📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

2011 yılından bir hâtıra...Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki El-Hüseyni Hz.K.s.

Yare Giden Kervan16:13

Transcription

Kadıyla ne manaya geldiğini anlatmaya çalışacağım. Diyor ki, diyor; “Eğer fırsat verirse, öyle bir fırsatı yakalarsa sana mühlet etmek haramdır.” Allahu Teala bu fırsatı size verdiği zaman siz o fırsatı şey yapamazsınız, mühlet veremezsiniz, haramdır. Çünkü yani sizin, dediğim bizim üzerimizde, hepimizin üzerinde. Çünkü Allahu Teala hiçbirimize Nuh’un ömrünü vereceğine garanti etmez. O zaman ne yapacağız? Şap, aşk, şeri, ilahi şer, şeri isteyeceğiz ki muhabbetimiz, şeyimiz artsın. Muhabbetsiz hiçbir şey olmaz. Yine, yine bir şiiri diyor; “Keler yür, muhabbetsiz olabet bir fayda ediyor, cezbe ve sey sül muhabbetsiz olmaz.” Aşksız ve muhabbetsiz gayret olmaz. Gayret yani aşkın ceh, gayret etme, uğraşma, ne yaparsanız yapın baş bir fayda, hiç faydası yoktur.

Tabii ki Resulullah’ın o ilahi aşkının, o ilahi şarabının… Çünkü bir ismi Peygamber Efendimizin tek kıyamet gününde Kevser havzı, Allahu Teala o yetkiyi ona vermiş, bütün müminlere o havuz, Kevser havuzundan o şarabı o verebilir. Onun için Arapça Saki deniliyor ona. Onun için bir de Peygamber Efendimizin bir şeyidir bu. Muhabbeti nasıl elde edebiliriz? Mesela hepiniz biliyorsunuz; insan bir şeye aşık olduğu zaman, en basit bir kız erkeğe de aşık olursa, bir erkek de aşık olursa, bu mecazi aşktır. Bütün hareketlerini sever, tükürmesi bile sever; “Ne güzel tükürdü, ne güzel küfretti,” der. O zaman eğer biz gerçekten seviyorsak, ondan bu sevgiyi talep ediyorsak, bu aşkı bize ver, o zaman her hal ve hareketini sevmemiz lazım. Yani sünnet-i seni sevmemiz lazım. Bu kimden bekliyorsa bekleyelim; bir mürşidi kamilden olur, bir dostumuzdan olur, bir arkadaşımızdan olur, ama bunu yapmamız lazım. Çünkü bu olmadığı müddetçe sen ne kadar gayret ederseniz edin muvaffak olamazsınız. Bir insan canı yemek yemek istemiyorsa, ne yaparsan yap, zorla onun boğazına koy, midesine gönder; o kusar, atar, duramaz orada. Ama az bir gıdayla da muhabbetle yediği zaman tok oluyor, yani şey oluyor, güç oluyor, tokluktan ziyade gıda oluyor, gücü. Onun için inşallah Resulullah’ı severim, sadıklarını severim, Allah’ın dostlarını severim. Çünkü Arapça bir söz var; “Mahbubun mahbubisi mahbubtur.” Sevgililerin sevgili sevgilidir. Allah Hazreti Peygamber Efendimiz, Allah’ın sevgilisidir. O bizim de sevgilimiz olduğu zaman biz de Allah’ın sevgilisisi oluruz. En basit bir şey; eğer Peygamber Efendimize sevgili olduğumuz zaman o da Allah’ın sevgilisidir, sevgilisinin sevgilisinin oluruz. Kısacası Peygamber Efendimizin bir hadis-i şerifi vardır; “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” Öyle bir ölçüler vermiş ki bize, ben bilmiyorum diye bir şansımız yok. İnsan sevdiğiyle beraberdir. Sevilecek kimler kimdir? Yine Allah, beraber ol, sıle beraber ol, sahabelerin içinde en az taat ibadeti olan ev en büyük sahabe, ilk sadakat vasfı. Onun için sadakat bu yolda çok önemlidir, muhabbet çok önemlidir. Bunlar çok önemli. Bunlar tebi, tohum atıyorsun yağ gibi, bu o şey veremez, verim veremez, yani nebat ol, nebat yani yeşermez, buğday olmaz, gıdaya dönüşmez. 3 şiiri yumun söylediği gibi…

Gafil bir bibi rengi… Ne iş yani, dün söyledim biraz heyecanda hızlı hızlı söyledim bu şiiri diyor. “Eğer akıllıysan nefsinle savaş. Eğer aklı varsa eğer akıllıysan savaşa gel, nefsine söyle ne zamana kadar nefsin, ne zamana kadar bu mücadelemiz, ne zamana kadar bu dünya renklerine aldanacak sın. Hatta tuhaf bir van rengi…” Bunlar boş şeyler, ihtiyar gönül diyor; “Ne zaman uyanacaksın? Diyor artık uyan,” diyor. Bir gün Hazreti İsa Aleyhissalatu vesselam Filistin dağlarında geziyor. İsa Aleyhisselam’ın yemeği ot, suyla ot. O kadar bir gün çok güzel bir kız, yani kitap tarif ediyor Allahu Teala, tırnağından ayağına kadar öyle süslü, öyle güzel bir kadın görmemiş böyle. Gönlü biraz kaymış, kovalamış, kovalamış o kaçmış, kovalamış o kaçmış, kovalamış o kaçmış. O kadın demiş ki; “Ya İsa, demiş beni yakalayamazsın.” Demiş; “Niye?” Demiş; “Sebebi; eğer istiyorsan beni yakalamak istiyorsan, sebebini öğrenmek istiyorsan, gelecek sene bu zamanda şu saatte şu dakikada falan ya da buluşalım, ben senin olurum, sebebini de anlatırım sana, senin de olur haz.” İsa Aleyhissalatu vesselam diyor ki; “Ben bir şey sorayım sana, belki seneye kadar bekleyemem, zor.” Demiş; “Niye?” Bir elin kınalı, bir elin kınalı değildir, demiş. Ya İsa demiş; “Ben bunu sana söyleyeyim, öbür sana söylemem seneye kadar yani kavuşma zamanımı ben sana anlatırım ama şimdi bunu…” Sev diyor ki; “Bir kınalı el, onunla oynatıyoruz insanları, nefislerinin hoşuna gidecek şey, tam gafil olduğu zaman Allah’tan uzaklaştığı zaman, öbürü kılıç gibi sallıyoruz boyuna işimiz, o bu işin hikmeti bu,” diyor. Peki diyor, diyor; “Kavuşamayız.” Hayır diyor; “Gelme, bu olamaz, sen bir adım gelirsen ben 10 adım uzaklaşırım.” Hazreti İsa Aleyhissalatu vesselam ümidi kalmıyor, diyor peki o gidiyor. Hazreti İsa gece gündüz o aklında ne zaman o saat gelecek, o gün gelecek, o zaman gelecek ki ona kavuşsun. Ver hasidi zaman geçiyor, vakit geliyor o zaman Hazreti İsa da o yere gidiyor, o yere gidiyor bakıyor ki ihtiyar bir kadın güneşin altında, güneş vurmuş, koku girmiş, kurt girmiş böyle kokudan, neuzü billah yanaşamaz. İsa diyor ki; “Ya İsa diyor işte benim.” Ya hayır geçen sene sözleşmiştik ben senden ayrılamam, diyor. Hazreti İsa Aleyhissalatu vesselam kaçıyor, o alıyor kaçıyor, o kov alıyor, en sonunda kendi arşı alaya atıyor; “Ya Rabbi diyor beni kurtar bundan, ben dayanamam, helak oldum,” diyor. Onun kokusundan, şeyinden falan diyor; “Ya Rabbi ben onu boşadım senin huzurunda boşandım, benimle bir işim yok.” Ya Rabbi bu neydi, diyor. Rabbü alemin kabul ediyor, kestiriyor. İşte eğer Allah rızası için yapmadığınız bir şeyler varsa, dünya malı olsun ne olursa olsun bu kabirde bize o koku… Çünkü insan kokusu hiçbir hayvana kokusuna benzemez, o kadar pis bir koku geliyor. Ondan yani hiçbir hayvan eşine benzemez. Bazı ölem mallar demiş ki günahlardan dolayı o koku fazla, hayvanların günahı olmadığı için az koku, insanların günahı çok olduğu için o koku çok artıyor. Onun için Allah’ın sevdiği şeyleri yapalım, Allah’ın sevdiği insanlarla beraber olalım, Allah sevdiği şeyleri insanlara sevdirmeye vesile olalım. 4 şiir, biraz bir şey yapmamız lazım, biraz bir düşünmem lazım, yine ben size anlatırım. Sen bu şeyleri niye düşünmüyorsun? İlahi yolu niye düşünmüyorsun? Niye ahirette zad hazırlık yapmıyorsun? Yuni kapandığı zaman ortada kalırsın, bir çaren yoktur. Çarşı pazar bu dünyadır. Bir an önce acele etmemiz lazım, yükümüzü yüklememiz lazım, azığımızı toplamamız lazım. Bu… Ben bir şey olar genet söylüyorum. Bütün Allahu Teala’nın sevdiği, helal kıldığı her şeyler ahiretin azığıdır. Bir an önce azığımızı hazırlamamız lazımdır. Bugün Allahu Teala saat vermiş bize, bu saati değerlendiren yani geçmiş zaten geçmiştir, gelecek ne malum, kim yetişecek? Şu andaki mevcut zamanı değerlendirmemiz lazım. Allahu Teala bize sıhhat vermiş, yarın ne malum ki hastalanmayacaksınız? Bir iki saat sonra yarın, o zaman bugün iyi değerlendirmemiz lazım. Allahu Teala bugün mal bize vermiş, hiç fark etmez 3 günden fazla rızkı varsa o haramdır, para dilenmeye bak, zengin sayılıyor. Üç günden fazla bir insanın ailesinin kendisinin rızkını temin edebiliyorsa o zengin sayılır. Ya Rabbi ben hiçbir şeyim yok, yardım edemem. Ya Rabbi hayır hayır, hakikaten bir düşünelim; hangimiz yardım edemeyiz ki? İnan çoğumuzun en azında bir ay, bir sene ve senelerce şey… Onun için kardeşler, çarşı pazar açıkken Allahu Teala sıhhat afiyet vermiş iken, bugün yarın fakir olabilirsiniz, bu fırsat elinize geçmez. Ha zengin olursanız nur nur inşallah daha fazla verirsiniz, daha zengin olursunuz ama niyetiniz illa bu tip şeyler, zenginlik bunun için olsun, bunun için iste; “Ya Rabbi zengin olayım, medrese yapayım, fakire yardım edeyim, hacca gideyim, yolda kalmış olanlara yardım edeyim.” Ya Rabbi sıhhat ver bana taat ibadetini yapayım, ya Rabbi fırsat ver bana yolunda yürümeye gayret edeyim, bu tip şeyleri istememiz lazım. Biz istesek istemesek bunlar olacak. Onun için kıymetli kardeşlerim, Allah için sizi sevdim, sizi sevmek zorundayız aynı zamanda yani sevmek bir zorunluluğumuz var. İnşallah Resulullah hepimizi sevsin. O yola gayret, onların sevdikleriyle uğraşalım ki onlara sevgili olalım. Yine dostumuzun duası son duayla bitirelim. Diyor ki; ya mki hadislerde de görmüşsünüz, kitaba da görmüşsünüz; bizim için sevginin sesi güzeldir. Onun için diyoruz devam ediz, etmek lazım. Çünkü bu da bir adab, tandır, yi… Hatta diyor ki; “Güzel bir bahçeyi bulduğunuz zaman gördüğünüz; keşke mürşidim de burada olsa,” di… Bu hepsi muhabbeti artıran şeylerdi. Bir yemek; “Keşke o bu yemek ona olsaydı, daha layıktır.” Bir elbise; “Keşke bu onun olsaydı.” Bak çok güzel şeyler. Onun için duası ismi geçmek bizim için rahmettir, muhabbete vesile oluyor, Allah’ın Resulullah’ın sevgisini kazandırıyor. Bu bize dualar şu şekildir: [Müzik] Ya ya kalpleri çeviren muk… Allah’a den… Ancak tek o kalpleri çeviren Rabbü alemindir, kimse çeviremez. Diyor; “Bizim kalbimizi kendin rıza olduğun şeylere çevir. Sen neden razıysan bizim kalbimiz de…” İnşallah Rabbim hepimizin kalbini kendi doğrultusunda çevirir, kendi rızası olduğu şeyleri cem eder gönlünde, mala yileri yani fuzulu olan şeyleri, lazım olmayan şeyleri kalbimizde… İnşallah Allahu Teala…