📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

İDARİ YARGI - Ünite 1 Konu Anlatımı 1

Açıköğretim Sistemi - Anadolu Üniversitesi11:44

Transcription

Kamu yönetimi süreci insanlar vasıtasıyla işlemektedir. Dolayısıyla insana özgü özellikler, kamu yönetimine de yansımaktadır. Bazen hata, tecrübe veya bilgi eksikliği, bazen kişisel duygular, kamu yönetiminin işlem ve eylemlerini, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı kılabilmektedir.

Bu sebeple, idarenin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesinin sağlanması için denetlenmesi gerekmektedir. Bunun sağlanması için anayasa koyucu ve kanun koyucu çeşitli denetim mekanizmaları öngörmüştür. Bu denetim mekanizmaları bazen bir temel hak ve özgürlük olarak karşımıza çıkarlar. Bazen de idarenin yasama ya da yargı organlarınca denetlenmesi şeklinde gerçekleşebilir. Yine idarenin kendi birimlerince ya da bir başka idare tarafından denetlenmesi de bu denetim mekanizmalarındandır.

Denetim, kısaca bir işin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının incelenmesi olarak tanımlanabilir. Denetim yapılarak kamu yönetiminde, yönetim faaliyetinin hukuka, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olarak ifa edilip edilmediği tespit edilir. Denetimde öncelik olarak dikkate alınan noktaları ise şu şekilde ifade edebiliriz. Ancak her faaliyetin tüm ayrıntılarıyla hukuk kuralları ile düzenlenmesi mümkün olmadığından, yetkilerin hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun kullanılıp kullanılmadığının da denetlenmesi gerekir.

Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısına göre denetim şu şekilde tanımlanır. Kamu yönetiminin denetimi, çeşitli ölçütlerle sınıflandırılmaktadır. Yönetimin kendi iç işleyişini denetlemesine iç denetim; bir başka kuruluş tarafından denetlenmesine ise dış denetim denilmektedir. Denetimin yapıldığı döneme göre bakıldığında ise şöyle bir ayırım yapılmaktadır. Yönetimin iş ve işlemlerinin gerçekleşmesinden evvel denetlenmesi, işin yapıldığı sırada denetlenmesi, geçmiş faaliyetlerin yapılması ise sonradan yapılan denetim olarak adlandırılmaktadır.

Yasalaşmayan Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısında denetim türleri, iç ve dış denetim olarak sayılmıştı. İç ve dış denetim ise hukuka uygunluk denetimi, performans denetimi ve mali denetim olarak alt başlıklara ayrılmıştı. Tasarıdaki düzenleme şöyleydi: Dış denetim, kamu kurum ve kuruluşlarının hesap verme sorumluluğu çerçevesinde bütün faaliyet, karar ve işlemlerinin, kurumsal amaç, hedef ve planlara ve kanunlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının değerlendirilmesidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının iç ve dış denetimi; hukuka uygunluk, malî denetim ve performans denetimini kapsar. Kamu yönetiminin denetimi, denetimin kapsamı, yapıldığı zaman ya da denetleyenler esas alınarak da sınıflandırılmaktadır. Denetleyenler esas alınarak yapılan denetim; şeklinde sınıflandırılabilir.

Şimdi bu denetim mekanizmalarını ele alacağız. Bunlardan ilki baskı grupları ve kamuoyu denetimidir. Ama öncelikle kamuoyu kavramını tanımlamak anlamaya faydalı olacaktır. Kamuoyu, “belli bir zamanda, belli bir tartışmalı sorun karşısında, bu sorunla ilgilenen önemli sayıdaki insanın birleşmiş kanaatlerinin siyasi iktidarı belli oranda etkileyecek şekilde ifade edilmesi” olarak tanımlanmaktadır. Baskı grupları ise şu şekilde tanımlanabilir. Sözü edilen baskı grupları, kamuoyu oluşumunda görev üstlenmektedirler.

Ancak yönetim sadece kamuoyu tarafından değil bireylerce de denetlenmektedir. Yönetimin işlem ve eylemlerinin örgütlenmiş topluluklar tarafından izlenmesi ve gerektiğinde tepkilerinin, isteklerinin ortaya konması, kamu yönetiminin işleyişine yön vermektedir. Kamu denetimi için bazı gereklilikler söz konusudur. Bunlar şu şekilde sıralanabilir. Kamu denetimi kapsamında ele alınan temel hak ve özgürlükler ise şu şekilde sıralanabilir; Seçimler, Bilgi Edinme Hakkı, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı, Dilekçe Hakkı'dır.

Kanuni idare ilkesi gereğince idare teşkilatındaki birimlerin kuruluşu ve görevlerini düzenleyen Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu şekilde kamu yönetiminin faaliyetlerini yönlendirebilmektedir. Bunlar dışında yasama organı, yönetimin işleyişinde de denetim yetkisi kullanabilmektedir. Bu yetki ya bizzat doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kullanılmakta ya da dolaylı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bağlı olarak çalışan birimler tarafından kullanılmaktadır. Gelin doğrudan denetimlerin gerçekleştirileceği bu birimlere daha yakından bakalım.

Doğrudan Denetim, Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonlarınca yapılan denetimler şeklinde gerçekleşebileceği gibi TBMM’nin meclis araştırması, genel görüşme ve Meclis soruşturması yollarıyla hükümeti denetlemesi şeklinde de gerçekleşebilir. Dolaylı Denetim ise TBMM’ye bağlı Kamu Denetçiliği Kurumu ile TBMM adına denetim yapan Sayıştay tarafından yapılan denetimdir. Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Kamu Denetçiliği Kurumu ise idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

Kamu yönetiminin işleyişinin hukuk kurallarına uygun olması, Anayasa emri olduğu için, işleyişteki hukuka aykırılıkların tespiti ve önlenmesi, idarenin görevidir. Kamu yönetimi Anayasal zorunluluğa uyması halinde, yukarıda sayılan denetim yollarına ve yargı makamlarına gerek kalmaksızın kişilere hizmet sunulabilecektir. Yönetimin işleyişinin hizmet gereklerine ve hukuka uygun olması halinde, diğer denetim yollarına başvurulsa dahi sonuç alınamayacak, bir süre sonra idareye duyulan güven oranında uyuşmazlıklar azalacaktır. Bu sebeple idarenin kendisini denetlemesi önem taşımaktadır. Buna göre; aynı birim içindeki denetim hiyerarşik denetimdir. Üst makamlar, astlarını şikâyet üzerine veya doğrudan denetleyerek gereken işlemleri tesis edebilirler. Merkezi yönetimin yerinden yönetim idareleri üzerindeki denetim yetkisi ise idari vesayet olarak adlandırılmaktadır. Yerinden yönetim idarelerinin kendi aralarındaki denetim ilişkisi de dışarıdan yapılan idari denetimdir. Örnek vermek konuyu anlamaya yardımcı olacaktır. Örneğin, Yükseköğretim Kurulu ile üniversiteler arasındaki denetim ilişkisi gibi. Ayrıca Cumhurbaşkanına bağlı olan Devlet Denetleme Kurulu da kamu yönetiminde denetim yetkisine sahiptir.

Kamu yönetimi eylem ve işlemlerinde hukuka uygun hareket etme yükümlülüğü altında olsa da bazen bu yükümlülüğüne aykırı eylem ve işlemler yapabilmektedir. Bu durumda hukuka aykırılıkların tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması için bağımsız ve tarafsız yargı organları tarafından kamu yönetiminin denetlenmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Yargısal denetim idarenin denetlenmesi bakımından etkili bir denetim mekanizmasıdır.

Demokratik bir devlette idarenin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesinin sağlanması için denetlenmesi gerekmektedir. Bunun sağlanması için anayasa koyucu ve kanun koyucu çeşitli denetim mekanizmaları öngörmüştür. Kamu yönetiminin denetimi, çeşitli ölçütlerle sınıflandırılmaktadır. Yönetimin kendi iç işleyişini denetlemesine iç denetim; bir başka kuruluş tarafından denetlenmesine ise dış denetim denilmektedir. Yönetimin iş ve işlemlerinin gerçekleşmesinden evvel denetlenmesi, ön denetim, işin yapıldığı sırada denetlenmesi, anında denetim, geçmiş faaliyetlerin yapılması ise sonradan yapılan denetim olarak adlandırılmaktadır. Denetleyenler esas alınarak yapılan denetim şeklinde sınıflandırılabilir.

Doğrudan Denetim, Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonlarınca yapılan denetimler şeklinde gerçekleşebileceği gibi TBMM’nin meclis araştırması, genel görüşme ve Meclis soruşturması yollarıyla hükümeti denetlemesi şeklinde de gerçekleşebilir. Bu programda, sorularına değinildi. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi İdari Yargı kitabının 1. ünitesinde yer almaktadır.