Transcription
Atila Bey, Semih Bey, merhaba.
Merhaba değerli izleyicilerimiz, bir kez daha naçizane barınağımıza, müştemilatımıza hoş geldiniz.
Güzel yanmışsınız.
Evet, artık biraz işler yavaşladı. Hem dünyada hem Türkiye'de. Ben de naçizane bir sitenin havuzu var. Orada biraz yüzüyorum. Yani tipim belli olmuyor ama hayatta kalmak için spor yapmayı severim ama bisikletten vazgeçtim. Çünkü tayt giydiğimde tepki oluyor sitede. Eee, birkaç defa yazdılar. Göktürk basınına çıktı. Ben de mecburen.
Güzel bir gönderme yaptınız, değil mi? Nasıl ama böyle konuları birbirine bağlayıp. Dün de dünya kupası vardı biliyorsunuz. Final maçı vardı.
Var.
Devre arası gösterisini izleyemedik.
Evet abi. Artık daha ahlaklı, daha edepli bir toplum oldu. Vallahi ya. Yani valinin taytına bile karışan, üstelik yani toplumda böyle bir istek de yok ya. Yani neden böyle şeyler yapıyorlar? 40 yıl geçti aradan ve hala aynı suni tartışmalarla vakit kaybediyoruz.
Bu arada üniversitelerimiz akademik özgürlük konusunda galiba 180 ülke arasında 156'ya filan kaydı.
Akademik özgürlüklerin en çok azaldığı 7. ülke olmuş Türkiye. Son 10 senede D+ ülkeyi sayıp kimsenin muhtemelen bozmuyorum.
Karar gazetesinde mi çıktı? Emeklilerin neredeyse %50'si psikolojik bunalım geçiriyor.
Şimdi bunu söylüyorsunuz. Şimdi Mehmet Şimşek'in açıklamasını soracağım size. Ay Mehmet Şimşek şöle şahane. Ay Mehmet Şimşek uçuyor kaçıyor.
Bütçe mesela.
Aslında Mehmet Şimşek bence AKP'den istifa edip bağımsız Kemal Derviş gibi devlet bakanı olsa inan vallahi yani çok daha iyi oy alır. Bütçe iyi. Çok iyi. Şimdi mayısta Haziran bayram kaydığı için ilk 6 aya bakıyoruz. Bütçe açığı onun elindeki verilere göre milli gelirin 2,5'ine indi. Ya bu iyi, bu iyidir. Hani bu dünyanın her yerinde şu andaki durumda çok iyi sayılır. Ayrıca bütçe açığına niye bakıyoruz? Bir, finanse edilebilir mi? Ya da borçlanmayı nasıl etkileyecek? Çünkü hazine ne kadar çok borçlanırsa özel sektöre o kadar az para kalır. İkincisi, bütçe enflasyonla mücadeleye destek veriyor mu? Evet veriyor. Sene başından bu yana 500 milyara yakın faiz dışı fazla ürettik. Genelde faiz dışı, faiz harcamalarının yeniden tasarrufa gittiği, faiz dışı açığın ise ekonomiye gelir olarak aktarıldığı, karşılıksız gelir olarak aktarıldığı düşünülür. Demek ki biz bunun tam tersini yapmışız. Ekonomiden 500 milyar lira civarında para çekmişiz. Yani 10 milyar dolar kadar yılın ilk 6 ayında takriben milli gelirin 0,7'si ediyor. Dolayısıyla küçümsenecek başarı değil. Yani bir de eşel mobil kalktı. Dolayısıyla bazı vergilerde hemen hiç toplayamadılar. E okuduğum bütün yorumlarda sene sonu hedefi OVP'de bütçe açığının milli gelir oranının 3,5 civarında olmasıydı. Belki eğer bu disiplin devam ederse 3'e kadar düşebilir. En son olarak da siyasi anlamda bu harcamalardaki daralmanın önemli bölümü sermaye harcamaları yani devletin ihalelerinden kaynaklanıyor. Demek ki onları da azaltıyorlar. Bu da bir kez daha bir seçime hazırlık olmadığını gösteriyor bana.
Şu baskın seçim muhabbeti kapansın diyorsunuz değil mi?
Ya kapansın çünkü hani tabii ki kimsenin konuşmalarına ben şey yapamam. Özgür bir toplumdayız. Ama yani yabancı yatırımcıyı çok ürkütüyor. Yerli yatırımcıyı da belki ürkütüyor ama bunu verilerde göremiyoruz. Yerli yatırımcı veyahut da tasarruf sahibi baskın seçimden korksaydı muhtemelen döviz mevduatlarını biraz daha arttırırdı. Ama bütün bu İran savaşı boyunca döviz mevduatlarının toplama oranı hiç artmadı. Ama yabancı yatırımcı kesinlikle tabii. Yani eğer bir 3 aylık, 6 aylık pozisyon alacaksan ekonominin görünümünü düşünmen lazım. Eee, siyaset birden bütün senin ekonomik planını bozabilir. Yani seçimden önce çünkü ne olacağını hepimiz biliyoruz. Her yerde olacak. O yüzden Türkiye'ye de bir zarar veriliyor bana göre.
Dediğiniz ki bütçe disiplini var ve bu da enflasyon tabii aşağı yönlü pozitif etki yapıyor ama enflasyon beklentilerinde herhangi bir düzelme yok. Hatta çok az da olsa bir kötüleşme var. Merkez Bankası piyasa katılımcı anketi yayınlandı. Ona ne diyorsunuz? O neden?
Petrol fiyatlarından dolayı büyük ölçüde. Yani bu yalnız Türkiye değil dünyanın her yerinde böyle. Yeral manşet enflasyonu yani 10 dolarlık bir artış en son okuduğum rakama göre çünkü daha onu değişiyor bu enflasyona 1,7 puan filan ekliyor ama asıl sorun rafine yakıtlarda. Petrol fiyatları eğer 10 arttıysa mazot, jet yakıtı ve ısınmada kullandığımız yakıt hala kullanıcının kullandığı yakıt 30 arttı. Oralarda ciddi bir darlık yaşıyoruz. Tabii tarımsal mahsul bu sene yağmurdan dolayı iyi ama gübre fiyatlarındaki artışta maliyetleri etkiliyor. Dolayısıyla ciddi bir yukarı enflasyonist baskı var. Yani bunu para politikasıyla veyahut da bütçe politikasıyla bertaraf etmek çok zor. Eğer bu Hürmüz savaşı bir ay daha sürecek olursa dünya kepen kapatacak.
Neden? Ne olacak?
Stoklar bitiyor. Çin'in stok durumunu bilmiyoruz. Onlar.
Abi bir daha 3 hafta önce 60-65'e düşüyordu. Bu.
Hürmüz'den hiç mal çıkmıyor. Tam yani bir iki hafta kadar Hürmüz açıldı. İran 6 milyarlık mal bastı piyasaya. Arap ülkeleri de bütün orada biriken tankerleri boşalttılar. 2 ay kadar bir zaman kazandık. İşte bu son çatışmaların 1. ayını dolduruyoruz. Bir de bunu söyleyen ben değilim mesela Fatih Birol söylüyor. Bir ay içinde çok büyük zorluklar yaşayacağız diyor. Yine rafinelilerde göreceğiz bunu ve rafine ürünlerde göreceğiz. Tabii ki araba yakıt, oto yakıtı fiyatları da artacak. Doğalgazda da aynı sıkışıklığın devam edeceği görüşündeyim.
Peki siz bu sebepten dolayı bir şekilde çatışmanın tekrar sönüp Hürmüz Boğazı'nın açılmasını mı beklersiniz yoksa savaşın devam etmesi mi?
Vallahi açılmasını bekliyorum. Yani bu konuda başkalarından daha iyi analiz yaptığım için değil. Bir kere yani işte Amerika avantajı yok, İran daha avantajlı, Trump sıkıştı. Bütün bunlar bence olayın esasını ihmal eden analizler. İran'ın şu ana kadarki kendi resmi kaynaklarından deklare ettiği altyapıya zarar 300 milyar dolar ve bu her gün katlanarak artıyor. Amerika'da da benzin fiyatları yükseldiği için enflasyon artıyor. Bu savaşın kazananı olmayacak ki. İran'ı Orta Çağ'a göndersende Amerikan istihbaratının elindeki bilgilere göre hala bütün bombalamalara rağmen füze ve SİHA stoklarını veyahut da fırlatma kapasitelerinin takriben %70'ini koruyorlar. Amerika'nın da kaçacağı yok. Geri çekileceği bir yer yok. Yani geri çekilirse Amerikan siyasetinde deprem olur. Cumhuriyetçiler de terk eder Trump'ı. Peki bu nereye gidecek? Yani bir çözüm olmayacağına, iki taraf da bu savaşı kazanamayacağına göre yeniden ateşkese eski mutabakata dönülmesini bekliyorum. Bir iki hafta içinde yine ya Pakistan ya işte Suudi Arabistan ya da başka belki Çin devreye girer. Yine eski mutabakata geri döneriz diye düşünüyorum.
Peki dönmezsek?
Dönmezsek güzel vallahi. Dönmezsek petrolün dönersek 0 dolara inecek.
Dönerse senind dönmezse öyle bir şey abi.
Dönmezse biz döneceğiz. Şöyle etrafımızda mevlam kayıra saldım bayıra olacak. Eee, yani 100-110 dolara kadar gidebilir okuduğum tahminlere göre petrol.
Evet.
Biz o zaman yani enflasyondan tamamen artık havlu atıyorsun. Cari açığa bir şey olmaz. Onu telafi ederiz. Bu mesela petrole ödediğimiz para arttı ama doğalgaza da tabii cari açığa etki yapmadı. Çünkü çok ilginç. Yağışlar bol olduğu için doğalgazlı santraller devreden çıkartıldı. Hidroelektrikle çalışanlar devreye girdi. Dolayısıyla şanslıyız. Yoksa çok daha kötü olurdu. Ama burada yani enflasyon filan ikinci planda kalacak. İlk seferinde de gördük. Hindistan'da petrol bitti. Düşünebiliyor musun? 1,4 milyon insan o küçük bütangazı tüpleri vardır. Onun da çoğu fakir Hintliler yemek pişirirler. Onlar kalmamaya başladı. Özellikle Asya'da durum felaket. Bizde en azından öyle bir sorun yok. En pahalı mal bulunamayan maldır. Rahmetli Demirel'in sözü zannederim. O sorunu yaşamayacağız ama çok ciddi bir şekilde talep daralması yaşanacak. Yani bugün TÜİK'e göre ulaşım giderleri bütçenin %21'i. Elektrik doğalgaza zam gelirse bir %40'a filan varıyor. İnsanlar gittikçe fakirleşecek ve piyasa kuruyacak. Yani.
Atilla Bey, ekonomi ve piyasada konuşmuşken istiyorsanız investing.com pro'nun eee yapay zeka destekli yeni ürünlerinden bahsedelim.
Oo evet. Müsaadenle ben bahsedeyim.
Propix diye bir fonksiyonları ya da uygulamaları var. Ben girdim baktım yatırımcı değilim ama yani biliyorsun bütün bu siteleri merakla incelerim. İki tane portföy var. Bunlar borsa ortalamasını yeniyor. Enflasyonu da yeniyor. Özelliği de şu bu uygulamanın. Yapay zeka destekli. İsterseniz grafiklerle analiz yapabiliyorsunuz. İstiyorsanız portföyün tamamının üstüne, istiyorsanız da girip içine bütün hisse senetlerini teker teker inceleyebiliyorsunuz. Tüm hisseler için bir de ayrı ayrı adil değer analizleri var, analiz hedefleri var. Kolaylıkla adil değer olarak en ucuz kalmış hisseleri görebiliyoruz. Bu çok önemli bir esneklik sağlıyor. Çünkü tabii ki yeni başlayan yatırımcılar 500 tane hissenin içinde hangisini bulacaklarını zorlanırlar. Bu arada eğer Temmuz ayında investing.com pro'ya üye olursanız %60 indirim var. Yatırım tavsiyesi vermiyoruz ama eğer yatırım yapan insanlarsanız aşağıdaki linkleri tıklayarak Investing'un bu fonksiyonlarını gözden geçirmenizi rica ederiz. Investing.com'a çok teşekkür ediyoruz. Programımıza sponsor olduğu için.
Kötü senaryo olursa savaşta ekonomi çok ciddi bir daralma göreceğiz dediniz. Savaşın başladığı Şubat sonundan itibaren Türkiye ekonomisine bir yavaşlama zaten başladı. Bunu en çok da konut ve otomobil sektöründe de görüyoruz. Beyaz eşyayı geçen hafta konuştuk ama konut ve otomobil özelinde ne dersiniz? İkisinde de zayıflama var.
Evet. Yine dediğim gibi mayıs haziranda bayram kayması olduğu için yılın ilk 6 ayına bakıyoruz. Yılın ilk 6 ayında konut satışları %3,1 düşmüş. Çok önemli bir düşüş değil diye düşünebiliriz ama reel fiyatlar %7 düştüğü için demek ki bir talep açığı hala var. İkinci dikkatimi çeken nokta toplam satışlar düşerken ipotekli satışların artmasıydı. Bu da bana artık yatırım talebinin az çok tükendiğini çünkü onlar nakitle alır, zenginler ama vatandaştan doğal olarak bir ev talebi devam ettiğini şey yapıyor. Türkiye'de konut konusunda yaşadığımız analiz yaparken en büyük sıkıntılardan biri baz nedir bilmiyoruz. Yani normalde Türkiye'de her şey normal olsa kaç konut satılır? Şimdi 145 çok mu yüksek, çok mu düşük? Bu arada yine Ahmet Büyükduman abimizin çok güzel bir analizi var. Dolar bazında bakarsan fiyatlar 2010 yılına dönmüş. Yani konut alıp para kazanacağım diyenler 15 aydır, 15 yıldır kazanamıyor. Otomotivde de Betam ve Sahibinden çok güzel bir çalışma yapıyorlar her ay. Orada da hem miktarda küçük bir azalma var. Orada da son 12 ayda reel fiyatlar yani enflasyondan fiyatlar %7 düşmüş. Bunun bir kısmı halkımızın artık bunların yatırım aracı olmadığını düşünüp TL mevduata veyahut da dövize kaymasından yani finansal sisteme kaymasından olabilir ama bence artık önemli olan deniz bitti. Kredi kartı borçlarını vesaire de konuştuk. Daha fazla borçlanamıyorlar özellikle büyük kalemli mallarda. Dolayısıyla ciddi bir talep daralması yaşıyoruz. Bunu yalnız oradan değil mesela TÜİK artık aylık işte hizmet üretimi, konut üretimi filan verileri yayınlıyor. Haziranda hepsi daraldı. Yine Bloomberg'ün tüketici güveni anketinde satın almak için doğru zaman mı diye sorduğunuzda %5 düştü. Evet cevabı verenler. Bu tabii nedense Türkiye'de ekonomistlerin çoğu bunun yanlış olduğunu düşünüyor. Ben bunu enflasyonla mücadele etmenin bedeli olarak görüyorum. Konuda ciddi bir anlaşmazlık var aramızda. Hep işte daha sosyal tandanslı ekonomist meslektaşlarımız söyledi. Efendim böyle olmaz. Biz talebi çökertmek yerine arzı genişletelim. İyi yapalım da o zaman git sen yap. Çünkü bunun yapılması imkansız. Hadi otur geç bakanlığın başına ya da sana bir bakanlık versinler arttır bakalım arzı. O olmuyor. Yani ekonomik olabilecek şeyleri konuşma sanıdır. Bizim elimizdeki tek yöntem ya faizle ya da doğal yollardan iş talebin çökmesi. Talep gelmeyince de şirketlerin fiyat düşürmesi. Kardeşim bu da yavaş yavaş gerçekleşiyor. Ha fiyatlar düşecek mi? Hayır ama fiyatların artışı yavaşlayacak. Belki önümüzdeki aylarda birkaç ay sıfır enflasyon yaşayacağız.
Ama öyle bir şey beklemiyorsunuz değil mi?
Şimdi yanlış anlaşılmasın. Tabii tabii. Yani bu Hürmüz'ün açıldığı senaryo. Petrolün. İyi ki düzelttin. Doğru. Ben hep çünkü kendi raporlarımda da para analizde yazdıklarımda da bir şekilde petrol fiyatı varsayım yapmak zorundasın. Onsuz olmuyor. Ben bu iş bir ayda çözülür. Petrol yaz sonuna doğru 60 dolara düşer görüşünü kuvvetle savunuyorum.
Yoksa kötü senaryo biraz önce söylediniz.
Yoksa ondan sonra bu talep azalması filan lafı olmaz. Yani onların enflasyona etkisi petrol yanında ve diğer petrokimya plastikler yanında o kadar az kalır ki enflasyon yine 35'lere çıkar.
Şimdi ek yavaşlıyor dedik. Yavaşladığı ilk hatayda dedik ama 2026 büyüme tahmini yine Merkez Bankası'nın piyasa katılımcı anketinde 3,17'den 3,12'ye aynı neredeyse. 3'ün biraz üzerinde büyüme Türkiye'nin enflasyon düşürmesine yeterli olur mu?
Yetmez. FCH biliyorsun cuma akşamı kredi değerlendirme raporunu yayınladı. Moody's de değiştirmeyecek. Bu ortamda kimse elini taşın altına koymaz ama Türkiye'nin optimal büyüme kapasitesinin %4 olduğunu iddia ediyorlar. Bence burada çok ciddi bir yanılma var. Türkiye'nin optimal büyüme kapasitesi en cömert tahminine %3'tür. Dolayısıyla %3 büyüyen bir ekonomi ha aşırı ısınma fazından yavaşlama fazına geçmiştir ama hala hemen hemen elindeki insan ve makine kapasitesinin çoğunu meşgul edecek kadar üretiyordur. O yüzden biz bu sene %2'nin altında bir tahmin ediyoruz ve nitekim elimizdeki verilere baktığımızda Betamın okumadım. Nowlere daha çıkmadı galiba. Birinci çeyrekte binde bir büyüdük. İkinci ve üçüncü çeyrekte de binde 2, binde 5 arasında bir şey büyüyeceğiz.
Ciddiye başlamayın. Çok ciddi bir yavaşlama gibi. Tabii ülkenin rakamlar ne çıkar onu bilemeyiz. ISO başkan.
Y şöyle söyleyeyim. Türkiye'de sırf talep yoluyla diğer koşullar sabit kalmak kaydıyla enflasyonun düşmesini istiyorsak büyümenin %1'lere kadar düşmesini hatta belki de sığ bir resesyona tahammül edeceğiz.
Ne kadar süre?
6 ay yeter.
6 ay yeter.
Türkiye daha kısa vadeli bir ekonomi.
6 ay var esasında seçim bir sene enteresan.
Seçim zaten.
Bugün kimi almışlar? İzmit.
İzmit böyle.
Bugün hay tebrik ediyoruz kendini.
Birden şey rota değiştirdiler ya her hafta artık şeye bindirdiler yani sıraya bindirdiler.
Paray değil sır.
Ya. Bir de şimdi bak objektif bakmaya çalışan bir insan olarak kurnaz sinsi de olsa politik manevraları anlarım ve tebrik ederim. Yani rakiplerinin düşünemediği şeyleri düşünmüş. Bütün toplum ne yapıldığını biliyor. Yani bu gözaltılarla bu saatten sonra hiçbir şekilde CHP'nin yolsuzluğa bulaştığını halka inandıramazsın. Ya öyle bir ortamdayız ki İyi Parti başkanı şöyle bir demeç veriyor. Mustava Bey, Mansur Yavaş'a operasyon yapmaya cesaret edemediler. Demek ki bu artık o kadar kabul edilmiş bir şey ki yapılabilir mi yapılamaz mı diye tartışılıyor. Yani olacakların hepsi halkın gözü önünde ve hiçbir hukuki meşruiyete sığınmadan yapılıyor. Bu mahvediyor insanların güvenini. Ya yani bunu anlama, bunu AKP'nin anlayamaması gerçekten çok ciddi bir sorun. Ondan sonra niye insanlar kaçıyor? Niye şirketler kaçıyor? Niye kimse öğretim yapmıyor? E yapmaz tabii. Senin hukukun yok. Çünkü hukuku tamamen araçsallaştırmışsın. İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan geleneksel açıklamasını yapmış. İkinci 500 büyük sanayi kuruluşunun finansman maliyetlerinin çok ağır olduğunu ve bunun en ağır yük olduğunu söylemiş. Zayıf küresel talep, sıkı finansman koşulları, finansmanın yüksek maliyeti. Ne rağmen üretim ve yatırım kararımız sürüyor demiş.
İyi. Sorun yok o zaman demek ki ya yani helal olsun vallah. Tebrik ederim. Al yaşını bilmiyorum. Elinden ya da yanaklarından öperim. Dayanın arkadaşlar dayanın. Dayanın dayanın.
İkinci 500 ne diyorsunuz?
Ya erişemez tabii ki. Yani onu kredi verilerinden de görüyoruz ama yani Erdal Bahçıvan'ın finansmana erişim bir şeyi yerine enflasyonla daha sıkı mücadele için baskı yapılması lazım. Hiçbir koşulda. Enflasyonu düşürmeden finansman maliyetlerini düşüremezsin. Yani böyle bir şey yok ya. Hayal kuruyorsunuz. Yani senin enflasyonun 30ken ve halkın gözünde yani mevduatı veren, kredinin kaynağını, hammaddesini veren halkın gözünde 50 sen 60'ın altında kredi bulamazsın. Ne istiyorsun? Yani devlet 1 trilyon, 2 trilyon para bassın, dağıtsın mı?
Evet.
E dağıtsın. Ondan sonra ne olacak? Senin işçin gelecek. Enflasyon 50'ye çıkacak. Senin işçin blok şeye greve gidecek. Bana zam yap diye.
Ya o da yasaklayacak.
Onu da yasaklarsın.
Onu da yasaklarsın. E tabii şeyi tabii tabii kuru da koru öyle olur. Yook şaka değil bu olur. Bütün bunlar olur. Serbest piyasa ekonomisinden tamamen vazgeçersin. Ama şöyle bir yan etkisi var. Yarın da bir telefon gelir. Sen bunu üretmeyeceksin. Git bakalım şu fiyattan şunu üretip şurada halka şu kadardan satacaksın derler.
Onu da yaparsın. E şimdi Atilla Bey Merkez Bankası ne yapacak? Bu haftanın sorusu bu.
Vallahi inşallah hava soğutma vardır. Kafalarını serin tutuyorlardır. Bir de işte soğuk şerbetine ikram ediyorlardır. Çünkü şu anda yani yerinde olmak istemediğim tek kurum Merkez Bankası. Hepsi öyle. Kevin Wars da öyle. Japonya belediye başkanı şey belediye.
Japon Merkez Bankası.
Hangi Merkez Bankası'ın başkanı olmak istersiniz?
Fed'in başkanı olmak isterim tabii ki.
Onun dışında.
Hadi o en büyük.
İşte.
En büyük.
Onun dışında hangi merkezi?
Brezilya.
Neden?
Hükümet hiç karışmıyor.
Rusya.
Rusya da olur. Rusya da olur da yani sonra bir yanlışlıkla balkondan düşersin.
Yoksa bak yani Putin çok eleştiriliyor ama adam hiçbir şekilde faizlere karışmıyor. Bu çok büyük zarar vermesi neyse y.
Türkiye istemiyorsunuz anladığım kadarıyla.
Türkiye saymadınız.
Yok yapmam. Çok zor bir görev ya. Çünkü hakikaten yani Amerika'da hatta belki Brezilya'da veyahut da Güney Afrika'da bile az çok para politikasının nasıl çalıştığı, ne amaçla kullanıldığı ve ona müdahale edilmemesi toplum ve iş dünyası tarafından kavranmış durumda. Ha Merkez Bankası'na telkinler yapılabilir. Ya faizler düşse iyi olur diye ama.
Yani burada Merkez Bankası ya da Hazine bakanını faiz düşürmedi diye hain ilan etmek, ona karşı tutum göstermek bence diğer ülkelerde yok.
Peki Merkez Bankası faizi.
Hiçbir şey yapamaz. Asıl soru şu. Ben daha da ileriye gideyim.
Bu arada bir dakika bir dakika. Fonlama faizi 40'tı değil mi şu anda? Düşmedi.
Tabii tabii. Onu hiç yok.
Daha 37 de 40'tayız şu anda.
Evet. Hiç dokunamayacak yani. Olur. Salı günü bir anlaşma olur. Belki onlar da zor bir karar verip düşürler ama öyle bir şey olacağını da zannetmiyorum. Eee, ağustosta tatiller asıl ondan sonrası mı? Eylül'de ne yapacaklar? Eylül'de Hürmüz olayı çözülürse faiz indirecekler. Tamam. Bu zaten eee Matrix'in anketlerinde de çıkıyor. Çok güzel anket yayınlıyorlar daha sonraki toplantılar için. Asıl soru şu. Diyelim ki kötü senaryo gerçekleşti. Petrol 110'a çıktı. Senin enflasyonun 35'e çıktı. O zaman ne alt edeceksin? Faiz arttırmaya cesaretin var mı? Senin sınavın, kredibilite sınavın veyahut da ergenlikten yetişkinliğe geçiş sınavın veyahut da sünnet tarihin. O şimdi sen yani tahrik sürekli bir tahrik var. Gizli tahrik var. Bence arttıracak. Eğer.
Evet. Evet.
Bugüne kadar o sınav zaten çoğundan geçti ama son Merkez Bankası yönetimi. Merkez Bankası benim düşündüğüm düşünmemekte serbest. Hiçbir şey yok yani. Ama objektif olarak performansına baksak benim gözüme göre hata yaptığında bile geri aldı ve oldukça da samimi ve gerçekçi konuşuyor. Dediğim gibi bir kez daha vurguluyorum. İki tane ekonomisti aynı odaya koy. Üçü para politikasının ayarları ve ekonominin gidişatı hakkında değişik fikirleri vardır. Maalesef mesleğimizin ya da sanatımızın en zor tarafı bu. Hiçbir zaman belirginlik yok. Ama açık ve samimi olarak konuşmaların, tezlerini desteklemeleri benim çok hoşuma gidiyor. Yani biz 3 yıl gibi kısa bir süre sonra gibi kısa bir sürede dünya çapında bir iletişim stratejisine eriştik. Bence bu çok önemli ve şunu da kabul etmek lazım. Eee, hiçbir Merkez Bankası toplumun sıkıntılarına tamamen sessiz kalamaz. Bu şey değil. Hani niye para politikası daha sıkı değil diye eleştiriyorum ama onu da anlıyorum. Yani diyelim ki şu anda enflasyonu çözecek, hedefe doğru aşağı edecek politikaya da fonlama faizi 50. Bunun yapılamayacağını ben de biliyorum. Sapır sapır şirketler dökülür. Halk kredi kartını ödeyemez. Ay sonunu aç geçirir. Aslında biz Fed'in yalnız para politikasıyla veyahut da faizlerle ilgili açıklamalarını okuyoruz. Fed içinde de bu tartışma ve toplumun dertlerine çare bulma ihtiyacı daima reaksiyon fonksiyonlarında yer alır. Dolayısıyla onları da son derece başarılı buluyorum. Eğer yani bence bu ay faiz indirmezlerse yine 10 üzerinde nom vereceğim.
Peki spesifik olarak Borsa'yı soracağım. Merkez Bankası e kararını nasıl yorumlarla? Investing.com'un grafiğini de vereceğiz. Bunu yorumlar mısınız?
Evet. Bu arada investing.com benim her gün ziyaret ettiğim sitelerden biri. Gerçekten bilgi alma konusunda, Türkiye'de ekonomi, finans konusunda çok önde gelen bir şey var. İngilizcesi de çok güzeldir. Hani az çok lügatla filan okuyabiliyorum. Pardon neydi soru?
Konudan sapıyorsunuz. Borsa.
Borsa.
Merkez mak.
Ya. Borsa hakikaten büyük şanssızlıklar içinde. O kadar garip hisse hareketleri oluyor ki bu hisseler endekste ağırlıklar olduğu için aşağı çekiyorlar endeksi. Anladım. Aslında şu anda endekse psikolojik yani yatırımcı hissiyatı veyahut da makroekonomik açıdan baksak çok daha yüksek bir derde olmayı hak ediyor. Ya kimse önem vermiyor yani. Milli Savunma Bakanlığı, emekli Orgeneral Hulusi Akar ve Dışişleri Bakanlığı müsteşarı S400 sorununu çözeceğiz diyor. Ya S400 sorunu kaç defa borsada satışa sebebiyet verildi? Şimdi alışa sebebiyet vermiyor. Tabii ki borsa faizlerin düşmesini ister ama enflasyona karşı çare bulunacaksa bence borsa zaten bunu çoktan fiyatladı. Yani bu bilinmeyen bir şey değil. Ama bu garip hisse senedi aşağı tek bir senet değil bu arada. 4-5 tane böyle senet var. Bazıları makul nedenlerden dolayı. Mesela petrokimya fiyatları değişiyor. Hisse düşüyor çöküyor. Kore'de de oluyor bu.
Ama ilk defa olarak yani 90'larda ben buna şahit oldum. Özelleştirme hikayesi bir iki hisse senedini öyle oynatırdı ki endeksi onlar hükmederdi. O zamandan beri ilk defa böyle endeksin bence yukarı çıkması gerektiği ama hisselere özgü hareketlerden dolayı borsanın bir türlü kendini toparlayamadığı bir dönemden geçiyoruz.
Bu hafta muhtemelen Özgür Öz yine parti açıklaması yapması bekleniyor. Biz ilerleyen bölümlerde bunu konuşacağız zaten. Şimdilik girmeyelim. Ama şimdi siz dediniz ya Merkez Bankası için ağustostan sonrası kritik, eylül kritik. Eee, aynı zamanda adli tatil bitecek. E ondan sonrası da o açıdan siyaseten kritik herhalde. Eylülde sonbaharla birlikte Türkiye hem ekonomide hem de siyasette yeni bir hızlı atmosfere girecek.
Yeni bir paradigma, çok hızlı değişen olaylar. Ekonomide de aynı şekilde dediğim gibi ben ne kadar erken seçim yok tezini savunursam savunayım pek çok saygı duyduğum ekonomist ve yorumcu sürekli olarak hükümetin her icraatında erken seçim aramaya başlayacak. Ama bu çok önemli. Piyasalar açısından, ekonomi açısından da eee olaylar çok hızlı. Sen ne sana ne?
O da seçim istiyor. Baskın seçim istiyorsun.
Seçim mi istiyorsun? Sen de mi seçim istiyorsun? Vatan mısın sen?
Şimdi şunu ayırmamız lazım. Siz baskın seçim yok diyorsunuz. Yani 2027'nin Kasım'ında seçim olabilir değil sev.
Olabilir. Tabii hava erken sayılmaz.
Erken sayılmaz. Siz baskın yok y 2026'da yok. 2027'nin ilk çeyreğinde ilk yarısında yok diyorsunuz.
Yok öngörülebilir. Biz buna yatırım ufku diyoruz ki Türkiye'de hani bir yıl çok uzun yok seçim meçim ama seçimin yolunu açmak için manevralar yapılacak. Yalnız.
Referandum diyen de var biliyorsunuz en son.
Yok tabii. Sayın şey Hayati Yazıcı söyledi yani. O yüzden de seçim yok. Yani ilk önce bir anayasa deneyecekler. Bu arada mecliste yalnız CHP'nin parçalanması değil işte Ali Babacan'ın söylediği sağ ittifak belki Zafer Partisi iyiyip bir araya gelip daha geniş milliyetçi ittifak kuracaklar. Türkiye'de siyasi yelpazenin kökünden yeniden şekillendiği bir ortama giriyoruz.
Tabii ki takip edeceğiz. O değer yorumlarınız, öngörüleriniz.
İzleyiciler takip edecek bizden.
Çok teşekkür ederiz Atilla Bey. Dünyanın bir ayı kaldı dediniz değil mi? Herkes keyfine baksın o zaman bir ay.
Tik tok tik tok tik tok.
Siz bu bir ayı havuz başına geçireceksiniz.
Abi bir de dalgıç kıyafeti aldım. Kafamı çıkartmayacağım sudan.
Dalgıç esprisi yapmayın. En son yapan içeride.
O da kaşınmış. Her konuda espri yapmış ya. Görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.