsunuz komünist. Bundan sonra daha da komünist olacak. Şimdi işin bu tarafı da var. İyice SSCB'ye yerleşecek. Şimdi hepinize sorum. Uçak kriziyle başladı. Domuzlar Körfezi Çıkartması Amerika Birleşik Devletleri tarafından tamamen bir hezimetle sonuçlandı ve Fidel Castro'ya kime doğru yaklaştı? SSCB yani Doğu Bloku'na. Şimdi buraya kadar normal. Peki Küba nerede? Bak şimdi haritayı aç kardeşim. Küba'yı bul bana. Hiç Küba'ya baktınız mı? Küba nerede? Hep duyuyorsunuzdur. Havana'dır. İşte komünizmin hala ülkede devam ettiği dünyadaki nadir ülkelerden biridir. Ama Amerikan ambargosundadır. Hatta Venezuela'dan sonra sıra Küba'ya gelme ihtimali de çok çok çok yüksek. Küba'nın yerini bir göster kardeşim. Ver bana. Ver. Arkadaşlar Küba'nın yeri şöyle baktığınız zaman yukarıda, yani şu anlamda söyleyeyim, şu aşağıda yer alır. Hemen yukarı tarafta ise ne vardır kardeşim? Hemen şeyde Amerika Birleşik Devletleri vardır. Doğru mu? Kuzey Amerika'ya gelir neredeyse denk gelir. İşte Havana, Sanon Kübar, a şuralar Haiti. Yani şunu anlatmak istiyorum. Amerika'nın dibinde bir ne belirdi? Sosyalist, komünist bir ülke. Bir şey söyleyeceğim. Amerika bunu ister mi ya? Hani derler ya, "Sevmedim ot burnumun dibinde bitti" diye. Aynen öyle. Peki dikkat, dikkat. Herkes buraya baksın. Nazım. Burası Amerika. Burası Küba mı kardeşim? Peki burası Türkiye. Amerikan yalnız mı o zamanlar? Peki Karadeniz'in üstünde hangi devlet var? SSCB. Doğru mu? Peki Küba komünist, doğru mu? Türkiye ise ne yanlısı? Batı. O zaman Amerika mantıken SSCB'yi denetlemesi için Türkiye'den muhakkak burayı ne gönderir? Üstlerinden yavaş yavaş üs kurduğuna göre en yakın coğrafi bölgeyi seçer. Mantıken SSCB ne yapar? Küba'yı seçer. O zaman dikkat. Küba Amerika'ya çok yakın. Türkiye Rusya'ya çok yakın. Bu neye sebep olacak? Her iki tarafın da birbirlerine füze yerleştirmesine. Yani SSCB bir gün olur da Amerika'yı vururum diyerek Küba'ya, Amerika da bir gün Rusya'yı vururum diyerek Türkiye'ye füze yerleştirmiştir. Peki bizim füze yerleştirildiğinden haberimiz var mı? Bir de cami minaresi dediler lan İzmir'de. Vallahi diyorum, baka İzmir'de hatta şeylerin üzerinde kısaltma harfler yazıyordu. Hatta bütün millete de bu füzeler dedi. Kısaltmanın adı neydi ya? Yıllarca da söyledim. Unuttum.

He, yo tamam da onun genel Amerika tarafından ismi Jüpiter füzeleri. Hatta o füzelere bizimkiler bir isim verdiler. Yaz bakalım Jüpiter füzeleri Türkiye'de verilen isim ne? Hatta yıllarca bizim füzeler o isimle kaldı biliyor musun milletin içinde. Hatta gelen millete dedik ki seyyar minare efendim, seyyar işte bilmem cami böyle böyle böyle böyle. Halbuki Küba füze, şey Türkiye'ye Amerika tarafından Jüpiter füzeleri yerleştirildi. Sonuç bir gün bir gün...

BGM. Hayır, hayır, hayır. Bir gün arkadaşlar bu füze krizindeki en önemli olay tabii ki Amerika'nın özellikle Küba'da gezerken Küba'ya göndermiş ya casus uçakları, bu füze rampalarını tespit ediyor. Amerika tespit ediyor. Amerika başkanı çıkıyor Nazım, başlıyor şey ne derler ona? İnanılmaz dedi, yaygara koparmaya. Görüyorsunuz bu dünya, Ruslar Küba'ya füze yerleştirmiş. Bizim Washington'ı vuracaklar diye yaygara yaparken Rusya'dan açıklama geliyor. Rusya diyor ki, "Sen önce Türkiye'deki füzelerini sök." Ne olmuş biliyor musunuz? Rusya, Türkiye'ye Amerika Birleşik Devletleri tarafından yerleştirilen füzeleri de onlar bulmuş. Bir gün Amerika bunu açıklarsa biz de onu açıklarız diye. Türkiye'de Jüpiter füzeleri ve Küba'daki füzeler bu olay sonrası sökülecek ama bir gün var ki o gün dünya nükleer krizin eşiğinden dönüyor. Onun gün, ay ve yıl tarihi var. Nazım. Evet, alayım. Onun gün, ay, yıl tarihi ne?

27...

27 Ekim 19'da dünyada nükleer savaşın eşiğinden dönen, çünkü iki taraf, ikisi de birbirini atlatacak nükleeri. Allah'tan o gün hemen araya girildi. Dediler, "Kardeşim, sen Rusya, sen Küba'dakileri sök. Amerika, sen de Türkiye'dekileri sök." Hop! Amerika'dan ilk golü Türkiye yedi. Demek ki Amerika aslında herhangi bir Rusya'yla savaşmamak adına bile Türkiye'yi feda edebiliyor muymuş? Edebiliyormuş. Bizim içerideki Amerikancılar ilk golü yedi mi? Yediler mi kardeşim? He, bizimkiler hemen Amerika'ya gene Rus salatası demeye başladı mı bizimkiler? Amerika protestoları dünyada arttı. Türkiye'de Amerika'ya karşı nefret başladı. Çünkü bundan 3 sene sonra da Johnson denilen bir adam bir mektup yollayacak bize. 2 sene sonra o Johnson mektubundan sonra Türk-Amerikan ilişkileri artık onarılamaz seviyelere gelmeye başlayacak. Onu Kıbrıs meselesini anlatacağım ama yakın tarih 62-64. Peki şurayı anladınız mı? Demek ki Amerika Rusya'yla savaşa göz alamayıp kimi feda edebiliyormuş? E Türkiye'de bu kadar Amerikan füzesinin olması hükümeti zor durumda bırakır mı? Siz bu millete bunun niye hesabını vermediniz? Bizim ülkemize füze dikiliyor da bizim niye haberimiz yok? Bu memlekette halkın bundan haberdar olmasının ihtimali var. Mesela Rusya'dan biz bir füze aldık. Geçen ne almıştık biz? S400. Şimdi hükümet ben S400 aldım dese, bunu bir yere yerleştirmiş olsa, Türkiye'nin de bundan haberi olmasa, bir başka ülkeden bunu öğrensek ne olur sizce? Lan olay olur Türkiye'de ya! Lan füze aldın, ne kadar aldın, kaç liraya aldın demezler mi? Ya da nereye yerleştin demezler mi? O yüzden bunlar stratejik şeyler. Şurayı anladık mı yani? Bununla başladı, bununla devam etti, burayla sonuçlandı. Ver bakalım. Küba'nın yerine, yani Küba'nın yerini görürseniz haritada, özellikle ebeveynlerden bir ricam var. Ebeveynler, bakın değerli arkadaşlar, 8. sınıfa geliyor çocuklarımız hala dünya, bırakın Türkiye haritası, dünya zaten Türk haritası bile yok. Yani bir dünya haritası muhakkak ki çocuğa şöyle mıknatıslar var, ahşaplar var. Lütfen alalım. Bakın her yerde kitap fuarlarında artık bunlar satılıyor veya internette satılıyor. Dünya atlaslarını alalım. Bu çocuklar Brezilya'nın yerini, Amerika'nın yerini, öbür tarafta Japonya'nın yerini öğrensinler. Anlaşılabilir mi? Yoksa diğer türünü, abi çocuk dünyadan bir haber yaşıyor. Avrupa ülkeleri biraz karışık. Orayı belki anlayamaz ama Afrika kıtası, Avustralya, Yeni Zelanda, bu tarafta Orta Asya, Türkistan, bu tarafta Amerika kıtasında hangisi Kuzey Amerika'da, hangisi Güney Amerika'da bir görsünler. O yüzden çocuklarımıza Türkiye atlasıyla beraber neyi de almalıyız? Dünya atlası. Çocuklar Türkiye atlasını puzzle gibi yapmalı. Onu öyle öğrenmeli. Atlas. Öbür tarafta da gene puzzle şeklini alabilirsiniz veya mıknatısı çocuklara öğretelim. Ya ben sana Küba diyorum, sen belki de Küba'yı şu an nerede hayal ediyordun? Ben size gösterdim yerine. Amerika'nın tam aşağısında kalıyor. Anlaşıldı mı kardeşim? Demek ki Amerika'ya en yakın yerde bir düşman ülke var. Hala Amerika'nın düşmanı mı? Lan Castro öldü. Fidel Castro öldü. Amerikalılar bayram yaptı. Hatırlıyor musun bugün? Castro kaç sene oldu öleli? 5 sene anca olmuştur Castro'nun öleli. Bir baksana Fidel Castro ne zaman öldü? Amerikalılar bayram yapmadı mı ya? Hatta yaşlandı, belli bir süre oğlu Raul Castro devam ettirdi falan. Fidel Castro kaç yaşında vefat etti?

16'da.

9 yıl önce vefat etti. Ben 2016'da hatırla bakayım bir. T biz 2016'da darbeyle marbeyle uğraştığımız zaman o gün arada kaynamıştır gitmiştir de Fidel Castro'da Amerikalılar bayram yapıyordu ya. Bayram, bayram. Çünkü onlara göre en büyük düşmanlardan bir tanesi oydu. Niye? Domuzlar Körfezi'nin başarılı olamayıp da Castro'yu indiremediklerinden dolayı. Doğru mu?

He, tabii canım. Hala Küba büyük bir ney içinde? Amerikan ambargosu içinde. Bugün Küba sadece prosıyla öndü. Doğru mu? Pro şey yapabiliyor. Varsa biraz başka değerli madenleri vardır. O kadar yani. Yoksa Küba'ya bugün gidenler, Küba'nın anlatıldığı gibi veya görünüşte YouTube'daki o şeyler gibi olmadığını söylüyorlar. Küba'ya giden benim birçok arkadaşım var. Başkan, hani görüldüğü gibi değil. Evet. Havana'ya gittik, güzel, farklı şeyler var ama sonuçta gerçekten büyük de bir fakirlik de var. Doğru mu? Ha, bazen fakirlik bazen ambargolar neye de sebep oluyor? Mesela Küba'nın ilaç sektöründe ileri gitmesine sebep oluyor. Efendim, ücretsiz olması bazı şeylerde ama işte devlet bunu artık eskisi gibi kaldıramıyor. Yani bu da bir gerçek. Tamam. Venezuela'dan sıra sonra kimdeymiş? Küba'da. Bir yazalım bakalım kardeşim.

ABD'ye ait casus uçağın...

ABD'ye ait casus uçağın Moskova'da düşürülmesi olayıdır. Moskova yakınlarındaki düşürülmesi olayıdır. Demek ki insanlar artık uçaklarla devletleri izliyor. Buraya gelelim. Fidel Castro'yu değil mi? devirmek için planlanmıştır. Devirmek için ABD tarafından planlanmıştır. Öyle söyleyelim. Ama ne olmuştur? Sonucu plan başarısız olmuştur. Çünkü planı Castro öğrendi. Plan başarısız olmuş ve Küba ABD işgalinden kurtulmuştur. ABD işgalinden kurtulmuştur. Peki ABD işgalinden kurtulan Küba nereye doğru yanaşacak bu olay sonrasında? Evet, SSCB'ye doğru yanaşacak. Yoksa direkt olarak Castro veya diğer direkt olarak mesela o dönemde destek verenler direkt Rus yalnızdır demek doğru olmaz. Bu olay sonrasında bayağı bir yanaşma var. Gelelim ekip füzelerine kardeşim. Başla bakalım.

S2 yılında.

SSCB 1962 yılında. Evet.

Küba füze yerleştiriyorlar.

Küba'ya füze yerleştiriyor. Artık...

Yakınlaştılar. Küba'ya füze yerleştirdi, değil mi? Ancak ABD bunu fark etti. Yo, yok gerek yok. Bunu fark etti. Doğru mu?

Sonunda bak lazım. Sonunda ben yazayım. Sonunda ABD ile SSCB ne yaptı? Anlaştı mı kardeşim? Anlaştı. Türkiye'deki değil mi? ABD füzeleri olan, hangi füzelermiş bu? Şüpiter füzelerinin ve Küba'daki hangi füzelerin?

SSCB füzelerinin sökülmesine karar verildi. Sökülmesine karar verildi. Olay bu. Var mı sıkıntı kardeşim? Bu bir. Tamam. Bu krizin sona ermesiyle bakın dikkat. Nükleer savaşın eşiğinden dönülen bir gün var. Bakın dikkat edin. 28 Ekim'de bitiyor ama 27 Ekim artık iki taraf atlatacak yani öyle söyleyeyim.

Evet, başla bak. Küba krizinin sona ermesini füz...

Kuruş çev. Kuruş çev. Evet.

Küba füzelin söklediğini internet. Küba'daki füzelerin söküleceğini ilan etti. Söküleceğini ilan etti. Devam.

ABD ile SSCB arasında. ABD ile SSCB arasında. Evet.

Yaşanabilecek bir nükleer savaş. Yaşanabilecek bir nükleer savaşın önüne geçildi. Bir nükleer savaşın önüne geçildi. Evet.

Rus uçakları Küba'yı terk edip, ABD'de kuşatmayı kaldırı... Küba'yı terk edince ABD'de kuşatmayı kaldırdı. ABD'de kuşatmayı kaldırdı, özellikle deniz kuşatması. Evet.

Çin ile arasınd güven... Çin ile SSCB arasında güven problemi başladı. Nedenini anlatacağım? Güven problemi başladı. Niyesini söyleyeyim hemen? Küba Çin'e yaklaşıyor. Evet, doğru. Burada şu var arkadaşlar. Çin özellikle SSCB'nin Amerika'yla herhangi bir şekilde masaya oturmasını veya bu Küba'daki füzelin sökülmesini istemiyordu. Onu baştan söyleyelim. O yüzden güven problemi başladı. Böyle bir yani sen komünistsen komünist gibi davran. O da dedi ki ben ne yapayım diyor. Bu böyle de komünist olunmuyor. Yok diyor öyle komünist olunmaz. Bunların kendi arasındaki mücadelesi hiçbir bitmemişti. Devam.

Yazalım mı oraya? Küb yaklaş. Yazalım. Aşağısına mı sonrasına? Yana. Yana. Yana mı? Kübn kime yaklaşmış? Çin'e yaklaşmış. Evet, devam.

Türkiye bu olay sonucunda, Türkiye bu olay sonucunda dikkat dikkat dikkat. İki süper güç arasında feda edilebileceğini anladı. Süper güç arasında kaldı, değil mi? Ve demek ki Amerika Birleşik Devletleri tarafından bir anda ne yapılabiliyormuş? Savunması bırakılabiliyormuş. Devam.

27 Ekim 1962'de. 27 Ekim 1962'de. Evet. Nükleer Savaşı. Nükleer Savaşın onu yazayım. Eşiğinden dönülen gündür. Eşiğinden dönülen gün kabul edilmiştir. Gün kabul edilmiştir. Buraya dikkat. Bir şey alayım lazım. Eee, siyah kalem alayım. Anlaşıldı mı? Olayları birbirleriyle, bazılarının birbirleriyle bağlantısı var. Ama olayı şöyle anlatayım ki arkadaşlar, U2 casus olayı hangi iki devlet arasında yaşandı? Cevap SSCB, ABD. Domuzlar Körfez çıkarması, Küba, ABD. Efendim, ekim füzeleri krizi, SSCB, ABD. Yani burada neyi bilmeniz lazım? Özellikle bizi ilgilendiren konuları da bilmeniz lazım. Mesela Jüpiter füzeleri ile alakalı. O onu bilmek de büyük fayda. Ya ben o füzeleri yazdıydım ya. İbrahim füzeleri miydi ya? Brhm diye mi yazıyordu? Evet. Millet İbrahim diyordu herhalde. Bir yazsana ya İbrahim füzeleri diye. Yani o füzelerin üzerinde Brm diye bir kod olması lazım.

Bir bakayım İbrahim füzeleri diye bir şey çıkıyor mu? Çıkmıyor. Allah Allah. Şu AYT eee ders notumu bir getirebilir misin kardeşim? AYT...

Abi İbrahim Pazarlı. İbrahim Pazar. Evet. O mu? İbrahim binatası İzmir Çiliam doğru o İbrahim deniliyor da İbrahim değil aslında ne... Br diye yazı bizim millet ona İbrahim üzesi dedi. Yani ne yapacaksın adama? Ya cami diyeceksin ya minare diyeceksin. Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Doğru mu? Gelelim Vietnam savaşı. Bak buraya.

Minareye benziyor. Minareye benziyor. O yüzden ded bak buraya. Sana dedim ki Kore'ye ayrılmıştı. Kaçıncı cehennemden? 38'de. Bu kaçtan ayrılmış? 17. Genel sözleşmesine göre 17. enlemden iki aylan. Şimdi herkes buraya baksın. Gene aynı mantık çiziyorum. Ne? Yuvarlak. Doğru mu kardeşim? Anlamadığınız için. Tabii Vietnam aynı böyle bir yer değil. Burası Kuzey Vietnam. Aşağısı güney Vietnam. Şimdi ancak buradaki durum biraz farklı. Şimdi bura Amerika'nın eee zannetti ki ben bu iki tane akrabayı birbirine daldırırım. Daldırdıktan sonra ben burada kesin egemenlik kurarım. Çünkü bu bölge özellikle Hindistan'la Çin arasında kaldığı için tarihe Laos, Kamboçya, Tayland o bölgenin adı biliyorsunuz ki Çin Hindi diye geçer veya Hindi Çin diye geçer. Eee, yani genel ismi Çin Hindi. Bu Çin Hindi bölgesinde önemli devletler vardır. Laos, Kamboçya, Vietnam, eee, Tayland. Tayvan, Hindistan ve Çin arasında kalan bölgeler. Bu bölge kıymetli bir bölgedir. Özellikle maden ve baharat açısından, yiyecek açısından da öyle. Şimdi ancak burada bir farklılık var. Normalde ikisi ikisi eee ülkede bir referandum yapılacak ve birleşecek aslında. Birleşecek. Normalde bu referandumda birleşecek. Şimdi burayı gene kim kontrol ediyor? Tabii ki yukarıyı. Burayı şimdi buradan buranın çok bir şeyi yok bu arada biliyor musunuz? Yani çok aralarında öyle bir Kuzey Kore Güney Kore gibi değil bugün gerçekten ikisi de amcaoğlu dayıoğlu gene aynı ama böyle ayrılığı güden bir devletler değil bunlar. İkisi de ne istiyorlar? Referandum günü birleşelim. Tek bir Vietnam olsun. Buraya kadar her şey normal. Seçim günü geliyor. Güney Vietnam'la Kuzey Vietnam birleşecek. Tek Vietnam olacak. Buna kuzeyliler de istekli, güneyliler de istekli. Amerika Birleşik Devletleri güneye ne diyor biliyor musun? Siz diyor sakın seçime gitmeyin. İki gün sonra bak komünistleşirsiniz. Yok az düşük ücret alırsınız. Şunu yaparsınız, bunu alırsınız, bilmem ne olur. Aba güneylilerin aklına giriyor. Referandum günü. Güneylileri referanduma sokmuyor. Bak sokmuyor. Bunun üzerine bu adamlar kendi kendine oy kullanıyorlar. Doğru mu? Sonuç. Vay siz Amerika'dan yana tavır aldınız. Akrabalarla birleşmeyi engellediniz. Kim kime savaş ilan ediyor? Tamam. Amcaoğlu dayıoğluna savaşı ilan etti mi? Dayıoğlu kimdi kimden yardım isteyecek Emmeoğlu? Heh. Amerika'ya diyecek ki siz bizi savaşa şey yapmadınız. Ne derler ona? Sokturmadınız. Gelin bakalım bizi savunun. Amerika aynı dünyaya Kore Savaşı'ndaki gibi ne yaptı? Çağrı yaptı. Kimse gelmedi. Niye kimse gelmedi biliyor musuz mu? Dediler ki bu adamlar zaten birleşti. Sen engel oldun. Biz niye sana gönderelim? Vietnam'la bizim ne alakamız? Düşünebiliyor musun? Vietnam nere o? Nere? O yüzden insanlarda ne olmuştu? Mesela bir Fransız, bir İngiliz, bir Alman ne düşünmüştü? La benim burada ne işim var? Doğru mu? Türkiye bile ne demiştir? Türkiye bile ne demiştir burada? La benim burada ne işim var? O zaman Türkiye Vietnam asker göndermiş midir? Çünkü Birleşmiş Milletler çağrısı yok ki. Burada Amerika'nın kendi çağrısı var. Amerika çünkü düştüğü bataklıktan kurtulamadı. Sen Vietnamı hiç gördün mü? Hiç izledin mi Vietnam'ı? Git bakım YouTube'a Vietnam belgesini izle. Git Vietnam belgesi. Rocky'nin filmi gibi olmuyor. Rambo. Rambo. Rocky diyorum. Rocky ringte dövüyordu. Bu Rambo esir alınan Amerikan askerlerini kurtarmak için Hollywood tarafından yaratılan Sil Stol'un oynadığı bir nedir değerli arkadaşlar? Seridir. Rambo serisi. Kim benim? Çamurların içine giriyor da ormanın içinden kaçıyor da bir tane ok vardı. Okun ucuna bir şey bağlıyor da atıyor bir kişi. Oğlum bir kişi bunu yapıyor da 1 milyon asker niye yapamadı bunu? Doğru mu kardeşim? Yani tabii ki savaşın yenilgisini örtebilmek amacıyla Hollywood nasıl kullanıyor? Bak yenilse dahi zihinde nasıl yapıyor?

Galip galip. Hep Vietnamlarda kötü lan. Vietnamlar ne yapmış? Kendi topraklarını savunuyorlar. Amerika her zamanki sömürgecilik adına oraya gitti. Başına bela aldı. Çünkü 1965'ten 72'ye kadar kendi kamuoyundan sakladı. Bütün dünya ne biliyordu biliyor musuz mu? Amerika savaşta yeniyor. Çok yakın bir zamanda savaş bitecek ama ne oluyordu? Her sene 100.000 asker bir daha gönder. 100.000 asker bir daha. Niye? Çünkü Vietnamlar öyle tuzaklar kurmuşlar şimdi tuzak deyince aklımıza sadece bu bir tuzağa geliyor. Aga adam ormanın karanlığından yararlanmış. Ormanın oğlum bir Vietnam'da yaprak var. Aha bu kadar. Kol bu yaprağın şöyle çevirince arkasında ne çıkacağını bir Allah biliyor bir şey. Bir de gece karanlık biliyorsun lan. Yılanı var, çiyanı var, timsahı var, aslanı var, maymunu var. Aklına gelebilecek her türlü hayvan o ormanlarda yaşıyor. Kardeşim kolay hiç ormanda kamp yaptınız mı? Nazım sen yapmışsındır kesin.

Abi insan tırsıyor mu tırsmıyor mu abi? Kim ne derse desin tırsar abi. Kurtuluyor. Başka sesler geliyor. Kurtuluyor. He. Başka sesler geliyor. Çakaldıkçin adı neydi ya? Isparta şarkı karışta. Hızıldağ yok muydu? Kızılğ Milli Parkına gittik. Orada sabahleyin oksijen salan hani şeyler var ya ağaçlar. O ağaçların altında gezinmemiz lazım. Sabah bir kalktık hanım var. Bir tane ayak izi var. Ayak izlerim. Şimdi diyorum ki ben hanıma onlar benim ayak izlerim. O diyor ki o ayın ayak izlerim ya diyorum hemen hemen aynı zaten. O benim ayak izlerim inandıramadım ya. Ondan sonra geri gittik. Korktu yani. Korkar geriş böyle böyle böyle böyle ayak izlerim. La kardeşim ormanın karanlığında adamlar öyle hayvanlardan yararlanmış ki mesela yılanları bir yere toplamış bir çukur yapmış. Amerikan askerleri yılanların içine düşüyor. Ne yapacaksın? Kurtulma şansı var mı kobra yılanları? Hem de öyle bir ölüyorsun ki yavaş yavaş ve insanlar orada seni kurtaramıyor. Akreplerin içine düştüğün çukurlar var. Akrep akrep veya işte kazıklar yapılmış. Belli bir ayağına şöyle bastığın zaman o kazık fırlıyor. 4 be Amerikan askerini birden delip geçiyor. Sabah Amerikan askerleri her yerden çığlık sesleriyle uyanıyor. Tabii ve insanlar ne yapmaya başladı? Her yerden ses gelmeye başlayınca Amerikan askerlerinin çoğu ne yaptı? Hak kafaya sıkıp intihar ettiler. Bugün İsrail Hamas savaşıa, Filistin Savaşı'nda da öyleydi. Kaç tane İsrail askeri intihar etmek zorunda kaldı? Savaşta intihar eden çoktur arkadaşlar. Çünkü o acıyı görüyor. Bir önceki arkadaşından görüyor ve diyor ki dün onaydı bugün bana. E uyumamaları da lazım. E Garant nasıl uyumayacaksın ya? Garant nöbet tutmak kolay mı? Doğru söylüyor musun kardeşim? Amerika Birleşik Devletleri antidepresanlar gönderdi. Günlerce, aylarca, yıllarca antidepresan gönderdi. Öyle söyleyeyim ben size. O antidepresanlarla ayakta kaldılar. Mutlu öldüler. Amerikalılar nasıl ölmüş? Mutlu ölmüşler. Eh, olay bu. Çünkü ölümün hepsi aynı değil. O yüzden sıkıntı yaşıyor insanoğlu. Kafa beyin almıyor. Şimdi ölüm makinelı tüfekle ölürsün. Hep öldürülenler makinel tüfek olursa ne yaparsın? Demek ki adamların elinde sadece makinel tüfek var. Lan gidiyorsun mayın çarpıyor. Gidiyorsun kuyuya düşüyorsun. Gidiyorsun mızrağa gidiyorsun. Gidiyorsun gazığın üstüne düşüyorsun. Her ölüm o kadar farklı olmuştur ki Amerikan askerleri kendilerimi kendimi öldüreyim de bu eziyeti çekmeyeyim demiştir. O yüzden yüz binlerce Amerikan askeri takviye edilmesine rağmen Vietnam savaşıan galip çıkamamışlardır. Ve Vietnaml özellikle kuzeyliler kardeşim bunlar da bir acayip Battlefield Vietnam oyununu bilir misin Nazım? Ha Vietnam'la asker alınca sen hemen Amerikalla alırsın. Sen sömürgecisen normalde neyi alman lazım? Orada Vietnam alman lazım. He Vietnamların ellerinde genelde ne var? Mayın. Mayın. El yapımı mayınlar var. O kadar çok mayınlamışlar ki. Geçen bir haber okumuştum. Bu Vietnam sonuçta bugün birleşik Vietnam. Vietnam devleti bir karar almış. Şu mayınları temizleyecek diyor. Her hafta bir köylünün tek ölüyor mayınça. Hala o mayınlar patlıyor. Demişler ki firma 250 yılda temizleriz. Yani 8 yıl mayınlamanın sonucu 250 yılda anca patlata patlata patlata patlata gideriz. Ya düşünebiliyor musun ne kadar bir mayın var buattlefield Vietnam diye oyun oynayan arkadaşlar şu an benim ne demek istediğimi anlayacaklar. Ha oradaki o mayınlar her yerde orman girişlerine orman işlerine falan. O yüzden Vietnam savaşı Amerika Birleşik Devletleri için yıkımdır. Yıkım. Neden? Çünkü gerçekler yavaş yavaş yavaş yavaş yavaş kamuoyuna nasıl gizlice cesedi paso Amerika'ya ne geliyor? Evet cenaze geliyor. E bu tabutlar geliyor. Sürekli tabut siparişi veriliyor. E sonuç ne oldu? Amerika'da halk müthiş protestolara başladı. Bu esnada sonuçta Amerika Birleşik Devletleri'ni askere gelme çağında olanları da alıyorlar. Askere gönderiyorlar. Bunlardan bir tanesi bir adam. O zamanlar daha 19-20 yaşında. Eee ve bu adam o zamanki ismi o değil bu adam. Ama ağır bisiklet boks şampiyonası genç bir çocuk. Diyorlar ki sen de askere gideceksin. Diyor ki kardeşim bu kuzeyliler, kuzeyliler dedi Viet Kong derler. Viet Konglular bana bir kötülük yapmadı ki. Ben onlarla niye savaşayım kardeşim? ve Amerika'da fitil ateşledi. Sonuçta çok tanındık birinin savaşa gitmemesi inanılmaz bir olay. Amerika Birleşik Devletleri'nde de hayırdır dediler. Sen Arset boks şampiyonas bize ne dediler. Madalyalarını ondan aldılar. Askerliğe gitme ve askerliğe gitmek kişileri engelleme suçundan 5 yıl kendisini hapis verdiler. Allah aştı. Hapishaneye girdi. Müslüman oldu. Müslüman olunca da adını değiştirdi değerli arkadaşlar. İsmini Muhammed Ali koydu. Değil mi? Muhammed Ali. Bu adamın gerçek adı Kasüs Clay. Şimdi bilinen adı Muhammed Ali Kley ya da Muhammed Ali. E kardeşim Muhammed Ali diye bir efsane var. Bu efsanenin özellikle hapishanede Müslüman olmasıyla beraber İslam dünyasında müthiş bir itibar. Dünyada bütün boks maçları Muhammed Ali'nin Muhammed Ali'yi şimdi annelerinize, babalarınıza lütfen bir sorun. Bak bu videoyu izleyin veya izlettirin sevgili anne babalar hatırlayın. Zamanınızza zaten TRT tek kanal. Başka kanal yok. TRT'de Amerika saatine göre tabii onda saat onlar erken doğdukları için ne oluyordu veya işte şey gece 3'teydi maçları. Siz ne yapardınız hatırlayın? Gece 3'e an 5'te namaz var ona kalkmazdınız. Hatırla gece 300'te ne yapardınız? Saat alarmlar kurulurdu. Saatler o zamanlar saatler biliyorsunuz yuvarlak saatler. İçinde horoz vardı ya ya da horoz sürekli bir şey yem yer dururdu. He o horozu saatlerden kurardınız. O alarm tabii bütün evi uyandırdı. Gece bir bakardınız ki hani sahura kalkmışsınız da insanlar ışıklarını yakmıştı ya. Gece bu ülkede Muhammed Ali maç seyrediliyordu be. Zaten kaç saniye istedin? 20 saniye seyrediyordu. Geriye atıyordun. Muhammed Ali dövüyordu. Vallahi diyorum bak Nazım. Muhammed Ali çok büyük bir adam. İstanbul'a geldi ya. Zamanla Necmettin Erbakan İstanbul'a getirdi. Milli Selamet Partisi İstanbul'a dolaştı. İlk defa adam hayatında Müslüman beyaz gördüm diyor ya. Ya düşünebiliyor musun Muhammed Ali'yi? Muhammed Ali'nin hayranlığını bugün eee şeyde Refah Partisi'in devamında Fatih Erbakan yok mu? Bizim şu anki siyaset onun gerçek adı Muhammed Ali Fatih Erbakan'dır. Kimse bilmez onu. Herkes Fatih Erbakan bil. Ne Fatih? Muhammed Ali Fatih Erbakan. Muhammed Ali'nin ismini kim verdi? Necmettin Erbakan verdi ona babası verdi. Niye? Muhammed Ali sevgisinden dolayı anlayın diye anlatıyorum. Anladınız mı olayı? Muhammed Ali bizim ülkemize çok sevilir. Bakın kızı bugün o da boksördür. Doğru mu kardeşim? Kızının adı ne? Hadi ya bilirsin.

Bak mantık düşün. Peygamber efendimizin kızının adı ne? E bak şimdi Nazım Muhammed Ali'nin kızını araştırıyor şimdi. Hadi bakayım. O da dünyada çok önemli. Kadınlarda bir boksor. Leyla. Leyla bir kandırayım seni dedim. Neymiş kardeşim? Evet Leyla. O da şu an mesela yine Muhammed Ali'nin izinden giden. Efendim. Leyla Ali diyorlar. Aynen. Leyla Ali diyorlar. Aynen öyle. O da mesela çok önemli bir eee boksör olmuştur. Muhammed Ali daha sonra sizler de gördünüz. elleri titleri, pankreas ee şey Parkinson hastalığına yakalanacak ama çok önemli şeyler dünyada en önemli kişilerle buluşacak, televizyon kanallarına çıkacak falan. Ara ara denk geliyorum ya. Çok önemli bir insan. Eee, bir de çok ünlünün bir Müslüman olması İslam dünyasına daha hoş karşılanıyor ya mesela. O yüzden Türkiye'de mesela çok sevilen bir kişi olmuştur. Vietnam. Anladık mı? Ha sonuç Amerika tabii ki Nixon diye bir adam. Amerika Devletleri Başkanı, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Nixon seçimleri kazandıktan sonra neye söz veriyor biliyor musun? Tüm Amerikan halkına. Ben bu savaşı sonlandıracağım. Peki nasıl sonlandırdı biliyor musun? Geri çekilirken bile Napal bombası attı. Turuncu bombalar attı. Mavi bombalar isimlendirmelerdir bunlar. Bu bombalar bütün o Vietnam ormanlarını yaktı. hastalık getirdi. Vietnamlar yıllarca topraklarda ürün elde edemediler bunlar yüzünden. Ve Vietnam dikkat. Amerika geri çekilince Nixon doktrine göre çünkü Nixon şöyle bir açıklama yaptı. Artık dünyada benden birisi yardım mı istiyor? Amerikan askerini göndermeyeceğim. Ona ekonomik yardım yapacağım. Maddi yardım yapacağım. Manevi yardım yapacağım. Tank vereceğim. Silah vereceğim. Asker vermeyeceğim. Nixon doktrini önemli bir doktrindir. Çünkü burada çok son derece belki de yüz binlerce açıklanamayan Amerikan askeri ölmüştür. Geriye dönememiştir. Çoğu da sakat kalmıştır. Bugün Amerikan filmlerine işlenene bir bakın bakın. Herkes Vietnam gazi. Doğru mu kardeşim? Bir yerden bir adam getiriyorlar böyle elekli şeyle. Doğru mu? Hepsi Vietnam Gazi. Saygı görüyor mu? Niye saygı görüyor? Çünkü çünkü çok zor şartlar altında onlara göre savaşmışlar. Bir de gelenler hep hikaye anlatıyor ya. Hikaye, hikaye, hikaye. Öyle çıktık, böyle yedik. Ahrep yedik, yılan yedik. Bizim askere gidenler de anlatır. Onun gibi hikayeler anlat hep o hikayelerle büyümüştur bir nesil. E Kore Savaşı'na girenler de 74'e kadar, 74 Kıbrıs'a katılanlar işte 90'lara kadar hep aynı hikayeleri dinledi bu millet. O yüzden Vietnam Savaşı Amerika'nın büyük başarısızlığıdır. Bir, 2. Sonunda ne olmuştur? 1975'te Kuzey Vietnam'la güney Vietnam birleşmiştir. Günümüzde kaç tane Vietnam var? Bir tane. Bak hala günümüzde iki Kore var mı? var. İki Kore var. Kuzey Kore, güney ama bir tane Vietnam var. Vietnam Sosyalist Cumhuriyetidir adı. Anlaşıldı mı kardeşim? Hah. O yüzden burayı siliyorum ve ne yapıyoruz? 17. enlemden ayrılan kuzey ve güney Vietnam olayını da sizlere anlatmış oluyoruz. Nazımızı ne yapacağız şimdi? Şuraya bir yazalım. kardeşim. Yumuşama dönemi aslında hepimizin bildiği dönemlerde sizlerden ricam bir gün eee Rambo filmine denk gelirseniz eğer genelde böyle 1150'de hani kumandada 1100 1200'lü kanallarda yayınlanıyor artık ama Rambo filmine denk gelirseniz lütfen dikkatli izlemenizi bir de ona Vietnaml gözünden izlemenizi tavsiye ed çünkü çok büyük olaydı Vietnam'da Rambo filmi yasaklandırttı mantıkken çünkü yalan yanlış anlatıyor. Hiç alakası yok. Bizim Rambo gittiydi hatırlayın. O hapishanelerde esir tutulan Amerikalıları kurtarmak görevi bu. Bir daha söyleyeyim. Neymiş görevi? Amer yapacaksın bir kişi ulan 1 milyon kişi yapamamışım işte Hollywood'un hayali. E sen de ne zannediyorsun Rambo'yu? Nasıl izliyorsun orada? E bu ülkede Rambo bıçağı satıldı lan yıllarca. Yalan mı kardeşim?

Bu ülkede Rambo bıçağının satışı yasaklandı bile. Rambo bıçağını görmüşsünüz. Yazın rambo bıçağı diye. Kasatura. Kasatura ama rambo bıçağı diye ünlendi. Mi kardeşim? Rambo bıçağı yani tamam bizim Ankaragüçlerin bir döner bıçağı var. Üzerine Ankaragücü diye yazıyoruz ama Rambo bıçağı diye de bir bıçak var. Yani yaz rambo bıçağı diye gör. Doğru mu? O rambo bıçağı bu memlekette satışı yasaklandı. Çünkü çok kesici ve delici. Allah korusun birisine şu kadarcık bir şey yapsam bile keser atar. O yüzden bu ülke de yasaklanmıştı. Bak Nazım ben satışını da bilirim. Yasaklandığı gün de bilirim. Çünkü çok sıkıntılı bir bıçak. E bundan sonra yaşıyoruz. Biz de yaşıyoruz yani. Ejda Pekkan görmedi. Biz de gördük. Evet. Var mı sıkıntı? Kalem nerede? Lazım kalem verdi siyah yok. İkisi de mavi.

Bakayım bir. Bu da mavi. Bu da mavi. Siyah. Şu kırmızı mı siyah? Bu da var. Mavi arm. Yok. Mavi armasın. Ver bakalım. Evet. Vietnam savaşı başla Nazım. Sağlam.

Sağlam sağlam. Kuzey Vietnam güney Vietnam saldırmış. Kuzey Güney Vietnam'a saldırmış ama sebebini anlattım. Vietnam'a saldırdı. Evet. Amerika şimdi korumaya aldı. Devam.

ABD 1965'te. ABD 1965'te. Evet. Kuzey Vietnam'ı bombalayarak savaşı başlattı. Kuzey Vietnam'a bombalayarak savaşı başlattı. savaşı başlattı. Evet. Bir yere. Hı hı. Çinmiştir. Çin hindi bölgesine yapılmıştır. Yani Çin Hindiy'yi bilmeniz lazım arkadaşlar. Çin, hindieki devletleri bir sayalım. Say bakayım onu.

Kamboçya. Kamboçya. Burada da bir tane katil var biliyor musun? Polot diye. Yeri gelince anlatırım. Evet. Tayland. Tayland. Vietnam. Vietnam. Olur mu canım? Orada yazıyor. İçini indirm lazım. Yazıyor mu? Yazar tabii. Los. Laos. Laos. Laos oğlum. Laos. He. Malezya. Malezya. Mıyamar. Mıyamar. Bu Mıyammar. Arakan denilen Müslümanlar var ya kardeşim zulme uğrayanlar. Budistler tarafından oranın ülkesidir. Singapur. Anlaşıldı mı? Yani genelde Çinle Hindistan arasında kalan bölgedir. Devam.

ABD büyük tartışmalar. ABD'de bu olay büyük tartışmalara ve protestolara sebep olur. Büyük tartışmalara ve protestolara sebep olu. Yani bizim askerlerimizin Vietnam'da ne işi var diye ve protestolara neden oldu. Bunların hepsi şu an YouTube'da var. İzleyebilirsiniz. Protestolara neden oldu? Devam.

Evet. Ali. Muhammed Ali. Muhammed Ali askere gitmeyince ne olmuştur? Elindeki madalyalar alındı. Elindeki madalyalar alındı ve hapse atıldı. Ve hapse atıldı. Evet. Ali. Evet. Muhammed Ali'nin lafını söyleyelim kardeşim. Söyle bakalım. Bana Vietkong'lar, Vietkong ne demek? Kuzeyler yani Vietkong'lar bir kötülük yapmadılar ki. Ben onlarla niye savaş? Bu çıkan zaten bir LYS sınav sorusu. Bir kötülük yapmadı ki. Ben onlarla neden savaşayım? Ben onlarla neden savaşayım? Bu lafı söyleyerek askere gitmeyi reddettim. Devam.

Söyle. Mavi ilaç. Mavi turuncu ilaçlar. Napal bombaları. Herkes bakmasını tavsiye ediyorum. Napal bombası ne demek? Evet.

Bombaları atarak tarıma ve ormana zarar verdi. Tarım ve ormanlara zarar verdi. Çünkü ormandan geçemiyorlar ya bir türlü. Var mı başka?

ABD. ABD 1968'inde. Evet. Kuzey tamle. Hı hı. Kuzey tamam ile barış. Bak 5 sene sürüyor. Görüyor musun? İle barış görüşmelerini başladı. Niye biliyor musuz? Mu? Ara ara ilerliyor. Haber geliyor ya Amerikan askerleri. O yüzden hani eee tam yaparsa barışı bu sefer rezil olacak. O yüzden ne yapıyor? Yavaş yavaş kuzeyet barış görüşmelerine başladı. En sona bir adam geldi. Kim? Nixon geldi. Şimdi bu Nixon'ın Nixon doktrinini yazayım. ABD Başkanı Nixon bak Nixon bakın hangi Nixon doktrini yayınlandı deyim. Doktrini yayınladı. Buna göre buna göre buraya dikkat. Şimdiye kadar iki tane doktrin soruldu. Monri'ye soruldu. Truman soruldu. Hatta ne de soruldu? Einzanur da soruldu. Hangisi sorulmamış kardeşim? Nixon. Buna göre ABD ABD herhangi bir ülkeye ülkeye kendi askerini gönderek yardım etmeyecek. Göndererek yardım etmeyecek. Ne edecek peki Nazım?

Para edecek, silah edecek. Doğru mu? Efendim hocam? Sadece müttefikleri. E tabii canım. Vietnam on'nın müttefiği de ama o da müttefiktir. Fark edecek zaten. Bir adam bir adama silah gödiz onlar müttefiktir zaten. Evet iki tane daha var. Söyle bakalım.

1973'te Vietnam barışı imzalandı. Savaş sona erdi. Sonuncu maddede ise 1975'te tek Vietnam kurulu. Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti kurulu. Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuştur. Yani tek Vietnam. Var mı sıkıntı? İlk iki mesele bu. Şimdi genel tekrar zamanı. Hazır mıyız? Bura kaç saat aldı? Kaç dakika oldu kardeşim?

Saat. 1 saat 9 dakika. Nerede 1 saat 15 dakika normal koca savaş anlatıyorum. Yazıyorum bir de yani bir eski videolara göre çok iyi. Geldik buraya. Bağlantısızların üç adamını bana söyle. Mısır, Hindistan, Yugoslavya. Hangi konferansta kuruldu? Band bağ bağ. Ezberlemene gerek yok. Bandungun bağası bağlantının bağı. Bir şifreyi daha çözdük mü kardeşim? Çözdük. Geldik buraya. Yumuşama dönemini başlatan görüşmenin adı Kennedy. Kurana'da görüştüler. Pig bong diplomasisi hangi iki ülkeyi birbirine yakınlaştırdı? Çin, ABD. Salt 1 ve Salt 2de yumuşatır mı? Yumuşatır. Ama Salt 2 uygulanamadı. Neden? Çünkü SSCB nereyi işgal etti? Afganistan'ı işgal etmesi üzerine Amerikan Senatos veya temsileri heyeti. Temsil Heyeti diyorum ya. Temsler gurulu. Amerika kabul etmedi yani. Helsinki konferansı. Bu da yumuşatmak için yapılan bir şey. Hatta ne imzalamıştır her iki taraf bağlayıcısılı olmadıysa bile Helsinki niyen seneli imzaladı. Günümüzde hangi teşkilat kurulmuş? Yani Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı dediğimiz Agit kurulmuştur. Bunu da bir arada söyleyelim ama çatışmalardan genelde çıkıyor. Onu da size söyleyeyim. Şimdi burada U2 casus uçak krizi Amerika ile gene Rusya arasına şu hiç gelmedi. Dikkat. Bu ne kardeşim? Hangi lideri devirmek? Evet. Fidal Castro'yu devirmek isteyen Castro'ya muhalifleriyle Amerikalıların beraber yaptıkları hareket. Ama Castro önceden haber aldı. Önlemini aldı. Muhalifleri yakaladı ve sınır dışı etti. Amerikalılar çıkartmada başarısız oldu. Dikkat Castro rejimini güçlendirdi ve SSCB ve Çin'e de ne yapmıştır? Yanaşmaya başladı. Bunun üzerine SSCB Küba'ya ne hemen verdi? Amerika yakında olduğu için hem savunsun hem de Amerika bizim istediğimize vursun diye e füze yerleştirdim. Ancak aynı anda Amerika'da Türkiye füze yerleştirdi. En sona anlaşıldı. Türkiye'deki füzelere halkımız BRHM kodundan dolayı İbrahim füzeleri ismini verirken anom gerçek adı neymiş füzelerin? Jüpiter füzeleri ve bu füzelerin her iki tarafını da söktü. Yani SSCB Küba'dakini söktü. Amerika da Türkiye'dekini söktü. Peki hepinize şu soruyu sorayım. İki ülke bu mesele için 27 Ekim 1960'de karşı karşıya geldi. Tarihe nükleer savaşın işinden dönülen gün olarak geçti. Doğru mu Nazım? Evet. Füzelerimizin adı ne kardeşim? Jüpiteler. Bunu bilelim. Artı eee bu Küba krizindeki en önemli gün neydi? Şu 27 Ekim. 1900'da neydi önemi? Nükleer savaşın eşiğinden dönülen gün olmasıydı. Dikkat! Türkiye feda edilebilen bir ülke miymiş Amerika için? Evet. Maalesef ki iki süper gücün arasında kaldık ve Türkiye'de füzeleri sökmek zorunda bırakıldı. Buraya dikkat. Geldik Vietnam Savaşı'na. 17. Annemden hatırlayın şey kaçıncı enemdendi? 38'de. Bu da 17. Cehennemden. 17 nerenin plakası? Emin misin? Dikkatli bak. Ben bilmem. Evet. Kuzey güneye saldırdı. Amerikaile beraber bu referanduma katılmadıkları için. Bir kere şu bölgenin adını bir bileceğiz. Neymiş Nazım? Çin Hindi ya da hindi Çin diye geçer. Geldik Muhammed Ali burada çok önemli bir insandır. Muhammed Ali normalde kasus Claydir adı. Müslüman olduktan sonra ismi Muhammed Ali'dir. Muhammed Ali'nin önemli bir lafı vardı. Neydi kardeşim? Bana Vietkonglar bir kötülük yapmadı ki. Niye onlarla savaşayım dedi. En son Nixon diye bir adam geldi. Nixon doktrinini yayınladı. Ne dedi? Artık dünyada benden benim canımı istemeyin. Değil mi? Ben size malımı vereyim ama benden neyimi istemeyeyim? He canımı istemeyeyim. Çünkü Amerikan askerlerinin ölmesi kendi ülkesine büyük protesto olarak sebep olacaktı. Amerika Birleşik Devletleri'nin herhangi bir ülkeye kendi askerini gönderme kararını artık ne olmayacak? Eee kendi askerini göndermeyecek. Ne yapacak peki? yerine yardım edecek. Anlaştık mı? Bugün Vietnam tek Vietnam mıdır? Tektir. Çünkü ikisi beraber birleşmiştir. Evet. Bu anlattıklarım tabii ki daha hala devam ediyor. Biz de ne yapıyoruz? Açı değişsin diye sizler de 5 dakika ara veriyorsunuz.

Evet, geldik Afganistan'ın SSCB tarafından işgaline. Bugün Afganistan'ı az çok haberlerde olsun, her yerde olsun görüyoruz ama Afganistan devletiin özellikle 1900 eee 70'lere kadar değerli arkadaşlar başka bir Afganistan'dan söz edebiliriz. Nazım özellikle belki eski Afganistan'ı bilmeyen arkadaşlar için söylüyorum. Yani eee çok modern bir ülkeydi. Zaten Afganistan'ı hatırlayın. Amanullah Türkiye'ye geldikten sonra Mustafa Kemal Atatürk. Biliyorsunuz Afganistan Türkiye'yi ilk tanıyan İslam ülkesi. Hatta hatırlayın bakayım dostluk anlaşması bizden ne talep etmişlerdi? Hatırlıyor musunuz? Öğretmen ve subay talep etmişlerdi. Doğru mu? Peki biz gönderdik mi gerçekten? Evet gönderdik. Yıllarca Afganistan'a Türkiye öğretmen ve subay gönderdi. Yani asker eğitimlerini bizim subaylar verdi. Çok derin bir bağ var Afganistan'da. Milli mücadele döneminde özellikle neredeyse kadınların elindeki bileziklere kadar bozdurup milli mücadeleye katkı sunduğunu söyleyebiliriz. Hem Afganlı kadınların hem Pakistanlı. Tabii ki yıllar geçti. Eee, Afganistan coğrafya olarak da bilmeyen arkadaşlar söyleim. Rusya'ya yakın bir coğrafya. Yani şimdi belki Rusya haritasına bakıyorsunuz ama SSCB haritasına bakmanız lazım. Ve Sovyet Sosyal Cumhuriyetler Birliği dünyanın en büyük imparatorluklarından bir tanesi. Öyle söyleyeyim. Dünyanın en büyük devletlerinden bir tanesi. İçinde 16 tane ülke var. Öyle düşünün. Yani bugün düşünebiliyorsunuz. Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan, Letonya, Litvanya, Eston, Ymenistan, Gürcistan, Azerbaycan gibi devletlerin tümü SSCB'nin olduğunu düşünün. Yani böyle kocaman bir devletten bahsediyoruz. Bunlar tabii ki Afganistan'la artık sınır. Eee, dünyanın her tarafında komünist partiler kurulmuştu. Bunlardan bir tanesi klasik olarak mesela Türkiye'de kurulan Türkiye Komünist Partisi'dir. Daha evvelden kurduğu o ayrı konu da Afganistan Komünist Partisi. İtalya'ya git, İtalya Komünist, Almanya'ya git, Alman hepsi ülkelerin başları ve eee Komünist Partiye devam eder. Mesela Çin'deki Çin Komünist Partisidir. Peki niye anlatıyorsunuz hocam bunu? Şundan dolayı anlatıyorum. Bugün Afganistan dediğimiz devletin Rusya tarafından işgal traji komik mi diyeyim bir nasıl anlatayım bu olayı? Yani Afganların gözünün önünde olan bir şeyi görememelerinden kaynaklanıyor. Ha tabii daha sonra akılları başlarına geldi ama bu sefer de iç savaş noktasına geldi. Arkadaşlar ülkede cumhuriyet ilan ediliyor. Bakın dikkat. Afganistan cumhuriyetle yönetilen bir ülkeydi ve seçimler yapılıyor. Seçimleri Afgan Komünist Partisi kazanıyor. Sence Afganistan'ı şöyle bir gözünde hayal et. Onun Afganistan Komünist Partisi kazandığını hayal et. Var mı tahminin? Murat sence Afganistan'da Komünist Partisi kazanabilir mi? Zordur değil mi? Yani ihtimalen arkadaşlar seçimlerde birinci parti çıkıyor. Şimdi Nazım bana gelip soruyor. Afgan kardeş diyor Ramazan diyor sen diyor bunlara oy attın mı? Yok diyorum oğlum ben niye atacağım onları? Murat'a soruyoruz. Murat diyor ki yok. Ona soruyoruz yok. Buna soruyoruz yok. Lan Türkiye'ye gelen Afgan'a bile soruyoruz. O bile atmamış. E sonuç sonuç söyleyeyim mi? Afgan Komünist Partisi'nin oyları çaldığı anlaşılıyor. Ancak Afgan Komünist Partisi kendi hükümetini kurduğu an tabii ki Rusyaile hemen bir anlaşma yaptı. Lütfen dikkat edin maddeye. Bu madde yüzünden zaten Afganistan işgali olacak. Bir gün Afgan Komünist Partisi'nin kurmuş olduğu hükümet muhalifler tarafından indirilmek istenirse olaya Rusya müdahale edecek ve Kabil' ne gönderecek? Asker gönderecek. Ve bunu imzalıyor Afgan Komünist Partisi iki gün sonra oyların çalındığı anlaşılıyor. Muhalifler ayaklanıyor. E maddede yürürlüğe giriyor. Bu maddeye göre Rusya Afganistan'a ne indiriyor kardeşim? Kabil asker. Güya kimi koruyacaktı? Güya Komünist Partiyi yani hükümeti kuracaktı. Hiç böyle olur mu? Orayı işgal etmeye kalktı. İşte 1979'daki bu olay çok şeye gebe olmuştur. Mesela bir olimpiyatlara dünyanın çeşitli ülkeleri hiç katılmamışlardır. Hangi olimpiyatlara katılmadılar? protesto yedi SSCB her yerden hangi olimpiyatlarda bütün dünya Rusya'nın Afganistan'ı işgal çünkü inanılmaz bir gerekçe. Hani böyle bir gerekçe olamaz yani. Afganlar toplandı. İyi dinleyin burayı. Bunlar çünkü bugün Afganistan'ın oluşumunu sağlayan sebepler. Peki Afganistan'ın Rusya tarafından işgal edilmesi üzerine sizce Amerika hangi tarafta yer alması beklenir? Afgan mücahitlerin yanında. Ve Afgan mücahitler giydikleri ayakkabının markasına bakın bir bakayım. Kullandığı tüfeğin markasına bakın. Hangi devletin zaten Ruslara karşı destek verdiğini görürsünüz. Büyük mücadeleler sonunda Rusya'yı topraklarından kovmuşlardır. Çok büyük acılar çektiler Afganlar. Ama en sona Rusya'ya karşı galip geldiler. Peki o güne kadar mücahitlere yardım eden Amerika ne yaptı? O da 2001'den sonra hepiniz biliyorsunuz ki İkiz Kuleler olayından sonra Taliban nerede? Nerede Taliban kardeşim? Afganistan'da. O zaman Taliban'a 3 gün mület Afganistan'ı terk edi. Yoksa Afganistan'ı işgal edir. Bu sefer de kim işgal etti? Amerika. Gördünüz mü olayları? Amerika Birleşik Devletleri bir örgütü finanse eder. Bu örgütü genişletir. Bu ve bu örgütü işgal edeceği ülkeye yerleştirir. Ve bu örgütü yerleştirdikten sonra oradaki örgütle mücadele ediyormuş izlenimi yaratır. Halbuki bütün ishbaratı ve en zayıf anında o ülkeyi işgal eder. O yüzden Amerika Birleşik Devletleri'nin yetiştirmiş olduğu birçok dünyada örgütler vardı. Desteklediği finansa mücadele ediyormuş gibi gösterdiği alakası var mı? Yok. Şimdi bunun üzerine şunu anlatmak istiyorum. Afganistan' daha sonra Amerika'nın işgal etmesiyle beraber Rusya tarafından önce daha sonra Amerika bu sefer de Türkiye'den bile insanlar gitmiştir. Bakın benim kendi oturduğum mahallemden bahsedeyim. Yeni Mahalle hani baktığın zaman Yeni Mahalle hani eski Yeni mahalleden bahsediyorsun yeni mahall büyüdü. Çayyol da yeni mahalle bir kısmı yaşam kentti işte konut birçok yer yeni mahallı ama eski yeni mahalle benim oturduğum sokakta ben bilirim ki birçok komşumuz eee savaşa gitti kardeşim. Savaşa gitti. Evet. Afgan savaşlarına gitti. Önce şeye Rusya'ya gitti. Sonra Amerika'ya da gitti. Bizim mahalle nereden biliyorum? Adam çünkü gazi olarak geldi. Şey kolunu kaybetmiş. Biri bacağını kaybetmiş şekilde geldi. Kimi eee şehit olarak geldi. Birçok kişi var. Afganistan'a, Türkiye'den çok yardım gitti arkadaşlar. Bunu bilin. Ve bunlar arasında insani ve maddi yardımlar da var. Yani sadece manevi yardım doğayla gitmedi. Bizzat insanlar gidip özellikle Ruslarla savaşmaya çok gitti. Bak ben 82 doğumluyum. 1979'da başladı işgal Nazım. İşte mücadele yıllarca sürdü. O esnalardan sonra ben 810 yaşıma geldiğim zaman mahallede işte hep sorardık, merak ederdik değil mi? Hani anne işte bu kişinin kolu niye yok oğlum? Afganlarla savaşa gitti. Şey Ruslarla savaşa gitti. Lan diyordum Rusyaile Türkiye savaştı mı? Hayır. Meğer Afganlarla yanında gitmiş. Bizim acayip mahalle ya. Bir görseniz var ya of biri savaşa gider kardeşim biri Rak Raniye gider diğeri diğerine gider. Acayip bir he. Birisi ha birisi ipi. Aynen öyle. O yüzden SSCV'nin Afganistan eı işgal etmesi bir bence gerçekten planlanmış. örgütlenmiş. O maddeyle beraber de legal hale getirmiş bir şeydi. Ama tabii bu olay özellikle Salt 2 antlaşması'ın Amerika tarafından onaylanmamasına sebep oldu. Bir gün bu sınav sorusu gelecek inşallah. Salt 2 niye onaylanmadı? Aa imzalanmasına rağmen bunu bir bilelim. Bu diğer gelişmelerle alakalı şunu söyleyeyim bak fark ettiyseniz bunlar çatışmalar. Yani şuradan bir başladık değil mi? U2 casus krizinden başladık. Geldik Kübe krizi, domuzlar körfez çıkartması, Küba ekim füzeleri krizi. Döndük aşağı. Vietnam savaşı ve Afganistan. Bak bunlar çatışma. Ama bir de diğer gelişmeler var. Mesela bir tane Yahudi hastalı. Bazıları Yahudi diyor. Bazıları hala Hristiyan diyor. Eee, Michael Ren adındaki bir hadi Yahudi diyeyim ya. Bana göre Hristiyan da o. Hristiyan. Hristiyan diyeyim ya. Şimdi adama da Yahudi diye Yahudiye de Hristiyana Yahudi diyemeyek değil mi? Bunları ayırt etmemiz lazım. sıkıntı. O onu zannediyor. O da onu zannediyor. Evet. Bana göre Hristiyan. Yani okuduğum şeylerde Hristiyan olduğunu düşünüyorum. Mescid-i Aksay'yı kundakladı. 1969 yılı arkadaşlar bakın bunun görüntüleri var. 1969'da Mescid-i Aksa kundaklandı. Kundaklandı. Kundaklandı. Adamlar Mesih Adam Mescid Aksa'yı yakmaya çalıştı. Bu olay sonrasında ilk defa bizim İslam dünyası ecik uyandı. Hemen İslam zirvesi kararı alındı. Yani onlarca İslam ülkesi bir anda toplandı. Şimdi dikkatli şunun. Burada en çok başı yanacak olan devlet mantıken kim? İsrail. Heh. Peki İsrail başbakanının o gece iyi dinle kendi laflarını söylüyorum ha işte o günden sonra İslam dünyasından korkmadılar. Mescid-i Aksan'ın bu Hristiyan tarafından yakılma olayından sonra olayın İsrail'e kalacağını düşünen İsrailli, İsrail'in o dönemki başbakanı dedi ki, "Kardeşim ben o gün gece uyuyamadım. Şimdi dört koldan Müslümanlar Mescid-i Aksya gelecekler diye korkumdan gece uyuyamadım. Sabah bir kalktım ki hiçbir şey yok. 24 tane 30 tane Dışişleri Bakanı İslam dünyasında 50de 50 tane olsun ne fark edecek? Toplanmışlar olayı kınıyorlar. Anladınız mı arkadaşlar? Neden bu olay bir türlü sona ermiyor? Senin birlikteliğin olmadığı sürece bu olay asla bitmeyecek. Bir birliktelik lazım. İslam zirvesini yaptın. E ne kararlar alıyorsun? Ne kararlar alıyorsun? Aldığın kararlar neye yarıyor? Kınamaktan öteye hiçbir şey gitmiyor. Silahtan anlayacak adama kınamayla cevap verir. Ya arkadaşlar bazı milletler, bazı güçler bazıları böyle anlar. Bazıları seni kınar. Bazıları işte efendim sana ekonomik yaptırım uygular. Herkes bak farklı farklı önlemler alır. İsrail'e karşı alınan önlemlerin hiçbir tanesi İsrail caydırıcı önlemler asla olmamaktadır. Yok büyük elçiyi geri çektim. Yok ekonomik yaptır bunlar İsrail'e sökmez arkadaşlar. İsrail'in anladığı tek bir şey var kardeşim. Silah yok. Çünkü adamlar bundan anlıyor. Çünkü adamlar bunu yapıyor. Bunu yapan

Adam ondan anlar. O yüzden adamın o günkü konuşmasını açın da bir dinleyin. İsrail Başbakanı ya ismini de unuttum ya adama bakayım. Eee Mescid Aksa kundaklarında İsrail Başbakan ne demiş. Herifin ismini de unuttum yani. Çok da bildiğim bir adam >> ya söylemiştim geçen de ismini aklıma gelmedi.

Ondan dolayı İslam İşbirliği Teşkilatı kuruluyor. Aslında İslam işbirliği teşkilatını çok iyi biliyoruz. Niye? Ülkemizde bir dönem cumhurbaşkanı adayı olan Ekmelettin İhsanoğlu da bu kuruluşun belirli bir süre genel sekreterliği görevinde de bulunmuştu. Doğru mu Nazım?

Peki sizce petrol uluslararası ilişkilerde önemli midir? Nazım sence önemli midir? >> Neden önemlidir Nazım? Parası olan petrol alır değil mi? Peki petrol üretir. Ürettikten sonra gene neye satar? Daha yüksek faiz fiyatlara satar. O yüzden uluslararası petroldeki en önemli mesele Arap İsrail savaşlarından sonra özellikle ve özellikle 1973'te OPEC adındaki kuruluşun ne yapmasıdır? O fiyatları yükseltmesidir. Petrol fiyatlarını yükseltmesidir. Dikkat OPEC. Bizde de bir firma var değil mi? OPED diye. Heh. Oradan aklınıza gelsin. Bak buraya kardeşim. Adı neymiş? >> Ne demek bu peki? >> Ne? Ney? Bir bak Nazım Efendi öyle oğlum önde yazıyor ya o pH bir bakayım o ne diyor ihraç eden >> petrol ihraç eden >> Arap ülkeleri değil bak yanlış yere okuyorsun OAPE'yi okuyorsun >> petrol ihraç eden >> ülkeler teşkilatı dur şimdi. OAPEC he bu buradaki A biraz önce okuduğun neyin Arap ikinası şimdi oku. Petrol ihraç eden Arap ülkeleri teşkilatı. Ama burada bir şey yok. Demek ki şu kuruluş içinde Arap var. Atıyorum İranlı var. Hatta şu an daha yeni işgal başkan alınan Venezuela var. O zaman benim şurayı daha çok iyi bilmem lazım. OPE'yi kuran kaç ülke var kardeşim? 5 ülke. Sayabilir misin Nazım bana? OPE'yi kuran >> beş ülke. Bilmek zorundasınız. Başla. >> Suudi Arabistan. Suudi Arabistan 1, >> Irak Kuveyt >> Irak 2, >> Kuveyt, >> Kuveyt 3, >> İran 4 >> Venezuela 5 pardon an İran Fars. Eenuelde Latin. Anladınız mı? Peki dikkat. Aşağıdakilerden hangisi? OAPE'in kurucu ülkelerinden biri değildir? İyi dikkatli. Ben buraya cevap olarak Venezuela yazsam olmaz. Çünkü Venezuela Arap değil, Latin. Anladınız mı? Sınavda bir harf seni soruyu veya doğru veya yanlış yapar. Ancak gene de sorulması gereken yer neresi? OEC'tir o. OEC değil. Orada Arapları düşüneceksin. Kuveyt olabilir, Birleşik Arabları, Katar olabilir. Anlatab Suriye olabilir ama İran olamaz. İran bir Arap devleti değil. Bak orayı karıştırmayın. Anlaştık. OPEC, o ApEC. Hangisini bilmem lazım ağırlıklı? OE'in kaç üyesi var? Say. Suudi Arabistan, >> Irak, >> Irak, >> Kuveyt, >> İran, Venezuela. İran ve Venezuela. Bir kere daha söylüyorum. Arap değildir. Şurayı ben bir sileyim. >> İrana sar. >> Efendim kardeşim? >> İran Arap değil. >> İran nasıl Arap değil mi oğlum? Biz her gördüğümüzü Arap zanneti de Arap diyor millet biliyorsun yani. Beni babaannem diyordu. Mesela >> benim babaannem diyordu >> genelde biz de öyle zannediyoruz. Adıyla alakası. Sonra ben Peygamber efendimizden ön peygamber efendimiz Arap diyorum. Peygamber efendimiz siyahi mi diyorum? Yok diyorlar. E o zaman diyorum niye her gördüğünüzü Arap diyorsunuz kardeşim? Şu toplum toplum siyah ile Arabı ve araç şey yapamadık ya. Şunları bir işleyelim kardeşim. 3 tane. Tamam. İran ray savaşına gelin. Başla. >> 1973 yılında Afganistan'da cumhuriyet ilan edilmiş. >> 1973'te Afganistan'da ne ilan edilmiş? Cumhuriyet ilan edilmiş. Cumhuriyet ilan edilmiştir. Devam. >> SCB >> SSCB 1979'da Afganistan'ı Evet. >> Mevcut hükümeti koruma adına çıkmış. mevcut hükümeti korumak amacıyla işgal etti. amacıyla işgal etti. 3. madde >> ABD bu gelişme üzerine >> ABD bu gelişme üzerine evet >> Salt 2 anlaşmasını onaylamaktan vazgeçti 2 antlaşmasıı değil mi onaylamaktan vazgeçti. Vazgeçti. Peki hangi olimpiyatlara dünya Rusya'yı protesto etti? Yani 76 olma ihtimali yok yani. Mantıki ileride bir şey olacak yani. Yaz bakayım 1980 olimpiyatları nerede yapılır? Soru yok. >> Nazım GP kullanıyor arkadaşlar. Bildiğiniz gibi de prosundu da almış. Aylık 49 49 veriyor. Hadi bakalım. Kaçıra verin aylık? >> Evet. >> 1980 ne? Olimpiyat Moskovaya. Hah. Anladın mı bütün meseleyi? 79'daki bu olaydan sonra Moskova Olimpiyatları büyük protestolara sahip. Peki Türkiye'ye katılmış mıdır? Hadi bakalım. Araştırma duygunuz geliştikçe her şeyi daha net anlamaya başlak ki çoğunuzun gelişi zaten eskisi gibi değil. Bizim YouTube videoların aşağı Twitch'te gelinde bile kaç tane Ramazan yetkinden gelenler var. Bu çok önemli bir şey. Hani benim benden geldin diye yazdığınız yazmanız için söylemiyorum. Araştırma duygunuzun gelişmiş olduğu özellikle Mehmet Ali Birant Allah rahmet eylesin büyük gazeteci de onun 32 gün belgeselleri onun Kıbrıs belgeselleri izlenmesi gereken en önemli belgesel özellikle Türk siyasi yaşamı için 1950 ile 80 arası kesinlikle >> Türkiye boykot mu etmiş? >> Niye Türkiye boykot ediyor? Türkiye nerede? Hangi tarafta? He Afganistan Batı tarafında oğlum ya. Afganistan taraf zaten Afganistan tarafındayız da. Evet. İslam İşbirliği Teşkilatı 2 yıllık yani 84 de >> söyle bakalım. İslam İşbirliği Teşkilatı. >> Bu ilk şey aklım katılanmasından sonra >> Michael Rohat diye biliyorum ismini de yanlış olmasın. Rohat'ın Mescid-i Aksayı kundaklama girişimidir. Girişimi sonrası kurulmuştur. Evet. Devam. Türkiye'nin de bulunduğu 24 >> Türkiye'nin de bulunduğu 24 ülkenin dışişleri bakanı doğru mu? Evet. >> İslam zirvesinde bir araya geldiler. Bir araya geldiler. Devam. >> Kuruluş ismi is >> kuruluş ismi ne olmuş? >> 2012'de. >> 2012'de. Evet. >> İslam işbirliği teşkilatı. İslam >> işbirliği teşkilatı olarak değil. >> Hayır zaten İslam işbirliği teşkilatıydı oğlum. Olur mu? Şey İslam Konferansı. He pardon 2 olarak kurulup dikkat arkadaşlar. Bu teşkilatın ilk ismi ne? İslam Konferansı Örgütü. Daha sonraki ismi ne olduğunu lazım senin dediğin gibi İslam İşbirliği Teşkilatı oldu. >> İslam işbirliği teşkilatı adını aldı. Normalde neymiş? İslam Konferansı Örgütü adını aldık. Bizden de biri var. Doğru mu? örgütün bakın dikkat yıllarca genel sekreterliği yaptığı Türkiye'de cumhurbaşkanı adayıdı. Kendisi bu arada vefat etti. Allah rahmet eylesin diyoruz. Çünkü yıllarca bir teşkilatta büyük görevlerde bulunmuştu. En büyük hatası cumhurbaşkanı adayı olmasıdır. Onu baştan söyleyeyim. Çünkü bu konferans örgütlüğünün yani çok üst düzeyde birisiydi. O yüzden ve dünya tarafından da çok tanınan bir din alimidir. Ekmelettin Ihsanoğlu. Bizim ülkeye gelince ne oldu? Adama saçma sapan bir slogan buldular. ir ekmek için ekmen ettin. Adamın neredeyse bütün kariyeri gitti yani. Yalan mı kardeşim? Şimdi >> siyaset >> e tabii siyasete keşke girmeseydi. Devamen 2014'e kadar >> 2015'ten >> 2005'ten 2000 >> 14'e kadar >> Evet. >> Genel sekreterliğini kim yapmıştı? Ekmelettin Ihsanoğlu. Bir de Ekmerettin Ihsanoğlu Türkiye'de tanınan bir adam değildi. Doğru mu? Oğlum Ekmenin ben kaç tane kitabını okudum bu olaylardan önce yani cumhurbaşkanlığıan önce de okudum ben. Büyük adam o yüzden söylüyorum yani. Adam burada siyaset malzemesi yapıldı. Adam Türkiye'yi çok bilmiyordu ki. Türkiye'yi bilmeyen birisini bu ülkede cumhurbaşkanı adayı yapıyor muhalefet. M oradan zaten kaybetti. Çünkü düşünebiliyor musun? Ekmenet insanoğlu geliyor. Atıyorum Türkiye'de şimdiye kadar Türkiye'nin hiçbirini adam akıllı dolaşmamış. gelmişse İstanbul'a gelmiştir. Belki resmi görüşmeler için Ankara'ya gelmiştir. Yani ben bu kadar büyük bir adamın böyle olmasını istemezdim. Onu anlatm. Yoksa sen de ben biliyorsun kaç tane kitabı var. Ekmelettin İhsanoğlu yapmıştır. Yani kötü bir adam mıydı? Asla. Onu anlatmaya çalışıyorum ama siyasette bir yeri var mı? Yok. O ayrı. Evet. Petrol. 1973 petrol krizi olan bize olduydu. Hatırla. Amerika petrolü. Tamam kardeşim. Kaç lira diyorsun petrole? 3 Eserin 3 şimi kaçtı diyor. 10. Tamam kardeşim 10 liradan alıyor. Aldı. E lastiği üretti sattı. Arap dedi ki eskiden lastiği 10 liraydı. E şimdi 20 lira. E oğlum sen de bana ondan sattın. Ben lastiği neyle yapıyorum? Neyle yapıyorum lan lastiği kavuçukla mı yapıyorum? Ben de bunu petrolden gelen hammaddeyle yapıyorum. He Arap oradan anladı. Ama Arap neyi de anladı? Ben fiyatı yükseltirsem beni hiç fark etmiyor. Daha çok kazanıyorum. Olan kime oldu? petrolü olmayana dışa bağımlı olan. Yani bizim gibi ülkeler ol. Anlaşıldı mı? Bütün durum. 73'teki petrol krizinin çıkmasında Arap İsrail savaşlarının çok büyük önemi var. Yom Kippur Savaşı'nın mesela onu da söyleyelim. Başladık. >> Suudi Arabistan. >> Suudi Arabistan. Şimdi şu opeti, opeki kuranlara bakalım. >> Irak, >> Irak, >> Kuveyt, >> Kuveyt, >> İran ve Venezuela. >> İran ve Venezuela. Venezüela. Neyi kurmuşlar arkadaşlar? OPEC. Çok dikkat etmeniz gerekir. Şu 5 devlet aklınızda bulunsun. Devam. >> Kuruluşun amacı. >> Evet. Amaçları vardır tabii ki. Kuruluşun amacı neymiş peki? >> Petrol fiyatlarını yüksek çıkart. >> Petrol fiyatlarını yükseklere çıkartmak. Öyle yazayım. Yükseklere çıkartmak. Kar elde etmek yani. Evet. Arap İsrail 1967 Arap İsrail Savaşı'ndan sonra >> 1967 Arap İsrail Savaşı'ndan sonra petrol dikkat eden Arab teşkilat >> petrol >> ihraç eden Evet. >> Arap ülkeleri değil mi? >> Arap ülkeleri teşkilatı kurulmuştur. Ancak etkili olabildi mi? Hayır. Niye olamadı? Hemen onu anlatayım arkadaşlar. Bunun ismi o apek'tir. Ama sizler de fark ettiniz mi? Petrol sadece Araplarda yok. Bakın Nijer'de de var. Nijerya'da da var. Afrika ülkelerinde de var. Latin Amerika ülkelerinde de var ki Venezuela 4. sırada. O yüzden yani eee Amerika Birleşik Devletleri şu tarafı pasivize hale getirmiştir. Tek muhatap olarak kimi alacaktır ileride? OPE'yi alacaktır. Bunu da söylüyorum. Evet. Nazım petrol krizinden sonra >> petrol krizinden sonra >> uluslararası enerji uluslararası enerji ajansı. Bunun kısaltması vardır. >> I >> I >> E >> E ve A. Evet kuruldu. Bunun amacı ne? Petrol temine kullanacağı >> petrol temini ve >> uluslararası kullanmış işbirliği >> ve uluslararası kullanımda işbirliği kullanımda işbirliğini amaçlıdır. İşbirliğini amaçlıdır. Evet değerli arkadaşlar petrol OPEC OAPEC ama soru gelirse genelde nereden gelir? Aşağıdakilerden hangisi OPEC'in kurucu ülkelerinden biri değildir? Lütfen oraya dikkat edin. OPEC mi diyor? OAPEC mi? Orada a varsa anla ki Arap o. Ama genelde nesi olur? O peki. Geldik buraya. İran, Irak. Hah, geldik bir başka olaya. Dibimizde 8 yıl süren savaş. Türkiye'de. Bu savaşı bu arada hatırlıyorum. Şimdi hocamadı hatırlıyorum. Çünkü eee Ayetullah Humeyni, Ayetullah Hümeyni'n ölüm tarihine bakar mısın? Bir 88 olması lazım. Çünkü Humeyni öldüğü için de bu savaş bitti. Yani sadece savaşın bitme nedenlerinden bir tanesi şey değil. Yani iki tarafın birbirine galibiyeti, mağlubiyeti meselesi de zaten neredeyse iki tarafta birbirlerini ülkelerine tahrip ettiler. Ruhullah >> Ayetullah Ümeyniullah olmasın. >> Tamam söyle. >> 89 >> 89. Tamam. Şimdi şöyle bir olay anlatayım hemen değerli arkadaşlarım. Burada çok önemli bir hadise var. İran'ı az çok biliyoruz. İran zamanında eee Pehlevi hanedanlığı vardı biliyorsunuz. daha önceleri yıllarca Kaçkar hanedanlığı yönetti. Türk hanedanlıkları yönetmiştir İran'ı. Ama beli bir saatten sonra 1900 eee 79'lara gelindiği zaman eee Paris'te yaşayan o zamanlar bir adam Ayetullah Humeyni eee İran'da bir devrim olacak ve bu devrim sonucunda da Ayetullah Humeyni kendisi gelecek ve kendisi geldikten sonra rejimini verecek. İran İslam Cumhuriyeti kurulacak. Bir taraftan ise Irak'ta aslında 1958'de o zamanlar belki de Genelkurmay Başkan Yardımcısıydı. Tam Genelkurmay Başkan değildi Saddam Hüseyin. Orada o darbeden sonra o da yükselecek. O da darbeyle neyi ele geçirecek? Irak'ı. Yani iki tarafta İran'la Irak komşu iki ülke artık kıyasaya bir mücadelenin içine girecek. İkisi de ATM amaçları petrol bölgesine hakim olabilmek. Bas Körfezine hakim olabilmek. Bütün bu mücadeleler tam 8 yıl boyunca sürdü. Bak 808. Burada çok önemli hadiselerden bir tanesi şudur. İki tarafta birbirlerini özellikle petrol bölgelerini vurduklarından dolayı bir ikisi de birbirini ekonomik olarak zayıflattı. İki eee bu esnada çok ilginç bir olay oldu. Bakın bu olay dünyanın sayılı ilk skandallarından biridir. Bak sayılı ilk skandalı zaten iki defa da sınav sorusu oldu. Amerika Birleşik Devletleri Sattam Hüseyin desteklemiştir. Ha hocam Amerika yıkmadı mı onu? Eee, önce kimi desteklemiş başkan? Saddam Hüseyin'i desteklemişti bu savaşta. İran'ı ise kim destekliyor? Hala günümüzde de ilişkileri iyi olan Rusya desteklemiştir. Demek ki Irak'ı destekleyen devlet yani Amerika Birleşik Devletleridir. Peki Amerika Birleşik Devletleri bu savaşta normalde Irak malzeme satması ya da Irak'a malzeme göndermesi lazımken görüyoruz ki arkadaşlar aynı anda İran'a da mal sattığı anlaşılıyor. Bak bak bak. Şeytanın başını görüyorsun gene. Hem Irak'ı destekliyor hem de kime mal satıyor kardeşim? İran'a. Ticaret bozulur mu onlarda? Bunu da yapan Yarbay Oliver Nords diye bir adamın imzasıyla yapılıyor. Amerikan başkanı Rigan da hiç suçu yokmuş. Allah'ın hikmeti. Kocağa ülkeden tırlarla şey çıkacak. Uçak gemileri gidecek, silah çıkacak yani. Ama başkan Rigan'ın neyi yokmuş kardeşim? Hiçbir suçu yokmuş. Günahı yokmuş. Çünkü yapılan yargılamalarda sadece Yarbay Oliver Nords suçlu bulundu. Regen suçsuz bulundu mesela. Çok ilginç. Ve işin ilginç tarafı tarihe bu skandal İran Gate skandal diye geçti. İran geç skandalı tarihin bilinen en büyük skandallarından bir tanesidir. Yani Amerika'ya ne kadar güvenilmemesi gerektiğini bizim komşularımız üzerinden test etme imkanı bulduk. Şimdi bu arada bir şeye daha dikkat öylesine çiziyorum. Burası nere olsun kardeşim? İran. Diyelim ki şurası da ne olsun? Irak. Doğru mu kardeşim? Saddam Hüseyin denen adam burada Kürtleri İran'a yardım ettiği gerekçesiyle Halepçe'de katletti. 5.000'e yakın. O da sayısı adam belli değil. Halepçe Halepçe katliamı vardır. Bilmeyenler için söyleyeyim. Evet. Gazda, kimyasal gazlarla saldırıda. Bunların ateşleri bol olsun. Bunlar insanlar. Bunlar insan mı? 5.000 tane sivil insanı buu da öldürdüler. Bak bunu bilin. İran, Irak, İran savaşı'ndan sonra Türkiye'ye ne kadar fazla göç geldi. Artı Irak, Saddam Hüseyin, İran'la yapılan 8 yıllık mücadeleden sonra ekonomik anlamda çok zor duruma düştü. Bunun üzerine değerli arkadaşlar şuradaki bir ülkeye saldırdı. Bak iyi dinleyin. Irak buraya saldırdı. Kuveyt ne kadar? Bugün bile kuveyt dinlerın bir kuveytarı yazın bakayım kaç lira çıkıyor. Dünyanın en saygın para bilimlerinden bir tanesi. Irak kuvey saldırdı. Şimdi bizim demokrasi kılıcımız ABD. Vay dedi, sen nasıl Kuveyt'e saldırırsın dedi. Kuveyt'ten Irak yani Irakları Kuveyt'ten geri çıkarttı. Kendi yerleşti. Satlam aparat mı oldu şimdi? >> Oraya saldırdı. oraya saldırınca belki de o saldırı emrini bile Amerika vermiş olabilir. Buradan buraya saldırdı. Bilmiyoruz. Buradan Kuveyt'e saldırdı. Bugün Kuveyt'in başkenti ne? Hiç duydun mu? Kuveyt'in başkenti neres? >> Kuveyt City. >> He. Niye City? İngilizce. >> He. Anladınız mı bütün olayı? Amerika Birleşik Devletleri kimi destekler ve onu bir yere saldırttırırsa muhakkak oraya yerleşmek amaçlıdır. Bu ya kendi ülkene yerleşir ya saldırtırdın ülkine yerleşir. E şu an ikisini de yaptı. Yıllarca Irak'a girdi. Irak'ta yaşayanları hepimiz görüyoruz. İşte o hapishanelerdeki işkence görüntülerine. Irak'tan tonlarca çalınan altının nasıl Amerika'ya gittiğini. Doğru mu? O yüzden bu yaşananlar hepimizin gözünün önünde olmuştur. Şu an beni dinleyen 80 jenerasyondaki arkadaşlar bugünleri çok net hatırlar, görmüştür veya haberlerde okumuştur. Çünkü etkileri 10 yıl sürdüğü için 10 yıl boyunca da bu haberlerde yer almıştır. 90'lı ve 2000'li arkadaşlarımız bunları tabii ki zor asırlar. Sen hatırlıyor musun? >> Irak savaşı >> Irak Savaşı'ı hatırlamı 1. Körfez krizi diye geçer bu. İlk Irak kuvey saldırma olayı. 1. Körfez krizi. >> AB >> ABD'den Irak'a gidiyoruz. Hadi geceleyin bombaladı. Herkesin göz önünde canlı naklen yayın yaptığı Baba Buş vardı ya. >> Evet. Evet. Baba Buşlar, oğul Buşlar. Vay vay vay vay vay. Ateşleri bol olsun. Ne diyeyim yani? >> Hadi bakalım. Anladık mı meseleyi? Bir daha yapalım. İran devlet başkanı Saddam Hüseyin, İran devlet başkanı Ayetullah Humeyni. 8 yıl sürecek savaş yapıldı. İki tarafın da ekonomisi birbirinden yıprandı. Görünüşte İra'ı destekleyen Amerika'ydı. Amerika güya Irak'a silah gönderiyordu. Aynı anda İran'a da mal sattığı, silah sattığı anlaşıldı. Bu olaya tarihte İran geç skandalı dendi. Yarbay Oliver Nords yargılandı. Hapse mahkum edildi. Başkan Ren ise suçsuz kundu. 8 yılın ardından Aytor'in hayatını kaybetti. Eee Irak'ta İran savaşı zararlarını telafi edebilmek amacıyla Kuveyt'e saldırdı. Ben bunu canlı gözlerimde izledim. Sonra o Kuveyt'e, Kuveyt yardım çağrısı yaptı. Amerika geldi, Satlamı oradan çıkarttı. Kendi Kuveyt'e yerleşti. Anlaşıldı mı? Bak bakayım Kuveyt Amerika'n üsü var mı yok? Var mı yok mu? Bakacağım. Bugün Kuveyt, Kuveyt Evet. görsen çok şeyhlerin olduğu yerdir. Böyle Arapların en zenginin yaşadığı gerçekten çok eee Birleşik Arap Emirikleri gibi, Dubai gibi yerler gibi çok önemlidir. Var mı kardeşim? >> ABD hava kuvvetir. ABD olmazsa ABD >> e ABD >> senin kuvvet dediğin neymiş kardeşim şu an? ABD. Evet. >> Adam onu İran'ı bak yanından aldı şimdi. Irak'la İran'ın tam dibindedir. Kuveyt Şan diye kları varmış. Bugün Amerika Kuveyt'tedir. Kuveyt Amerika'dır. Amerika Kuveyt'tir. Ya bir daha 2. Bak oradan İran'la Irak çerçev iki gün sonra ikisini belki de gene savaştıracak. Nereden biliyorsunuz? Kim bilebilir bunu? Olaylara iyi bakın. Çünkü bundan sonrakiler hepsinin duyduğunuz, bildiğiniz şeylerdir. Ya 1 milyona yakın insan hayatını kaybetti İran akış ki ben bilirim. Eee yine bizim mahallede abi bir taraf İrancılardı, bir taraf Irakçılardı ya. Vallahi diyor bak Saddam Hüseyin tutanlar vardı. Onlar genel Sünni taraf işte bazı belki bizim Şii taraf Alevi kardeşlerimiz vardı. Onlar mesela İran'ı tutarlar. Bazıları Alevi de hayatta tutmazdı şiileri. Onlar çok Onlar olur mu? O bizden değil onlar onlar. Açay karışıklı ya. Mahalle bile ikiye ayrılmıştı bizde. Iraklar ayrı, İranlar ayrı da maçan şey tutar gibi ya. Takım tutar gibi. İran Irak Savaşı'nı bu gözler böyle izledi. Niye? E bugün böyle izliyor Suriye'yi. Yarın İran'ı böyle. E abiciğim bu gözler bir gün kendi ülkemizi yere de baktıracak maalesef. >> Allah korusun ama lazım yani gidişatı görmemek mümkün değil yani. Allah korusun biz hazırlıklı olalım. Tedbir Allah'tan tevekkül değil mi? Tedbir bizden. Tevekkül Allah. Ondan sonrasına bakarız. Ama İran Irak savaşı yine gözümün önünde yaşanan bir olay. Evet. Hadi bakalım. İran, Irak'ta rejim değişikliği. >> 1958'de yapılan askeri darbe sonucu. >> 1958'deki askeri darbe sonucu. Monarşar >> monarşi yıkıldı. Evet. >> Cumhuriyet ilan edildi. Şimdi bir saniye. Buraya dikkat. Arkadaşlar şunu bilin. Özellikle Suriye ve Irak'ta iki parti yani partilere hep aynı. B A A S B A A S Baas hep duymuşsunuzdur. Nedir bu? Arap Sosyalist İşçi Partisi. Demek ki Irak ve Suriye baktığınız zaman Rusya tarafından desteklenmiş ve zamanında eee komünizm bu ülkelerde yayılmıştır. Libya'da bunan esintileri vardır. Başka ülkelerin de Bağas Partisi mesela yıllarca biz duyduk. Panslavizm, panlamizm, PAN Türkçülük. Bir de pabraabizm vardır. Mesela Arap Birliği. Mesela Mısır bunu yıllarca yapmaya çalışmıştır. Bu tür kavramları bilin diye söylüyorum. B A A S Evet. Söyle bakalım. >> Baas partisi 1968'de >> Bağas Partisi 19 >> 68'de. Evet. >> Irak'ta yönetim ele geçmiştir. >> Irak'ta yönetimi ele geçirdi. Yönetimi ele geçirdi. Evet. >> 19376 yıllar arasında yaşayan >> Bir daha söyle. 1937 2006 yılları arasında yaşayan >> 2006 yılları arasında yaşayan >> Sadam Hüseyin >> Saddam Hüseyin Bekta yaşıyordur belli olmaz. >> 196 >> Evet. >> Bir daha söyle. 1979'da darbeyle yönetim ele geçildi. Doğru mu? 1979'da partinin başına geçti. Partinin başına geçti. Doğru mudur? Evet. Şurada bir not olacak herhalde. Söyle notu. Yeniden doğuş anlamına gelir. >> B A S ne anlama geliyormuş? Yeniden doğuş anlamına gelir. Evet. >> Arap sosyal ve Araplar anlam >> Arap >> sosyalizmi. >> Sosyalizmi. Nazım biraz Allah'ını seversen bağırla. >> Arap birleşme çalış >> oğlum. Arap Arap deyip Arap olacaksın ya. söylesene. Arap sosyalizmi. Arap birleşme temasından evet. >> Arabiz, >> panarabizm denir. Bravo. Evet. İran nazımızı >> 1928'den itibaren >> Evet. itibaren >> İran'ı yöneten pehlevi hanedanlığı >> İran'ı yöneten pehlevi hanedanlığı >> uygulamaları hak tarafından >> uygulamaları halk tarafından nazım kesik okuma >> benimsenmemiştir >> benimsenmemiştir evet devam >> protesto tarafından bir diğer madde >> evet >> dikkate alınmaması >> protestolar dikkate alınmayınca Evet >> halk ayaklanmıştır >> halk Halk tekrar ayaklanmıştır. Önce ayaklanmalar neyle protesto? Uygulamaya. Sonra baktık uygulamalarda herhangi düşünen yok. Halk ayaklanıyor İran'da. Devam. >> 1978'de >> sürgünde hayat süren >> Ayetullah >> hayat süren Ayetullah Humeyni. Bu arada şey verin bana kalem. Ayetullah Humeyni. >> Ülkeye geri dönmesiyle >> ülkeye geri dönmesiyle. Evet. >> İslam kurmuşuz. İran İslam Cumhuriyeti kurulmuştur. İran İslam Cumhuriyeti kuruldu. Şimdi iki ülke savaşacak. Tamam. Devam lazım. İki ülke 8 yıl boyunca savaşmıştır. Savaşmıştır. Sebepleri neler lazım? Niye savaşmışlar? >> Petrol. Başka? Niye İran Irak savaşı oğlum? İki tane lider geldiye canları sıkıldı mı savaştı? Savaşın sebebi olmalı bu. İran Irak Savaşı'nın sebebi. Evet. Gel bakalım. Notazım. >> Yaklaşık 5000 sivilin hayatı kaybetti. >> Yaklaşık 5.000 sivilin hayatını kaybettiği Evet. >> Olayacak. >> Kim tarafından yapıldı? Saddam Hüseyin'in emriyle emriyle Halepçe katliamı yaşamıştır. Halepçe katliamı yaşatmıştır. 5.000 tane Kürt burada ne olmuştur? Nazım öldürmüştür. Kimyasal gazla. Evet. >> Bas körş. >> Aynen efendim. >> Basta Körbeç. >> Basla Körfez. Şaddil Arap su yolu. Tamam. Evet. İran Irak Savaşı'nın son başla. >> Her ülkeden yaklaşık birer düşünür insan. >> Her iki ülkeden doğru mu? >> Birer düşün insan hayatı kaybetti. >> 1,5 milyon insan hayatını kaybetti. Büyük rakam. Hayatını kaybetti. Evet. >> İsrail Arap ülkeler >> İsrail Arap ülkelerinin Evet. ayrılıktan yararlanarak bölgede >> aralarındaki ayrılıktan yarar çünkü bazıları İran destek bazıları Irak'tan yararlanarak bölgedeki konumunu güçlendirdi. Bölgedeki konumunu güçlendirdi. Evet. İran'da Humeyni devrimini eleştiren var. >> İran'da Humeyni devrimini eleştiren Humeyni devrimini >> eleştirenler tasfiye edildi. Eleştirenler tasfiye eee edildi. İran'ın eski lütfen şeylerine bakın. İran da 1979'dan önce acayip bir yer. Aynı Afganistan gibi yani. İr tabii mola rejimi gelmeden önce çok güzel filmleri var. >> Perse polis değil miydi bu filmin ismi? Ben mi yanlış hatırlıyorum? Çizgi film >> izlemiştim. Tamam normal filmleri var. Eski ev zaten birçok İran'da Türkiye'de şu an o ta çünkü neden geri gitse idam cezası var arkadaşlar. Bugün Türkiye'de yaşayan İranlılar yani böyle yaşı 50'lerin üzerinde, 60'ların üzerinde olanlar o zamanlarda Humeyni'ye de muhalefet olanlardı. Eee oradan kaçıp bize geldiler. Dikkat o insanlar. Türkiye o insanlara kucak açtı. Geri de vermedi. Eğer verse idam edilecek. Onu bilin. Yaşı günümüzde 50'nin üzerindeyse hala bu rejime muhalefettir. Bakın bugün İranlıların en çok ülkemize turist olarak geldiği il Van'dur. Yakınlıktan dolayı tabii ki. Doğru mu? Ve bugün Van'da gidelim bakalım. Her dönem İranlılar muhakkak vardır değerli arkadaşlar. vardır. Yani bugün Allah korusun İsrail veya Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a olası bir saldırısından sonra gene gelecekleri ülke Türkiye'dir. Türkiye gene kucak açacaktır ve gene gelecekleri en büyük il de bunu bilin. Tamam. Allah korusun. Tabii. Devam. >> Sadam Hüseyin bu savaşın zararı karşı. Saddam Hüseyin ise bu zararın yani bu savaşın zararını karşılamak amacıyla Kuveyt'e saldırmıştır. Kuveyt'e saldırdı. Tarihte biz bu olaya ne diyoruz kardeşim biliyor musun? 1inci Körfez krizi neymiş? Birinci körfez krizi lan zaten ik körfez krizi de Amerika'nın Irak'ı işgal etmesi işte hepimizin gözümüzün önünde yaşlanan olaylar. Devam not. ABD'nin savaş sırasında >> ABD'nin savaş sırasında bu şeyden bahsediyor. İran Gate olayından devlet >> her iki devlete de silah >> satması olayına tarihte satması olayına Iran Gate skandalı denilmiştir. İki sınavda gelmiştir. Iran Gate skandalı adı verilmiştir. İki tane soru ve onu da söyleyeyim. Yarbay Olivert Lord Nords mahkum olmuştur. Mahkum olurken başkan Regan suçsuz bulunmuştur. Regan suçsuz bulundu. Olacak iş mi sence Nazım? >> İhtimal yok >> ya. İhtimal dahi yok ya. Amerika'dan silah gidecek de bunu da bir de yarbay yapacak. Albay bile değil. He. Olacak iş mi? Olacak işte. Evet. Böylelikle neyi anlatmış olduk size? Fark ettiyseniz İran Irak Savaşı'nı anlatmış olduk. İran'daki rejimde ha bu arada İran Irak Savaşı'ndan bir soru geldi. O da İran gecandı. Pardon iki defa geldi. Soru şuydu. Bir olayı anlattı. Bu nedir diye sordu. Cevap İran geç skandalı. İkinci soru KPS'de gelmedi. Bunlar dikkat. İran geç skandalı ne demektir diye sordu. Amerika'nın İranak savaşıa her iki devlete silah satması. Yani bu sefer de olayı verdi. Ne olduğunu is açıklamayı istedi. Fark eder mi? bizim için ikisi de gelse yapar mı öğrencimiz? Yapar. Şimdi İsrail Filistin şimdi beraber bir yapalım. Hazır mıyız? Önce Balfur deklarasyonuyla başladı. Hatırlayalım. 1948'de İsrail devleti kuruldu. Kurulduğu gün 1948-49 İsrail Arap savaşları çıktı. 1956 Mısır İsrail Savaşı. 1967 Altıgün Savaşı. 1973 Yom Kipur Savaşı. Sonra 1979 Camp David anlaşmasıyla Mısır İsrail'i tanıyan ilk Arap ülkesi konumuna gelmiş değerli arkadaşlar. Ama biraz geriden biraz da ileri taraflarda bu meselenin çözülmesi için birçok yapılan toplantı ve birçok yapılan plan vardır. Bu planları çok bilme ihtimaliniz yok. Regagan planı, Faht planı gibi gelen bir sı sınav sorusunu söyleyeyim. Hazır mıyız? 1. Annapolis toplantısı 2. Madrid toplantısı 3. Kral Faht planı 4. Regan planı. Yukarıda verilenlerden hangileri diyor şey yukarıda verilenler aşağıdaki hangi sorunla ilgilidir? Bak soru bu kadar. Ulan Kral Faht kim? Ben adamın adını yeni duyuyorum. Başkan Rigan'ı bir kere duymuşum. Hiç akla ne gelmiyor? Filistin sorunu gelmiyor ama cevap ne? Filistin. Evet başlıyoruz. 64'te bir şey kuruluyor. >> Yasat. >> Yaser Arafat. Bir gün gelecek mi sınavda bu adam? Filistin neyi kurmuştu? Kurtuluş örgütünü kurdu. Kurtuluş örgütünü. kurdu. Yani bunun nasıldı şeyi? F K ı. Devam. 82'de ne oldu kardeşim? >> Fez veya Fas planı ortaya konuldu. Regan >> Regan mı? Regan. >> Regan planı. Hadi öyle diyelim. Ortaya konuldu. Var mı şey? >> Yok. Hepsi Filistinlilerden ne bekliyor? Fedakarlık. 87ler İsrail'e karşı infada. >> Şimdi buraya dikkat. Filistinliler İsrail'e karşı ara sıra bu lafı eee şeyde duyarsınız arkadaşlar televizyonlarda. İntifada ne demek intifada? Uyanmak uyanış. İntifadayı başlattı. Şimdi bunu bilmeyen arkadaşlar için hemen anlatayım. Arkadaşlar İsraillilerin elindeki tanklar eee o zamanlar için Kudüs'te, Ramallah'ta, Bateriya'da aklınıza gelebilecek her yerde Filistinlileri artık tankların altında eziliyorlardı. O intifa da yani uyanış halkın komplesinin ayağa kalkmasıdır. Bu komple harekete kaldırttıran adam ise odur. Yas Arafat'tır. Ve o küçük generallerim dediği o küçük çocuklar ellerine taş alarak İsrail askerlerini hatırlayın tanklara atmıştır. Şimdi diyeceksiniz ki tank nasıl yok eder değil mi? Mesele o mudur? Mesele orada dünyaya değerli arkadaşlar görüyor musunuz? Biz elimizde taş var. Onlarda tank var. Bizim elimizde sapan var. Değil mi? Onların elinde silah var demek iştir. O dünyaya görüntüler bir yayınlandı. Tankların üzerinden altında kalan İsraili çocukların görüntüleri. Lan adam sapanla taş atıyor. Sapan ya. Sapan. Sapanla taş atıyor. İsrail askeri komple zırhla giyinmiş. O adama ne yapacak o? Ama dünyaya bu görüntüler geldiği zaman dünyada o Filistin meselesi sürekli gündeme tutuldu. Çoğu zaman Filistinli korsanlar bilerek uçak kaçırdılar, gemi kaçırdılar. Gemi ben canlı izliyordum ya. Gemiyi kaçırdılar. Amaç ne? Kimseyi öldürmek değil. Ne? Filistin davasının devamını dünyaya tekrardan o meseleyi hiçbir zaman unutturmamak amacıyla yapın. Lazım. Bunları bilin. Filistin meselesi hala gündemde mi? Gündemde. Bir ömürde eğer Allah nasip ederse gitmesin. Yani ne demek istiyor bu? Evet. Tabii ki bu mesele artık çözülsün. İnşallah da çözülecek. Ama şuraya dikkat. İntifadanın ne demek olduğunu. İki intifadanın bir Filistin sorunuyla alakalı veya İsrail sorunuyla alakalı olduğunu bilmeniz lazım. O zaman şu terimlere beraber bakalım. FKÖ Filistin Kurtuluş Örgütü. Yaser Arafat. Bak devam ediyorum. Elfetih. El Nakba felaket günüydü hatırlayalım. intifada. Bak bunların hepsi neyle alakalıymış? Gelelim Rigan planı, Kral Faht planı, Anapolis toplantıları, Madrid konferansları bunların hepsi neymiş? Gene Filistin'le ilgili. Anlaşıldı mı mesele? Aşağıdakilerden hangisi Filistin sorunuyla ilgili herhangi bir kavram değildir? Veya İsrail Filistin meselesiyile ilgili bir kavram değildir diye gelebilir. Evet. 91. >> Madrid konferans toplantı. >> Madrid konferans toplantı. Bunu da televizyondan izledim. Aynen öyle. Devam. >> Osla görüşmeleri yapıldı. Başarısız olunca ikinci intifada başladı. Yapıldı. Ve ikinci kez ne başlamıştır? İntifada başladı. Zaten intifada var da şiddetten de öyle söyleyeyim. Devam. >> 2002 >> Kral Faht planı ortaya atıldı ama hiçbir İsrail kabul etmiyor. Çünkü bütün amaç ne? 1967'ye geri göndek. 2007 >> Annapolis toplantılar yapılmışt >> Annapolis toplantıları yapıldı. Evet. >> Buradaki mesele bunların içeriğini bilmek değil. Sadece bunun İsrail Filistin meselesi ile alakalı bir olay olduğunu bilmek de lazım. Anladın mı? Evet. Gelelim ABD'deki ırkçılık hareketlerine. Bambaşka bir konu. Hırkçılık dünyanın bana göre yaşamı zorlaştıran, insanı birbirinden ayıran en kötü şey. Irkçılık sadece ırk açısından değil, ten renginden dolayı da olunca işin rengi bambaşka yere gidiyor. Amerika Birleşik Devletleri biliyorsunuz ki dünyanın her yerine gittiğinde kölecilik sistemine Avrupalılardan devre aldığı için Avrupalılar özellikle coğrafik köşelerden sonra keşfettikleri her yerdeki kadim kültürleri yok etmek ve kendi kültürlerine biat ettiklerinde köle yapmak vasıtasıyla bu işlere gidişti. Özellikle Afrika'da Zanzivard'da başlayan kölecilik faaliyetleriyle beraber dünyada alınıp satılabilen bir tema olarak görülen Afrikalılar o bölgelerdeki değerli madenler olan elmas, yakutt, pırlanta gibi hep kendileri çıkarılmaya zorlanmış. hem de çok ucuz fiyatlara kendilerine alınıp hala devam ediyor bu sistem bu arada hala devam ediyor. Yani sömürgecilik bir ülkenin topraklarından sadece dışarı çıkmak değil. Evet bugün Afrika'ya baktığınız zaman Afrika haritasını inceleyin. Birçok yeni devlet var. Hatta hepsi bağımsız gözüküyor. Ama onların bile birçoğunun parası ya Fransız bankalarında işletmede ya başka bankalarda ya başka devletlerin ülkelerinde hala tutulmakta. Yani Fransızlar gerçekten bu noktada ve Belçikalılar hala Afrika'yı sömürmektedir. İlla sömürge gitmek, orayı işgal etmek manasında değil. Amerika'da yıllarca Afrikalı insanları Amerikallaştırma politikasıyla yıllarca getirdi. Tabii bunların getirme amaçları nedir? sizler de tahmin gene çalıştırmaktır. Kendilerine köle yapmak fark fark etmiyor yani. Çünkü onların köle yapıldığına dair en büyük emareler 1955'e kadarki olan yasalardan ibaret. Mesela yasalara göre bir siyahi bir beyaz ile değerli arkadaşlar yan yana yürüyemez. Devam ediyorum. Bir siyah ile bir beyaz evlenemez. Bir siyah avukat, yargıç hakim falan olamaz. Devlet memuru kadosunu olamaz. Bir bir siyahi aynı otobüste ki beyazlara ayrılan yerlere ayrılır. Siyahlara ayrılan yere tahmin edin beyazlar nereye ayrılır? En önler en arkalar kime ayrılır? Siyahilere. E tamam da kardeşim bu nasıl bir şeydir değil mi ya? İnsan aklını almıyor yani. Şimdi bu olaylar bu arada şundan 6070 yıl önce yani hani diyeceğim ki 300 yıl önce geride kaldı. Yok arkadaş yok yani. Ve gördünüz Amerika'yı ya. E sonuç bir gün bir tane kadın çok zulüm gördü ama çok zulüm yani. Bunu başarabilmek de tarihe işte adım böyle geçiyor. Rosa Parks filminde izlemiş birisi olarak kullşuyorum. Alabama da otobüse biniyor. Otobüste biliyorsun beyazların oturduğu yere kendisi oturuyor. Otobüs şoförü uyarıyor. Ne yapıyorsun sen diyor oraya? Beyazlar oturuyor. Sen siyahsın diyor. Kalkmıyor kardeşim. Polis çağırılıyor. Polis zorla. Tabii ki bu olaylardan polis bir de götürürken şiddetli yanları beyazların bu ısrarla Roza Park'a saldırma girişimi falan bütün Amerikan eyaletlerindeki siyahiler ayaklanmıştır. Hepsi ülkeyi ateşe verdiler değerler bakın en son olaylarda da Jorgan Fremen olayında da öyleydi. Hani başı ezilerek nefes aldırmadan öldürülen bir adam vardı. İsmi neydi ya? Ben tam ismini de unuttumiz >> tabii. Efendim? >> Dizini basıyor bu adam. >> He bize bacak dedik fark etmiyor oğlum. O da dizde bacaktan sayılıyor ya. Oradan bastırması adam biliyorsunuz ki nefes alamıyorum diyor. Ondan sonra Amerika'da yaşanan olayları kendiniz gördünüz. Bugün Amerika'da siyah beyaz ayrımı yok mu hala? Adam ısrarla siyahı herhangi birini ya tutuyor mesela. Tuttuktan sonra değerli arkadaşlar muhakkak ki ne yapıyor? Kimlik kontrolüne geçmeden önce şiddete başvurunca mesela geçen bir tanesi de öyle oldu. Hemen yargıç kimliğini gösteriyor. Baktı adam dövecekler mi? A efendim yargıç efendim. Ne? Çünkü eskiden yargıç mı olabiliyorlardı? Yargıç mı olabiliyordu bu insanlar? Bu insanlar iki sektörde kullanıldı yıllarca Amerika Birleşik Devletleri'nde. Bir tanesini ben vermeyeyim. Hangi sektör olduğunun ismini. Diğeri ise basketboldu. Bugün siyahi vatandaşların Amerika Birleşik Devletleri'ne saygı göstermesinin en önemli sebebidir basketbol kardeşim. Bunu bil. Futbol değil bak. Amerika'da futbol, Amerikan futbolu, beyzbol. Beyzbolda çok siyahi oynadığını gördün mü sen? Golf'te çok siyahi golf gördün mü? Bazı sporlar hala zengin ve beyazlara aittir. Bugün dünyada ırkçılık yok diye diyebilir misin ya? Lan düne kadar negro diye çikolata vardı memlekete. Çatış millet yiyor. Üçlü beşli atıyordu ağzı. Ne yediğini bilmiyor. Sonra ismini nere olarak değiştirdiler de bilmem ne. Bugün hala siyah telefon beyaz telefondan daha uygundur. Siyah araba hala beyaz arabadan daha uygun fiyatta satılır. Gidin araştırın bulun kardeşim. Bugün hala ırkçılık dünyada üstü örtülü şekilde devam eder. Bugün dünyanın ünlü müzik kliplerine bile gene siyahiler en önde bile değillerdir. Arka taraflarda dans ettirirler. Ben bunu görebiliyorum bir tarihçi olarak. Ya siyahilerin belki de en rahat ettiği ülkelerden bir tanesidir Türkiye. Evet. Bizde ırkçılık yoktur demiyorum ama ırkçılık siyahilere karşı bizde çok çok çok minimaldir. Avrupa'daki maçlarda görüyorsunuzdur ya muz atarlar muz atarlar. Bizde de oldu birkaç tane hadisedi. Ama Avrupa'da bu geneldir. Yani biz de bir tanesinin muz atmasıyla o tüm Türkiye şey ırkçı diye bir şey diyebilir miyiz? Bugün ırkçılık yapılan kim yapılıyorsa yapılıyor yanlış yapılıyor. Irkçılık dinimize göre günahtır. Ve bugün siyahilerin de en rahat ettiği ülkelerden bir tanesi. Kusura bakmasın da kimdir kardeşim? Ankara >> şeydir yani. Ne derler ona? Eee, Türkiye'dir kardeşim. Bugün Ankara Sümer sokağa gidelim beraber. Oğlum Nijer'ya gelmiş gibiyim. Kurban oldum. Ha, gidelim beraber gidelim. Gidelim abi. Beraber gidelim. Milli Piyangonun tam arkasındaki sokağa beraber gidelim. Her taraf siyahi. Eskiden siyahiler bizde sadece biliyorsun saat satardık. Saat satardılar. Hatırla. Kafaları her zaman önünde eğiktir. Bak siyah ya. birisi gelecek mal soracak ki anca kafasını kaldırın. Şeyden çekinirlerdi. Türk milletinin tepkisinden çekinirlerdi. Ve bize göre bunlar yıllarca körleştirilmiş olarak görüldüğü için o toplumlarda bize göre yani onlar ezilmiş bir halka ne yapmak vardır? Her zaman yardım etme vardır. Türkiye siyahiye karşı ırkçılığını Türkiye kendi içindeki ırkçılığını bitirememiştir. Sıkıntı bu. Yani siyahiye göstermiş olduğu o şefkati maalesef Türk Kürde, Kürt Türke'e gösterememiştir. O yüzden zaten bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Anlaşıldı mı durum? Yani şuradan bir si kardeşimiz gelse ki okuyan üniversitede binlerce çocuk var. Bugün üniversitede yok mu kardeşim? Var. Binlerce çocuk okuyor. Görüyoruz. Benim mesela gene mahallem, gene benim mahalle ama mahallem benim acayip Birleşmiş Milletler gibi benim üst katımda başkan eee Nijeryalı, Ugandalı çocuklar oturuyor ve bu insanlar şey e mahalleli geldiği zaman inanın şöyle bakıyorum ne zaman görsem o kapıdan çıkışları hani anlarsın yani. Şimdi Amerika'da siyahilerin sevilmeme noktalarından bir tanesi de uyuşturucuyla çok haşır neşır olmaları. Uyuşturucunun ötesine işler yapmaları. Tamam. O yüzden de siyahiler Arab Amerika'da sadece ten renginden dolayı değil bir de çeteleşmeden dolayı da sevilmiyor. Ama bunların hiçbiri Roza Parks'ın o eyleminden sonraki olaylara yatıştıramadı. Başkan Obama bile ama tam siyah de siyahtı yani. Evet. Kenyı hatta bizimkiler bir ara Müslüman yaptığını biliyorum. Meraklıyız herkesi şey yapmaya. Ondan sonra Barak Obama gördük Müslüman halini. Gene

Her zamanki gibi bütün milletçe kardeşim. Irkçılık faaliyetleri Türkiye'de gene de dünyaya nazaran daha azdır arkadaşlar. Evet. Bir insan Twitter'da, "Ben şimdi çıkayım, Twitter'da Türkleri sevmiyorum" veya "Değiş Kürtleri sevmiyorum" dediğinde, kardeşim, oraya gelen bir Türk aşağı yorum yapıyor. Mesela olumlu anlamda, diğeri de olumsuz anlamda oluyorsa, liste bu kadar yani aşağı full yorum oluyor. Çünkü birini savunurken birini savunmuyorsun ya. İki taraf birden yorum yapıyor. Bizim memleket gene düşüyor arkadaşım.

La arkadaş, yapmayın gözünüzü seveyim. Bak, ben doğunun her yerini geziyorum. Batının her yerini geziyorum. Bizim aramızda bir sorun yok. Olmaz. Olamaz lan. Kadim kültür. Beraber yaşamışız, beraber gitmişiz. Biz kendi içimizdekini önce bir şefkati gösterelim birbirimize. Elin siyasetine zaten gösteriyoruz ya. Göstermiyor muyuz kardeşim? Bu ülkede kaç tane sinema sektöründe siyahi arkadaş oynadı? Bugün üniversitelerde bölümlerde siyahiler okuyor. Türkiye'ye geliyorlar hepsi. La Çorum la Amir ya. La en büyüğü o, bilineni o yani. Doğru mu kardeşim? On bazı sıkıntılar oldu. Son anda tekrar özür dileriz falan da. Şimdi demek istediğim şu. Siyahi gerçekten rahat ettiği ülkelerden bir tanesi Türkiye'dir. Bu kaçınılmazdır kardeşim. Onu bil. Burada bu olaylardan sonra tabii artık yasalar değişmeye başladı. Artık dünya soğuk savaş dönemi artık en sonunda bu yasalar değişmeye başladı. İşte yargıç oldular. Nazım yargıç oldular. Yargıç olmak ne demek? Senin Chib'nin yargıç olmukat oldular. Polis oldular. Evet. Polis ya. Polis. Polis oldular. Doktor ya. Düşünebiliyor musun? Bunların hepsi 55 yılları arasında oldu ya. En sonunda Obama, en azından siyahi yakın yani siyahiye yakın bir ten tonuyla o yani Obama'nın bir başkan olması Amerika için ya nasıl anlatayım ben size, böyle dünyanın en ırkçı milleti için inanılmaz bir şey. Millette demeyeyim de en ırkçı devletlerinden bile inanılmaz bir olay yani. Öyle anlatayım ben size.

O yüzden bu gelen Afrika'dan getirilen insanlara Afro-Amerikan, yani Afrikalı-Amerikan demiyoruz da ne diyoruz? Onu kısaltması Afro-Amerikan diyoruz. Şimdi burada iki tane önemli adam var. Bunlardan bir tanesi Malik el Şahbaz, bilir misin bu adamı? Diğeri de Martin Luther King. Tarihte iki tane Martin Luther vardır. Biri ta 1517'de şeye, Almanya'da Wittenberg kilisesine 95 tez asıp reform hareketlerini başlatan Martin Luther'dir. Bir de bu zamanda değerli arkadaşlar, siyahilerin önderlerinden Martin Luther King'tir. Bu Baptist mezhebine bağlı bir Hristiyan'dır. Bu Hristiyan siyahileri bir taraftan da Müslüman siyahiler var. Bu Müslüman siyahilerin de başına kim var? Malik el Şahbaz, namidier Malcolm X. Malcolm X. Oturun filmini seyredin. Film bek istiyorsunuz. İzleyin Malcolm filmini. Adamlar ne mücadeleler etmişler davalar için. Malcolm X'in ünlü üniversite ziyaretlerinde "Bir Hayalim Var" diye başlayan. Herkes açsın bir okusun bakayım. "Bir Hayalim Var" neymiş? Herkes kendine uyarlasın bakayım. O "Bir Hayalim Var" neymiş? Bir hayalim var, çok önemli. Bu adamlar siyahilerin hakları. Ne oldu? Tabii ki Amerikan derin devletlerine ikisi de suikastle öldürdü. Peki dava sona erdi mi? Ermedi. Bak, dava hala devam ediyor. Anlaşıldı mı kardeşim? Bu kadını unutmayın. Rosa Parks filmi de çekildi. Muhakkak izle. Size çok film söyledim. Bak, ben bu filmleri izlediğimde belki de arkadaşlar, çoğunu size söyleyeyim. Çoğunu 2005'ten önce falan izledim. 2006'dan önce izledim filmler. Yani çekilmişse 2010'da, 2010'da izledim. O ayrı konu. Ama bunların hepsi, çoğunda çok eski filmlerdir. Yani o yüzden diyorum, izleyin. İzledikten sonra dünyada yani kendi şeyinizi, bakış açınızı geliştirin. Hiçbir zaman unutmayın, bir tarihçi ırkçı olamaz. Bakın, milletini sever, devletini sever, ırkını sever ama ırkçı olamaz. Bak şimdi, aynı şey değil. Ben Türküm. Tamam. Türk Türkleri severim ama ben hiçbir Türkü gidip de bir başka milletten de öyle üstün görmem. Göremem. Olmaz. Yapamam. Bu bana dinimce yasaktır. "Arabanın Acem'den, Acem'in Arap'tan farkı var mı dedi?" Lazım. Kimin sözü bu? Peygamberin veda hutbesi. Biz nasıl birbirimizi birbirimizden ayrı görürüz ya? Bizi birleştiren dindir. Bizi birleştiren kültürdür. Bizi birleştiren dildir. Bizi birleştiren gelenek ve göreneklerimizdir. Biz bunlar ne kadar birbirimizle sağlam tutarsak o kadar iyidir. Ne Kürt'ün bana üstünlüğü var, ne benim Kürt üstünlüğüm var. Ben mi yarattım kardeşim? Anam mı? Biz ne biliriz ya? Ben bugün Kürt de doğabilirdim, Arap da doğabilirdim, Laz da doğabilirdim, Nijerya'da, siyahi de doğabilirdim. Bazı şeylere karar vermediğiniz şeylere kadar ne kadar rahat konuşuyorsun. Tamam. O yüzden mesele kendi ırkınla gurur duy. Herkes gurur duysun ama bazı şeylerde birleştirmizde hep beraber birleşelim. Bütün mesele budur. Yoksa kimsenin kimsenin üstünde olmadığını zaten Allah'ın izniyle anlıyoruz. Doğru mu? Irkçılık, sıkıntı hala dünyada devam ediyor.

Başla Nazım. >> Yok. Önce şeye başlayalım. Nazım onun değil. Eee, Rosa Parks'ı yazalım. >> Yok, olmaz. Rosa Parks adındaki gazeteci olması lazım bu arada. >> İşte bu bir vatandaş. Kadının >> alabamadı. Evet. da otobüs hikayesiyle başlar. Otobüste beyazların oturduğu yerlere Evet. oturmasıyla başlar. Devam lazım. >> Martin Luther King. Evet. >> Ve Malcolm X. Peki neden X takısını kullanmış lazım? >> Ha niye? Niye bilinmeyen mi? Yok. Bilinen bir adam. Üniversiteye konferansa gidiyor diyorum ya. X'te niye X'i kullandı? Herkes busun bakıyor. Evet. Malcolm >> gibi önderlerin Evet. >> Afro >> önderliğinde de Afro-Amerikan neyi başlamıştır? >> Hareketi. >> Sivil hareketi başlamıştır. Devam. >> İkisi de bir suikastle öldürülmüştür. Suikastle öldürül. Evet. Notum >> notumuzu yazalım kardeşim. Söyle bakalım. Malik elbazan >> Malik el >> Şahbaz >> baz olan Malcolm >> X. Evet. >> ABD ve >> Evet. >> dünyanın çeşitli ülkelerinde >> ABD ve dünyanın çeşitli ülkelerinde Evet. Irkçılığı reddeden konuşmalar yapmıştır. >> Irkçılığı reddeden konuşmalar yapmıştır. Hırçılığı reddeden >> konuşmalar yapmıştır. Doğru mu?

Şimdi ırkçılık aslında bizim eee Türk futbol piyasası, yani bizim kendi piyasamız aslında ırkçılıktan zarar gören eee birçok Avrupalı hala topçu var. Yani Avrupa'da. Şimdi çok ilginçtir. Eee, ırkçılık neye dönmüş biliyor musun Nazım? Mesela bir futbol kulübü düşün. Bu futbol kulübünde siyahi var arkadaşlar. Bu siyahi senin siyahinse ona ırkçılık yok. Bir başka takımın siyahisi ise ona ırkçılık var. Fark ediyor musun? >> Yani çok ilginç değil mi? Senin takımında da siyahi var ama unalırçılık yapmıyorsun. O bizim takımın siyahisi. Ama öbür taraftaki siyahi yapıyorsun. Bu ayrımcılığı karşılık için fark ettiyseniz birçok maçtan önce oturuyorlar. Oturma eyleminde bütün siyahiler oturuyor. Yani o karar bu taraf değil. Bunlarda birliktelik çok fazla Nazım. Hatta ben sana şöyle anlatayım. YouTube'dakiler, Amerika'ya gidin bir gün. Denk geldiniz. Dünya alim. Çetecilerin eline düştünüz. Siyahilerin. İlk lafınız "Selamünaleyküm" olsun. Evet. Kesinlikle size işlerinden biri "Aleykümselam" diyecektir. Niye peki? >> Ha şundan dolayı ya Malcolm X'ten dolayı. Anladın? Çünkü onlar için veya Müslümanlar da var zaten. Müslüman olmasa bile Hristiyanlar da ne diyor? "Aleykümselam" diyor. Evet. >> Yatırım tavsiyesi. >> Yatırım tavsiyesi değil. Yani bir Allah'ın selamıyla gir bakalım. Belki ne olacağını bilmiyorum. Ondan sonrasına Allah bilir de hani sen beni dene, bir dene yani bir dünya ali kardeş. Ben yatırım tavsiyesi değil tabii. Evet, burası tamam mı?

Şimdi bunları söyledikten sonra bu yumuşama dönemi dediğimiz, yani 1961 ile 90 arasında dünyada yaşanan bazı önemli gelişmeler var. Onlardan ben kısaca önce bir bahsedeyim, ondan sonra yazarız. Bana göre bu dönemin en önemli olaylarından bir tanesi kişisel bilgisayarların artık üretilmesi. Hani bilgisayarlar sonuçta büyük odalardandı. Hatırlayın en iyisi. Artık kişisel bilgisayarların üretilmesi, Apple'ın özellikle devreye girmesi, IBM'in falan. Artı tabii ki en büyük olay ARPANET'in bulunması. Aa hocam, ARPANET ne ya? Şimdi ben yazınca ARPANET diye yazıyorum ya. Yani şu şekilde ARPANET. He, bu neye benziyor? Bizim internet. Bu ARPANET arkadaşlar, sonuçta bir şeyin kısaltması. Aa ARPANET, bunu çiftçiler kullanıyor zannetme. O yüzden yazıyorum. Anlaşıldı mı kardeşim? ARPANET. Günümüze kullanılan ne? İnternetin bulunması. Mesela uzay yarışından inanılmaz hal almıştır. Mesela Yuri Gagarin dünyada uzaya çıkan ilk insan olmuştur. Dikkat. Peki uzaya çıkan ilk insan olduktan sonra ilk uzay yürüyüşü gene yine bir Rus ait olan Alexi Leonov'dur. Yine ilk uzayda giden kadın yine eee şeydir. Eee Rus vatandaşıdır. Bakın Rusya aslında uzayda çok öne geçmişti ama daha sonra daha sonra büyük denemeler ve büyük patlamalardan sonra Amerika Birleşik Devletleri en sona doğru uydu ve doğru füze fırlatmayı başardı. En sona ise hani hala tartışılıyor ama aya iniş yapması Neil Armstrong'la değerli arkadaşlar, o aya iniş yapmasıyla beraber liderliği eee ele geçirmiştir. Öyle söyleyeyim. Demek ki bu zamanda iki büyük hadise var. Biri ilk defa insanın uzaya gitmesi Yuri Gagarin. İki Neil Armstrong'un aya iniş bas, aya iniş yapması. Neil ne demişti? "Benim için küçük, insanlık için büyük bir adım." Yani kastettiği ne? Aya ayak basması. Doğru mu kardeşim? Hadi bir yazalım bakalım dünyada neler olmuş. Kısa kısa, fazla uzun değil.

>> 68 kuşağı ortaya çıktı. Ne olduğunu bilen var mı? Hep duyuyorsunuz. Türkiye'de de var 68 kuşağı. Yok mu? Lazım. 68 kuşağı var. Bugün 68 kuşağından çok az kişi hayatta kalmıştı. Neden de söyleyeceğim? 68 kuşağı 20'li yaşlarda ortaya çıktığı için bir kişi 20 yaşında 68'de, 1968'de 20 yaşındaysa şu an kaç yaşında olması beklenir kardeşim? Tahmin et. Niye bir şey söy? Yaşın bak 1968'de 20 >> e 68'den buraya 32 + 20 52 daha koy 77 80'ler yaşlarına yani 80 yaşına falandır. Şu an 20 yaşındaysa o zamanlar 68 kuşağın içindeyse bu dünyadaki protestolardır. Özellikle eee şeyin de >> tabii hem ırkçılık hareketleri var hem o dönemde HIP hareketleri var hem şey var. Ne derler ona? Eee Vietnam Savaşı'nın çok büyük etkisi vardı. Hem savaş istenmiyor hem Amerika Birleşik Devletleri'ne dünyada karşı sömürgecilik, emperyalizm karşıları hepsi 68 kuşağın oluşturup Paris'te ortaya çıkmıştır bu arada Türkiye'ye de gerçek devam 6'ya gelmes >> mesela 6 filo Türkiye'ye gelmesi. Amerikan filosunun büyük olaylar yaratmıştır. Türkiye'ye gelmesi hangi kuşak tarafından protesto edildi gene? 68. Devam. >> Kuşaktiler. Deniz Gezmiş. >> Ha bunlar kimler? Hepinizin bildiği insanlar. Deniz Gezmiş. Mahir >> Mahir Çayan. Evet. >> İbrahim Kaypak Kaya. Arkadaşlar bunları işlediğimden dolayı bazı arkadaşlar ister istemez tepki veriyorlar. Arkadaşlar öyle diyeyim. Müfredatın içinde var. 68 kuşağı olarak da var. Ve buradaki üç kişide ki daha da fazlası var. Nedir tabii ki? Şey işlenen ve bu dönemde hala günümüzde örnek alınan kişiler var. Örnek almayı terörist ilan edenler var. Sonuçta idam edilmişlerdir. Ama bu kuşağı anlatmayla alakalı durumumuz müfredatın içinde olmasıdır. Bunu da size söyleyeyim. Hani hocam bunlar var mı? Niye anlatıyorsunuz diyenler oluyor. İyi ki de anlattınız diyenler oluyor. Tarih bazen zor bir ders. Evet. >> Reklam sektörü önemini artır >> reklam sektörü önemini arttırdı. Türkiye'de de öyle oldu. Nazım. Ne reklamlar vardı eskiden bir görsen var ya >> yani. Evet. >> Programı uluslararası boyut. >> TV programları uluslararası boyut kazandı. Uluslararası boyut ne demektir? Şimdi buralarda canlı yayınlar ortaya çıktı. Dikkat, bu soru bir gün gelebilir. Dünyada ilk canlı yayın 1964 Tokyo Olimpiyatlarıdır. İlk defa dünyadan verilen neymiş Nazım? Canlı yayın. Yani 1964 Tokyo Olimpiyatları canlı yayına vermiş. Sesler ne oluyordu? Ne oluyordu Esen? >> Bant >> bant bant. E TRT ilk ilk şeyinde canlı mı verebildin? Önce bant vardı. Daha sonra TRT ilk program bilir misin? Ne oldu? Yoğurdu mu? >> Bilmem. Sifenin yoğurdu değil canım. Devam. >> Evet. Yuri Gagarin Ostok 1 diye bir aracıyla uzaya çıkan ilk insan oldu. Uzaya çıkan ilk insan oldu. İkincisi Mustafa Topaloğlu biliyorsunuz. Evet. Devam et. >> Neil? Armstong ne oldu? Aya iniş yaptı. Aya iniş yaptı. Hala devam ediyor bu tartışma. Yaptı mı yapmadı mı diye. Devam. >> Alex Leonov. Bu kimdi? >> İlk uzay yürüyüşü. Ne demek ya? Uzayda yürümek ne demek lazım ya? Yolda yürüyemiyoruz biz. İlk uzay yürüyüşü yaptı. Doğru mu? >> Orada daha kolay bence. Lan >> neyse devam edelim. >> Kişisel bilgisayar. İlk kişisel bilgisayarlar üretildi. Kişisel bilgisayarlar üretildi. Bu önemli. Evet. Reklam yapmayalım. Yarım elma diyelim. >> Ya da elmas yarım. Evet. Tamam. >> ARPANET bulundu. >> ARPANET bulundu. Bu internetin neyidir? İlk ismi. ARPANET bulundu. Yani günümüzdeki internet. Devam. >> Rock and roll. Evet. Sadece rock rollu olamaz. Başka >> metal. >> Heavy metal. Tabii lazım sen oğlum hiç bunlar dinlemedi mi Rolling Stone falan? >> Vay anam vay. Bunlar damga vurdular kardeş. Bunlar grup. >> He Türkücü. >> Evet türkücüsün. Evet devam edelim. >> Akdeniz Oyunları. >> Akdeniz Oyunları nerede yapıldı? >> 1974'te İzmir'de yapıldı. Geçen de derste de söylemiştim. İzmir'de yapıldı. Devam. >> Bir tane daha olması lazım. Birleştirmiş. >> Birleştirmiş mi? >> 686. >> Tamam lazım. O zaman bir tanesi de kalsın. Evet. Var mı sıkıntısı olan? Şimdi bunları bir tekrar edelim. >> Ne Murat? >> 90'lar değil mi? >> Efendim kardeşim? >> Burada 90'lar değil mi? >> 90'lara doğru. Neredesin? 90lar. >> Burada Nazım Yaşar Doğu diyebilir. >> Nazım Yaşar Doğu diyemeyiz. Onu küreselleşen dünyada diyebiliriz. Hazır mıyız Murat? >> Tekrara hadi bakalım. 1. SALT II antlaşmasının onaylanmaktan neden Amerika vazgeçti? Çünkü SSCB nereye işgal etti? Afganistan'ı işgal etti. İlk kuruluş ismi İKÖ. Niye kuruldu? Michael Radındaki bir Hristiyan'ın Mescid-i Aksa kundaklama girişiminden dolayıydı. Evet. İslam Konferansı Örgütü ismini ne olarak değiştirdi? İslam İşbirliği Teşkilatı. Hepimizin bildiği bir adam. Ekmelettin İhsanoğlu. Nereden biliyoruz? Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olduğu için biliyoruz. 5 devlet. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, İran ve Venezuela ne üyesidir? Bir OPEC üyesidir. OEC'in açılımı ne? Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı. İndik bu tarafa doğru. Peki hocam ben bir de A gördüm. Bu neyin A'sı? >> Arabi'nin A'sı. Yani petrol ihracı eden Arap ülkeleri. O zaman Araplar var. O zaman İran olma ihtimali var mı? İran, Fars. Venezuela, Latin olmaz. Nijerya olmaz. Geldik buraya. Irak'ta başa kim geçiyor? Nerede o? Saddam Hüseyin. Doğru mu? İran'da başa kim geçiyor? Ayetullah nerede? Yazmadın mı? A >> Ayetullah Humeyni. Evet. Ayetullah Humeyni geçiyor. Şattü'l-Arap Su Yolu Meselesi. Petrol meselesi derken kaç yıl savaşılıyor? 8. Peki bu 8 yıl savaşırken özellikle İran'a yardım ettiği gerekçesiyle Saddam Hüseyin Halepçe'de 5.000 Kürt vatandaşımızı vatandaşımızı diyorum Kürt'ü ne yapmıştır değerli arkadaşlar? Öldürmüştür. Neyle? Gazla. Gaz. Onun kullandığı özel gazlar vardı. Halepçe katliamı çok önemli bir katliamdır o zamanlarda. Çünkü neden ileride Hocalı var? İleride Srebrenitsa var. Bakın fark ettiyseniz o döneme doğru yavaş yavaş geliyoruz değerli arkadaşlar. Halepçe katliamına dikkat. Geldim bu tarafa. İran-Gate skandalı gene bu savaşın içinde. İran'ın yani Amerika'nın Irak'a desteklemesine rağmen İran'a da silah satma olayına fark İran-Gate skandalı denir. Haberiniz olsun. Geldik buraya. Yaser Arafat'ı biliyor muyuz? Biliyoruz. FES planı veya Fas planı veya Reagan planı veya Kral Fahd planı veya Annapolis toplantısı, Madrid konferansı, intifada. Dikkat, dikkat bu kelimeye dikkat etmeniz lazım. Bak bu kelime eee iki defa intifadaya denk geldim ben. Canlı ya gözlerimize günlerce haberlerde intifada yani olayları şey yapılıyordu. Lazım internet yok. Bahsettiğim yıllar 93'lü yıllar televizyon tek kanal adam akılda Star TV falan yeni anlatab izleniyor bu ülkede başka yok o da ne verirse haber haber haber haber o yüzden belki de 80'li kuşağın ajans veya haber dinleme gelene tabii 1960'de gitmişler ajans diyorlar bizler haber diyoruz haber izleme gelene var bizde. Mesela akşam 8 oldu. Ben muhakkak haberleri izlerim abi. Ama haberleri izlemeye gerek kalmaz zaten. Anlık anlık haber artık zaten cep telefonlarımızda. Anlatabiliyor muyum? O yüzden rahatız. Ama gene de bir haber olayı çok daha iyi. En güzel haber Şov TV haberi. Yarısı siyasi, yarısı hiç alakası yok. Evet. ABD'de ırkçılık hareketleri doğru mu? İki adamı bileceğiz. Biri Malcolm X. Normalde gerçek adı ney? Malik El Şahbaz bu adamın ismi. Peki de neden X'i kullanıyor? Bu bir. İkinci adam kim? Martin Luther King. İkisi de suikaste öldürüldü. İkisi de siyahilerin biri Hristiyanların, birisi de eee Müslüman siyahilerin liderleriydi arkadaşlar. Bunları da bilelim. Evet. Şimdi dikkat. Dikkat. Şu kadının adını bilmek zorundasınız. Kimmiş kardeşim? >> Rosa Parks. Neydi? >> Otomobil. Evet. Otobüste beyazların oturduğu yere oturduğu için. Tabii başına gelmedi kalmadı da ama gene de çok büyük bir e cesaret örneğidir. Rosa Parks yıllar sonra tabii röportaj yapıldı. Okuyabilirsiniz. Şimdi bu dönemde bu dönemde bu dönem sınavda çıkabilecek bir 1964 Tokyo Olimpiyatları canlı yayınlanan ilk televizyon programı. Şimdi öğrenciye ben bu bilgiyi veriyorum ya. Şimdi öğrenci diyor ki bu da çıkarmıyor. Şimdi ilk defa KPSS'ye girenler için Şimdi ilk defa KPSS'ye girenler için bilimsel ve teknolojik gelişmelerle alakalı tüm soruları söylüyorum. 1. ENIAC nedir diye soruldu. 2. Geçiyorum. Türkiye'de ilk internet bağlantısı nereden yapıldı diye soruldu. Cevap ODTÜ soruldu. Geçiyorum. Türkiye'de ilk televizyon nereden bağlantısı yapıldı diye soru. Cevap İstanbul Teknik Üniversitesi. İTÜ soruldu. Ee Türkiye'de ilk cep telefonu görüşmesi Süleyman Demirel, Tansu Çiller. Bak o bile var yani Türkiye'de ilk cep telefonu ya demek istediğim bilgi çok ama şu önemli bir hadise. Bir olayın banttan değil canlı olarak tüm dünyaya yayınlanması önemli bir şeydir. Tamam. Yani ben buradakilerden özellikle diğer üçü çıktı zaten. ENIAC çıktı, ARPANET çıktı. Bak ARPANET de çıktı. E şey de çıktı. Neydi onun ismi lazım? İTÜ de çıktı, ODTÜ de çıktı. E o zaman bir tek bu kalmış. Bunu da sorarlar demek. O yüzden ben buna dikkat ediyorum. Tokyo Olimpiyatlarının önemi neymiş lazım? Türkiye'nin 15 madalya alması değil. Ne? Dünyada yayınlanan ilk canlı televizyon programı. Yuri Gagarin. Nasıl biliriz? He >> peki iyi biliriz. Çünkü uzaya çıkan ilk insan olmasıyla. Peki Neil Armstrong nereye indi? >> Aya indi. Alexi Leonov ne yaptı? İlk defa uzayda yürüyüş yaptı. ARPANET neydi? Günümüzdeki internetti. İlk 1974'teki Akdeniz Oyunları hangi ilimizde yapıldı? İzmir. İkincisi nerede yapıldı? Mersin'de kaç yılında yapılmı lazım? Bakar mısın? Bak Akdeniz Oyunları Mersin'de yapı >> yakın zaman 2013 olabilir mi? Bakar mısın? Bir >> sen de onu mu izledin? >> Vay kardeşim benim. Vay >> vay vay vay vay. Nazım'ı görüyorum. Mersin olunca dayanamamış, izlemiş. Şimdi Boluyla alakalı bir şey yok. Söyle bakalım. Mersin >> 2011 >> 11 2011'de nerede yapılmış? Mersin'de yapılmış. Evet. >> 13 >> 13 olabilir mi? >> Bana 13 yazıyor. >> 13'tür o zaman. >> 13 >> 13 çünkü 13 dedim ya ilk başta. Ben de hani oturup izlediğimiz için >> bir yerde 11 yazıyor da burada 13 yazıyorum. >> Tamam. Evet 13.

Şimdi bunu da söyledikten sonra ortalayalım bakalım kamerayı. Böylelikle arkadaşlar bugün yumuşama döneminin ilklerini izledik. Peki neyi izledik? Neyi dinledik? Daha doğrusu bir yumuşama dönemine geçilmesinin nedenlerini işledik. Neydi mesela? Pingpong diplomasisi çok önemliydi mesela. Onu söyledik. Kennedy-Kruşçev görüşmesini söyledik. Doğru mu? Helsinki Nihai Senedi'nin önemini söyledik. Bak bunları söyledik. Ve bunların haricinde de sizler de biliyorsunuz bağlantılar hareketini söyledik. Ve ama ne de olsa yumuşamada varsa çatışma da hala vardı. U2 casus krizi. Ardından Domuzlar Körfezi Çıkarması. Amerika'nın başarısız olması ardından SSCB'nin Küba'ya füze yerleştirmesi. Aynı maksatta Türkiye'de Amerika tarafından Jüpiter füzelerin e bunların hepsi neye sebep oldu? Küba Füze Krizi'ne veya Küba Krizi'ne sebep oldu. Sonra neyi işledik beraber? Vietnam Savaşı'nı işledik. Amerika'nın bozguna uğradığı, bütün karizmasının çizildiği bir savaştı. Nixon Doktrini'yle bu savaş sona ermişti. Afganistan'ın SSCB tarafından işgal edildiğini, Rusların değerli arkadaşlar burada Afgan mücahitleri tarafından bozguna uğratıldığını ve benim mahallemde de milletin gittiğini öğrendiniz. Devam ettik. Diğer gelişmelerde İslam İşbirliği Teşkilatı'nın ilk adının aslında İslam Konferansı Örgütü olduğunu, Mescid-i Aksa'nın kundaklanması sonucuyla ortaya çıktığını. Ama o İsrailli adamı hala bulamadın. Ya bakandı ya başbakandı. O lafı söyleyen Mescid-i Aksa eee kundaklandıktan sonra >> bulsunlar. >> He bulsunlar. Evet. Yani çünkü onlar şeydi. Dört bir tarafından Müslümanların saldıracağını düşünüyor. O gece uyuyamadım diyor ama sabah kalkmış hiçbir şey yok. O gün anladım diyor. Müslümanların birlik olamadığını. Devam ediyoruz. Petrol. OPEC'i bileceğim. OAPEC'i bilmeyeceğim. Niye? A'sını bulsam yeter. Orada zaten sana OAPEC'le ilgili bir soru gelirse muhakkak İran veya Venezuela'yı vereceklerdir büyük ihtimal. Niye? İkisi de Arap değil ama OPEC derse beş ülke. Say Suudi Arabistan, Kuveyt, >> Irak, >> Irak, >> İran, Venezuela. Evet. >> İran-Irak Savaşı'na iki tarafı biliyoruz. Bir tarafta Saddam Hüseyin var Irak'ta. Diğer tarafta Ayetullah Humeyni var. Şattü'l-Arap suyolu meselesi çok önemli. Petrol var. 8 yıl savaştı. Ayetullah Humeyni'nin eee savaşın sonunda vefatı var. Zaten savaşı sonlandıran en büyük gelişmelerden biridir o. Artı burada İran-Gate skandalı ve Halepçe katliamı var. Bunları unutmayalım. İsrail meselesi özellikle Yaser Arafat'ı bilmeniz lazım. Bir de intifada ne demek? Uyanış, uyanma. O sapanla taş atma. Çocukların taş atması tanklara. Bu Amerika'da ırkçılık faaliyetleri, Afro-Amerikan Sivil Hareketi, Rosa Parks, Malcolm X, Martin Luther King. Bir hayalim var. Hadi siz değiştirin, yazın bakayım. O "Bir Hayalim Var"ı indirin. Siz de yazın "Bir Hayalim Var" diye. Onu da yaz haline getirip YouTube'da yorumun altına yapın. Değerli arkadaşlarım, yumuşama dönemi dünyadaki en büyük dört bilimsel gelişmeyi söylüyorum. 1. Kesinlikle ARPANET. 2. Aya basılması. Neyin arzusu? 3. Uzay yürüyüşü yapan kim? Alexi Leonov. 4. Yuri Gagarin'nin ilk insan olarak uzaya çıkması. Hatta 5'inci de söyleyeyim arkadaşlar. 5'inci ne olabilir onların arasında? Dikkatli şunun bakın. 1964 Tokyo Olimpiyatlarının canlı yayınlanması yumuşama dönemi Türkiye'de. Görüşmek dileğiyle. Kendinize iyi bakın.