📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Kur’an’da siyasete dair mesajlar. Meclislerde yer açmak, nuşuz etmek, elçi ile görüşmede sadaka?

Şinasi Güneş41:04

Transcription

Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun inşallah. Yolunuz Allah'ın gösterdiği yol olsun. Onun gösterdiği yol sadece kitabıdır. Kitabı dışında bütün yollar batıldır. Şeytanların, tahutların yoludur.

Evet arkadaşlar, bu pazar yine birlikteyiz. Her pazar farklı bir konuda farklı konuları ele alıyoruz. Yaptığım meal çalışması üzerinde daha çok önemli bulduğum bir konuyu seçiyorum ve bu konuyu sizinle paylaşıyorum. Bu hafta çalıştığım sureler işte Haşir suresi, Mücadele suresi, Hucurat suresi. O sureler üzerinde çalışırken özellikle çok yanlış anlaşılan, doğru anlaşılmayan hatta günümüz siyasetine, politikasına yön veren fakat yanlış çevrildiği için konunun anlaşılmadığı, insanların bu mesajlardan haberinin olmadığı Mücadele suresindeki bir pasajdan bahsetmek etmek istiyorum bu hafta. Yani eee Mücadele suresi 11, 12, 13 ayetler. Hani meclislerden yer açın dendiği zaman yer açın, nüşuz edin dendiği zaman nüşuz edin. Resulle görüşeceğiniz zaman sadaka verin diye çevrilen bölüm. Yani e geleneksel çevirilere baktığımız zaman konu çok basit kalıyor. Yani ey iman edenler meclislerde yer açın dediği zaman yer açın ki Allah da size yer açsın. İşte kalkın dendiği zaman kalkın işte elçiyle görüşeceğiniz zaman sadaka verin. E işte sadaka vermek size ağır mı geldi? Öyleyse salatı ikame edin, zekatı verin diye çevrilen ayetler ki bu çeviriler gerçek mesajı kesinlikle yansıtmamaktadır. Ayetlerin verdiği mesajı kesinlikle yansıtmamaktadır.

Sunumumun başında öncelikle doğru konuyu doğru anlamanız için aklınızda şunu canlandırmanızı istiyorum. Bugünkü siyaset, politika, devlet başkanı, bakanlar, meclis kafanızda bunu canlandırın. Bunu canlandırarak ayetlere bakın. Bu bu bakış açısından bakarsanız konunun konuların ayetlerin ne anlatmak istediğini bu ayetlerin günümüze ne mesaj verdiğini o gün Muhammed Aleyhisselam'a ve yanındaki inananlardan ne istendiğini çok daha iyi anlarsınız. Evet. Yani aslında bu ayetler günümüz eee siyasetine, politikasına yön veren ayetlerden.

Şimdi eee 11. ayetlerle 11. ayetle başlıyorum. Ya eyyüellezine amenu ey inanıp güvenenler veessahu mecalisi. Meclis kelimesi geçer burada. Bakın meclis Kur'an'da tek yerde geçer. Başka bir ayette meclis kelimesi yok bildiğim kadarıyla. Meclislerde yer açın dendiği zaman yer açın ki Allah da size yer açsın. Evet. Allah da size yer açsın. Nüüşuz edin dendiğinde de nüşuz edin. Allah sizden inanıp güvenenlerin ve kendisine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir. Allah yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır.

Şimdi yukarıda kedi var. Şimdi ey inanıp güvenenler meclislerde yer açın dendiğinde yer açın. Ne demektir bu? Şimdi bir yönetim var. Yani Muhammed Aleyhisselam Medine'de bir yönetim kurmuş. Bir meclisi var Muhammed Aleyhisselam'ın. Ve ne diyor? Meclislerde yer açın dendiği zaman yer açın. Ne demektir bu? Bu bu aslında Şura suresi 38. ayetteki Ali İmran suresi 159. Şu ayetteki ortak aklı, ortak yönetimi ifade eder. Meclislerde yer açın. Yani meclislerinize katılmak isteyen, size fikir beyan etmek isteyen, görüşleri olan, farklı görüşleri olsa da aranızda iyi niyetle bulunmak isteyen kimselere izin verin. Hani Zümer suresi 18. ayet ne diyordu? Onlar sözü dinlerler. En güzeline uyarlar ilkesiyle. Yani bu ayet bize yönetimde ortak aklı, ortak yönetimi emretmektedir. Ali İmran 159, sura 38. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Meclislerde yer açın ifadesinde kastedilen budur. Yani alternatif fikirleri olan ve aranızda bulunmak isteyenlere de izin verin ki alternatif fikirler olası sorunlarınızı çözme konusunda size farklı farklı bakış açıları sunarak ne yapar? Size katkı sunabilir. Dolayısıyla aranıza katılmak isteyenlere izin verin anlamına gelir. Zira ortak akıl, ortak yönetim, alternatif fikirler Zümer suresi 9. ayette ifade edilen her bilenden daha iyi bir bilen vardır ilkesi uyarı eee uyarınca daha doğru kararlar almaya, sorunları daha kolay çözmeye ve daha çok hizmet üretmeye ve dolayısıyla bu da refaha kapı aralar. Devamında ne diyordu ayetin? Meclislerde yer açın ki Allah da size yer açsın. Yani size ferahlık versin. Yani ne kadar alternatif fikirler olsa, ne kadar sorunlarda çözüm yolları olsa, ne kadar ortak akıl ve ortak yönetim olsa o kadar başarılı olursunuz. Allah'ın ferahlık vermesi budur.

Gelelim çok yanlış anlaşılan bir kelimeye. Nşuz edin dendiği zaman nüşuz edin. Yani meclislerde kalkın dendiği zaman kalkın diye çevriliyor. Oysa bu çeviri kesinlikle doğru değildir. Nşuz ne demektir? Nuşuz kelime olarak yüksek yer bir şeyi dikleştirmek, ayağa kaldırmak, yükseltmek anlamına gelir. Yani bir şeyi somutlaştırmak, düşünceyi, fikri somutlaştırmak, ayağa kaldırmak, dikleştirmek demektir. Hani hatırlarsınız Nisa suresi 34. ayette kadının nüşuzundan, 128. ayette de erkeğin nüşuzundan bahsediliyordu. Yani kadının diklenmesi, erkeğin diklenmesi anlamında. Nüşuzun anlamı budur. Mecliste nüşuz edin dendiği zaman nüşuz edin diyor. Bakın önce yer açın diyor. Nedir? Alternatif fikirlere değer verin. Tek başınıza karar almayın. Ortak akla önem verin. Nüşuz edin dendiği zaman nüşuz edin nedir? Mecliste sunduğunuz fikirler, verdiğiniz sözler somutlaşsın. Onları somutlaştırın. Ayağa kaldırın. Yerine getirin. Yani hayata geçirin. Boş boş vaatler vermeyin. İçi boş fikirler üretmeyin. Gereksiz tartışmalara girmeyin. Yerine getirmeniz istendiğinde ben şunu yapacağım dedim. Ben şunu yapmak istiyorum. Şu bölgenin şuna ihtiyacı var. Bunu yapmalıyız dedin ve size o imkan verildi. Tamam yapalım dendi. Onu yapın. Veya bir söz verdiniz. Bana şu imkanı verirseniz ben şunu yapacağım dediniz. Bana oy verir de beni meclise gönderirseniz ben size şuraya şu köprüyü yapacağım. Dediniz. Sonra size oy verildi ve siz meclise gittiniz. Ve o yetkiye sahip oldunuz. Nüşuz edin. Ne demektir? Verdiğiniz sözü yerine getirin. Somutlaştırın. O köprüyü yapın. O yolu yapın. O hastaneyi yapın. O okulu yapın. Yani verdiğiniz vaadi yerine getirin. Ya yerine getireceğiniz sözler verin ve söylendiğinde de imkan elinizde olduğunda da yerine getirin demektir. Ayet günümüz siyasetine büyük mesaj vermektedir. Hatta olmazsa olmazdır. Zira biz bugün bunun sıkıntısını çok çekiyoruz. Siyasiler ne yapıyorlar? Oy uğruna insanları yalan vaatlerle yerine getiremeyecekleri sözlerle kandırıyorlar. Meclislerde toplantılar yapılıyor. Saatlerce toplanıyorlar. Konuşuyorlar da konuşuyorlar. Konuşuyorlar da konuşuyorlar. Ama icraate sıra geldiğinde icraat olmuyor. Ne oluyor? Meclislerde toplantılar verimsiz geçiyor. Çünkü konuşmalar çokken, her şey, herkes bir şeyler söylerken herkes bir şeyleri vaadederken maalesef icraat olmuyor. Ayet işte bunu yasaklıyor. Kısaca verdiğiniz sözleri tutun. İcraat yapın, nüşuz edin. Yani dikleştirin, yükseltin, kaldırın, somutlaştırın. Verdiğiniz sözleri bir karar aldığınız zaman o kararı, aldığınız kararları ne yapın? Yerine getirin demek istiyor. Yoksa öyle meclise girdiğiniz zaman biri size geldi. Ey nüşuz edin neymiş? Yerinizden kalkın dendiği zaman kalkın. Kadar basit bir mesaj yok. Mevzunun mecliste ayağa kalkın ayağa kalkmak gibi bir mesajı yok. O kadar basit değil.

Bu 11. ayetti. Şimdi gelelim 12. ayete. Ey inanıp güvenenler orada 12. Bir ayette necva kelimesi geçer ki bu bu kelime Kur'an o sure içerisinde birkaç yerde geçer. Özellikle münafıkların yaptığı gizli toplantılar için eee kullanılır. Arkadaşlar Necva kelimesinin bugünkü güncel anlamı kulis yapmaktır. Kulis yapmak. Gizli gizli gizli görüşmeler yapılır ya. Siyasiler çok yapar bunu. Evet. Siyasiler çok yaparlar. Kulis demek. Mesela ya eyyüellezine amenu. Ey inanıp güvenenler res. Resulle gizli görüşme yapacağınız zaman. Yani resulle kulis yapacağınız zaman. Takdim edin beyne yedey necvakum gizli görüşmenizi beyne yedey gizli görüşmenizin konusu demektir birazdan açacağım beyne yedey gizli görüşmenizin beyne yedey gizli görüşmenizin konusu demek kaddim gizli görüşmenizin konusunu Takdim edin. Takdim edin. Sadakaten burada sadaka vermekten bahsetmiyor. Doğrulukla takdim edin. Hani siz kulis faaliyeti yürütüyorsunuz ya işte falanca böyle yaptı, filanca şöyle dedi, filancanın şöyle bir planı var. İşte kulis faaliyeti yapıyorsunuz. Gizli bilgiler veriyorsunuz. Gizli görüşme yapıyorsunuz. Tamam mı? Ne diyor? Beyne yedey o içerik var ya yaptığınız görüşmenin içeriği resule gelip de ihbarda bulunduğunuz söylediğiniz kulis faaliyeti yaptığınız konunun içeriğini ne yapın? Sadakaten tasdik edin. Doğrulayın. Yalan yanlış bilgilerle kulaktan dolma bilgilerle resule gizli görüşme yapmayın. Yalan yanlış bilgilerle gelmeyin. Tamam mı? Sizin için hayırlı olan budur. Ve etha ve temiz ve yararlı olan da işte budur. Yani inanıp güvenenlerden Allah ne istiyor? Kulis faaliyeti yaptığınız zaman, elçiyle gizli görüşme yaptığınız zaman ona bir haber getirirken getirdiğiniz haberin içeriğini doğrulayın, tasdik edin, doğrulayın demektir. Sadaka verin demek değildir. Orada vermek kelimesi de geçmez.

Şimdi eee 12. ayeti de okuduktan sonra kelimeleri size daha geniş bir şekilde daha anlayacağınız bir şekilde izah edeceğim. 12 ve 13. ayeti okuyunca. 12. ayetin sonunda ne diyor? Feem tecidu. Eğer bunu yapamazsanız, doğrulayamazsanız Allah bağışlayandır, merhamet edendir. 13. ayete gelelim. Eşfektum. Tedirgin oldunuz değil mi? Çekindiniz. Yapacağınız bu kulis faaliyetlerinde bu faaliyetlerinizin, bu konuşmalarınızın getireceğiniz bilgilerin içeriğini doğrulamak yükümlülüğünden dolayı çekindiniz değil mi? diyor. Feiz lem tefalu. Eğer bunu yapamazsanız ve tabellahu aleyküm. Allah size merhametiyle yöneldi. Yani Allah sizi bundan bağışladı. Bu bir hata ama Allah ne yapıyor? Bağışlayandır, merhamet edendir. Fakat o zaman ne diyor salat? Öyleyse salatı ikame edin. Yani cehalet ve yoksullukla mücadeleyi ayakta tutma konusunda üstünüze ne düşüyorsa yapın. Ve zekat arınmanın bedelini yerine getirinah ve resulehu Allah'a ve elçisine itaat edin. Vallahu habirel. Allah yaptıklarınız şeyler hakkında haberdar olandır. Şimdi buradaki Allah ve resulü kalıbı da neyi ifade eder? Aynı zamanda Medine'deki devletin yöneticisini ifade eder. Allah Resulü aynı zamanda kamu otoritesini temsil eder. Kamu otoritesini yani hem Allah'a ve mesajlarına itaat edin hem de başınızdaki kamu otoritesi olan, başkanınız olan, devlet başkanınız olan Muhammed Aleyhisselam'a itaat edin demektir. Aynı zamanda da nedir? Muhammed Aleyhisselam meclis başkanıdır. Evet. Meclis Başkanı.

Şimdi gelelim bu yaptığımız çevirinin doğruluğunu Kur'an çerçevesi içerisinde size kanıtlamaya. Şimdi 12 ve 13. ayetler ne dedik? Elçi ile gizli görüşmeden önce sadaka vermekten bahsetmemektedir. Ortada sadaka vermek diye bir şey yoktur. Mevzu nedir? Kulis faaliyeti yaparken elçiye getirdiğiniz haberleri, sözleri, iddiaları, söylenenleri getirdiğiniz haberlerin içeriğini doğrulanmasından bahsetmektedir. Yani getirdiğiniz haberlerin içeriğini doğrulayın demektir. Beyne yedey ifadesi geleneksel çevirilerde ne var? Resulle görüşmeden önce sadaka verin diyorlar ya. Beyne yedey önce demek değildir. Önce onu söyleyeyim. Önündeki demektir. Önündeki beyne yedey. Önündeki veya elinin altındaki önündeki size örnek vereyim. Mesela Kur'an'da ne der? Allah rahmetinin önünde rüzgarları müjde olarak gönderir. Rahmetinin önünde. Orada ne geçer? Beyne yedey rahmeti geçer. Mesela Araf suresi 57, Furkan suresi 48, Neml suresi 63. Bu ayetlere bakarsanız beyne yedeih rahmeti geçer. Hellezi erseler riyah eder. Mesela beyne yedey rahmeti. O rahmetinin önünde rüzgarları gönderir. Beyne yedey. Mesela Kur'an ne der? Mesela Tevrat'ı ve İncil'i tasdik ederken beyne yedey kelimesini kullanır. Ne der? Müsaddikan lima beyne yedey der. Ne demektir bu? Mesela Ali İmran suresinin başına bakın. 3. ayet mesela ne diyor? yedey enz Tevrat vel İncil ifadesi var ya Kur'an Tevrat'ı ve İncil'i beyne yedeğini tasdik ediyor. Tamamını tasdik etmiyor. Ne demektir bu? Kur'an'ın Tevrat'ı ve İncil'i beyne yedeğini tasdik etmesi kendi içeriğinde olanlarla tasdik etmesidir, tasdik etmesidir. Yani Tevrat ve İncil'de bulunanların Kur'an'ın içerisindekilerle uyuştuklarıyla tasdik eder. Mesela örnek vereyim size. Kur'an Tevrat'taki Ademle Havva konusunu tasdik etmez. Çünkü bu Kur'an'ın beyne yedeine yani içeriğine uymaz. Yani Allah Adem'i yaratmış, kaburgasından Havva'yı yaratmış falan. Bu efsaneyi Kur'an tasdik etmez. Niye? Kur'an'ın içeriğine uymaz bu. Çünkü dolayısıyla Kur'an onu tasdik etmez. Kur'an Tevrat'taki neyi tasdik eder? Beyne yedey yani elinin altında önündekini kendi içeriğindekini tasdik eder. Mesela Bakara 97'ye bakın. Ali İmran 3'e bakın. Maide 48, Enam 92, Yunus 37 Yusuf 111, Fat 31, Ahkaf 30. Mesela İncil. İncil de ne yapıyor? Tevrat'ı tasdik ediyor. Tevrat'ı nasıl tasdik ediyor? Yine beyne yedey olarak tasdik ediyor. Yani İncil kendi içeriğiyle uyumlu olanlarıyla Tevrat'takileri tasdik ediyor. Tevrat'takilerin tamamını tasdik etmiyor. Mesela Ali İmran 50, Maide 46, Saf suresi 6. Yani beyne yedey önündeki içerikle doğrulamayı ifade eder. Önündeki Kur'an'ın önündeki nedir? Kendi içeriğidir. Kendi içeriğindekileri tasdik eder. Yani ne Kur'an Tevrat ve İncil'in tamamını ne de İncil Tevrat'ın tamamını tasdik etmez. İçeriği içeriğinde olanlarla tasdik eder. Yani eee bir de Arapçada önce ifadesi var mesela önce. Önce ifadesi Arapçada ne ile ifade edilir? Kable kelimesiyle ifade edilir. Kable min kablu min kablu huden linasi ve enzelel furkan diyor ya. Maide şey Ali İmran suresi 3 ve 4. ayet bakın 3. ayette beyne yedeği kelimesi geçer. 4. ayette min kablu kelimesi geçer. Beyne yedeği önündekidir. Min kablü ondan önce öncekidir. Dolayısıyla eee Ali İmran suresi 3 ve 4. ayetlere bakarsanız bu iki kelimeyi de görebilirsiniz. Dolayısıyla eee Mücadele Suresi 12 ve 13 ayetlerde 12. ayette Resulle görüşme yapmadan önce sadaka verin diye bir şey yok. Resulle görüşme yaparken yaptığınız görüşmenin gizli görüşme kulis faaliyeti. Yaptığınız gizli görüşmenin beyne yedeğini yani içeriğini ne yapın? Sadakaten tasdik edin. Doğrulukla ifade edin. Doğrulukla takdim edin. Yalan yanlış bilgilerle gelmeyin. Getirdiğiniz bilgilerin doğruluğunu kanıtlayın. Ortaya koyun. Anlamına gelir. Evet. Sözün özü ayet elçi ile gizli görüşme yani kulis faaliyeti. Bugünkü güncel anlamı kulis faaliyeti. Kulis faaliyeti yaptığınız zaman konuştuğunuz şeyleri, getirdiğiniz haberleri veya durumu doğrulayın. Yalan yanlış bilgilerle, kulaktan duyma sözlerle kulis yapmayın. Zira elşinin etrafında birçok münafık vardır. Yalan yanlış haberler yayan münafıklar vardır. Ve bu münafıklar yalan yanlış haberlerle hem elçiyi hem de toplumu sıkıntıya sokmaktadır. Öyleyse ne demektir? Yalan yanlış haberlerle elçiye gelmeyin. Getirdiğiniz haberlerin, verilerin doğruluğunu ortaya koyun. Mesela Nisa suresi 83'e bakın. Nur suresi 15 16 Ahzap suresi 60 Haşir suresi 11 12 münafikun suresi 2 3 4 ayetler ve özellikle Hucurat suresi 6. ayet mesela yoldan çıkmış biri size bir haber getirdiğinde onu açıkça ortaya koyun. Yani o getirdiği haber hakkında doğru mu, yanlış mı, yalan mı, ne onu açıkça belli edin, ortaya çıkarın ki olur ya o yoldan çıkmış biri size yalan bir haber getirir. Bu sefer siz de ne yaparsınız? Farkında olmadan cahillikle bir topluma, birilerine ne yaparsınız? Zarar verirsiniz. Dolayısıyla Mücadele suresi 12 ve 13. ayetler böyle bir durumun önüne geçmek istemektedir. Bir de ne vardır ayetlerde? Vermek ifadesi geçmemektedir. Az önce de söyledim. Kaddimu takdim edin. Kaddimu takdim etmek demektir. Yani hani Kur'an der başınıza gelen kötülükler veya başınıza gelen bu azap ellerinizin takdim ettiklerinden dolayıdır. Ne diyor burada? Ellerinizin sunduğu ellerinizle yaptıklarınızdan dolayıdır der. Değil mi? Bima kaddemet eydikum. Bima kaddemet eydikum. İnsanların kendi elleriyle sunduklarından dolayı karada ve denizde düzen bozuldu diyor ya. Mesela Rum suresi 41. ayet. İnsanların kendi elleriyle sunduklarından, kendi elleriyle takdim ettiklerinden dolayı, dolayısıyla takdim etmek ifadesi geçmektedir. Ayetlerde vermek ifadesi geçmemektedir. Mevzu eğer sadaka vermek olsaydı eta fiili geçmesi gerekirdi. At zekat kelimesi var ya veya veya veatul mal vermek ifade edilirken ne diyor? Veatul male veya veatüuz zekate mevzu vermek olsa yine sadaka için eta fiili geçmesi gerekirdi. Mesela ayetler vereyim ben size. Bakın mesela malı vermek, zekat vermek kelimeleri Bakara suresi 177. ayette bakın Bakara 271. ayette sadaka vermek kelimesi geçer. Sadakayı vermek kelimesi Bakara 271'de geçer. Orada hangi kelimeyle geçer? Eta fiiliyle geçer. Yine Nur suresi 33. ayet mesela. Orada da eta fiili kullanılır. Yani sadaka vermek geçmez. Mücadele suresinde mevzu sadaka vermek olsaydı Bakara 271'deki gibi eta fiili kullanılması gerekirdi. Ayeti doğru anlamak için, oradaki sadakaten fiilini doğru anlamak için eee size Ali İmran suresi 114. ayeti de hatırlatmak isterim. Ne diyor? Şey, Nisa suresi 114. ayet ne diyor? Doğruluğu veya herkesçe kabul edilen ortak iyi şeyleri veya insanların arasını düzeltmeyi emreden kimseler dışında onların yaptığı gizli görüşmelerin yani kulis faaliyetlerinin çoğunda bir hayır yoktur. Allah'ın rızasını arayarak kim bunları yaparsa ona ileride muazzam bir karşılık vereceğiz der. Bakın orada sadaka kelimesi geçer. Gizli görüşmedeki sadakadan bahseder. Yani sadaka ile yapılan gizli görüşmelerde kulis faaliyetlerinde hayır vardır der. Siz şimdiki buradaki sadaka kelimesine sadaka vermek olarak çevirebilir misiniz? Hayır. Doğruluk demek. Doğruluk üzere Nisa suresi 114. ayetteki sadaka kelimesi ne anlama geliyorsa Mücadele suresindeki sadaka kelimesi de aynı anlama geliyor. Yani mevzu sadaka vermek değil. Yaptığın kulis faaliyetinde getirdiğin bilgiyi doğrulamaktır. Mevzu eğer sadaka vermek olsa diyelim basit düşünelim. Konu o kadar basit değil de yani basit düşünelim. Mevzu sadaka vermekse sadaka veremeyenlerin Allah ne diyor? İşte sadaka diyelim ki yanlış çeviri üzerinden ele alalım konuyu. Şimdi mevzu sadaka vermek olsa şöyle oluyor o zaman. Elçiyle, elçiyle yani kamu yöneticisiyle, başınızdaki başkanla görüşme yapacağınız zaman sadaka verin. Eee, bu yükümlülükten dolayı siz çekindiniz değil mi? Bu size ağır geldi. Çekindiniz, ürperdiniz. O zaman salatı ikame edin, zekatı verin diyor ve elçiye, Allah'a ve elçisine itaat edin diyor. Şimdi geleneksel çevirileri göz önünde bulundurarak soruyorum. O zaman sadaka veremeyen bir insan salatı ikame edip zekatı nasıl verecek? Ortaya böyle bir çelişki çıkıyor. Yani Allah diyor ki, "Sadaka verin." Ha sadaka vermek size ağır mı geldi? Allah sizi o zaman affetti. Size merhametiyle yöneldi. Bu sefer salatı ikame edin ve zekatı verin. Ya Allah beni yapamadığım bir şeyden dolayı beni affediyor ama bana daha zor bir yükümlülük veriyor. Yani ortaya bu sefer böyle bir çelişki çıkıyor. Aslında ortada bir çelişki yok. Fakat ne var? Yanlış çevirilerden kaynaklanan, ezber çevirilerden kaynaklanan yanlış mealler var. Evet, mevzu budur arkadaşlar. Eee, toparlayacak olursam 11. ayetler, 12. ayetler, 13. ayetler günümüz siyasetine yönetime ışık tutan yön veren ayetlerden ortak akla özellikle 11 ayet ortak akla ortak yönetime işaret eden ayetlerden alternatif fikirlere değer verilmesi gerektiğini eee ifade eden ayetlerden 11 ayet özellikle meclislerde yer açmak alternatif fikir lere de değer vermek açısından. Ondan sonra mecliste alınan kararları somutlaştırmak. Yani nüşuz karar aldığınız kararları somutlaştırın, ayağa kaldırın. Yani lafta kalmasın, icraat yapın anlamında ki devamındaki ifade nedir? Allah sizden inanıp güvenenlerin ve kendisine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir. Bu ilim verilenler kimler? İşte bu meclislerde alternatif fikirler, çözümler sunan, meclisinize katılan, yaptığınız hizmetlerde size katkı sunan ilim sahipleri, bilge insanlar, kanaat önderleri, evet onların derecelerini yükseltir. 11. ayet bunu söylüyordu. 12. ayet ne diyordu? Elçiyle gizli görüşme. Yani başınızdaki yöneticiyle. Bu vali olabilir, bakan olabilir, başbakan olabilir, devlet başkanı olabilir. Onunla yapacağınız gizli görüşmelerde, kulis faaliyetlerinde, yaptığınız kulis faaliyetlerinde getirdiğiniz bilgileri ne yapın? İçeriğini doğrulayın. Yalan yanlış bilgilerle gelmeyin. Kulaktan dolma sözlerle gelmeyin. Her habere, her söze inanıp da bunu elçiye getirmeyin mesajı içerir. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Daha yararlıdır. Gizli görüşmeleri görüşmelerinizin yani kulis faaliyetlerinizin içeriğini eğer doğrulama imkanı bulamazsanız öyleyse salatı ikame etmeye yani cehalet ve yoksullukla mücadeleyi ayakta tutmaya, katkı sunmaya, arınmanın bedelini yerine getirmeye devam edin. Allah'a ve elçisine itaat edin. Allah yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır. Evet.

14. ayeti de ekleyelim. O da günümüz siyasetine yön veren mesajlardan biri. Allah'ın kendilerinden hoşnut olmadığı bir halkı yakın, yol gösterici, müttefik, oradaki veli kelimesi tevella veli, veli edinmek yani yakın edinmek, müttefik edinmek, yol gösterici edinmek, yönetici edinmek. Onları yapanlara dikkat etmedin mi? Onlar sizden de onlardan da değildir. Bile bile yalan üzere Allah'a yemin ediyorlar. Bakın münafıklar, münafıklar. Haşr suresi 11. ayette anlatılan, Nisa suresi 143. ayette anlatılan, Tevbe suresi 56. ayette anlatılan münafıklar bunlar. Dolayısıyla burada bu kadar münafığın olduğu, bu kadar yalan haberin, dalganın, dümenin dolaştığı bir ortamda onları müttefik, yol gösterici, yakın edinmeyin. Onları başınıza yönetici yapmayın. Ve önceki ayetlerle birleştirdiğimiz zaman onların yaydığı yalan haberlerle, dalga dümenlerle, asla astar olmayan bilgilerle elçiye gelmeyin. Önce bilgileri doğrulayın. Doğruluğunu ispatlayın. Ondan sonra o haberi elçiye getirin ve elçiye de bunu doğrulayın, ispatlayın. Yalan yanlış yere, yalan yanlış bilgilerle kulis faaliyetleri yapmayın mesajı içerir.

Evet arkadaşlar bugünlük bu kadar. Mücadele suresi 11, 12, 13 ayetleri size izah etmeye çalıştım. Günümüz siyasetine, günümüzde günümüze ne mesaj verdiği konusunu açmaya çalıştım. Yapılan yanlış çeviriyi, yanlış anlaşılmayı eee izah etmeye çalıştım. Umarım faydalı bir video olmuştur ve size katkı sunmuştur. Bir sonraki videoda tekrar görüşmek üzere. Hepinizi kendisinden başka ilah olmayan Allah'a emanet ediyorum. Hoşça kalın diyorum. [Müzik]