Transcription
Şimdi bu maaşın mecburen yattığı yerler oluyor. Devlet parayı takip edebilmek için maaşları bankalardan yatıttırıyor. Yani kayıp para olmasın diye.
Böyle olunca da, faiz bankalarına bulaşıyor para ve faiz bankalarında promosyon, promosyon: Tanıtım demek. Promosyon amaçlı verilen bazı paylar var. O bankalar, maaşınızı bizden çekerseniz size promosyon vereceğiz deyip; hatta bunu ihalesi bile oluyormuş herhalde, maaşların kendilerinden yatırılması isteniyor. Bize de bazı mesajlar geliyor arkadaşlardan: Acaba bu promosyon parasının ne yapılması lazım? Çoğu biliyor yani, kullanmanın şahsa kullanmanın uygun olmadığını bir çok arkadaş biliyor. Şeyleri de soruyorlar: Uygunluğu nedir? Nereye kullanması lazımdır? Bir de o banka kartlarında da böyle puanlar yatıyor ya, bir de o mesele soruyorlar. Bu iki meseleye isterseniz ufak bir bakalım.
Promosyon, yani tanıtım, az önce dediğimiz gibi: Kayıp para olmasın devlet içerisinde diye, maaşlar bankalardan yatıttırılıyor; ama faiz bankaları: Maaşlarınızı bizden yatırın diye, tanıtım bedeli olarak promosyonlar veriyorlar. Yani yılda bir kez herhalde: Şu kadar maaşın varsa, şu kadarını da biz size hediye ediyoruz. Tanıtım bedeli olarak diyorlar. Tabi, babasının hayrına hediye etmiyor. Neden o parayı onlardan istiyor? Ya para işlenecektir. Yanılmıyorsam maaşın en az üç gün önceden bankaya yatırılması gerekiyor. Üç günlük bir işlenme payı oluyor. Ya da kendi iş hacmini arttıracaktır. Öyle olunca da merkez bankasıyla da muhataplığı artıyor. Yani benim bu kadar parayı rezerve etme hakkım var, diye... Çok anladığım detaylar değil; o yüzden eksik söylüyorsam düzeltirsiniz. Bundan dolayı da o maaşlar bizden yatsın istiyorlar.
Şimdi o gelen promosyonlar bankanın faizden kazandığı para oluyor. O yüzden, kimileri buna direkt faiz diyor; kimileri de faizin yanında büyümüş, çocuğu olur diyor. Böyle olduğundan dolayı, bu banka tanıtım hediyesi olarak verilen promosyonlar aslında bir faiz ürünü oluyor. Ekser kazancı faiz olan bankanın; ekser kazancı faizle olan tanıtım hediyesini, promosyonu kullanmak uygun olmuyor.
Peki bunu kullanmak uygun değilse, bankaya mı bırakalım? Hayır. Bankaya bırakırsam da bu sefer bu sisteme katkıda bulunmuş gibi oluyorsun. O yüzden ne yapmak lazım? Bu malı tasadduk etmek lazım. Bankanın kişiye verdiği promosyonu kullanmak uygun değildir. O parayı bankada tutmak, bırakmak da uygun değildir. O parayı kişi alacaktır ve tasadduk edecektir; zira İbni Abidin şöyle demektedir: Haramdan gelen paranın yolu tasadduk etmektir, diye buyurmuş İbni Abidin.
Evet nerelere tasadduk edelim? Şimdi, kişi o promosyonu, mükellef olduğu yerlere yani bakmakla mesul olduğu kişilere kullanamaz. Mesela; mahkeme kararı çıktı. Bir ayrılık oldu. Hanımına, çocuğuna bakmakla mükellefsin ya, sana menfaati olacak. Sen, menfaati olan yere o parayı kullanamazsın. Öz ailem var; çocuğun var; kendi hanımın var. Onlara bakmakla mükellef misin? Mükellefsin. Mükellef olduğundan, o parayı kullanırsan, sana menfaati olacağından, oraya kullanamazsın. Ama mesela kardeşin var. Durumu da iyi değil ama bakmakla mükellef değilsin. Ona verebilir misin? Ona verebilirsin. Kural şu: Tasadduk ettiğinde, sana menfaati olmayacak. Hem kendine kullanamazsın; hem de bakmakla mükellef olduğun yere kullanamazsın. Çünkü çocuğuna bin lira vereceksin aylık, beş yüzünü oradan verdiğinde, beş yüz sana kalıyor. Sana menfaati oluyor. Kural şu: Sadaka olarak bu parayı verdiğin yerin neticesinde sana menfaati, olmayacak. Yani, etrafta durumu uygun olmayan insanlara kullanabilirsin. Hayır kurumlarına bunu sadaka niyetine kullanabiliriz.
Evet, tabi bu para kazanılmış bir para olmadığından, mânen, ya bunun da ne güzel sevapları olur diye beklentiye girmeyi çok uygun görmemişler. Bana haram olan bu para, neden başkasına haram değil? Bu para bana haramken, neden tasadduk ettiğim yere haram değil? Hanefi fıkhında mülkiyetin değişmesiyle paranın hükmü de değişir derler. Ne demek bu? O promosyon benim ya, çektim benim kendime kullanmam ne oldu? Haram oldu. Ben bu parayı tasadduk ettim. Sadaka verdim. Mülkiyet değişti mi? Değişti. Artık seninle geçti mi? Geçti. Mülkiyetin değişmesiyle, paranın haram olan hükmü de değişti, diyor. Alimler... Buna bir de örneğimiz var: Büreyde b. el-Husayb isminde bir sahabe efendimiz var. Efendimizin (a.s.m.) hizmetlerini yapan sahabe efendimiz. Bir gün Efendimize (a.s.m.) Büreyde'nin yemek pişirdiğini görüyor. Ey Büreyde, bana da vermez misin yemek? Diyor. Büreyde diyor ki: Ya Resulallah, bu yemek sadaka parasından oldu. Diyor. Bana gelen sadaka ama, Efendimize (a.s.m.) gelen değil. Kime gelen sadaka? Büreyde'ye gelen sadaka. Ben bilirim ki, sen sadaka yemezsin. Diyor. Efendimiz (a.s.m.) diyor ki: Bana gelen sadakayı yiyemem, ama senin mülküne geçen sadakayı, sonradan yemek olarak bana verebilirsin. Diyor. Neden öyle diyor? Çünkü sadaka, buraya geçince mülk değişti. Hükmü de değişti. Artık Bureyde'nin kendi malı oldu. Yani paranın haramlığı, promosyonun haramlığı kimde olduğuna göre değişiyor. Mülk değişince hükmü de değiştiğinden dolayı tasadduk ettiğiniz kurumda ya da kişide haram olmuyor.
Kart puanıyla alışveriş: Şimdi banka kartlarını kullandığınızda da size puan veriyor. Biliyorsunuz. Şimdi, o puan iki şekilde oluyor: Ya alışveriş yapılan kurum kendi kar payından hediye gibi dağıtabiliyor. Ben kar payımı dağıtıyorum diye, hediye gibi dağıtabiliyor. Bunu bizzat siz beklentiye girip istemediğinizden dolayı, aslında bu kısımda kalsa, bazıları uygun olabilirdi. Demişler. Ama başka bir ihtimal olarak da, banka kazandığı faizden sana, o karta puan veriyor. Şimdi, ekseri faiz olduğu için onun hediyesi de faiz gibi olduğundan orası uygun değildir. Diye de konuşmuştuk. Yani mesele, müşevveş bir mesele, karışık bir mesele... Biraz detayına indiğinde, ondan mı? Şundan mı? Bundan mı? diye tam tahmin edemiyorsun. Bir de ben bir yerden çok alışveriş yaptım; yaptım; yaptım. O da böyle çekilişle benim hiç bir dehlim olmadan hediye verdi. Hadi bu hediye belki alınabilir. Ama sen şu kadarını daha ekstra verdiğinde, şu kadar da puan kazanma, hediye kazanma ihtimalini arttırdı. Derse, bu piyangoya gidiyor. İhtimali arttırmak için sende para veriyorsun falan, işin detayları biraz fazla karışık olduğundan, mesele şüphelidir. Şüpheli olan şeyler de, şu hadisi hatırlatmak güzel olacaktır: Haram apaçık bellidir; helalde apaçık bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli olanlar vardır. Kim, şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini korumuş olur. Diyor. Efendimiz (a.s.m.). Bakın, haramlardan kaçınırsa demiyor. Neden diyor? Şüphelilerden kaçınırsa diyor. Yani bu da biraz şüpheli mesele olduğundan dolayı, buradan gelen parayı da tasadduk etmeyi öneriyoruz. Kurumlara ya da etrafımızda ihtiyacı olan insanlara...
Bir ufak alt başlıkta, şu soruyu da soralım: Birisinin faizde parası birikti. Parasının üstüne para kattı. Daha sonra da tövbe etti: Ben faiz parasını yemek istemiyorum. Dedi. Bu kişi ne yapacaktır? Mesela; birisinin faizde bir milyonu var; faizde iken büyüdü; büyüdü; büyüdü: 1.2 milyon oldu. O arada tövbe etti. Ben faizli para yemek istemiyorum. Dedi. Burada da yapması gereken, faizli olan kısmı elden çıkarmasıdır. (Dinleyici: Elden çıkardığı parayı da, Hayalhaneme bağışlayabilir.) Konuşmacı: O elden çıkardığını da, ya hayır kurumlarına, ya da yine ihtiyacı olanlara verebilir. Bitirebiliriz. Sizde, Hayalhanem İstanbul ve diğer tüm projelerimize destek olmak için, buradaki linke tıklayarak online başla bulunabilir veya aşağıdaki iletişim numaralarından bizlere ulaşabilirsiniz...
İletişim: +90 539 653 52 96 +90 533 417 33 41
Gezegenler bile bir aradayken, tek olduğunu düşünüyorsan koskoca evrende, bu kanal tam sana göre. Bu video Youtube kazanında kaybolmadan, senin gibi başkalarına da ulaşabilmesi için desteğe ihtiyacı var. Her abone, bir kırgın yüreğe daha ulaşmayı sağlayacak. Beğen, abone ol ve yorum yapmayı da unutma.